Türk Kanunu Medenisi
 
TÜRK KANUNU MEDENİSİ 

BAŞLANGIÇ

            (A) KANUNU MEDENİNİN TATBİKİ 
            Madde 1 - Kanun, lafziyle veya ruhiyle temas ettiği bütün meslerde mer’idir. Hakkında kanuni bir hüküm bulunmıyan meselede hakim örf ve adete göre, örfü adet dahi yok ise kendisi vazıı kanun olsaydı bu meseleye dair nasıl bir kaide vazedecek idiyse ona göre hükmeder. 

            Hakim hükümlerinde, ilmi içtihatlardan ve kazai kararlardan istifade eder. 

            (B)MEDENİ HAKLARIN ŞÜMULÜ 
            I. UMUMİ VAZİFELER 
            Madde 2 - Herkes haklarını kullanmakta ve borçlarını ifada hüsniyet kaidelerine riayetle mükelleftir. 

            Bir hakkın sırf gayri izrar eden suiistimalini kanun himaye etmez. 

            II. HÜSNÜ NİYET 
            Madde 3 - Bir hakkın doğumu için kanunen hüsnü niyet şart kılınan hallerde asil olan, onun vücududur. Ancak, icabı hale göre kendisinden beklenen ihtimamı sarfetmeyen kimse hüsnü niyet iddiasında bulunamaz. 

             III. HAKİMİN TAKDİRİ 
             Madde 4 - Kanun takdir hakkı verdiği ve icabı hale yahut muhik sebeplere nazaran hüküm vermekle mükellef tuttuğu hususlarda hakim, hak ve nasfetle hükmeder. 

            (C) BORÇLARIN UMUMİ KAİDELERİ 
            Madde 5 - Akitlerin inikadına ve hükümlerine ve sukutu sebeplerine taalluk eden borçlar kısmında beyan olunan umumi kaideler medeni hukukun diğer kısımlarında dahi caridir. 

            (D) BEYYİNE 
            I.BEYYİNE KÜLFETİ 
            Madde 6 - Kanun, hilafını emretmedikçe tarafeynden her biri müddeasını ispata mecburdur 

            II. RESMİ SİCİL VE SENETLER 
            Madde 7 - Resmi sicil ve senetlerin doğru olmadığı sabit oluncaya kadar menderecatı ile amel olunur. Bu münderecatın doğru olmadığını ispat, bir şekli mahsusa bağlı değildir. 
  

BİRİNCİ KİTAP
ŞAHSIN HUKUKU
 
BİRİNCİ BAP
HAKİKİ ŞAHISLAR
  
BİRİNCİ FASIL
ŞAHSİYET

            (A) ŞAHSİYET 
            I. MEDENİ HAKLARDAN İSTİFADE 
            Madde 8 - Her şahıs medeni haklardan istifade eder. Binaenaleyh kanun dairesinde haklara ve borçlara ehil olmakta herkes müsavidir. 

            II. MEDENİ HAKLARIN KULLANILMASI 
            1 -  MEVZUU 
            Madde 9 -  Medeni hakları kullanmağa salahiyettar olan kimse iktisaba da iltizama da ehildir. 

            2 -  ŞARTLARI 
            a)UMUMİYET İTİBARİYLE 
            Madde 10 -  Mümeyyiz olan reşit, medeni hakları kullanmağa salahiyettardır 

            b)RÜŞT 
            Madde 11 -  Rüşt, on sekiz yaşın ikmaliyle başlar. Evlenme, kişiyi reşit kılar. 

            c)KAZAİ RÜŞT 
            Madde 12  -  On beş yaşını ikmal eden küçük, kendi rızası ve ana ve babanın mukayafakatı ile mahkemesi asliyece mezun kılınabilir. Vesayet altında ise, vasi de dinlenir. 

            d)TEMYİZ KUDRETİ 
            Madde 13  -  Yaşının küçüklüğü sebebiyle yahut akıl hastalığı veya akıl zayıflığı veya sarhoşluk ve bunlara benzer sebeplerden biriyle makul surette hareket etmek iktidarından mahrum olmayan her şahıs, Kanunu Medenice mümeyyizdir 

            III. MEDENİ HAKLARI KULLANMAĞA EHLİYETSİZLİK 
            1 -UMUMİYET İTİBARİYLE 
            Madde 14  -  Mümeyyiz olmayan ile küçükler ve mahcurlar medeni hakları kullanmak salahiyetinden mahrumdurlar. 

            2-TEMYİZ KUDERİTİNİ HAİZ OLMAMAK 
            Madde 15  -  Mümeyyiz olmayan şahsın tasarrufu, hukuki bir hüküm ifade etmez. Kanunda muayyen istisnalar bakidir. 

            3 -  TEMYİZ KUDRETİNİ HAİZ KÜÇÜK VEYA MAHCUR 
            Madde 16  -  Mümeyyiz bulunan küçükler ile mahcurlar, kanuni mümessillerinin rızaları olmadıkça bizzat kendi tasarruflariyle iltizam edemezler. Ivazsız iktisapta ve münhasıran şahsa merbut hakları kullanmakta bu rızaya muhtaç değillerdir. Haksız fiillerinden mütevellit zararlardan mesuldurlar. 

            IV.HISIMLIK VE SIHRİ HISIMLIK 
            1-KAN HISIMLIĞI 
            Madde 17  -  Hısımlığın derecesi, nesillerin adedi ile taayyün eder.  Birbirinin sulbünden gelenler arasındaki hısımlık usul ve füru hısımlığı ve birbirinin sulbünden gelmeyip de müşterek bir sulpten gelenler arasındaki hısımlık civar hısımlığıdır. 

            2-SIHRİ HISIMLIK 
            Madde 18  -  Karı ve kocadan her birinin kan hısımları diğerinin aynı derece sıhri hısımları olur. 

            Evlenmenin zevaliyle, sıhri hısımlık zail olmaz. 

            V.İKAMETGAH 
            1-TARİFE 
            Madde 19  -  Bir kimsenin ikametgahı, yerleşmek niyetiyle oturduğu yerdir. Bir kimsenin aynı zamanda birden ziyade ikametgahı olamaz. 

            Bu fıkranın hükmü, ticari ve sınai müesseseler hakkında cari değildir. 

            2  -  İKAMETGAHIN DEĞİŞTİRİLMESİ 
            Madde 20  -  Bir ikametgah değişmesi, yenisinin ittihazına mütevakkıftır. Bir kimsenin evvelce bir ikametgahı mevcut olduğu tayin edilemediği veyahut memaliki ecnebiyedeki ikametgahını terketmekle beraber Türkiye’de henüz yeni bir ikametgaha sahip olmadığı tak dirde elyevm sakin olduğu mahalle, ikametgahı nazariyle bakılır. 

            3-KANUNİ İKAMETGAHI 
            Madde 21  -  Kocanın ikametgahı karının ve ana ve babanın ikametgahı velayetleri altındaki çocuğun ve mahkemenin bulunduğu yer vesayet altındaki kimsenin ikametgahı addolunur. 

            İkametgahı belli olmayan kimsenin karısı veya kocasından ayrı yaşamağa mezun olan kadın kendisine ayrı bir ikametgah ittihaz edebilir. 

            4-MÜESSELERDE BULUNMAK 
            Madde 22  -  Mektebe devam için bir yerde bulunmak veya bir terbiye müessesesine, bir hastaneye ve darülaceseye ve bir ceza müessesesine konulmak ikametgah ittihazını tazammun etmez. 

            (B) ŞAHSİYETİN HİMAYESİ 
            I. UMUMİYET İTİBARİYLE 
            1 - FERAĞ VE TAKYİT EDİLEMEMESİ 
            Madde 23  -  Kimse, medeni haklardan ve onları kullanmaktan kısmen olsun feragat edemez. 

            Kimse, hürriyetini ferağ edemediği gibi kanuna veya adabı umumiye ye mugayir surette takyit dahi edemez. 

            2 -  DAVA HAKKI 
            Madde 24  -  Şahsi menfaatlerinde haksız tecavüze uğrayan kimse, hakimden, tecavüzün menini talep edilebilir. 

            Maddi veya manevi tazminat namıyla muayyern bir meblağ davası ancaak kanunun tayin ettiği halde ikame olunur. 

            II. İSİM ÜZREİNDEKİ HAK 
            1  -  İSMİN HİMAYESİ 
            Madde 25  -  İsmi ihtilafa mahal veren kimse, hakimden hakkının tanınmasını talep edebilir. İsmi gasb olunmasıyla mutazarrır olan kimse, bunun menini ve taksir vukuu takdirinde maddi tazminat talebi hakkına halel gelmemek üzere maruz kaldığı haksızlığın mahiyeti icabediyorsa manevi tazminat namiyle bir meblağ itasını da talep edebilir. 

            2  -  İSMİN DEĞİŞMESİ 
            Madde 26  -  Muhik sebeplerden binaen bir kimse isminin değiştirilmesini isteyebilir. İsmin değişmesi nüfus siciline kayıt ve ilan olunur. 

            Şahsın ismi değişmekle ahvali değişmez. 

            Bir ismin değişmesinden mutazarrır olan kimse ıttıla gününden itibaren bir sene içinde tebdil kararına itiraz edebilir. 

            (C) ŞAHSİYETİN BAŞLANGICI VE SONUCU 
            I. DOĞUM VE ÖLÜM 
            Madde 27  -  Şahsiyet, çocuğun sağ olarak tamamiyle doğduğu andan başlar ve ölüm ile nihayet bulur. 

            Çocuk sağ doğmak şartiyle ana rahmine düştüğü andan itibaren medeni haklarından istifade eder. 

            II. SAĞLIĞIN VE ÖLÜMÜN İSPATI 
            1-BEYYİNE KÜLFETİ 
            Madde 28  -  Bir hakkın kullanılması için bir kimsenin vücudunu yahut öldüğünü yahut muayyen bir zamanda veya diğer bir şahsın vefatında sağ bulunduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispata mecburidir. 

            Hangisinin evvel veya sonra öldüğünü tayin mümkün olmaksızın ölenler, bir anda ölmüş sayılırlar. 

            2 -  AHVALİ ŞAHSİYE BEYYİNLERİ 
            a)UMUMİYET İTİBARİYLE 
            Madde 29  -  Doğum ve ölüm nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunur. Nüfus sicilinde kayıt bulunmaz veya mevcut kaydın doğru olmadığı tahakkuk ederse keyfiyet her hangi bir delil ile ispat olunabilir. 

            b)ÖLÜME KARİNE 
            Madde 30 -Ölüsü bulunamıyan bir kimse ölümüne muhakkak nazariyle bakılmağı icabedecek ahval içinde kaybolmuş ise o kimse hakikaten ölmüş addolunur. 

            III. GAİPLİK KARARI 
            1-UMUMİYET İTİBARİYLE 
            Madde 31  -  Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya çoktanberi kendisinden haber alınamıyan bir kimsenin ölümü pek muhtemel görünürse, hakları ölüme muallak kimselerin talebi hakim gaipliğe karar verebilir. 

            Salahiyettar hakim gaibin Türkiye’deki son ikametgahı hakimdir Eğer gaip Türkiye’de asla ikamet etmemiş ise nüfus sicilinde mukayyet bulunduğu ve bu kayıt yoksa pederinin mukayyet olduğu mahallin hakimidir. 

            2-USULÜ MAHKEME 
            Madde 32  -  Gaiplik kararı talep olunabilmek için, ölüm tehlikesinden en aşağı bir sene yahut gaibin son haberinden beş sene geçmiş olmak lazımdır. 

            Hakim, gaip hakkında malumatı olan kimseler muayyen bir müddet içinde malumatlarını bildirmek için usulü dairesinde ilan edilen bir tebliğ ile davet eder. Bu müddet birinci ilan tarihinden itibaren en aşağı bir senedir. 

            TALEBİN SÜKUTU 
            Madde 33  -  Kaybolan kimse, ilan müddeti bitmeden meydana çıkar veya kendisinden haber alınır yahut öldüğü tarih tebeyyün ederse gaiplik talebi sakit olur. 

            HÜKMÜ 
            Madde 34  -  İlan semeresiz kaldığı takdirde hakim, gaiplik kararını verir. Ölüme mütaallik haklar, tıpkı gaibin ölümü tebeyyün etmiş gibi kullanılır.  Gaiplik kararı ölüm tehlikesi yahut son haber gününden itibaren hüküm ifade eder. 
  

İKİNCİ FASIL
AHVALİ ŞAHSİYE SİCİL KAYITLARI

            (A) UMUMİYET İTİBARİYLE 
            I.SİCİL 
            Madde 35  -  Ahvali şahsiye, buna mahsus sicil kayıtları ile taayyün eder. 

            Bu sicilin nasıl tutulacağı ve kanunun emreylediği beyanların nasıl ve kimler tarafından yapılacağı, nizamnamesine tabidir. 

            II. MEMURLAR 
            Madde 36  -  Ahvali şahsiye sicilleri, her halde Devletçe mansup memurları tarafından tutulur. Ahvali şahsiye kayıtlarını tutmak ve suretlerini vermek bu memurlara mahsustur. 

            Yabancı memleketlerdeki Türkiye temsilcilerine, İcra Vekilleri Heyetince nüfus memurluğuna salahiyeti verebilir. 

             III. MESULİYET 
            Madde 37  -  Ahvali şahsiyeyi kayıtla mükellef nüfus memurları, kendilerinin ve maiyetlerinin kusurlarından ileri gelen zarardan şahsan mesuldürler. 

            IV. TASHİH 
            Madde 38  -  Hakimin hükmü olmadıkça ahvali şahsiye sicilinin hiç bir kaydı tashih edilemez. 

            (B) DOĞUM SİCİLLİ 
            I.DOĞUMUN BİLDİRİLMESİ 
            Madde 39  -  Her doğum bir ay içinde nüfus memuruna bildirilir. Anası babası belli olmayan bir çocuk bulan kimse, çocuğu Hükümete teslim eder. 

            II. TADİLE UĞRAYAN KAYITLAR 
            Madde 40  -  Ahvali şahsiyed vukua gelen değişmeler ezcümle evlenme haricinde doğan bir çocuğun babası tarafından tanınması, hakimin babalığa hükmetmesi, nesebin tashihi, evlatlık edinme veya bulunmuş bir çocuğun nesebin taayyün etmek hususlarından ileri gelen tebeddüller alakadarların talebi veya resmi bir iş’ar üzerine sicilde ait olduğu künye kenarına yazılır. 

            (C) ÖLÜM SİCİLLİ 
            I. ÖLÜMÜN BİLDİRİMESİ 
            Madde 41  -  Her ölüm ve bulunan her ölü, nihayet on gün içinde nüfus memuruna bildirilir. 

            II.ÖLÜSÜ BULUNMAYAN 
            Madde 42  -  Bir kimse ölümüne muhakkak nazariyle bakılmağı icabedecek haller içinde kaybolursa, ölüsü bulunmamış bile olsa mahallinin en büyük mülkiye memurunun emriyle künyesine ölmüş kaydı düşürülebilir. Bununla beraber her alakadar, kaybolan kimsenin ölü veya sağ olduğunun hakim tarafından hükmedilmesini talep edebilir. 

            III.GAYİPLİK KARARI 
            Madde 43  -  Gaiplik kararı hakimin iş’arı ile ölüm siciline kaydolunur 

            IV.KAYITLARIN TASHİHİ 
            Madde 44  -  Sicille düşürülen bir kaydın doğru olmadığı anlaşılmak veya hüviyeti meçhul diye kaydedilen bir kimsenin hüviyeti tayin olunmak veya gaiplik kararı feshedilmek sebepleri ile zaruri olan sicil tashihleri, künyesinin kenarına şerh verilmek suretiyle icra edilir. 
  

İKİNCİ BAP
HÜKMÜ ŞAHISLAR
  
BİRİNCİ FASIL
UMUMİ HÜKÜMLER

            (A)HÜKMİ ŞAHSİYET 
            Madde 45  -  Başlı başına mevcudiyeti haiz olmak üzere teşekkül eden cemiyet ve şirketler ile kendilerine has bir mevcudiyeti ve muayyen bir gayesi bulunan müesseseler, sicillerine kayıtlarını icra ettirmekle şahsiyet iktisabederler. 

            Gayeleri kanuna ve ahlaka mugayir olan cemiyet ve şirketler ve müesseseler şahsiyet iktisabedemez. 

            (B)MEDENİ HAKLARDAN İSTİFADE 
            Madde 46 -  Hükmi şahıslar; cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış icabı olarak ancak insana has olanlardan maada bütün hakları iktisap ve borçları iltizam edebilirler. 

            (C) MEDENİ HAKLARI KULLANMAK SALAHİYETİ 
            I. ŞARTLARI 
            Madde 47 -  HükmI şahışların medeni hakları kullanmağa salahiyeti, kanuna ve nizamnamelerine göre bu husus için muktazi uvuzlara malik olmalariyle başlar. 

            II. KULLANMAK TARZI 
            Madde 48 -  Hükmi şahsın iratesi, uvuzları vasıtasiyle ifade olunur. 
Uvuzlar; hukuki tasarrufları veya diğer herhangi fiileri ile hükmI şahsı ilzam ederler. Uzuvların irtikabettiği kusurlar şahsan kendilerini dahi mesul kılar. 

            (D) İKAMETGAH 
            Madde 49 -  HükmI şahsın ikametgahı, nizamnamesinde hilafına hükümler bulunmadıkça muamelelerinin tedvir olunduğu mahaldir. 

            (E) ŞAHSİYETİN ZEVALİ 
            I. MALLARIN TAHSİSİ 
            Madde 50 -  Zeval bulan hükmI şahsın malları kanunda, nizamnamesinde veya tesis senedinde hilafına hükümler bulunmaz yahut salahiyettar uzvu hilafına karar vermiş olmazsa gayesinin taalluk ettiği hukuku amme müesseselerine intikal eder. Bu malların evvelki ciheti tahsisi mümkün mertebe muhafaza edilir. Gayesi kanuna veya adaba umumiyeye mugayir olduğu için hakim tarafından feshedilen hükmI şahsiyetlerin malları hilafına dair olan şartlara bakılmaksızın hukuku amme müessesesine intikal eder. 

            II. TASFİYE 
            Madde 51  -  Hükmi şahsın malları, kooperatif şirketlere tatbik edilen hükümlere tevfikan tasfiye olunur. 

            (V) HUKUKU AMME MÜESSESELERİNE VE ŞİRKETLERE DAİR HÜKÜMLERİN MAHFUZİYETİ 
            Madde 52 -  Hukuku amme müesseseleri, Hukuku Amme Kanunlarına tabidir.İktisadi bir gaye takip eden cemiyetler, şirketler hakkındaki hükümlere tabidir. 
  

İKİNCİ FASIL
CEMİYETLER

            (A) CEMİYET NASIL TEŞEKKÜL EDER? 
            I CEMİYET TEŞKİLATI
            Madde 53 - Siyasi, dinI, ilmi, bediI, hayrI cemiyetler ile eğlence ve idman cemiyetleri ve asıl gayesi iktisadı olmayan diğer cemiyetler; nizamnamelerinde cemiyet olarak teşekkül arzusunu izhar etmekle şahsiyet iktisabederler. 

            Her cemiyetin bir nizamnamesi vardır. Bu nizamname cemiyetin gayesi ve varidat membaları ve teşkilatı hakkında lüzumu olan hükümleri ihtiva eder. 

            II.TESCİL 
            Madde 54 -  Nizamnamesi müessisleri tarafından kabul edilmiş ve idare heyetini teşkil etmiş olan her cemiyet, kendisini sicille kaydettirebilir. 

            Gayesine erişmek için ticari şekilde icrayı sanat eden bir cemiyet, kendisini sicille kaydettirmekle mükelleftir. 

            Kayıt talebine, nizamname ile idare heyetini teşkil edenlerin bir listesi raptedilir. 

            III.ŞAHSİYETİ OLAMAYN CEMİYETLER 
            Madde 55 -  Şahsiyet iktisabetmesi kanunen mümkün olmayan yahut henüz şahsiyet iktisabetmemiş bulunan bir cemiyet, adi şirket hükmündedir. 

            IV. CEMİYET İLE NİZAMNAMENİN KANUN İLE MÜNASEBETİ 
            Madde 56 -  Cemiyetin nizamnamesinde cemiyetin teşkilatına ve azasiyle münasabetine dair hükümler yok ise aşağıdaki maddeler tatbik olunur. 

            Nizamname, kanunen tatbikleri mecburi olan kaidelerden ayrılamaz. 

            (B) TEŞKİLAT 
            I. HEYETİ UMUMİYE 
            1  -  VAZİFE VE DAVET 
            Madde 57 -  Heyeti umumiye cemiyetin en yüksek merciidir; İdare heyetinin veya müdürünün daveti üzerine içtima eder. Davet nizamname ile muayyen halde yapılır. Bundan başka azadan beşte biri isterse, heyeti umumiyenin behemehal davet edilmesi kanunen lazım gelir. 

            2  -  SELAHİYET 
            Madde 58 -  Heyeti umumiye, azanın kabul ve ihracı hakkında karar verir; idare heyetini intihabeder ve cemiyetin diğer bir uzvuna tevdi edilmemiş olan işlere tesviye eyler. 

            Heyeti umumiye cemiyetin diğer uzuvlarını teftiş eder. Mukavele ile haiz oldukları haklara halel gelmeksizin onları her zaman azledebilir. 

            Muhik sebepler için azil salahiyeti, heyeti umumiyenin kanuni bir hakkıdır. 

            3 -  KARARLAR 
            a) ŞEKLİ 
            Madde 59 -  Cemiyet kararlarını heyeti umumiye halinde verir. 

            Bütün azanın tahriren iltihak ettiği bir teklif, heyeti umumiye kararı gibidir. 

            b)REY HAKKI VE EKSERİYET 
            Madde 60 -  Cemiyetin her azası, heyeti umumiyede aynı rey hakkını haizdir.Kararlar hazır olan azanın ekseriyeti arasiyle verilir. 

            Nizamname, sarahaten müsait olmadıkça ruzname haricinde karar verilemez. 

            c) REY HAKKINDAN MAHRUMİYET 
            Madde 61  -  Bir cemiyet azası kendi veya karı ve kocası yahut usul ve füruu ile cemiyet arasındaki bir işe veya davaya dair ittihazı lazım gelen kararlarda rey veremez. 

            II. İDARE HEYETİ 
            Madde 62  -  İdare heyeti, cemiyetin işlerini görmek ve nizamnameye tevfikan onu temsil eylemek hak ve vazifesini haizdir. 

            (C) AZALAR 
            I. AZALIĞA GİRMEK VE ÇIKMAK 
            Madde 63  -  Cemiyet her zaman yeni aza kabul edebilir. Her aza, altı ay evvel istifa arzusunu bildirmek şartiyle cemiyetten çıkmak hakkını haizdir. 

            II. İŞTİRAK HİSSESİ 
            Madde 64  -  İştirak hissesi, cemiyetin nizamnamesiyle muayyendir.Nizamnamede tayin edilmemiş ise cemiyetin gayesi ve borçlarının tediyesi için muktezi masrafları cemiyet azası mütesaviyen verirler. 

            III. İHRAÇ 
            Madde 65 -  Nizamname, azadan birinin cemiyetten çıkarılmasını mucip esbabı tayin edebileceği gibi sebep beyan olunmaksızın ihraç müsaadesini dahi verebilir. Her iki takdirde ihraç aleyhine ikamei dava olunamaz. 

            Nizamnamede, ihraca dair bir hüküm mevcut değil ise ihraç ancak cemiyet karariyle muhik sebeplere müsteniden olabilir. 

            IV.CEMİYETTEN ÇIKMANIN VEYA ÇIKARILMANIN HÜKMÜ 
            Madde 66 -  Cemiyetten çıkan veya çıkarılan aza cemiyetin mallarında bir güna hak iddia edemez; azalıkta bulundukları müddete ait iştirak hissesini vermeğe mecburdur. 

            V.CEMİYETİN GAYESİNİ VİKAYE 
            Madde 67 -  Hiç bir aza, cemiyetin gayesini tebdil eden kararı kabule icbar edilemez. 

            VI.AZANIN HUKUKUNU VİKAYE 
            Madde 68 -  Azadan her biri kanuna veya cemiyetin nizamnamesine uygun olmayıp ta kendi muvafakatine iktiran etmemiş bulunan bir karar aleyhine ona ıttıladan itibaren bir ay içinde; mahkemeye müracaatla itiraz etmeğe kanunen salahiyettardır. 

            (D) FESİH VE FESİH KARARI 
            Madde 69  -  Cemiyet, kendisini feshe her zaman karar verebilir. 

            I.BİHAKKIN İNFİSAH 
            1 -  CEMİYETİN KARARİYLE 
            2 -  KANUNEN 
            Madde 70  -  Cemiyet, hali acze düşer veya idare heyetinin nizamnameye tevfikan teşkiline imkan kalmazsa, kendiliğinden münfesih olur. 

            HAKİM TARAFINDAN FESİH 
            Madde 71  -  Bir cemiyetin gayesi kanuna, yahut adabı umumiyeye mugayir olursa, müddeimumilik makamının veya bir alakadarın talebi üzerine, o cemiyet fesholunur. 

            II. KAYDIN TERKİNİ 
            Madde 72  -  Eğer cemiyet sicille kaydolunmuş ise fesih ve infisah keyfiyeti, idare heyeti yahut hakim tarafından terkini kayıt için memuruna tebliğ olunur. 
 

ÜÇÜNCÜ FASIL 
TESİS 

            (A) TESİS 
            I. UMUMİYET İTİBARİYLE 
             Madde 73  -  Tesis, bir malın muayyen bir maksada tahsisidir. 

            II. TESİSİN ŞEKLİ 
            Madde 74 -  Tesis, resmi bir senetle yahut vasiyet tarikı ile vücut bulunur. Tesisin mahkeme siciline kaydi, tesis senedi müeddasına ve tesisi teftiş kendisine ait olan makamın talimatına göre icra olunur. 

            Bu kayıt tesisi idare edeceklerin isimlerini gösterir: 

            III. MİRASÇILARIN ALACAKLARIN DAVA HAKKI 
            Madde 75  -  Hibede olduğu gibi, tesis edenin mirasçıları ve alacakları tarafından, tesise itiraz olunabilir. 

            (B) TESİSİN ŞEKLİ 
            Madde 76  -  Tesis senedinde tesisin uzuvları ve sureti idaresi gösterilir. Bunlar kafi derecede gösterilmemiş olursa tesisi teftiş kendisine ait olan makam tarafından tedbirler yapılır. 

            Tesisi gayesine göre teşkil etmek mümkün olamazsa tesis eden itiraz etmedikçe veya tesis bağışlamada olduğu gibi vakfedenin mirasçıları ve alacaklıları tarafından vakfa itiraz olunabilir 

            TESİS 
            Madde 77 – Tesis; gayesine göre Devlet, vilayet, belediye,ve köyden hangisine taallük ediyorsa onun teftişine tabidir. 

            Teftiş makamı, tesis mallarının gayesine muvakıf surette sarfına nezaret eder. 

            TEFTİŞ 
            Madde 78 -  Vakıflar, Vakıflar Genel Müdürlüğünün teftişine tabidir. Teftiş makamı, vakıf senedi hükümlerinin yerine getirilip getirilmediğini, vakıf malların gayeye uygun surette ve tarzda idare ve sarf edilip edilmediğini denetler. 

            Teftişin tarzı ve nasıl yapılacağı, neticeleri ve bu kanuna göre kurulmuş olsun veya olmasın bilcümle vakıfların, Vakıflar Genel Müdürlüğüne ödiyecekleri teftiş ve denetleme masraflarına katılma payı, safi gelirin yüzde beşini geçmemek üzere, tüzük ile belli edilir. 

            GAYENİN TEBDİLİ 
            Madde 79 – Tesisteki gayenin mahiyet ve şumulü ; tesisi ile tesis edenin arzusu arasındaki tevafuku açıktan açığa izale edecek derecede tebeddül etmiş olursa İcra Vekilleri Heyeti ; teftiş makamının teklifi üzerine tesisin idare heyetinin tahriri mütaalasını aldıktan sonra, gayesini tebdil edebilir. Tesisin gayesini tehlikeye koyan vezaif ve şeraitin ilga veya tebdili dahi aynı hükümlere tabidir. 

            GAYENİN DEĞİŞTİRİLMESİ 
            Madde 80 – Hukuku amme ahkamı mahfuz kalmak üzere aile tesisleri ve ibatede müteallik bir hizmetin ifası için münhasıran diyani olan tesisler teftiş ve murakabeye tabi değildir. Mezkür tesislerin hukuku hususiyeye müteallik ihtilaflarının mercii halli, mahkemedir. 

            DAVA HAKKI VE KAYDIN TERKİNİ 
            Madde 81- Tesisin feshini, teftiş makamı veya her alakadar talep edebilir. Fesih, terkini kayıt için memuruna tebliğ olunur.