Milletlerarası Sözleşmeler  
Resmi Gazete: 23.09.1991 Sayı : 21000 (Asıl) Düstur Tertip:5 Cilt: 31 Sahife:
     
Milletlerarası Sözleşme

Karar Tarihi : 13/08/1991  
Karar Sayısı: 91/2138 
     
            8/5/1991 tarihli ve 3726, 3727, 3730 sayılı Kanunlarla onaylanmaları uygun bulunan ekli : 
            1- “Türkiye Cumhuriyeti ve Avusturya Cumhuriyeti’nin Taraf Bulundukları 1/3/1954 Tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi’ne İlişkin Olarak Yaptıkları 16 Eylül 1988 Tarihli Ek Anlaşma”nın , 
            2- “Türkiye Cumhuriyeti ve Avusturya Cumhuriyeti Arasında Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında 23 Mayıs 1989 Tarihli Sözleşme”nin , 
            3- “Milletlerarası Ticari Hakemlik Konusundaki 21 Nisan 1961 Tarihinde Cenevre’de Yapılan Avrupa Sözleşmesi”nin , 
            Onaylanması; Dışişleri Bakanlığının 30/5/1991 , 2/8/1991 tarihli ve KVKM-KOKD-I-3866-3501, 3862-3504, 3864-3502, 5544-4906 sayılı yazıları üzerine , 31/5/1963 tarihli ve 244 sayılı Kanunun 3 üncü maddesine göre , Bakanlar Kurulu’nca 13/8/1991 tarihinde kararlaştırılmıştır. 

                                                                                                     
Turgut ÖZAL 
Cumhurbaşkanı 
 
A. Mesut YILMAZ 
Başbakan
     
       
E. PAKDEMİRLİ 
Devlet Bakanı ve Başb. Yrd.
F. KURT 
Devlet Bakanı
M.R. TAŞAR 
Devlet Bakanı
İ. AYKUT 
Devlet Bakanı
       
M.V. DİNÇERLER 
Devlet Bakanı
K. İNAN 
Devlet Bakanı
İ. AKÜZÜM 
Devlet Bakanı
C. TUNCER 
Devlet Bakanı
       
S. ARAS 
Devlet Bakanı
E. KOÇAK 
Devlet Bakanı
M. ÇEVİK 
Devlet Bakanı
E.C.GÜLPINAR 
Devlet Bakanı
       
B. SÖNMEZ 
Devlet Bakanı
A.T. ÖZDEMİR 
Devlet Bakanı
Ş.ŞEKER 
Adalet Bakanı
H.B. DOĞU 
Milli Savunma Bakanı
       
M. KALEMLİ 
İçişleri Bakanı
İ.S. GİRAY 
Dışişleri Bakanı
A. KAHVECİ 
Maliye ve Gümrük Bakanı
A. AKYOL 
Milli Eğitim Bakanı
       
H. ÖRÜÇ 
Bayındırlık ve İskân Bakanı
Y. ERYILMAZ 
Sağlık Bakanı
İ. ÖZDEMİR 
Ulaştırma Bakanı
İ. TUNCAY 
Tarım ve Köy işleri Bakanı
M. EMİROĞLU 
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı
R.K. YÜCELEN 
Sanayi ve Ticaret Bakanı
M. ARICI 
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı
G. MARAŞ 
Kültür Bakanı
B. AKARCALI 
Turizm Bakanı
İ.TUNCAY 
Orman Bakanı V.
 
TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE AVUSTURYA CUMHURİYETİ’NİN TARAF BULUNDUKLARI 1/3/1954 TARİHLİ HUKUK USULÜNE DAİR LAHEY SÖZLEŞMESİ’NE İLİŞKİN OLARAK YAPTIKLARI 16 EYLÜL 1988 TARİHLİ EK ANLAŞMA

            Türkiye Cumhuriyeti ile Avusturya Cumhuriyeti , 

            Her iki ülkenin de taraf bulunduğu 1/3/1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi’nin uygulanmasını kolaylaştırmak amacıyla bu konuda bir Anlaşma akdolunmasını kararlaştırmışlardır. Bu amaçla, 

            Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı , 
            Sayın Ahmet Mesut YILMAZ 
            Dışişleri Bakanı 

            Avusturya Cumhuriyeti Federal Cumhurbaşkanı , 
            Sayın Dr.Alois MOCK 
            Başbakan Yardımcısı , Federal Dışişleri Bakanı 

            Yetkili temsilcileri olarak atamışlardır : 

 
            MADDE 1 
            İki ülkeden birinin vatandaşları diğer ülkede o ülkenin vatandaşları gibi kendileri ve malları için aynı hukuki güvence altındadırlar. Bu maksatla da mahkemelere müracaat edebilir ve o ülke vatandaşları gibi aynı şartlarla mahkeme önüne çıkabilirler. 

            MADDE 2 
            İki ülkeden birinin vatandaşları diğerinin ülkesinde , aynen o ülke vatandaşları gibi adli müzaheretten yararlanacaklardır. 
  
            MADDE 3 
            İki ülkeden birinin vatandaşlarından diğer ülkede mahkeme huzuruna çıktıkları zaman yabancı olmaları veya davanın görüldüğü ülkede ikamet etmemeleri sebebiyle , her ne nam altında olursa olsun bir teminat veya depozito istenemez. 
  
            MADDE 4 
            Diğer Akit Devletin ülkesinde bulunan kişiler hakkındaki adli veya gayri adli evrakla ilgili tebligat talepleri doğrudan talepte bulunan Devlet Adalet Bakanlığı tarafından talepte bulunan Devlet Adalet Bakanlığına intikal ettirilecektir. 

            Tebligat, talepte bulunulan Devlet Hukukunda öngörülen şekil ve şartlarla gerçekleştirilecektir. Ayrıca tebligatın özel bir şekilde yapılması hususundaki talep , talepte bulunulan Devletin mevzuatına aykırı olmadığı takdirde yerine getirilecektir. Tebligatın yapıldığına dair belge , talepte bulunulan Devlet Adalet Bakanlığı tarafından talepte bulunan Devlet Adalet Bakanlığına gönderilecektir. Tebligat gerçekleşmemişse bunun sebepleri bildirilecektir. 

            Tebligata ilişkin tekidler ve bildirimler de keza Adalet Bakanlıkları arasında yapılır. 
  
            MADDE 5 
            Diğer Akit Devletin ülkesinde bulunan kişiler hakkındaki istinabe talepleri, talepte bulunan Devlet Adalet Bakanlığı tarafından talepte bulunulan Devlet Adalet Bakanlığına intikal ettirilecektir. 

            Adli yardım talebinde bulunulan Devlet Adalet Bakanlığı kendi iç hukukunda öngörülen şekil ve şartlarla istinabeyi gerçekleştirecektir. Ayrıca istinabenin özel bir şekilde yapılması hususundaki talep , talepte bulunulan Devletin mevzuatına aykırı olmadığı takdirde yarine getirilecektir. Gerçekleştirilen istinabenin belgeleri talepte bulunulan Devlet Adalet Bakanlığı tarafından talepte bulunan Devlet Adalet Bakanlığına gönderilecektir. Talebin yerine getirilmemesi halinde bunun sebepleri bildirilecektir. 

            İstinabeye ilişkin tekidler ve bildirimler de keza doğrudan Adalet Bakanlıkları arasında yapılır. 

            MADDE 6 
            Adalet Bakanlıklarının takdim yazıları Türkçe ve Almanca olarak hazırlanacaktır. 

            Tebliğ ev istinabe evrakı , talepte bulunulan Devletin diline tasdikli tercüme ettirilecektir. 

            Bu tercümenin doğruluğu için talepte bulunan ülkenin yeminli tercümanı tarafından tasdiki yeterlidir. 

            Tebliğ ve istinabe evrakının Türkçe ve Almanca olarak birer nüsha olarak intikal ettirilmesi yeterlidir. 

            MADDE 7 
            Talep eden mahkeme istediği takdirde , zamanında dava taraflarına bildirmek üzere istinabenin yapılacağı yer ve tarihten haberdar edecektir. Ancak bu bilgiler keza Adalet Bakanlıkları kanalıyla teati edilecektir. 

            MADDE 8 
            Tebligat veya istinabe talebinin intikal ettirildiği mahkeme bu konularda yetkili değilse, talebi re’sen yetkili mahkemeye havale edilecektir. 

            Talepte sözü edilen şahıs verilen adreste bulunamamış ise , talebi yerine getirmekle görevli mahkeme , kendisinin adresinin tespiti için gerekli girişimlerde bulunacaktır. 

            MADDE 9 
            Adli ve gayri adli evrakın tebliği veya istinabe taleplerinin yerine getirilmesi , sırf, talepte bulunulan ülke mahkemelerinin bu konularda münhasır yetkilerinin bulunduğu gerekçesiyle geri çevrilemez. 

            MADDE 10 
            Akit Taraflar , bilirkişilere ödenecek ücretler hariç , tebligat veya istinabe taleplerinin yerin getirilmesi dolayısıyla, karşılıklı olarak hiçbir ücret veya masraf talebinde bulunmayacaklardır. 

            MADDE 11 
            Akit Taraflardan her biri , diğerinin ülkesine bulunan vatandaşlarına kendi diplomatik veya konsolosluk temsilcileri kanalıyla tebligat yapabilir. 

            MADDE 12 
            Üçüncü madde çerçevesinde davanın görüldüğü Devlet mahkemeleri tarafından teminat ve kefaletten muaf tutulmuş olan davacı veya müdahil aleyhine Akit Taraflardan biri ülkesinde verilmiş mahkeme masraflarına ilişkin mahkumiyet kararları hakkında , ilgililerin başvuruları üzerine 1 Mart 1954 tarihli Lahey Hukuk Usulüne Dair Sözleşmesinin 18 inci ve 19 uncu maddeleri uyarınca diğer Akit Devlet yetkili mahkemesince tenfiz kararı verilecektir. 

            MADDE 13 
            Masraflarla ilgili kararın kesinleşmiş olduğuna dair ilgili makamdan verilecek belgenin 1 Mart 1954 tarihli Lahey Sözleşmesinin 19 uncu maddesi 3 üncü paragrafı ve 2 nci fıkrası gereğince talepte bulunan ülkenin en yüksek adli makamı tarafından tasdiki gerekmez. 

            MADDE 14 
            1 Mart 1954 tarihli Lahey Sözleşmesinin 19 uncu maddesi 2 nci paragrafı ve 3 üncü fıkrasında öngörülen tercüme , talep eden ülkenin yeminli bir tercümanı tarafından da tasdik edilebilir. 

            MADDE 15 
            Her iki ülkenin birinde bir mahkeme veya noterlik tarafından düzenlenen veya tasdik edilen evrakların diğer ülkede yeniden tasdik edilmesine gerek yoktur. 

            MADDE 16 
Her iki ülkenin Adalet Bakanlıkları talep üzerine hukuk davalarına ilişkin olarak kendi mevzuatı hakkında birbirlerine bilgi vereceklerdir. 

            MADDE 17 
            Bu Anlaşmanın yürürlüğe girmesi ile Türkiye ve Avusturya arasında Münakit Hukuki ve Ticari Mevaddi Adliyeye Müteallik Münasebetlere ve Adli Kararların Tenfizine Dair 22 Haziran 1930 tarihli Anlaşmanın 1’den 17’ye kadar olan maddeleri yürürlükten kalkar. 

            MADDE 18 
            Bu Anlaşmanın uygulanması ve yorumuyla ilgili olarak iki Devlet arasında ortaya çıkabilecek görüş ayrılıkları diplomatik yoldan çözümlenir. 

            MADDE 19 
            Bu Anlaşma onaylanacak olup , onay belgeleri Viyana’da teati edilecektir. 

            Anlaşma , onay belgelerinin teatisinden sonraki 3 üncü ayın ilk günü yürürlüğe girecektir. 

            İki Devletten her biri Sözleşmeyi diplomatik kanaldan yazılı olarak fesih edebilir. Anlaşmanın feshi fesih bildiriminin ele geçtiği günden sonra geçen 6 aylık bir sürenin son günüden itibaren hüküm ifade eder. 

            Yukarıdaki hükümleri tasdik etmek üzere isimleri geçen temsilciler işbu Ek Anlaşmayı imza etmişlerdir. 

            Bu Anlaşma Türkçe ve Almanca olarak ve her iki metinde aynı şekilde geçerli olmak üzere 16 Eylül 1988 tarihinde Ankara’da ikişer nüsha halinde tanzim edilmiştir. 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ                                     AVUSTURYA CUMHURİYETİ 
            ADINA                                                                         ADINA 
 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ VE AVUSTURYA CUMHURİYETİ ARASINDA MAHKEME KARARLARININ TANINMASI VE TENFİZİ HAKKINDA 23 MAYIS 1989 TARİHLİ SÖZLEŞME

            Türkiye Cumhuriyeti ile Avusturya Cumhuriyeti , her iki Devlet arasında hukuki ve ticari konulardaki mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizini sağlamak üzere , bu konuda ,bir sözleşme yapmak hususunda anlaşmışlardır. Bu amaçla , 

            Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı , 
            Mahmut Oltan SUNGURLU 
            Adalet Bakanı 

            Avusturya Cumhuriyeti Federal Cumhurbaşkanı , 
            Dr. Egmont FOREGGER 
            Adalet Bakanı 

            yetkili temsilcileri olarak atamışlardır. 

            Bu temsilciler , usulüne uygun ve geçerli yetki belgelerini teati ettikten sonra aşağıdaki hükümler üzerinde mutabakata varmışlardır. 

            MADDE 1 
            (1)Akit Devletlerden birinin mahkemelerince , çekişmeli veya çekişmesiz yargı usulüne göre verilmiş olan hukuki ve ticari konulardaki mahkeme kararları , diğer Akit Devlette bu Sözleşmede öngörülen şartlar altında tanınır ve tenfiz edilir. Sözleşme , zarar görenin hukuki taleplerine ilişkin olarak , bir ceza davası çerçevesinde verilmiş olan hukuki kararlar hakkında da uygulanır. 

            (2) Bu sözleşme , bir iflas , iflası önlemek üzere yapılan sulh veya benzer bir usul çerçevesinde verilen kararlar hakkında uygulanmaz. 

            MADDE 2 
            Bu Sözleşmede kavramlar aşağıdaki anlamda kullanılmıştır : 

            a) “Karar”, adı ne olursa olsun her türlü mahkeme kararı ; 

            b) “Karar Veren Mahkeme”, tanıma veya tenfizi talep edilen kararı veren mahkeme 

            c) “Karar Devleti” , ülkesinde kararı veren mahkemenin bulunduğu Devlet ; 

            d) “Talep Edilen Mahkeme” , kararın tanınması veya tenfiz inin talep edildiği mahkeme; 

            e) “Talep Edilen Devlet” , ülkesinde tanıma veya tenfizin talep edildiği Devlet . 
  
            MADDE 3 
            Akit Devletlerden biri mahkemelerince verilen kararlar aşağıdaki şartlar altında diğer Devlet ülkesinde tanınır : 

            1. Karar , Karar Devletinde kesinleşmişse ve , 

            2. Karar Veren Mahkeme , Sözleşmenin 6 ile 9 uncu maddelerine göre yetkili ise . 
  
            MADDE 4 
            (1)Tanıma , ancak aşağıdaki hallerde reddedilebilir : 

            a) Karar , Talep edilen Devletin Kamu düzeni ile açıkça bağdaşmıyorsa ; 

            b) Talepte Bulunulan Devletin bir mahkemesinde , aynı taraflar arasında ve aynı konuda daha önce açılmış olan bir dava görülüyor ise ; 

            c) Karar , Talepte Bulunulan Devlette aynı taraflar arasında ve aynı konuda kesinleşmiş bir kararla çelişkili ise 

            (2) Davalı , davada bulunmamış olup da , kendisini savunmak üzere zamanında bilgi sahibi edilmemişse, kararın tanınması keza reddedilebilir. 

            MADDE 5 
            (1) Tanıma yalnızca, mahkemenin Talep Edilen Devlet milletlerarası özel hukukuna göre yetkili olan hukuktan başka bir hukuku uygulamış olması sebebiyle reddedilemez . 

            (2) Bununla beraber , kararın Talep Edilen Devletin bir vatandaşının evlilik , kişi halleri, evlilik mal rejimleri, hak ve fiil ehliyeti , kanuni temsil , gaiplik ve miras hukukuna , ikametgah veya işletme merkezi Talep Edilen Devlette bulunan bir tüzel kişisi veya şirketinin hukuki ehliyetine ilişkin olması halinde , tanıma bu sebeple reddedilebilir. Bu kural , Talep Edilen Devletin milletlerarası özel hukukunun belirttiği hukukun uygulanmasının aynı sonucu verecek olduğu hallerde geçerli değildir. 

            MADDE 6 
            Karar Devleti Mahkemelerinin 3 üncü maddenin 2 nci bendi anlamında yetkili oldukları, 7 ila 9 uncu madde hükümleri saklı kalmak şartıyla , aşağıdaki hallerde kabul edilir : 

            1. Davalının ikametgahı veya mutad meskeni davanın açılması anında Karar Devletinde ise ; veya bir tüzel kişi veya ticaret şirketi söz konusu ise bunun ikametgah veya işletme merkezinin bu Devlette bulunması ; 

            2. Davalı , davanın açılması anında Karar Devletinde bir ticari işletme sahibi ise ve kendisi , ticari işletmesinin bir ticari faaliyeti dolayısıyla dava edilmiş ise ; 

            3. Davalı , Talep Edilen Devlet hukukuna göre yasaklanmadığı takdirde , belirlenmiş hukuki ihtilaflar açısından , Karar Veren Devlet Mahkemelerinin yetkisini bir anlaşma ile kabul etmişse ; bu anlamda bir kabul ancak yazılı şekilde yapılmışsa veya sözlü yapılıp da yazılı olarak teyit edilmişse geçerlidir ; 

            4. Davalının , Talep Edilen Devlet hukukuna göre yasaklanmamışsa, mahkemenin yetkisine itiraz etmeden davaya katılmış olması ; davalı , Karar Devletinde bulunan mal varlığı ile ilgili olarak davaya katılmış olduğunu açıklamışsa , kendisinin davanın esasına girmiş olması , mahkemenin yetkisini kabul ettiği anlamına gelmez ; 

            5. Karşılık dava halinde, bu mahkeme bu hükme göre esas davalı hakkında karar vermeye yetkili ise ve karşılık dava , esas davada ileri sürülen talepler veya savunma sadedinde yapılan itirazlarla irtibatlı ise ; 

            6. Bir Akitten kaynaklanan yükümlülük dolayısıyla , akdin Karar Devletinde ifa edilmiş veya edilecek olması ; bu tür bir anlaşma yalnız yazılı şekilde yapılmışsa veya sözlü olarak yapılıp da yazılı olarak teyit edilmişse geçerlidir; 

            7. Dava konusu bir iş akdinin varlığı veya yokluğuna veya Karar Devletinde ifa edilecek bir iş akdinden kaynaklanan hukuki uyuşmazlıklara ilişkinse ; 

            8. Dava , bir haksız fiile veya Karar Devleti hukukuna göre haksız fiile eşdeğerde bir fiile dayanıyor ve fiil Karar Devletinde işlenmiş veya zarar bu Devlette ortaya çıkmışsa ; 

            9. Davalının ikametgahı veya mutad meskeninin Akit Devletlerden hiç birisinde bulunmaması ve Karar Devletinde davanın açılması anında talebi karşılayacak miktarda mal varlığı bulunması ; 

            10. Dava konusu nafaka talebine ilişkin olup da , nafaka istemeye hakkı olanın ikametgah veya mutad meskeninin davanın açıldığı anda Karar Devletinde bulunması. 

            MADDE 7 
            (1) Akit Devletlerden birinin vatandaşının taraf olduğu evlilik , kişi halleri , medeni haklardan istifade veya kullanma veya kanuni temsil konularındaki davalarda , davalının , davanın açıldığı anda Karar Devletinin vatandaşı olması veya ikametgah veya mutad meskenin bu ülkede bulunması hallerinde , 3 üncü maddenin 2 nci bendi anlamında , bu Devlet mahkemelerinin yetkili olduğu kabul edilir. 

            (2) Dava taraflarından birinin , davanın açıldığı anda Akit Devletlerden birinin vatandaşı olması , tarafların son müşterek mutad meskenlerinin Karar Devletinde bulunması ve davacının davanın açılması anındaki mutad meskeninin bu ülkede olması hallerinde, aile hukukuna ilişkin davalarda , bu yetki keza varsayılır. 

            MADDE 8 
            Karar Devletinde bulunan bir taşınmaz malın aynına veya bunun üzerindeki aynı hak talebine ilişkin davalarda , 3 üncü maddenin 2 nci bendi anlamımda bu Devlet mahkemelerinin yetkili olduğu kabul edilir. Terekede bulunan taşınmaz mallar hakkında da aynı kural geçerlidir. 

            MADDE 9 
            Miras bırakanın Karar Devletinin vatandaşı olması halinde , taşınır mallara ilişkin tereke işlerinde , 3 üncü maddenin 2 nci anlamında bu Devlet mahkemelerinin yetkili olduğu kabul edilir. 

            MADDE 10 
            (1) Akit Devletlerden birinde verilen bir karar diğer Akit Devlette ileri sürülürse , yalnızca 3 üncü maddedeki şartların mevcut olup olmadığı ve 4 üncü madde ile 5 inci maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen engelleyici sebeplerin bulunup bulunmadığına bakılır. Karar bunlardan başka hususlarda kontrol edilemez . 

            (2) Talep edilen Devletin mahkemesi , Karar Devleti Mahkemesinin kendi yetkisini kabul ederken dayandığı gerçek bulgularla bağlıdır. 

            MADDE 11 
            (1) Mahkeme karalarının tanınması ve tenfizi usulleri Talep Edilen Devlet hukukuna tabidir. 

            (2) Mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizine ilişkin talepler doğrudan doğruya Talep Edilen Devletin yetkili mahkemesine veya makamına yapılır. 

            MADDE 12 
            Bir Akit Devlet mahkemelerince verilmiş olan kararlar , diğer Akit Devlette aşağıdaki şarlarla tenfiz edilir: 

            Talep Edilen Devlette tanıma için gerekli şartları taşıyor ve , 

            Karar Devletinde kabili icra ise . 
  
            MADDE 13 
            Tenfizi Talep Eden Taraf , Talep Edilen Devlette , bu Devlet vatandaşları gibi adli müzaheretten yararlanır. 
  
            MADDE 14 
            (1) Tenfizi Talep Eden Taraf , aşağıdaki belgeleri sunmak zorundadır : 

            1. Kararın tamamını ihtiva eden bir örneği ; 

            2. Kararın , Karar Devletinde kesinleştiğini ve bu Devlet hukukuna göre icra kabiliyetini haiz olduğunu gösteren bir belge veya bir şerh ; 

            3. Davalı , kararın verildiği davaya katılmamışsa , davanın açıldığının kendisine usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiğini gösteren bir belge . 

            (2) Takdim edilecek belgeler , Talepte Bulunulan Devlet diline tercüme edilir. Çevirinin doğruluğu her iki devletten birisine mensup olan bir yeminli tercüman tarafından onaylanır. 

            Söz konusu belgeler başkaca bir onay veya şekil şartına tabi değildir. 
  
            MADDE 15 
            (1) Hukuki ve ticari işlerde , Akit Devletlerden birinin mahkemeleri önünde yapılan sulhlar , bu Devlette kabili icra olmaları kaydıyla , diğer Akit Devlette , mahkeme kararları gibi tanınır ve tenfiz edilir. 

            (2) Tenfiz usulü hakkında 11 ila 14 üncü madde hükümleri kıyasen uygulanır. 

            (3) Talep Edilen Mahkeme yalnızca , 

            a) Gerekli belgelerin sunulup sunulmadığını , 

            b) Tenfizin Talep Edilen Devlet kamu düzeni ile açıkça çelişip çelişmediğini , incelemekle yetinmek zorundadır. 

            MADEDE 16 
            (1) Bu Sözleşeme , her iki Devlet arasında yürürlükte olan özel hukuki alalardaki mahkeme kararları veya diğer kararların tanınması ve tenfizini düzenleyen diğer Sözleşmeleri etkilemez. 

            (2) Bu Sözleşme , mahkeme kararları veya diğer kararların tanınması ve tenfizi konusunda bir Devletin kendi iç hukukunun öngördüğü daha elverişli hükümlerin uygulanmasını engellemez . 
  
            MADDE 17 
            Bu Sözleşme , yürürlüğe girmesinden sonra verilen kararlar ile yapılan sulhlar hakkında uygulanır. 

            MADDE 18 
            Bu Sözleşmenin yürürlüğe girmesiyle , Türkiye ve Avusturya Arasında Hukuki ve Ticari Mevadda Müteallik Mukabil Münasebetlere ve Adli Kararların Tenfizine ait 22 Haziran 1930 Tarihli Mukavelenamenin 18 ila 22 nci maddelerine kadar olan hükümleri yürürlükten kalkar. 

            MADDE 19 
            Bu Sözleşmenin uygulanması ve yorumuyla ilgili olarak iki Devlet arasında çıkabilecek görüş ayrılıkları diplomatik yoldan çözümlenir. 

            MADDE 20 
            Bu Sözleşme onaylanacak olup , onay belgeleri Viyana’da teati edilecektir. 

            Sözleşme , onay belgelerinin teatisinden sonraki 3 üncü ayın ilk günü yürürlüğe girecektir. 

            İki Devletten her biri Sözleşmeyi diplomatik kanaldan yazılı olarak feshedebilir. Sözleşmenin feshi , fesih bildiriminin ele geçtiği günden sonra geçen altı aylık bir sürenin son gününden itibaren hüküm ifade eder. 

            Bu Sözleşme Türkçe ve Almanca olarak her iki metin de aynı şekilde geçerli olmak üzere 23 Mayıs 1989 tarihinde Ankara’da ikişer nüsha halinde tanzim edilmiştir. 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ                                                 AVUSTURYA CUMHURİYETİ 
            ADINA                                                                                         ADINA 

MİLLETLERARASI TİCARİ HAKEMLİK KONUSUNDAKİ 21 NİSAN 1961 TARİHİNDE CENEVRE’DE YAPILAN AVRUPA SÖZLEŞMESİ
 
            Aşağıda İmzası bulunan , 

            Yetkili şahıslar , 

            Birleşmiş Milletler Teşkilatının Avrupa Ekonomik Komisyonunun himayesinde Birileşerek , 

            10 Haziran 1958 tarihinde New York’ta milletlerarası ticari hakemlik konusunda akdedilen konferans neticesinde , yabancı hakem kararlarının tanınması ve icrası için bir sözleşmenin imzalandığını MÜŞAHADE ederek ve Avrupa ticaretinin gelişmesine yardım etmek , Avrupa’nın muhtelif memleketlerine mensup hakiki veya hükmi şahısları arasındaki münasebetlerde milletlerarası ticari hakemliğin teşkilatlanmasına ve işlemesine engel olabilecek bazı güçlükleri imkan nispetinde gidermek AMACIYLA aşağıda yazılı hükümler üzerinde ANLAŞMAYA varmışlardır. 

            I. Madde 
            SÖZLEŞMENİN TATBİK ALANI 

            1. İşbu Sözleşme Hükümleri : 
            a) Milletlerarası ticari ameliyelerden doğan veya doğacak olan uyuşmazlıkların halli için akdolunan veya akit sırasında mutad meskenleri veya muamele merkezleri değişik akit devletlerde bulunan hakiki veya hükmi şahıslar arasındaki hakemlik anlaşmaları ; ve 

            b) İşbu maddenin 1 inci paragrafının (a) bendinde derpiş olunan anlaşmalara dayanan hakemlik usulü ve hakem kararları hakkında uygulanır. 

            2. İşbu Sözleşmeye göre , 
            a) “Hakemlik anlaşması” ndan maksat bir mukaveleye dercedilen hakem şartı veya taraflar arasında akdolunan hakem mukavelesidir ; hakem şartının içinde bulunduğu mukavelenin veya hakem mukavelesinin taraflarca imzalanması , veya tarafların birbirine yolladığı mektup , telgraf yahut teleskriptör metninde mündemiç bulunması ve kanunları yazılı şeklin gerçekleşmesini aramayan memleketler arasındaki münasebetlerde bu kanunların müsaade ettiği şekiller dairesinde akdedilmiş olması lazımdır. 

            b) “Hakemlik” terimi ihtilafların sadece belirli hadiseler için seçilmiş hakemler tarafından değil (ad hoc hakemlik) bunların aynı zamanda daimi hakemlik müesseseleri tarafından halledilmesini ifade eder . 

            c) “Muamele merkezi”nden maksat ise hakemlik anlaşmasını akdeden müessesenin bulunduğu yerdir. 

            II. Madde 
            AMME HUKUKU TÜZEL KİŞİLERİN HAKEMLİĞE TABİ OLMA EHLİYETİ 

            1. İşbu Sözleşmenin birinci maddesinin birinci paragrafında derpiş olunan hallerde haklarında tatbiki gereken kanun tarafından “amme hukuku tüzel kişileri” olarak vasıflandırılan tüzel kişiler muteber surette hakemlik anlaşmaları akdetmek yetkisini haizdirler. 

            2. İşbu Sözleşmeyi imzaladığı , tasdik ettiği veya buna katıldığı sırada her Devlet , yukarıda zikri geçen yetkiyi açıkladığı muayyen şartlarla hudutlandırdığını beyan edebilir. 

            III. Madde 
            İşbu Sözleşmenin alanı içine giren hakemliklerde yabancılar hakem seçilebilirler. 

            IV. Madde 
            1. Hakemlik anlaşması akdeden taraflar aşağıdaki hususları serbestçe kararlaştırabilirler : 

            a) İhtilafların daimi bir hakemlik müessesesi tarafından halledileceğini ; bu takdirde hakemlik , tayin edilen müessesenin yönetmeliğine uygun şekilde cereyan eder ; veya 

            b) İhtilaflarının özel olarak teşkil edilen (ad hoc) bir hakemlik usulüne tabi olacağını , bu takdirde taraflar bilhassa 

            i) hakemlerin kimler olacağını ve ihtilaf halinde bunların hangi usullere göre seçilebileceğini ; 

            ii))hakemliğin cereyan edeceği yeri ; 

            iii)hakemlerin takip edecekleri usul kaidelerini ; 

            serbestçe kararlaştırabilirler. 

            2. Taraflar arasındaki ihtilafın hallini özel (ad hoc) bir hakemliğe havale etmeyi kararlaştırmışlar ve hakemlik talebinin davalıya dermeyan edildiği günden itibaren 30 gün zarfında taraflardan biri kendi hakemini tayin etmemiş bulunursa , bu hakem , hilafına anlaşma yoksa , karşı tarafın isteği üzerine , temerrüt eden tarafın hakemlik talep edildiği andaki mutad meskeninin veya muamele merkezinin bulunduğu memleketin ticaret odası bakanı tarafından tayin olunur. Bu paragrafın hükümleri , aynı zamanda , yukarıda derpiş edildiği şekilde , taraflardan birinin veya Ticaret Odası Başkanının tayin ettiği hakem yerine bir diğerini ikame etmek gerektiği hallerde de tatbik olunur. 

            3. Eğer taraflar aralarındaki uyuşmazlığın hallini bir veya birçok hakemlerden teşekkül eden (ad hoc) bir hakemliğe havale etmeyi kararlaştırmışlar ve hakemlik anlaşması , işbu maddenin 1 inci paragrafında derpiş edilen hallere benzer hakemliğin teşkili için zaruri olan tedbirler hakkında bir sarahat ihtiva etmez ise ; zikri geçen tedbirler taraflar anlaşmadıkları takdirde ve yukarıda 2 nci paragrafta derpiş edilen hale halel gelmemek kaydıyla , seçimleri tamamlanmış olan hakem veya hakemler tarafından alınır. Eğer taraflar tek hakemin tayini mevzuunda anlaşamayacak veya hakemler alınması gerekli tedbirler hususunda uyuşamayacak olurlarsa bunlar hakemliğin cereyan edeceği yeri tayin etmişlerse , davacı , işbu tedbirlerin alınması için iste tarafların tayin ettiği yerin bulunduğu memleketin yetkili ticaret odası başkanına , ister hakemlik talebinin ileri sürüldüğü anda davalının mutad meskeninin veya muamele merkezinin içinde bulunduğu memleketin Ticaret Odası Başkanına başvurabilir ; eğer taraflar hakemliğin cereyan edeceği yeri tayin etmemişler ise , davacı , isterse hakemlik talebinin ileri sürüldüğü anda davalının mutad meskeninin veya muamele merkezinin içinde bulunduğu memleketin salahiyetli Ticaret Odası Başkanına isterse , teşekkülü , şartları ve işleyişi işbu sözleşmeye ek kısımda belirtilen özel komiteye başvurabilirler . İşbu paragrafın kendisine tanıdığı hakları davacı kullanmayacak olursa , bu haklar davalı veya hakemler tarafında kullanılabilir. 

            4. İşe el koyan Başkan veya Özel Komite icabına göre aşağıda yazılı yetkileri haizdir : 

            a)Tek hakemin , başkan-hakemin , üst hakemin veya üçüncü hakemin tayini ; 

            b) İşbu maddenin 2 nci paragrafında derpiş edilen usul dışında tayin edilmiş bir veya birden fazla hakemin yerine başkalarının ikamesi ; 

            c) Hakemlerin yenisini seçmek hakları mahfuz olmak kaydıyla , hakemlik yerinin tayini ; 

            d) Taraflar arasında anlaşma olmaz ve hakemler takip edecekleri usul kaidelerini tespit etmezler ise bunların riayet edeceği usul kaidelerinin , doğrudan doğruya veya daimi bir hakemlik müessesesinin yönetmeliğine atıfta bulunmak suretiyle tespiti. 

            5. Eğer taraflar ihtilaflarının hallini daimi bir hakemlik müessesesine bırakmayı kararlaştırmışlar ve fakat bunun hangisi olacağını tayin etmemişler ve bu bapta sonradan da bir anlaşmaya varmamışlar ise , davacı , yukarıda üçüncü paragrafta derpiş edilen usul dairesinde gerekli tayinin yapılmasını talep edebilir: 

            6. Eğer hakemlik anlaşması tarafların ihtilaflarını hallini tabi tutmak istedikleri hakemliğin nev’i hakkında daimi bir hakemlik müessesesi vasıtasıyla hakemlik veya özel (ad hoc) hakemlik bir sarahati ihtiva etmez ve taraflar bu mesele üzerinde sonradan da uyuşamazlar ise; davacı bu hususta yukarıda 3 üncü paragrafta derpiş edilen usulden faydalanabilmek yetkisini haizdir. Salahiyetli Ticaret Mahkemesi Başkanı veya Özle Komite , tarafları daimi bir hakemlik müessesesine gönderebilecekleri gibi isterlerse, tayin edecekleri müddet içinde , bunları, hakemlerini seçmeye ve aynı müddet içinde hakemliğin cereyanı için gerekli tedbirler üzerinde anlaşmaya davet etmek yetkisini haizdirler. Bu son halde , işbu maddenin 2, 3 ve 4 üncü paragraflarının hükümleri tatbik olunur. 

            7. Eğer işbu maddenin 2,3,4,5 ve 6 ncı paragraflarında sayılı bulunan taleplerden biriyle kendisine başvurulan ve zikri geçen paragraflardan birine göre tayin edilen Ticaret Odası Başkanı , talebin sebkettiği andan itibaren 60 gün içinde bunun icaplarını yerine getirmez ise , davacı , ika edilmeyen mezkur görevlerin ifası için özel komiteye başvurmak yetkisine haizdir. 

            V. Madde 
            HAKEM MAHKEMESİNİN YETKİSİZLİĞİ DEF’İ 

            1. Hakemin yetkisizliğini gerektiren bir def’i öne sürmek isteyen taraf bunu hakemlik anlaşmasının yokluğuna , butlanına veya hükümden düşmüş olduğuna dayandırmak isterse , hakemlik usulünün cereyanı sırasında en geç esasa ait müdafaası ile birlikte dermeyan etmesi ve eğer def’ini ihtilaflı meselenin hallinin hakemin yetkisi dışına çıktığı noktasına tevcih ederse , bahis konusu yetkiyi aşan meselenin hakemlik usulü sırasında ortaya atıldığı anda derhal öne sürmesi lazımdır. Eğer tarafların bahis konusu def’i öne sürmek hususundaki gecikmesi hakemin muteber addettiği bir sebepten ileri gelmişse , hakem , def’in kabule şayan olduğuna karar verebilir. 

            2. Yukarıda 1 inci paragrafta derpiş edilen ve aynı paragrafın koyduğu müddet içinde dermeyan edilmeyen defiler , hakemin tatbik ettiği kanun gereğince münhasıran tarafların ileri sürebileceği defilerden ise hakem usulünün müteakip safhasında nazara alınamaz ve eğer bu defiler , ihtilafa esas veya hakem kararının icrası bakımından el koyan adli mahkemenin kanunlar ihtilafı kaidesinin tayin ettiği kanuna göre , tarafların ihtiyarına terk edilen def’ilerden ise, ihtilafın esasına veya hakem kararının icrasına taalluk eden mahkeme usulünün müteakip safhasında öne sürülemez . Bununla beraber mahkemenin def’in vaktinden sonra öne sürüldüğü hakkındaki hakem tarafından verilen kararı kontrol yetkisi mevcuttur. 

            3. Mahkeme kanununun derpiş ettiği sonraki kazai kontrol imkanları mahfuz kalmak üzere yetkisi münakaşalı olan hakemin yeddini ihtilaftan red etmesi caiz olmayıp onun gerek kendi salahiyeti gerekse hakemlik anlaşmasının yahut bunun bir cüz’ünü teşkil ettiği esas mukavelenin varlığı veya muteberliği hakkında hüküm vermeye yetkisi vardır. 

            VI. Madde 
            KAZAİ SALAHİYET 

            1. Hakemlik anlaşması akdedenlerden birinin müracaatı üzerine ortada hakemlik anlaşması mevcut olduğu iddiasıyla işe vaziyet eden mahkemeye karşı davalı tarafından öne sürülecek salahiyetsizlik def’, işe vaziyet eden mahkeme kanununun salahiyetsizlik def’ini usule veya esasa müteallik etmesine göre , hakkın düşmesi müeyyidesi altında , esasa ait iddia müdafaadan evvel veya bununla birlikte öne sürülmek lazımdır. 

            2. Akit Devlet mahkemelerinin bir hakemlik anlaşmasının mevcudiyeti veya muteberliği hakkında karar vermeleri gerektiği zaman bunu akdeden tarafların ehliyeti için haklarında tatbiki gereken kanun hükümlerine göre ve diğer hallerde : 

            a)Tarafların hakemlik anlaşmasını tabi kıldıkları kanuna ; 

            b)Bu bapta anlaşmada sarahat yoksa hakem kararının verileceği memleket kanununa; 

            c) Taraflar hakemlik anlaşmasını tabi kıldıkları kanun hakkında sakıt kalmışlar ve meseleye adli mahkemece el koyduğu zaman hakem kararının nerede verileceği tayin edilemiyor ise işe el koyan mahkemenin kanunlar ihtilafı kaidesi gereğince salahiyetli olan kanun hükümlerine göre , karar vereceklerdir. 

            İşe el koyan mahkemenin kanununa göre bir ihtilafın hakemlik yolu ile halli caiz değilse bu mahkeme hakemlik yolu anlaşmasının tanınması talebini reddedecektir. 

            3. Eğer adli mahkemelere her hangi müracaat yapılmadan evvel taraflar arasındaki ihtilafın halli için hakem usulüne başlanmış ise , aynı ihtilafın halli veya hükümden düştüğünün tespiti için kendilerine başvurulan Akit Devlet adli mahkemeleri ciddi sebepler olmadıkça hakem mahkemesinin salahiyeti hakkında karar ittihazı hususunu hakem kararının verildiği ana kadar talik edeceklerdir. 

            4. İhtiyati veya muhafaza tedbirlerinin alınması için adli bir makama müracaat edilmesi hakemlik anlaşmasıyla telif olunmaz mahiyette sayılamayacağı gibi işin esas bakımından adli mahkemeye tevdi edildiği manasına da alınmamalıdır. 

            VII. Madde 
            TATBİK EDİLECEK HUKUK 

            1. Taraflar hakemlerin ihtilafın esasına tatbik edecekleri hukuku tayin etmekte serbesttirler. Eğer taraflar tatbik edilecek hukuku kararlaştırmamışlar ise hakemler ihtilafın nev’ine göre münasip görecekleri Kanunlar ihtilafı kaidesinin tayin ettiği kanunu tatbik edeceklerdir. Her iki halde hakemler mukavele hükümlerine ve ticari adetleri nazara alınacaktır. 

            2. Taraflar kararlaştırdıkları ve hakemliğin tabi olduğu kanun cevaz verdiği takdirde hakemler “dostane aracı” olarak ihtilafı halledeceklerdir. 
  
            VIII. Madde 
            HAKEM KARARININ GEREKÇELERİ 

            Tarafların hakem kararının gerekçeler ihtiva edeceğini kararlaştırdıkları aslolarak kabul olunur , meğer ki bunlar , 

            a)Hakem kararının gerekçeler ihtiva etmeyeceğini sarahaten tayin etmiş ;veya 

            b) İhtilafların hallini hakem kararlarının gerekçeler ihtiva etmesi mutad olamayan bir hakem usulüne tabi kılmış olsunlar; ancak, bu son halde, taraflar veya bunlardan biri hakem usulü mürafaalı cereyan etmiş ise mürafaanın sonundan evvel, mürafaasız cereyan etmiş ise hakem kararının yazılmasından önce , bunun mucip sebepler ihtiva etmesini sarahaten talep edecek olurlarsa karar mucip sebepli olarak verilir. 

            IX. Madde 
            HAKEM KARARLARININ İPTALİ 

            1. İşbu Sözleşmeye tabi bir hakem kararının Akit bir Devlet ülkesinde iptal edilmesi , iptalin karar altına alındığı Devlet hakem kararının , ülkesi içinde verildiği veya kanununun hükmüne tebaan ittihaz edildiği Devlet olmadıkça ve iptal kararı aşağıda yazılı sebeplerden birine dayanılarak verilmedikçe, hakem kararını diğer bir Akit Devlet ülkesinde tanımadan veya icradan çekinme sebebi teşkil etmeyecektir. 

            a) Hakemlik anlaşması akdeden taraflar haklarında tatbiki gereken kanun gereğince ehliyetsiz iseler veya zikri geçen anlaşma taraflarca tabi kılındığı kanuna , eğer bu bapta sarahat mevcut değilse hakem kararının verildiği memleket kanununa göre hükümsüz ise ; veya 

            b) İptal talebinde bulunan taraf hakemin tayininden veya hakem prosedüründen usulü dairesinde haberdar edilmemiş , yahut da diğer bir sebep yüzünden iddia ve müdafaa vasıtalarını ikame etmek imkanını elde edememiş ise; veya 

            c) Hakem kararı , hakem mukavelesinde veya hakem şartında derpiş edilmeyen bir uyuşmazlığa ilişkin ise yahut hakem mukavelesi veya hakem şartının şümulünü aşan hükümler ihtiva ediyor ise, bununla beraber hakem kararının hakemliğe tabi tutulan meseleler hakkındaki hükümleri bunun dışında kalan hükümlerinden ayırt edilebilecek durumda ise hakemliğin şümulüne giren hükümlerin iptali cihetine gidilmeyebilir. 

            d) Hakem mahkemesinin teşekkülü veya hakem usulünün cereyanı tarafların anlaşmasına ve anlaşma olmayan hallerde , işbu sözleşmenin IV. madde hükmüne uygun olmamış ise. 

            2. İşbu maddenin 1 inci paragrafının hükmü, New York sözleşmesine taraf olan Akit Devletler arasındaki münasebetlerde münhasıran yukarıda sayılan iptal sebeplerine hasretmek neticesini doğurur. 

            X. Madde 
            SON HÜKÜMLER 

            1. İşbu Sözleşme , Avrupa Ekonomik Komisyonu üyesi olan memleketler ile zikri geçen komisyona ait vekaletnamenin 8 inci paragrafının hükümleri dairesinde Komisyona istişari yetki ile kabul edilen memleketlerin imzasına veya katılmasına açıktır. 

            2. Avrupa Ekonomik Komisyonu vekaletnamesinin 11 inci paragrafı hükmü gereğince bu komisyonun faaliyetlerinin bazılarına iştirake mezun olan memleketler işbu sözleşmenin meriyete girmesinden sonra ona katılmak suretiyle Akit Taraf vasfını almak yetkisini haizdirler. 

            3. İşbu Sözleşme 31 Aralık 1961 tarihine kadar , mezkur gün dahil olmak üzere imzaya açık bulundurulacaktır. Bu tarihten sonra sözleşme katılmaya açık olacaktır. 

            4. İşbu Sözleşme onaylanacaktır. 

            5. Onaylama veya katılma belgeleri Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Sekreterine tevdi edilecektir. 

            6. Akit Taraflar işbu sözleşmeyi imza , onaylama yahut buna katılırken Birleşmiş Milletler Teşkilattı Genel Sekreterine , Başkanları işbu sözleşmenin IV. maddesinin yetkili Ticaret Odaları Başkanlarına tevdi ettiği görevleri deruhte edecek olan , Ticaret Odalarının veya diğer müesseselerin bir listesini tevdi edecektir. 

            7. İşbu Sözleşmenin hükümleri Akit Devletler tarafından hakemlik konusunda akdedilmiş ve edilecek yahut çok taraflı anlaşmaların muteberliğine halel getirmez. 

            8. İşbu Sözleşme yukarıda 1 inci paragrafta zikri geçen beş memleketin onaylama veya katılma senetlerini tevdi ettikten itibaren 90.günde yürürlüğe girecektir. Sonradan onaylayacak veya katılacak olan her memleket için de bu sözleşme tasdik veya katılma belgesinin tevdiinden itibaren 90.gün yürürlüğe girer. 

            9. Her Akit Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Sekreterine hitaben yapacağı ihbar ile işbu sözleşmeyi feshedebilecektir. 

            Fesih , Genel Sekreter tarafından ihbar tebellüğ edildiğinden 12 ay sonra hüküm ifade eder. 

            10. Eğer, işbu sözleşmenin yürürlüğe girmesinden sonra fesih ihbarları dolayısıyla Akitlerin adedi beşten aşağı inecek olursa son fesih ihbarının hüküm ifade ettiği andan itibaren işbu sözleşme yürürlükten düşer . 

            11. Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Sekreteri , 1 inci paragrafta derpiş edilen ve 2 nci paragraf hükmüme binaen Akit Taraf vasfını alan memleketlere : 

            a)II. Maddenin 2 nci paragrafı gereğince yapılan beyanları , 

            b)İşbu maddenin 1 inci ve 2 nci paragrafları gereğince yapılan onaylama ve katılımları, 

            c) İşbu maddenin 6 ncı paragrafı gereğince gelen bildirileri , 

            d) Yukarıda zikri geçen 8 inci paragraf hükmü gereğince işbu sözleşmenin yürürlüğe gireceği tarihleri , 

            e) İşbu maddenin 9 uncu paragrafı gereğince yapılan fesih ihbarlarını , 

            f) Yukarıda zikri geçen 10 uncu paragraf hükmü gereğince işbu sözleşmenin yürürlükten kalktığını , tebliğ edecektir. 

            12. İşbu sözleşmenin aslı 31 Aralık 1961 tarihinden sonra Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Sekreterine tevdi edilir ve bu makam yukarıda 1 inci ve 2 nci paragrafta derpiş edilen her memlekete sözleşmenin aslına uygunluğu tasdik edilmiş bir suretini gönderir. 

            Yukarıda yazılı esbaba binaen aşağıda imzası bulunan yetkili şahıslar Cenevre’de , 21 Nisan 1961 tarihinde , Fransızca, İngilizce ve Rusça dillerinde kaleme alınan, her üç metni müsavi surette muteber olan ve tek nüsha olarak TANZİM EDİLEN işbu sözleşmeyi imza etmişlerdir. 

            Yukarıdaki hükümleri onaylama için gereği gibi yetkili kılınmış aşağıda imzaları bulunanlar , işbu protokolü imzalamışlardır. 

            Bu protokol , Fransızca ve İngilizce dillerinde her iki metinde aynı derecede geçerli olmak üzere , tek nüsha halinde Strasbourg’da 17 Mart 1978 tarihinde yapılmıştır. Avrupa Konseyi arşivlerine konulacak olan tek nüshanın aslına uygun onanmış örneklerini Genel Sekreter , imzacı ve protokolü imzalayan ve katılan devletlere gönderecektir. 

            Not:Almanca ve İngilizce metinleri 23 Eylül 1991 gün ve 21000 sayılı Resmi Gazete’dedir.