ABD HUKUKUNDA TİCARİ ORGANİZASYONLARA İLİŞKİN MAHKEME KARARLARI

Yıl: 6 Sayı:66
Haziran 2003

< önceki

 

Yrd. Doç. Dr. Mustafa CAN

 

 

  

ABD HUKUKUNDA TİCARİ ORGANİZASYONLARA İLİŞKİN MAHKEME KARARLARI


I. GİRİŞ

 

Globalleşme hareketleri her alanda, kişileri, kurumları, devletleri birbirlerine yakınlaştırdı. Bu yakınlaşma başta kültürel alanda olmak üzere, diğer tüm alanlarda hızlı bir etkileşimi de beraberinde getirdi. Artık günümüz dünyasında ülkeler birbirlerini ticari, ekonomik, sosyo-kültürel alanda adeta istila etmek istercesine, yarış içerisine girmişlerdir.

Ülkelerin birbirlerini etkilemek için uğraş verdikleri alanlardan birisi de hukuktur. Bir taraftan ülkemizin de içinde bulunduğu Kara Avrupası Sistemi, diğer taraftan ABD nin içinde bulunduğu Anglo Sakson Hukuk Sistemi etki alanlarını genişletme çabası içerisindedirler. ABD ye rakip olmak üzere oluşturulan Avrupa Birliği genişleme sürecini devam ettirirken, ABD de yeni dünya düzeni adı verdiği proje ile, tüm dünyayı kültürüyle, hukukuyla, bilim ve teknolojisi ile, etkilemeye devam etmektedir. ABD hukukunun oluşmasında, mahkeme kararlarının büyük bir önemi bulunmaktadır. Mahkemeler, yapmış oldukları yorumlarla hukuk düzenleyicilerini cesaretlendirmekte, toplumun refah ve huzurunu sağlamak için çaba göstermektedirler.

Yapmış olduğum bu çalışmada ABD mahkemelerinin ticari organizasyonlara ilişkin olarak vermiş oldukları kararlardan bazılarına yer vermeye çalışacağım.

 

A. ABD Yargı Sistemi

 

ABD hukuk sistemi eyalet ve federal düzenlemelerden oluşmaktadır.  Buna paralel olarak ABD yargı sistemi de eyalet ve federal yargı sistemlerinden oluşmaktadır[1]. Eyalet yargı sistemi içerisinde, genel mahkemeler(general trial courts),  özel mahkemeler(specialty courts), eyalet istinaf mahkemeleri(state appellate courts) ve eyalet yüksek mahkemesi(state supreme court) bulunmaktadır. Genel ve özel mahkemelerin yetkili oldukları alanlar eyalet düzenlemeleri tarafından tespit edilmiştir. Genel ve özel mahkemelerin belli kararlarına karşı, istinaf mahkemelerine(state appellate courts), belli kararlarına karşı da eyalet yüksek mahkemesine temyiz yolu ile gidilebilir[2].

ABD hukukunda uyuşmazlıkların çözümü için, mahkemeler dışında “nongovernmental procedure” adı verilen yola da müracaat edilmektedir[3].

 

B. Mahkeme Kararında Bulunan Kısaltmaların yada Kavramların Analizi

 

Bir mahkeme kararlarında bilgi için sunulan hususlar üç kısımdan oluşur. Bunlardan birincisi başlık(the heading), ikincisi dava konusu olay(the facts of the case), üçüncüsü karardır(the opinion). Örnek olarak, Hegyes v Unjian Enterprises, Inc., davasını verebiliriz.

 

1. Başlık(Heading)

 

Mahkeme kararında başlık(the heading), kaynak(the source) ve unvan(the title) kısmından oluşur. Unvan(the title) genellikle davada tarafların isimlerinden oluşur.

 

a. Unvan(Title)

 

Yukarıda verdiğimiz örneğimizde, davacı olarak “Hegyes”, davalı olarak “Unjian Entreprises, Inc., unvanda belirtilir. Bu husus genellikle genel mahkemelerde yada özel mahkemelerde değişmez. Ancak karar temyiz yolu ile istinaf mahkemesine yada yüksek mahkemeye götürülecekse, durumda değişiklik söz konusu olacaktır. Yani tersi söz konusu olacaktır[4].

 

b. Kaynak(Source)

 

Kaynak(source) kısmında kararın hangi mahkeme tarafından verildiği gösterilir. Örneğin yukarıda belirtmiş olduğumuz mahkeme kararı, “California intermediate appelate court” adlı mahkeme tarafından verilmişse, kaynak olarak iki yer gösterilebilir. Bu mahkeme kararında “234 Cal App 3d 1103” yada “286 Cal Rptr 85” olarak gösterilebilir. Bunun anlamı, “234 Cal App 3d 1103” için, “California Appellate Reports”(Kalifornia eyaleti istinaf mahkeme raporlarının) “3d”(üçüncü serisinin) “234 volume”(234. cilt) ve 1103 sayfasında, anlamındadır. “286 Cal Rptr 85” ise, “the California Reporter”(Kalifornia eyaleti mahkeme raporlarının) 286. cildinin 85. sayfasında, anlamındadır.

 

2. Olaylar(Facts)

 

Olaylar(facts) davaya konu olan olayı özetler, mahkeme kararından hemen sonra, daha küçük puntolarla yazılmış ifadeleri içerir. Genellikle hukuk kitaplarında, konuya ilişkin mahkeme kararı, açıklama mahiyetinde verilir. Karar adı ve numarası yazılır, ilave olarak kısa bir olay özeti verilir[5].

 

3. Karar(Opinion)

 

Karar(opinion) kısmında, hükmü veren hakimin ismi belirtilir. Örneğimizden hareketle, “The opinion in the Hegyes case was written by Judge Woods”(Hegyes davası kararı, hakim Woods tarafından kaleme alınmıştır, ifadesi yer alır[6]. Buna ilave olarak, kararın tamamı yazılır. Son olarak, karar kısmında mahkemenin vereceği hüküm(judgment) yer alır[7]. Hükümde temyiz mahkemesi tarafından “judgment affirmed”(hüküm onaylandı) yada “judgment reversed”(hüküm bozuldu) gibi ifadeler kullanılabilir.

 

 

C. Ticari Organizasyonlara(Business Organizations) İlişkin Mahkeme Kararları

 

ABD hukukunda ticari organizasyonlara(business organizations) ilişkin olarak, mahkemelerin vermiş oldukları bir çok karar bulunmaktadır. Bunlardan bazılarını araştırma konumuz içerisinde inceleyebiliriz.

 

1. “Wheatley v Halvarson, 213 or 228, 323 P 2d 49 (1958)”

“Joint venture” olarak adlandırılan, ticari organizasyonlara ilişkin bir mahkeme kararıdır.

Olaylar(Facts): Üç anonim şirket ve iki gerçek kişi bir araya gelerek, tünel yapımını gerçekleştirmek üzere bir sözleşme yapıyorlar. Bu amaçla ekipmanlarını, emeklerini, sermayelerini bir araya getiriyorlar. Sözleşmenin taraflarından biri olan ve davayı açan Wheatley, dava dilekçesinde aralarındaki ilişkinin “joint venture” olduğunu ve bunun mahkeme tarafından tespitini istedi.

Karar(Decision): Taraflar her ne kadar tünel yapımı için bir araya geldiklerini sözleşmede ifade edip, “joint venture” kavramını kullanmamış olsalar bile, belirli bir amacı gerçekleştirmek üzere bir araya geldiklerinden ve sınırlı bazı şeylerini bu amacın gerçekleştirmesine tahsis ettiklerinden, bu tür bir organizasyon “joint venture” olarak nitelendirilebilir.

 

2. “Smith & Edwards v Golden Spike Little League(Utah) 577 P2d 132 (1978)”

“Unincorporated association” olarak adlandırılan ve bizdeki karşılığı “tüzel kişiliği olmayan bir birlik” olan, ticari organizasyonlara ilişkin bir mahkeme kararıdır.

Olaylar(Facts): Golden Spike Little League, amatör basketbol takımlarının bir araya gelip oluşturdukları bir “unincorporated association”[8] (tüzel kişiliği olmayan) birliktir. Bu birlik, Smith & Edwards adı verilen spor mağazasına, hesap açmak için bir üyesini gönderdi. Daha sonra değişik üyelerde, açılan bu hesaptan istifade ederek alış verişte bulundular. Bu alış verişleri birlik adına yaptıklarını, birlik hesabına kaydedilmesini istediler. Daha sonra birlik ile spor mağazası arasında ödemelere ilişkin sorun çıktı. Birlik borçların kendine ait olmadığını, satın alan üyeler ise bu malzemeleri birlik adına ve hesabına aldıklarını, şahsi sorumluluklarının söz konusu olmayacağını ifade etmişlerdir.

Karar(Decision):Davaya konu olan birlik(association) hukuken geçerli bir kişiliğe sahip olmadığından, sorumluluğu da söz konusu olmayacaktır. Bu birlik adına hareket ederek alış veriş yaparak, sözleşmeye imza atanlar, satın almış oldukları her bir malzemeden kişisel olarak sorumludurlar.

 

3. “McDonald’s Corp. v Makin, Inc., 653 F Supp 401(WNDY 1986)”

“Franchisee”[9] adı verilen ticari organizasyon şekline ilişkin bir mahkeme kararıdır.

Olaylar(Facts): McDonald’s Corp., Robert A. Makin ile bir sözleşme(franchisee) yaptı. Bu sözleşmeye göre, New York’da bulunan McDonald’s restourantı kiralama ve çalıştırma yükümlülüğü altına girdi. “The franchise agreement”(franchise anlaşmasına) göre, Makin, McDonald’s şirketine kira ve lisans ücretini aylık olarak ödeyecek, eğer ödemelerde temerrüt söz konusu olursa, sözleşme sona erecektir. Makin, Ekim 1985-Şubat 1986 arası ödemeleri gerçekleştirmemiştir. Bunun üzerine McDonald’s tarafında Makin’e sözleşmenin fesh edildiği ihbar edilmiştir. Makin ise, işletmeyi durdurmayı ve gayri menkulü boşaltmayı ret etmiştir.

Karar(Decision): Makin, franchise sözleşmesi gereğince yatırması gerekli olan, ücretleri yatırmadığı için, sözleşmeyi ihlal etmiştir. Makin ‘in sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirmemesi, McDonald’s şirketinin sözleşmeden doğan fesih hakkını kullanması sonucunu doğurmuştur. Bu hakkın McDonald’s şirketi tarafından kullanılması, sözleşmenin gereğidir ve sözleşmeye de uygundur. Dolayısıyla McDonald’s şirketine ait restourantın, Makin tarafından boşaltılması ve işletme hakkının şirkete devredilmesi gereklidir.

 

4.”Henry v Taco Tia, Inc. (La App) 606 So 2d 1376 (1992)”

“Special Damages” adı verilen özel zararlara ilişkin bir mahkeme kararıdır.

Olaylar(Facts):Laurie Henry beş yıl James Doul için çalıştı. Doul, Taco Bell adlı franchise firmasının, dört şubesinin sahibiydi. Bu arada Henry ile Doul’un gayri meşru ilişkiden iki çocukları oldu. Zamanla aralarındaki ilişki bozuldu. Doul, Henry’e fiziksel olarak da yanması ile neticelenen bir zarar verdi. Henry, Doul’un franchise ilişkisinde bulunduğu Taco Bell Corp., adlı şirkete dava açarak, şirketin franchise ilişkisi içinde bulunduğu Doul’a ait bir şubede çalıştığını, bu çalışma esnasında yanarak zarar gördüğünü, ayrıca özel ilişkisinden dolayı manen rencide olduğunu, dolayısıyla bu zararlardan Taco Bell Corp., adı verilen şirketin sorumlu olduğunu, zararlarını karşılaması gerektiğini ifade etti. Taco Bell Corp., savunmasında, Daul’un ayrı bir şirketi ve mağazası olduğunu, Daul ile Taco Bell Corp., arasında bir temsil ilişkisi olmadığını, zararlardan kendilerinin sorumlu olmadığını ifade etti.

Karar(Decision): Laurie Henry’nin işvereni, franchise sahibi James Doul olup, franchisor Taco Bell Corp., değildir. Henry gerçek işverenin Taco Bell Corp., olmadığını bilmesi gerekir. Zaten Doul’un, Taco Bell Corp., temsilcisi olduğuna ilişkin ortada bir kanıt da bulunmamaktadır. Dolayısıyla Taco Bell Corp., adlı şirketin dava konusu olayla bir ilgisi bulunmamaktadır.

 

5. “Ford v Mitcham (Ala Civ App) 298 So 2d 34 (1974)”

“A partner is not an employee” (ortak bir işçi değildir).

Olaylar(Facts):Ford ve Mitcham inşaat işleri ile iştigal eden ortaklardır. Ford çalışma esnasında vefat etmiştir. Ford’un dul eşi, ortaklığa(partnership) karşı, işçinin tazminatına ilişkin dava açtı. Mitcham, savunmada Ford’un şirkette çalışan işçi değil, şirketin ortağı olduğunu iddia etti.

Karar(Decision): Emeğini ortaya koyarak, çalışan ortağın, ortaklık işleri ile ilgili olarak çalışması, onun işçi statüsünde olduğunu göstermez. Bu halde de ortaklık sıfatına haizdir. Dolayısıyla Ford ortak olduğu için, işçi tazminatından istifade edemez.

 

6. “Seattle-First National Bank v Marshall, 31 Wash App 339, 641 P2d 1194(1982)”

Olaylar(Facts): Marshall ve Olsen ortaktırlar. Ortaklık anlaşması(the partnership agreement)[10], ortaklardan birinin ölümü halinde, sağ kalan ortağın diğer ortağa ait hisseyi satın alabileceğini düzenlemiştir. Olsen ölmüş, “Seatle-First National Bank” tereke memuru olarak görevlendirilmiştir. Olsen’in ortaklıktaki payının ne şekilde değerlendirileceğine ilişkin uyuşmazlık çıkmış, Marshall, belli bir iskonto yapılarak hissenin kendisi tarafından alınacağını, ortaklık sözleşmesinin de bunun belirtildiğini ifade etmiştir.

Karar(Decision): Ortaklık sözleşmesi, pay değerinin tespitinde diğer ortak lehine indirim yapılacağına ilişkin hiçbir hüküm ihtiva etmemektedir. Ayrıca bu tür bir indirim yapılacağına ilişkin, kısa adı “the UPA”[11] olan ticari düzenlemede de hüküm bulunmamaktadır. Bu yüzden Marshall’ın bu tür bir indirimi talep etme yetkisi de bulunmamaktadır(no discounts for partners).

 

7. “Morelli v Ehsan, 110 Wash 2d 555, 756 P2d 129 (1988)”

Olaylar(Facts): Ehsan bir doktordur. Morelli ise, doktor değildir. Ancak bunlar bir araya gelerek, “general partnership”[12] şeklinde bir ortaklık türü olarak, aile hekimliği kliniği açtılar. Morelli klinikte bir ameliyat yöneticisi gibi hareket etmektedir. Ortaklar arasında sonradan uyuşmazlık çıkmıştır. Ehsan, ortaklık anlaşmasının hukuka aykırı olduğunu, Morelli’nin hareketlerinin ve davranışlarının tıp uygulamalarına ve ilkelerine de aykırılık teşkil ettiğini, dolayısıyla sözleşmenin geçersiz olduğunu ifade etmiştir.

Karar(Decision): Eyalet düzenlemeleri altında, geçerli bir lisansa yada ruhsata sahip olmayan bir kişi, lisanslı yada ruhsat sahipli bir kişi ile birlikte, meslek icra edebilir. Ancak kamu sağlığı, refahı, huzuru için, tıp, eczacılık, ilaç ve diğer mesleklere ilişkin düzenlemelere ilişkin hükümler saklıdır. Bu açıdan mahkeme illegal ortaklık sözleşmesine uymayı tarafları zorlayamaz.

 

8. “Pettes v Yukon(Tenn App) 912 SW 2d 709(1995)”

Olaylar(Facts):James Pettes, Ekonomi fakültesini bitirdikten sonra, video magic adı verilen firma için kaset kiralama işleriyle ilgili bir mağazada çalışmaya başladı. 1987 yılında Dr. Gordon Yukon, Quince caddesinde Rent Tick adlı, Germantown adı verilen yerde ise ikinci bir video kiralama yeri açtı. Davacı Pettes, ortada bir ortaklık ilişkisi olduğunu, bu işletmeler için Dr. Yukon un 42000 dolar harcadığını, kendisinin de emeğini koyduğunu, haftada 70-80 saat arasında çalıştığını, ortaklık sözleşmesinin sözlü olarak yapıldığını, Dr. Yukon kendisini ortak olarak tanıttığını ileri sürdü. 1992 yılında anlaşamadıklarını, ayrılmaya karar verdiklerini, Quince’de bulunan mağazanın kendisine, Germantown’da bulunan mağazanın da Dr. Yukon’a bırakıldığını ifade etti. Ancak Aralık 1992 yılında yazılı olarak Pettes’in muhasebeciden talepte bulunduğunu, 5 Ocak 1993 de Dr. Yukon un kendisini kovduğunu, aralarında ortaklık ilişkisinin varlığını mahkemece tespit edilmesini talep etmiştir. Dr. Yukon savunmasında ortaklığa ilişkin şahit ifadelerini ret etmediğini ancak, ortada bir yazılı sözleşme olmadığını dolayısıyla bir ortaklık olmadığını ileri sürmüştür.

Karar(Decision): Tüm delil ve ifadelerin incelenmesinden tarafların, ortaklık ilişkisi niyetinde oldukları, fesih anlaşması ile, işyerlerini aralarında paylaştıkları sonucuna varılmıştır. Ortaklık anlaşmasının yazılı olarak yapılma zorunluluğu bulunmamaktadır. Ortaklık anlaşmasının taraflar arasında sözlü olarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar bu anlaşma ile bağlıdırlar. Pettes Quince’de bulunan işyerine 3 Ocak 1993 tarihinden itibaren sahip olmaya yetkilidir.

 

9. “Mehl v Mehl(Mont) 786 P2d 1173 (1990)”

Olaylar(Facts):Eugene ve Marlowe Mehl, iki kardeş olup, bir çiftliği ortaklık(partnership) şeklinde işletmeye başladılar. Bir yıl sonra Eugene Mehl, 7200 dolar ortaklık hesabından çekti. Dagmar Bar adında bir barı satın aldı. Bar işletme ruhsatı Eugene Mehl, ve onun eşi Bonnie adına alındı. Kardeşler arasında ihtilaf çıkınca, Marlowe dava açarak, bu barın ortaklık aktifinden olduğunu iddia etti.

Karar(Decision): Bar ortaklığa ait fonlardan satın alındığı için, ortaklığa aittir. Ortaklık aktifleri arasındadır. Bar işletme ruhsatının Eugene Mehl ve onun eşi adına olmasının, bu açıdan önemi bulunmamaktadır.

 

10. “Philipp Lithographing Co. v Babich, 27 Wis 2d 645, 135 NW2d 343(1965)”

Olaylar(Facts): Paul Babich, House of Paul unvanı altında ticari faaliyette bulunuyordu. Daha sonra ticari faaliyete Dyson ve Schnapp adlı kişilerde katıldı. Üçü arasında bir ortaklık tesis edilerek, aynı unvan altında ticari faaliyete devam edildi. Ortaklar, Philipp Lithography Co., ile işletmeye ilişkin basım sözleşmesi yapılarak, üç ortak tarafından imza altına alınmıştır. Bu ilişkiler yürütülürken, the House of Paul ortaklığı, anonim şirkete(corporation)[13] dönüşmüştür. Bu arada Philipp Co., şirketine basım sözleşmesine ilişkin ödeme yapılmadığından, şirket sözleşmeyi imzalayan ortaklara ayrı ayrı dava açarak, borcun tahsilini talep etti. Ortaklar basım işlemini The House of Paul şirketi adına yaptıklarını, borcun kendilerine ait olmadığını ileri sürdüler.

Karar(Decision): Ortaklık, anonim şirkete dönüştüğünde, bu hususu ortaklar ilan edilmeliydi. Davaya konu olan olay, ortaklar tarafından imzalandığı için, değişikliğin de Philipp Co., şirketine bildirilmesi gerekirdi. Bu bildirim yapılmadığı için, ortakların her biri kişisel olarak Philipp Co., şirketine karşı sorumludurlar.

 

11. “Corley v Ott (SC) 485 SE 2d 97 (1997)”

Olay(Facts): Fred Ott ve Charles Corley adlı kişiler “Lakewood Associates” adı altında, “general partnership” olarak  ticari faaliyette bulunmaktalar. Corley, Lakewood Estates olarak adlandırılan işletmeyi satın aldı. Daha sonra da ortaklık sözleşmesinin feshini talep etti. Ott ise, Lakewood Estates işletmesinin kurulması ve gelişmesi için, gerekli olan zaman ve emeği harcadığını, bu işletmede kendi emeğinin olduğunu iddia etti.

Karar(Decision): Ortaklar arasında Ott’un emeğini sermaye olarak koyacağına ilişkin sözleşmede, herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Bu yüzden  emeğin değeri aktif dağıtımında sermaye katkısı olarak değerlendirilemeyecektir

 

12. “Summers v Dooley, 94 Idaho 87, 481 P2d 318(1971)”

Olaylar(Facts):Summers ve Dooley çöp toplamak üzere bir ortaklık oluşturdular. Summers çalışma yeteneğine sahip olmadığı için, kendi yerine çalışmak üzere üçüncü bir kişiyi tuttu. Ona şahsi malvarlığından ödemelerde bulundu. Summers üçüncü kişiye ödemede bulunması için, Dooley’e talepte bulundu. Ancak Dooley bu talebi ret etti. Bunun üzerine Summers, Dooley’e karşı üçüncü kişiye yapmış olduğu ödemeleri geri almak için dava açtı.

Karar(Decision): Summers’ın üçüncü kişiye yapmış olduğu ödemeleri, şirketin masraf olarak karşılaması söz konusu değildir. Ortaklar sözleşmede, çöp toplama işini bizzat yapacaklarını ifade etmişlerdir. Summers’ın bu şekilde hareket etme yetkisi de bulunmamaktadır.

 

13. “Omnicom v Giannetti Investment Co. 561 NW 2d 138(Mich App 1997)”

Olaylar(Facts): Sılvio Gianetti, kızı Anne Marie ve damadı Jerry Prunzinsky, Giannetti Investment Company(GIC) olarak bilinen bir “general partnership” ortaklarıdır. Bu şirket Brougham Manor Apartman olarak bilinen binaların sahibi ve işleticisi durumundadır. Ortaklardan Jerry, binalara televizyon kablosu döşemek için, Omnicon adlı şirketle bir anlaşma yaptı. Bir müddet sonra Silvio bu sözleşmeyi öğrendi ve kabul etmedi. Bunun üzerine Omnicon firması anlaşmayı ihlal ettiği gerekçesiyle, “GIC” aleyhine dava açtı. “GIC” yaptığı savunmada, Jerry’nin anlaşmayı ortaklık unvanını kullanarak imzalamadığını, bu yüzden “GIC” ın bu sözleşme ile bağlı olmadığını ileri sürdü.

Karar(Decision): Ortaklardan biri tarafından yapılan ve imzalanan anlaşmadan dolayı, ortaklığın bağlılığı söz konusudur.Jerry’nin yapmış olduğu işlem, ortaklığın olağan işlerinden olup, her ortak tarafından yapılabilecek işlerdendir. Dolayısıyla ortaklık yapılan işlemle bağlıdır.

 

14. “Schnucks Markets, Inc. v Cassilly (Mo App) 724 SW 2d 664 (1987)”

Olaylar(Facts): David Cassily ve Joseph Mason, Glen Park Properties olarak bilinen, emlak işiyle uğraşan bir firmanın ortaklarıdır. Schnucks Markets adı verilen firma, Glen Park Properties aleyhine sözleşmeyi ihlal ettiği gerekçesiyle dava açtı. Davada Schnucks Market, Glen Park Properties ile sözleşme yaptıklarını, bu sözleşmenin her iki firmanın atık sularının geçtiği kanalizasyon tesisatının genişletilmesine ilişkin olduğu, bu amaçla masrafların iki firmaca ortaklaşa karşılanacağı, hususunda anlaşıldığı, ancak Glen Park firmasının hissesine düşen kısmı ödemediği ifade edilmiştir. Glen Park savunmasında, konuya ilişkin sözleşmeyi yapan ortağın, bu konuda yetkisi olmadığını, dolayısıyla firmanın sorumluluğunun söz konusu olmadığını ifade etmiştir.

Karar(Decision): Sözleşmeyi imzalaya Cassily, Glen Park firmasının ortaklarındandır. Firmanın işletme konusu içerisine giren, işlerle ilgili olarak ortakların her birinin sözleşme yapma yetkisi vardır. Firmanın atık su kanalizasyonun genişletilmesi, işletmenin büyütülmesi için gerekli olağan işlerdendir. Glen Park bu yüzden yapılan masrafların yarısını karşılamak durumundadır.

 

15. “Patel v Patel, 212 Cal App 3d 6, 260 Cal Rptr 255 (1989)”

Olaylar(Facts): Patel aile şirketi, ana-baba ve oğuldan oluşan bir ortaklıktır. Ortaklık bir motel sahibi ve işleticisi konumundadır. Ana-baba moteli satmak için bir sözleşme yaparlar. Ancak oğulları bu satım işlemini kabul etmez. Satım sözleşmesi ile bağlı olmadığını ifade eder.

Karar(Decision): Motel satımı, ortaklığın faaliyet alanında daha ziyade, ortaklığın ticari faaliyette bulunması için, esaslı bir aktif değerdir. Bundan dolayıdır ki, ortaklardan biri yada bir kaçı veya çoğunluğu bu moteli satmaya yetkili değildir. Bu ortaklığın fevkalade işlemleri arasındadır. Dolayısıyla bu tür bir satımın geçerli olması için, tüm ortakların oy birliği gereklidir.

 

16. “Zuckerman v Antenucci, 124 Misc 2d 971, 478 NYS2d 578 (1984)”

Olaylar(Facts): Küçük olan Daniel Zuckerman ve annesi Elaine, tıbbi muayene hatası(malpractice)[14] dolayısıyla, Dr. Joseph Antenucci ve Dr. Jose Pena aleyhine dava açtılar. Dava dilekçesinde davalıların her ikisinin ortak olduğunu, dolayısıyla her ikisinin bu olaydan dolayı sorumlu olduğunu ifade etmiştir. Davalılar ise, operasyonu yapan Doktor’un, Dr. Pena olduğunu, ortada bir suç yada sorumluluk varsa ona ait olduğunu, diğer doktorun sorumlu olmadığını ileri sürmüşledir. Mahkeme tarafından hükmedilen 4 milyon dolarlık tazminatında sorumlu doktor tarafından ödenmesi gerektiği, Dr. Antenucci tarafından ileri sürülmüştür.

Karar(Decision): Söz konusu zarar verici olay, ortaklık işlerinin görülmesi neticesinde olduğu için, her iki doktorun kişisel sorumluluğu söz konusudur. Hükmedilen tazminata ikisi birlikte katılacaktır.   

 

17. “American National Ins. Co. v Gilray Associates, Ltd., 847 F Supp 971 (ED Mo 1995)”

Olaylar(Facts): Gilroy, Sims & Associates, Ltd., Richard Gilroy ve William Sims ortaklığında kurulmuş olan bir limited ortaklık(partnership)tır. Thomas Gren ve John Murpy sınırlı sorumlu ortak olarak(limited partner), sözleşmede gösterilmiştir. Gren ve Murpy limited ortaklığın gelişiminde günden güne daha etkin görev almaya başlamışlar, 1968 yılında St. Louis de bir binanın yapılması için, American National Ins. Co. adı verilen kuruluştan, 27 yıl geri ödemeli kredi temini sağlamışlardır. 1976 yılında şirket, Gren ve Murpy ile sözleşme değişikliği yoluna giderek, onların sınırsız sorumlu ortak olmasını sağladı. 1990 yılında şirket, American National  Ins. Co., adı verilen firmaya ödemelerini durdurdu. Bunun üzerine American National Ins. Co., şirket aleyhine dava açtı. Gren ve Murpy anlaşmanın yapıldığı 1968 yılında sınırlı sorumlu olarak ortaklık sıfatına haiz olduklarını, dolayısıyla bu borçtan şirketin sorumlu olduğunu, kendilerinin şahsi sorumluluklarının söz konusu olmayacağını ifade ettiler.

Karar(Decision): 1976 yılında yapılan sözleşme değişikliğinde, Gren ve Murpy açıkça ortaklık borçlarından sınırsız olarak sorumlu olacaklarını kararlaştırmışlardır. Ayrıca bu kişiler sınırlı sorumlu ortak sıfatına haiz oldukları süre içerisinde de, ortaklık işleriyle doğrudan aktif olarak ilgilenmekteydiler. Dolayısıyla sınırsız sorumlu ortak sıfatının gereğini yerine getirmek durumundadırlar.

 

18. “Kettlewell, Inc. v St. Clair County, 187 Mich App 633, 468 NW 2d 326 (1991)”

Olaylar(Facts): Eylül 1987 de, Kettlewell Inc., adlı firmaya, “the Department of Natural Resources(DNR)” tarafından, maden işletme ruhsatı verilmiştir. Bill Kettlewell, şirketin tek hissedarıdır. Daha sonra bu kişi hisselerini, Stanwix Corporation(anonim şirket)[15] adı verilen firmaya satmıştır. Kısa adı “the DNR” olan kuruluş, Stanwix Corporation’a ihtar göndererek,  yeni bir işletme ruhsatı alması gerektiğini, eski ruhsatın hükmünün kalmadığını ifade etmiştir. Kettlewell Ins., işletme lisansının şirket tüzel kişiliğine ait olduğunu, hissedarların adına kayıtlı olmadığını, yeni bir işletme ruhsatına ihtiyaç bulunmadığını ifade etmiştir.

Karar(Decision): Kettlewell Ins., adlı şirketin kendisini oluşturan kişilerden ayrı ve bağımsız bir kişiliği vardır.  Bu kişilik şirketin tüm işlemleri yürütülürken, varlığını korumuştur. Bu yüzden, işletme ruhsatının geçerliliği ve varlığı, Kettlewell Ins., hukuki varlığını devam ettirdiği sürece, devam edecektir.

 

19. “Clinton Investors Co. v Watkins, 146 App Div 2d 861, 536 NYS 2d 270 (1989)”

Olaylar(Facts): Clinton Investors Co.,  kiraya veren, the Clifton Park Learning Center” kiracı olarak, üç yıllığına bir kira işlemi için bir araya geliyorlar. 31 Mayıs 1984 tarihinde kira başlamadan önceki gün, the Learning Center adına bu sözleşeyi Barnia Watkins imzalıyor. Daha sonra 11 Şubat 1985 tarihinde the Learning Center kuruluş işlemlerini tamamlayarak, anonim şirket haline geliyor. Kira sözleşmesi ile ilgili olarak taraflar arasında uyuşmazlık çıkıyor. Bunun üzerine kiraya veren Clinton Investors Co.,  Watkins aleyhine dava açıyor. Watkins kira sözleşmesini Learning Center adına yaptığını, kira bedelinin anonim şirket tarafından ödenmesi gerektiğini ifade ediyor.

Karar(Decision): Watkins kira sözleşmesini yaptığı esnada, anonim şirket(the Learning Center) daha kuruluş işlemlerini tamamlamamıştı.  Anonim şirket kuruluş işlemlerini tamamladıktan sonra, Watkins’in kuruluş işlemi olarak, bu kira sözleşmesini onaylatması gerekirdi. Dolayısıyla kurucunun burada kişisel sorumluluğu söz konusudur.

 

20. “Mandeville Island Forms v American Crystal Sugar Co., 334 US 219 (1948)”

Olaylar(Facts): American Crystal Sugar Co., adlı şirket, Kuzey Karolina’da şeker pancarı rafine eden ve ürünlerini eyaletler arasında dağıtan bir firmadır. Aynı eyalette bulunan şeker pancarı rafine şirketleri ile American Crystal Sugar Co., ile bir araya gelerek, ortak kullanılan bir standart form aracılığıyla, şeker pancarı alımında aynı fiyatı belirleme yoluna gittiler. Sonuç olarak tüm rafine şirketleri, benzer kalitede şeker pancarı için aynı fiyatı belirlemeye başladılar. Uygulamada aslında hukuka aykırı bir durum olduğunu ispatlamak oldukça güçtü. Özellikle “the Sharman Act”[16] adı verilen düzenlemeye aykırılığı ispatlamak son derece güçtü. Zira bu uygulama sadece eyalet içinde söz konusu olduğu için, eyaletler arası tröstleşme ile ilgilidir.  Ancak mevcut uygulamadan, üreticiler son derece rahatsızdılar. Tüm bu hususları göz önünde bulunduran üreticiler, American Crystal Sugar Co., adı verilen şirketin, “the Sharman Act” düzenlemesini ihlal ettiği gerekçesiyle dava açtılar.

Karar(Decision): Rafine şirketlerinin şeker pancarı üreticilerine karşı yapmış oldukları kombinasyon, eyaletler arası ticarete ilişkin gizli bir anlaşmadır(conspiracy). Şirketlerin fiyat belirlemeye ilişkin uygulamaları, eyaletler arası şeker fiyatlarını da etkilemektedir. Dolayısıyla rafine şirketlerinin uygulaması, eyaletler arası(interstate commerce) etkiye sahip olduğundan, “the Sharman Act” adlı düzenlemeyi ihlal etmektedir.

 

KAYNAKÇA

ANDERSON, A.R.,/FOX, I.,/TWOMEY, D.P.,/JENNİNGS, M.M.,/SMITH, P.S., Business Law and The Legal Environment, Ohio 1999.

BRAYN, A.G., Balack’s Law Dictionary, 1999.

CAN, M., ABD Hukukunda Ticari Kavramlar  2003, (www. basarm.com.tr).

CAN, M., Creation and Termination of Unincorporated Partnerships in The Turkish Law, Hukuk Akademisi(www.hukukakademi.com.tr).

CAN, M., ABD Hukukunda Ticari Satım Sözleşmelerinde Tarafların Hakları, Mevzuat Dergisi, 2003, www. basarm.com.tr.

 

 



©  Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Ticaret Hukuku Öğretim Üyesi,  Çorum.

[1] . ABD hukukunda yargı sistemine ilişkin bilgi için bkz. CAN, M., ABD Hukukunda Ticari Kavramlar, s. 21   vd  2003, (www. Basarm.com.tr).

[2] . CAN Ticari Kavramlar 21 vd.

[3] . “Nongovernmental procedure” adı verilen yolla kastedilen, arbitration, mediation, reference to referee, association tribunal, summary jury trial, rent a judge, minitrial adı verilen çözüm yolları kastedilmektedir. Ayrıntılı bilgi için bkz.  CAN Ticari Kavramlar 21.

[4] . ANDERSON, A.R.,/FOX, I.,/TWOMEY, D.P.,/JENNİNGS, M.M.,/SMITH, P.S., Business Law and The Legal Environment, Ohio 1999, s. 189.

[5] . BUSİNESS LAW 189.

[6] . Hakim ismini takiben, “the judge’s rank or title”., “j.stands for judge or justice” gibi ifadeler de yer alabilir.

[7] . Judgment(hüküm) kısmında “judgment affirmed”(hüküm onaylandı) yada “judgment reversed”(hüküm bozuldu” gibi benzeri ifadeler de yer alabilir.

[8] . “Unincorporated association” adı verilen birlikler ABD hukukunda ticari bir amaç için yada gayri ticari bir amaç için oluşturulabilirler. Eğer ticari bir amaç için oluşturulmuşlarsa, “unincorporated association” bizdeki adi ortaklığa benzer. Ayrıntılı bilgi için bkz. CAN, M., Creation and Termination of Unincorporated Partnerships in The Turkish Law, s. 1 vd. Hukuk Akademisi(www.hukukakademi.com.tr).

[9] . CAN Ticari Kavramlar 103 vd.

[10] . CAN Ticari Kavramlar 95 vd.

[11] . “The Uniform Parnership Act” adlı düzenleme ifade edilmektedir(CAN, M., ABD Hukukunda Ticari Satım Sözleşmelerinde Tarafların Hakları, Mevzuat Dergisi, 2003, www. basarm.com.tr.)

[12] . “General partnership” bir ortaklık türüdür(BRAYN, A.G., Balack’s Law Dictionary, 1999, s. 1142 vd.).

[13] . BRAYN 342.

[14] . BRAYN 971.

[15] . BRAYN 341.

[16] . Bu düzenleme monopolü engellemeye yönelik olarak çıkarılmıştır. CAN Ticari Kavramlar