A.Ş.de DAMGA vergisi uygulamas

Yıl: 1 Sayı: 9
Eylül 1998

< önceki

 
 

Murat SEMERCİGİL

 
  
     Anonim Şirketlerin Damga Vergisi ve Yorumlarımız  
           I-Genel Bilgi   

           Anonim Şirketlerin düzenledikleri kağıtlardan kaynaklanan damga vergisi ödeme mecburiyetinin nasıl yerine getirileceği konusunda Maliye Bakanlığı'nın zaman içerisinde çıkarmış olduğu muhtelif Damga Vergisi Kanunu Tebliğleriyle konu bütünü ile değil; fakat kısım kısım ele alındığından ve her çıkarılmış Tebliğ sürekli olarak daha önceki Tebliğlerin belirli kısımlarını değiştirdiğinden, bugüne kadar Bakanlıkca konuya getirilen açıklamalardan geçerli olanların tesbit edilip alt alta kaydedilmesinin yaralı olacağı düşüncesiyle bu araştırma yürütülmüştür.  

           II- Yapılan İnceleme   

           a-Hangi Kağıtlar İçin Pul Yapıştırılabilir:  

           Anonim şirketlerin düzenlediği kağıtlardan yalnızca matbuu vergiye tabi olanlar için, dilendiği takdirde bu kağıtların düzenlendiği anda damga vergisinin ödenmesi mümkündür.  

           Nispi vergiye tabi bütün kağıtların damga vergisinin, anonim şirketlerce makbuz karşılığında ilgili vergi dairesine ödenmesi zorunludur.  

           Bu husus 16 Aralık 1982 tarih ve 17900 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18 Seri No'lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliğinden kaynaklanmaktadır.  

           Tarihçesine göz atacak olursak;  30 Haziran 1977 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 12 Seri No'lu D.V.K. Genel Tebliği, anonim şirketlere damga vergisini makbuz karşılığında vergi dairesine ödeme mecburiyetini ilk getiren tebliğdir. Nispi vergiye tabi kağıtlarda 20.000.,liradan fazla meblağı ihtiva edenler ile vergisi 100 liradan fazla olanlar için verginin beyanname ile ödenmesi öngörülmüştür.  

           31 Ocak 1978 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 13 Seri No'lu D.V.K.Genel Tebliği, bonoların damga vergisinin anonim şirketlerce, vergi miktarına bakıl maksızın, damga pulu yapıştırmak suretiyle yerine getirilebileceğini öngörmüştür.  

           31 Aralık 1980 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 16 Seri No'lu D.V.K. Genel Tebliği, 12 Seri No'lu Genel Tebliğde getirilen kolaylığı ortadan kaldı rarak, anonim şirketlerin nispi ve maktu damga vergilerini beyannameyle, makbuz karşılığında vergi dairesine ödeyeceğini hükme bağlamıştır.  

           14 Mart 1981 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 17 Seri No'lu D.V.K. Genel Tebliği, 13 Seri No'lu Genel Tebliğde getirilen kolaylığı ortadan kaldıra rak anonim şirketlerin bonoların damga vergisini makbuz karşılığında ödeyeceğini öngörmektedir.  
  
           Değerlendirmeye yönelecek olursak, bugün için anonim şirketlerin damga  vergisi ödemem mükellefiyeti ile karşı karşıya kaldıkları esas unsurlar bono  düzenleme, taahhütname verme, mukavele düzenleme gibi hususlardan oluşmaktadır. Bunların tamamı da nispi vergiye tabidir. Özellikle bono, damga vergisi ne tabi olmayan vadeli çek uygulamasıyla büyük ölçüde devreden çıkmıştır. Ancak, diğer tüm hususlarda anonim şirketler gerekli olduğunda fiilen damga vergisini damga pulu yapıştırmak suretiyle yerine getirmektedirler.  

           Ortada vergi ziyaı olmadığından damga vergisi beyannamesi vermeyen bütün anonim şirketler Bakanlık talimatını yerine getirmem anonim şirketler Bakanlık talimatını yerine getirmemeleri dolayısıyla usulsüzlük fiili işlemiş durumdadır.  

           b-Her Ay Beyanname Vermek Zorunlu Mudur?  

           Anonim şirketlerin yalnızca maktu vergiye tabi kağıtlar için damga vergisi ni pul yapıştırmak suretiyle ödeyebileceğini; diğer tüm vergi ödeme mükellefiye tini makbuz karşılığında yerine getirebileceğini tespit edildikten sonra, bir ay boyunca hesaplanan verginin D.V.K.nun 22.maddesi gereğince, ertesi ayın yirminci günü akşamına kadar bir beyanname ile ilgili vergi dairesine bildireceğini ve aynı süre içinde ödeneceğini de ilave etmemiz gerekecektir.  
  
           Bunun yanısıra ,anonim şirketce bir ay boyunca herhangi bir kağıt düzen lenmediğinde damga vergisi ödeme mükellefiyeti doğmadığından, bu beyannameninde verilmeyeceği tabidir. Ancak 30 Haziran 1977 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 12 seri no'lu D.V.K. Genel Tebliği gereğince bu durumun bir yazı ile vergi dairesine bildirilmesi gerekmektedir.Bu bildirim yapılmadığında V.U.K.nun 352.maddesinin öngördüğü usulsüzlük cezaları gündeme gelebilecektir.  

           Tarihçeye baktığımızda, 17 Ekim 1975 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 8 Seri nolu  K.V.K. Genel Tebliğinin, vergiye tabi bir işlem olmaması ve bu  yüzden yatırılacak damga vergisi bulunmaması nedeniyle süresi içinde beyanmame vermeyen mükellef veya sorumlu adına herhangi bir işlem yapılmaması talimat altına aldığını gözlemekteyiz.  Değerlendirmeye yöneldiğiğimizde, 12 seri nolu Tebliğ hükmünün kanuni dayanaktan yoksun olduğunu ve bildirimde bulunmayan Anonim Şirkete salınacak usulsüzlük cezasının da kanuna uygun olmayacağını ifade edebiliriz.  
  
           Zira D.V.K. nun 22/c maddesinde, Bakanlığın göstereceği lüzum üzerine makbuz  verilmesi şekliyle ödeme yapılması şekliyle ödeme yapılması hallerinde bir ay zarfında düzenlenecek kağıtların vergisinin ertesi ayın yirminci günü akşamına kadar vergi dairesine bir beyanname ile ildirileceği ve aynı süre  içinde ödeneceği hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla beyanname, ortada düzenlenmiş bir kağıt olduğunda sözkonusudur;herhangi bir başka bildirim  
de kanunda öngörülmemiştir.  

           Bakanlığın bu hususta vergi ödemeyecek aylarda bildirim verilmediği için V.U.K.nun 352nci maddesini dayanak gösterip, usülsüzlük cezası salması ise tümüyle kanuna aykırılık oluşturacaktır. Zira, bu maddede yalnızca vergi kanunlarında yazılı bildirimlerin zamanıda yapılmamış olması II/4 nolu bentte II. derece usülsüzlük fiilleri arasında sayılmıştır.  

           c- Damga Vergisi Defteri Tasdik Ettirmek ve Tutmak Zorunlumudur?  

           23 Mart 1983 tarihli Resmi Gazetede yayıumlanan 20 seri Nolu D.V.K. Genel Tebliği ile Maliye Bakanlığı, makbuz karşılığı ve istihkak kesitisi yapılması şeklindeki ödemeleri kaydetmek üzere "Damga Vergisi Defteri" tutulmasını ve bu defterin tastikini zorunlu hale getirmiştir.  

           V.U.K. nun mükerrer 257. maddesi Maliye Bakanlığı'na, tutulmakta olan defterlere ilaveten defter ve belge tutturma; bunların mahiyet, şekil ve ihtiva edeceği hususları belirleme; bunlarda değişiklik yapma; bunlar için tastik,  muhafaza ve ibraz mecburiyeti koyma ve kaldırma yetkisini tanıdığından ,Bakanlık sözkonusu Tebliğle, bu defterin V.U.K.'nun kayıt nizamı ve tastik zamanına ilişkin 215 - 219 ve 221 inci maddelerine tabi olduğunu kurala bağlamıştır.  

           Değerlendirmeye yöneldiğimizde, bu defterin tastik ettirilmemesi ve tutulmaması halinde, V.U.K. nun 352inci maddesinde I/2,6 ve 8 nolu bentlerde öngörülen I. derece usulsüzlük fiilinin oluştuğunu söylemek güçtür. Ancak, bu durumda V.U.K. nun 353/4. maddesinde öngörülen özel usulsüzlük cezasının tahsili tamamen kanunidir; zira bu maddede, Maliye Bakanlığınca tutulma mecburiyeti getirilen defterlerin günü gününe tutulmaması bile ceza  
kapsamında tutulmuştur. Oysa V.U.K. nun 352/I maddesinde "bu Kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerin tutulmaması; bu Kanunun kayıt nizamına ait hükümlerine uyulmamış olması; tastiki mecburi olan defterlerden herhangi birinin tastik muamelesinin yaptırılmamamış olması " hususları I. derece usulsüzlük fiili olarak tanımlanmıştır. Tanımda dayanak hep V.U.K. tutulmuş; hiçbir bentte Maliye Bakanlığınca tutulma mecburiyeti defterlere değinilmemiştir.  
  
           III-Sonuç:   

           Bu incelememizde anonim şirketlerin damga vergisi mükellefiyetini ne şekilde yerine getirebileceklerini yorumlama gayreti içinde olduk.  

           Uygulamacılara yardımcı olmasını dileriz.  

  

Murat SEMERCİGİL  
YMM (Gelirler Eski Genel Müdürü)
ANKARA,19/09/1997
 
(Eski Gelirler Genel Müdürü)