ABD HUKUKUNDA MENKUL MALLARIN SATILMASI VE KİRALANMASI (SALES AND LEASES OF PERSONAL PROPERTY)

Yıl: 5 Sayı:56
Ağustos 2002

< önceki

 

Yrd. Doç.Dr. Mustafa CAN [*]

 

 

ABD HUKUKUNDA MENKUL MALLARIN SATILMASI VE KİRALANMASI (SALES AND LEASES OF PERSONAL PROPERTY)


GİRİŞ

Ticari hayatta satım sözleşmeleri son derece önem arz eden bir konudur. Uluslar arası ticaret temelde sözleşmelere, özellikle de satım sözleşmesine dayanmaktadır. Taraflar kendi iç hukuk düzenlemelerini bir tarafa bırakıp, şartlarını kendilerinin belirledikleri satım sözleşmesi uyarınca, uluslar arası ticareti yürütmektedirler.

İletişim alanında gerçekleştirilen son teknolojik yeniliklerle beraber, sınırların ve mesafelerin bir önemi kalmadı. Artık bilgisayar ve internet sayesinde, satıcıların web sayfalarını dolaşıyor, istediğimiz niteliklere ve fiyata uygun mal yada hizmeti anında satın alabiliyoruz. Önümüzdeki 5-10 yıl içerisinde 200 trilyon doları aşan dünya ticaret hacminin büyük kısmının, internet üzerinden gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Uluslar arası ticarette söz sahibi olan ABD, kendi etkinliği artırmak ve üçüncü dünya ülkelerine daha çok mal ve hizmet satabilmek amacıyla, tek dil(ingilizce), tek para birimi(dolar) ve tek hukuk(ABD hukuku) mücadelesini devam ettirmektedir. Günümüzde  uluslar arası ticaretin dili ingilizce, para birimi dolar, hukuku da ABD hukuku olmuştur.

Bu açıdan ABD hukukunda ticari satıma ilişkin kavramların ve kuralların bilinmesi gelişmekte olan ülkemiz yatırımcıları ve tüketicileri açısından son derece önemlidir. Hazırlamış olduğum çalışma, ticari satım sözleşmelerine ilişkin temel kavram ve kuralları açıklamaya ilişkindir.

I. Satımların Şekli(Nature and Forms of Sales)

Malların satımları(sales of goods) denince akla, menkul malların satımı gelir[1]. Masadan televizyona, disketten bilgisayara kadar satım işlemine konu olan her şey, “the Uniform Commercial Code”(Ticaret Kanunu) adı verilen düzenlemenin, 2. maddesine göre yürütülür. Bu düzenlemenin kaynağı, tacir hukukundan doğan sözleşme hukukudur. Bir başka deyişle,  hukukun en geniş alanlarından biri olan ve “business law”[2](ticaret hukuku) adı verilen bölümde en çok uygulama alanı bulan düzenlemedirA. Genel Olarak

Malların satımı(a sale of goods), bir bedel karşılığında mülkiyetin devredilmesidir. Bu bedel, bir paranın ödenmesi(a payment of money), diğer bir mal ile değiştirilmesi(an exchange of other property) yada bir hizmetin yerine getirilmesi(the performance of services) şeklinde olabilir. Bu satım ilişkisinde, malın asıl sahibi ve malı devralan kişi olmak üzere iki kişi bulunmaktadır. “The transferor”[3] olarak adlandırılan taraf malın satıcısıdır(seller[4] yada vendor[5]). “The tranferee”[6] olarak adlandırılan taraf ise, malın alıcısıdır(buyer[7] yada vendee[8]).

a. Satımın Konusu(Subject Matter of Sales)

“The Uniform Commercial Code”(Ticaret Kanunu) düzenlemesinin 2. maddesinde düzenlenen satımlara konu olan malların, maddi menkul mallar olması gerekir[9]. Bir başka deyişle, bu düzenleme içine, (1) hisse ve tahvil gibi menkul kıymetler(investment securities)[10], (2) dava yolu ile elde edilen talep hakkı(chose ın action)[11], (3) ev, fabrika, çiftlik gibi gayri menkuller  bu kapsam içerisine girmezler. Otomobil ve sandalye gibi malların satımı bu düzenleme kapsamına girmekle beraber, petrol, gaz, süt, buğday gibi maddeler de bu düzenleme kapsamına girmektedir.

Hali hazırda üretilmiş mal ve ürünler satıcının kontrolü altında ise, bu tür mallara “existing goods”(mevcut mallar) adı verilir. Bunların dışında henüz üretilmemiş mallar ise, “future goods”(gelecek mallar) adını almaktadır.

b. Satımın Diğer İşlemlerden Ayrılması(Sale Distinguished from Other Transactions)

Satım diğer benzer devir işlemlerinden farklıdır. Benzer işlemlerden vedia(bailment) işleminde, mülkiyet hakkı vedia verilene teslim ile geçmediği için, satımdan farklıdır. Diğer bir benzer işlem olan bağış(gift) işleminde, mülkiyetin devri, bir bedel karşılığı olmaksızın gerçekleştiği için, bağıştan ayrılmaktadır. Herhangi bir hizmet için yapılan sözleşmeler de(contract for services), satım işleminden farklıdır. Örneğin bir evin boyanmasının taraflarca kararlaştırılması gibi. Eğer işlem hem bir hizmetin yerine getirilmesini gerektiriyorsa ve bu hizmet de bir malın satın alınması ile gerçekleşebiliyorsa(contract for goods and services), bu halde işin hizmet yönünün mü? Yoksa satım yönünün mü? ağır bastığına bakmak gerekir[12]. Eğer satım yönü ağır basmıyorsa, bu işlemler, satımdan farklı olduğu için, ticaret kanunu(UCC) 2. madde içerisinde mütalaa edilemeyecektir.

c. Satım Sözleşmesinin Şekli(Formation of Sales Contracts)

satım sözleşmelerinin ne şekilde yapılacağına ilişkin olarak, Ticaret Kanunu(UCC) 2. madde ağır ve katı bir şekil düzenlemesi öngörmemiştir. Bu husus tarafların kararlaştırabilecekleri bir konudur[13]. Satım sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, tarafların anlaşma niyeti kesin olarak ortaya çıkmalıdır. Niyet tarafların iradelerinden anlaşılacaktır. Niyet kendini özellikle,  konu ve nitelik olarak ortaya konmalıdır. Örneğin, “benim beyaz ford taunus otomobilimin satımı” ibareleri, niyet için yeterlidir. Ancak “bazı ford taunus arabaların satımı” ibaresi daha genel ve belirsiz bir ifadedir. Bu halde nitelik ve konuyu daha net olarak belirlemek gerekli olacaktır. Diğer şartları, Ticaret Kanunu(UUC) madde 2 altında taraflar serbestçe kararlaştırabileceklerdir. Bu madde, fiyat, teslim, ifa zamanını, ödemeyi, satıma ilişkin olarak tarafların belirleyecekleri diğer hususları içermektedir[14].

Ticaret Kanunu(UCC) 2. madde, mallarla ilişkili tüm işlemlere konu olur. Bir başka deyişe, hem tacirlere(merchant)[15] hem de tacir olmayan(nonmerchant)[16] müşterilere uygulanır[17]. Bazı hallerde sadece tacirlere uygulanacak belli hükümler de bulunmaktadır. Bu kurallar genellikle, farklı standart ve ilkeler içermektedir. Bu uygulama farklılığı, tacir olmanın hüküm ve sonuçlarından kaynaklanmaktadır.

Ticaret Kanunu(UCC) 2. maddeye göre, teklif(the offer) satım sözleşmesinin oluşması için ilk adımdır. Tacir tarafından yapılacak tekliflerin(the firm offer)[18] belli kurallara uyulmak suretiyle yapılmasını öngörmüştür. Buna göre, tacir tarafından yapılacak tekliflerde; (1) açık satım sözleşme yapma niyeti, (2) teklifin yazılı olması, (3) tacir tarafından imzalanması gereklidir.

Tacir tarafından yapılacak teklifin geri alınması(irrevocability), üç aylık süreyi aşamaz. Eğer taraflar teklif süresi hakkında bir şey kararlaştırmamışlarsa, geri alınma işlemi makul bir zaman içerisinde gerçekleşebilir.

Ticaret Kanuna(UCC) 2. maddeye göre, kabul, icaba nazaran daha esnek olarak yapılabilir. Bu maddeye göre, teklifin kabulü makul şartlar altında herhangi bir şekilde yapılabilir[19]. Eğer teklif, kabulün belirli bir tarzda(a specific manner) ve belirli bir vasıta(a specific medium) ile yapılmasını gerekli kılıyorsa, o takdirde belirtilen şekilde yapılmalıdır.

Kabul işleminin ne zaman hüküm ve sonuç doğuracağı, “the mailbox rule”[20](postalama kuralı) gereğince belirlenir. Buna göre, kabul haberi karşı tarafa gönderildiğinde hüküm ve sonuçlarını doğuracaktır. Bir başka deyişle, kabulcü bunu karşı tarafa postaladığı yada gönderdiği anda hüküm ve sonuçlarını doğuracaktır.

B. Sözleşme Şartlar(Terms in the Formed Contract)

Ticaret Kanunu(UCC) 2. madde uyarınca, oluşturulan sözleşmede bulunması gerekli olan şartlar şunlardır;

a. Fiyat(price)

Eğer satıma konu olan malın fiyatı açık olarak kararlaştırılmamışsa, bu husus taraflarca açık bırakılmış, daha sonraki bir zamanda tespit edilecek demektir. Bu hususlar tamamen tarafların sözleşmede kullanacakları ifadelerden anlaşılacaktır. Eğer taraflar fiyatı iler de belirleyeceklerine ilişkin olarak, sözleşmeye hiçbir hüküm koymamışlarsa, bu halde fiyat hususunda sözleşmede açık bir referans bulunmadığı sonucu ortaya çıkar. Taraflar bu halde, malın teslimi tarihinde, “market price”[21](rayiç bedel) üzerinden anlaşmaya vardıkları sonucu ortaya çıkar. Bu hususa ilişkin olarak son yıllarda ortaya atılan diğer bir tespit usulü de, “cost plus formula”(maliyet ilaveli formül)dür. Buna göre taraflar aralarındaki sözleşmede, fiyatın nasıl belirleneceğine ilişkin bir düzenleme öngörmemişlerse, bu halde malın maliyet fiyatına ilave bir fiyat eklemek suretiyle, malın fiyatı belirlenecektir.

Ticaret Kanunu(UCC),  sözleşme ile taraflardan birine fiyat belirleme yetkisinin verilebileceğini öngörmüştür. Böyle bir durumda, sözleşme ile kendisine fiyat belirleme yetkisi verilen taraf, iyi niyetli(in good faith)[22] hareket ederek, fiyatı belirleyebilecektir[23].

b. Belirsiz Süre Şartı

Satım sözleşmesi süreklilik arz eden bir sözleşme ise, örneğin belli miktar kömürün belirli aralıklarla teslimi gibi, bu gibi hallerde sözleşmenin sona ereceği tarihte belirtilmemişse, bu tür sözleşmeler “ındefinite duration term” adını alır. Bu tür sözleşmeler, taraflardan birisinin karşı tarafa bildirmesi koşuluyla, her zaman sona erdirilebilir.

c. Şartlarda Değişiklik

Taraflar karşılıklı anlaşma yapmak suretiyle, sözleşme şartlarını her zaman değiştirme imkanına sahiptirler[24]. Bu değişiklik, sözleşme içerisine dahil olan tüm hususları içerir. Ticaret Kanununda bu hususlar “changes in terms” yada “modification of contract” olarak ifade edilmektedir.

d. Sözleşme Şartlarının Yorumlanması

Taraf arasında sözleşme ile belirlenen hususlardan dolayı taraflar arasında uyuşmazlık çıkıyorsa, bu şartların yorumlanması ve uyuşmazlığın giderilmesi gereklidir. Sözleşme şartlarının yorumlanması, “course of dealing” ve “usage of trade” adı verilen prensiplerin uygulanması yoluyla gerçekleşmektedir. “Course of dealing”[25], sözleşmede tarafların kararlaştırmış oldukları benzer önceki  şartlardan, açık ve anlaşılır olanlardan hareket edilerek, anlaşılmayan veya yorumlanması gereken hususların açıklığa kavuşturulmaya çalışılmasıdır. Burada tarafların bu sözleşmeyi yapmakla neye niyetlendikleri bulunmaya çalışılır. Örneğin taraflar önceki anlaşmalarında hep ayın 30 unda malın teslimini yapacaklarını kararlaştırmışlarsa, ödemenin de ayın 30 da yapılacağı sonucuna varılabilir. “Usage of trade”[26](ticari teamüller) mahkemeler tarafında kabul edilen ve sözleşme şartlarının yorumlanmasında müracaat edilen diğer bir düzenlemedir.

2. Satım Sözleşmeleri

Satım sözleşmeleri sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Ticaret kanununda belli türdeki sözleşmelerin yazılı olarak yapılması gerektiği belirtilmiştir. Mahkemeler bu hususu her zaman nazari dikkate alırlar.

A. Miktar(Amount)

Satım sözleşmelerinin konusu 500 $ yada daha fazla miktarı içeriyorsa, satım sözleşmesinin yazılı olarak yapılması gereklidir[27]. Bu husus mahkemede ileri sürülmesi açısından önemlidir. Bu husus, “the statute of frauds” olarak adlandırılmaktadır.

B. Yazılılığın Gerekliliği

Sözleşmenin yazılı olarak yapılması, yazılı sözleşmenin her iki tarafça imzalanması ile tamamlanır. Satım sözleşmesinin yazılı olarak yapılması halinde, metnin (1) sözleşmenin satım için yapıldığını göstermesi[28], (2) malın niteliklerini belirtmesi, gereklidir. Taraflar yazılı metin haline getirdikleri sözleşmeyi kendileri veya yetkili kıldıkları temsilcileri vasıtasıyla imzalamaları gereklidir[29].

  

Sözleşmelerin bazı hallerde, yazılı yapılması zorunlu değildir. Alıcı için yapılmış bir mal söz konusu olduğunda(specially manufactured goods), sözleşmenin yazılı olarak yapılması gerekmez. Bu gibi hallerde, üretici malın fiyatı 500 $ geçmesine rağmen, sözleşmenin sözlü olarak yapılmasını isteyebilir[30]. Yine malların satıcı tarafından teslim edildiğin, alıcı tarfından malın teslim alındığını ve kabul edildiğini gösteren(receipt and acceptance), sözlü olarak yapılan satım sözleşmeleri de 500$ geçmiş olsa bile yazılı olarak yapılmayabilir[31]. Eğer bir sözlü sözleşme için, ödeme tam olarak yapılmışsa, bu halde de tarafların yazılı sözleşme yapma zorunlulukları bulunmamaktadır.

Ticaret Kanununa(UCC) ilaveten diğer  düzenlemeler de, satım sözleşmesinin yazılı olarak yapılmasını öngörebilir. Örneğin eyalet tüketiciyi koruma düzenlemeleri, genellikle tüketiciye aldığı mala ilişkin olarak yapmış olduğu sözleşmeyle ilgili, satıcı tarafından bir nüsha verilmişse, bunu çok detaylı olması gerektiğini içermektedir.

Taraflar da her halükarda, satım sözleşmesinin yazılı olması gerektiği yönünde kanuni bir düzenleme olmamasına rağmen, ispat açısından(evidence or proof of the sale) hüküm ve sonuç doğurmak üzere, sözleşmenin yazılı yapılmasını isteyebilirler. Genellikle ticari gelenekler de buna, “bill of sale”[32](menkul satımına ilişkin yazılı anlaşma) adı verilir. Ancak bu bir sözleşme değildir. Sadece taraflar arasında satıma konu olan malın teslim edildiğine ve teslim alındığına ilişkin olarak, alıcı ve satıcı tarafından imzalanan bir tutanaktır. Sadece taraflar arasında uyuşmazlık çıktığında, ispata yarayan bir delil vasıtasıdır.

C. Uluslar Arası Satım Sözleşmeleri(International Sales)

“The United Nations Convention on Contracts for the International Sale of Goods(CISG)” adı verilen uluslar arası anlaşmayı imzalayan devletler ile ABD arasında söz konusu olacak satım sözleşmelerine, bu anlaşma hükümleri uygulanır[33]. Bu anlaşma hükümleri ve diğer uluslar arası satım sözleşmeleri, Ticaret Kanunu(UCC) 2. madde hükmünden esinlenerek hazırlanmıştır. Eğer alıcı ve satıcı farklı ülkelerde iş yerlerine sahipseler ve bağlı oldukları devlet bu anlaşmayı imzalamışlarsa,  tarafların yapmış oldukları  satım sözleşmesine bu anlaşma otomatik olarak uygulanacaktır. Ancak elbette taraflar isterlerse, yapmış oldukları bu satım sözleşmesine, CISG hükümlerinin uygulanmayacağını kararlaştırabilirler.

a. Anlaşmanın Alanı(Scope of the CISG)

CISG adı verilen uluslar arası anlaşmayı imzalayan ülkelerin aralarında söz konusu olan, tüm sözleşmelere bu anlaşma hükümleri uygulanmaz. CISG hükümleri, kişisel, ailevi yada ev halkının kullandığı malların alımında uygulanmaz. Daha ziyade bu anlaşmada satım sözleşmelerinin yapılması ve yürütülmesi, alıcı ve satıcının bu sözleşmeden doğabilecek hak ve yükümlülüklerini belirlemek üzere konulmuş hükümler vardır. Bir başka deyişle, bu anlaşma taraflar arasında çıkabilecek genel sorunların çözümüne ilişkin hükümler ihtiva eder.

b. Gayri Kabil Teklifler(Irrevocable Offers)

CISG hükümleri altında bir teklif, eğer taraflar arasında geri alınabileceğine ilişkin bir düzenleme varsa, her zaman tekliften dönülebilir. Böyle bir geri alınma işlemi, yazılı olarak yapılmamış olsa bile geçerlidir. Bu düzenleme Ticaret Kanunu(UCC) hükümlerinden farklıdır. Ticaret Kanunu(UCC) hükümlerine göre, tacir firmanın tekliflerinden, ancak yazılı olarak dönülebilir.

c. Statute of Frauds

“Statute of frauds”, [34]ABD de tüm eyaletlerce kabul edilmiş bir prensip olup, buna göre, yazılı metinler, borçlu veya onun yetkili temsilcisi tarafından imza edilmedikçe, sözleşmelere dayanarak açılan davalar, mahkemelerce dinlenmez.

D. Malların Kiralanması(Leases of Goods)

Menkul malların ne şekilde kiralanabileceğini(leases of goods)[35] düzenleyen hükümler, Ticaret Kanunu(UCC) 2A. maddede bulunmaktadır. 2A. madde hükmü menkul malların kiralanması, yapılış şekli ve ilgili diğer işlemleri içerir. Ticaret Kanunun(UCC) 2. maddesi hükmü tarz ve biçim olarak değiştirilerek, kiralama işlemine ilişkin olarak uyarlanmıştır[36]. Uygulamada dayanıklı mallar olarak bilinen, bilgisayar, bot, planör, kamyon ekipmanların kiralanması bu hükümler çerçevesinde yürütülmektedir. Kira(lease)[37], bir malın belirli bir süre kullanılmak üzere, zilyetliğin bir başkasına devredilmesidir.

a. Kira Türleri(Types of Leases)

Ticaret Kanunu(UCC) 2A maddesi, tüketici kiraları(consumer leases)[38], ticari kiraları(commercial leases)[39], finansal kiraları(finance leases)[40], finansal olmayan kiralar(nonfinance leases) ve alt kiraları(subleases)[41] düzenlemiştir.

aa. Tüketici Kiraları(Consumer Leases)

Tüketici kiraları(consumer leases),  belli tür malları satma yada kiraya verme işleriyle uğraşan kiralayan tacir(merchant lessor) tarafından yapılır.  Tüketici kiralama işlemleri, tacir olmayan kişilerce de kendilerine ait malın kişisel, ailevi, yada ev halkının(household) kullanımı için yapılabilir. Tüketici kiralarında toplam kiralama ödemeleri(total rental payment), 25 000$ aşamaz[42].

bb. Ticari Kiralar(Commercial Leases)

Eğer bir kira işlemi, tüketici kira işlemi dışında mütalaa ediliyorsa bu halde “nonconsumer”(tüketici olmayan) yada “commercial leases”(ticari kiralar) adı verilmektedir.

cc. Finansal Kiralar(Finance Leases)

Finansal kiralarda(finance lease), işlemin üç tarafı bulunmaktadır. Bunlar; kiralayan(lessor), kiracı(lessee) ve firmadır(supplier). Mallar için firmaya doğrudan gitmek yerine, müşteri bir finans kuruluşuna gider ve nereden ne tür malı almak istediğini söyler. Finans kuruluşu ilgili yerle bağlantıya girip, malı kiralama yada alt kiralama yapmak suretiyle tedarik eder. Daha sonra malı müşteriye teslim eder[43].  Bir başka deyişle, finansal kuruluş kiralayan(lessor), müşteri kiracı(lessee), firma(supplier).

b. Kira Sözleşmesinin Şekli(Form of Lease Contract)

Eğer kira miktarı toplam 1000$ veya daha fazla ise, kira sözleşmesi yazılı olarak yapılmak zorundadır. Yazılı sözleşmede kira konusu, kira bedeli ve diğer kira şartları gösterilmeli ve taraflarca imzalanmalıdır[44].

c. Teminatlar(Warraties)

Madde 2A hükmü, kiralayanın(lessor), finansal kiralar hariç, satım sözleşmelerinde satıcı tarafından karşılanan olağan her türlü teminatları, karşılaması gerekir. Finansal kiralama durumunda, kiralayan(finans kuruluşu), kiracıya(müşteriye) herhangi bir teminat vererek, sorumluluğunu sağlayacak teminatlar veremez[45].

d.  Ticari Finans Kiraları(Commercial Finance Leases)

Ticari finans kiraları(commercial finance leases), üç taraflı tüketici olmayan finansal bir kiralama işlemidir. Genellikle sözleşme hukuku altında,  kiracı(lessee) ve kiralayanın(lessor) yükümlülükleri karşılıklı olarak birbirine bağlıdır. Buna karşılık ticari finans kiracısının malları kabul etmesi, kiraya verene taahhütte bulunması hallerinde, kiracı bu işlemlerinden geri dönemez ve bu yükümlülüğü, kiraya verenin yükümlülüğünden ayrı ve bağımsızdır. Kiracı, kira sözleşmesinden doğan yükümlülüğünü, kiraya verenin yükümlülüğünden ayrı ve bağımsız olarak yerine getirmesi, “hell or high water clause”[46] olarak adlandırılmaktadır. Bu uygulama, tüketici kiralama(consumer leases) işlemlerinde uygulanmaz[47].

e. Kusur(Default)

Madde 2A hükmü ve kira anlaşmaları, kiracının yada kiraya verenin kusurlu(default)[48] olup olmadığını tespit eder. Eğer kira sözleşmesi altında kiracı veya kiraya verenden ikisinden biri kusurlu ise, bu duruma dayanan taraf mahkeme yolu ile veya sözleşmede bu hususa ilişkin bir düzenleme varsa ona göre, karşı tarafı sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmeye zorlayabilir. Bu halde kiracı ve kiraya veren, satım sözleşmesinin satıcıya vermiş olduğu benzer hak ve yetkilere sahiptirler[49]. Eğer kiracı kusurlu ise, kiraya veren uğramış olduğu zararları, gelecek kira bedellerini talep etme hakkına sahiptir[50]. 

 



[1] . RONALD, A., Uniform Commercial Code, 1981, s.3 .,BOYER, R.E., The Law of Property, 1991, s.4.; BROWN, R.A., The Law of Personal Property, 1955, s.13.;CRİBBETT, J.E., Principles of The Law of Property, 1975, s.11.;CUNNİNGHAM, R.A., The Law of Property,  1993.

[2]. BRAYN 192.

[3]. BRAYN 1504.

[4]. BRAYN 1365.

[5]. BRAYN 1552.

[6]. BRAYN 1504.

[7]. BRAYN 193.

[8]. BRAYN 1552.

[9]. UCC & 2-105(1)-(2).

[10]. BRAYN 832.

[11]. BRAYN 234.

[12]. Central Dist. Alarm, Inc. v Hal-Tuc, Inc. (Mo App) 886 SW2d 210 (1994).

[13]. Synergistic Technologies, Inc. v IDB Mobile Communications, Inc., 871 Supp 24 (DDC 1994).

[14]. UUC && 2-305(ücret), 2-307(teslim), 2-311(ifa), 2-310(ödeme).

[15]. BRAYN 1001.

[16]. BRAYN 1001.

[17]. Tacir(merchant) UCC & 2- 104(1) da tanımlanmıştır.

[18]. UCC & 2-205.

[19]. UCC & 2-206(1).

[20]. BRAYN 964.

[21]. BRAYN 985.

[22]. BRAYN 701.

[23]. UCC && 1-201(1)(a), 2-103(1)(b); Updown Heights Associates Ltd.. Partnership v Seafirst Corp. (Or) 891 P2d 639 (1995).

[24]. UCC & 2-209(1).

[25]. BRAYN 356.

[26]. BRAYN 1539.

[27]. UCC & 2-201.

[28]. Nebraska Builders Products co. v Industrial Erectors, Inc. (Neb) 478 NW2d 257 (1992).

[29]. UCC & 1-201(39).

[30]. Adams v Petrade International, Inc.(Tex App) 754 SW2d 696 (1988).

[31]. Allied Grape Growers v Bronco Wine Co. (Ct App) 249 Cal Rptr 872 (1988).

[32]. BRAYN 161.

[33]. 52 Fed Reg 6262(1987).

[34]. BRAYN 1422.

[35]. BRAYN 899.

[36]. Bazı eyaletler Ticaret Kanunu 2A maddesini özellikle tüketici kira işlemlerinde, daha sınırlı olarak uygulama yoluna gitmektedirler. Alabama, Alaska, Arizona gibi.

[37]. UCC & 2A-103(1)(J).

[38]. BRAYN 898.

[39]. BRAYN 898.

[40]. BRAYN 898.

[41]. BRAYN 899.

[42]. UCC & 2A-103(1)(e).

[43]. UCC & 2A-103(1)(g).

[44]. UCC & 2A-201(b).

[45]. UCC & 2A-209.

[46]. BRAYN 729.

[47]. UCC & 2A-407.

[48]. BRAYN 428.

[49]. UCC & 2A-501, 2A-503.

[50]. UCC & 2A-529.