MEMUR VE İŞÇİ STATÜSÜNDE ÖZÜRLÜ VE ESKİ HÜKÜMLÜLERİN İSTİHDAMI ALANINDA YAPILAN YENİ

Yıl: 2 Sayı: 3
Mart 1999

< önceki

 
 
Atilla İNAN
 
MEMUR VE İŞÇİ STATÜSÜNDE ÖZÜRLÜ VE ESKİ HÜKÜMLÜLERİN İSTİHDAMI ALANINDA YAPILAN YENİ DÜZENLEMELER
 

            GİRİŞ

            Çalışma insanın hem kendisine hem topluma karşı sorumluluklarını yerine getirme biçimlerinden en önemlisidir. Bu nedenle anayasamızın vatandaşlar için bir hak olması devlete bazı sorumluluklar vermektedir. Bu sorumluluk işsizliğe ilişkin önlemler alması gerekir. Kuşkusuz bu önlemlerin başında bedeni ve ruhi yetersizliği olanların çalışma koşulları bakımdan özel olarak korunmaları gelir.

            Bu incelemeyle Devletin istihdam alanında sakatların ve eski hükümlülerin istihdamına ilişkin aldığı önlemler anlatılacaktır. Özellikle Devlet Memurları Kanunu uyarınca çıkarılan en son 9.10.1998 tarihli yönetmelik ve 21.10.1998 tarih ve 4382 sayılı “İş Kanunu, İşve İşçi Bulma Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile 572 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile getirilen yenilikler incelemeye çalışılacaktır.

            I- ÖZÜRLÜLERİN İSTİHDAMI

            A- özürlülerin memur olarak istihdamı.

            Anayasanın verdiği direktifler doğrultusunda istihdamı gerektiren bütün alanlarda bazı düzenlemeler yapılmış bulunmaktadır. Devlet Memurları Kanununun 12.2.1982 gün ve 2593 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 53 üncü maddesine göre: “Sakatları Devlet Memurluğuna alınma şartları ile hangi işlerde çalıştırılacakları, Maliye ve Gümrük, Sağlık, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıkları ve Devlet Personel Başkanlığınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir.” Denilmektedir.

            Bu kanunda daha önce 12.5.1983 gün ve 83/6526 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla kabul edilip 27.7.1983gün ve 18117 sayılı R.G. de yayınlanmış bir yönet-melik bulunmaktayken, daha sonra 25.8.1998 tarih ve 98/11735sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile söz konusu yönetmelikte bazı değişikler yapılmıştır (9 Ekim 1998 gün ve 23488 sayılı R.G). Bunu daha sonra 4.2.1998 tarih ve 99/12386 sayılı Bakanlar kurulu Kararıyla yapılan değişiklikler izlemiştir 819.2.1998tarih ve 23616 sayılı R.G.).

            Yönetmeliğin değişik 2 inci maddesine göre, “sürekli olarak çalışma gücünden en az %40 oranında yoksun olduğu, özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında Yönetmelikte belirlenen sağlık kuruluşlarınca verilecek resmi sağlık kurulu raporu ile belgeleyenler bu Yönetmelik Hükümlerinden yararlanırlar.”

            Son değişiklere göre birkaç kurum hariç 657 sayılı Devlet Memurları Kanuna göre personel çalıştıran kamu kurumları bütün kadrolarının %3 ü oranında sakat çalıştırmak zorundadırlar. Sakat kadrolarının tespitinde ilgili kurum ve kuruluşların taşra teşkilatı dahil bütün memur kadrosu dikkate alınacaktır. Sınav genel hükümlere göre yapılır. Ancak sınav esnasında sakatlığın özelliğine göre, kurum gerekli gördüğü taktirde refakatçi bulundurulmasına veya özel sınav kurulu teşkiline izin verebilir.

            Belirli mesleği olan sakatların meslekleri ile ilgili işlerde çalıştırılmaları esastır. Sakatlar hiçbir şekilde sakatlıklarını artırıcı ve ek sakatlık getirici işlerde çalıştırılamazlar.

            B- Özürlülerin İşçi Statüsünde İstihdamı

            aa) Özürlü Çalıştırma Oranı

            1475 sayılı işçi kanunun 29.7.1983 tarih ve 2869 sayılı kanunla değişik 25 inci maddesi uyarınca;

            “İş verenler 50 veya daha fazla işçi çalıştırdıkları iş yerlerinde %2 oranında özürlü kimseye meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun bir işte çalıştırmakta yükümlüdürler. Aynı il hudutları içinde birden fazla iş yeri bulunan iş yerlerinin çalıştırmakla yükümlü olduğu sakat sayısı, toplam işçi sayısına göre hesaplanır.” Denilmektedir1. 30.5.1997 tarih ve 572 sayılı K.H.K.’nin 13 ve 28 inci maddeleri uyarınca %2 oranındaki pay 2001 yılından itibaren geçerli olmak üzere %3’e çıkarılmıştır. 21.10.1998 tarihinde 4382 sayılı kanunla yapılan düzenleme ile %3 oranında özürlü çalıştırma oranının yürürlük tarihi 01.01.1999 tarihine alınmıştı.

            bb) Kurallara Uymayan İşverenlere Uygulanacak Yaptırımlar

            4382 Sayılı yasada belirlenen koşullara göre özürlü işçi çalıştırmayan iş verenlere bazı ağır yaptırımlar uygulanması gerekmektedir. İş kanunun eski şekline göre;

            Belirlenen oranda özürlü işçi çalıştırmayan iş verenler, 1998 yılından beri çalıştırmadıkları her bir özürlü için ayda 500 bin TL. para cezası vermek mecburiyetindeydiler (iş kanunu, m. 98 ).

            Bu para cezası yapılan yeni kanuni değişiklikler çerçevesinde 24.101998’den itibaren geçerli olmak üzere 70 milyon TL:ye çıkarılmıştır. Söz konusu para cezasının miktarı geçmiş uygulamalardan farklı olarak yıllara göre sabit kalmamaktadır.

            Tespit edilen yeni ceza miktarı, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere 213sayılı vergi kanununun yeniden değerleme oranında artırılarak uygulamaya konulacaktır (4382 sayılı kanun, m. 3)

            Toplanan para cezaları, geçmişte olduğu gibi özürlülerin mesleki rehabilitasyon ve kendi işini kurma gibi projelerde kullanılmak üzere  İİBK’ye aktarılacaktır.

            Ancak özürlü işçi çalıştırma yükümlülüğüne uymayanlara uygulanacak yatırımın yürürlük tarihinin, yasanın yürürlük tarihi olan 24.10.1998 tarihi olması ile %3 oranında özürlü işçi çalıştırma yükümlülüğünün başladığı 01.01.1999 tarihi arasında bir uyumsuzluk olduğu ortadadır. Bu durumun bir genel hukuk ilkesi olan “aleyhe olan hükümlerin geçmişe şamil olamıyacağı” düşüncesiyle birlikte değerlendirilmesi uygun olacaktır.

            cc) Özürlülerin İşe Alınması Yöntemi

            Çalıştırılacak sakat sayısının tespitinde daimi işçi sayısı esas alınır. %3’ün hesaplanmasında yarıma kadar olan kesirler dikkate alınmaz. Yarım daha fazla olanlar iblağ edilir.

            İşyerinin işçisi iken sakatlanmış olanların öncelik hakkı tanınır.

            Bir iş yerinden malulen ayrılmak zorunda kalıp da sonradan maluliyeti ortadan kalkan sakat işçiler eski iş yerlerine alınmak istedikleri taktirde, iş veren bunları boş yer varsa derhal, yoksa boşalacak işi o andaki şartlarla başka isteklileri tercih ederek almak zorundadır.

            İş veren çalıştırmak zorunda olduğu özürlü kimseleri İş ve İşçi Bulma Kurumu aracılığı ile sağlar.

            Çalıştırılacak özürlülerin nitelikleri, hangi işlerde çalıştırılabilecekleri, bunların iş yerlerinde genel hükümler dışında bağlı olacakları özel ve ücret şartları ile İş ve İşçi Bulma Kurumu tarafından özürlülerin mesleğe yöneltilmeleri, mesleki iş verenlerce nasıl işe alınacakları bir tüzükle düzenlenir.

            dd) Yasayla Belirlenen Orandan Fazla Özürlü İşçi Çalıştıran İş Yerlerine Sağlanan Kolaylıklar

            Yeni düzenlemeyle; kanunun ön gördüğünden fazla özürlü çalıştıran iş verenlere bazı yeni kolaylıklar sağlanmaktadır. Buna göre, iş verenlerin %3 oranından fazla özürlü çalıştırmaları halinde, fazladan çalıştırdıkları her özürlü için ödemesi gereken sigorta prim payının, %50’si Hazine tarafından karşılanması kolaylığı sağlanmıştır.

            II- ESKİ HÜKÜMLÜLERİN İSTİHTAMI

            A- Eski Hükümlülerin Devlet Memuru Olarak Atanmaları

            Devlet memurluğuna alınacak kişilerde arana genel ve özel şartları düzenleyen Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesi uyarınca;

            “-Kamu haklarından mahrum bulunmamak,

            -teksirli suçlar ve aşağıda sayılan suçlar dışında tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere ağır hapis veya 6 aydan fazla hapis ve yahut affa uğramış olsalar bile devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflası gibi yüz kızartıcı veya şeref ve hassasiyeti kırıcı suçtan veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma,devlet sırlarını açığa vurma suçlarından dolayı hükümlü bulunmamak.” Devlet memurlarına alınabilme koşulları arasında sayılmıştır. Bu düzenlemeye durumları belirtilen kişiler Devlet memurluğuna atanabileceğinden ayrıca eski hükümlülerin memurluğa atanmalarına ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. Bu durumda yasada sayılan özel suçlar dışında suçları tecil edilenler, takrirli suçlardan mahkum olanlar, en fazla 6 ay hapis cezası almış olup ta suçlardan suçları yukarda değinilen suçlarla ilgili olmayanlar memuriyet görevlerine atanabilirler.

            B- Eski Hükümlülerim İşçi Olarak İstihdamı

            Yasalar Devlet memurluğuna atama yapılırken seçici davranmak zorunda kalmıştır. Zaten her iş verenin doğal olarak istihdam edeceği kimselerin öz geçmişleri konusunda dikkatli olacağı kesindir. diğer taraftan işsizliğin suça itici etkileri de bilindiğinden eski hükümlülerin istihdamına ilişkin zorlayıcı hükümler getirmek gerekmiştir. 1475 sayılı kanunun 23.10.1998 tarih ve 4382 sayılı Kanunla değişik yukarıda değinilen 25 inci maddesi uyarınca;

            “İşverenler 50 veya daha fazla işçi çalıştırdıkları iş yerlerinde %3 oranında eski hükümlüyü mesleklerine uygun bir işte çalıştırmakta yükümlüdürler.

            Çalıştırılacak eski hükümlü sayısının tespitinde daimi işçi sayısı esas alınır. %3’ün hesaplanmasında ayırıma kadar olan kesirler dikkate alınmaz. Yarım ve daha fazla olanlar tama iblağ edilir.

            Eski hükümlü çalıştırılmasında kanunlardaki kamu güvenliği ile ilgili hizmetlere ilişkin özel hükümler saklıdır.

            İş veren çalıştırma zorunda olduğu eski hükümlüleri İş ve İşçi Bulma Kurumu aracılığı ile sağlar.

            Çalıştırılacak eski hükümlülerin nitelikleri, hangi işlerde çalıştırılabilecekleri, bunların iş yerlerinde genel hükümler dışında bağlı olacakları özel ve ücret şartları ile bunların iş verenlerce işe alınma usul ve esasları bir tüzükte düzenlenir.”

            Gerek özürlüler gerek ise hükümlülerin çalıştırılmalarının ayrıntılarını düzenleyen bir yönetmelik 21.1.1972 gün ve 14079 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmış bulunmaktadır. Bu yönetmeliğe göre; hürriyeti bağlayıcı bir cezaya hüküm giymiş olup da süresini tamamlama veya şartla Salıverilme yoluyla tahliye edilenleri kapsamaktadır. Yaşları 18-55 arasında olan eski hükümlüler, C. Savcılığından aldıkları hükümlülük belgesi ile İş ve İşçi Bulma Kurumuna müracaat etmeleri gerekir. Başvurular isteklilerin meslekleri olup olmamasına göre sınıflandırılır. Her grup içinde sakatlığı bulunan eski hükümlüler öncelikle işe alınırlar.

            Özürlü işçi çalıştırma yükümlülüğü yerine getirmeyen iş verenlere uygulanan yaptırımlar eski hükümlü çalıştırma yükümlülüğü yerine getirmeyen işverenlere de ayrıca uygulanır.

            Yasada belirlenen  zorunlu eski hükümlü çalıştırma oranında daha fazla oranda eski hükümlü çalıştıran iş verenlere sigorta primi işveren payının %50 sini hazinenin karşılaması şeklinde kolaylık, özürlü işçi çalıştırmada olduğu gibi uygulanır.

            SONUÇ

            Her devlet, özürlülerin sorunlarını sosyal siyaset çerçevesinde ele alırken meseleye kendi ekonomik ve mali imkanları nispetinde yaklaşmaktadır. Çalışabilir durumda olan özürlülerin kendilerine uygun bir iş yerinde istihdam edilebilmelerine de genellikle bu perspektiften bakılmaktadır. Yanlış ekonomik politikaların bir sonucu olarak ortaya çıkan sınırlı istihdam imkanlarından en fazla özürlüler etkilenmektedir.

            Ancak özürlülerin iş bulma konusunda fazla başarılı olamamaları, sadece emek piyasasının olumsuz şartlarından kaynaklanmaktadır. Çalışabilir özürlülerin emek piyasasında karşılaştıkları en büyük engel, zannedildiği gibi fiziki veya benzer rahatsızlıkları değil, diğer bir çok kayıtlı işsizde de görüldüğü gibi yeterince kalifiye olamamalarıdır2.

            Nitekim, İş ve işçi bulma Kurumu (İİKB)’na iş için başvuran özürlülerin %70’i ya okuma yazma bilmemekte veya ilkokul mezunudur3. Böyle bir tablo her şeyden önce, özürlülerin istihdam imkanlarının geliştirilmesi gereğini ortaya sererken, bunun ilk önce genel eğitimin yanında daha faza mesleki kursların yanında tertiplenmesiyle mümkün olabileceğini göstermektedir. Bunun içindir ki; özürlü fertlerle, özürlülük durumlarına ve derecelerine göre fiziki kapasitelerine ve zihni kapasitelerine uygun olan mesleki eğitim programları sunulması zaruridir.

            Kuşkusuz yapılan yasal düzenlemelerle özürlülerin çalışma olanaklarının artırılması yerinde olmuştur. Ancak özürlülerin çalışabileceği işyerlerinin sayısını artırabilmek için kanunda ön görülen asgari 50 işçi limitinin Türkiye şartlarına uygun olarak tedricen aşağı doğru çekilmesi gerekmektedir. Mesela F. Almanya da asgari 16 işçi çalıştıran bir iş veren işveren %6 oranında özürlü işçi çalıştırmak mecburiyetindedir4.

            Türkiye için bu rakam 40 olup belirli zaman dilimlerinde sonra 30 ve 20 indirilmesinde yarar görülmektedir.
            Diğer taraftan yasal düzenlemeler yanında özürlülerin eğitim çalışmalarıyla daha üretken olmalarının sağlanması kalifiye haline getirilmesinin en köklü olacağı unutulmamalıdır.

            Bu arada Devlet memurları ile ilgili mevzuatta sakat deyimi  kullanılmaktayken iş hukukunda özürlü ifadesi kullanılmaktadır. Yaslarımız arasında ifade birliği sağlanması yararlı olacaktır.

            Ayrıca Devlet memurlarında özürlü çalıştırma ile ilgili oranlar %2 de tutulurken iş hukuku alanında bu oranın %3 e çıkarılması bir çelişki olarak görülmekteyken yapılan son değişiklerle bu sorunun çözülmesi sevindirici olmuştur.

Atilla İNAN
Sayıştay Uzman Denetçisi
  
  
1 Dr. Birsen ERSEL, Sayıştay dergisi. Sayı 28, sf.9
2 Dr. Ali SEYYAR, “Türkiye Özürlülerin İstihdamına Yönelik Yeni Düzenlemeler” 3.12.1998 Tarihli Dünya Gazetesi
3 Sakatların İstihdamı Sorunu, İİBK Yayın No. 259, Ankara 1991
4 Dr. Ali SEYYAR a.g.e.