Ticaret Mevzuatı
 
DÖRDÜNCÜ KİTAP
DENİZ TİCARETİ
  
BİRİNCİ FASIL
GEMİ
  
BİRİNCİ KISIM
UMUMİ HÜKÜMLER

            A) TARİFLER:  
            I - GEMİ, TİCARET GEMİSİ:  
            Madde 816 - Tahsis edildiği gayeye uygun olarak kullanılması, denizde hareket etmesi imkanına bağlı bulunan ve pek küçük olmıyan her türlü tekne "Gemi" sayılır.  

            Denizde kazanç elde etme maksadına tahsis edilen veya fiilen böyle bir maksat için kullanılan her gemi, kimin tarafından ve kimin nam ve hesabına kullanılırsa kullanılsın, "Ticaret gemisi" sayılır.  

            II - DENİZE ELVERİŞLİ GEMİ, YOLA ELVERİŞLİ GEMİ:  
            Madde 817 - Tekne, umumi donatım, makine, kazan gibi esas kısımları bakımından yapacağı yolculuğun (Tamamiyle anormal tehlikeler hariç) deniz tehlikelerine karşı koyabilecek durumda olan bir gemi "Denize elverişli" sayılır.  

            Denize elverişli olan gemi, teşkilatı, yükleme durumu, yakıtı, komanyası, gemi adamlarının yeterliği ve sayısı bakımlarından yapacağı yolculuğun (Tamamiyle anormal tehlikeler hariç) tehlikelerine karşı koyabilmek için gerekli vasıfları haiz bulunduğu takdirde "Yola elverişli" sayılır.  

            Denizde Can ve Mal Koruma hakkındaki Kanunun hükümleri mahfuzdur.  

            III - TAMİR  KABUL ETMEZ GEMİ, TAMİRE DEĞMEZ GEMİ:  
            Madde 818 - Denize elverişsiz hale gelmiş olan bir gemi bu kanunun tatbikı bakımından:  

            1. Tamiri hiç veya bulunduğu yerde mümkün değilse ve tamir edilebileceği bir limana götürülemezse "Tamir kabul etmez gemi";  

            2. Tamir masrafı geminin, eski ve yeni farkı gözetilmeksizin, önceki değerlerin dörtte üçünü aşacaksa, "Tamire değmez gemi";  

            sayılır.  

            Önceki değer, denize elverişsizlik bir yolculuk sırasında meydana gelmişse, geminin yolculuğa çıkarken haiz olduğu değerden; diğer hallerde ise, gemi denize elverişsiz hale gelmeden önce haiz olduğu veya gereği gibi donatılmış olması halinde haiz olacağı değerden ibarettir.  

            IV - BAĞLAMA LİMANI:  
            Madde 819 - Bir geminin bağlama limanı, o gemiye ait seferlerin idare olunduğu limandır.  

            V - AVRUPA LİMANLARI:  
            Madde 820 - Bu Kanunda, Avrupa limanları ile Avrupa dışı limanları ayrı tutan hükümlerin tatbikınde bütün Akdeniz ve Karadeniz limanları Avrupa limanlarından sayılır.  

            Süveyş kanalının tamamı Süveyş'e kadar Akdeniz'den sayılır.  

            VI - GEMİ ADAMLARI:  
            Madde 821 - "Gemi adamları"; kaptan, gemi zabitleri, tayfalar ve gemide istihdam edilen diğer kimselerdir.  

            B) HÜKÜMLERİN TATBİK SAHASI:  
            Madde 822 - Hususi kanunlarda aksine hüküm bulunmadıkça, bu kanunun hükümleri ticaret gemileri hakkında tatbik olunur.  

            Ancak:  

            1. Donatanın gemi adamlarının kusurundan doğan mesuliyetine mütaallik 947 nci madde ile 948 inci maddenin birinci fıkrasının üçüncü bendi, bu kitabın gemi, kaptan ve gemi alacaklıları hakkındaki fasılları ile deniz ödüncü, çatma, kurtarma ve yardım hakkındaki kısımları; yatlar, denizci yetiştirme gemileri gibi münhasıran gezinti, spor, eğitim, öğretim ve ilim gayelerine tahsis edilmiş gemilere;  

            2. Donatanın gemi adamlarının kusurundan doğan mesuliyetine mütaallik 947 nci madde ile 948 inci maddenin birinci fıkrasının üçüncü bendi, bu kitabın çatma, kurtarma ve yardıma dair kısımlariyle mahdut mesuliyete mütaallik 1236 ncı maddenin son fıkrası hükmü munhasıran bir amme hizmetine tahsis edilen devlet gemileriyle donanmaya bağlı harb gemilerine ve yardımcı gemilere;  

            3. Bayrak, gemi sicilli ve inşa halinde gemiler üzerindeki haklara mütaallik hükümler, yabancı bir devlet veya onun tebaası hesabına Türkiye'de inşa olunan gemilere;  

            dahi tatbik olunur.  
  

İKİNCİ KISIM
BAYRAK

            A) TÜRK BAYRAĞINI ÇEKME HAKKI VE MÜKELLEFİYETİ:  
            I - ŞARTLARI:  
            Madde 823 - Her Türk gemisi Türk Bayrağı çeker.  

            Yalnız Türk vatandaşlarının malı olan gemi Türk gemisidir. Şu kadar ki; Türk kanunları uyarınca kurulup da:  

            1. Hükmi şahsiyeti haiz olan teşekkül, müessese, dernek ve tesislerin malı olan gemiler, idare uzvunu teşkil eden şahısların ekseriyetini Türk vatandaşı olmak;  

            2. Türk ticaret sicilline tescil edilmiş ticaret şirketlerinin malı olan gemiler, şirketi idare ve temsil etmeye salahiyetli olanların ekseriyeti Türk vatandaşı olmak ve şirket mukavelesine göre rey ekseriyeti Türk ortaklarda bulunmak, anonim ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde ayrıca hisse senetleri nama yazılı ve ahara devri şirket idare meclisinin iznine bağlı bulunmak;  

            şartiyle Türk gemisi sayılırlar.  

            Türk ticaret sicilline tescil edilen donatma iştiraklerinin malı olan gemiler, payların yarısından fazlası Türklere ait ve gemi müdürü de Türk vatandaşı olmak şartiyle Türk gemisi sayılırlar.  

            II - İSTİSNALARI:  
            Madde 824 - Bir Türk gemisi, yukarki maddede yazılı vasıfları haiz olmıyan bir şahsa en az bir sene müddetle kendi namına işletmek üzere bırakılmış olursa malikin talebi üzerine Münakalat Vekaleti en çok iki yıl müddetle geminin yabancı bir bayrak çekmesine, o memleket kanunları müsait olmak şartiyle, izin verebilir.Bu izin bitmedikçe veya kanuni sebeplerle geri alınmadıkça gemi Türk Bayrağı çekemez.  

            Türk gemisi olmıyan bir gemi, yukarki maddede yazılı vasıfları haiz olan bir şahsa en az bir sene müddetle kendi namına işletmek üzere bırakılmış olursa Münakalat Vekaleti, malikin muvafakati olmak ve Türk mevzuatının kaptan ve gemi zabitleri hakkındaki hükümlerine riayet olunmak ve yabancı kanunda da mani bir hüküm bulunmamak şartiyle geminin en çok iki sene müddetle Türk Bayrağı çekmesine izin verebilir. Bu gemiler Münakalat Vekaletince hususi bir sicille kaydolunur.  

            III - TÜRK GEMİSİ VASFININ ZIYAİ:  
            1. UMUMİ OLARAK:  
            Madde 825 - 823 üncü madde ile 824 üncü maddenin 2 nci fıkrasında yazılı şartlardan birinin ortadan kalkmasiyle gemi, aşağıki madde hükmü mahfuz olmak kaydiyle Türk gemisi olmaktan çıkar.  

            2. HUSUSİ HALLER:  
            Madde 826 - Bir donatma iştirakinde geminin yarısından fazlasına sahip olan müşterek donatan veya donatanlar Türk vatandaşlığını kaybeder yahut payları temlikten başka suretle yabancıya geçerse gemi bir sene müddetle Türk Bayrağını çekme hakkını muhafaza eder. Ancak, bu müddetin altı ayı geçtikten sonra geminin en az üçte birine sahip olan diğer müşterek donatanların ekseriyetle verecekleri karar üzerine sicil dairesinden o gemi payının sahibi hesabına açık artırma ile satılması istenebilir. Artırmaya, satış talebinde bulunanlar dahi girebilirler. İhale, ancak bir Türk vatandışına yapılabilir.  

            B) HAKKIN İSPATI:  
            I - GEMİ TASDİKNAMESİ:  
            Madde 827 - Geminin Türk Bayrağını çekme hakkı, gemi tasdiknamesi ile ispat olunur.  

            Gemi tasdiknamesi alınmadıkça, Türk Bayrağını çekme hakkı kullanılamaz.  

            Gemi tasdiknamesi veya bunun sicil memurluğunca tasdik edilmiş bir hulasası yahut bayrak şahadetnamesi yolculukta daima gemide bulundurulur.  

            II - BAYRAK ŞAHADETNAMESİ:  
            Madde 828 - Türkiye dışında bulunan bir gemi Türk Bayrağını çekme hakkını elde ederse geminin bulunduğu yerdeki Türk konsolosu tarafından Türk Bayrağını çekme hakkına dair verilecek "bayrak şahadetnamesi" gemi tasdiknamesi yerine geçer. Bayrak şahadetnamesi, tanzim edildiği günden itibaren ancak bir yıl için muteberdir; yolculuk, mücbir sebep yüzünden uzadığı takdirde müddet de uzar.  

            Bir Türk limanında inşa edilmiş olup da 823 üncü madde gereğince Türk Bayrağını çekme hakkını haiz olmıyan gemilere Münakalat Vekaletince gidecekleri teslim yerine kadar muteber olmak üzere bir bayrak şahadetnamesi verilebilir.  

            824 üncü maddenin ikinci fıkrasında yazılı hallerde bayrak şahadetnamesi müsaade müddeti için muteber olmak üzere Münakalat Vekaletince tanzim olunur.  

            III - MUAFİYET:  
            Madde 829 - On sekiz gros tonilatosdan ufak gemiler gemi tasdiknamesine ve bayrak şahadetnamesine ihtiyaç olmaksızın Türk Bayrağını çekebilirler.  

            C) GEMİNİN ADI:  
            I - SEÇME SERBESTİSİ:  
            Madde 830 - Geminin ilk Türk maliki, gemiye dilediği adı vermekte serbesttir. Şu kadar ki; seçilen ad iltibasa mahal bırakmıyacak surette başka gemilerin adlarından farklı olmalıdır.  

            Gemi tasdiknamesi verilmiş olan bir geminin adı Münakalat Vekilinin izniyle değiştirilebilir.  

            II - TEKNE ÜZERİNE YAZILMA MECBURİYETİ:  
            Madde 831 - Sicile kayıtlı bir geminin bordalarının her iki tarafına adı, kıçına da adı ile bağlama limanı; silinmez, bozulmaz ve çok okunaklı harflerle yazılır.  

            D) CEZA HÜKÜMLERİ:  
            I - CEZAYI MÜSTELZİM FİİLLER:  
            1. KANUNA AYKIRI ŞEKİLDE BAYRAK ÇEKME:  
            Madde 832 - 823 ila 826 ncı maddelere aykırı olarak Türk bayrağı çeken veya aynı maddelerin hükümlerine göre Türk Bayrağı çekmesi lazımgelirken diğer bir devletin bayrağını çeken geminin kaptanı veya bu hareketleri menetmemiş olan donatanı 400 liraya kadar ağır para cezası veya altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Geminin suçluya ait olup olmadığı gözetilmeksizin müsaderesine de karar verilebilir.  

            2. TASDİKNAME VEYA ŞAHADETNAME ALMADAN BAYRAK ÇEKME:  
            Madde 833 - 827 ve 828 inci maddelere aykırı olarak Türk Bayrağını çeken geminin kaptanı, iki yüz liraya kadar hafif para cezası veya bir aya kadar hafif hapis cezası ile cezalandırılır.  

            3. TASDİKNAME VEYA ŞAHADETNAMENİN GEMİDE BULUNDURULMAMASI VE GEMİ ADININ YAZILMAMASI:  
            Madde 834 - 827 nci maddenin son fıkrası ile 831 inci madde hükümlerine aykırı hareket eden kaptan yüz liraya kadar hafif para cezası veya on beş güne kadar hafif hapis cezası ile cezalandırılır.  

            4. HARB GEMİLERİ, İSTİHKAMLAR ÖNÜNDE VE LİMANDA BAYRAK ÇEKMEMEK:  
            Madde 835 - Harb gemileri ve sahil istihkamları önünde veya Türk limanlarına girerken yahut bunlardan çıkarken ticaret gemisine bayrak çekmiyen kaptan, yüz liraya kadar hafif para cezası veya on beş güne kadar hafif hapis ile cezalandırılır.  

            II - KUSUR ESASI:  
            Madde 836 - Kasıt veya ihmali sabit olmıyan kimseye yukarki maddeler gereğince ceza verilemez.  

            III - MEMLEKET DIŞINDA TATBİK ESASI:  
            Madde 837 - Bu Kanunun 832, 833 ve 834 üncü maddelerindeki fiiller, Türkiye dışında bir Türk veya yabancı tarafından işlenmiş olsa bile cezalandırılır.  

            E) NİZAMNAME:  
            Madde 838 - Gemi tasdiknamesiyle bayrak şahadetnamesinin nasıl tanzim olunacağı ve gemi adının gemi üzerine nasıl yazılacağı ve bu kısım hükümlerinin tatbik şekli bir nizamname ile tayin olunur.  
  

ÜÇÜNCÜ KISIM
GEMİ SİCİLİ

            A) UMUMİ HÜKÜMLER:  
            I - SİCİL MEMURLUKLARI VE BÖLGELERİ:  
            Madde 839 - Türk gemileri için hükümetin münasip göreceği yerlerde gemi sicilleri tutulur.  

            Gemi sicilleri, liman reisliği nezdinde çalışan sicil memurları tarafından o yer asliye hukuk mahkemesinin nezareti altında tutulur. 26 ncı maddenin 2 nci fıkrası hükmü bu hususta da tatbik olunur.  

            Medeni Kanunun 917 nci maddesi gemi sicilleri hakkında da caridir.  

            II - TESCİLİ CAİZ GEMİLER:  
            Madde 840 - Gemi siciline, 823 üncü madde gereğince Türk Bayrağını çekme hakını haiz ticaret gemileri ile 822 nci maddenin 2 nci fıkrasının 1 ve 3 numaralı bentlerinde yazılı gemiler kaydolunur.  

            III - SALAHİYETLİ SİCİL DAİRESİ:  
            Madde 841 - Gemi, bağlama limanın tabi oluduğu sicil dairesince tescil olunur.  

            Bir geminin seferleri yabancı bir limandan idare edilecekse veya bağlama limanı yoksa maliki gemisini dilediği yer sicilline tescil ettirebilir.  

            Malikin Türkiye dahilinde ikametgahı veya ticari işletmesi yoksa bu kanunda yazılı hakları kullanmak ve vazifeleri yerine getirmek üzere sicil memurluğuna o bölgede oturan bir mümessil göstermesi lazımdır.  

            IV - SİCİLİN ALENİYETİ:  
            Madde 842 - Gemi sicili alenidir. Herkes sayfalarını tetkik edebilir.  

            Alakası olduğunu ispat eden herkes, bir kaydın itmamı için gemi sicilinde atıf yapılmış olan vesikaları, henüz neticelenmemiş tescil taleplerini ve sicil dosyalarını da tetkika mezundur.  

            Talep üzerine ve masrafı ödenmek şartiyle sicildeki kayıtların tasdikli veya tasdiksiz örnekleri verilir. 2 nci fıkrada yazılı vesikaların örnekleri yalnız ilgili olduğunu ispat eden kimseye verilebilir.  

            B) GEMİNİN TESCİLİ:  
            I - TALEP:  
            1. ŞEKLİ:  
            Madde 843 - Gemi, ancak malikin veya maliklerden birinin talebi üzerine göre siciline tescil olunur.  

            Talep dilekçe ile olur.  

            2. MECBURIYET:  
            Madde 844 - On sekiz gros tonilatoda ve daha büyük her ticaret gemisinin maliki, tescil talebinde bulunmaya mecburdur.  

            840 ıncı maddeye göre gemi siciline tescili caiz olan diğer gemilerin malikleri gemilerini tescil ettirmekle serbesttirler.  

            3. MUHTEVASI:  
            Madde 845 - Tescil talebiyle birlikte aşağıdaki hususlar bildirilir:  

            1. Geminin adı;  

            2. Nev'i ve imalinde kullanılmış olan esas malzeme;  

            3. Bağlama limanı;  

            4. İnşa olunduğu yer ve kızaktan indiği yıl (Tesbit edilmeleri fevkalade müşkül olmamak şartiyle);  

            5. Resmi ölçme neticeleri ve makine takati;  

            6. Geminin maliki;  

            a) Hakiki şahıs ise: Ad ve soyadı, varsa ticaret unvanı ve kayıtlı bulunduğu ticaret sicil memurluğu ile sicil numarası;  

            b) Ticaret şirketi ise: Şirketin nev'i, ticaret unvanı ve tescil olunduğu ticaret sicil memurluğu ile sicil numarası;  

            c) Diğer hükmi şahıslardan ise: Adı ve merkezi;  

            d) Donatma iştirakı ise müşterek donatanların ad ve soyadları ile gemi paylarının miktarı;  

            7. İktisap sebebi;  

            8. Tük Bayrağını çekme hakkına esas teşkil eden sebepler;  

            9. Donatma iştirakinde, varsa gemi müdürü;  

            10. 841 inci maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı halde mümessilin adı, soyadı ve adresi.  

            4. VESİKALAR:  
            a) UMUMİ OLARAK:  
            Madde 846 - Yukarki maddenin 3, 4, 6 ve 7 nci bentlerinde yazılı hususlarla makine takatine ait beyanların doğruluğunun kuvvetle muhtemel olduğunun anlaşılması, bayrak çekme hakkının dayandığı vakıalarla ölçme neitcelerinin ise ispatı lazımdır.  

            Gemi memleket içinde henüz resmen ölçülmemiş ise, mesaha şahadetnamesi yerine geçmek üzere Türkiye dışında yapılmış ölçmeye dair belgenin veya tasdikli başka bir vesikanın ibrazı kafidir.  
   
            Gemi tamamen veya kısmen memleket içinde inşa edilmişse, inşa halindeki gemilere mahsus sicilde kayıtlı bulunup bulunmadığına dair inşaat yeri sicil memurluğundan alınacak bir vesikanın tevdi edilmesi lazımdır.  

            b) YABANCI SİCİLDE KAYITLI GEMİ:  
            Madde 847 - Gemi, yabancı bir gemi sicilinde kayıtlı bulundukça Türk gemi siciline tescil olunamaz. Lüzumu halinde böyle bir kaydın mevcut olmadığını kuvvetle muhtemel gösterecek vesikaların ibrazı lazımdır.  

            844 üncü madde gereğince tescili mecburi olan bir gemi yabancı bir gemi sicilinde kayıtlı ise malikin bu kaydı terkin ettirmesi ve keyfiyeti tevsik eylemesi lazımdır; imkansızlık halinde bundan sarfınazar olunabilir.  

            II - TESCİL:  
            1. TESCİL EDİLECEK HUSUSLAR:  
            Madde 848 - Bir geminin kaydında 845 inci maddenin 1 ila 7 ve 9 sayılı bentlerinde yazılı hususlarda ölçmeyi tevsik eden belgenin mahiyeti, geminin kaydolunduğu gün ve sicil sıra numarası sicile geçirilir. Kayıt, salahiyetli memur tarafından imzalanır.  

            845 inci maddenin 6 ncı bendine göre tescil edilmesi lazımgelen gemi malik veya maliklerinin vatandaşlık durumu, geminin bir ticaret şirketine ait olması veya donatma iştiraki halinde 823 üncü maddenin 2 ve 3 üncü fıkralarında yazılı hususların mevcut olduğu ayrıca sicile geçirilir.  

            Gemi, inşa halindeki gemilere mahsus sicile tescil edilmişse o sicile kayıtlı bulunan gemi ipotekleri, haiz oldukları dereceler mahfuz kalmak şartiyle, gemi siciline re'sen nakledilir. Geminin tescil olunduğu, inşa halindeki gemilere mahsus sicili tutan memura bildirilir.  

            Gemi tescil edilmezden önce her hangi bir kimse kendisinin malik olduğunu ileri sürerek tescil talebinde bulunan şahsın mülkiyetine itiraz ederse gemi tescil edilmekle beraber itiraz eden lehine şerh verilir.  

            2. DEĞİŞİKLİKLER:  
            Madde 849 - 845 inci maddenin 1, 2, 3, 5, 8 ve 9 uncu bentlerinde yazılı olup da 848 inci maddenin 1 ve 2 nci fıkraları uyarınca tescil olunan hususlarda vukua gelecek değişikliklerin gemi siciline geçirilmek üzere bir dilekçe ile sicil memurluğuna derhal bildirilmesi lazımdır.  

            824 üncü maddenin 1 inci fıkrası gereğince Türk Bayrağı yerine diğer bir bayrak taşınmasına izin verilmiş olan geminin ne müddetle Türk Bayrağı çekemiyeceği sicil memurluğuna bildirilir ve keyfiyet tescil olunur. İzin biter veya geri alınırsa bu dahi tescil olunur.  

            Gemi kurtarılamıyacak şekilde batar veya tamir kabul etmez bir hale girer yahut Türk Bayrağını çekme hakkını kaybederse bu hususların da gecikmeksizin sicil memurluğuna bildirilmesi lazımdır.  

            Yukarki fıkralara göre yapılması lazımgelen talepleri gemi maliki ve donatma iştirakinde gemi müdürü dahi yapmaya mecburdurlar. Bu hususu ifaya mecbur olanlar birden fazla ise bunlardan birinin talebi kafidir. Hükmi şahıs olan bir malikin mümessilinin taaddüdü halinde de aynı esas caridir.  

            Tescil hususunda 845, 846 ve 848 inci maddeler dahi tatbik olunur.  

            3. TESCİLE DAVET:  
            Madde 850 - 844, 846, 847 ve 849 uncu maddeler gereğince yapmakla mükellef olduğu vazifeleri, kayıt muamelelerini gerektiren hususları öğrendikten sonra onbeş gün içinde yerine getirmiyen kimseler hakkında 35 inci madde hükmü tatbik olunur.  

             852 nci madde hükmü mahfuzdur.  

            C) TERKİN: 
            I - TALEP ÜZERİNE: 
            Madde 851 - Gemi, kurtarılmıyacak şekilde batar veya tamir kabul etmez  hale gelir yahut Türk Bayrağını çekme hakkını zayi ederse talep üzerine sicilden kaydı terkin olunur. Tescili ihtiyari olan gemilerin kaydı, malik veya makillerinin talebi üzerine dahi terkin olunur. 

            Geminin tamir kabul etmez hale gelmesi sebebiyle kaydının terkini talep bulundukta sicil memuru müseccel ipotekli alacaklıları, icabında 852 nci maddedeki ilan suretiyle, keyfiyetten haberdar ederek tayin edeceği münasip bir müddet zarfında itirazlarını bildirmeye davet eder. Müddeti içinde bildirilen itirazların varit görülmediğine dair mahkemece verilen kararın kesinleşmesi üzerine gemi kaydı terkin olunur. 

            Gemi Türk Bayrağını çekme hakkını kaybederse kaydı ancak ipotekli alacaklıların ve gemi sicili münderecatına göre ipotek üzerinde hak sahibi olan üçüncü şahısların muvafakatleriyle terkin olunabilir. Muvafakat terkin talebiyle beraber tevsik edilmemiş ise, geminin Türk Bayrağını çekme hakkını kaybettiği gecikmeksizin gemi siciline kaydolunur. Bu kayıt, müseccel gemi ipotekleri bahis mevzu olmadığı nispette, gemi kaydının terkini hükmündedir. 

            Tescili ihtiyari olan gemilere ait kayıtların maliklerinin mücerret talepleri üzerine terkin edilebilmesi için ipotekli alacaklıların ve gemi sicili münderecatına göre ipotek üzerinde hak sahibi olan üçüncü şahısların muvafakatleri şarttır. 

            II - RE'SEN: 
            1. UMUMİ ŞARTLARI: 
            Madde 852 - Esaslı şartlarından biri mevcut olmaması sebebiyle tescili caiz olmıyan bir gemi tescil edilmiş olur veya 849 uncu maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı haller sicil memurluğuna bildirilmezse 35 inci madde hükmü tatbik olunur. Şu kadar ki; keyfiyetin müseccel diğer hak sahiplerine de bildirilmesi lazımdır. Malik ve diğer hak sahiplerinin kimler olduğu yahut ikametgahları belli değilse terkine davet ve tayin edilen müddet 37 nci maddede yazılı gazete ile diğer münasip bir gazetede ilan edilir ve ilan kağıdı sicil memurluğu ve mahkeme divanhanesine asılır. 

            Geminin kaydı ancak imtina ve itiraz sebeplerinin müddeti içinde bildirilmemesi veya bunların mahkemece varit görülmediğine dair verilen kararın kesinleşmesi halinde terkin olunabilir. Bir ipotekli alacaklı, gemi ipoteğinin el'an mevcut olduğunu ileri sürerek Türk Bayrağını çekme hakkını kaybetmiş olan bir geminin terkinine itiraz ederse kayıt terkin edilmeyip sadece geminin Türk Bayrağını çekme hakkını zayi ettiği tescil olunur. 

            2. HUSUSİ HALLER: 
            Madde 853 - Tescil edilmiş bir gemi hakkında yirmi yıldan beri hiçbir kayıt muamelesi yapılmamış ve Münakalat Vekaletinden alınan izahata göre de geminin artık mevcut olmadığına veya denizcilikte kullanılamıyacak hale geldiğine kanaat getirilmiş olursa, gemi üzerinde ipotek veya intifa hakkı tescil edilmiş bulunmadığı takdirde, sicil memurunun teklifi üzerine mahkeme 852 nci maddede yazılı merasime hacet kalmaksızın gemi kaydının terkin edilmesine re'sen karar verir. 

            D) GEMİ TASDİKNAMESİ: 
            I - MUHTEVASI: 
            Madde 854 - Sicil memurluğu, geminin sicile kaydolunduğuna dair bir gemi tasdiknamesi tanzim eder. Tasdiknameye, sicildeki kayıtların münderecatı aynen ve tam olarak geçirilir. 

            Gemi tasdiknamesinde ayrıca 846 ncı maddede yazılı vesikaların ibraz edildiği ve geminin Türk Bayrağını çekme hakkını haiz olduğu da gösterilir. 

            Geminin malikine, talebi üzerine, gemi tasdiknamesinin tasdikli bir hulasası verilir. Bu hulasaya yalnız 845 inci maddenin 1 ila 5 sayılı bentlerinde yazılı hususlarla geminin Türk Bayrağını çekme hakkını haiz olduğu yazılır. 

            II - TADİLLER: 
            Madde 855 - Gemi siciline geçirilen her kayıt gecikmeksizin gemi tasdiknamesine de yazılır. Bir gemi payının takyidine mütaallik kayıtlar hakkında bu hüküm tatbik olunmaz. 

            III - İBRAZ MECBURİYETİ: 
            Madde 856 - 849 uncu maddede yazılı haller ile gemi mülkiyetinin intikali veya bir gemi payının iktisabı halinde, 849 uncu maddenin 4 üncü fıkrasında zikrolunan şahıslar, gemi tasdiknamesini ve varsa tasdikli hulasasını sicil memurluğuna ibraza mecburdurlar. Gemi bağlama limanına veya sicil memurluğunun bulunduğu limana gelince bu mecburiyet kaptana da düşer. 850 nci madde burada da caridir. 

            851 inci maddenin 1 ve 3 üncü fıkralarında yazılı hallerde gemi tasdiknamesi ve varsa hülasası geri alınarak iptal olunur. 

            IV - YENİDEN TANZİMİ: 
            Madde 857 - Yeni bir gemi tasdiknamesinin verilebilmesi için eskisinin ibrazı veya zıyaa uğradığının ispatı şarttır. Tasdikli hulasa hakkında dahi aynı hüküm caridir. 

            Geminin yabancı memlekette bulunması halinde sicil memurluğu yeni tasdiknameyi, eskisinin iadesi mukabilinde kaptana verilmek üzere mahalli Türk makamlarına gönderir. 

            E) İNŞA HALİNDEKİ GEMİLERE MAHSUS SİCİL: 
            I - UMUMİ OLARAK: 
            Madde 858 - İnşa halindeki bir gemi, ancak yapı üzerinde bir gemi ipoteğinin tesisi veya yapının ihtiyati veya icrai haczinin bahis mevzu olması halinde mahsus siciline tescil olunur. 

            Yapı, inşaat yerinin tabi olduğu sicil memurluğunca tescil olunur. Yapı, bu sicil memurluğunun dairesi dışındaki diğer bir yere götürülse dahi aynı sicil memurluğu salahiyetli kalır. Şu kadar ki; bu memurluk tarafından yeni inşaat yerindeki sicil memurluğuna yapının kaydedilmiş olduğu bildirilir. 

            Mahsus sicil hakkında 839 ve 842 nci maddeler hükmü tatbik olunur. Şu kadar ki; sicilin sayfalarını ve müstenidatını tetkik ve örneklerini talebeden kimsenin ilgisini ispat etmesi lazımdır. 

            II - YAPININ TESCİLİ: 
            1. TESCİL DİLEKÇESİ: 
            a) KİMİN VEREBİLECEĞİ: 
            Madde 859 - Yapı, geminin inşa olunduğu tersane sahibinin vereceği dilekçe üzerine mahsus siciline kaydolunur. Tersane sahibi yapının maliki değilse kayıt dilekçesini malik de verebilir. 

            İhtiyati veya icrai haciz kararı almış olan alacaklı dahi icra memurunun tezkeresi üzerine yapının mahsus sicile tescilini istiyebilir. 

            b) MUHTEVASI: 
            Madde 860 - Tescil talebiyle birlikte aşağıdaki hususlar bildirilir: 

            1. İnşa halinde bulunan geminin nevi ile adı veya numarası yahut ayırdedilebilmesine yarıyan her hangi bir işareti; 

            2. İnşaat yeri ve geminin inşa olunduğu tersane; 

            3. Maliki. 

            Geminin maliki olarak tersane sahibinden başka bir kimse gösterildiği takdirde, tersane sahibi tarafından resmi şekilde tanzim ettirilen ve malik olarak gösterilen kimsenin mülkiyeti ne suretle iktisabettiğini bildiren bir beyannamenin de tevdii  lazımdır. 

            941 inci maddenin 2 nci fıkrasındaki şartların mevcut oluduğu, salahiyetli gemi mesaha makamının vereceği bir belge ile ispat olunur. 

            2. TESCİL: 
            a) TESCİL EDİLECEK HUSUSLAR: 
            Madde 861 - Bir yapının kaydında, 860 ıncı maddenin 1 inci fıkrasında yazılı hususlarla aynı maddenin 2 ve 3 üncü fıkralarında yazılı vesikaların mahiyeti ve yapının kaydolunduğu gün sicile geçirilir. Kayıt, salahiyetli memur tarafından imzalanır. 

            b) DEĞİŞİKLİKLER: 
            Madde 862 - Geminin inşa olunduğu tersanenin sahibi ve yapının maliki, tescil olunan hususlarda vukua gelecek değişiklikleri ve geminin inşasının tamamlandığını, tescil edilmek üzere, bir kayıt dilekçesiyle sicil memurluğuna gecikmeksizin bildirmeye mecburdurlar. Bildirilen hususların tevsikı lazımdır. 850 nci madde hükmü burada da caridir. 

            Geminin inşaasının tamamlandığı bildirildikten veya 846 ncı maddenin 3 üncü fıkrasındaki vesika verildikten sonra artık inşa halindeki gemilere mahsus sicile bir gemi ipoteği tescil olunamaz. 

            III - TERKİN: 
            Madde 863 - Yapının sicildeki kaydı: 

            1. Tersane sahibi tarafından, geminin yabancı memlekete teslim edildiğinin bildirilmesi; 

            2. Yapının maliki ile geminin inşa olunduğu tersane sahibinin, kaydın terkinini talep etmeleri; 

            3. Yapının harap olması; 

            hallerinde terkin olunur. 

            Yapı üzerinde bir ipotek bulunduğu takdirde, 1 ve 2 nci bentlerde yazılı hallerde ipotekli alacaklının ve sicile kayıtlı bulunan diğer hak sahiplerinin terkine muvafakatleri de lazımdır. 

            F) İTİRAZLAR: 
            Madde 864 - Sicil memurunun kararları hakkında 36 ncı madde hükmü tatbik olunur. 

            G) NİZAMNAME: 
            Madde 865 - Gemi sicilinin kuruluşu ve nasıl tutulacağı, memurların haiz olmaları lazımgelen vasıflar, hukuki münasebetlerin nasıl tevsik ve tescil olunacakları, kayıtların tashih, tadil ve terkini hakkında tamamlayıcı hükümler nizamname ile tesbit olunur. 
  

DÖRDÜNCÜ KISIM
MÜLKİYET VE DİĞER AYNİ HAKLAR
 
BİRİNCİ AYIRIM
UMUMİ HÜKÜMLER

            A) TATBİK OLUNACAK HÜKÜMLER: 
            I - KAYITLI BULUNAN GEMİLER HAKKINDA: 
            Madde 866 - Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kısım hükümleri yalnız bir Türk gemi siciline kayıtlı bulunan gemiler hakkında tatbik olunur. 

            Bir Türk gemi siciline kayıtlı bulunan gemi üzerindeki mülkiyetin iktisap ve ziyaı Türk kanunlarına tabidir. 

            II - KAYITLI BULUNMIYAN GEMİLER HAKKINDA: 
            Madde 867 - Bir Türk gemi siciline kayıtlı bulunmıyan gemiler üzerindeki mülkiyet ve sair ayni haklar hususunda, Medeni Kanunun menkullere mütaallik hükümleri tatbik olunur. Şu kadar ki; böyle bir geminin veya gemi payının temlikinde akıdlar mülkiyetin sadece akitle intikal edeceğini kararlaştırmışlarsa zilyedliğin devrine hacet kalmaksızın mülkiyet temellük edene geçer. Bu şekildeki temliklerde hüsnüniyetle iktisabın muteber olması temellük edenin zilyedliği devraldığı sırada dahi hüsnüniyet sahibi olmasına bağlıdır. 

            Gemi veya payının temliki halinde taraflardan her biri, masrafını çekmek şartiyle, kendisine temlike dair resmi veya imzası noterce tasdikli bir senet verilmesini istiyebilir. 

            869 ve 870 inci madde hükümleri, müseccel olmıyan gemiler hakkında da tatbik olunur. 

            B) MÜLKİYET: 
            I - İKTİSABI: 
            1. TEMLİK: 
            a) UMUMİ OLARAK: 
            Madde 868 - Gemi siciline kayıtlı bulunan bir geminin temliki için malik ile iktisap edenin, mülkiyetin iktisap edene intikal edeceğine dair anlaşmaları lazım ve kafidir. Taraflardan her biri, masrafını çekmek şartiyle kendisine temlike dair resmi veya imzası noterce tasdikli bir senet verilmesini istiyebilir. 

            Gemi payının temliki hakkında 965 inci madde hükmü tatbik olunur. 

            b) GEMİNİN TEFERRUATI: 
            Madde 869 - Taraflarca aksi kararlaştırılmış olmadıkça, iktisap eden, geminin mülkiyeti ile birlikte, iktisap anında mevcut ve temlik edene ait olan teferruatın mülkiyetini de iktisap eder. 

            Temlik neticesinde, temlik edene ait olmıyan veya üçüncü şahıslara ait haklara takyit edilmiş bulunan teferruat da iktisap edenin zilyedliğine geçerse, Medeni Kanunun 687, 901, 902 ve 904 üncü maddeleri tatbik olunur. İktisap edenin hüsnüniyeti hususunda zilyedliği elde ettiği an esas ittihaz edilir. 

            Filikalar da geminin teferruatındandır. Tereddüt halinde, gemi demirbaş defterinde yazılı şeyler teferruattan sayılır. 

            c) NEFİ VE HASAR: 
            Madde 870 - Nefi ve hasar hakkında Borçlar Kanununun 183 üncü maddesi  hükmü tatbik olunur. Şu kadar ki; gemi veya gemi payı, gemi yolculukta bulunduğu sırada temlik edilirse temlik edenle iktisap eden arasındaki münasebetlerde bu yolculuğun kar veya zararı, aksine anlaşma olmadıkça iktisap edenindir. 

            Geminin iktisap eden tarafından teslim alınması için muayyen bir gün kararlaştırılmışsa, mukavelede aksine hüküm olmadıkça, nefi ve hasar ancak işbu günden itibaren iktisap edene intikal eder. 

            d) TEMLİK EDENİN ŞAHSİ BORÇLARI: 
            Madde 871 - Bir geminin veya gemi payının temliki, temlik edenin üçünü şahıslara olan şahsi borçlarına halel getirmez. 

            2. İKTİSABİ MÜRURUZAMAN: 
            a) ADİ: 
            Madde 872 - Mülkiyetini iktisap etmiş olmadığı halde gemi siciline bir geminin maliki olarak tescil edilmiş bulunan kimse, tescil beş yıl devam etmek ve kendisi de bu müddet zarfında gemiyi fasılasız ve nizasız asli zilyed sıfatiyle yedinde bulundurmak şartiyle mülkiyetini iktisap eder. Bu müddetin hesabı, kesilmesi ve durması Borçlar Kanununun alacak müruruzamanı hakkındaki hükümlerine tabidir. Kaydın doğru olmadığı yolunda gemi sicilinde bir itiraz kayıtlı oldukça müruruzaman durur. 

            b) FEVKALADE: 
            Madde 873 - Sicile kayıtlı olmıyan bir gemiyi on yıl müddet ile fasılasız ve nizasız asli zilyed sıfatiyle yedinde bulunduran kimse o geminin kendi malı olmak üzere tescilini istiyebilir. 

            Sicilden maliki kim olduğu anlaşılmıyan veya on yıl önce ölmüş yahut gaipliğine karar verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan bir gemiyi, birinci fıkrada yazılı şartlar altında yedinde bulunduran kimse dahi o geminin maliki olarak tescil edilmesini talep edebilir. Zilyedlik müddetinin hesabı kesilmesi ve durması Borçlar Kanununun alacak müruruzamanı hakkındaki hükümlerine tabidir. 

            Tescil ancak mahkeme kararı ile olur. Mahkeme bir müddet tayin ederek ilgilileri itirazlarını bildirmeye ilan yolu ile davet eder. Bu müddet içinde itiraz edilmez veya itiraz reddeolunursa tescile karar verilir.  

            Tescile karar verilmeden önce üçüncü bir şahıs malik sıfatiyle tescil edilir veya üçüncü şahsın mülkiyeti dolayısiyle gemi sicilinin doğru olmadığı yolunda bir itiraz şerhi verilmiş olursa, tescil kararı üçüncü şahıs hakkıda hüküm ifade etmez. 

            II - TERK: 
            Madde 874 - Malik, feragat ettiğini sicil dairesine bildirmek ve feragat keyfiyeti gemi siciline tescil edilmek suretiyle geminin mülkiyeti terk edileblir. 

            Sahipsiz bir gemiyi ihraz hakkı munhasıran devletindir. Devlet, kendisini gemi siciline malik sıfatiyle tescil ettirmek suretiyle mülkiyeti iktisap eder. 

            C) DİĞER AYNI HAKLAR: 
            I - GEMİ İPOTEĞİ: 
            1. AKDİ İPOTEK: 
            a) TARİF: 
            Madde 875 - Bir alacağı temin için gemi üzerinde ipotek tesis olunabilir. Gemi ipoteği, alacaklıya geminin bedelinden alacağını alma salahiyetini verir. İleride vücut bulacak yahut şarta bağlı olan bir alacak için dahi ipotek tesis edilebilir. 

            b) TESİS: 
            Madde 876 - Gemi ipoteğinin tesisi için geminin maliki ile alacaklının bu hususta anlaşmaları ve ipoteğin gemi siciline tescil edilmesi lazımdır. Şu kadar ki; yabancı bir memlekette iktisap edilip henüz Türk gemi siciline tescil edilmemiş olan gemilerde bayrak şahadetnamesine şerh, tescil hükmündedir; geminin tescilinde bu gibi ipotekler re'sen sicile geçirilir. 

            İpotek tesisine ait anlaşmaların yazılı şekilde ve imzaları noterce tasdikli olması şarttır. 

            2. KANUNİ İPOTEK: 
            Madde 877 - Bir tersane sahibi bir geminin inşa veya tamirinden doğan alacaklar için, o yapı veya gemi üzerinde kanuni bir ipoteğin tescilini talep edebilir. Bu haktan önceden feragat muteber değildir. 

            Bu kanuni ipoteğin tesisi hakkında Medeni Kanunun 809, 810 ve 811 inci maddeleri tatbik olunur. 

            II - İNTİFA HAKKI: 
            Madde 878 - Gemi üzerinde intifa hakkı tesisi, ancak bu geminin dahil bulunduğu mamelek veya terekenin tamamı veya şayi bir cüz'ü üzerinde esasen bir intifa hakkı tesisiyle mükellef bulunulması halinde ve bu mükellefiyeti ifa zımnında kabildir. 

            Akdi intifa hakkının tesisi hususunda 876 ncı madde hükmü tatbik olunur. 

            D) ŞERHLER: 
            I - HALLERİ: 
            Madde 879 - Bir gemi veya gemi ipoteği üzerinde bir hak tesisini veya kaldırılmasını yahut böyle bir hakkın muhteva veya derecesinin tadilini istiyebilmek hakkını temin için gemi siciline şerh verilebilir. Müstakbel veya şarta bağlı bir mutalebenin temini için de gemi siciline şerh verilmesi caizdir. 

            Şerhten sonra gemi veya ipotek üzerinde yapılacak tasarruflar, şerh ile teminat altına alınan hakkı haleldar ettiği nispette muteber değildir. 

            Tasarrufun, cebri icra veya ihtiyati haciz suretiyle yahut iflas idaresi tarafından yapılması hallerinde de hüküm böyledir. 

            Şerh ile temin edilen hakkın derecesini tayinde şerh tarihi esas tutulur. 

            Hak, şerh verilmek suretiyle temin edildiği nispette mükellefin mirasçısı, mesuliyetinin mahdut olduğunu ileri süremez. 

            II - VERİLMESİ: 
            Madde 880 - Şerh, bir ihtiyati tedbir kararına yahut şerh neticesinde gemisi veya hakkı takyit olunan kimsenin muvafakatine müsteniden verilir. İhtiyati tedbir kararının verilmesinde hakkın tehlikede olduğununun kuvvetle muhtemel gösterilmesi aranmaz. 

            III - TERKİNİ: 
            Madde 881 - Şerh neticesinde gemisi veya hakkı takyit olunan kimse, şerh ile temin olunan mutalebe hakkının dermeyanını daimi olarak imkansız kılan bir def'e sahip bulunduğu takdirde alacaklıdan şerhin terkinini istiyebilir. 

            IV - HÜKÜMDEN DÜŞMESİ: 
            Madde 882 - Sicile şerh verilmek suretiyle mutalebe hakkı temin edilmiş olan alacaklı belli olmaz bir gemi ipoteği alacaklısının hakkının iptali için 930 uncu madde ile muayyen şartlar mevcut olursa, alacaklı, ilan yoliyle davet olunarak hakkının iptaline karar verilebilir. İptale karar verilmekle şerh de hükümden düşer. 

            V - HÜKÜMLERİ: 
            Madde 883 - Mülkiyetin, bir gemi ipoteğinin veya ipotek üzerindeki bir hakkın yahut bir intifa hakkının iktisabı, lehine şerh verilmiş olan kimseye karşı hükümsüz olduğu takdirde şerh sahibi, şerhle temin olunan mutalebe hakkının tahakkuku için lüzumlu olan tescil veya terkine muvafakat etmesini iktisap edenden istiyebilir. 

            Mutalebe hakkının, temliki meneden bir emirle temin edilmiş olması halinde de hüküm böyledir.  

            E) ÇEŞİTLİ HÜKÜMLER: 
            I - KARİNELER: 
            Madde 884 - Gemi sicilinde malik olarak kayıtlı bulunan kimse, geminin maliki sayılır. 

            Gemi sicilinde lehine bir gemi ipoteği veya ipotek üzerinde bir hak yahut bir intifa hakkı tescil edilmiş olan kimse o hakkın sahibi sayılır.  

            Müseccel bir hak (Fıkra 1, 2) terkin olunursa o hakkın artık mevcut olmadığı kabul edilir.  

            Medeni Kanunun 905 inci maddesinin ikinci cümlesi hükmü mahfuzdur. 

            II - KAYITLARIN HÜKÜMLERİ: 
            Madde 885 - Hukuki bir muamele ile bir geminin mülkiyetini, intifa hakkını, gemi ipoteğini veya ipotek üzerindeki bir hakkı iktisap eden kimse lehine, gemi sicilinin muhtevası, bu haklara taallük ettiği nispette doğru sayılır; meğer ki, sicile bir itiraz kaydedilmiş veya iktisap eden suiniyet sahibi bulunmuş olsun. Hak sahibinin müseccel bir hak üzerindeki tasarruf salahiyeti muayyen bir kimse lehine tahdit edilmiş ise bu tahdit keyfiyeti iktisap eden hakkında ancak gemi sicilinde yazılı olması veya kendisinin  suiniyet sahibi bulunması halinde hüküm ifade eder. 

            Hakkın iktisabı için tescil şart olan hallerde tescili talep tarihi hüsnüniyete esas tutulur. 

            Gemi sicilinde lehine bir hak tescil edilmiş olan kimseye bu hakkı sebebiyle bir edada bulunulması veya bu kimsenin üçüncü bir şahıs ile müseccel hak üzerinde bir tasarruf muamelesinde bulunması hallerinde de yukarki fıkra hükmü tatbik olunur. 

            III - TADİL 
            Madde 886 - Gemi sicilinin muhtevası; mülkiyet, gemi ipoteği, ipotek üzerindeki bir hak, intifa hakkı yahut 885 inci maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yazılı neviden bir tasarruf tahdidi bakımından gerçek hukuki duruma uymadığı takdirde, hakkı tescil edilmemiş veya yanlış tescil edilmiş yahut mevcut olmıyan bir hak veya tahdidin tescili neticesinde hakkı halele uğramış bulunan kimse, tadil neticesinde hakkı halele uğrıyacak olan kimseden kaydın tadiline muvafakat etmesini istiyebilir.  

            Gemi sicili, ancak birinci fıkra gereğince mükellef olan kimsenin hakkı tescil edildikten sonra tadil olunabilecekse, bu kimse, talep üzerine hakkını tescil ettirmeye mecburdur. 

            Yukarki fıkralarda yazılı bulunan tadili isteme hakları müruruzamana tabi değildir. 

            IV - İTİRAZIN TESCİLİ: 
            Madde 887 - 886 ncı maddede yazılı hallerde gemi sicilinin doğru olmadığı hakkında bir itiraz tescil olunabilir. 

            İtiraz, bir ihtiyati tedbir kararına yahut sicilin tadili neticesinde hakkı halele uğrıyacak olan kimsenin muvafakatine müsteniden tescil olunur. İhtiyati tedbir kararının verilmesinde hakkın tehlikede olduğunun kuvvetle muhtemel gösterilmesi aranmaz. 

            V - MÜRURUZAMAN: 
            Madde 888 - Tescil edilmiş haklardan doğan mutalebeler müruruzamana tabi değildir. Muayyen zamanda ifası lazımgelip de birikmiş olan edalarla tazminata ait mutalebeler bundan müstesnadır. 

            Tescil edilmiş bir itaraza mevzu teşkil eden haklar da müseccel haklar hükmündedir. 

            Bir gemi ipoteğinin tescili, alacak hakkında müruruzamanın cereyanına mani olur. 

            VI - KAYIT MASRAFLARI: 
            Madde 889 - Aksi mukavele ile kararlaştırılmadıkça gemi veya payı üzerindeki mülkiyetin nakline veya diğer bir ayni hakkın tesisine yahut devrine mütaallik kayıt masrafları, tescil için lüzumlu senet ve vesika masrafları dahil olmak üzere, mülkiyeti veya diğer ayni hakkı iktisap edene aittir. 

            Kendisi ile mükellef arasındaki hukuki münasebetten aksi anlaşılmadıkça bir kaydın tadili talebinde bulunan kimse, tadil ile bunun için lüzumlu beyanlarını masraflarını çeker. 

            VII - GEMİNİN KİRALANMASI: 
            Madde 890 - Sicile kayıtlı gemilerin kiralanmasında Borçlar Kanununun gayrimenkul kiralarına mütaallik hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. 

            VIII - GAYRİMENKULE MÜTAALLİK HÜKÜMLERDEN GEMİLERE TEŞMİL EDİLENLER: 
            Madde 891 - Medeni Kanunun 379 uncu maddesinin 2 numaralı bendi, 388, 470 ve 575 inci maddelerinin tatbikinde "Gayrimenkul mallar" tabiri içine, gerek inşa halinde, gerek tamamlanmış olan bütün gemiler; keza "Tapu sicili" tabiri içine "Gemi sicilleri" dahil olduğu gibi Borçlar Kanununun 499 uncu maddesinin ikinci fıkrasındaki "Gayrimenkul rehni" tabirine de "Gemi ipoteği mefhumu" girer. 

            IX - YOLA HAZIR GEMİNİN İCRADAKİ DURUMU: 
            Madde 892 - Yola çıkmıya hazır bir gemi cebri icra yolu ile satılamıyacağı gibi ihtiyaten haciz de edilemez. Şu kadar ki; cebri satış veya haczi icabettiren borç zaten bu yolculuk dolayısiyle yapılmışsa, bu hükümler tatbik olunmaz. 

            Bu madde hükmü 867 nci maddede yazılı gemiler hakkında da tatbik olunur. 
  

İKİNCİ AYIRIM
GEMİ İPOTEĞİNİN TESCİLİ VE MUHTEVASI

            A) İPOTEĞİN TESİSİ: 
            I - SİCİLE GEÇİRİLECEK HUSUSLAR: 
            Madde 893 - Gemi ipoteğinin tescilinde alacaklının adı ve soyadı, alacağın miktarı, mevzuu para olmıyan alacaklarda bunun Türk parasiyle karşılığı, alacak faizli ise faiz nispeti. tali edalar kabul etmiş ise bunların da tutura sicile kaydolunur. Hakkın ve alacağın muhtevasına ait diğer cihetler için tescil talepnamesine atıf yapılabilir. 

            Alacak miktarı gayrimuayyen veya mütehavvil ise hakiki miktarı zamanında tesbit olunmak üzere ipoteğin temin edeceği alacak miktarının azami haddi tayin ve gemi siciline tescil edilir. Alacak faizli ise, faizler de azami hadde dahil sayılır. 

            Nama veya hamile yazılı tahvillerin bir gemi ipoteği ile temini halinde ipotek istikrazın tamamı için tesis edilecekse alacaklı yerine, borçlu ile alacaklıların cümlesini birden tahsil edecek bir temsilci; ihracı deruhde eden işletme için tesis edilecekse gemi ipoteği üzerinde tahvil sahipleri lehine bir rehin hakkı da tescil olunur. 

            II - DERECE: 
            1. TESCİL ESASI: 
            Madde 894 - Gemi üzerindeki ipoteklerin dereceleri Medeni Kanunun gayrimenkul rehini hakkındaki hükümlerine göre tayin olunur. 

            2. DERECENİN DEĞİŞTİRİLMESİ: 
            a) ŞARTLARI: 
            Madde 895 - İpotek derecelerinin sonradan değiştirilmesi için, dereceleri değişen ipotek sahipleriyle malikin imzası noterce tasdikli mukavele ile anlaşmaları ve keyfiyetin tescili şarttır. Değişme neticesinde derecesi düşen ipotek üzerinde hak sahibi kimseler varsa bunların da muvafakatı lazımdır. 

            İpotekli alacağın taksimi halinde, kısmi ipoteklerin kendi aralarında sıralarını değiştirmek için malikin muvafakati aranmaz. 

            b) HÜKMÜ: 
            Madde 896 - Derece değiştirilmesi, dereceleri değiştirilen ipotekler arasında bulunan ipoteklere halel getirmez. 

            III - BİRLİKTE GEMİ İPOTEĞİ: 
            Madde 897 - Bir alacak için birden çok gemi veya gemi payı ipotek edilmiş olursa bunlardan her biri borcun tamamından mesuldür. 

            Alacaklı, her gemi veya pay ancak muayyen bir kısımdan mesul olmak üzere alacağını gemi veya paylar arasında taksim edebilir. Taksim, sicil memurluğuna yapılacak beyan ve tescil ile olur. Birlikte ipotek üzerinde hak sahibi kimseler varsa onların da muvafakati lazımdır. 

            B) TEMİN EDİLEN ALACAK: 
            I - UMUMİ OLARAK: 
            MADD 898 - İpotekli geminin karşılıyacağı alacaklar hakkında Medeni Kanunun 790 ıncı maddesinin 1 inci fıkrasiyle 791 inci maddesi hükmü caridir. 

            Temerrüt şartları yalnız gemi malikine karşı mevcut olduğu takdirde dahi ipotek temerrüt faizlerini karşılar. 

            II - ŞARTLARIN DEĞİŞTİRİLMESİ: 
            Madde 899 - Alacak faizsiz veya faiz miktarı yüzde beşten aşağı olursa ipotek, dereceleri müsavi olan veya sonradan gelen hak sahiplerinin muvafakatine lüzum kalmaksızın yüzde beşi aşmıyan bir faizi de temin edecek şekilde tevsi olunabilir. 

            Ödeme zamanı ve yeri hakkında yapılacak değişiklikler için kezalik bu hak sahiplerinin muvafakatine lüzum yoktur. 

            C) İPOTEĞİN ŞÜMULÜ: 
            I - TEFERRUAT, MÜTEMMİM CÜZÜ, NAVLUN VE KİRALAR: 
            Madde 900 - İpoteğin şümulü hakkında Medeni Kanunun 777 ve 778 inci maddeleri tatbik olunur. Şu kadar ki; navlunlar dahi 778 inci madde şümulüne dahildir. 

            Teferruattan olan şeyler, normal bir işletmenin icabatından olarak bu durumdan çıkarılır veya alacaklı lehine el konmazdan önce temlik edilerek gemiden uzaklaştırılırsa, ipotek artık bunlara şamil olmaz. 869 uncu maddenin 2 nci fıkrası hükmü burada da tatbik olunur. 

            Yukarıki fıkra hükmü mütemmim cüzüler hakkında da caridir. Şu kadar ki, teferruat vasfının kaldırılması yerine, muvakkat olmamak kaydiyle, gemiden ayırma ve uzaklaştırma kaim olur. 

            II - SİGORTA TAZMİNATI: 
            1. ESAS: 
            Madde 901 - Geminin, malik veya onun hesabına bir başkası tarafından sigorta ettirilmiş olması halinde, gemi ipoteği sigorta tazminatına da şamil olur. 

            Aşağıdaki hükümler mahfuz kalmak üzere Medeni kanunun rehnedilen alacaklara ait 868 inci maddesinin ikinci cümlesiyle 872, 873 ve 875 inci maddeleri hükümleri tatbik olunur; sigortacı, gemi siciline kayıtlı ipoteği bilmediğini ileri süremez. Bununla beraber, sigortacı veya sigorta ettiren kimse zararın vukuunu alacaklıya ihbar etmiş olur ve ihbardan itibaren iki haftalık bir müddet geçmiş bulunursa, sigortacı, tazminatı sigorta ettiren kimseye ödemekle alacaklıya karşı da mesuliyetten kurtulur. İhbar fevkalade müşkül ise bundan sarfınazar olunabilir; bu takdirde müddet, tazminatın muaccel olduğu tarihten cereyana başlar. Müddet bitinceye kadar alacaklı sigortacıya karşı tediyeye itiraz edebilir. 

            2. SİGORTACININ YAPACAĞI ÖDEMELER: 
            Madde 902 - Sigortacı, geminin evvelki haline iadesi veya alacakları ipotekle temin edilmiş alacağa takaddüm eden gemi alacaklılarına verilmesi maksadiyle malike tazminat bedeline mahsuben tediyede bulunmuş ve bu maksatlara erişilmesi teminat altına alınmış ise, ödeme, ipotekli alacaklıya karşı da muteberdir. 

            Gemi evvelki haline iade edildiği yahut teferruattan olan yeni parçalar yerlerine konulduğu takdirde, sigortacının ipotek alacaklısına karşı olan mesuluyeti kalkar. Malikin, sigortanın şümulüne giren ve ipoteğe takaddüm eden bir gemi alacaklısı hakkına esas teşkil eden borçlarının ödenmesi halinde de hüküm aynıdır. 

            3. SİGORTACIYA BİLDİRİLEN GEMİ İPOTEĞİ: 
            a) İHBAR KÜLFETİ: 
            Madde 903 - İpotekli alacaklı ipoteği sigortacıya bildirmiş ise, sigorta priminin vaktinde ödenmemesi ve bu yüzden sigorta ettirene bir ödeme mühleti tayin edilmesi halinde; sigortacının bunu alacaklıya gecikmeksizin haber vermesi lazımdır. Sigorta priminin ödenmemesi yüzünden mühletin sonunda sigorta münasebetinin feshedilmesi halinde de aynı hüküm caridir. 

            Sigorta münasebetlerinin vaktinden önce sona ermesini intaceden feshi ihbar, cayma veya diğer her hangi bir vakıa, gemi ipoteğini sigortacıya bildirmiş olan alacaklı hakkında ancak sigortacının alacaklıya sigorta münasebetinin sona erdiğini ve henüz son bulmamış ise son bulacağı tarihi haber verdiği veya alacaklının bunu diğer her hangi bir şekilde öğrendiği tarihten itibaren iki hafta geçmekle hüküm ifade eder. Sigorta  münasebetinin, sigorta priminin vaktinde ödenmemesi yüzünden feshedilmesi yahut sigortacının iflası üzerine son bulması halinde, bu hüküm cari değildir, 

            Sigortacı, sigorta ettiren kimse ile, sigortacının mesul olduğu sigorta bedelini azaltan veya tehlikenin şümulünü darlatan bir anlaşma yaptığı takdirde, ikinci fıkranın birinci cümlesi tatbik olunur. 

            Sigorta mukavelesi, sigorta ettirenin aşkın veya çifte sigorta sayesinde muamelekinde haksız olarak bir fazlalık elde etmek kasdiyle akdedilmiş olması yüzenden batıl olursa sigortacı, gemi ipoteğini bildirmiş olan bir alacaklıya karşı butlan iddiasında bulunamaz. Bununla beraber sigortacının alacaklıya butlanı haber vermesinden yahut alacaklının bunu her hangi bir şekilde öğrenmesinden itibaren iki hafta geçmekle sigorta münasebeti alacaklıya  karşı da sona ermiş olur. 

            b) BİRDEN ÇOK SİGORTACININ MEVCUT OLMASI HALİNDE: 
            Madde 904 - Gemi, birden çok sigortacı nezdinde müştereken sigorta edilmiş olursa, 903 üncü madde gereğince ipoteğin, malik tarafından alacaklıya jeran olarak gösterilmiş olan sigortacıya bildirmesi kafidir. Jeran sigortacı keyfiyeti diğer sigortacılara bildirmekle mükelleftir. 

            c) ALACAKLININ İKAMETGAHININ DEĞİŞTİRİLMESİ: 
            Madde 905 - İpotekli alacaklı ikametgahını değiştirip de bunu sigortacıya bildirmezse 903 üncü madde gereğince yapılacak ihbarın, alacaklının son adresine taahhütlü bir mektupla bildirilmesi kafidir. İhbar; alacaklının ikametgahını değiştirmemiş ve muntazam işliyen nakil vasıtasiyle yapılmış olması halinde hangi tarihte eline geçecek idi ise o tarihten itibaren hüküm ifade eder. 

            4. SİGORTACININ BORCUNDAN KURTULMASI: 
            Madde 906 - Sigortacı, sigorta ettiren kimsenin veya sigortalının fiili yüzünden borcundan kurtulsa bie, alacaklıya karşı olan borcu bakidir. Sigortacının, rizikonun taahhukukundan sonra mukaveleden cayması halinde dahi aynı hüküm caridir. 

            Sigortacı: 

            1. Sigorta primi müddeti içinde ödenmediği; 

            2. Gemi denize elverişsiz bir halde yahut usulü veçhile donatılmaksızın veya gemi adamları tamamlanmaksızın yola çıktığı; 

            3. Gemi bildirilen veya m-tat olan rotadan ayrıldığı; 

            için borcundan kurtulursa, birinci fıkranın birinci cümlesi tatbik olunmaz. 

            5. KANUNİ HALEFİYET: 
            Madde 907 - Sigortacı, 903 üncü maddenin 2 - 4 üncü fıkralariyle 906 ncı madde gereğince alacağı ödediği nispette ipotekli alacaklının haklarına kanunen halef olur. Şu kadar ki; halefiyet alacaklının zararına olarak ileri sürülemiyeceği gibi sigortacının kendilerine karşı mesuliyeti devam eden ve derecesi aynı olan veya sonra gelen ipotekli alacaklıların zararına olarak da dermeyan edilemez. 

            6. SİGORTACININ PRİMLERİ KABUL ETMEK MECBURİYETİ 
            Madde 908 - Sigortacı, muacceliyet kesbeden sigorta primlerini ve sigorta mukavelesi gereğince yapılması lazımgelen diğer ödemeleri, kanunen reddedebileceği hallerde bile, sigortalıdan ve ipotekli alacaklıdan kabul etmeye mecubdur. 

            İpotekli gemi, sigorta primlerinin yahut sigorta mukavelesi gereğince sigortacıya yapılması lazımgelen başka ödemelerin ifası için alacaklı tarafından sarf edilen paralarla bunların faizlerini de temin eder.  

            D) GEMİ DEĞERİNİN DÜŞMESİNE KARŞI TEDBİRLER: 
            I - GEMİ MALİKİ ALEYHİNDE: 
            Madde 909 - Gemi veya tesisatının kötüleşmesi neticesi olarak ipoteğin sağladığı teminat tehlikeye düşerse, alacaklı tehlikeyi bertaraf etmek üzere malike münasip bir mehil tayin edebilir. Bu mehil içende tehlike bertaraf edilmezse, alacaklı derhal ipoteği paraya çevirmek hakkını elde eder. Alacak faizsiz olup henüz muacceliyet de kesbetmemişse, tahsil ve muacceliyet tarihleri arasındaki zamana ait kanuni faiz indirilir. 

            Malikin gemiye işletme tarzı neticesi olarak ipoteğin sağladığı teminatı tehlikeye koyacak surette gemi veya tesisatının kötüleşmesinden veya ipotekli alacaklının haklarının başkaca tehlikeye girmesinden endişe olunur yahut üçüncü şahıslar tarafından vukubulacak bu gibi müdahale veya sair tahribata karşı malik lüzumlu tedbirleri almazsa, alacaklının talebi üzerine mahkeme tehlikenin önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınmasına karar verir; mahkeme başka, tedbirleri kafi görmezse alacaklının derhal ipoteği paraya çevirebilmesine karar verir. 

            İpoteğin şumulüne giren teferruatın kötüleşmesi veya normal bir işletmenin icaplarına aykırı olarak gemiden uzaklaştırılması hali de geminin kötüleşmesi hükmündedir. 

            II - ÜÇÜNCÜ ŞAHISLAR HAKKINDA: 
            Madde 910 - Üçüncü şahsın fiili sebebiyle geminin, ipoteğin sağladığı teminatı tehlikeye düşürecek derecede kötüleşmesinden endişe olunursa bu takdirde alacaklı, üçüncü bir şahıs aleyhine ancak bu fiilin men'i davasını açabilir. 

            E) MALİKİN HAİZ OLDUĞU HAKLAR: 
            I - DEFİ HAKLARI: 
            Madde 911 - İpotekli gemi maliki, borçlunun alacaklıya karşı haiz bulunduğu defileri ipotekli alacaklıya karşı ileri sürebileceği gibi borçlu borcuna esas olan hukuki muameleyi feshedebildiği müddetçe alacaklının hakkını gemiden istifa edebilmesine de engel olabilir. Alacaklı, borçlusunun muaccel bir alacağı ile takas imkanına sahip bulundukça gemi maliki aynı salahiyeti haizdir. Borçlunun ölmesi halinde malik, mirasçıların borçtan ancak mahdut bir şekilde mesul olduklarını dermeyan edemez. 

            Borçlunun bir defiden feragati gemi malikinin haklarına halel getirmez. 

            II - FESHİ İHBAR: 
            1. İLGİLİLER: 
            Madde 912 - Alacağın muacceliyet kesbetmesi ihbara bağlı ise ihbar, ancak alacaklı tarafından malike yahut malik tarafından alacaklıya yapılması halinde gemi ipoteği hakkında hüküm ifade eder. Gemi sicilinde malik olarak kayıtlı bulunan kimse, alacaklı bakımından malik sayılır. 

            2. MALİKE KAYYIM TAYİNİ: 
            Madde 913 - Malik, alacaklıya memleket dahilinde ne bir ikametgah, ne de  bir temsilci göstermemişse, sulh mahkemesi, alacaklının talebi üzerine, bir kayyım tayin eder. Alacaklı buna ihbarda bulunur. Malikin ikametgahının bilinmemesi veya alacaklının, kendi kusuru olmaksızın malikin kim olduğunu bilmemesi halinde de aynı hüküm tatbik olunur. 

            III - ÖDEME HAKKI: 
            1. ŞARTLARI: 
            Madde 914 - Alacak malike karşı muacceliyet kesbeder yahut borçlu borcunu ödemek hakkını haiz olursa, malik borcu ödiyebilir. 

            Malik, parayı tevdi veya takas etmek suretiyle de alacaklının hakkını yerine getirebilir. 

            2. HALEFİYET: 
            Madde 915 - Malik aynı zamanda borçlu değilse alacağı ödediği nispette  alacaklının yerine kaim olur. Halefiyet, alacaklının zararına olarak ileri sürülemez. 

            Borçlunun malik ile olan hukuki münasebetlerinden doğan itiraz hakları mahfuzdur. 

            Alacak için birlikte gemi ipoteği mevcutsa 936 ncı madde hükmü tatbik olunur. 

            3. VESİKALARIN VERİLMESİ: 
            Madde 916 - Alacaklının hakkının yerine getirilmesi karşılığında malik, gemi sicilinin tadili veya gemi ipoteğininin terkini için lüzumlu vesikaların kendisine verilmesini istiyebilir. 
  

ÜÇÜNCÜ AYIRIM
GEMİ İPOTEĞİNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ

            A) UMUMİ OLARAK: 
            Madde 917 - Alacaklı, gemi ve gemi ipoteğinin şümulüne giren eşya  üzerinden alacağını ancak cebri icra yolu ile alabilir. 

            897 nci maddede yazılı hallerde alacaklı alacağının tamamını veya bir kısmını gemilerin veya payların her biri üzerinden tahsil edebilir. 

            B) KARİNE: 
            Madde 918 - Gemi ipoteğinden mütevellit hakkın takibi sırasında gemi sicilinde malik olarak kayıtlı bulunan kimse alacaklı bakımından malik sayılır. Mülkiyeti tescil edilmemiş olan malikin gemi ipoteğine karşı haiz olduğu defileri ileri sürmek hakkı mahfuzdur. 

            C) ALACAKLININ GEMİYE MALİK OLABİLMESİ HAKKINDA ŞART: 
            Madde 919 - Alacak malike karşı muacceliyet kesbetmedikçe, malik  alacaklıya alacağını tahsil maksadiyle gemiyi temlik etmek yahut cebri icra yolundan başka bir şekilde elden çıkarmak hakkını bahşedemez. 

            D) ALACAKLIYA HALEF OLMAK: 
            Madde 920 - Alacaklı, geminin paraya çevrilmesi yolu ile takibe başladığı takdirde, cebri icra neticesinde gemi veya gemi ipoteğinin şümulüne giren eşya üzerindeki bir hakkını kaybetmek tehlikesine maruz bulunan herkes, tevdi veya takas suretiyle dahi alacaklının alacağını ödemek hakkını haizdir. Geminin veya 900 üncü maddede yazılı eşyanın zilyedi, cebri icra neticesinde zilyedliğini kaybetmek tehlikesine maruz kaldığı takdirde, aynı hakkı haiz olur. Üçüncü şahıs borcu ödediği nispette alacaklının yerine kaim olur. Halefiyet, alacaklının zararına olarak ileri sürelemez. Borçlunun üçüncü şahıs ile olan bir hukuki nüsabetinden doğan defi hakları mahfuzdur. 

            916 ncı madde hükmü burada da caridir.