BORÇLANMA MALİYETLERİNİN MUHASEBELEŞTİRİLMESİNDEKİ YÖNTEM

Yıl: 4 Sayı:41
Mayıs 2001

< önceki

 
 
Yrd. Doç.Dr. Beyhan MARŞAP
 
BORÇLANMA MALİYETLERİNİN MUHASEBELEŞTİRİLMESİNDEKİ YÖNTEM FARKLILIKLARININ FİNANSAL TABLOLARA ETKİSİ

            ÖZET
            Türkiye Muhasebe ve Denetim Standartları Komitesi tarafından yayımlanmış olan ve Uluslararası Muhasebe Standartlarına paralellik gösteren 14 nolu “Borçlanma Maliyetlerinin Muhasebeleştirilmesi” Standardı, işletmelerin borçlanma nedeniyle ortaya çıkan maliyetlerini ne şekilde muhasebeleştirileceklerine yönelik kuralları kapsamaktadır.   Standart öncelikli olarak borçlanma maliyetlerinin ortaya çıktıkları dönemde gider olarak muhasebeleştirilmesini istemekte ve bunu genel bir  uygulama olarak görmektedir. Ancak işletmelerin bir “özellikli varlığı” satın alması, inşa ettirmesi veya üretimi ile doğrudan ilgisi bulunan borçlanma maliyetlerini isterlerse aktifleştirilebilmelerine izin verilmiştir. 

            TMS 14 nolu standart işletmeler arasında muhasebe uygulamaları ve finansal tablolarının  karşılaştırılabilirliğinin sağlanması açısından borçlanma maliyetlerinin ne zaman doğrudan gider, ne zaman aktifleştirilmesi gerektiği konusunda bir birlik sağlanmış olmakla birlikte “özellikli varlık” konusunda yine de farklı uygulamalara neden olacaktır. Bu çalışmada alternatif muhasebe uygulamalarının finansal tablolara etkisi örneklerle ortaya konmuştur.

            1.  GİRİŞ
            Türkiye Muhasebe ve Denetim Standartları Komitesi tarafından “Borçlanma Maliyetlerinin Muhasebeleştirilmesi” standardı ile, işletmelerin borçlanma nedeniyle ortaya çıkan maliyetlerini hangi durumlarda ne şekilde muhasebeleştirileceklerine yönelik kurallar yer almaktadır. Standardın temel talebi borçlanma maliyetlerinin ortaya çıktıkları dönemde gider olarak muhasebeleştirilmesi gerektiğidir. Bu genel uygulamanın istisnası “özellikli varlıklar”la ilgilidir. Buna göre işletmenin bir özellikli varlığı satın alması, inşa ettirmesi veya üretimi ile doğrudan ilgili bulunan borçlanma maliyetleri istenirse aktifleştirilebilir. 

            Böylelikle standart tüm borçlanma maliyetlerinin ortaya çıktıkları dönemde gider olarak yazılmalarını istemekte ancak “özellikli varlık” statüsündeki varlıklarla ilgili borçlanma maliyetlerinin muhasebeleştirilmesi için alternatif sunmaktadır. Bu durum “özellikli varlık”ğa bağlı ortaya çıkan borçlanma maliyetlerinin muhasebeleştirilmesi ile ilgili farklı yöntem takip eden iki ayrı işletmenin faaliyet sonuçları üzerinde farklı sonuçların elde edilmesine neden olacaktır. Gerek bilanço gerekse gelir tablosu bu tercihler nedeniyle farklı görünümlere ulaşacaklardır. 

            Bu standart ile, işletmeler arasında muhasebe uygulamaları ve finansal tablolarının  karşılaştırılabilirliğinin sağlanması amacıyla borçlanma maliyetlerinin ne zaman doğrudan gider, ne zaman aktifleştirilmesi gerektiği konusunda bir birlik sağlanmış olmakla birlikte “özellikli varlık” konusunda yine de farklı uygulamalara neden olacaktır. Bu çalışmada örnek uygulamaya dayalı olarak bu farklı yöntemlerin işletme finansal tablolarındaki etkisi yansıtılmaya çalışılacaktır.

            2. KONUYLA İLGİLİ KAVRAMLARIN İRDELENMESİ
            14 nolu Türkiye Muhasebe Standardında “borçlanma maliyeti”  ve “özellikli varlık” kavramları ile ilgili tanımlamalar yapılmış ve örneklerle bu iki kavrama dahil olabilecek gider ve varlık kalemleri sayılmıştır. 

            2.1- Borçlanma Maliyeti Kavramı
            Bir işletme tarafından borçlanılan fonlarla ilgili olarak katlanılan faiz, kur farkları, komisyon ve benzeri giderler borçlanma maliyeti kapsamında olup borçlanma maliyetlerinin ortaya çıkışı ile ilgili örnekler  aşağıda sayılmıştır(1):

            i- Bankadaki hesap mevcudundan fazla çekilen paralara uygulanan faizler,

            ii- Kısa ve uzun vadeli borçlanmalara  uygulanan faizler,

            iii- Borçlanmalarla ilgili  iskonto ve primlerin itfaları,

            iv- Borç anlaşmalarının düzenlenmeleri ile ilgili olarak oluşan maliyetlerin itfaları,

            v- Finansal kiralama işlemlerinde tahakkuk eden borçlanma maliyetleri,

            vi- Yabancı para ile ilgili borçlanmalarda finansman maliyeti niteliğindeki kur  farkları.

            2.2. Özellikli Varlık Kavramı
            Özellikli varlık, amaçlandığı şekilde kullanıma ya da satışa hazır duruma getirilebilmesi uzun bir süreyi gerektiren aktifler, özellikli varlık statüsündedirler. 

            Özellikli varlıklara aşağıdaki örnekler verilebilir:

            i- Satılabilir bir duruma getirilmesi uzun bir süreyi gerektiren stoklar,

            ii- Üretim tesisleri,

            iii- Enerji üretim santralleri,

            iv- İnşa edilmekte olan yer altı ve yer üstü düzenleri,

            v- Binalar.

            Buna karşılık özelikli varlık statüsünde olmayan varlık kalemlerine de örnek verilmiştir. Bunlar özellikli varlık sayılmamaktadırlar:

            i- Sürekli olarak veya kısa sürelerde tekrarlanarak üretilen büyük miktarlardaki stoklar,

            ii- Elde edildiklerinde amaçlandığı şekilde kullanıma veya satışa hazır olan varlıklar,

            iii- Diğer yatırımlar.

            3. BORÇLANMA  MALİYETLERİNİN  MUHASEBELEŞTİRİLMESİ
            Borçlanma maliyetlerinin muhasebeleştirilmesinde temel yöntem ve uygulanabilir diğer yöntem olmak üzere iki yöntem bulunmaktadır.

            3.1. Temel Yöntem
            Borçlanma maliyetinin ortaya çıktığı dönemde gider yazılmasını öngören yöntemdir. Borçlanma maliyeti, ilgili olduğu dönemin gideri olarak muhasebeleştirilir. Bu yöntemde borçlanmanın niteliği veya  borçlanma yöntemi önemli değildir.

            İlgili borçlanma maliyeti dönem içinde, THP na göre 7/A seçeneğinde “780 Finansman Giderleri Hesabı”na  borç yazılır. Dönem sonunda borçlanma maliyetleri “781 Finansman Giderleri Yansıtma Hesabı”nın alacağı karşılığında “66 Finansman Giderleri” grubunun ilgili hesabına borç kaydedilir. Dönem  boyunca  780 nolu hesapta  biriken borçlanma maliyetleri hesap dönemi sonunda “781 Finansman Giderleri Yansıtma Hesabı”na karşılık alacaklandırılarak kapatılır.  Böylece ilgili dönemin gelir tablosunda yer alarak dönem kar/zararının belirlenmesine etki etmiş olmaktadır.

            3.2. Uygulanabilir Diğer Yöntem 
            Uygulanabilir diğer yöntem borçlanma maliyetinin aktifleştirilmesidir. Yukarıda da ifade edildiği gibi her borçlanma maliyeti aktifleştirilememektedir. Aktifleştirme için bazı koşullar bulunmaktadır. Bu koşullar aşağıda sıralanmıştır(2):

            i- Özellikli varlık statüsünde olmak,

            ii- Özellikli varlığın doğrudan satın alınması, inşası veya üretimi ile ilgili olmak,

            iii- Özellikli varlıkla ilgili ekonomik yararlardan işletmenin yararlanması,

            iv- Özellikli varlığın işletmeye maliyetinin güvenilir bir biçimde ölçülmesi, gerekmektedir.

            Bu koşullardan herhangi birinin eksik olması halinde borçlanma maliyetleri aktifleştirilemeyecek ve oluştukları dönemde gider olarak muhasebeleştirileceklerdir.

            3.2.1. Aktifleştirilme İşlemi
            Aktifleştirme işlemi, özellikli varlığın üretim, inşa veya satın alınması için gerekli işlemin başlaması, işlemin durdurulması ve işlemin tamamlanması aşamalarında bazı koşullara bağlanmıştır.

           a) Aktifleştirmenin Başlaması: Aktifleştirme koşullarına sahip olan özellikli varlıkla ilgili borçlanma maliyetinin muhasebeleştirilme  zamanı  bulunmaktadır. 
Buna göre:

            i- Varlık için harcama yapıldığında aktifleştirme işlemi yapılır. Varlık için yapılan harcamalar; bir nakit ödemesi, diğer varlıkların devri ya da faize dayalı borçlanmalar sonucunu doğuran harcamalardır. Özellikli varlık için devlet yardımı ve teşvik alınmış ise bu alınan yardım ve teşvik tutarı yapılan harcamadan düşülür.

            ii- Borçlanma maliyeti tahakkuk ettiğinde aktifleştirilerek muhasebeleştirilir.

            iii- Özellikli varlığın amaçlandığı şekilde kullanıma veya satışa hazır duruma getirilmesi amacıyla gerekli işlemler başlatıldığı andan itibaren ortaya çıkan borçlanma maliyetleri aktifleştirilmek yoluyla  muhasebeleştirilir.

            iv- Özellikli varlığın amaçlandığı şekilde kullanıma veya satışa hazır duruma getirilmesi amacıyla gerekli işlemler o varlığın fiziki inşasından önceki faaliyetleri de kapsamaktadır. Örneğin inşaat izni alınması ile ilgili faaliyetlerden kaynaklanan borçlanma maliyetleri aktifleştirilebilir. Ancak bir faaliyet olmaksızın ileride kullanmak üzere aktife alınan varlıklarla ilgili borçlanma maliyetleri aktifleştirilmezler. Doğrudan ilgili dönemin gideri olarak muhasebeleştirilirler. Örneğin bir arazinin yatırım amacıyla alınması sırasında ortaya çıkan  borçlanma maliyetleri aktifleştirilmezler. Eğer arazı üzerine tesis, bina vb. inşa etmek amacıyla alınmış ve bu konuda faaliyetler devam ediyor ise işlemlerin devamı süresince ortaya çıkan borçlanma maliyetleri aktifleştirilmektedir. 

           b) Aktifleştirme İşlemine Ara Verilmesi: Bazı durumlarda özellikli varlığın amaçlandığı şekilde kullanıma veya satışa hazır duruma getirilmesi amacıyla yapılan gerekli işlemlerde aksaklıklar ortaya çıkabilir. Bu aksaklıklar aktifleştirme sürecine etki etmektedir. Eğer bu gerekli işlemler durdurulmuşsa örneğin inşaat hatasından dolayı yerel yönetimce inşaat durdurulmuşsa veya kaynak yetersizliği nedeniyle inşaat ya da üretim durdurulmuşsa,  bu döneme düşen borçlanma maliyetleri aktifleştirilemezler. Ancak inşaata ara verilmesinin nedeni mevsimsel koşullar ise bu döneme düşen borçlanma maliyetlerinin  aktifleştirilmesine devam edilir. 

           c) Aktifleştirmenin Sona Ermesi:  Özellikli varlığın amaçlandığı şekilde kullanıma veya satışa hazır hale geldiği anda borçlanma maliyetlerinin aktifleştirilmesine son verilir(3). Kullanıma veya satışa hazır hale gelmesi demek, imalat, montaj veya inşaatın bitmesi ve geçici kabulün yapılması demektir. Bundan sonra devam eden idari işlemler veya dekorasyon vb. gibi işlemler nedeniyle bu döneme rastlayan borçlanma maliyetleri artık aktifleştirilmezler. Bu maliyetler o dönemin gideri olarak muhasebeleştirilirler.

            Diğer taraftan bir özellikli varlık birbirinden bağımsız bölümlerden oluşuyorsa, bu bağımsız bölümlerden tamamlananlara isabet eden  borçlanma maliyetleri artık aktifleştirilmezler, dönem gideri olarak muhasebeleştirilirler(4).

            3.2.2. Borçlanma Maliyetinin Belirlenmesi
            Bir işletme doğrudan özellikli bir varlığı elde etmek amacıyla  borçlanmış ve aldığı bu kredinin tamamını bu varlığı edinmek için kullanmışsa, bu borçlanmadan kaynaklanan maliyetin tamamı elde edilen özellikli varlıkla ilgili olarak aktifleştirilir. 

            Ancak her zaman borçlanma maliyetinin ilgili özellikli varlıkla bağlantısı doğrudan kurulamayabilir. Alınan bir borç birden fazla alanda kullanılmış olabilir. Bu durumda ilgili varlığa düşen borçlanma maliyetinin hesaplanması gerekmektedir. Bunun için bir aktifleştirme oranı uygulanır. Bu aktifleştirme oranı bulunurken öncelikle, doğrudan özellikli bir varlığın elde edilmesi amacıyla alınan ve sadece o varlık için kullanılan krediler hariç tutulur. Bu tutar hariç tutularak işletmenin o dönemde genel amaçlı olarak almış olduğu kredilerle ilgili borçlanma maliyetlerinin ağırlıklı ortalaması hesaplanır. Bulunan bu oran aktifleştirme oranıdır.  Aktifleştirme oranı özellikli varlığa o dönemde yapılan harcamalara uygulanarak  aktifleştirilecek borçlanma maliyeti tutarı belirlenir(5).

            4. ÖRNEK MUHASEBE UYGULAMASI
            TMS 14 nolu standartta yer alan özellikli varlıkla ilgili borçlanma maliyetinin muhasebeleştirilmesinde alternatif  olarak önerilen yöntemler; bir özellikli varlık için borçlanılmasıyla ortaya çıkan borçlanma maliyetlerinin farklı yöntemlerle muhasebeleştirilmesi durumunda, işletmelerin finansal tablolarının farklılaşmasına neden olacaktır. Bu farklıklar bir örnekle hem muhasebeleştirilmede hem de bilaço ve gelir tablosu üzerinde gösterilerek  verilmiştir. 

           Örnek:  A ve B ticaret işletmeleri için ortak veriler:  Yönetim faaliyetlerinde kullanmak amacıyla bir bina inşaatı için  1.1.2000 tarihinde 750.000.000.000 TL.lık, yıllık %75 faiz oranlı, iki yıl vadeli ve vade sonu faiz ödemeli tahvil ihraç edilmiş,  ayrıca yine  1.1.2000 tarihinde  İş Bankası’ndan   iki yıl vadeli  %80 faiz oranlı 500.000.000.000 TL. kredi alınmıştır. 

            Yönetim binası iki yılda tamamlanacaktır. 2002 yılı başında aktife alınacak bina için %4 amortisman oranı uygulanacak  ve amortisman giderleri  normal amortisman yöntemine göre hesaplanıp endirekt yöntemle kaydedilecektir. 

            Örneğe göre 2000 faaliyet dönemi sonunda işletmenin borçlanma maliyeti (Hesaplamaya banka kredisiyle ilgili vergiler dahil edilmemiştir.) ;

            750.000.000.000 x 0,75 = 562.500.000.000
            500.000.000.000 x 0,80 = 400.000.000.000
            Dönemin borç.mal.             962.500.000.000
 

           a) A İşletmesinin Kayıtları: A  işletmesi özellikli varlıklarıyla ilgili ortaya çıkan borçlanma maliyetlerini aktifleştirmektedir.
 

                                        31/12/2000 
780 FİNANSMAN GİDERLERİ                                      962.500.000.000 
       7 Finansman Gideri
          Tahvil faizi    562.000.000.000
          Banka faizi   400.000.000.000
 
                                   381 GİDER TAHAKKUKLARI                       562.500.000.000
                                           Tahvil faizi
                                   300 BANKA KREDİLERİ                                400.000.000.000 
                                            İş Bankası
                                                                 
                                          31/12/2000 
258 YAPILMAKTA OLAN YATIRIMLAR                   962.500.000.000

                               781 FİNANSMAN GİDERLERİ                          962.500.000.000 
                                      YANSITMA HESABI 
                                                               
                                           31/12/2000 
781 FİNANSMAN GİDERLERİ                                     962.500.000.000 
       YANSITMA HESABI 
                                 780 FİNANSMAN GİDERLERİ                       962.500.000.000 
                                                                                          

            İkinci yılın sonunda  “258 YAPILMAKTA OLAN YATIRIMLAR” hesabının durumu aşağıdaki gibi olacaktır.

  258 YAPILMAKTA OLAN YATIRIMLAR Hs.
 
   962.500.000.000
   962.500.000.000
 1.925.000.000.000
 
 
A Ticaret İşletmesi 31.12.2001 Tarihli Bilançosu
I. Dönen Varlıklar
II. Duran Varlıklar

Yapılmakta Olan
Yatırımlar          1.925.000.000.000

III. Kısa Vad.Yab.Kaynaklar
IV. Uzun Vad.Yab.Kaynaklar
V. Özkaynaklar
A Ticaret İşletmesi 2001 Dönemi Gelir Tablosu
     .
     .
   Finansman Giderleri         -
 
            Yönetim binası ikinci yılın sonunda tamamlandığı için “258 YAPILMAKTA OLAN YATIRIMLAR” hesabında biriken tutar “252 BİNALAR” Hesabına aktarılarak kapatılır. 
                                             1/1/2002 
252 BİNALAR  Hs.                                                          1.925.000.000.000 
                                    
                             258  YAPIL.OLAN YATIRIM.Hs.                1.925.000.000.000 
                                                                           
 
 
A Ticaret İşletmesi 31.12.2002 Tarihli Bilançosu
II. Duran Varlıklar

Binalar                          1.925.000.000.000
Birikmiş Amortismanlar     (77.000.000.000)

A Ticaret İşletmesi 2001 Dönemi Gelir Tablosu
     .
     .
   Faaliyet Giderleri
         Genel Yönetim Giderleri               77.000.000.000
    .
  Finansman Giderleri
 
           b) B İşletmesinin Kayıtları: B  işletmesi özellikli varlıklarıyla ilgili ortaya çıkan borçlanma maliyetlerini  ortaya çıktığı dönemde gider olarak muhasebeleştirmektedir. 

                                        31/12/2000 
780 FİNANSMAN GİDERLERİ                                      962.500.000.000 
       7 Finansman Gideri
          Tahvil faizi    562.000.000.000
          Banka faizi   400.000.000.000
 
                                   381 GİDER TAHAKKUKLARI                       562.500.000.000
                                           Tahvil faizi
                                   300 BANKA KREDİLERİ                                400.000.000.000 
                                            İş Bankası
                                                              
                                          31/12/2000 
661 UZUN VADELİ BORÇLANMA GİDERLERİ        962.500.000.000

                               781 FİNANSMAN GİDERLERİ                          962.500.000.000 
                                      YANSITMA HESABI 
                                                                                                                    
                                           31/12/2000 
781 FİNANSMAN GİDERLERİ                                     962.500.000.000 
       YANSITMA HESABI 
                                 780 FİNANSMAN GİDERLERİ                       962.500.000.000 
                                                                                                         
 
            TMS 14 nolu standart gereğince aktifleştirme yöntemini uygulayan A işletmesi, özellikli varlığın inşasını tamamladıktan ve “252 BİNALAR” Hesabına aktardıktan sonra ortaya çıkan borçlanma maliyetlerini doğrudan dönem gideri olarak muhasebeleştirecektir.  Bu tarihten sonra iki işletme açısından, A işletmesi gelir tablosunda  amortisman gideri kadar fark olacaktır. 
 

            5. ÜLKEMİZ MEVZUATI ve TMS 14 KARŞILAŞTIRILMASI
            Ülkemizde borçlanma maliyetlerinin ne şekilde muhasebeleştirileceğine yönelik gerek Vergi Usul Kanunu tebliğlerinde  gerekse Sermaye Piyasası Kanununda uygulanması zorunlu hükümler bulunmaktadır.

            Vergi Usul Kanunu tebliğlerindeki hükümlerde(6) öncelikle “özellikli varlık” kavramı yer almamaktadır. Maddi duran varlıklar açısından TMS 14 ile karşılaştırıldığında; maddi duran varlıklara ilişkin yatırımlarda ortaya çıkan borçlanma maliyetlerinin mutlaka aktifleştirilmesi gerekmektedir. Burada alternatif uygulama söz konusun değildir. Ancak yatırım tamamlandıktan sonra ortaya çıkan borçlanma maliyetlerinin aktifleştirilmesi ya da doğrudan ortaya çıktıkları dönemde gider yazılması konusunda mükellefler serbest bırakılmıştır. Bu yaklaşım TMS standardının tersi bir yapı göstermektedir. 

            Sermaye Piyasası Kanunu tebliğlerindeki hükümlere  göre ise; varlıkla doğrudan ilişki kurulabilen borçlanma maliyetleri(kur farkları dahil finansman giderleri) aktifleştirilmelidir(7). Maddi duran varlık aktife alındıktan sonra ortaya çıkan borçlanma maliyetleri ise doğrudan dönem gideri olarak muhasebeleştirilmelidir. Dövize dayalı borçlanma maliyetlerine ait kur farkları için  ise alternatif sunulmuştur(8). Buna göre maddi duran varlığın ediniminde kullanılan borçlanmaya ait kur farkları  aktifleştirilebilir. SPK uygulaması da TMS 14 ile zıt bir yapı göstermektedir. 

            TMS 14 nolu standart işletmelere, varlık aktife girene kadar ortaya çıkan borçlanma  maliyetlerinin muhasebeleştirilmesi için alternatif getirirken VUK ve SPK uygulamaları varlık aktife girdikten sonra alternatif sunmaktadır. 

            6. SONUÇ
            14 nolu TMS standardından çıkarılacak sonuca  göre; standardın temel amacı borçlanma maliyetlerinin ortaya çıktıkları dönemde gider olarak yazılmaları gerektiği şeklindedir. Bununla birlikte “özellikli varlık” olarak adlandırılan varlıklar için bir ayrıcalık getirilmiş ve bu varlıklar için dileyen işletmelere alternatif muhasebeleştirme yöntemi  önerilmiştir. Buna göre işletmeler “özellikli varlık”  statüsünde bulunan varlıklarıyla ilgili olarak bu varlıkların satın alınması, üretimi veya inşası aşamasında ortaya çıkan borçlanma maliyetlerini isterlerse aktifleştirilebilecekler veya doğrudan o dönemin giderleri arasına yazabileceklerdir.

            Ülkemizdeki borçlanma maliyetleri ile ilgili uygulamalar hem finansal tabloların karşılaştırılabilirliği açısından(9) hem  TMS 14 nolu standartla uyum açısından farklılıklar taşımaktadır. VUK ve SPK uygulamalarında “özellikli varlık” kavramı yer almamaktadır. Hükümler  tüm varlık kalemlerini kapsayacak niteliktedir. Bu açıdan “özellikli varlık” kavramının mevzuata dahil edilmesi, öncelikle bu konuda birlik sağlanması gerekmektedir.

            Diğer taraftan Uluslararası Muhasebe Standartları Komitesi, standartlarda yer alan alternatifli uygulamaların karşılaştırılabilirlik ilkesini zedelediği düşüncesiyle standartlardaki alternatif önerilerin sayısının azaltılarak standartlarda da bir standart sağlanması gerektiği konusunda çalışmalar yapmaktadırlar(10). Uluslararası Muhasebe Standartları Komitesi finansal tabloların hazırlanması ve sunumuna yönelik bir çerçeve yayınlamıştır. Bu çalışmanın amaçlarında biri de Uluslararası Muhasebe Standartları tarafından izin verilen alternatif muhasebe uygulamalarının sayısının düşürülmesini sağlayarak finansal tabloların sunumuyla ilgili  prosedürün, muhasebe standartlarının ve kuralların harmonizasyonunu sağlamaktır. Bu çalışmalar ışığında çalışmamızdaki örnek uygulamada da görüldüğü gibi bu alternatifli uygulamalar işletmelerin finansal tablolarında farklı görünümlere neden olmaktadır. Bu nedenle standartlarda aynı kapsamdaki olaylara aynı uygulamaların getirilmesi, kanaatimizce finansal tabloların karşılaştırılabilirliğine daha fazla katkı sağlayacaktır.

            KAYNAKÇA

           (1) TMS 14- m.4, TMUDESK(2000). Türkiye Muhasebe Standartları, TÜRMOB yayın no:95, Ankara.
           (2) TMS 14- m.10-11, TMUDESK(2000). Türkiye Muhasebe Standartları, TÜRMOB yayın  no:95, Ankara.
           (3) TMS 14- m.19, TMUDESK(2000). Türkiye Muhasebe Standartları, TÜRMOB yayın  no:95, Ankara.
           (4) TMS 14- m.21, TMUDESK(2000). Türkiye Muhasebe Standartları, TÜRMOB yayın no:95, Ankara.
           (5) TMS 14- m.14, TMUDESK(2000). Türkiye Muhasebe Standartları, TÜRMOB yayın no:95, Ankara.
           (6) Vergi Usul Kanunu Tebliğleri, sayı: 163, 238.
           (7) SPK Tebliği,  Seri: XI no:1 m.33/B
           (8) SPK Tebliği,  Seri: XI no:1 m.29-30
           (9) Koç Yalkın, Yüksel(2000). “Borçlanma Maliyetlerinin Muhasebeleştirme İlkeleri ve Yöntemleri(TMS 14)” Muhasebe ve Denetime Bakış, yıl: 1, sayı: 1, Nisan.
           (10) IASC(1998). Discussion Paper: Shaping IASC for the Future, 
                      www.iasc.org.uk/frame/cen4 65.htm