SOSYAL SİGORTALAR KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

 

SOSYAL SİGORTALAR KURUMU
BAŞKANLIĞI
Sigota Primleri Takip ve Tahsilat D.Bşk.lığı

 

SAYI

B.13.2.SSK.5.01.08.00/VIII- 031 - 553641

KONU

506 sayılı Kanunda 5198 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemeler  

GENELGE

16-320 Ek

TARİH

12/07/2004

 Bilindiği gibi, 5198 sayılı “Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu, Sosyal Sigortalar Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” 06.07.2004 tarih ve 25514 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

 

Söz konusu Kanunla, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununda bazı değişiklikler yapılmış olup, bu değişikliklerle ilgili olarak Sigorta İl/Sigorta Müdürlüklerimizce yapılacak işlemler aşağıda açıklanmıştır.

 

I-YAPI RUHSATI VERİLEN İNŞAATLARIN KURUMA BİLDİRİLMESİ VE YAPI KULLANMA İZİN BELGESİNİN VERİLMESİNDE BORCU YOKTUR BELGESİNİN ARANILMASI:

 

5198 sayılı Kanunun 8 inci maddesi ile 506 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin sonuna  eklenen fıkrada, valilikler, belediyeler ve ruhsat vermeye yetkili diğer mercilerin, yapı ruhsatı verdikleri inşaatları ruhsat tarihinden itibaren bir ay içinde Kuruma bildirmekle yükümlü oldukları öngörülmüştür.

 

Ayrıca, 5198 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle 506 sayılı Kanunun 83 üncü maddesinin başlığı, “Teminatın ve hakedişlerin prim borcuna karşılık tutulması ile yapı kullanma izin belgesinin verilmesinde borcu yoktur belgesinin aranması” şeklinde değiştirilmiş ve 83 üncü maddenin sonuna, “Valilikler, belediyeler ve ruhsat vermeye yetkili diğer merciler tarafından, yapı kullanma izin belgesi verilmeden önce ilgililerden bu bina inşaatı işyerlerinden dolayı Kuruma borçlarının bulunmadığına dair Kurumca düzenlenmiş bir belgenin istenmesi zorunludur.” Şeklinde fıkra eklenmiştir.

 

Belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde sigortalı çalıştırılmak suretiyle yapıldığı halde, Kuruma bildirilmemiş olan bina inşaatı işyerlerinin saptanarak tescil edilmesini ve çalışanların sosyal güvenliğinin sağlamasını, aynı zamanda da Kurumun, sigortasız işçi çalıştırılmasından kaynaklanan prim kaybının önlemesi amacıyla yapılan bu düzenleme uyarınca Sigorta İl/Sigorta Müdürlüklerimizce görev alanlarına giren Valiliklere ve tüm Belediyelere;

 

1-Yapı (inşaat) ruhsatlarının birer nüshasının veya tasdikli fotokopisinin ya da ruhsattaki bilgileri (ruhsat verilen kimselerin adı, soyadı veya unvanı, ruhsat tarihi, yapının adresi, sınıfı, grubu, yüzölçümü vb) gösteren listelerin her ay Ünitelerimize düzenli olarak gönderilmesi,

 

2-Tamamlanmış binalara veya yapımı devam etmekle birlikte kısmen tamamlanan binalara yapı kullanma izin belgesi verilmeden önce bu inşaat işyerlerinden dolayı işverenlerin Kurumumuza sigorta primi (fark işçilikten kaynaklanan prim dahil), işsizlik sigortası primi, idari para cezası, damga vergisi ve bunlara bağlı gecikme zammı borçlarının bulunmadığını kanıtlayan, ilgili Sigorta İl/ Sigorta Müdürlüğümüzce düzenlenmiş bir belgenin (borcu yoktur yazısının) yapı sahibinden istenilmesi,

 

3-Yapılan bu yasal düzenlemeye rağmen, yukarıda belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde,  sorumlular hakkında yasal işlem yapılmak zorunda kalınacağı,

 

Hususları iadeli taahhütlü yazı ile bildirilecektir.

 

4-Valilikler, Belediyeler ve ruhsat vermeye yetkili diğer merciler tarafından yapı (inşaat) ruhsatlarının birer nüshası veya tasdikli fotokopisinin ya da ruhsattaki bilgileri gösteren listelerin Ünitelerimize düzenli olarak gönderilip gönderilmediği hususu her ay kontrol edilecektir.

 

5-Yapı (inşaat) ruhsatlarının Ünitelerimize intikali üzerine, öncelikle ruhsatta belirtilen inşaatın Kurumumuzda tescilli olup olmadığı araştırılacak, söz konusu inşaat işyeri tescilli değilse, bu durumda inşaata başlanılmış olup olmadığının bildirilmesi, başlanılmış ise 506 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca işyeri bildirgesi verilmesi gerektiği iadeli taahhütlü bir yazı ile yapı (inşaat) sahibine bildirilecek ve sonucuna göre işlem yapılacaktır.

 

Gerekli olan durumlarda (örneğin; inşaata başlanılıp başlanılmadığı, başlanılmışsa hangi tarihte başlanıldığı gibi) ilgili Belediyelerden bilgi alma yoluna gidilecektir.    

 

6-Yapı kullanma izin belgesi alabilmek için Kurumumuzdan ilişiksizlik belgesinin verilmesinin istenilmesi halinde, işverenin sadece o inşaat işyerlerinden dolayı Kurumumuza borcunun bulunmaması gerektiğinden, aynı işverenin varsa diğer işyerlerinden borcunun olması üzerinde durulmayacaktır. 

 

II-ALINACAK PRİM VE VERİLECEK ÖDENEKLERİN HESABINA ESAS TUTULAN GÜNLÜK VE AYLIK KAZANÇLARIN ALT VE ÜST SINIRLARI:

 

5198 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle 506 sayılı Kanunun değişik 78 inci maddesinin değişik birinci fıkrası 01.07.2004 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere değiştirilmiştir.

 

Yapılan bu düzenlemeyle, 506 sayılı Kanun gereğince alınacak prim ve verilecek ödeneklerin hesabına esas tutulan günlük kazancın alt sınırı, 4857 sayılı İş Kanununun 39 uncu maddesine göre 16 yaşından büyükler için belirlenen günlük asgari ücret, üst sınırı ise, günlük asgari ücretin 6,5 katı olacağı öngörüldüğünden, sigortalıların 16 yaşından büyük veya küçük olup olmadıkları ve İş Kanununa tabi olan ve olmayan işyerlerinde çalışıp çalışmadıkları üzerinde durulmaksızın prime esas kazançlarının günlük alt sınırı, 01.07.2004 tarihinden geçerli olacak şekilde Asgari Ücret Tespit Komisyonunca 16 yaşından büyük işçiler için yeniden belirlenen 14.805.000.TL, günlük üst sınırı ise 96.232.500 TL olarak uygulanacaktır.

 

Buna göre, prime esas kazançların alt ve üst sınırları aşağıda gösterilmiştir.

 

a)ÖZEL SEKTÖR 

 

01.07.2004 tarihinden itibaren;

Günlük alt sınır=    14.805.000.-TL.

Aylık Alt sınır=  444.150.000.-TL.

Günlük üst sınır=    96.232.500.-TL.

Aylık üst sınır=2.886.975.000.-TL.

 

b)KAMU SEKTÖRÜ:

 

2004/Haziran ayının ikinci yarısı için alt sınır=293.136.000.-TL.

       (18.321.000X16=293.136.000.-TL)

2004/Temmuz ayının ilk yarısı için alt sınır=207.270.000.-TL.

      (14.805.000.X14=207.270.000.-)

 

15.06.2004-14.07.2004 devresi için alt sınır= 500.406.000.-TL.

15.07.2004 tarihinden sonrası için günlük alt sınır=   14.805.000.-TL.

15.07.2004 tarihinden sonrası için aylık alt sınır= 444.150.000.-TL,

 

2004/Haziran ayının ikinci yarısı için üst sınır= 1.465.680.000.-TL.

(91.605.000.-X16=1.465.680.000.-)

2004/Temmuz ayının ilk yarısı için üst sınır=1.347.255.000.TL.

(96.232.500-X14=1.347.255.000.-)

15.06.2004-14.07.2004 devresi için üst sınır= 2.812.935.000.-TL.

15.07.2004 tarihinden sonrası için günlük üst sınır=      96.232.500.-TL.

15.07.2004 tarihinden sonrası için aylık üst sınır= 2.886.975.000.-TL.

 

Diğer taraftan, Asgari Ücret Tespit Komisyonunca 16 yaşını doldurmamış işçiler için aylık asgari ücret 378.000.000 TL olarak tespit edildiğinden, bu ücret ile sigorta primine esas kazancın alt sınırı olan 444.150.000 TL arasındaki farka ait primlerin tümünün 506 sayılı Kanunun 78 inci maddesinin  üçüncü fıkrası uyarınca işverence karşılanması gerekmektedir. 

 

III-İŞSİZLİK SİGORTASI PRİMLERİ:

 

4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 49 uncu maddesi uyarınca ödenecek işsizlik sigortası priminin 01.07.2004 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 506 sayılı Kanunun 78 inci maddesine istinaden belirlenen sigorta primine esas kazancın alt ve üst sınırları dikkate alınmak suretiyle tahsili gerekmektedir.

 

Buna göre, işsizlik sigortası priminin, günlük 14.805.000.-TL. (aylık 444.150.000.-TL.) alt sınır ile günlük 96.232.500.-TL. (aylık 2.886.975.000.TL.) üst sınır dikkate alınarak hesaplanması gerekmektedir.

 

IV-ÇIRAKLAR VE ÖĞRENCİLER İÇİN:

 

3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanununun 25 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca aday çırak, çırak ve işletmelerde beceri eğitimi gören öğrencilerin yaş durumlarına göre tespit olunan asgari ücretlerin % 50’si sigorta primlerinin hesabına esas tutulduğundan, bunların sigorta primlerine esas aylık kazanç tutarı, 16 yaşından büyükler için 222.075.000.-TL, 16 yaşından küçükler için ise 189.000.000.-TL. olarak uygulanacaktır.

 

V-İDARİ PARA CEZALARI:

 

506 sayılı Kanunun 4958 sayılı Kanun ile değiştirilen 140 ıncı maddesi gereğince 01.07.2004 tarihinden itibaren işlenecek fiiller için uygulanacak idari para cezaları, 4857 sayılı İş Kanununa göre Asgari Ücret Tespit Komisyonunca 16 yaşından büyük işçiler için tespit edilen 444.150.000.-TL. asgari ücret dikkate alınarak hesaplanacaktır.

 

Diğer taraftan, 5198 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle 506 sayılı Kanunun değişik 79 uncu maddesinin ondördüncü fıkrasında yer alan “140 ıncı maddesine” ibaresi “140 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentlerinin son fıkralarına” olarak değiştirildiğinden, bu konuda 08.08.2003 tarihli, 16-294 Ek sayılı Genelgenin sekizinci sayfasının  üçüncü paragrafında ve 13.05.2004 tarihli, 16-318 Ek sayılı Genelgenin 19 uncu sayfasındaki 10 uncu maddede belirtildiği gibi işlem yapılmasına devam edilecektir.

 

Ayrıca, 5198 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle 506 sayılı Kanunun değişik 140 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi değiştirilmiştir.

 

Buna göre;

 

Aylık Prim ve Hizmet Belgesinin, 506 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen süre geçirildikten sonra verilmiş olması halinde, her bir aya ait belge için ayrı ayrı olmak üzere, belgenin;

 

1-Asıl nitelikte olması halinde, aylık asgari ücretin üç katını geçmemek kaydıyla Kuruma verilmiş olan belgede kayıtlı sigortalı sayısı başına aylık asgari ücretin 1/5’i tutarında,

 

2-Ek nitelikte olması halinde, Kuruma verilmiş olan her bir ek belge için aylık asgari ücretin 1/8’i tutarında,

 

Ek belgenin 79 uncu maddenin üçüncü fıkrasına istinaden (16-318 Ek sayılı Genelgenin 20 inci sayfasındaki 2 nci maddenin b şıkkında açıklandığı üzere) Kurumca yapılacak tebligata rağmen ek aylık prim ve hizmet belgesinin tebligatta belirtilen sürede verilmemesi üzerine söz konusu belgenin Kurumumuzca re’sen düzenlenmesi durumunda, her bir ek belge başına (belgede kayıtlı sigortalı sayısına bakılmaksızın) aylık asgari ücretin üç katı tutarında,

 

3-Aylık Prim ve Hizmet Belgesinin, hizmet tespit davaları neticesinde mahkemelerce verilen veya denetim elamanlarınca yapılan tespitler sonucunda ya da kamu kurum ve kuruluşları tarafından düzenlenen belgelerden hizmetleri veya kazançları Kurumumuza bildirilmediği veya eksik bildirildiği saptanan sigortalılar ile ilgili olması halinde, belgenin asıl veya ek nitelikte olup olmadığı, işverence düzenlenip düzenlenmediği üzerinde durulmaksızın, yine her bir belge başına aylık asgari ücretin üç katı tutarında,

 

İdari para cezası uygulanacaktır.

 

Diğer taraftan, 5198 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin son fıkrası ile getirilen hükme göre, 506 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinin onüçüncü fıkrası uyarınca sigorta müfettişi tarafından veya 130 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında belirtilen serbest muhasebeci mali müşavir ve yeminli mali müşavirlerce düzenlenen raporlara istinaden Kuruma bildirilmediği tespit edilen eksik işçilik tutarının maledildiği aylardan dolayı aylık asgari ücretin üç katı tutarında idari para cezası verilecektir.

 

Öteyandan, 506 sayılı Kanunun 4958 sayılı Kanunun 51 inci maddesi ile değişik 140 ıncı maddesinin son fıkrasında, fiilin işlendiği günden itibaren beş yıl içinde tebliğ edilmeyen idari para cezalarının zamanaşımına uğrayacağı hükme bağlanmış olmakla birlikte, bu değişikliğin yürürlüğe girdiği 06.08.2003 tarihinden önceki sürede idari para cezalarının tahakkuk ve tahsilinde 10 yıllık zamanaşımı uygulandığından, 06.08.2003 tarihinden önce 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde tebliğ edilmiş olan idari para cezalarının (zamanaşımı def’inde bulunularak itiraz edilse bile) tahsil edilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla 08.08.2003 tarihli, 16-294 Ek sayılı Genelgenin 9 uncu sayfasındaki (e) şıkkının üçüncü paragrafı bu şekilde uygulanacaktır.  

 

VI-KURUM ALACAKLARI İÇİN UYGULANACAK ZAMANAŞIMI:

 

506 sayılı Kanunun değişik 80 inci maddesinin değişik beşinci fıkrasında yer alan “51 inci maddesi” ibaresi, 5198 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle “51 ve 102 nci maddeleri” olarak değiştirildiğinden, bundan böyle (11 inci maddenin yürürlüğe girdiği 06.07.2004 tarihinden sonra) muaccel olan Kurumumuzun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Kanunun 102 nci maddesinde öngörülen 5 yıllık tahsil zamanaşımı uygulanmayacak, söz konusu alacaklarımız genel hükümlere, yani Borçlar Kanunundaki 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan, muacceliyet kesbettiği tarihten başlanarak 10 yıl içerisinde tahsil edilecektir.

VII- GELİR VEYA  AYLIKLAR VE SAĞLANAN YARDIMLARIN HACZİ: 

 

Bilindiği gibi, 506 sayılı Kanunun 121 inci maddesinin birinci fıkrasında, bu kanun gereğince bağlanacak gelir veya aylıklar ve sağlanacak yardımların, nafaka borçları dışında, haciz veya başkasına devir ve temlik edilemeyeceği öngörülmüştür.

Ancak, 5198 sayılı Kanunun 17 nci maddesiyle söz konusu 121 inci maddenin birinci fıkrasına “nafaka borçları” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve bu Kanunun 80 inci maddesine göre takip ve tahsili gereken alacaklar” ibaresi eklendiğinden, yapılan bu düzenleme uyarınca bundan böyle Kurumumuza olan ve 80 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken borçların (prim, idari para cezası, sosyal yardım zammı, kira alacaklarımız, tasarrufu teşvik, konut edindirme yardımı, işsizlik sigortası primi), 506 sayılı Kanun gereğince bağlanacak gelir veya aylıklar ve sağlanacak yardımlardan haciz yoluyla tahsili mümkün hale gelmiştir.

Diğer taraftan, damga vergisi, özel işlem vergisi, eğitime katkı payı borçları 6183 sayılı Kanuna göre takip ve tahsil edilmekle birlikte, bu borçlar Kurum alacağı olmamalarının yanı sıra, özel kanunlarında da tahsili hususunda 506 sayılı Kanunun 80 inci maddesine herhangi bir atıfta bulunulmadığından, süresinde ödenmeyen damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı borçlarından dolayı, 506 sayılı Kanun gereğince bağlanacak gelir veya aylıklar ve sağlanacak yardımların haczi yoluna gidilmeyecektir.

 Öte yandan, 6183 sayılı Kanunun 71 inci maddesinde haczedilecek aylıkların tutarının bunların üçtebirinden çok dörttebirinden az olamayacağı belirtildiğinden, söz konusu maddenin kıyasen uygulanması ve aylık ve ücretlerin haczedilmesinde yerleşmiş uygulamada daima aylık veya ücretin dörttebirinin haczedilmesiyle yetinilmektedir. Bu bakımdan, Kurumumuzca yukarıda sayılan prim ve diğer alacakların tahsili hususunda yürütülen diğer icra takip işlemlerinin sonuçsuz kalması halinde, Kurumumuza borçlu olan kişiler, aynı zamanda Kurumuzdan 506 sayılı Kanun gereğince gelir, aylık veya yardım alıyorsa, bunların dörttebirinin haczedilmesi suretiyle işlem yapılması uygun görülmüştür.

Ancak, Kurumca bağlanan aylık, gelir veya sağlanan yardımların tutarı, asgari ücretin net tutarından az ise, bu durumda 6183 sayılı Kanunun 71 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca haczolunacak miktar, gelir, aylık ve yardımların onda birinden fazla olmayacaktır.

6183 sayılı Kanunun “Haczedilemeyecek mallar” başlıklı 70 inci maddesi uyarınca, 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunun 67 inci maddesindeki özel hüküm nedeniyle Bağ-Kur tarafından bağlanacak aylıkların haczi yoluna gidilmeyecektir.

Buna karşın, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununda emekli aylığının haczedilemeyeceğine ilişkin özel hüküm bulunmadığından, yukarıda açıklanan esaslara göre, gerekli olan durumlarda bu aylıkların haczedilmesi yoluna gidilecektir.  

Bilgi edinilmesini, gereğinin buna göre yapılmasını, uygulamada tereddüte düşülen hususların Genel Müdürlüğümüzden sorulmasını rica ederiz.

 

 

                                       Sait ERSOY   Nazmi GÜLEYÜPOĞLU            

                                               Genel Müdür          Kurum Başkanı V.                 

DAĞITIM:

G e r e ğ i:                                  B i l g i

Merkez Üniteler ile                    Çalışma ve Sosyal

Sigorta İl ve Sigorta                  Güvenlik Bakanlığına

Müdürlüklerine