ABD HUKUKUNDA YARGI SİSTEMİ VE UYUŞMAZLIKLARIN ÇÖZÜMÜ

Yıl: 6 Sayı:69
Eylül 2003

< önceki

 

 

Yrd. Doç Dr. Mustafa CAN

 

 

  

ABD HUKUKUNDA YARGI SİSTEMİ VE UYUŞMAZLIKLARIN ÇÖZÜMÜ


I. GİRİŞ

Hukukun temel amacı toplum düzeni içerisinde, adaleti tesis etmektir. Adaletin olmadığı bir toplumda, insanların huzur  ve refah içinde yaşadığı söylenemez. Adalet her türlü kaos ortamının, terörün, mutsuzluğun iksiridir. Bu yüzdendir ki, tarihte yaşayan büyük uygarlıkların temelinde adaleti gerçekleştirme amacı vardır. Bu amaç gerçekleştirildiği ölçüde, devletlerin ömürleri de o nispette uzamıştır.

 

Günümüz toplumlarında da durum bundan pek farklı değildir. Gelişen ülkelere yada topluluklara baktığımızda, hemen hemen tamamında hukuk sisteminin de gelişmiş olduğunu, gelişmemiş yada gelişmekte olan ülkelere nazaran, başta evrensel değerler ve hukukun genel ilkelerinin bu toplumlarda en üst seviyede olduğunu görüyoruz. Günümüz dünyasında sadece ekonomik yada sosyo-kültürel alanda rekabet yaşanmıyor. Hukuk alanında da çok ciddi rekabet yaşanmaktadır. Bu rekabet özelde kişi açısından, genelde bütün açısından, en üst mutluluğu ve refahı sağlamaya yöneliktir. İnsanların doğudan batıya göç etmesi, batıda yaşamak istemeleri sadece, batı standartlarında yaşam seviyesine sahip olmak istemeleri, hep bu rekabetin sonucudur. Amerika hukuk sistemi bu rekabette daha uzun süre başı çekecek gibi gözükmektedir. Zira Amerikan hukuku kendi dışı haricinde, özellikle kendi içinde hukuksal bir rekabet içerisindedir. Amerikan hukukunda rekabet, başta eyaletlerin birbirleri arasında söz konusu olmaktadır. Eyaletlerden her biri kendi yasama, yürütme ve yargı organları vasıtasıyla yapmış olduğu çalışmalarla, kişileri ve şirketleri kendi sınırlarında yaşama davet ederler[1]. Avrupa Birliği de benzer rekabeti, üye ülkeler arasında yaşamaktadır. Amaç her iki ülkede de en mükemmele ulaşmaktır.

 

Ülkemizin son üç asırdır yaşadığı batılılaşma çabaları, halen devam etmekte olan Avrupa müktesebatına uyum çalışmaları, bu rekabetin ülkemize yansımasından başka bir şey değildir. Bu çalışmada Amerikan hukukunda yargı sistemi incelenerek, ülkemizdeki yargı sisteminin sorunlarına farklı bir bakış açısı kazandırılmaya çalışılacaktır.  

 

A. Yargı Sistemi

ABD Hukuk Sisteminde, diğer hukuk sistemlerinde olduğu gibi, her mahkemenin(court)[2] çözümleyebileceği ve bakabileceği davalara göre yetki alanı belirtilmiştir(orijinal jurisdiction). 

 

1. Mahkemeler

Mahkemenin kanunen bakmakla yükümlü olduğu davalara ilişkin çalışma alanına, “jurisdiction”(yetki alanı) adı verilir[3]. Genel yetki alanı olan(general jurisdiction) bir mahkeme, genel olarak ceza ve hukuk davalarına bakabilir[4]. Özel mahkemeler(special courts) ise, yetki alanları özel ve sınırlı olan mahkemelerdir[5]. Eyaletler içinde faaliyet gösteren genel mahkemeler(general courts), 10 000$ yada daha az zararı içeren davalara bakarlar. Eyaletlerde değişik isimlerle ifade edilen özel mahkemeler ise, daha spesifik ve sınırlı yetkileri(limited and special jurisdiction) olan, ihtisas mahkemeleri niteliğindedir[6].

 

ABD hukukunda mahkemeler, değişik açılardan sınıflandırılabilir. Eğer mahkeme ceza alanında yetkili kılınmışsa ceza mahkemeleri(criminal courts), eğer hukuk alanında yetkili kılınmışsa, hukuk mahkemeleri(civil courts) olarak adlandırılırlar[7].

 

Alt derece mahkemelerinin vermiş olduğu kararlara karşı, üst derece mahkemelerine itiraz yolu ile müracaat edilebilir(appellate jurisdiction)[8]. Üst derece mahkemeleri, alt derece mahkemesinin vermiş olduğu kararı, dosya üzerinden yeniden inceler[9]. Özellikle itiraz konusu olan hususları nazara alır[10].  Üst derece mahkemeleri, ilk derece mahkemelerinin yapmış olduğu işlemleri tekrarlamazlar. Örneğin şahit dinlemezler ve bilirkişi incelemesi yapmazlar. Genellikle üç hakimden oluşan üst derece mahkemeleri, ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararları telafisi mümkün olmayan zararlara sebebiyet verip vermediğini araştırır[11]. Üst derece mahkemesi yapmış olduğu incelemede, ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararı etkileyen delillerin yanlış ve hatalı olup olmadığını göz önünde bulundurur. Üst derece mahkemesi yapmış olduğu inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararını onaylayabilir yada yeniden görüşülmek üzere bozabilir[12].

 

ABD hukukunda yargı sistemi iki kısımda incelenebilir. Bunlar; Federal Yargı Sistemi(The Federal Court System) ve Eyalet Yargı Sistemi(The State Court System)dir.

 

a. Federal Yargı Sistemi(The Federal Court System)

Federal yargı sistemi içinde, yargı süreci üç aşamalı olarak incelenebilir. Bunlar[13]; Federal Bölge Mahkemeleri(The Federal District Courts), ABD Temyiz Mahkemeleri(US Courts of Appeals) ve ABD Üst Derece Mahkemesi(US Supreme Court) dir.

 

aa. Federal Bölge Mahkemeleri(The Federal District Courts)

Federal Bölge Mahkemeleri(the Federal District Courts), federal sistemin alt dereceli genel mahkemeleridir. Bu mahkemeler kendi yetki alanlarındaki ceza ve hukuk davalarına bakabilirler[14]. Federal Bölge Mahkemelerinde görülen ceza davalarında, davalı federal düzenlemeleri ihlal etmekle itham edilir[15]. Federal Bölge Mahkemelerinde görülen hukuk davalarında yetki alanı[16]; (1) ABD’nin taraf olduğu hukuk davaları, (2) 50 000 $ yada daha fazla zararı içeren farklı eyalet vatandaşları arasındaki hukuk davaları, (3) ABD Anayasası, anlaşmalar ve federal düzenlemelerden kaynaklanan hukuk davaları ile sınırlandırılmıştır.

 

Federal Bölge Mahkemeleri eyaletler içerisinde örgütlenmişlerdir. Hemen her eyalette bir Federal Bölge Mahkemesi bulunmaktadır[17]. Bazı eyaletlerde nüfus yoğunluğuna ve işlenen suç oranına göre, Federal Bölge Mahkemesi sayısı değişmektedir[18]. Federal sistem içerisinde, Federal Bölge Mahkemelerine ilaveten, sınırlı yargı yetkisine sahip, özel ihtisas mahkemeleri de bulunmaktadır[19].

 

bb. ABD Temyiz Mahkemesi(U.S Courts of Appeals)

Federal Bölge Mahkemesinin vermiş olduğu kararlara karşı temyiz yolu ile, Temyiz Mahkemesine(U.S Courts of Appeals) başvurulabilir[20]. ABD genelinde federal bölgeler 12 ayrı alan içerisine alınmıştır. Her bir alan içerisinde, Federal Bölge Mahkemeleri kararlarına karşı temyiz yolu ile başvurulacak Temyiz Mahkemeleri(U.S Courts of Appeals) bulunmaktadır[21].

 

Temyiz Mahkemeleri, kendi yetki alanı içerisindeki, Federal Bölge Mahkemelerinin(the Federal District Courts) verecekleri kararlara karşı temyiz yolu ile inceleme yaparlar[22]. Bu mahkemelerde kararlar üç hakimden oluşan kurul tarafından verilir[23].

 

cc. ABD Üst Derece Mahkemesi(US Supreme Court)

Federal yargı sisteminde nihai mahkeme, ABD Üst Derece Mahkemesidir(US Supreme Court). ABD Üst Derece Mahkemesinin yargı yetkisi[24]; (1) Temyiz Mahkemesinin(US Courts of Appeals) bazı kararlarına karşı itiraz, (2) Eyalet Üst Derece Mahkemelerinin(the State Supreme Courts) anayasaya aykırılık iddialarına ilişkin uyuşmazlıklardır. Temyiz Mahkemeleri tarafından verilen kararların tamamı değil, belli kısmı süzüldükten sonra, Üst Derece Mahkemesi(US Supreme Court) tarafından incelenmektedir. Üst derece Mahkemesi ‘writ of certiorari’ adı verilen bir usul işlemi yetkisine sahiptir[25]. Bu usul yetkisi ile, üst derece mahkemesine alt derece mahkemelerinin kararlarını yeniden gözden geçirme yetkisi verilmiştir[26].

 

Üst Derece Mahkemesi(US Supreme Court), ABD Anayasasında düzenlenen tek yüksek dereceli mahkemedir. Federal yargı sistemi içerisinde yer alan diğer tüm mahkemeler, Anayasaya uygun olarak ve onun verdiği yetkiye istinaden Kongre tarafından kurulmuştur[27]. ABD Üst Derece Mahkemesi, anayasaya uygunluk denetimini yanı sıra, belli davalara da ilk derece mahkemesi olarak bakar[28].  Üst Derece Mahkemesi olarak, büyükelçileri, bakanları ve konsolosları ayrıca eyaletler arasında çıkan hukuki ihtilafları çözmek üzere yargı yetkisine sahiptir.  Örneğin, ABD Üst Derece Mahkemesi, uzun yıllar Kalifornia, Neveda, ve Arizona eyaletleri arasında çıkan su ihtilafını incelemiş ve karara bağlamıştır.

 

b. Eyalet Yargı Sistemi(State Court System)

Federal yargı sisteminden ayrı ve bağımsız diyebileceğimiz, eyalet sınırları içerisinde yargılama yetkisine sahip mahkemeler de bulunmaktadır.

 

aa. Genel Alt Derece Mahkemeler

Eyaletleri çoğu genel yargı yetkisine sahip değişik adla ifade edilen alt dereceli mahkemelere sahiptir[29]. Genellikle bu mahkemeler, alt derece mahkemesi olarak hem hukuk hem de ceza uyuşmazlıklarına bakmaktadırlar. Bunlar hemen hemen federal  bölge mahkemelerinin yetki alanı dışındaki, tüm ceza ve hukuk davalarına bakmaktadırlar[30].

 

bb. Özel Mahkemeler

Eyaletlerin çoğu, sınırlı yargı yetkisine sahip, özel mahkemelere(specialty courts) sahiptir[31]. Örneğin, çoğu eyalette 18 yaşında küçükleri yargılamak üzere, ceza yargısına sahip çocuk mahkemeleri(Juvenile Courts) bulunmaktadır.  Ayrıca eyalet sınırları içerisinde faaliyette bulunan, ilçe ve kasabalarda faaliyet gösteren ve sınırlı yargı yetkisine sahip, diğer özel mahkemeler de bulunmaktadır[32].

 

cc. Eyalet Temyiz Mahkemesi(State Appellate Court)

Eyaletlerde, federal yargı sisteminde mevcut olan, temyiz mahkemelerine benzer, eyalet temyiz mahkemeleri(state appellate court)[33] bulunmaktadır. Bu mahkemeler, genel alt derece mahkemelerinin(general trial court) ve özel mahkemelerin(specialty courts) kararlarını temyiz yolu ile inceleme yetkisine sahiptirler[34].

 

dd. Eyalet Üst Derece Mahkemesi(State Supreme Court)

Eyaletlerde en yüksek mahkeme olarak, eyalet üst derece mahkemesi(state supreme court) bilinir. Bu mahkemeler, temyiz mahkemesinden(state appellate court)  geçen belirli davalara ve eyalet anayasasına aykırılıklara ilişkin davalara bakabilir[35]. Örneğin, ölüm cezasının söz konusu olduğu davaları, eyalet üst derece mahkemesi yeniden inceler. Eyalet üst derece mahkemesinin vermiş olduğu kararlar, federal düzenlemeler, anlaşmalar yada ABD Anayasasındaki istisnai şartlar haricinde nihai sonuç doğurur[36]. Örneğin, eyalet üst derece mahkemelerine gelen karar, federal meselelere ilişkin ise, o takdirde müracaat yeri ABD üst derece mahkemesidir(U.S Supreme Court).

 

2. Usul İşlemleri

a. Taraflar

Mahkemede davacı(plaintiff)[37], yargı işlemlerini başlatan taraftır. Ceza yargılamasında, suç iddialarını ortaya atan savcı(prosecutor)[38] davacı durumundadır. Hukuk veya ceza davalarında, yargılama işlemini başlatanların karşısında davalı(defendant)[39] taraf bulunur. Mahkemenin en yetkili görevlisi ve uyuşmazlığı çözecek kişi ise hakimdir(judge)[40]. Hakim ya seçilmiştir yada atanmış bir görevlidir[41]. Avukatlar(lawyers or attorneys)[42]yargılama sürecinde, davalı veya davacıyı temsil etmek üzere seçilmiş kimselerdir. Jüri(jury)[43] ise, hakime karar verme sürecinde yardımcı olan vatandaşlar topluluğudur. Jüri üyeleri(Jurors)[44], genellikle seçmen listelerinden veya sürücü belge listesinden seçilerek, mahkeme kararı ile oluşur.

 

b. İşlemler

Her davada aynı olmamakla birlikte, genellikle dava işlemlerinde izlenen bir usul bulunmaktadır.

 

aa. Davanın Başlaması

Yargılama işlemi(process), şikayet dilekçesinin(complaint)[45], işleme konulması ile başlar[46]. Şikayet dilekçesi çok değişik konuları içerebilir. Örneğin, maddi veya manevi bir zararın karşılanmasına yada belirli davranış düzenlemelerinin ihlal edilmesine ilişkin veya benzeri hususlara ilişkin olabilir. Şikayet dilekçeleri, hukuk davalarında davacı(plaintiff) tarafından, ceza davalarında ise savcı(prosecutor) tarafından hazırlanır. Dilekçede davalının kim olduğu, ne ile itham edildiği yazılır.  Dilekçe ilgili mahkeme katibine ulaştırılır. Durum mahkeme tarafından davalıya bildirilir ve savunma yapması yada gereğini yerine getirmesi istenir. Davalı bu durumda çeşitli tercihlere sahiptir. Bu tercihlerden birisi, davalının davayı reddetmesidir(motion to dismiss)[47]. Örneğin, davalı, davacının iddialarının doğru olduğunu ancak, bu iddiaların hukuki sebebin yada hukuki mesnedin olmadığını ileri sürebilir[48]. Davalı diğer bir tercih olarak, iddiaları reddedebilir. Örneğin, sözleşmenin iddia edildiği gibi, ihlal edilmediğini, aralarındaki anlaşmaya göre bunun ihlal anlamına gelmediğini ileri sürerek iddiaları reddedebilir. Davalı savunmasında karşı iddialarda da(counterclaim)[49] bulunabilir[50].  Davalının bu konulara ilişkin olarak ileri süreceği tüm iddialar, deliller, belgeler ve şahitler bu savunma yazısında(pleadings)[51] belirtilir.

 

b. Esasa İlişkin İnceleme(Discovery)

Federal Usul Kuralları(The Federal Rules of Civil Procedure)[52]ve eyaletlerde bulunan diğer düzenlemeler, esasa ilişkin incelemenin(discovery)[53]ne şekilde yapılacağını belirtmiştir. Mahkeme tarafların iddialarının doğruluğunu, bu düzenlemeler gereğince delil yada ispat aracı olarak kabul edilen belge, bilgi, araştırma ve bilirkişi incelemesi gibi araçları göz önünde bulundurur[54]. Bu  işlemler olayın aydınlatılması, tarafların iddialarının doğruluğunu tespit için mahkeme tarafından yapılır[55]. Olayın aydınlatılması işlemi(discovery), ileri sürülen delillerin mahkemece hukuka uygun deliller olduğunu ve davada kullanılmasına izin verildiğinin tespitini de içeren, son derece geniş bir prosedürdür. Örneğin, şahit(witness) ifadesi bu prosedürün bir parçasıdır. Şahidin ifadesine başvurmadan önce, yeminli ifadesi mahkeme raportörü tarafından alınır. Bu işleme “deposition”[56] adı verilir. Şahidin raportör önünde vermiş olduğu ifade ile, daha önce vermiş olduğu ifade birbirini tutmuyor ise, önceki ifadeler yüzünden şahidin ifadelerine şüpheyle bakılır. Hatta yalan şahitlik suçlamasıyla itham(impeach)[57] edilebilir. Raportör bu işlemi yaparken, işlemleri video kaydı altına almaktadır. Mahkeme tarafların ve görgü tanıklarının ifadesine yazılı olarak da başvurabilir. Bu işleme sorgu(interrogatories)[58] adı verilir. Taraflar mahkemede ileri sürdükleri hususları ispatlamak üzere, bilirkişi(expert yada witness) incelemesi talep edebilir[59]. Mahkemeler bu kişilerin bilgi ve tecrübelerinden istifade ederek, iddiaların doğruluğunu araştırır.

 

c. Muhakeme(The Trial)

Muhakeme işlemi, jüri seçimi ile başlar. Jüri üyeleri, tarafların avukatları ve hakimler tarafından, olayın özelliğine göre, ilgili kişilerce oluşturulur[60]. Bu kişilerin özgeçmişleri ve objektif karar verip veremeyecekleri gibi değişik hususlar göz önünde bulundurulur[61]. Jüri üyelerinin objektif karar verip vermeyeceklerini tespit için, “voir dire examination”[62] adı verilen bir mülakat yapılır. Bu mülakat hakim ve avukatlar tarafından yapılır. Bu mülakatta ayrıca, jüri üyesi adayların taraflar ile ilişkileri olup olmadığı da göz önünde bulundurulur. Örneğin, jüri üyesi adayı, davalının şirketinde çalışıyorsa, bu durum seçilmeye engel bir durumdur. Buna “challenged for cause”[63] adı verilmektedir. “Challenged for cause” olarak adlandırılan sebepler, sınırlandırılmamıştır.  Bu sebepler, ırksal olanlar hariç, akla gelen her şey olabilir[64]. Mahkeme, jüri seçimini hallettikten sonra, davacı mahkemece kabul edilebilir, tüm delillerini sunmaya başlar. Bu deliller arasında şahit varsa, davacının avukatı şahide dava ile ilgili sorular sorabilir(direct examination)[65]. Daha sonra da davalının avukatı olayla ilgili sorular sorabilir(cross-examine)[66]. Davacının avukatı, bundan sonra isterse tekrar şahide sorular sorabilir(redirect examination)[67]. Nihayet son olarak, davalının avukatı da şahide sorular sorabilir(recross-examination)[68]. Bu işlemler jüri üyeleri ve hakim önünde cereyan eder.

 

Tüm bu işlemler karşılıklı olarak yapıldıktan sonra, her bir avukat, delillerin tamamının sunulduğunu, tartışmaların bitirildiğini, bundan sonra işin jüri üyelerinin kanaatine kaldığını ifade ederler. Bundan sonrada, hakim jüriye hukuk kurallarının tatbiki ve delillerin değerlendirilmesi hususunda talimat( jury instruction)[69] verir. Jüri kendi içerisinde gerekli tartışmayı yapar ve bir değerlendirme sonucu karar verir(verdict)[70]. Hakim bundan sonra, jüri kararına uygun olarak bir hüküm verir.

 

Mahkeme değişik sebepler istinaden muhakemeyi yenileme(new trial)[71] yoluna gidebilir. Uygulamada en çok rastlanan, hükme esas olan delillerin yetersizliği, davacıya verilmesi kararlaştırılan tazminatın fahiş olması veya düşük olması gibi sebeplerdir[72].

 

d. Mahkeme Sonrası Prosedür

Genellikle mahkemeyi kazanan taraf, masraflarını da karşı tarafa karşılatır. Bu masraflar; dosya masrafları, avukat ücretler, işlem harçları, bilirkişi ücretleri, jüri masrafları ve diğer mahkeme giderleridir[73].

 

Mahkeme davaya ilişkin olarak, hüküm verdikten sonra, taraflar mahkemenin vermiş olduğu karara uygun hareket etmek durumundadırlar. Eğer etmezlerse, o takdirde icra işlemleri(execution)  devreye girer. İcra işlemleri, mahkeme kararına istinaden, icra ile yetkili kişilerce(the sheriff)[74] çıkarılacak icra emri(writ of execution)[75]ile mahkeme kararının yerine getirilmesi sağlanır. Örnek olarak, mahkeme kararı bir borcun ifasına yönelik ise, borçlunun malvarlığına el konularak satılmasını, eğer bir şeyin teslimine ilişkin ise, mala el konularak ilgiliye teslimini sağlar.

 

3. Alternatif Çözüm Yolları

a. Tahkim(Arbitration)

Tahkim(arbitration)[76] taraflar arasındaki uyuşmazlığın, münakaşaya taraf olmayan ilgisiz kişilerin seçilmesiyle oluşan bir yada daha fazla kişi(hakem) tarafından çözülmesidir[77]. Tahkim işlemi, ilk olarak ticari uyuşmazlıkların çözümünde uygulandı[78]. Tarafların uyuşmazlığı çözmek için tahkim yoluna başvurmaları, uzun mahkeme prosedüründen ve masraflarından kaçınmak, hızla sonuca ulaşmak isteğinden kaynaklanmıştır[79]. Bu hususa ilişkin olarak yapılan düzenleme(A Uniform  Arbitration Act), çok sayıda eyalet tarafından kabul edildi[80]. Bu düzenlemeye göre, taraflar yapacakları bir sözleşme ile, aralarında çıkabilecek uyuşmazlıkları tahkim yolu ile çözümlenebileceğini kararlaştırabilirler[81]. Taraflar aynı sözleşmede hakemlerin isimlerini de kararlaştırabilirler[82]. The Uniform Arbitration Act’e göre tüm bu hususların yazılı şekilde yapılması zorunludur[83].

 

Tahkim işlemini düzenleyen diğer bir kanunda, Federal Tahkim Kanunu(the Federal Arbitration Act)dir. Eyaletlerin tamamında bu kanun uygulanmaktadır. Bu düzenlemeye göre, tahkim yolu eyaletler arası işlemlerde uygulanmak üzere, sözleşme ile kararlaştırılabilir[84]. Eyaletler arası işlemler tahkime konu oldukları takdirde, taraflar Federal Tahkim Kanunu ile bağlıdırlar. Bunun sonucu olarak da, hakemin uyuşmazlık konusunda vereceği karara iki tarafta uymak durumundadır. Eğer eyalet kanunlarında, tarafların tahkim yolu ile verilecek karara uymak zorunda olmadıklarına ilişkin hükümler varsa, bu halde federal bir kanun olan tahkim kanunu esas alınmalıdır[85].

 

Bazı hallerde ilgili kanun maddeleri tahkimi zorunlu kılmış olabilir. Bu halde, kanun tahkimin ne şekilde yapılacağını tarif eder. Eğer taraflar tahkime karar vermişlerse, bu takdirde sözleşmede bu hususlar tespit edilir[86]. Tahkimin sınırları hususunda tereddüt ortaya çıkarsa, o takdirde tahkim lehine yorum yapılmalıdır[87]. Tahkim tarafların anlaşması temeline dayanıyorsa, tahkim sonucu verilen karar, taraflar arasındaki ihtilafı kesin olarak sona erdirecektir[88]. Öyle ki, ortada açık bir ispat hatası, tahkimin yürütülmesinde işlem hatası yada önemli addedilebilecek bir hata olmadıkça, hakemin vereceği karar taraflar arasındaki uyuşmazlığı sona erdirecektir[89]. Dolayısıyla taraflar, mahkeme yoluna gidemeyeceklerdir. Eğer tahkim kanun gereği zorunlu ise, kaybeden taraf hakem kararına karşı mahkemeye itiraz edebilir[90]. İtiraz edilen bu mahkemeye “trial de novo”[91] adı verilir.

 

b. Aracılık(Mediation)

Aracılıkta(mediation),[92] tarafsız bir kişi uyuşmazlığın tarafları arasında haberci olarak hareket etmektedir. Aracı kişi, iki taraf arasında bağlantıyı sağlayarak, taraflarca yapılan son teklifleri diğerine ulaştırır. Bu durumdan da anlaşılacağı üzere, aracının uyuşmazlığı çözme gibi bir yetkisi yoktur. Ancak bazı hallerde, tarafların orta yolu bulmaları için dengeli bir çözüm yolunu taraflara teklif olarak sunabilir[93].

 

c. Üçüncü Kişiye Havale

Uyuşmazlıkta tarafların kişisel haklarını tespit için üçüncü bir kişiye yada mahkeme dışında bir organa başvurulabilir. Böylece işçi ve işveren çalışma şartlarında çıkan uyuşmazlıkları, alıcı ve satıcı mal için ödenecek fiyatta bir uyuşmazlık çıktığında, durumu tespit için üçüncü bir kişiye havale edebilirler. Taraflar aralarındaki uyuşmazlığı  tespit etmek üzere, üçüncü bir kişi veya organı belirlemeyi sözleşmede kararlaştırabilirler. Taraflar üçüncü kişinin veya organın uyuşmazlığı tespit etmesine ilişkin kararına karşı, mahkemeye gidilemeyeceğini de sözleşmede kararlaştırabilirler. Örnek olarak, yangın sigortasında taraflar zararın miktarı hususunda anlaşamıyorlarsa, her ikisi ayrı ayrı tarafsız bir bilirkişi(appraiser)[94]tayin ederler. Bu bilirkişilerde bir araya gelip, üçüncü bir bilirkişi tayin ederler. Bundan sonra da toplanıp birlikte zarar miktarını tayin ederler[95].

 

d. Association Tribunal

“Association Tribunal” kavramı ile, ticari ve sınai bir birlik, grup, dernek yada şirket tarafından iç ilişkilerinde yada konusu içerisindeki hukuki uyuşmazlıkları çözmek için kurulan mahkemeler ifade edilir[96]. İşçi sendikaları, borsa aracıları yada kilise üyeleri arasında çıkan uyuşmazlıklar, bu birliklerin kendi kurdukları mahkeme ile iç ilişkilerinden kaynaklanan uyuşmazlıkları çözebilirler. Adli mahkemeler, “Association Tribunal” tarafından verilen kararları şeklen gözden geçirip, esasa ilişkin inceleme yapamazlar[97].

 

e. Hakim Kiralama(Rent a Judge)

Hakim kiralama(rent a Judge), taraflar arasındaki uyuşmazlığın özel olarak hakim ayarlamak suretiyle çözümlenmesidir[98]. Taraflar aralarında anlaşmak suretiyle, hakem(referee)[99]olarak bir hakim(judge) seçebilirler. Hakim atanmış hakem gibi yasal yetkilere sahiptir. Bu halde hakim, olayla ilgili tüm delilleri inceler, normal mahkeme prosedürü burada da uygulanabilir[100]. Taraflar aksini kararlaştırmamışlarsa, hakimin vereceği karara karşı adli mahkemelere gidilemez[101].

 

f. Minitrial

“Minitrial”[102] kavramı ile, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çok küçük bir ayrıntıdan kaynaklanması durumunda baş vurulan çözüm yolu ifade edilir. Örneğin, taraflardan birinin sorumluluğu hususunda bir tereddüt yok, ancak sorumluluğun miktarı hususunda bir uyuşmazlık söz konusu ise, sadece bu durumu tespit için minitrial yoluna başvurulur. Minitrial, jüri üyelerinden teşekkül ettirilebileceği gibi, avukatlardan veya emekli hakimlerden de oluşturulabilir[103]. Her ne şekilde oluşturulsa oluşturulsun, kurul sadece kendisine tevdi edilen, küçük ayrıntı için şahit ve delilleri göz önünde bulundurup karar verecektir[104]. Taraflar aralarında uyuşmazlık çıkması halinde minitrial yoluna gidebileceklerini ve bu yolla verilen karara karşı yargı yoluna gidemeyeceklerini de kararlaştırabilirler.

 

II. SONUÇ

ABD hukukunda temelde iki yargı sistemi bulunmaktadır.  Bunlardan birincisi eyalet yargı sistemi, ikincisi ise federal yargı sistemidir. Aslında bu ayrım, Anayasal sistemden kaynaklanmaktadır. Zira Amerika Birleşik Devletleri değişik eyaletlerin bir araya gelmesinden oluşan bir topluluktur. Her eyalet kendi sınırları, bu sınırlar içerisinde yasama, yürütme ve yargı organları olan, iç ilişkilere münhasır egemenlik hakkı olan bir devletçik niteliğindedir.

 

Bu hususun dezavantajları olduğu kadar, avantajları da vardır. Dezavantajlarının başında hukukta bir birlik ve uyumun sağlanamaması gelir. Avantajı ise, eyaletler arası hukuki rekabetin sonucu olarak, en iyiye ulaşılması, değişimin ve yenilemenin bu yolla sağlanmasıdır. Amerika Birleşik Devletleri sadece ekonomisi ve kültürüyle değil, hukuki yapısıyla da diğer devlet ve toplulukları etkilemektedir. Özellikle yeni dünya düzeni projesiyle, bu etkileşmeyi daha hızlandırmaktadır. Birleşmiş Milletler(UN), Dünya Ticaret Örgütü(WTO) ve uluslar arası finansal kuruluşlar vasıtasıyla, kendi bünyesinde uyguladığı çeşitli düzenlemeleri, uluslar arası topluluğa uygulamaya çalışmaktadır[105]. Amerika Birleşik Devletlerinin uluslar arası toplum üzerindeki ekonomik ve siyasi ağırlığı devam ettiği sürece, bu etkileme süreci de devam edecektir.

 

Ülkemizde tanzimattan günümüze kadar devam eden süreçte, yapmış olduğu hukuksal reformlarla bu etkileşimden hissesine düşeni almaktadır. Değişimi ve yeniliği yakalamak ancak bu suretle mümkün olmaktadır. Yapılan çalışma, bu yönüyle yapılacaklara katkı sağlamayı amaçlamaktadır.      

 

KAYNAKÇA

ANDERSON, A.R./FOX, I./TWOMEY, D.J./JENNİNGS, M.M./SMİTH, P., Business Law and the Legal Environment, Ohio 1999.

BAGNER, H., Internetional Trade: Law and Practice, Vol.II,  1990, Dispute Settlement.

BAUM, L., American Courts; Process and Policy, 1998

BRAYN, A. G., Black’s Law Dictionary, 1999.

CAN, M., ABD Hukukunda Anonim Şirketlerle İlgili Son Gelişmeler, Vergi Dünyası, Nisan 2002.

CAN, M., ABD Hukukunda Ticari Satım Sözleşmelerinde Tarafların Hakları, Mevzuat Dergisi, 2002.

FREİDMAN, M. L., A History of American Law, 1985.

LESLİE, L. D., Labor Law in a Nutshell, 1992.

MCGURN, B./CONNER, O., America’s Courts and the Criminal Court and People, 1997.

NEUBAUER, W. D., America’s Courts and the Criminal Justice System, 2001.

OVACIK, M., İngilizce Türkçe Hukuk Sözlüğü, Ankara 1986.

STUMPF, P.H., American Judicial Politics, 1997.

PATTERSON, T.E., The American Democracy, 1994.

WRİGHT, A.C., The Law of Federal Courts, 1994.

 

 

 



[1] . Bunun sonucunda Halka Açık Anonim Şirketler ABD’de, Delaware eyaletini, kapalı anonim şirketler Nevada eyaletini tercih ederler. Ayrıntılı bilgi için bkz. CAN, M., ABD Hukukunda Anonim Şirketlerle İlgili Son Gelişmeler, Vergi Dünyası, Nisan 2002, s.104 vd.

[2]. Mahkemeler(Courts) ile ilgili bkz., BAUM, L., American Courts; Process and Policy, 1998, s.5 vd; NEUBAUER, W. D., America’s Courts and the Criminal Justice System, 2001, s.4 vd.; STUMPF, P.H., American Judicial Politics, 1997, s.7 vd.;MCGURN, B./CONNER, O., America’s Courts and the Criminal Court and People, 1997, s.7 vd.

[3]. WRİGHT, A.C., The Law of Federal Courts, 1994, s.27.

[4]. WRİGHT 27.

[5]. WRİGHT 27.

[6]. Bu mahkemelere örnek olarak; Equity Courts, Juvenile Courts, Probate Courts, Domestic Relations Courts gösterilebilir.

[7]. WRİGHT 28.

[8]. WRİGHT 27.

[9]. WRİGHT 28.

[10] .WRİGHT 28

[11]. WRİGHT 28.

[12]. WRİGHT 28.

[13]. BAUM 13 vd.;NEUBAUER 21 vd.; STUMPF 18 vd.

[14]. BRAYN, A.G., Black’s Law Dictionary, 1999, s. 358.

[15]. FREİDMAN, M. L., A History of American Law, 1985, s. 40.

[16]. FREİDMAN 40 vd.

[17] . BAUM 13 vd.; NEUBAUER 21 vd.; STUMPF 18 vd.

[18]. Örneğin New York ve California gibi ABD nin en kalabalık eyaletlerinde birden fazla sayıda Federal Bölge Mahkemesi bulunmaktadır.

[19]. Bu mahkemeler örnek olarak; the Federal Bankrupty Court, Indian Tribal Courts, Tax Courts, US Claims Courts, Court of Military Appeals, the US Court of International Trade gösterilebilir.

[20]. Aynı zamanda, “appeals court”, “appeal court”, “court of appeals”, “court of appeal”, “court of review” ifadeleri de kullanılmaktadır.

[21]. FREİDMAN 41.

[22]. MCGURN/CONNER 17 vd.

[23]. FREİDMAN 41.

[24]. FREİDMAN 41.

[25]. BRAYN 220.

[26]. BRAYN 220.

[27]. US Const., Sec. 8(PATTERSON, T.E., the American Democracy, 1994,  s.137 vd.)

[28]. US Const., Sec 8(PATTERSON 137 vd.)

[29]. Bu mahkemeler örnek olarak, “county courts”, “circuit courts”,”superior courts” göterilebilir.

[30]. FREİDMAN 42.

[31] . BAUM 19.

[32]. Bu mahkemelere örnek olarak, “municipal court” (belediye mahkemeleri) yada” justice courts”(adalet mahkemeleri) gösterilebilir. Bu mahkemeler genellikle 5000 $ yada 10 000$ veya altında hukuk davalarına bakarlar. Ayrıca trafik ihlalleri, gürültü ve çevre sorunlarına ilişkin düzenlemelere aykırı hareketlere karşı davalara da bakabilirler.

[33]. Bu mahkemelere”appeals court”, “court of appeals”, “court of appeal”, “court of review” adı da verilmektedir.

[34]. BRAYN 356.

[35]. BRAYN 1454.

[36]. FREİDMAN 42.

[37]. OVACIK, M., İngilizce Türkçe Hukuk Sözlüğü, B.2, Ankara 1986, s. 246;BRAYN 1171.

[38]. Bu manada, “District Attorney”,”United States Attorney”, “Attorney General” gibi ifadeler de kullanılmaktadır(ANDERSON, A.R./TWOMEY, D.P./JENNİNGS, M.M./SMİTH, P., Business Law and the Legal Environment, Ohio 1999, s. 13 vd).

[39]. OVACIK 108;BRAYN 429.

[40]. Hakimler görev yaptıkları mahkemelere göre değişik isimler almaktadırlar. Örneğin, “associate judge”, “chief judge”, “circuit judge”, “city judge”, “county judge” gibi.

[41]. BRAYN 844.

[42]. BRAYN 124.

[43]. BRAYN 861.

[44]. BRAYN 860.

[45]. OVACIK 78;BRAYN 279.

[46]. Yargılama işlemi(process), “writ”, “notice” yada “summons” gibi terimlerle de izah edilmektedir.

[47]. BRAYN 482.

[48]. Buna ABD hukukunda “demurrer” adı verilir.

[49]. Aynı manada “counteraction”, “countersuit”, “cross-demand”, “counterclaimant” ifadeleri de kullanılmaktadır.

[50]. WRİGHT 558.

[51]. OVACIK 246;BRAYN 1173.

[52]. BRAYN 628.

[53]. WRİGHT 580

[54]. BAUM 21.

[55]. BAUM 21.

[56]. WRİGHT 618.

[57]. BRAYN 755

[58]. BRAYN 825.

[59]. BRAYN1596

[60]. NEUBAUER 17.

[61]. NEUBAUER 17.

[62]. BRAYN 1569

[63]. Aynı ifade için, “causal challenged”, “general challenge”, “challenge to the poll” kullanılmaktadır.

[64]. Purkett v Elem, 115 S. Ct. 2407 (1995)(BUSİNESS LAW 17).

[65]. BRAYN 472.

[66]. BRAYN 472.

[67]. BRAYN 472.

[68]. BRAYN 472.

[69]. Aynı zamanda, “jury charge”, ”jury direction” ijadesi de kullanılmaktadır.

[70]. OVACIK 318; BRAYN 1555.

[71]. BRAYN 1065.

[72]. Buna, “motion for new trial”, “motion for judgement”, “notwithstanding the verdict” adı verilmektedir.

[73] . STUMPF 17.

[74]. BRAYN 1381.

[75]. BRAYN 590.

[76]. LESLİE, L. D., Labor Law in a Nutshell, 1992, s.264.

[77]. BAGNER, H., Internetional Trade: Law and Practice, Vol.II,  1990, Dispute Settlement s.45.

[78]. BAGNER 45;LESLİE 264 vd.

[79]. BAGNER 45 vd.;LESLİE 264 vd.

[80]. The Uniform Arbitration Act, Alaska, Arizona, Arkansas, Colorado, Delaware, Florida, İdoha, İlinois, İndiana, Iowa, Kansas, Kentucky, Maine, Maryland, Massachusetts, Michigan, Minnesota, Missouri, Montana, Nebraska, Nevada, New Mexico, North Carolina, North Dakota, Oklahoma, Pennsylvania, South Carolina, South Dakota, Tennessee, Texas, Utah, Vermont, Virginia, Wyoming, and District of Colombia.

[81]. BAGNER 45 vd.

[82]. BAGNER 45vd.

[83]. LESLİE 264 vd.; BAGNER 45 vd.

[84]. BRAYN 100.

[85]. Mc Carney v Nearing, Steats, Preloer and Janes (Mo App) 866 Sw2d 881 (1993)(BUSİNESS LAW 21vd).

[86]. BAGNER 45.

[87]. South Carolina Public Service Authorıty v Great Western Coal Inc, (SC) 437 SE2d (1993)(BUSİNESS LAW  21vd).

[88]. BAGNER 45.

[89]. BAGNER 49 vd.

[90]. Porrco v Red top RV Center, 216 Cal App 3d 113, 264 Cal Rptr 609 (1989)(BUSİNESS LAW 21 vd.)

[91]. BRAYN 1512.

[92]. BRAYN 996.

[93]. BRAYN 996.

[94]. BRAYN 97.

[95]. Central life Ins. Co. v Actna Cas&Surety Ca(Iowa) 466 NW sd 257 (1991)(BUSİNESS LAW 22 vd.)

[96]. BRAYN 119.

[97]. Canady v Mcharry Medcal College (Tem App) 811 SW2d 902 (1991)(BUSİNESS LAW 22 vd.)

[98]. BRAYN 1284.

[99]. BRAYN 1284.

[100]. STUMPF 17 vd; NEUBAUER 19 vd.

[101]. MCGURN/CONNER 21 vd.

[102]. BRAYN 1011.

[103]. BAUM 23 vd.

[104]. BAUM 23 vd.

[105] . Ayrıntılı bilgi için bkz.,CAN, M., ABD Hukukunda Ticari Satım Sözleşmelerinde Tarafların Hakları, Mevzuat Dergisi, 2002.