|
ON ALTINCI BAP
CEZAİ HÜKÜMLER
ALACAKLISINI ZARARA SOKMAK KASDİYLE MEVCUDUNU EKSİLTEN BORÇLULARIN CEZASI
Madde 331 - Haciz yoliyle takip olunan borçlu alacaklısını zarara sokmak
maksadiyle mallarını veya bunlardan bir kısmını, mülkünden çıkararak, telef
ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette, yahut gizliyerek, muvazaa
yoliyle başkasının uhdesine geçirerek veya aslı olmıyan borçlar ikrar ederek
sun'i surette mevcudunu eksiltir ise aleyhinde aciz vesikası istihsal eden
alacaklının vakı olacak şikayeti üzerine üç aydan üç seneye kadar hapis
ile cezalandırılır ve zararın miktarına göre Türk Ceza Kanununun 522 nci
maddesi hükümleri dahi tatbik olunur.
Borçlu lehine bu hareketlere bilerek yardım ve iştirak eden kimseler Türk
Ceza Kanununun (65) inci maddesi delaletiyle bu maddeye göre cezalandırılır.
ACZİNE KENDİ FİİLİYLE SEBEBİYET VEREN VEYA VAZİYETİNİN FENALIĞINI BİLEREK
AĞIRLAŞTIRAN BORÇLUNUN CEZASI
Madde 332 - Haciz yoliyle takip olunan borçlu, adet üzere tecviz edilemiyecek
bir hiffetle hareket ederek veya haddinden ziyade masraflar yaparak yahut
ücretli talih oyunlarına veya basiretsizce spekülasyonlara girişerek yahut
işlerinde ağır ihmallerde bulunarak aczine kendi fiiliyle sebebiyet verir
yahut vaziyetinin fenalığını bildiği halde o gibi hareketlerle bu fenalığı
ağırlaştırırsa o borçu hakkında aciz vesikası istihsal eden alacaklının
şikayaeti üzerine tetkik mercii tarafından onbeş günden altı aya kadar
hafif hapis ile cezalandırılır.
Borçluyu fazla borç altına girmeğe veya talih oyunu ile spekülasyonlarda
bulunmağa sevketmiş yahut ağır faiz almak suretiyle zafından istifade etmiş
olan alacaklı şikayet hakkına malik değildir.
İFLAS VE KONKORDATO İŞLERİNDE HUSUSi MENFAAT TEMİN EDENLERİN CEZASI
Madde 333 - Her kim iflas bürosu veya idaresi yahut bir alacaklının
veya alacaklılar toplanmasındaki mümessilinin reyini yahut konkordatoya
muvafakatini kazanmak için ona hususi bir menfaat temin veya vadederse
Cumhuriyet müddeiumumiliğince yapılacak takibat üzerine altı aydan üç seneye
kadar hapsolunur.
Kendisine menfaat temin veya vadettiren alacaklı yahut mümessili de aynı
ceza ile cezalandırılır.
İflas bürosu veya idaresi azası hakkında bu ceza beş seneyi geçmemek üzere
iki kat olarak hükmolunur.
KONKORDATODA SALAHİYETLİ KİMSELERİ HATAYA DÜŞÜREN BORÇLUNUN CEZASI
Madde 334 - Konkordato mühleti istihsal etmek veya konkordatoyu tasdik
ettirmek için hakikate muhalif hesap veya bilanço göstererek mali vaziyeti
hakkında alacaklıları, komiseri, veya salahiyetli memuru hataya düşüren
borçlu alakalının tetkik merciine vaki olacak müracaatı üzerine üç aydan
bir seneye kadar hafif hapis ile cezalandırılır.
KİRACININ CEZALANDIRILACAĞI HALLER
Madde 335 - Üzerlerinde kiralayanın hapis hakkı tanınmış ve 270 inci
madde mucibince defteri yapılmış eşyayı kaçıran veya gizleyen borçlu ile
tahliyesi emrolunan yeri kiralayana zarar vermek maksadile işgal ettiren
şahıs Türk Ceza Kanununun (276) ncı maddesine göre cezalandırılır.
MÜFLİSİN MALLARINI VERMEYENLER HAKKINDAKİ CEZALAR
Madde 336 - Müflisin mallarını ellerinde bulunduran veya müflise borçlu
olan üçüncü şahıslar iflasın açıldığına dair ilana muttali oldukları tarihten
itibaren bir ay içinde makbul bir mazeret olmaksızın o malları iflas idaresi
emrine vermezler veya borçlarını bildirmezlerse tetkik merciince elli liraya
kadar hafif para cezasiyle cezalandırılırlar.
MAL BEYANI İÇİN GELMEYENLERİN VE BEYANATTA BULUNMAYANLARIN VE İSTENEN MALI
TESLİM ETMEYENLERİN CEZASI
Madde 337 -Müddeti içinde beyanda bulunmak üzere mazereti olmaksızın
icra dairesine gelmeyen veya yazı ile beyanda bulunmayan borçlularla 162,209,
216 ncı maddeler hükümlerine muhalefet eden borçlu veya müflis icra dairesinin
veya iflas idaresinin vereceği müzekkere üzerine tetkik mercii tarafından
bir aya kadar hafif hapis cezasiyle mahkum edilir.
HAKİKATE MUHALİF BEYANDA BULUNANLARIN CEZASI
Madde 338 - Bu kanuna göre istenen beyanı hakikate muhalif surette
yapan kimse alacaklının şikayeti üzerine tetkik mercii tarafından bir aydan
bir seneye kadar hapis ile cezalandırılır.
Elinde aciz vesikası olan alacaklı yaşayış tarzına göre borçlusunun
haliyle mütenasip ödemede bulunmadığını, bilinemeyen kazancını ketmederek
veya malik olduğu geçim membaından borcuna karşı mümkün olabilecek bir
şey ayırmayarak kendisinin zararını devam ettirdiğini iddia ile tetkik
merciine şikayet edebilir.
Merci borçlunun yaşayış tarzından bu iddianın haklı olduğuna kanaat hasıl
ederse hakikate muhalif beyanda bulunmuş addiyle borçluyu birinci fıkraya
tevfikan cezalandırır.Şu kadar ki alacaklınn muvafakatı veya borçlunun
müracaatı üzerine tetkik merciinin haliyle mütenasip olduğunu taktir
ve tayin edeceği miktar üzerinden ödemede bulunacağını taahhüt eden borçlu
hakkında hükmolunan cezanın infazı talik olunur.Makbul sebep olmaksızın
bu taahhüdün ihlali halinde cezanın infazı bir daha talik edilmez.354
üncü madde hükmü mahfuzdur.
BEYANDAN SONRA MAL VE KAZANÇTA OLAN TEZAYÜDÜ BİLDİRMEYEN BORÇLUNUN CEZASI
Madde 339 - Sonradan kazandığı malları veya kazancında ve gelirinde
vaki tezayütleri bu kanun mucibince bildirmeğe mecbur olan borçlu makbul
bir mazereti olmaksızın yedi gün içinde icra dairesine taahhütlü mektupla
veya şifahi surette bildirmezse bu mal veya kazancı asıl veya bedel itibariyle
mevcut olduğu takdirde beş günden bir aya kadar ve mal veya kazancını asıl
veya bedel itibariyle makbul bir sebep olmaksızın elden çıkarmışsa on beş
günden altı aya kadar hafif hapis ile cezalandırılır.
Bu cezalar alacaklının şikayeti üzerine tetkik mercii tarafından hükmolunur.
BORÇLUNUN ÖDEME ŞARTINI İHLALİ HALİNDE CEZA
Madde 340 - 111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakatiyle
icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını makbul bir sebep olmaksızın
ihlal eden borçlu, bu yüzden zarara uğrayan alacaklının şikayeti üzerine
tetkik mercii tarafından bir aya kadar hafif hapis cezası ile cezalandırılır.
ÇOCUK TESLİMİ EMRİNE MUHALEFETİN CEZASI
Madde 341 - Çocuk teslimi hakkındaki ilamın icrası sırasında çocuğu
gizleyen veya ilamın icrasından sonra tekrar kaçıran borçlu ile bu fiillere
bilerek iştirak edenler, lehine hüküm verilmiş kimsenin şikayeti üzerine
tetkik mercii tarafından bir aya kadar hafif hapis cezasına mahküm edilirler.
İCRA DAİRESİNCE TESLİM EDİLEN GAYRİMENKUL VEYA GEMİYE TEKRAR GİRENLERİN
CEZASI
Madde 342 - İcra dairesi marifetiyle alacaklıya veya alıcıya teslim
edilen bir gayrimenkule veya gemiye haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren
borçlu tetkik mercii tarafından Türk Ceza Kanununun (309) uncu maddesi
mucibince umumi hükümler dairesinde cezalandırılır.
30 VE 31 İNCİ MADDELER HÜKMÜNE MUHALEFET EDENLERİN CEZASI
Madde 343 - Yalnız kendisi tarafından yapılacak olan bir işin yapılması
veya bir işin yapılmaması yahut bir irtifak hakkının tahmili veya kaldırılması
hakkındaki ilam hükümlerine makbul mazerete müstenit olmayarak muhalefet
eden borçlular, hüküm lehine verilmiş olan kimsenin şikayeti üzerine tetkik
mercii tarafından bir aya kadar hafif hapis cezasına mahkum edilirler.
NAFAKA HÜKMÜNE UYMIYANLARIN CEZASI
Madde 344 - Nafaka vermeye mahkum olupta ilamda gösterilen ödeme şartlarına
riayet etmiyen borçlu alacaklının şikayeti üzerine tetkik mercii tarafından
bir aya kadar hafif hapse mahkum edilir. Cezanın infazından sonra işliyecek
nafaka hakkında aynı hüküm cereyan eder.
Ancak borçlu nafakanın kaldırılması veya azaltılması hakkında dava açmışsa
bu madde hükmünün taybiki muhakemenin neticesine bırakılır.
HÜKMİ ŞAHISLARIN MUAMELELERİNDE KİMLERİN CEZA GÖRECEĞİ
Madde 345 - Bu kanunda yazılı suçlar, hükmi bir şahsın idare veya muamelelerini
ifa sırasında işlenmiş ise ceza o hükmi şahsın müdürlerinden, mümessil
ve vekillerinden, tasfiye memurlarından, idare meclisi reis ve azasından
veya murakıp ve müfettişlerinden fiili yapmış olan hakkında hükmolunur.
Zikrolunan suçlar, kolletif veya komandit şirketlerden birinin muamelelerini
ifa sırasında işlenmiş ise ceza;fiili yapmış olan şerik hakkında hükmolunur.
CEZALARIN TECİL EDİLMEMESİ VE DAVALARIN BİRLEŞTİRİLMEMESİ
Madde 346 - Kanunun bu babında yazılı cezalar tescil edilmez.
Tetkik merciinin salahiyetine giren ceza davaları diğer mahkemelere ait
olan davalarla birleştirilemez.
Ancak kat'ileşen cezalar infaz sırasında içtima kaidelerine göre birleştirilir.
MURURÜ ZAMAN
Madde 347 - Şikayet hakkı, suçun vukuuna ıttıla tarihinden üç ay ve
her halde vukuundan bir sene geçmekle düşer.
SALAHİYET
Madde 348 - Ceza hususlarında salahiyetli tetkik merci icra takibinin
yapıldığı yerdeki mercidir.
MUHAKEME USULÜ
Madde 349 - Şikayet istida ile veya şifahi beyanla yapılır. İstidayı
veya dava beyanını alan tetkik merciii duruşma için hemen bir gün tayin
edip şikayetçinin imzasını alır ve maznuna celpname gönderir. Şahit gösterilmişse
o da celbolunur.
İki taraf tayin olunan gün ve saatte tetkik merciinin huzuruna gelmeğe
veya vekil göndermeğe mecburdurlar.
İcabında merci, tarafların bizzat hazır bulunmasını emredebilir.
Maznun başka yerde ikamet ediyorsa istinabe yoliyle sorguya çekilir.
Maznun, şikayeti alan veya istinabe edilen tetkik merciinin huzuruna gelmez
veya müdafi göndermezse yahut bizzat bulunmasına lüzum görülürse zabıta
marifetiyle getirilir. Bu suretle de bulundurulamazsa muhakeme gıyabında
görülür.
Şikayetçi muayyen zamanda gelmez ve vekil de göndermezse şikayet hakkı
düşer.
Gelmeyen şahitlere yapılacak muamele ile borçlunun gıyabında verilen karara
karşı eski hale getirme talebi hakkında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda
yazılı hükümler tatbik olunur.
DURUŞMA
Madde 350 - Tetkik mercii iki tarafı ve delillerini dinler ve
gerek tarafların gerek şahitlerin ifadelerini duruşma zaptına geçirir.
Cumhuriyet müddeiumumisi hazır bulundurulmaz.
TAHKİKAT
Madde 351 - Şikayetçi istida veya beyanında göstermiş olduğu delillerle
bağlıdır.
Maznun müdafaası için tahkikatın tevsiine ancak bir kere istiyebilir.
KARAR
Madde 352 -Tetkik mercii iki tarafın ifadelerini ve bütün delillerini
ve iddia ve müdafaalarını dinledikten sonra nihayet beş gün içinde kararını
verir ve hülasasını Cumhuriyet Müddeiumumisine bildirir.
TEMYİZ
Madde 353 -Tetkik merciinin kararı tefhim veya tebliği tarihinden beş
gün içinde maznun ve şikayetçi ve Cumhuriyet Müddeiumumisi tarafından temyiz
olunabilir.Bu tebliğin maznunun zatına yapılması şarttır.
Temyiz, istida veya tetkik merciine zaptettirilecek şifahi beyanla
olur. Depo ve layiha aranmaz.
İstida veya beyan üzerine evrak hemen Temyiz Mahkemesine gönderilir.
DAVANIN VE CEZANIN DÜŞMESİ
Madde 354 - Kanunun bu babında yazılı suçlardan takibi şikayete bağlı
olanların müştekisi feragat eder veya borcun itfa edildiği sabit olursa
dava ve bütün neticeleriyle beraber ceza düşer.
Ancak kendi temyizi neticesinde haksız çıkan borçlunun birinci fıkrada
yazılı hallerde yalnız cezasının yarısı düşer.
ON YEDİNCİ BAP
HUSUSİ HÜKÜMLER
MAAŞ VE ÜCRETLERİN KESİLMESİNDE USUL
Madde 355 - Devlet işlerinde veya hususi müesseselerde bulunan borçlu
memur veya müstahdemlerin maaş ve ücretlerinden kesilmesi için icra dairelerinden
yapılacak tebligatın kanuni muhatapları haczin icra edildiğini ve borçlunun
maaş ve ücreti miktarını nihayet bir hafta içinde bildirmeğe ve borç bitinceye
kadar icra dairesinin tebligatı mucibince haczolunan miktarı tevkif edip
hemen daireye göndermeğe mecburdurlar.
Memurun maaş, ücret veya memuriyetinde yahut başka bir şubeden maaş almağı
mucip olacak surette vukubulacak tebeddülleri ve hizmetine nihayet verildiği
takdirde bu keyfiyeti de malmemuru veya daire amiri yahut hususi müesseselerin
kanuni muhatapları derhal icra dairesine bildirmeğe ve ikinci halde haciz
muamelesinden o şube veya amirini haberdar etmeğe mecburdur.
YUKARIDAKİ MADDEYE RİAYET ETMEYENLER HAKKINDA HÜKÜMLER
Madde 356 - Yukardaki madde hükümerine riayet etmemiş olanların kesmedikleri
veya ilk vasıta ile göndermedikleri para ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına
hacet kalmaksızın icra dairesince maaşlarından veya sair mallarından alınır.
Bunların borçluya kanun hükümleri dairesinde rücu hakkı vardır.
Yukarki madde hükümlerine riayet etmiyen her hangi bir memur veya amir
hakkında istenecek malumatın icra dairesine hemen verilmesi bunların mensup
olduğu dairenin vazifesidir.
CUMHURİYET MÜDDEİUMUMİLİĞİNCE TAKİP
Madde 357 -İcra dairesince kanuna göre yapılan tebliğ ve emirleri derhal
yapmağa ve neticesini geciktirmeksizin icra dairesine bildirmeğe alakadarlar
mecburdur. Makbul sebep haricinde tebliğ ve emirleri yapmıyanlar hakkında
ait olduğu dairece tahkikatı evveliyeye hacet kalmaksızın Cumhuriyet Müddeiumumiliğince
doğrudan doğruya takibat yapılır.
ÜÇÜNCÜ ŞAHSA BIRAKILAN MALLAR
Madde 358 - Üçüncü şahıs icraca haczolunup kendisine bırakılan malları
icra dairesinden istendiği anda evvelki vaziyetinde iade ile mükelleftir.
Bu suretle eline bırakılan malların kendisine atfolunamıyacak bir sebepten
dolayı telef veya ziyaını ispat edemiyen üçüncü şahıs hakkında ceza takibinden
başka evvelce tesbit edilmiş olan kıymetler, hükme hacet kalmaksızın icra
dairesince resen tazmin ettirilir.
Bu kıymetleri tazmin ile mükellef olanlar, icra dairesinin bu baptaki talep
ve kararına karşı tetkik merciine, 16 ncı maddede tayin edilen müddet içinde
şikayette bulunabilirler.
İCRA DAİRELERİNİN MUHABERELERİ
Madde 359 - İcra memurları yaptıkları muameleden dolayı her daire ve
makam ile doğrudan doğruya muhabere edebilirler.
HACZEDİLEN MALLARIN İSTİNABE SURETİYLE SATIŞI
Madde 360 - Haczedilen mallar başka bir yerde bulunduğu takdirde satış,
istinabe suretiyle yapılır. Artırma ve ihaleye mütedair ihtilaflar istinabe
olunan icra dairesinin tabi bulunduğu tetkik merciince hallolunur.
FAZLA VERİLEN PARANIN GERİ ALINMASI
Madde 361 - İcra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak
alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu
hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın
o kimseden geri alınır.
EMANETLER HAKKINDA MURURÜ ZAMAN
Madde 362 - İcra veznesine tevdi yahut dairece tahsil olunan para veya
icra muamelesi sebebile hıfzedilmekte olan eşya tevdi veya tahsil yahut
hıfız tarihinden itibaren on seneye kadar alakadarları tarafından müracaat
olunmazsa talep hakkı Hazine lehine düşer.
SON MADDELER
SUİNİYETLE TEMYİZ HALİNDE OLUNACAK MUAMELE
Madde 363 -İcra kararlarının, muameleleri uzatmak gibi suniyetle temyiz
edildiği anlaşılırsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 422 nci maddesi
hükmü tatbik olunur.
TEMYİZ
Madde 364 - Bu Kanuna göre temyiz edilen takip hukukuna müteallik kararlarla
tetkik mercilerinin cezaya müteallik hükümleri teşkil edilecek (Temyiz
İcra ve İflas dairesi) nde tetkik edilir.
Takip hukukuna müteallik temyiz, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunundaki şartlar
dairesinde yapılır.
Temyiz, satıştan başka icra muamalelerini durdurmaz.
İcranın devamı için lüzumlu evrak alıkonarak bunların birer sureti temyiz
mahkemesine gönderilecek dosyaya konur.
TETKİK MERCİİNİN TEMYİZ TALEBİNİ REDDETMESİ
Madde 365 - Temyiz, kanuni müddet geçtikten sonra yapılır veya temyizi
kabül olmayan bir karara taalluk ederse tetkik mercii temyiz talebinin
reddine karar verir.
Temyiz eden şahıs ret kararını kabul etmezse temyiz arzuhali diğer
tarafa tebliğ edildikten sonra karar sureti ve verilirse cevap layihası
ile birlikteTemyiz Mahkemesine gönderilir. Şu kadar ki bu halde satış geri
bırakılmaz.
TEMYİZ KARARLARI
Madde 366 - Tetkikat, temyiz edilen karara hasredilir ve on gün içinde
karara bağlanır.
Alakadarlardan biri ister ve ücretini verir yahut gönderirse kararın hülasasaı
telgrafla mahalline bildirilir.
Temyiz İcra ve İflas Dairesinin kararlarına karşı ısrar ve tashihi
karar caiz değildir.
Nakız kararı üzerine icra ve iflas işlerinde 40 ıncı maddenin birinci fıkrası
hükmü cari olur.
BORÇLUNUN MEVCUDU HAKKINDA MALUMAT VERMEK MECBURİYETİ
Madde 367 - İcra veya İflas dairelerinin borçlunun mevcuduna dair istiyeceği
bütün malumatı hakiki ve hükmi her şahıs derhal vermeğe ve talep halinde
mevcudu bu dairelere teslime mecburdur.
İLGA EDİLEN KANUNLAR
Madde 368 - Noter Kanununun 69 ve 71 inci maddeleri ve icarı akar nizamnamesiyle
buna müzeyyel kanunun mecur tahliyesine ve 49 uncu madde ile kabul edilen
hususlardan gayri hususi kanun ve nizamların rehinin paraya çevrilmesine
müteallik hükümleri ile 1424 numaralı İcra ve İflas Kanunu ve mezkur kanunun
342 nci maddesiyle ilga edilmiş olan kanun ve hükümler ve 1425 numaralı
kanun mülgadır.
Muvakkat Madde
1- Cezai hükümlerin şümul dairesi Türk Ceza Kanunun ikinci maddesi
hükümlerine tabidir.
2-Bu kanunun mer'i olmasından evvel konulmuş haciz veya rehinin paraya
çevrilmesi hakkında yapılmış taleplere, bu kanunun hükümleri tatbik olunmaz.
3-İlamların icrası hakkındaki ikinci babın hükümleri bu kanunun mer'iyetinden
evvel icraya tevdi edilmiş olan ilamlara da şamildir.
4-4 Eylül 1929 tarihinden evvel gayrimenkullere konulmuş olan ihtiyati
veya icrai haizler üzerine 4 Eylül 1932 tarihine kadar hiç bir muamele
ve takip yapılmamışsa bu hacizler kendiliğinden kalkar.
Takip ve muamelesi derdest olupta henüz intaç olunmıyanlr mezkur tarihten
sonra bu kanun hükmüne tabi olur.
5-4 Eylül 1929 tarihinden evvel verilen iflas kararlarına müteallik
tasfiyeler 4 Eylül 1932 tarihine kadar intaç edilmemişse dosyaları iflas
dairelerine tevdi olunur.Dairelerce bu kanunun sekizinci babı hükümlerne
tevfikan tasfiyeye devam olunur.
6-13 Eylül 1331 ve 15 Nisan 1339 tarihli kanunlarla emvali milliye
meyanına giren ebniyeden ari araziden 1341 senesi Muvazenel Umumiye Kanununun
6 ve 23 üncü maddelerine tevfikan alınagelmekte olan Hazine alacakları
hakkındaki hükümler bakidir.
7-Bu kanunun neşrinden evvel icra veznesine tevdi yahut dairece
tahsil edilmiş olan eşyanın revdi veya tahsil yahut hafız tarihinden on
sene geçmiş olsa bile bu kanunun meriyete girmesinden itibaren üç sene
geçmedikçe sahiplerinin talep hakkı düşmez.
MER'İYET ZAMANI
Madde 369 - Bu kanunun meriyeti 4 Eylül 1932 tarihinden başlar.
KANUNU İCRAYA MEMUR OLANLAR
Madde 370 - Bu Kanunun hükümlerini icraya İcra Vekilleri Heyeti memurdur. |