TÜRK KANUNU MEDENİSİ
İKİNCİ KİTAP
AİLE HUKUKU
 
BİRİNCİ KISIM
KARI KOCA
 
ÜÇÜNCÜ BAP
EVLENME
 
BİRİNCİ FASIL
NİŞANLANMA
            (A) NİŞANLANMA
            Madde 82 -  Nişanlanma, evlenmek vadiyle olur.

            Nişanlanma, kanuni mümessilleri tarafından muvafakat edilmedikçe küçük veya mahcuru ilzam etmez

            (B) HÜKÜMLERİ
            I. EVLENMEK İÇİN DAVA HAKKININ BULUNMAMASI
            Madde 83  -  Kanun, imtina eden nişanlıyı evlenmeye icbar için dava hakkı vermez ve evlenmekten imtina halinde tazminat verilmesi şart kılınmış ise bu şart muteber değildir.

            II. NİŞANI BOZMANIN NETİCESİ
            1- MADDİ TAZMİNAT
            Madde 84 -  Nişanlılardan biri, muhik bir sebep yok iken nişanı bozduğu veya iki taraftan birine atfedilecek bir kusur yüzünden nişan bozulduğu takdirde taksiri olan taraf; diğer tarafa, ana ve babasına veya bu hususta onlar gibi hareket eden sair kimselere hüsnü niyet ile ve nikahın icra olunacağı kanaati ile ihtiyar ettikleri masarife mukabil münasip bir tazminat vermeğe mecburdur.

            2- MANEVİ TAZMİNAT
            Madde 85 -  Bir taraf kendi kusuru olmaksızın nişanın bozulmasından şahsen fahiş bir surette mutazarrır olmuş ise, hakim onun zararı manevisini telafi için münasip bir tazminat hükmedebilir. Manevi tazminat davası; mirasçıya intikal etmez; şu kadar ki; miras açıldığı zaman iddia kabul edilmiş veya dava ikame olunmuş ise mirasçılara intikal eder.

            III. HEDİYELERİN İADESİ
            Madde 86 -  Nişanlılaradan her biri diğerine verdiği

            Hediyeler, aynen mevcut değil ise, karşılığı mal edinmeye dair
olan hükümlere tevfikan tazmin olunur.Nişan vefat nedeniyle bozulmuş ise istirdat davası asla yoktur.

            IV. MÜRURU ZAMAN
            Madde 87 -  Nişanlanmaktan mütevellit davalar, nişanın bozulduğu tarihten itibaren bir sene sonra sakıt olur.
 

İKİNCİ FASIL
EVLENMEYE EHLİYET VE MANİLER

            (A) EHLİYET ŞARTLARI
            I. YAŞ
            Madde 88 -  Erkek on yedi, kadın on yedi yaşını ikmal etmedikçe evlenemez.

            Şu kadar ki; hakim fevkalade hallerde ve pek mühim bir sebebe mebni on beş yaşını ikmal etmiş olan bir erkeğin veya kadının evlenmesine müsaade edebilir. Ana ve baba ve  vasi dinlenir.

            II. MÜMEYYİZ
            Madde 89 -  Evlenmeye, yalnız mümeyyiz olanlar ehildir. Akıl hastalıklarından birine müptela olan kimse asla evlenemez.

            III. KANUNİ MÜMESSİLLERİN RIZASI
            1- KÜÇÜKLER HAKKINDA
            Madde 90 -  Küçük, ana ve babasının veya vasisinin rızası olmadıkça evlenemez. Evlenmenin ilanı esnasında ana ve babadan yalnız biri velayeti haiz ise onun rızası kafidir.

            2- MAHCURLAR HAKKINDA
            Madde 91 -  Mahcur, vasisinin rızası olmadıkça evlenemez.

            Vasinin imtinaı takdirinde mahcur mahkemeye müracaat edebilir.

            (B) MANİLER
            I. HISIMLIK
            Madde 92 -  Aşağıdaki kimseler arasında evlenmek memnudur:

            1  -  Nesep sahih olsun olmasın usul ve füru arasında, ana baba bir veya baba bir yahut ana bir kardeşler arasında, bir kimse ile amuca, dayı, hala ve teyzesi arasında,

            2  -  Sıhriyet hısımlığını tevlit etmiş olan evlenme feshedilmiş veya vefat yahut boşanma ile zail olmuş ise bile karı ile kocanın usul ve füruu ve koca ile karının usul ve füruu arasında,

            3  -  Evlatlık ile evlatlık edinen ve bunlardan biriyle diğerinin koca veya karısı arasında,

            II. EVVELKİ EVLENME
            1- ALEHTLAK ZEVALİNİN İSPATI
            a) UMUMİYET İTİBARİYLE
            Madde 93 -  Tekrar evlenmek isteyen kimse, vefat veya boşanma ile yahut butlan hükmü ile evliliğinin zail olduğunu ispata mecburdur.

            b) GAİPLİK HALİNDE
            Madde 94 -  Gaipliğine hükmolunan kimsenin kocası veya karısı; evliliğinin feshine hükmetmedikçe evlenemez.

            Gaibin karı veya kocası evliliğin feshini gaiplik davası ile birlikte taleb edileceği gibi ayrıcada dava edilebilir. Boşanma hakkında usul burada dahi caridir.

            2- MÜDDETLER
            a) KADIN İÇİN
            Madde 95 -  Kocasının vefatı veya boşanma sebebiyle dul kalan yahut evliliğinin butlanına hükmedilen kadın; vefattan, boşanmadan veya butlan hükmünden itibaren üç yüz gün geçmedikçe tekrar evlenemez. Doğurmakla müddet biter.

            Kadının gebe kalması mümkün olmadığı veya boşanma ile ayrılmış olan karı ve koca tekrar birbirleriyle evlenmek istedikleri takdirde, hakim bu müddeti kısaltabilir.

            b) BOŞANAN KADIN
            Madde 96  -  Boşanma ile birbirinden ayrılmış olan karı ve koca, hakim tarafından tayin olunan memnuniyet müddeti içinde, tekrar evlenemez.

            Karı ve koca birbiriyle evlenmek isterlerse, bu müddet hakim tarafından kısaltılabilir.
 

ÜÇÜNCÜ FASIL
EVLENME İLANI VE AKDİ

            (A) İLAN
            I. EVLENME KARARINI BEYANIN TARZI
            Madde 97 -  Birbiriyle evlenecek erkek ve kadın, evlenme kararlarını, belediye reisine veya reisin evlenme işlerine memur ettiği belediye dairesindeki vekiline ve köylerde ihtiyar heyetine beyan edince, bu karar ilan olunur. İlan müddeti on beş gündür.

            Bu beyan, kendileri tarafından şifahen yapıldığı gibi imzaları musaddak olmak şartiyle tahriren de olur İlan için müracaat eden evlenecek erkek ve kadından her biri, hüviyet cüzdanını ve iktiza ediyorsa ana ve baba veya vasilerinin tahriri rızalarını ve karı veya kocanın vefat vesikasını yahut butlan ve boşanma ilamını belediye veya ihtiyar heyetine tevdi mecburdur.
 
            1 -  Yasanın, evlenme ilanı ve akdine ilişkin hükümlerinin 15.11.1984  -  3080 s . Yasaya aykırı hükümleri aynı yasa m.6 ile yür. kld.

            II. BEYAN VE İLANIN MERCİİ
            Madde 98 -  Beyan için, evlenecek erkeğin ikametgahı belediyesine müracaat olunur.

             Evlenecek erkek; ikametgahı ecnebi memlekette olan bir Türk ise, beyan için sicilinde mukayyet bulunduğu ve bu kayıt yok ise, pederinin mukayyet olduğu yerin belediyesine müracaat olunabilir.

            İlan; hem iki tarafın ikametgahlarında hem sicilinde mukayyet bulundukları ve bu kayıt yok ise pederlerinin mukayyet olduğu mahalde, belediyeler tarafından yapılır.

            III. İLAN TALEBİNİN REDDİ
            Madde 99 -  Beyan, usulü dairesinde yapılmaz veya evlenecek erkek ve kadından biri evlenmeye ehil olmazsa yahut evlenme için bir mani bulunursa ilan talebi redolunur.

            (B) İTİRAZ
            I. İTİRAZ HAKKI
            Madde 100  -  Alakadar olan her kimse evlenecek erkek ve kadından birinin evlenmeye ehil olmadığı veya evlenmek için kanuni bir mani bulunduğu iddiasiyle ilan müddeti için evlenmenin akdine itiraz edebilir.

            İtiraz, ilanı yapan belediyelerden her hangi birine tahriren vukubulur. Ehliyetsizlik veya kanuni bir mani bulunduğu iddiasına müstenit olmayan itirazlar, belediye reisi veya vekilince yahut ihtiyar heyetlerince nazara alınmaz.

            II. RESEN İTİRAZ
            Madde 101 -  Mutlak butlan sebeplerinden birinin vücudu halinde, müddeiumumilik makamı evlenmenin akdine resen itiraz ile mükelleftir.

            III. USULÜ MUHAKEME
            1- İTİRAZIN TEBLİĞİ
            Madde 102 -  İlan talebi kendisine vakı olan belediye reis veya vekili yahut ihtiyar heyeti; itirazı, ilan müddetinin hitamında evlenecek erkek ve kadından her birine derhal tebliğ eder. Bunlardan biri itirazın haksızlığını iddia ederse itiraz sahibi keyfiyetten hemen haberdar edilir.

            2- DAVA
            Madde 103 -  İtiraz sahibi itirazında ısrar ederse, ilan talebinin vakı olduğu mahal hakimi huzurunda evlenmenin menini dava edebilir.

            3- MÜDDETLER
            Madde 104 -  İtiraz ve haksızlığını iddia hususlariyle evlenmenin men’i davasının her birinin müddeti on gündür.

            Bu müddet; itiraz için ilan gününden, haksızlık iddiası için itirazın evlenecek erkek ve kadına tebliği gününden ve evlenmenin men’i davası için itiraz sahibinin haksızlık iddiasından haberdar edildiği günden itibaren başlar.

            (C) EVLENME AKDİ
            1- AHVALİ ŞAHSİYE MEMURLARI
            Madde 105 -  İlan talebi kendisine vakı olan belediyenin reisi yahut evlenme işlerine memur ettiği vekili veya ihtiyar heyeti, itiraz eden bulunmazsa, evlenecek erkek ve kadının talebi ile evlenmeyi akit veya ilanın icra olunduğuna dair bir vesika itası ile mükelleftir.

            Evlenmenin men’i davası ikame edilmediği veya reddedildiği takdirde dahi hüküm böyledir. İlan vesikası, evleneceklere vesika tarihinden itibaren altı ay içinde Türkiye’nin her tarafında belediye reislerinin yahut reislerin evlenme işlerine memur ettiği vekillerinin huzurunda evlenebilmek salahiyetini verir.

            2- MEMURUN İMTİNA
            Madde 106 -  Evlenmenin akdi için kendisine müracaat edilen belediye reisi yahut evlenme işlerine memur ettiği vekil veya ihtiyar heyeti, ilanın icrasına mani bir sebep görürse akdi icradan imtina ile mükelleftir. Üzerinden altı ay geçen ilanın hükmü kalmaz.

             3- AKDİN İLANSIZ İCRASI
            Madde 107 -  Evleneceklerden biri hasta olur ve kanuni müddetlere riayet halinde evlenmenin akdine imkan kalmamasından da korkulursa, belediyeye ve ihtiyar heyetine sulh mahkemesi tarafından müddetleri azaltmak hatta evlenmeyi ilansız akdetmek için, müsaade olunabilir

            II. EVLENME MERASİMİ
            1- ALENİYET
            Madde 108 -  Evlenme; Reşit iki şahit muvacehesinde belediye dairesinde veya heyeti ihtirariyede, belediye reisi veya reisin evlenme işlerine memur ettiği vekili veya muhtar tarafından alenen akdolunur.  Evleneceklerden birinin belediye veya heyeti ihtiyariyeye gelemiyecek derecede hastalığı tabip raporiyle tebeyyün ederse, evlenme başka bir yerde dahi akdolunabilir.

            2- MERASİMİN ŞEKLİ
            Madde 109 -  Evlendirmeye memur olanlar evleneceklerden her birine, birbiriyle evlenmek isteyip istemediklerini sorar; muvafakat cevapları üzerine evlenmenin her ikisinin rızasiyle kanunen akdedilmeş olduğunu beyan eder.

            III. EVLENME KAĞIDI VE DİNİ MERASİM
            Madde 110 -  Evlendirme memuru merasimin hitamı üzerine derhal karı ve kocaya bir evlenme kağıdı verir. Evlenme kağıdı ibraz edilmeden, evlenmenin dini merasimi yapılamaz. Bununla beraber evlenmenin tamamiyeti dini merasimin icrasına mütevakkıf değildir.

            (D) NİZAMNAMELER
            Madde 111 -  İlan ve evlenme merasimine ve evlenme sicillerine dair hükümler nizamname ile muayyendir.

DÖRDÜNCÜ FASIL
BATIL OLAN EVLENMELER

            (A)MUTLAK BUTLAN SEBEPLERİ
            I. ŞARTLARI
            Madde 112 - Aşağıdaki hallerde evlenme batıldır:

            1 -Karı kocadan biri evlenme merasiminin icrası zamanında evli ise,

            2 -Karı kocadan biri evlenme merasiminin icrası zamanında bir akıl hastalığı veya daimi bir sebep neticesi mümeyyiz değilse,

            3 -Karı koca arasında kanunen memnu bir derecede kan veya sıhriyet hısımlığı varsa.

            II. DAVA HAKKI
            Madde 113 - Butlan davası müddeiumumi tarafından resen ikame olunur.

            Alakadarlardan her biri dahi butlan davasını ikame edebilir.

            III. DAVA HAKKININ TAHDİDİ VEA NEZ'İ
            Madde 114 - Zail olan bir evlenmenin butlanı resen dava olunamaz. Fakat alakadarlardan her biri butlanı hüküm altına aldırabilir.

            Mümeyyiz olmamanın veya bir akıl hastalığı ile maluliyetin zevali halinde, evlenmenin butlanı ancak karı veya koca tarafından dava olunabilir.

            Evli iken yine evlenen bir kimsenin bu evlenmesine butlan hükmü verilmeden evvel, vefat ve sair sebeplerle evvelki evlenme zail olmuş olur ve yeni evlenmede de diğer taraf hüsnü niyet sahibi bulunursa butlana hükmolunamaz.

            (B) NİSBİ BUTLAN
            I. KARI KOCADAN BİRİNİN DAVA HAKKI
            1- TEMYİZ KUDRETİNDEN MAHRUMİYET
            Madde 115 - Evlenme merasiminin icrası zamanında geçici bir sebeple temyiz kudretinden mahrum bulunmuş olan karı veya koca evlenmenin feshini dava edebilir.

            2- HATA
            Madde 116 - Aşağıdaki hallerde karı kocadan biri evlenmenin feshini dava edebilir;

            1 -Evlenmeği hiç istemediği yahut karı ve kocası olan şahıs ile evlenmeği kasdetmediği halde hataen evlenmeye rızası olduğunu beyan etmiş ise,

            2 -Karı ve kocasında bulunmaması olunla birlikte yaşamağı kendisi için çekilmez bir hale koyacak derecede ehemmiyetli bir vasıf hakkında hataya düşerek evlenmiş ise.

            3- HİLE
            Madde 117 - Aşağıdaki hallerde karı kocadan biri evlenmenin feshini dava edebilir;

            1 -Karı veya koca diğerinin namus ve haysiyeti hakkında gerek bizzat onun tarafından, gerek onun malumatı ile üçüncü bir şahıs tarafından iğfal edilerek akde razı olmuş ise,

            2 -Davacının veya neslinin sıhhati için vahim bir tehlike arzeden bir hastalık kendisinden gizlenmiş ise.

            4- TEHDİT
            Madde 118 - Kendisinin veya yakini olan bir kimsenin hayat ve sıhhat veya namusuna karşı vahim ve o zamanda mevcut veya karip bir tehlike tehdidi altında evlenen karı veya koca, evlenmenin feshini dava edebilir.

            5- MÜRURU ZAMAN
            Madde 119 - Fesih davası, hak sahibinin fesih sebebine vukufu veya tehdidin zevali gününden itibaren altı ay ve her halde evlenmenden itibaren beş sene sonra müruru zamana uğrar.

            II. ANA VE BABA VEYA VASİNİN FESİH DAVASI
            Madde 120 - Evlenmeleri ana ve babalarının veya vasilerinin iznine mütevakkıf olanlar, bu izni almaksızın evlenirlerse, ana ve baba veya vasi feshi dava edebilir.

            Evlenmenin feshine hükmolunmazdan evvel karı koca, ana ve baba veya vasinin iznine muhtaç olmaktan kurtulur veya karı gebe kalırsa evlenme fesholunamaz.

            (C) BUTLANI MUCİP OLMAYAN NOKSANLAR
            I. EVLATLIK RABITASI
            Madde 121 - Evlatlık edinme sebebiyle evlenmeleri kanunen memnu olan kimselerin, evlenmesi fesholunamaz. Evlenme ile, evlatlık hükmü kalmaz.

            II. MÜDDETLERE RİAYETSİZLİK
            Madde 122 -  Kanuni ve kazai müddetler içinde evlenmesi memnu olan kimsenin bu müddetler geçmezden evvel tekrar evlenmiş olması, evlenmenin feshine sebep olmaz.

            III. ŞEKİL NOKSANI
            Madde 123 - Belediye reisi veya vekili veya köylerde ihtiyar heyeti huzurunda akdedilmiş olan evlenme, kanuni şekillere riayet edilmemiş olması sebebi ile fesholunamaz.

            (D) BUTLAN KARARI
            I. UMUMİYET İTİBARİYLE
            Madde 124 - Evlenmenin butlanı, ancak hakimin karariyle hüküm ifade eder.

            Evlenme, mutlak bir butlan ile malul olsa bile hakimin kararına kadar sahih bir evlenmenin bütün hükümlerini haizdir.

            II. BUTLANIN HÜKÜMLERİ
            1- ÇOCUKLAR
            Madde 125 - Feshine hükmolunan bir evlenmeden doğan çocukların nesebi, baba ve anaları hüsnü niyet sahibi olmasalar bile sahihtir. ,

            Çocuklar ile ana ve baba arasındaki haklar ve borçlar, boşanma hükümlerine tabidir.

            2- KARI, KOCA
            Madde 126 - Hüsnü niyetle evlenen kadın, feshine hükmedilmiş olsa bile evlenme ile iktisab ettiği vaziyeti muhafaza eder; fakat evlenmeden evvelki aile ismini tekrar alır.

            Karı koca emvalinin tasfiyesi karı veya koca tarafından talep olunan maddi veya manevi tazminat ve nafaka; boşanmadaki hükümlere tabidir.

            (H) MİRASÇILARIN HAKKI
            Madde 127 - Evlenmedeki fesih davası mirasçılara intikal etmez. Ancak ikame edilmiş davaya mirasçılar devam edebilirler.

            (V) SALAHİYET VE USULÜ MUHAKEME
            Madde 128 - Evliliğin feshi davasında salahiyet ve usulü muhakeme boşanmadaki hükümlere tabidir.
 

DÖRDÜNCÜ BAP
BOŞANMA
            (A) BOŞANMA SEBEPLERİ
            I. ZİNA
            Madde 129 - Karı kocadan her biri, diğerinin zina etmesi sebebiyle boşanma davasında bulunabilir. Davaya hakkı olan karı veya kocanın, boşanılma sebebine muttali olduğu günden itibaren altı ay ve her halde zinanın vukuu tarihinden itibaren beş sene geçmesiyle boşanma davası sakıt olur.

            Af halinde dava mesmu olmaz.

            II. CANA KAST,PEK FENA MUAMELELER
            Madde 130 -Karı kocadan her biri, diğeri tarafından hayatına kasdedilmesi veya kendisine pek fena muamelede bulunulması sebebiyle boşanma davası ikame edebilir.

            Davaya hakkı olan karı ve kocanın, sebebine muttali olduğu günden itibaren altı ay ve her halde mezkur sebebin vukuundan beş sene geçmesiyle boşanma davası sakıt olur.

            Af halinde dava mesmu olmaz.

            III. CÜRÜM VE HAYSİYETSİZLİK
            Madde 131 - Karı kocadan her biri, terzil edici bir cürüm işleyen yahut kendisiyle birlikte yaşamağı çekilmez bir hale koyacak derecede haysiyetsiz bir hayat süren diğeri aleyhine her zaman boşanma davası ikame edebilir.

            IV. TERK
            Madde 132 - Karı kocadan biri, evlenmenin kendisine tahmil ettiği vazifeleri ifa etmemek maksadiyle diğerini terkettiği veya muhik bir sebep olmaksızın evine dönmediği takdirde, ayrılık en az üç ay sürmüş ve devam etmekte bulunmuş ise diğeri boşanma davasında bulunabilir. Davaya hakkı olan tarafın talebi ile hakim, diğer tarafa bir ay zarfında evine avdet etmesini ihtar eder. Bu ihtar icabında ilan tarikiyle yapılır. Şu kadar ki boşanma davasını ikame için muayyen müddetin ikinci ayı hitam bulmadıkça ihtar talebinde bulunulamaz ve ihtar vukuunda bir ay bitmeden dava ikame olunamaz.

            V. AKIL HASTAALIĞI
            Madde 133 - Karı kocadan biri üç senedenberi devam eden bir akıl hastalığına düçar olup ta bu hastalık müşterek hayatın devamını diğer taraf için çekilmez hale koymuş ve şifası kabil olmadığı dahi ehli hibre tarafından tasdik edilmiş bulunursa o taraf, her zaman boşanma davasında bulunabilir.

            VI. İMTİYZAÇSIZLIK
            Madde 134 - Evlilik birliği,müşterek hayatın çekilmez bir hale gelmesini mucip olacak derecede şiddetli bir geçimsizlik baş gösterdiği takdirde karı kocadan her biri, boşanma davasında bulunabilir.

            Eğer geçimsizlik iki taraftan birine daha ziyade kabili isnat ise boşanma davasını ikame hakkı ancak diğer tarafa aittir. eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

           (B) DAVA
            I. MEVZUU
            Madde 135 - Boşanma davasının ikameye hakkı olan taraf; dilerse boşanma, dilerse ayrılık isteyebilir.

            II. SALAHİYET
            Madde 136 - Salahiyettar hakim davacının ikametgahı hakimidir.

            III. MUVAKKAT TEDBİRLER
            Madde 137 - Hakim davanın ikamesini mütaakıp lazım gelen ve bilhassa kadının iskan ve infakına ve karı kocanın mali münasebetlerine ve çocukların muhafazasına mütaallik muvakkat tedbirleri ittihaz eder.
 
           (C) HÜKÜM
            I. BOŞANMA VEYA AYRILIK
            Madde 138 - Boşanma sebeplerinden biri sabit olunca hakim, ya boşanmaya veya ayrılığa hüküm ile mükelleftir.

            Dava yalnız ayrılığa dair ise, boşanmaya hükmolunamaz. Dava boşanmaya dair olup karı kocanın barışmaları ihtimali bulunduğu takdirde, ayrılığa hükmedilebilir.

            II. AYRILIK MÜDDETİ
            Madde 139 - Ayrılığa bir seneden üç seneye kadar bir müddet için hükmedilir. Tayin olunan müddetin hitamında tefrik kendiliğinden nihayet bulur.  Fakat karı koca bu müddet içinde barışmamışlarsa, iki taraftan her biri boşanma talebinde bulunabilir.

            III. AYRILIĞIN HİTAMINDA VERİLECEK HÜKÜM
            Madde 140 - Ayrılık hükmünde muayyen müddetin hitamında bu hükme esas olan hadiseler münhasıran talibin aleyhine bulunmadıkça karı kocadan yalnız birisi tarafından talebedilmiş olsa bile, boşanmaya hükmedilir.

            Bununla beraber diğer taraf müşterek hayata avdetten imtina ederse, ayrılık hükmüne esas olan hadiseler münhasıran talip aleyhine olsa bile, yine boşanmaya hükmolunur.

            Hüküm, ayrılık davasının muhakemesi esnasında tahukkuk eden ve ayrılıktan sonra hadis olan ahval nazara alınmak suretiyle verilir.

            IV. BOŞANMA İLE AYRILAN KADININ AHVALİ ŞAHSİYESİ
            Madde 141 - Boşanan kadın, evlenme ile iktisab ettiği şeraiti muhafaza eder, şu kadar ki evlenmeden evvel taşıdığı aile ismini tekrar alır. Eğer kadın evlenmenin hini akdinde dul idiyse, kendi aile ismini taşımasına boşanma hükmü ile birlikte müsaade edilebilir.

            V. MEMNUİYET MÜDDETİ
            Madde 142 - Boşanma hükmünde kabahatli olan tarafın yeniden evlenememesi için hakim, bir seneden fazla olmamak üzere bir müddet tayin eder.

            VI. BOŞANMA HALİNDE TAZMİNAT
            1- MADDİ VE MANEVİ
            Madde 143 - Mevcut ve hatta muntazar bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kabahatsız karı veya kocanın, kabahatli olan taraftan münasip maddi bir tazminat talebine hakkı vardır.

            Bundan başka boşanmaya sebebiyet vermiş olan hadiseler kabahatsiz karı veya kocanın şahsi menfaatlerini ağır bir suretle haleldar etmiş ise, hakim manevi tazminat namiyle muayyen bir meblağ dahi hükmedebilir.

            2- NAFAKA
            Madde 144 - Kabahatsiz olan karı yahut koca, boşanma neticesi olarak büyük bir yoksulluğa düşerse, diğeri boşanmaya sebebiyet vermemiş olsa dahi kudreti ile mütenasip bir surette bgir sene müddetle nafaka itasına mahküm edilebilir.

            3- İRAT
            Madde 145 - Bir mukavele veya hüküm ile kendisine maddi ve manevi tazminat ve nafaka olarak bir irat tahsis edilmiş olan karı veya koca, yeniden evlenirse bu irat kat' olunur. Yoksulluğu sebebiyle kendisine nafaka tayin edilmiş olan karı veya kocanın yoksulluğu zail olmuş veya hissolunacak derecede azalmış ise, borçlunun talebi üzerine nafaka miktarının nazaran azaldığı surette dahi aynı hüküm caridir.

            VII. MALLARIN TASFİYESİ
            1- BOŞANMA HALİNDE
            Madde 146 - Karı koca, mallarının idaresi hakkında hangi usulü kabul etmiş olursa olsun boşanma vukuunda her biri kendi şahsi emvalini geri alır. Husule gelmiş olan ziyade, kabul ettikleri usulün hükümlerine tevfikan aralarında, taksim olunur. Zuhur eden noksan, karısı tarafından sebebiyet verildiğini ispat etmedikçe kocaya aittir.

            Boşanan karı koca, birbirinin kanuni mirasçısı olamaz ve evlenme mukavelesi ile veya boşanmadan evvel yapılmış ölüme bağlı bir tasarruf ile temin olunan menfaatleri zayi eder.

            2- AYRILIK HALİNDE
            Madde 147 - Ayrılık vukuunda hakim ayrılığın müddetine, karı ve kocanın vaziyetlerine göre mallarının idaresi hakkında kabul ettikleri usulün feshini veya ipkasını emreder. Fakat karı ve kocadan biri tarafından talep vukuunda hakim mallarını ayırmakla mükelleftir.

            VIII. ANA VE BABANIN HUKUKU
            1.HAKİMİN TAKDİR HAKKI
            Madde 148 - Boşanma veya ayrılık vukuunda, hakim, ana ve babayı dinledikten sonra hakkı velayetin kullanılmasına ve ana ve baba ile çocuklar arasındaki şahsi münasebetlere dair iktiza eden tedbirleri ittihaz eyler.

            Çocuk kendisine tevdi edilmemiş olan taraf, kudretine göre onun infak ve terbiye masraflarına iştirak ile mükelleftir;

            Çocuk ile icabi hale muvafık surette şahsi münasebatta bulunmak hakkını da haizdir.

            2-YENİ HADİSELER
            Madde 149 - Ana veya babanın başkasiyle evlenmesi, başka bir yere gitmesi, ölümü gibi bir halin tahaddüsünde hakim, resen veya ana ve babadan birinin talebi üzerine hadisenin iktiza ettirdiği tedbirleri ittihaz eyler.

            (D)BOŞANMA VE USULÜ MUHAKEMESİ
            Madde 150 - Boşanma ve ayrılık davalarında, hakim, aşağıdaki kaidelere riayetle mükelleftir:

            1 -Hakim, boşanma veya ayrılık için sebep gösterilen hadiseleri mevcudiyetlerine vicdanen kani olmadıkça sabit addedemez.

            2 -Bu hadisler hakkında gerek resen gerek iki tarafın talebi ile yemin teklif olunamıyacağı gibi yemin makamına kaim beyanatta bulunulması dahi istenilemez.

            3 -İki tarafın bu bapta sebkedecek her türlü ikrarları dahi hakimi takyit etmez.

            4 -Hakim beyyinatı serbestçe takdir eder.

            5 -Boşanma veya ayrılığın fer’i hükümlerine dair iki taraf arasında akdedilen mukavelat, hakimin tasdikına iktiran etmedikçe muteber olmaz.
 

BEŞİNCİ BAP
EVLENMENİN UMUMİ HÜKÜMLERLERİ

            (A) HAKLAR VE VAZİFELER
            I. KAR VE KOCANIN
            Madde 151 - Evlenme merasiminin icrasiyle, evlilik birliği vücut bulur.

            Karı koca yekdiğerine karşı bu birliğin saadetini müttehhiden temin ve çocukların iaşe ve terbiyesine beraberce ihtiman etmek hususlarını iltizam etmiş olurlar.

            Karı koca, birbirine sadakat ve müzaharetle mükelleftir

            II. KOCANIN
            Madde 152 - Koca, birliğin reisidir.

            Evin intihab: karı ve çocukların münasip veçhile iaşesi, ona aittir.

            III. KARININ
            Madde 153 - Karı, kocasının aile ismini taşır.

            Kadın, müşterek saadeti temin hususunda gücü yettiği kadar kocasının muavin ve müşaviridir. Eve, kadın bakar.

            (B) BİRLİĞİN TEMSİLİ
            1- KOCA TARAFINDAN
            Madde 154 - Birliği koca temsil eder. Mallarını idare hususunda karı koca hangi usulü kabul etmiş olursa olsun koca, tasarruflarından şahsen mesul olur.

            II. KARI TARAFINDAN
            1- HAKLARI
            a) MEVZUU
            Madde 155 - Evin daimi ihtiyaçları için koca gibi kadın dahi birliği temsil hakkını haizdir. Karının üçüncü şahıslar tarafından malum olabilecek surette salahiyetini tecavüz etmeyen tasarruflarından koca mesuldür.

            b) NEZİİ
            Madde 156 - Karı, Kanunen haiz olduğu temsil salahiyetini sui istimal eder yahut kullanmaktan aciz olursa koca, bu salahiyeti kendisinden tamamen veya kısmen nezedebilir.

            Bu nezi katibi adil marifetiyle ilan edilmedikçe hüsnü niyet sahibi üçüncü şahıslara karşı hüküm ifade etmez.

            c) SALAHİYETİN İADESİ
            Madde 157 - Hakim, karının talebi üzerine nez’in sebepsiz olduğunu ispat etmesi şartiyle salahiyetini iade eder.

            Nezi ilan edilmiş ise iade kararı dahi ilan olunur.

            2-SALAHİYETİN TEVSİİ
            Madde 158 - Koca sarahaten veya zımnen izin verilmedikçe karı, kanunen haiz olduğu temsil salahiyetini, tecavüz edemez.

            (C) KARININ MESLEK VEYA SANATI
            Madde 159 – Karı koca mallarını idare etmek için hangi usulü kabul etmiş olursa olsun karı, kocanın sarahaten veya zımnen müsaadesi ile bir iş veya sanat ile iştigal edebilir.

            Kocanın izninden imtinaı halinde, karı, kendisinin bir iş veya bir sanat ile iştigal etmesi birliğin veya bütün ailenin menfaati icabı olduğunu ispat ederse bu izin, hakim tarafından verilebilir. Koca, karısını bir iş veya sanat ile iştigalden menettiği takdirde keyfiyet katibi adil marifetiyle ilan edilmedikçe hüsnü niyet sahibi üçüncü şahıslara karşı hüküm ifade etmez.

            (D) HUSEMET EHLİYETİ
            Madde 160 - Karı ve koca, mallarını idare için hangi usulü kabul etmiş olursa olsun karı husumet ehliyetini haizdir. Şu kadar ki emvali şahsiyesi hakkında üçüncü şahıslar ile mütehaddis davalarda karıyı, koca temsil ile mükelleftir.

            (H) BİRLİĞİN SİNAYETİ
            I- UMUMİYET İTİBARİYLE
            Madde 161 - Karı kocadan biri; aile vazifelerini ihmal eder yahut diğerini tehlikeye, hacalete veya zarara maruz bırakırsa müteessir olan taraf hakimin müdahalesini talep edebilir.

            Hakim, kabahatli olan tarafa vazifelerini ihtar eder ve bu ihtar semeresiz kalırsa birliğin menafiini sıyaneten kanunda muayyen tedbirler ittihaz eyler.

            II. MÜŞTEREK HAYATIN TATİLİ
            Madde 162 - Karı kocadan her biri, müşterek hayatın devamı yüzünden, sıhhati, şöhreti veya işinin terakkisi ciddi surette tehlikeye düştüğü müddetce ayrı bir mesken edinebilirler.

            Boşanma veya ayrılık davası ikame edildikten sonra karı kocadan her biri, dava devam ettikce, diğerinden ayrı yaşamak hakkını haizdir.

            Karı kocadan biri talebeder ve ayrı yaşamak keyfiyeti haklı olursa, hakim hangisi tarafından diğerinin iaşesi için ne miktar muavenette bulunulacağını tayin eder.

            III. KARI KOCANIN BORÇLULARINA AİT TEDBİRLER
            Madde 163 - Koca aile vazifelerini ihmal ederse karı kocanın mallarını idare hususunda kabul ettikleri usul ne olursa olsun hakim, karı ve kocanın borçlularına borçlarının tamamını veya bir kısmını karıya ödemelerini emreder.

            IV.KAZAİ TEDBİRLERİN MÜDDETİ
            Madde 164 - Hakim tarafından alınan tedbirler; sebeplerinin zevali halinde karı kocadan birinin talebi ile refolunur.

            V. CEBRİ İCRA
            1- UMUMİ KAİDELER
            Madde 165 - Karı koca, evlenmenin devamı müddetince kanunen muayyen haller haricinde yekdiğerine karşı cebri icra talebinde bulunamaz.

            Kanunen cebri icra caiz olan hallerde dahi karı kocadan birinin diğer taraf yüzünden uğradığı ziyan o taraf hakkında iflas veya semeresiz kalan hacizde cari mahrumiyetleri müstelzim olmaz.

            2-İSTİSNALAR
            a) KARI KOCADAN BİRİ BORÇLU İSE
            Madde 166 - Karı kocadan biri aleyhine bir üçüncü şahıs tarafından icra takibatına başlanmış olursa, diğeri kendi hakkından dolayı hacze veya iflas masasına iştirak edebilir.

            b)KARI KOCADAN BİRİ ALACAKLI İSE
            Madde 167 - Karı veya kocadan biri haciz suretiyle takibata düçar olup da malları borcunu ifaya kafi gelmediği takdirde, diğerindeki alacakları muacceliyet kesbeder ve haczedilebilir.

            Karı kocadan birinin iflası halinde diğerindeki alacakları iflas masasına dahil olunur.

            c) MAL AYRILIĞI İLE İAŞE BEDELLERİNİN TAHSİLİ HALİNDE
            Madde 168 - Kanuni veya kazai mal ayrılığının tenfizi için her zaman cebri icra talep olunabilir. Hakim karariyle karı kocadan birine iaşe için muayyen muvanet miktarının tahsili hakkında dahi bu hüküm tatbik olunur.

            (V) KARI KOCA ARASINDAKİ HUKUKİ MUAMELELER VE KOCA LEHİNE İCRA OLUNAN MUAMELELER
            Madde 169 - Karı koca arasında her nevi hukuki tasarruf caizdir. Karının şahsi mallarına veya mal ortaklığı usulüne tabi mallara dair karı koca arasındaki hukuki tasarruflar, sulh hakimi tarafından tasdik olunmadıkça muteber olmaz.

             Koca menfaatine olarak karı tarafından üçüncü şahsa karşı iltizam olunan borçlar için dahi hüküm böyledir.
 

ALTINCI BAP
ESASLAR
BİRİNCİ FASIL
KARI KOCA MALLARININ İDARESİ

            (A)KANUNİ USUL
            Madde 170 - Karı koca, evlenme mukavelenamesi ile kanunda muayyen diğer usullerden birini kabul etmedikleri takdirde veya kabul edipte kanunda gösterilen sebeplerden birinin hüdusu halinde, aralarında mal ayrılığı cereyan eder.

            (B) AKDİ USUL
            I.USUL İNTİHABI
            Madde 171 - Evlenme mukavelesi evlenme merasiminden evvel veya sonra yapılabilir. İki taraf, mukavelelerinde bu kanunda gösterilen usullerden birini kabule mecburdurlar. Evlenmeden sonra yapılan mukavele karı kocanın malları üzerinde başkalarının haiz olduğu hakları ihlal edemez.

            II.İKİ TARAFIN EHLİYETİ
            Madde 172 - Evlenme mukavelesini akit veya tadil yahut feshetmek isteyen kimsenin, temyiz kudretini haiz olması şarttır. Küçük ile mahcurun kanuni mümessilleri tarafından mezun kılınmaları lazımdır.

            III. EVLENME MUKAVELESİNİN ŞEKLİ
            Madde 173 - Evlenme mukavelesini akdi veya tadili ve feshi resmi şekilde olmak ve iki taraf ile kanuni mümessilleri tarafından imza edilmek lazımdır.

            Evliliğin devamı sırasında yapılan evlenme mukaveleleri mahkemenin de tasvibine iktiran etmek lazımdır.

            Evlenme mukavelesi, tesciline mütaallik hükümler dairesinde iki taraftan başkasına karşı müessir olur.

            ( C) FEVKALDE USUL
            I.AKDİ USULÜN KENDİLİĞİNDEN MAL AYRILIĞINA İNKILABI
            Madde 174  - Karı koca, mukavele ile başka bir usul kabul etmiş olsalar bile birinin iflasından müflisin veya diğer tarafın alacaklıları zarar gördükleri surette mal ayrılığı usulü tatbik olunur.

            II. AKDİ USULÜN HAKİMİN HÜKMÜYLE MAL AYRILIĞINA İNKİLABI
            1-KARININ TALEBİ ÜZERİNE
            Madde 175  - Karı koca, mukavele ile başka bir usul kabul etmiş olsalar bile karının talebi üzerine aşağıdaki hallerde mal ayrılığına hükmolunur:

            1 -Koca karısının ve çocuklarının infak ve iaşesini ihmal ederse,

            2 -Karının şahsi malları için istediği teminatı vermezse,

            3 -Kocanın veya mal ortaklığı usulünde ortalığın borç ödemekten aczi sabit olursa.

            2-KOCANIN TALEBİ ÜZERİNE
            Madde 176  - Karı koca, mukavele ile başka bir usul kabul etmiş olsalar bile kocanın talebi üzerine aşağıdaki hallerde mal ayrılığına hükmolunur:

            1 -Karının borcunu ödemekten aczi sabit olursa,

            2 -Ortaklığa veya birliğe giren mallar üzerinde koca tarafından yapılabilmesi kanuna veya akde göre kadının iznine bağlı olan tasarruflar için karı sebep olmaksızın muvafakattan imtina ederse,

            3 -Karı, şahsi malları için teminat isterse.

            3- ALACAKLILARIN TALEBİ İLE
            Madde 177  - Karı kocadan biri aleyhinde yapılan hacizde zarar gören alacaklıların talebi üzerine mal ayrılığına hükmolunur.

            III. MAL AYRILIĞININ MEBDEİ
            Madde 178  - İflastan dolayı yapılan mal ayrılığı borç ödemekten aciz olmanın sübutiyle başlar ve iflas kararından sonra karı ve kocanın miras sebebiyle veya diğer bir suretle kazandıkları mallar ayrılık usulüne tabi olur.

            Mahkemenin mal ayrılığına dair olan ilamının hükmü mal ayrılığının talep edildiği günden başlar.

            İflas veya hüküm neticesi olan mal ayrılığı tescil edilmek üzere katibi adile doğrudan doğruya tebliğ olunur.

            IV. MAL AYRILIĞININ HİTAMI
            Madde 179  - İflas ile veya haciz halinde zarar dolayısiyle mal ayrılığı borçlu olan karı veya koca tarafından yalnız alacaklıların alakası kesilmekle nihayet bulmaz.

            Şu kadar ki; hakim, karı kocadan birinin talebi üzerine kendilerinin tabi olduğu eski usulün iadesine karar verebilir. Ve bu karar tescil edilmek üzere katibi adle doğrudan doğruya tebliğ olunur.

            (D) USULÜN TEBEDDÜLÜ
            I.ALACAKLILARIN HAKLARININ TESİRİ
            Madde 180  - Karı koca arasında vukubulan tasfiye muameleleri ve mevcut usuldeki tebeddüller karı veya kocadan birinin veya ortaklığın alacaklılarını, üzerlerinden haklarını alabilecekleri mallardan mahrum bırakamaz.

            Bu kabil mallar kendisine geçen karı veya koca, alacaklıların alacaklarını şahsan ödemeğe mecburdur; şu kadar ki kendisine geçen malların matluba kifayet etmediğini ispat ederse fazlasından beri olur.

            Kocanın iflas masasına veya aleyhine yapılan hacze iştirakinden dolayı karının elde ettiği mal hakkında aynı zamanda kendisinin de alacaklısı olmadıkça kocanın alacaklıları dava edemezler.

            II.MAL AYRILIĞI HALİNDE TASFİYE
            Madde 181  -Karı koca, mukavele ile başka bir usul kabul etmiş olup ta evliliğin devamı esnasında akit veya diğer bir sebeple mal ayrılığı vukuunda alacaklıların hakları mahfuz kalmak şartiyle karı kocadan her biri kendi mallarını geri alır.

            Mal ayrılığından evvel husule gelmiş olan ziyade, mevcut usule göre aralarında taksim olunur; vukua gelen noksan, karısının sebebiyet verdiğini ispat etmedikçe kocaya aittir. Karı tasfiye sırasında kocanın tasarrufunda kalan malları için dahi teminat talep edebilir.

            (H) MAHFUZ MALLAR
            I.TESİS
            1- UMUMİYET İTİBARİYLE
            Madde 182  - Karı koca arasında mal ortaklığı veya birliği cari olduğu takdirde her iki tarafın ortaklık veya birlikten hariç kalacak malları evlenme mukavelesi ile veya kanun ile ve üçüncü şahıs tarafından yapılan teberrularda teberru edenin arzusu ile taayyün eder. Bu suretle hariç kalan mallara mahfuz mallar denir. Karı kocadan birinin mahfuz miras hissesi mahfuz malları arasına konulamaz.

            2-KANUNUN HÜKMÜ İLE
            Madde 183  - Aşağıdaki mallar kanunen mahfuz mallardandır:

            1 -Karı kocadan her birinin zati eşyası,

            2 -Karının iş veya sanatının icrasına yarayan malları,

            3 -Karının ev işleri haricindeki çalışmasının mahsulü.

            II. HÜKÜMLERİ
            Madde 184  - Mahfuz mallar, karının aile masraflarına iştiraki hususunda mal ayrılığı hükümlerine tabidir.

            III. İSPAT
            Madde 185  - Karı kocadan biri, bir malın mahfuz mallardan olduğunu iddia ettiği surette davasını ispata mecburdur.
 

İKİNCİ FASIL
MAL AYRILIĞI

            (A) MÜLKİYET, İDARE, İNTİFA HAKLARI
            Madde 186  - Karı kocadan her birinin bütün mallarının mülkiyet ve idare ve intifa haklarını muhafaza etmesine, mal ayrılığı denir.

            Karı, mallarının idaresini kocasına bırakmış olduğu takdirde evliliğin devamı müddetince hesap sormaktan vaz geçtiği ve mallarının bütün gelirini ev masrafına karşı kocasına bıraktığı farzolunur.

            Karı, kocasına bıraktığı idare hakkını her zaman geri alabilir ve geri almak hakkını iskat etmesi muteber değildir.

            (B) BORÇLAR
            I.UMUMİYET İTİBARİYLE
            Madde 187  - Mal ayrılığı usulünde koca, evlenmeden evvelki borçlarından ve evliliğin devamı sırasında gerek kendisi gerek evlilik birliğinin mümessili sıfatiyle edilen borçlardan şahsan mesuldür.

            Karı, borcunu ödemekten aciz kalan kocası veya kendisi tarafından aile masrafları için edilen borçlardan mesuldür.

            II.HACİZ HALİNDE
            Madde 188  - Karı, mallarının idaresini kocasına bırakmış olsa bile ne kocasının iflasında ne de kocası aleyhinde konulan hacizde kendi alacaklarından dolayı hiç bir imtiyaz iddiasında bulunamaz.

            III. GELİR VE KAZANÇ
            Madde 189  - Karı kocadan her birinin mallarının geliri ve kendi kazançları, kendisine aittir.

            (C ) KARI KOCANIN MASRAFA İŞTİRAKİ
            Madde 190  - Koca, karısının münasip bir derecede aile masrafına iştirakini isteyebilir. İştirakin miktarında ihtilaf ederlerse her biri iştirak miktarının tesbit edilmesini, mahkemeden isteyebilir.

            Karının bu suretle iştiraki kocanın hiç bir vakitte iade ve tazmin mükellefiyetini icabetmez.
 

ÜÇÜNCÜ FASIL
MAL BİRLİĞİ
            (A) MÜLKİYET
            I.BİRLİĞE DAHİL MALLAR
            Madde 191  - Karı koca, evlilik mukavelesiyle mal birliği usulünü kabul edebilirler. Bu usul kabul edildiği takdirde, evlilik mukavelesinde birliğe dahil olmayacakları tasrih edilenler müstesna olmak üzere evlenme zamanında her birinin malik olduğu ve evliliğin devamı sırasında iktisap eylediği bütün mallar birliğe dahil olur.

            II. BİRLİĞE İTHALİ CAİZ OLMAYAN MALLAR
            Teberru tarikiyle iktisab edilmiş olup ta birlikten hariç kalması teberru edenin arzusu muktezası olan yahut kanunen mahfuz mallardan addedilen mallar, birliğe ithal edilemez.

            III. KARI KOCANIN ŞAHSİ MALLARI
            Madde 192  - Birliğe dahil olup ta evlenme zamanında karının malı bulunan yahut evlliğin devamı sırasında miras veya ıvazsız iktisap tariklerinden biriyle kendisine intikal eden malların mülkiyeti, karıya aittir. Bu mallara, karının şahsi malları denir. Koca, kendi şahsi mallarının ve karının şahsi malları hariç olmak üzere birliğe dahil diğer bütün malların mülkiyetine sahiptir. Mahfuz mallara mütaallik hükümler müstesna olmak üzere karısının geliri edası lazım olduğu tarihten ve şahsi mallarının tabii hasılatı toplandıkları zamandan itibaren kocasının mülkü olur.

            IV. BEYYİNELER
            Madde 193  - Bir malın karının şahsi mallarından olduğunu iddia eden karı veya koca, davasını ispata mecburdur. Evliliğin devamı sırasında karının şahsi mallarını istibdal suretiyle iktisabedilen mallar, karının şahsi malı olur.

            V. MÜFREDAT DEFTERİ
            1-ŞEKLİ, KUVVEİ İSPATİYESİ
            Madde 194  - Karı ve koca, her zaman şahsi mallarının katibi adil marifetiyle bir defterinin yazılmasını isteyebilirler. Şahsi mallarının birliğe dahil oldukları tarihten itibaren altı ay zarfında tutulmuş olan resmi defter, hilafı sabit olmadıkça muteberdir.

            2- KIYMET TAKDİRİNİN HÜKMÜ
            Madde 195  - Tutulan defter, şahsi malların takdir olunan kıymetlerini de ihtiva ediyor ise bu mallarda veya kıymetlerinde vukua gelen zamanı mucip noksanların karı ve koca arasında karşılıklı tazmininde bu kıymetler esas tutulur.

            (B) İDARE VE İNTİFA VE TASARRUF SALAHİYETİ
            I. İDARE
            Madde 196- Birliğe giren malları koca idare eder ve idare masrafı kendisine ait olur.

            Karı ancak evlilik birliğini temsildeki salahiyeti nisbetinde idare hakkını haizdir.

            II.İNTİFA
            Madde 197  - Koca, karısının şahsi mallarından intifa hakkını haiz ve bu cihhetten ayniyle bir intifa hakkı sahibi gibi mesuldür.

            Resmi müfredat defteri ile kıymet takdir edilmiş olması bu mesuliyeti artırmaz. Karının parası, misliyattan olan diğer malları ve hamile muharrer esham ve senetleri kocanın mülkiyetine geçer ve koca bunların kıymetini borçlu olur.

            III. BİRLİĞE DAHİL MALLARDA TASARRUF HAKKI
            1 -KOCANIN
            Madde 198  - Koca, kendi mülkiyetine geçmemiş olan karıya ait şahsi mallarda alelade idari muamelat müstesna olmak üzere karısının rızası olmaksızın tasarruf edemez. Şu kadar ki rızanın verilmediğini bilenler veya bilmesi lazım gelenler yahut kadına aidiyetine herkesin anlayabileceği mallar üzerinde vakı tasarrufta alakadar olanlar müstesna olmak üzere bu rıza üçüncü şahıslar lehine mevcut addolunur.

            2- KARININ
            a) UMUMİYET İTİBARİYLE
            Madde 199  - Karı, Birliği temsildeki salahiyeti nisbetinde birliğe dahil olan mallarda tasarruf edebilir.

            b) MİRASIN REDDİ
            Madde 200  - Kadın, bir mirası ancak kocasının rızasiyle reddebilir. Koca, razı olmazsa karı sulh mahkemesine müracaat edebilir.

            ( C) KARIYA TEMİNAT İTASI
            Madde 201  - Koca, karısının şahsi mallarının ne halde bulunduğuna dair kendisinden her zaman isteyebileceği izahatı vermekle mükelleftir.

            Karı, bu mallar hakkında her zaman kocasından teminat talep edebilir.

            Kocanın borcunu ödemekten aczi tahakkuk eder veya iflasına hükolunursa aczin tahakkuku veya hükmün suduru tarihinden evvelki altı ay içinde karıya verilen teminatın iptali, alacaklılar tarafından talep olunabilir.

            (D) BORÇLAR
            I. KOCANIN MESULİYETİ
            Madde 202  - Koca, atideki borçlardan mesuldür:,

            1- Kendisinin evlenmeden evvelki borçlarından.

            2- Kendisinin evliliğin devamı sırasındaki borçlarından.

            3- Karı tarafından evlilik birliğini mümessili sıfatiyle edilen borçlardan

            II. KARININ MESULÜYETİ
            1- BÜTÜN EMVALİYLE
            Madde 203  - Mal birliği usulünün kocaya verdiği haklar nazarı itibara alınmaksızın karı atideki borçlardan bütün mallariyle mesuldür:

            1- Kendisinin evlenmeden evvelki borçlarından.

            2- Kocasının rızasıyle ettiği borçlar ile kocası rehinde sulh hakiminin tasvibi ile ettiği borçlardan.

            3- Meslek veya sanatın mutad üzere icrasında mütevellit borçlardan.

            4- Kendisine isabet etmiş bir  mirasa terettüp eden borçlardan.

            5- Haksız fiillerinden mütevellit borçlardan.

            Karı, müşterek aile masrafları için kocası veya kendisi tarafından edilen borçlardan ancak kocanın borcunu ödemekten aczi halinde mesul olur.

            2- MAHFUZ MALLARİYLE
            Madde 204  - Karı evliliğin devamı sırasında ve evliliğin zevalinden sonra atideki borçlardan ancak mahfuz mallarının kıymeti nispetinde mesuldür:

            1-Yalnız mahfuz mallarından mesul olmak üzere ettiği borçlardan

            2-Kocasının rızası olmaksızın ettiği borçlardan.

            3- Birliği temsil husunsundaki salahiyetleri salahiyetlerini tecavüz ederek ettiği borçlardan.

            Bigayri hakkın mal edinmeden mütevellit dava hakkı mahfuzdur.

            (H) ALINANI NAKDEN YERİNE KOYMAK MÜKELLEFİYETİ
            I. İSTEME ZAMANI
            Madde 205  - Karı kocadan birinin şahsi mallarına terettüp eden her hangi bir borç, diğerinin şahsi malları ile ödenmiş olduğu takdirde bu suretle alınan miktar yerine konur.

            Alınan miktarın yerine konulması, kanunen muayyen müstesnalardan maada ahvalde ancak mal birliğinin hitamından sonra talep edilebilir.

            Karının mahfuz mallarına terettüp eden borçlar mal birliğine dahil mallar üzerine veya mal birliğine dahil mallara terettüp eden borçlar koca veya karının mahfuz malları üzerinden ödendiği takdirde alınan miktarın yerine konulması talebi, evliliğin devamı esnasında dahi kabildir.

            II. KOCANIN İFLASI VE MALLARININ HACZİ
            1- KARININ HAKKI
            Madde 206  - Kocanın iflası veya mallarının haczi halinde karı, iflas masasında veya hacze iştirak ederek kendi şahsi mallarında veya kıymetlerinde vukua gelen zamanı mucip noksanların nakden yerine konmasını talep edebilir. Kocanın karısındaki alacakları karının matlubundan tenzil edilir.

            Karı, şahsi malarından aynen mevcut olanları malik sıfatiyle istirdat eder.

            2- İMTİYAZ
            Madde 207  -Şahsi mallarının yarısında elde edilmeyen veya yarısı derecesinde teminata sahip olamayan karı, bu yarıdan noksan kalan miktar nisbetinde mümtazdır.

            Bu imtiyazın ahara devri, ve imtiyazdan bazı alacaklılar lehine feragat,batılıdır.

            V. MAL BİLİĞİNİN HİTAMI
            I. KARININ VEFATI SEBEBİYLE
            Madde 208  - Karının vefatında şahsi malları kocanın miras hakkı mahfuz olmak üzere mirasçılarına intikal eder.

            Koca, karısının şahsi mallarında vukubulmuş olan zamanı mucip noksanları, karısındaki alacaklarının mahsubunu icra ettikten sonra, mirasçılara ödemekle mükelleftir.

            II. KOCANIN VEFATI SEBEBİYLE
            Madde 209  - Kocanın vefatında karı, mevcut şahsi mallarını istirdat eder. Vukua gelmiş olan zamanı mucip noksanları mirasçılara tazmin ettirir.

            III. ZİYADE VE NOKSAN
            Madde 210  - İki taraf, şahsi mallarının tefrikinden sonra fazla bir şey kalırsa bu ziyadenin üçte biri karıya veya füruuna ve mütebaki dahi koca veya mirasçılarına ait olur.

            Birliğe dahil olan mallarda vukua gelen noksan, karı tarafından sebebiyet verildiği ispat edilmedikçe koca veya mirasçılarına ait olur.

            Evlenme mukavelenamesinde, ziyade ve noksan hakkında başka bir taksim sureti kabul olunabilir.

DÖDÜNCÜ FASIL
(A) MAL ORTAKLIĞI

            (A) MAL ORTAKLIĞI
            I.ORTAKLIĞA GİRMESİ CAİZ OLMAYAN MALLAR
            II. UMUMİ İŞTİRAK
            III.ORTAKLIĞA GİREN MALLAR
            Madde 211  - Karı koca, evlenme mukavelesiyle mal ortaklığı usulünü kabul edebilirler.

            Bu usulde karı ve koca, mal ortaklığına giren mallara ve gelirlere şayian sahip olur ve hiç biri hissesinde mustakilen tasarruf edemez.

            Teburru tarikiyle iktisab edilmiş olup ta mal ortaklığından hariç kalması teburru edenin arzusu muktezası olan yahut kanunen mahfuz mallardan addedilen mallar, ortaklığa ithal edilemez.

            Karı kocanın bütün mallarına ve gelirlerine şamil olan mal ortaklığı usulüne, umumi mal ortaklığı usulü denilir.

            Bir malın ortaklığa dahil olmadığını iddia eden karı veya koca, davasını ispata mecburdur.

            IV. İDARE VE TASARRUF
            1- İDARE
            Madde 212  - Mal ortaklığına giren malların idaresi kocaya aitir. İdare masrafı bu mallardan ödenir. Karı evlilik birliğini temsildeki salahiyeti nisbetinde idare hakkını haizdir.

            2-MALORTAKLIĞINDA TASARRUF
            A) UMUMİYET İTİBARİYLE
            Madde 213  - Karı ve koca, alelade idari muamelat müstesna olmak üzere ortaklığa giren mallar üzerinde ancak müştereken veya yekdiğerinin rızası ile tasarruf edebilir. Şu kadar ki rızanın verilmediğini bilenler veya bilmesi lazım gelenler yahut ortaklığa dahil olduğu herkesin anlayabileceği mallar üzerinde vaki tasarrufta alakadar olanlar müstesna olmak üzere bu rıza, üçüncü şahıs lehine mevcut addolunur.

            B) MİRAS REDDİ
            Madde 214  - Karı kocadan biri evliliğin devamı sırasında, diğerinin rızası olmaksızın bir mirası red edemez. Bu rıza kendisine verilmeyen taraf, sulh hakimine müracaat edebilir.

            V. BORÇLAR
            1-KOCANIN MESULİYETİ
            Madde 215  - Koca aşağıdaki borçlardan gerek şahsen gerek ortaklığa giren mallar ile mesuldür:

            1 -Karı kocanın evlenmeden evvelki borçlarından,

            2 -Karı tarafından birlik mümessili sıfatı ile edilen borçlardan,

            3 -Evliliğin devamı sırasında kendisi tarafından edilen borçlarlar karı tarafından ortaklığa ait olmak üzere edilen sair bütün borçlardan.

            2-KARININ MESULİYETİ
            a) KENDİ MALLARI VE MAL ORTAKLIĞINA GİREN MALLAR İLE
            Madde 216  - Karı, aşağıdaki borçlardan gerek şahsen gerek ortaklığa giren mallar ile mesuldür:

            1- Evlenmeden evvelki borçlardan,

            2  - Kocanın rızasiyle ettiği borçlarla kocası lehine sulh hakiminin tasvibi ile ettiği borçlardan,

            3 -Meslek veya san’atının mutad üzere icrasından mütevellit borçlardan,

            4 -Kendisine isabet etmiş bir mirasa terettüp eden borçlardan;

            5 -Haksız fiillerinden mütevellit borçlardan.

            Karı, müşterek aile masrafları için kocası veya kendisi tarafından edilen borçlardan ancak ortaklık malları bunları ödemeğe kafi gelmediği takdirde mesul olur.

            Karı, ortaklığa giren mallara mürettip diğer borçlardan şahsen me’sul değildir.

            b) MAHFUZ MALLARİYLE
            Madde 217  - Karı, evliliğin devamı esnasında ve evliliğin zevalinden sonra atideki borçlardan ancak mahfuz mallarının kıymeti nisbetinde mesul olur;

            1 -Yalnız mahfuz mallarından mesul olmak üzere ettiği borçlardan;

            2 -Kocasının rızası olmaksızın ettiği borçlardan;

            3 -Birliğin temsildeki salahiyetini tecavüz ederek yaptığı borçlardan;

            Bigayrihakkın mal edinmeden mütevellit dava hakkı mahfuzdur.

            3- İCRA TAKİBATI
            Madde 218  - Ortaklığa terettüp eden borçlardan dolayı ortaklığın devamı esnasında yapılacak her türlü icra takibatı kocaya karşı vukubulmak lazımdır.

            IV. ALINANI NAKDEN YERİNE KOYMA MÜKELLEFİYETİ
            1- UMUMİYET İTİBARİYLE
            Madde 219  - Mal ortaklığına terettüp eden bir borcu ödemek için bu mallardan alınan meblağın yerine konmasını, karı koca yekdiğerinden hiç bir zaman talebedemez.

            Mal ortaklığına terettüp eden bir borcun mahfuz mallardan veya mahfuz mallara terettüp eden borcun ortaklık mallarından ödenmesi halinde alınan paranın yerine konması evliliğin devamı esnasında dahi istenebilir.

            2- KARININ ALACAĞI
            Madde 220  - Karı, kocanın iflasından veya ortaklık malları üzerine haciz vazedildiği takdirde şahsi mallarının nakden baliğ olduğu miktarı isteyebilir.

            Karının bu alacağının, yarısı mümtazdır.

            Bu imtiyazın, başkasına devri ve imtiyazdan bazı alacaklılar lehine feragat, batıldır.

            V. MAL ORTAKLIĞININ HİTAMI
            1- TAKSİM
            a) KANUNİ TAKSİM
            Madde 221  - Karı kocadan birinin vefatında ortaklık mallarının yarısı, hayatta kalan karı veya kocaya intikal eder. Diğer yarısı, hayatta kalan karı veya kocanın miras hakları baki olmak üzere ölenin mirasçılarına geçer.

            Hayatta kalıpta mirastan mahrum bulunan karı veya kocanın, ortaklık mallarından iddia edebileceği hak; boşanma halinde haiz olduğu hakları tecavüz edemez.

            b) MUKAVELE MUCİBİNCE TAKSİM
            Madde 222  - Karı koca evlilik mukavelisinde yarı yarıya taksim yerine, başka bir taksim tarzı kabul edebilirler. Diğerinden evvel vefat eden karı veya kocanın füruu, hini vefatta mevcut ortaklık mallarının dörtte birinden hiç bir veçhile mahrum edilemez.

            2-KARI VE KOCADAN SAĞ KALANIN MESULİYETİ
            Madde  223  - Karısının vefatından sonra hayatta kalan koca, ortaklık mallarına terettüp eden borçlardan şahsen mesul kalır.

            Kocasının vefatında hayatta kalan karı, ortaklık mallarındaki hissesini red etmekle ortaklık mallarına terettüp edipte şahsen dahi mesul olmadığı ortaklık borçlarından, beri olur. Kabul halinde, karı mesul olmakla beraber aldığı malların alacaklılara tediyeye kafi gelmediğini ispat ettiği nisbette mesuliyetten, beri olabilir.

            3- ŞAHSİ MALLARIN TAHSİSİ
            Madde 224  - Hayatta kalan karı veya koca, kendi tarafından ortaklığa ithal edilen malların mahsubu hissesinden icra edilmek üzere, kendisine tahsisini isteyebilir.

            B) ORTAKLIĞIN UZATILMASI ŞARTLARI
            Madde 225  - Hayatta kalan karı veya koca, müteveffadan olan çocuklariyle birlikte ortaklığa devam edebilir. Çocuklar, küçük iseler ortaklığın devamı için sulh hakiminin tasvibi lazımdır. Ortaklığın devamı halinde miras hakları, ortaklığın hitamına kadar kullanılamaz.

            I.UZATILAN ORTAKLIK MALLARI
            Madde 226  - Uzatılan ortaklık, esasen ortaklığa dahil mallardan başka; mahfuz malları müstesna olmak üzere, iki tarafın gelir ve kazançlarını dahi ihtiva eder.

            Uzatılan ortaklık sırasında hayatta kalan karı veya kocaya veya çocuklara, miras veya ivazsız iktisap tariklerinden biriyle intikal eden mallar; hilafına bir hüküm bulunmadıkça, mahfuz mallardan addolunur.

            Ortaklık azası arasında dahi, karı koca arasındaki hükümler dairesinde cebri icra caiz değildir.

            II. İDARE VE TEMSİL
            Madde 227  - Uzatılan ortaklık, çocuklar küçük ise hayatta kalan karı veya koca tarafından idare ve temsil olunur; çocuklar reşid ise hilafına mukavele yapılabilir.

            III. FESİH
            1- ORTAKLIĞIN ALAKADARLAR TARAFINDAN FESHİ
            Madde 228  - Hayatta kalan karı veya koca, uzatılan ortaklığı her zaman feshedebilir.

            Reşid olan çocuklar dahi münferiden veya cümlesi birlikte her zaman ortaklıktan çıkabilir. Ortaklıktan çıkmak salahiyeti, küçük çocuklar namına sulh hakimi tarafından kullanılır.

            2. KENDİLİĞİNDEN İNFİSAH
            Madde 229  - Uzatılan ortaklık aşağıdaki hallerde kendiliğinden bozulur.

            1 -Hayatta kalan karı veya kocanın ölümü veya evlenmesi ile;

            2 -Hayatta kalan karı veya kocanın veya çocukların iflası ile.

            Çocuklardan yalnız birinin iflası halinde diğer alakadarlar onun ortaklıktan çıkarılmasını isteyebilirler.

            Babanın iflası veya ortaklık malları üzerine haciz vaz’ı halinde, çocuklar, ölmüş olan analarının hakkını kullanabilirler.

            3 - HAKİMİN KARARİYLE FESİH
            Madde 230  - Karı veya koca, yahut çocuklardan biri aleyhine konulan hacizde, zarara uğrayan alacaklı, hakimden ortaklığın feshine karar verilmesini isteyebilir. Talep, çocuklardan birinin alacaklısı tarafından vaki olduğu takdirde diğer alakadarlar o çocuğun ortaklıktan çıkarılmasını isteyebilirler.

            4 - BİR ÇOCUĞUN EVLENMESİ VEYA VEFATI SEBEBİYLE FESİH
            Madde 231  - Çocuklardan biri evlenirse, diğer alakadarlar onun ortaklıktan çıkarılmasını isteyebilirler.

            Çocuklardan biri vefat ederse, diğer alakadarlar onun füruunun ortaklıktan çıkarılmasını isteyebilirler. Füruu olmaksızın vefat eden çocuğun hissesi, ortaklıkta dahil olmayan mirasçıların hakları mahfuz kalmak şartiyle, ortaklık malları arasında kalır.

            5 - TAKSİM VEYA TASFİYE
            Madde 232  - Temdit olunan ortaklığın hitamı veya çocuklardan birinin ortaklıktan çıkarılması hallerinde taksim veya çıkarılan çocuğun haklarının tasfiyesi, ortaklığın hitamı veya çocuğun çıkarıldığı anda mevcut olan mallar üzerinden icra olunur.

            Hayatta kalan karı veya koca, çocukların hissesi üzerinde miras haklarını muhafaza eder. Tasfiye ve taksim, münasip olmayan bir zamanda yapılamaz.

            (C) MAHDUT ORTAKLIK
            I - MAL AYRILIĞI ŞARTI İLE
            Madde 233  - Karı koca, evlenme mukavelesiyle bazı malların bilhassa gayri menkullerin ortaklıktan çıkarılmasını şart ederek mahdut bir mal ortaklığı usulü kabul edebilirler.

            II - MÜKTESEP MALLARA MÜNHASIR ORTAKLIK
            1- ŞÜMULÜ
            Madde 234  - Karı koca, ortaklığa dahil olacak malların; yalnız evliliğin devamı esnasında iki taraf şahsi mallarının ve bunlardan birinin istibdali suretiyle elde edecekleri malların hasılatiyle kocanın yine evliliğin devamı esnasında ivazsız olmayan her türlü kazancından ve kadının kanunen mahfuz mallarından bulunmıyan bu kabil kazançlarından teşekkül etmesini, evlenme mukavelelerinde, kabul edebilirler. Bu mallara müktesep mallar denir.

            2 - TAKSİM
            Madde 235  - Mahdut ortaklığın hitamında ortaklık mallarında husule gelmiş bir ziyade var ise, bu ziyade, karı koca veya mirasçıları arasında yarı yarıya taksim olunur. Noksan vukua geldiğinde, karı tarafından sebebiyet verildiği ispat edilmedikçe koca veya mirasçılarına ait olur. Evlenme mukavelesinde, ziyade veya noksan hakkında başka bir taksim sureti kabul olunabilir.

            D) CİHAZ USULÜ
            Madde 236  - Karı koca evlenme mukavelesiyle cihaz usulünü kabul edebilirler. Bu usul karının kendi mallarının bir kısmını aile masrafına medar olmak üzere kocasına terk etmesinden ibarettir.

            Cihaz olarak karının kocasına terk ettiği malların mal ortaklığı usulüne göre müşterek mal olacağı veya koca cihazın mülkiyetine dahi müstakil olarak malik bulunacağı evlenme mukavelesinde tasrih edilmiş olmadıkça cihaz ittihaz olunan mallar hakkında, mal birliği usulünde karının şahsi mallarının tabi olduğu hükümler cari olur.
 

BEŞİNCİ FASIL
KARI KOCANIN MALLARI HAKKINDAKİ USULE DAİR SİCİL

            A)TESCİLİN HÜKÜMLERİ
            Madde 237  - Evlenme mukaveleleri ve karı koca arasındaki usule müteallik mahkemeye karariyle ortaklık mallarına veya karının şahsi mallarına dair aralarında yapacakları mukaveleler Notere tescil ve ilan ettirilmiş olmadıkça üçüncü şahsa karşı hüküm ifade etmez. Bu hususta
karı kocanın mirasçıları üçüncü şahıstan madut değildir.

            B) TESCİL
            I.TESCİLİN MEVZUU
            Madde 238  - Evlenme mukavelesinin muhtevi olduğu maddelerden, üçüncü şahsa karşı hüküm ifade etmesi karı koca için mültezem olanları, tescil olunur.

            Kanun hilafını emretmiş veya evlenme mukavelesinde mukavelenin tescil edilmemesi sarahaten kabul edilmiş olmadıkça, karı kocadan her biri, tescili isteyebilirler.

            II - MAHAL
            Madde 239 -Tescil, kocanın ikametgahı Noterliğince icra edilir.

            Koca, ikametgahını tebdil ettiği takdirde, tebdilden itibaren üç ay zarfında, bu yeni ikametgahta dahi tescilin tecdidi lazımdır.

            İkametgahın tebeddülünden itibaren üç ay geçince, eski tescilin hükmü kalmaz.

            C) SİCİLİN TUTULMASI
            Madde 240 – Noter, evlenme mukavelelerini ve karı koca mallarının idaresine tallüku olup tescili lazım gelen kanunen muayyen kararları ve mukaveleleri hususi bir sicille kayıt ile mükelleftir. Bu sicil, aleni olup herkes kendisine muktazi kayıtların musaddak bir suretini meccanen isteyebilir. Evlenme mukavelesinin ilanında yalnız, karı kocanın kabul ettikleri usulün, hangi usul olduğunu, beyan ile iktifa olunur.