TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ GREV
VE LOKAVT KANUNU
BİRİNCİ KISIM
TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
GENEL HÜKÜMLER
AMAÇ
Madde 1 - Bu Kanunun amacı, işçilerin ve işverenlerin karşılıklı
olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek
üzere, toplu iş sözleşmesi yapmalarının, uyuşmazlıkları barışçı yollarla
çözümlemelerinin ve grev ve lokavtın esaslarını ve usullerini tespit etmektir.
TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİNİN TANIMI VE MUHTEVASI
Madde 2 - Toplu iş sözleşmesi, hizmet akdinin yapılması, muhtevası
ve sona ermesi ile ilgili hususları düzenlemek üzere işçi sendikası ile
işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren arasında yapılan sözleşmedir.
Toplu iş sözleşmeleri,tarafların karşılıklı hak ve borçlarını, sözleşmenin
uygulanmasını ve denetimini uyuşmazlıkların çözümü için başvurulacak yolları
düzenleyen hükümleri de ihtiva edebilir.
TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİNİN KAPSAMI VE DÜZEYİ
Madde 3 - Bir toplu iş sözleşmesi aynı işkolunda bir veya birden
çok işyerini kapsayabilir.
Bir tüzelkişiye veya bir kamu kurum ve kuruluşuna ait aynı işkolunda birden
çok işyerine sahip bir işletmede işçilerin bir işyerinden diğerine naklinin
işletmenin niteliği icabı olduğu hallerde bu iş yerlerinin tümü için
ancak bir toplu iş sözleşmesi yapılabilir. Bu Kanun anlamında bu sözleşmeye
işletme toplu iş sözleşmesi denir.
İşletme toplu iş sözleşmesi yapılacak işyerlerinin aranılan niteliğe sahip
olup olmadıkları hakkında çıkan uyuşmazlıklar işletme merkezinin bulunduğu
yerdeki iş davalarına bakmakla görevli mahkemede onbeş gün içinde karara
bağlanır. Kararın temyizi halinde Yargıtayca onbeş gün içinde kesin karar
verilir.
Bir işyerinde aynı dönem için birden fazla toplu iş sözleşmesi yapılamaz
ve uygulanamaz.
ŞEKLİ
Madde 4 - Toplu iş sözleşmesi yazılı olarak yapılmadıkça geçerli
değildir.
TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİNE KONULAMAYACAK HÜKÜMLER
Madde 5 - Toplu iş sözleşmelerine, Devletin ülkesi ve milletiyle
bölünmez bütünlüğüne, milli egemenliğe, Cumhuriyete, milli güvenliğe, kamu
düzenine, genel asayişe, genel ahlaka ve genel sağlığa aykırı hükümler
ile kanunlarda suç sayılan fiilleri teşvik ,tahrik ve himaye eden veya
kanun veya tüzüklerin emredici hükümlerine aykırı hükümler konulamaz.
TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİNİN HÜKMÜ
Madde 6 - Toplu iş sözleşmesinde aksi belirtilmedikçe hizmet akitleri
toplu iş sözleşmesine aykırı olamaz. Hizmet akitlerinin toplu iş sözleşmesine
aykırı hükümlerinin yerini toplu iş sözleşmesindeki hükümler alır. Hizmet
akdinde düzenlenmeyen hususlarda toplu iş sözleşmesindeki hükümler uygulanır.
Toplu iş sözleşmesinde hizmet akitlerine aykırı hükümlerin bulunması halinde
hizmet akdinin işçi lehindeki hükümleri geçerlidir.
Her ne sebeple olursa olsun sona eren toplu iş sözleşmesinin hizmet akdine
ilişkin hükümleri yenisi yürürlüğe girinceye kadar, hizmet akdi hükmü olarak
devam eder.
TOPLU İŞ SÖZLEŞMELERİNİN SÜRESİ VE BİTİMİ
Madde 7 - Toplu iş sözleşmeleri, bir yıldan az ve üç yıldan uzun
süreli olamaz. Toplu iş sözleşmesinin süresi, sözleşmenin imzalanmasından
sonra taraflarca uzatılamaz, kısaltılamaz ve sözleşme süresinden önce sona
erdirilemez.
Faaliyetleri bir yıldan az süren işlerde uygulanmak üzere, toplu iş sözleşmelerinin
süresi bir yıldan az olabilir. Şu kadar ki işin bitmemesi halinde bu sözleşmeler
bir yılın sonuna kadar uygulanır.
Toplu iş sözleşmesi süresinin bitmesinden önceki yüzyirmi gün içinde, yeni
sözleşme için yetki işlemlerine başlanabilir. Ancak, yapılacak toplu iş
sözleşmesi, önceki sözleşme sona ermedikçe yürürlüğe giremez.
TARAFLARIN DURUMUNDA DEĞİŞİKLİK
Madde 8 - Toplu iş sözleşmesine taraf olan sendikanın feshi veya
infisahı yahut faaliyetten menedilmiş olması veyahut yetkiyi kaybetmiş
olması veya toplu iş sözleşmesinin uygulandığı işyerlerinde işverenin değişmesi
toplu iş sözleşmesini sona erdirmez.
TARAF SENDİKA ÜYELİĞİNDEN AYRILMA, ÇIKARILMA VEYA ÜYE OLMAMANIN
SONUÇLARI
Madde 9 - Toplu iş sözleşmesinden taraf işçi sendikasının üyeleri
yararlanırlar.
Toplu iş sözleşmesinin imazalanması tarihinde taraf sendikaya üye olanlar
yürürlük tarihinden, imza tarihinden sonra üye olanlar ise üyeliklerinin
taraf işçi sendikasınca işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanırlar.
Toplu iş sözleşmesinin imzası sırasında taraf işçi sendikasına üye bulunmayanlar,
sonradan işyerine girip de üye olmayanlar veya imza tarihinde taraf işçi
sendikasına üye bulunup da ayrılanlar veya çıkarılanların toplu iş sözleşmesinden
yararlanabilmeleri, toplu iş sözleşmesinin tarafı işçi sendikasına dayanışma
aidatı ödemelerine bağlıdır. Bu hususta işçi sendikasının muvafakatı aranmaz.
Dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanma talep
tarihinden geçerlidir.
Dayanışma aidatı miktarı, üyelik aidatının üçte ikisidir.
Faaliyeti durdurulmuş sendikalara dayanışma aidatı ödenmez.
İŞVERENİN TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİYLE BAĞLILIĞI
Madde 10 - Toplu iş sözleşmesine taraf olan işveren sendikasının
toplu görüşmeye çağrı tarihinde üyesi bulunan işverenin o sendika ile ilgisinin
daha sonra herhangi bir suretle kesilmesi halinde dahi, söz konusu işveren,
o çağrı ile bağlı kalır.
Sözleşmenin imzalanması tarihinde taraf işveren sendikasının üyesi olan
işverenin o sendika ile ilgisinin daha sonra herhangi bir suretle kesilmesi
halinde dahi, söz konusu işveren o sözleşme ile bağlı kalır.
TEŞMİL
Madde 11 - Bir toplu iş sözleşmesi, üyelerinin sayısı bağlı olduğu
işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde onunu temsil eden işçi sendikalarından
en çok üyeye sahip olan sendikanın yapmış olduğu bir toplu iş sözleşmesini
Bakanlar Kurulu, o işkolunda işçi veya işveren sendikaları veya ilgili
işverenlerden birinin veya Çalışma Bakanının talebi üzerine, Yüksek Hakem
Kurulunun görüşünü aldıktan sonra tamamen veya kısmen veya zorunlu değişiklikleri
yaparak o işkolunun toplu iş sözleşmesi bulunmayan diğer işyerlerine veya
bir kısmına teşmil edebilir. Teşmil kararnamesinde kararın gerekçesi açıklanır.
Yüksek Hakem Kurulu istişari mütalaasını en çok otuz gün içinde verir.
Teşmil edilen toplu iş sözleşmesinin sona ermesi ile teşmil kararı da ortadan
kalkmış olur.
Bakanlar Kurulu, teşmil kararnamesini gerekli gördüğü zaman gerekçesini
de açıklayarak yürürlükten kaldırabilir.
Toplu iş sözleşmesinin, tarafların hak ve borçlarını düzenleyen hükümleri
ile özel hakeme başvurma hakkındaki hükümleri teşmil edilemez.
İKİNCİ BÖLÜM
TOPLU İŞ SÖZLEŞMESININ YAPILMASI
YETKİ
Madde 12 - Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde
onunun (tarım ve ormancılık, avcılık ve balıkçılık işkolu hariç) üyesi
bulunduğu işçi sendikası, toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecek işyeri
veya işyerlerinin her birinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının kendi
üyesi bulunması halinde bu işyeri veya işyerleri için toplu iş sözleşmesi
yapmaya yetkilidir.İşletme sözleşmeleri için işyerleri bir bütün
olarak nazara alınır ve yarıdan fazla çoğunluk buna göre hesaplanır.
Bir işveren sendikası, üyesi işverenlere ait işyerleri sendika üyesi olmayan
bir işveren ise kendi işyeri veya işyerleri için toplu iş sözleşmesi yapmaya
yetkilidir.
Bir işkolunda çalışan işçilerin yüzde onunun tespitinde Çalışma Bakanlığınca
her yıl Ocak ve Temmuz aylarında yayımlanacak istatistikler esas alınır.
Bu istatistiklerde belirtilecek işkolundaki tüm işçi sayısı ile bu işkolundaki
sendikalara mensup üye sayısı toplu sözleşme ve diğer işlemler için diğer
istatistik yayımlanıncaya kadar geçerlidir. Yetki belgesi alan işçi sendikasının
yetkisini daha sonra yayımlanacak istatistikler etkilemez.
YETKİ TESPİTİ İÇİN İŞÇİ SENDİKASININ BAŞVURUSU
Madde 13 - Bir toplu iş sözleşmesi yapmak isteyen işçi sendikası,
Çalışma Bakanlığına yazıyla başvurarak kurulu bulunduğu işkolunda
üye sayısı itibariyle yüzde on (tarım ve ormancılık, avcılık ve balıkçılık
işkolu hariç) oranını sağladığının belirlenmesini ve sözleşmenin kapsamına
girecek işyeri veya işyerlerinde başvuru tarihinde çalışan işçiler ile
üyelerin sayısının tespitini ister.
Çalışma Bakanlığı, kayıtlarına göre sendikanın çoğunluğu haiz olması halinde,
toplu iş sözleşmesi yapma başvurusunu işyerindeki işçi ve üye sayısını,
o işkolunda kurulu işçi sendikalarıyla taraf olacak işveren sendikası veya
sendika üyesi olmayan işverene başvurunun alındığı tarihten itibaren altı
işgünü içinde başvuru tarihindeki kayıtlara göre bildirir. Çoğunluğu haiz
olmadığının tespiti halinde bu bilgiler sadece başvuran sendikaya aynı
süre içinde bildirilir.
İŞVEREN SENDİKASININ VEYA İŞVERENİN BAŞVURUSU
Madde 14 - Bir toplu iş sözleşmesi yapmak isteyen işveren sendikası
veya sendika üyesi olmayan işveren Çalışma Bakanlığına yazıyla başvurarak
yetkili işçi sendikasının tespitini ister.
Çalışma Bakanlığı; tespit edilen yetkili işçi sendikasının isim ve adresini,
işkolundaki ve o işyerindeki işçi sayısı ile, bu sendikanın işkolunda ve
o işyerindeki üye sayısını, işkolunda kurulu işçi sendikalarına ve talepte
bulunan işveren sendikasına veya sendika üyesi olmayan ilgili işverene
başvurunun alındığı tarihten itibaren altı işgünü içinde bildirir. Yetkili
sendika bulunmaması halinde durum altı işgünü içinde sadece başvuruda bulunan
işveren sendikasına veya sendika üyesi olmayan işverene bildirilir.
İşçilerin ve sendika üyelerinin tespit edilmesinde 12 ve 13 üncü maddede
öngörülen esaslar uygulanır.
YETKİ İTİRAZI
Madde 15 - Kendilerine 13 ve 14 üncü maddeler uyarınca gönderilen
tespit yazısını alan işçi veya işveren sendikaları veya sendika üyesi olmayan
işveren, taraflardan birinin veya her ikisinin gerekli yetkiyi haiz olmadıkları
veya kendisinin çoğunluğu bulunduğu yolundaki itirazını sebeplerini de
göstererek yazının kendilerine tebliğ tarihinden itibaren altı iş günü
içinde işyerinin bağlı olduğu bölge çalışma müdürlüğünün bulunduğu yerdeki
iş davalarına bakmakla görevli mahkemeye yapabilir. Toplu iş sözleşmesi
birden fazla bölge müdürlüğünün yetki alanına giren işyerlerini kapsadığı
hallerde itiraz Ankara'daki iş mahkemesine yapılır.İtiraz dilekçesi Çalışma
Bakanlığına veya ilgili Bölge Çalışma Müdürlüğüne kayıt ettirildikten sonra
mahkemeye verilir.
İşçi ve üye sayılarının tespitinde maddi hata iddiasıyla süreye ilişkin
itirazları mahkeme altı işgünü içinde duruşma yapmaksızın kesin olarak
karara bağlar. Bunların dışındaki itirazlar için mahkeme duruşma yaparak
karar verir. Duruşma sonunda verilecek karar temyiz edildiği takdirde Yargıtayca
onbeş gün içinde kesin karara bağlanır.
Mahkemeye itirazın yapılması, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini
durdurur.
YETKİ BELGESİ
Madde 16 - Tespit yazısına bu Kanunda öngörülen süre içinde itiraz
edilmemişse sürenin bitişini takip eden altı işgünü içinde veya yapılan
itiraz reddedilmişse mahkeme kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren
altı işgünü içinde ilgili sendikaya Çalışma Bakanlığınca bir yetki belgesi
verilir.
Yetki belgesi alınmadan yapılan bir toplu iş sözleşmesinde taraflardan
birinin veya ikisinin yetkili olmadığı ve bu sebeple sözleşmenin işyerinde
ilan tarihinden itibaren kırkbeş gün içinde ilgililerce dava yolu
ile ileri sürülebilir.
Hükümsüzlük konusundaki dava, işyerinin bağlı olduğu bölge çalışma müdürlüğünün
bulunduğu mahaldeki iş davalarına bakmakla görevli mahkemede açılır.
Toplu iş sözleşmesi birden fazla bölge çalışma müdürlüğünün yetki alanına
giren işyerlerini kapsıyor ise davanın Ankara iş mahkemesinde açılması
gerekir.
Bu davada hakim, talep üzerine, gerekli görürse toplu iş sözleşmesinin
uygulanmasını dava sonuna kadar durdurabilir.
TOPLU GÖRÜŞMEYE ÇAĞRI
Madde 17 - Tespit yazısını alan işveren sendikası veya sendika üyesi
olmayan işveren veya yetki belgesini alan işçi sendikası, tespit yazısını
veya yetki belgesini aldığı tarihten itibaren onbeş gün içinde karşı tarafı
toplu görüşmeye çağırır. Çağrı tarihi derhal görevli makama bildirilir.
Bu süre içinde çağrı yapılmazsa, yetki belgesinin hükmü kalmaz.
Toplu görüşme çağrısına, çağrıyı yapan taraf toplu görüşmede ileri süreceği
tekliflerin bütününü eklemek zorundadır.
GÖREVLİ MAKAM
Madde 18 - Bu Kanun bakımından görevli makam, işyeri toplu iş sözleşmesi
için işyerinin bağlı olduğu, işletme toplu iş sözleşmesi için işletme merkezinin
bulunduğu bölge çalışma müdürlüğü, birden fazla bölge çalışma müdürlüğünün
yetki alanına giren işyerlerini kapsayacak toplu iş sözleşmesi için ise
Çalışma Bakanlığıdır.
TOPLU GÖRÜŞMENİN BAŞLAMASI
Madde 19 - Çağrının karşı tarafa tebliği tarihinden itibaren altı
işgünü içinde taraflar toplu görüşmenin yer, gün ve saatini aralarında
anlaşarak tespit ederler ve bunu görevli makama yazı ile bildirirler .
Toplantı yer, gün ve saati bakımından taraflar arasında bir anlaşmaya varılamazsa
taraflardan birinin üç işgünü içinde başvurması üzerine görevli makamca
toplantı yeri, günü ve saati başvurma tarihinden başlayarak altı işgünü
içinde tespit edilir ve taraflara bildirilir.
Çağrı tarihinden itibaren otuz gün içinde yukarıdaki fıkralar uyarınca
toplu görüşmeye çağrıyı yapan taraf gelmez ve toplu görüşmeye başlanmazsa
çağrıyı yapan tarafın yetkisi düşer.
TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİNİN İMZALANMASI VE TEVDİ EDİLMESİ
Madde 20 - Toplu görüşmenin sonunda bir anlaşmaya varılırsa, beş
nüsha olarak düzenlenecek olan toplu iş sözleşmesi taraf temsilcilerince
imzalanır. Sözleşmenin birer nüshasını taraflar alırlar. Üç nüsha da, toplu
görüşme için çağrıyı yapmış olan tarafça görevli makama imza gününden başlayarak
altı iş günü içinde tevdi edilir.
Bölge çalışma müdürlükleri kendilerine tevdi edilen toplu iş sözleşmelerinin
iki nüshasını Çalışma Bakanlığına gönderirler. Çalışma Bakanlığı da toplu
iş sözleşmelerinin birer nüshasını Devlet İstatistik Enstitüsüne gönderir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
UYUŞMAZLIK VE ARABULUCULUK
UYUŞMAZLIĞIN TESBİTİ
Madde 21 - Toplu görüşme için tespit edilen yer, gün ve saatte taraflardan
biri toplantıya gelmezse veya toplu görüşmeye başlandıktan sonra taraflarlardan
biri toplantıya devam etmezse, toplantıya gelen taraf, durumu görevli makama
altı iş günü içerisinde yazı ile bildirir.
Toplu görüşmenin başlamasından itibaren altmış gün içinde taraflar anlaşamadıklarını
bir tutanak ile tespit ederlerse veya toplu görüşmenin başlamasından itibaren
altmışıncı günün sonunda anlaşmaya varamamışlarsa, taraflardan biri durumu
görevli makama yazı ile bildirir.
ARABULUCULUK
Madde 22- Toplu görüşmenin başladığı tarihten itibaren otuz gün
geçmesine rağmen anlaşma sağlanamamışsa, taraflardan her biri görüşmelere
59 uncu maddeye göre düzenlenen resmi listeden veya liste dışından bir
abulucunun katılmasını görevli makamdan isteyebilir. Başvuruyu alan görevli
makam arabulucu tayini için tarafları altı iş günü içinde toplantıya çağırır.
Taraflardan biri veya her ikisi bu toplantıya katılmazsa veya toplantıda
arabulucu tayini hususunda aralarında anlaşma sağlanamazsa, görevli makam,
resmi listeden bir arabulucuyu taraflardan en az birinin huzurunda ad çekmek
suretiyle tespit eder.
Toplu görüşmenin başladığı tarihten itibaren altmış gün geçmesine rağmen
anlaşma sağlanamamışsa, görevli makam başvuru üzerine veya re'sen altı
işgünü içinde 15 inci maddede öngörülen mahkemeye başvurmak suretiyle resmi
listeden bir arabulucunun tayinini talep eder. Birinci fıkraya göre tayin
edilmiş bir arabulucu var ise tarafların yazılı olarak anlaşmaları halinde
bu arabulucu görevine devam edebilir.
Resmi arabulucunun görevi mahkemece kendisine yapılacak duyurudan itibaren
başlar.
ARABULUCULUK GÖREVİ
Madde 23 - 22 nci maddenin ikinci fıkrasında öngörülen arabuluculuk
görevi onbeş gün sürer. Bu süre tarafların anlaşması ile ençok altı işgünü
uzatılabilir ve görevli makama bildirilir.
Arabulucu tarafların anlaşmaya varması için her türlü çabayı harcar ve
ilgililere önerilerde bulunur.
Arabulucu tarafların anlaşmasını sağlarsa, 20 nci madde hükümleri uygulanır.
Arabuluculuk süresinin sonunda anlaşma olmamışsa arabulucu üç işgünü içinde
uyuşmazlığı belirleyen bir tutanak düzenler ve bu tutanağı uyuşmazlığın
sona erdirilmesi için gerekli gördüğü tavsiyeleri de ekleyerek görevli
makama tevdi eder. Görevli makam bu tutanağı en geç altı işgünü içinde
taraflara tebliğ eder.
TUTANAKLAR VE SİCİL
Madde 24 - Bu Kanun gereğince bölge çalışma müdürlüğüne gönderilen
tutanak ve yazılar alındığı tarihten başlayarak üç işgünü içinde Çalışma
Bakanlığına gönderilir. Bir nüshası da dosyasında saklanır.
Çalışma Bakanlığı, toplu iş sözleşmeleri için bir sicil tutar. Toplu iş
sözleşmesinin metni üzerinde anlaşmazlık çıktığı takdirde, esas, bu sicilde
saklanan metindir.Bu sicilin nasıl tutulacağı Çalışma Bakanlığınca çıkartılacak
bir yönetmelikte belirtilir.
İKİNCİ KISIM
GREV VE LOKAVT
GREVİN TANIMI
Madde 25 - İşçilerin, topluca çalışmamak suretiyle işyerinde faaliyeti
durdurmak veya işin niteliğine göre önemli ölçüde aksatmak amacıyla aralarında
anlaşarak veyahut bir kuruluşun aynı amaçla topluca çalışmamaları için
verdiği karara uyarak işi bırakmalarına grev denilir.
Toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde işçilerin
iktisadi ve sosyal durumlarıyla çalışma şartlarını korumak veya düzeltmek
amacıyla bu Kanun hükümlerine uygun olarak yapılan greve kanuni grev denilir.
Kanuni grev için aranan şartlar gerçekleşmeden yapılan greve kanun dışı
grev denilir. Siyasi amaçlı grev,genel grev ve dayanışma grevi kanun dışı
grevdir. İşyeri işgali, işi yavaşlatma, verimi düşürme ve diğer direnişler
hakkında kanun dışı grevin müeyyideleri uygulanır.
Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, milli eğemenliğe, Cumhuriyete,
milli güvenliğe aykırı amaçla grev yapılamaz.
LOKAVTIN TANIMI
Madde 26 - İşyerinde faaliyetin tamamen durmasına sebep olacak tarzda,
işveren veya işveren vekili tarafından kendi teşebbüsü ile veya bir işveren
kuruluşunun verdiği karara uyarak işçilerin topluca işten uzaklaştırılmasına
lokavt denilir.
Toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması ve işçi sendikası
tarafından grev kararı alınması halinde bu Kanun hükümlerine uygun olarak
yapılan lokavta kanuni lokavt denilir.
Kanuni lokavt için aranan şartlar gerçekleşmeden yapılan lokavta kanun
dışı lokavt denilir. Siyasi amaçlı lokavt, genel lokavt ve dayanışma lokavtı
kanun dışı lokavttır.
Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, milli eğemenliğe, Cumhuriyete,
milli güvenliğe aykırı amaçla lokavt yapılamaz.
KANUNİ GREV VE KANUNİ LOKAVT KARARI
Madde 27 - Bir veya birden çok işyerinde veya bir işletmede, bu
yerlere ilişkin 21 inci maddedeki uyuşmazlığın çözülemediğini 23 üncü madde
uyarınca belirten tutanağın tebliğinden itibaren altı işgünü geçmeden grev
kararı alınamaz.
Birinci fıkrada öngörülen sürenin geçmesinden sonra kanuni grev kararı
altı işgünü içinde uyuşmazlığın tarafı işçi sendikasınca alınabilir.Bu
süre içinde grev kararı alınmazsa veya grev yasaklarında Yüksek Hakem Kuruluna
başvurulmazsa yetki belgesinin hükmü kalmaz.
Uyuşmazlığın tarafı olan işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren,
işçi sendikasının almış olduğu grev kararının kendisine tebliğinden itibaren
altı işgünü içinde lokavt kararı alabilir. Grev kararı uyuşmazlığın kapsamındaki
işyerlerinin bir kısmı için alınmış olsa dahi lokavt kararı o uyuşmazlığın
kapsamındaki başka işyerleri için de alınabilir.
GREV VE LOKAVT KARARLARININ TEBLİĞİ
Madde 28 - 27 nci madde uyarınca alınan grev ve lokavt kararları, karar
tarihinden itibaren altı iş günü içinde karşı tarafa tebliğ edilmek üzere
notere ve kararın birer örneği görevli makama tevdi edilir. Grev ve lokavt
kararı işyerinde veya işyerlerinde kararı alan tarafca derhal ilan edilir.
İKİNCİ BÖLÜM
GREV VE LOKAVT YASAKLARI VE ERTELEME
YASAĞIN BULUNDUĞU İŞLER
Madde 29 - Aşağıdaki işlerde grev ve lokavt yapılamaz:
1. Can ve mal kurtarma işlerinde,
2. Cenaze ve tekfin işlerinde,
3. Su, elektrik, havagazı,kömür tabii gaz ve petrol sondajı, üretimi, tasfiyesi,
dağıtımı işlerinde
4. Banka ve noterlik hizmetlerinde,
5. Kamu kuruluşlarınca yürütülen itfaiye, şehiriçi deniz, kara ve demiryolu
ve diğer raylı toplu yolcu ulaştırma hizmetlerinde.
YASAĞIN BULUNDUĞU YERLER
Madde 30 - Aşağıdaki işyerlerinde grev ve lokavt yapılamaz:
1. İlaç imal eden işyerleri hariç olmak üzere, aşı ve serum imal eden müesseselerle,
hastane, klinik, sanatoryum, prevantoryum, dispanser ve eczane gibi sağlıkla
ilgili işyerlerinde,
2. Eğitim ve öğretim kurumlarında, çocuk bakım yerlerinde ve huzurevlerinde,
3. Mezarlıklarda,
4. Milli Savunma Bakanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik
Komutanlığınca doğrudan işletilen işyerlerinde.
GEÇİCİ YASAKLAR
Madde 31 - Savaş halinde, genel veya kısmi seferberlik süresince
grev ve lokavt yapılamaz. Yangın, su baskını, toprak veya çığ kayması veya
depremlerin sebebiyet verdiği ve genel hayatı felce uğratan felaket hallerinde
Bakanlar Kurulu, bu hallerin vuku bulduğu yerlere inhisar etmek ve bu hallerin
devamı süresince yürürlükte kalmak üzere, gerekli gördüğü işyerleri veya
işkollarında grev ve lokavtın yasak edildiğine dair karar alabilir. Yasağın
kaldırılması da aynı usule tabidir.
Olağanüstü haller ile sıkı yönetim halinde uygulanacak hükümler saklıdır.
Başladığı yolculuğu yurt içindeki varış mahallerinde bitirmemiş deniz,
hava ve kara ulaştırma araçlarında grev ve lokavt yapılamaz.
YASAKLARDA YÜKSEK HAKEM KURULUNA BAŞVURMA
Madde 32 -Grev ve lokavtın yapılamayacağı veya işçi veya işveren
sendikaları faaliyetlerinin durdurabileceği ve grev ve lokavt yetkilerinin
ertelenebileceği veya askıya alınabileceği savaş, genel ve kısmi seferberlik
gibi olağanüstü yönetim usullerinin cari olduğu hallerde Yüksek Hakem Kurulu
yürürlük süresi sona ermiş bulunan toplu iş sözleşmelerini ilgililerin
başvurusu üzerine gerekli gördüğü değişiklikleri yapmak suretiyle yeniden
yürürlüğe koyar.
Grev ve lokavtın yasak olduğu işler ile yerlerdeki uyuşmazlıklarda taraflardan
biri 23 üncü maddede belirtilen tutanağın alınmasından veya geçici grev
ve lokavt yasağının altı ayı doldurmasından itibaren altı işgünü içinde
Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilir.
GREV VE LOKAVTIN ERTELENMESİ
Madde 33 - Karar verilmiş veya başlanmış olan kanuni bir grev veya
lokavt genel sağlığı veya milli güvenliği bozucu nitelikte ise Bakanlar
Kurulu bu uyuşmazlıkta grev ve lokavtı bir kararname ile altmış gün süre
ile erteleyebilir. Erteleme süresi, kararnamenin yayımı tarihinde işlemeye
başlar.
Bakanlar Kurulunun erteleme kararları aleyhine Danıştayda iptal davası
açılabilir ve yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi istenebilir. Olağanüstü
halin ilan edildiği bölgelerde grev ve lokavt ertelenmesi kararlarına ilişkin
davalarda yürütmenin durdurulmasına karar verilemez.
ERTELEME DÖNEMİNDE UYUŞMAZLIĞIN ÇÖZÜMÜ
Madde 34 - Erteleme kararnamesinin yürürlüğe girmesi üzerine, Çalışma
Bakanı bizzat ve resmi arabulucu listesinden seçeceği bir arabulucu yardımı
ile uyuşmazlığın çözümü için erteleme süresince her türlü gayreti gösterir.
Erteleme süresi içinde taraflar aralarında anlaşarak uyuşmazlığı özel hakeme
de intikal ettirebilirler.
Erteleme süresinin sona erdiği tarihte taraflar anlaşamamış veya uyuşmazlığı
özel hakeme de intikal ettirmemişlerse, Çalışma Bakanı uyuşmazlığın çözümü
için Yüksek Hakem Kuruluna başvurur.
GREV OYLAMASI
Madde 35 - Kanuni bir grevin bir işyerinde uygulanabilmesi için
oylama yapılmasını, grev kararının ilan edildiği tarihte o işyerinde çalışan
işçilerin en az dörtte biri, grev kararının işyerinde ilan edilmesinden
başlayarak altı işgünü içinde yazılı olarak isterse, o işyerinde grev oylaması
yapılır. Grev oylaması talebi mahallin en büyük mülki amirine yapılır.
Grev oylaması bu konudaki talebin yapılmasından başlayarak altı işgünü
içinde ve işyerinde, iş saatleri dışında en büyük mülki amirin tespit edeceği
gün ve zamanda ve onun veya görevlendireceği memurun gözetimi altında,
gizli oy açık tasnif esasına göre yapılır.
Grev oylamasında, grev ilanının yapıldığı tarihte işyerinde çalışan işçilerin
salt çoğunluğu grevin uygulanmamasına karar verirse o işyerinde grev uygulanamaz.
GREV OYLAMASININ SONUCU
Madde 36 - Grev oylamasının sonucu dört nüsha olarak düzenlenecek
bir tutanakta belirtilir. Bu tutanağın bir nüshası işverene, bir nüshası
greve karar vermiş olan işçi sendikasına, bir nüshası bölge çalışma müdürlüğüne
gönderilir; dördüncü nüshası da mahallin en büyük mülki amirliğinde saklanır.
Oylamaya itirazlar oylama gününden başlayarak üç işgünü içinde iş davalarına
bakmakla görevli mahalli mahkemeye yapılır. İtiraz mahkemece üç işgünü
içinde kesin olarak karara bağlanır.
Grev oylaması sonucunda işçiler grevin uygulanmamasına karar verirlerse
ve uyuşmazlıkta taraf olan işçi sendikası, oylama sonucunun kesinleşmesinden
itibaren onbeş gün içinde karşı tarafla anlaşmaya varamazsa veya Yüksek
Hakem Kuruluna başvurmazsa, yetki belgesinin hükmü kalmaz.
İşletme sözleşmesi yapılmasına ilişkin uyuşmazlıkta grev oylaması talebi
işletmenin her bir işyerinin bulunduğu mahallin en büyük mülki amirliğine
yapılır. Grev oylaması isteyen işçilerin sayısının yeterli orana ulaşıp
ulaşmadıklarının tespiti ile grev oylamasının kesinleşen sonuçları işletmenin
merkezinin bulunduğu mahallin en büyük mülki amirliğinde toplanır ve toplu
sonuç orada belirlenir.
GREV VE LOKAVTIN BAŞLAMASI
Madde 37 - Grev ve lokavt kararı, karşı tarafa tebliğinden itibaren
altmış gün içinde ve karşı tarafa noter aracılığı ile altı işgünü önce
bildirilecek tarihte uygulamaya konabilir.
Karşı tarafa tebliğ edilmek üzere süresi içinde notere ve görevli makama
tevdi edilmeyen grev ve lokavt kararları uygulanamaz. Bildirilen günde
başlamayan grev hakkı veya lokavt düşer. Süresi içinde grev kararı uygulamaya
konulmamışsa ve alınmış bir lokavt kararı da yoksa veya lokavt da süresi
içinde uygulanmaya konulmamışsa yetki belgesinin hükmü kalmaz.
Grev oylaması yapılan hallerde altmış günlük süre oylamanın sonucunun kesinleşmesinden
itibaren işlemeye başlar.
Grev ve lokavtın geçici olarak yasaklandığı hallerdeki uyuşmazlıklarda
yasak sona ererse veya sıkıyönetim komutanı durdurma kararını kaldırırsa
veya grev ve lokavtın ertelenmesi durumunda altmış günden önce karar kaldırılırsa
veya iptal edilirse grev ve lokavt yapabilmek için birinci fıkradaki usule
uymak gerekir.
GREV VE LOKAVTIN UYGULANMASINDA İŞYERİNDEN AYRILMA ZORUNLULUĞU
Madde 38 - Bir işyerinde grev veya lokavtın uygulanmaya başlaması
ile birlikte işçiler işyerinden ayrılmak zorundadırlar. Greve katılmayan
veya katılmaktan vazgeçenlerin işyerinde çalışmaları, hiç bir şekilde engellenemez.
Greve katılan veya lokavta maruz kalan işçilerin, işyerine giriş çıkışı
engellemeleri veya işyeri önünde veya civarında topluluk teşkil etmeleri
yasaktır.
Greve katılmayan veya katılmaktan vazgeçen işçileri çalıştırıp çalıştırmamakta
işveren serbestir. Grev sonunda yapılan toplu iş sözleşmesinden, 39 uncu
maddeye göre zorunlu olarak çalışanlar dışında işyerinde çalışmış olanlar
aksine bir hüküm bulunmadıkça yararlanamazlar.
Çalışan işçilerin ürettiği ürünlerle her türlü stokların işveren tarafından
işyerinden dışarı çıkarılmasına , satılmasına ve işyeri için lüzumlu maddelerin,
araç ve gereçlerin işyerine sokulmasına engel olunamaz. Bu işlerin görülmesinde
de 43 üncü madde hükümlerine uyulması şarttır.
KANUNİ GREV VE LOKAVTA KATILAMAYACAK İŞÇİ KADROSU
Madde 39 - Hiçbir surette üretim veya satışa yönelik olmamak kaydı
ile niteliği bakımından sürekli olmasında teknik zorunluluk bulunan işlerde
faaliyetin devamlılığını; işyeri güvenliğinin, makine ve demirbaş eşyasının,
gereçlerinin, hammadde, yarı mamul ve mamul maddelerin bozulmamasını; hayvan
ve bitkilerin korunmasını sağlayacak sayıda işçi kanuni grev ve lokavt
sırasında çalışmaya, işveren de bunları çalıştırmaya mecburdur.
Grev ve lokavt dışında kalacak işçilerin yedekler dahil niteliği ve sayısı
işveren veya işveren vekili tarafından toplu görüşmenin başlamasından itibaren
altı işgünü içinde işyerinde yazı ile ilan edilir ve bu ilanın bir örneği
toplu görüşmede taraf olan işçi sendikasına gönderilir. Bu ilandan itibaren
altı işgünü içinde işçi sendikası iş davalarına bakmakla görevli mahalli
mahkemeye itirazda bulunmazsa ilan hükümleri kesinleşir.İtiraz halinde
mahkeme altı işgünü içinde karar verir. Bu karar kesindir.
Grev ve lokavta katılamayacak işçiler her ne sebeple olursa olsun kanuni
süre içinde tespit edilmemiş ise işveren veya işçi sendikası çalışacak
işçi sayısının tespitini süre geçtikten sonra da bölge çalışma müdürlüğünden
talep edebilir. Bölge çalışma müdürlüğü bu tespiti en kısa zamanda yaparak
taraflara tebliğ eder. Gerekli hallerde bölge çalışma müdürlüğü bu tespiti
resen yapabilir. Bu tespite karşı taraflardan her biri iş davalarına bakmakla
görevli mahalli mahkemeye itiraz edebilir.
İşletme sözleşmesine ilişkin uyuşmazlıklarda görevli mahkeme işletmenin
merkezine, bölge çalışma müdürlüğü ise her işyerinin bağlı bulunduğu bölgeye
göre belirlenir.
GREV VE LOKAVTA KATILMAYACAK İŞÇİLERİN İSMEN BELİRLENMESİ
Madde 40 - Grev ve lokavtın uygulanacağı dönemde hangi işçilerin
işyerinde çalışmaya devam edecekleri bölge çalışma müdürlüğünce grev ve
lokavt kararının müdürlüğe bildirilmesinden itibaren üç işgünü içinde resen
tespit edilerek ilgili işverene ve işçilere yazı ile bildirilir. O işyerinde
çalışan ve toplu görüşmede taraf olan işçi sendikasının ve şubesinin başkan
veya yönetim kurulu üyesi bulunan işçiler bu hükme tabi tutulamazlar.
İşveren 39 uncu madde uyarınca belirlenen işlerin yerine getirilebilmesi
için, grev ve lokavta katılamayacak işçilerden herhangi bir nedenle çalışmayanların
yerine bölge çalışma müdürlüğünün yazılı izni ile yeni işçi alabilir.
GREV HAKKININ VE LOKAVTIN TEMİNATI
Madde 41 - Hizmet akitlerine, grev hakkı veya lokavttan vazgeçilmesine
veya bunların kısıtlanmasına dair konulacak hükümler geçersizdir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
GREV VE LOKAVTIN SONUÇLARI
KANUNİ GREV VE LOKAVTIN HİZMET AKİTLERİNE ETKİSİ
Madde 42 - Kanuni bir grev kararının alınmasına katılma, böyle bir
kararın alınmasını teşvik etme, böyle bir greve katılma veya böyle
bir greve katılmaya teşvik etme sebebiyle bir işçinin hizmet akti feshedilemez.
Kanuni bir greve katılanlar ile 38 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca
işyerinde çalışmayı arzu edip işveren tarafından çalıştırılmayan işçilerin
hizmet akitlerinden doğan hak ve borçları, grevin sona ermesine kadar askıda
kalır.
Kanuni lokavta uğramış olan işçilerin hizmet akitlerinden doğan hak ve
borçları, lokavtın sona ermesine kadar askıda kalır.
İşveren, grev ve lokavt sebebiyle akdi ilişkileri askıda kalan işçilerin
grev veya lokavtın başlamasından önce işleyen ücretlerini ve eklerini mutad
ödeme gününde ödemek zorundadır. Ödemeyi yapacak personel de bu hususta
çalışmaya mecburdur. Aksi halde 40 ncı maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.
Grev ve lokavt süresince hizmet akitleri askıda kalan işçilere bu dönem
için işverence ücret ve sosyal yardımlar ödenemez, bu süre kıdem tazminatı
hesabında dikkate alınamaz. Toplu iş sözleşmelerine veya hizmet akitlerine
bunların aksine hüküm konulamaz.
Grev ve lokavt süresince işçiler Sosyal Sigortalar Kanununun ilgili hükümlerinden
yararlanmaya devam ederler.
İŞÇİ ALMA VE BAŞKA İŞE GİRME YASAĞI
Madde 43 - İşveren, kanuni bir grevin veya lokavtın süresi içinde,
42 nci madde hükmü gereğince hizmet akitlerinden doğan hak ve borçları
askıda kalmış olan işçilerin yerine, hiçbir surette daimi veya geçici olarak
başka işçi alamaz veya başkalarını çalıştıramaz. 39 uncu madde uyarınca
grev ve lokavta katılamayacak işçilerden, haklı sebeple hizmet akti feshedilenlerin
yerine yeni işçi alınması imkanı saklıdır.
38 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca greve katılmayan veya katılmaktan
vazgeçen işçileri çalıştıran işveren, bu işçileri ancak kendi işlerinde
çalıştırabilir, bunlara, greve katılan işçilerin işlerini yaptıramaz.
Kanuni bir grev ve lokavt dolayısıyla hizmet aktinden doğan hak ve borçları
askıda kalan işçiler, başka bir iş tutamazlar. Aksi halde, işçinin hizmet
akti, işverence feshin ihbarına lüzum olmaksızın ve herhangi bir tazminat
ödenmeksizin feshedilebilir.
KANUNİ GREV VE LOKAVTIN KONUT HAKLARINA ETKİSİ
Madde 44 - İşveren, kanuni bir grev veya lokavt süresince greve
katılan veya lokavta uğrayan işçilerin oturdukları ve işveren tarafından
sağlanmış konutlardan çıkmalarını isteyemez.Bu yasak, grev ve lokavtın
işyerinde uygulanmaya başlamasından itibaren doksan gün devam eder.
Bu konutlarda oturan işçiler, söz konusu süre içinde, konutlarıyla ilgili
onarım, su, gaz, aydınlatma ve ısıtma masrafları ile rayiç kirayı işverene
ödemek zorundadırlar.
İşveren, konutların su, gaz, aydınlatma ve ısıtma hizmetlerini, kanuni
grev ve lokavt süresince kısıntıya uğratamaz. Ancak bu hizmetlerin kanuni
grev ve lokavt yüzünden kısıntıya uğramış olanlarının devamı, işçiler tarafından
istenemez.
KANUN DIŞI GREV VE LOKAVTIN SONUÇLARI
Madde 45 - Kanun dışı grev yapılması halinde, işveren, böyle bir
grevin yapılması kararına katılan, böyle bir grevin yapılmasını teşvik
eden, böyle bir greve katılan veya böyle bir greve katılmaya veyahut devama
teşvik eden işçilerin hizmet akitlerini, feshin ihbarına lüzum olmadan
ve herhangi bir tazminat ödemeye mecbur bulunmaksızın feshedebilir.
Kanun dışı bir grev yapılması halinde, bu grev veya bu grevin yönetimi
ve yürütümü yüzünden işverenin uğradığı zararlar, greve karar veren işçi
sendikası veya kanun dışı grev herhangi bir işçi kuruluşunca kararlaştırılmaksızın
yapılmışsa, bu greve katılan işçiler tarafından karşılanır.
Kanun dışı lokavt yapılması halinde işçiler, böyle bir lokavtı yapan işverenle
olan hizmet akitlerini, feshin ihbarına lüzum olmaksızın haklı sebeple
feshedebilirler ve her türlü haklarını talep edebilirler. İşveren, bu işçilerin
lokavt süresine ait hizmet aktinden doğan bütün haklarını bir iş karşılığı
olmaksızın ödemeye ve uğradıkları zararları tazmine mecburdur.
TESPİT DAVASI
Madde 46 - Karar verilen veya uygulanmakta olan bir grev ve lokavtın
kanun dışı olup olmadığının tespitini, uyuşmazlığın tarafı olanlardan her
biri 15 inci maddeye göre yetkili iş mahkemesinden her zaman telep edebilir.
Mahkeme bir ay içinde karar verir. Verilecek karar, tarafları ve işçi ve
işveren sendikasının mensuplarını bağlar ve ceza davaları için de kesin
delil teşkil eder.
Hakim, tespit kararının kesinleşmesine kadar, dava konusu grev veya lokavtın
ihtiyati tedbir olarak durdurulmasına karar verebileceği gibi, konulmuş
tedbiri her zaman kaldırabilir.
GREV HAKKININ VE LOKAVTIN KÖTÜYE KULLANILMASI
Madde 47 - Grev hakkı ve lokavt iyi niyet kurallarına aykırı tarzda,
toplum zararına ve milli serveti tahrip edecek şekilde kullanılamaz. Bu
kurala aykırı olarak uygulanan grev veya lokavt, bir tarafın veya Çalışma
Bakanının başvurusu üzerine 15 inci maddeye göre yetkili iş mahkemesi kararı
ile durdurulur.
Kanuni bir lokavtın işyerini temelli olarak kapalı tutmak amacıyla yapıldığı
kesinleşmiş mahkeme kararıyla sabit olursa, mahkeme kararının lokavt yapmış
işverene veya işveren sendikasına bildirilmesi ile birlikte lokavt durdurulur.
Yetkili mahkeme 15 inci madde uyarınca belirlenir.
Bu lokavtın uygulanmış olması, işçilere 45 inci maddenin üçüncü fıkrasından
yararlanma imkanı verir.
Grev esnasında greve katılan işçilerin ve sendikanın kasıtlı veya kusurlu
hareketleri sonucu, grev uygulanan işyerinde sebep oldukları maddi zarardan
sendika sorumludur.
GREV GÖZCÜLERİ
Madde 48 -Kanuni bir grev kararına uyulmasını sağlamak için cebir
ve şiddet kullanmaksızın ve tehditte bulunmaksızın kendi üyelerinin
grev kararına uyup uymadıklarını denetlemek amacıyla, işyerinde grev ilan
etmiş olan işçi sendikası, işyerinin giriş ve çıkış yerlerine, kendi üyeleri
arasından en çok dörder grev gözcüsü koymaya yetkilidir. Çalışma serbestliği
her halde saklıdır.
Grev gözcüleri, işyerine giriş ve çıkışlara engel olamazlar, giren ve çıkanları
kontrol amacıyla dahi durduramazlar.
"Bu işyerinde grev vardır" ibaresinin dışında, grev yapılan işyerleri ve
çevresine afiş, pankart gibi ilan vasıtalarını asmak veya yazılar yazmak
yasaktır.
İşyeri ve çevresinde grevciler veya grev gözcüleri için işçiler veya işçi
sendikası tarafından kulübe, baraka ve çadır gibi barınma vasıtaları kurulamaz.
LOKAVT GÖZCÜLERİ
Madde 49 - Kanuni bir lokavt kararına uyulmasını sağlamak için cebir
ve şiddet kullanmaksızın ve tehditte bulunmaksızın kendi üyelerinin lokavt
kararına uyup uymadıklarını denetleme amacı ile lokavtı işyerinde ilan
etmiş olan işveren sendikası, lokavtın kapsamına giren işyerlerine gözcüler
göndermeye yetkilidir.
"Bu işyerinde lokavt vardır" ibaresinin dışında, lokavt yapılan işyerleri
ve çevresine afiş, pankart gibi ilan vasıtalarını asmak veya yazılar yazmak
yasaktır.
GREV VE LOKAVT HALİNDE MÜLKİ AMİRİN YETKİLERİ
Madde 50 - Grev ve lokavt halinde, mahallin en büyük mülki amiri,
grev veya lokavt uygulanan işyerlerinde gerekli emniyet, inzibat, koruma
ve sağlık işlerini düzenler. Ayrıca halkın günlük yaşamı için zaruri olan
ve aksaması muhtemel hizmet ve ihtiyaçları karşılayacak tedbirleri alır.
Bu tedbirlerin niteliği,kapsamı, uygulanış tarzı bir tüzükte belirtilir.
Ancak alınacak tedbirler kanuni bir grev veya lokavtın uygulanmasına engel
olucu nitelikte olamaz.
GREV VE LOKAVTI SONA ERDİRME KARARI
Madde 51 - Kanuni bir grev veya lokavtı sona erdirmek için grev
ve lokavta karar vermiş olanlar tarafından alınan kararlar en geç ertesi
işgünü sonuna kadar yazı ile karşı tarafa ve bölge çalışma müdürlüğüne
bildirilir ve mahallinde çıkan en az bir gazetede, gazete yoksa mutad vasıtalarla
ilan edilir. Kanuni grev ve lokavt, ilanın yapılması ila sona erer.
Grevin uygulanmasına son verilmesi lokavtın, lokavtın uygulanmasına son
verilmesi grevin kaldırılmasını gerektirmez.
Grevi uygulayan işçi sendikasının herhangi bir sebeple kapatılması, feshedilmesi
veya infisah etmesi veya faaliyetinin durdurulması hallerinde grev veya
lokavt kendiliğinden ortadan kalkar. Lokavtı uygulayan işveren sendikasının
herhangi bir sebeple kapatılması, feshedilmesi veya infisah etmesi veya
faaliyetinin durdurulması hallerinde lokavt kendiliğinden ortadan kalkar.
Grevin veya lokavtın sona erdiği görevli makam tarafından ilan edilir.
Grevi uygulayan sendikanın, bu grevin uygulandığı işyerindeki üyesi işçilerin
dörtte üçünün sendika üyeliğinden ayrıldıklarının tespiti halinde, ilgililerden
biri grevin sona erdirilmesi için 15 inci maddeye göre yetkili mahkemeye
başvurabilir. Mahkemece belirlenecek tarihte grevin sona ereceği birinci
fıkradaki usul uyarınca ilan edilir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
TOPLU İŞ UYUŞMAZLIKLARININ BARIŞÇI YOLLARLA
ÇÖZÜMÜ
BİRİNCİ BÖLÜM
YÜKSEK HAKEM KURULUNA BAŞVURMA
BAŞVURU
Madde 52 - Grev ve lokavtın yasak olduğu işler ve yerlerdeki uyuşmazlıklarda
taraflardan her biri 32 inci madde uyarınca Yüksek Hakem Kuruluna başvurabileceği
gibi grev ve lokavtın ertelendiği hallerde erteleme süresinin sonunda Çalışma
Bakanı da Yüksek Hakem Kuruluna başvurur.
YÜKSEK HAKEM KURULUNUN KURULUŞU
Madde 53 -Yargıtayın iş davalarına bakan dairesi başkanının başkanlığında,
1.- Bakanlar Kurulunca, bakanlıklar bünyesi dışında, işçi veya işveren
kuruluşları ile hiçbir şekilde bağlantısı olmayan ve siyasi parti organlarında
görevli bulunmayan, ekonomi, işletme, sosyal politika veya iş hukuku konularında
bilgi ve tecrübe sahibi olanlar arasından seçilecek bir üye,
2.- Üniversitelerin iş hukuku veya ekonomi öğretim üyeleri arasından Yükseköğretim
Kurulunca seçilecek bir üye,
3.- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürü,
4.-Devlet Planlama Teşkilatı Sosyal Planlama Dairesi Başkanı
5.- İşçi konfederasyonlarından, kendisine mensup işçi sayısı en yüksek
olan konfederasyonca seçilecek iki üye,
6.- İşverenler adına en çok işveren mensubu olan işveren konfederasyonunca,
diğeri kamu işverenlerini temsilen Bakanlar Kuru'lunca seçileck iki üyeden,
oluşur.
Seçimle gelen üyeler, iki yıl için seçilirler, yeniden seçilmeleri caizdir.
Seçimle gelen her bir üye için aynı şekilde ikişer yedek seçilir. Kurul
Başkanlığı için birinci ve ikinci yedekler, Yargıtay Hukuk Daireleri Genel
Kurulunca hukuk daireleri başkanları arasından seçilir. Yüksek Hakem Kuruluna
katılacak üyelerin seçilmesi, her seçim döneminden üç ay önce Çalışma Bakanlığınca
ilgili makam ve kuruluşlardan istenir.
Bu maddede söz konusu seçici kurullar üye tamsayısının salt çoğunluğu ile
toplanır. Birinci toplantıda, toplantı nisabı sağlanamadığı takdirde, ikinci
toplantıda katılanlarla seçim yapılır. Seçilebilmek için hazır bulunan
üyelerin salt çoğunluğunun oyu şarttır.
UYUŞMAZLIĞIN İNCELENMESİ
Madde 54 - Yüksek Hakem Kurulu başvuru dilekçesinin alındığı günden
başlayarak altı işgünü içinde üyelerin tamamının katılması ile toplanır.
Ancak, başkan hariç üyelerden ikisinin katılmaması toplantıya engel olmaz.
Özürlü veya izinli olan asıl başkan veya üyenin yerini aynı gruptan yedek
başkan veya yedek üyelerden biri alır.
Yüksek Hakem Kurulu uyuşmazlığı evrak üzerinde inceler. Yeteri kadar aydınlatılmamış
bulduğu yönleri ilgililerden sorarak tamamlar. Ayrıca, görüşlerini öğrenmek
istediği kimseleri çağırıp dinler veya bunların görüşlerini yazı ile bildirmelerini
ister. Bu kimseler hakkında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun tanıklara
ve bilirkişilere ilişkin hükümleri uygulanır.
Yüksek Hakem Kurulu toplantıya katılanların çoğunlugu ile karar verir.
Lehte ve aleyhte oylar eşit ise başkanın bulunduğu taraf çoğunluğu sağlar.
YÜKSEK HAKEM KURULUNUN KARARININ NİTELİĞİ
Madde 55 - Yüksek Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu iş sözleşmesi
hükmündedir.
İŞÇİLER VE İŞVERENLER ADINA KATILACAK ÜYELERDE ARANACAK
NİTELİKLER
Madde 56 - Yüksek Hakem Kuruluna işçi ve işverenler adına seçilecek
üyelerde aranacak nitelikler şunlardır:
1. Türk vatandaşı olmak,
2. Okur-yazar olmak,
3. Medeni ve siyasi hakları tam olarak kullanma ehliyetinden yoksun olmamak,
4. Taksirli suçlar hariç, ağır hapis veya altı aydan fazla hapis veyahut
affa uğramış olsalar bile Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla zimmet,
ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı
kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı bir fiilden dolayı hapis
cezasından hükümlü bulunmamak ve siyasi partilerin organlarında görevli
olmamak.
İDARİ TEŞKİLAT
Madde 57 - Yüksek Hakem Kurulunun yazışma ve uzmanlık hizmetlerini
yürütmek üzere Yüksek Hakem Kurulu Başkanlığına bağlı olarak bir
genel sekreterlik kurulur. Genel sekreter başkanın teklifi üzerine genel
usullere göre atanır.
Yüksek Hakem Kurulunun istemi üzerine Başbakanlıkça yeteri kadar raportör
ve uzman atanır ve ihtiyaca göre görevlendirilir. Ancak işçi veya işveren
sendika ve konfederasyonlarında çalışmakta olanlar raportör ve uzman olarak
görevlendirilemezler.
İKİNCİ BÖLÜM
ÖZEL HAKEME VEYA RESMI ARABULUCUYA BAŞVURMA
ÖZEL HAKEME BAŞVURMA
Madde 58 - Taraflar anlaşarak toplu hak veya menfaat uyuşmazlıklarının
her safhasında özel hakeme başvurabilirler. Toplu iş sözleşmesinde taraflardan
birinin başvurması üzerine özel hakeme gidileceğine dair hükümler geçerlidir.Bu
takdirde bir tarafın müracaatı üzerine uyuşmazlık hakem tarafından çözülür.
Menfaat uyuşmazlıklarında taraflar özel hakeme başvurma hususunda yazılı
olarak anlaşma yaparlarsa, bundan sonra arabuluculuk, grev ve lokavt, kanuni
hakemlik hükümleri uygulanmaz.
Menfaat uyuşmazlıklarında özel hakeme başvurulduğu hallerde hakem kararları
toplu iş sözleşmesi hükmündedir. Hak uyuşmazlıklarında özel hakem kararları
genel hükümlere tabidir.
Uyuşmazlığın her safhasında taraflar aralarında anlaşarak özel hakem olarak
Yüksek Hakem Kurulunu da seçebilirler.
RESMİ ARABULUCULUK TEŞKİLATI
Madde 59 - Çalışma Bakanlığına bağlı olarak kurulacak resmi arabuluculuk
teşkilatı bu Kanunda öngörülen resmi arabuluculuk faaliyetinin yürütülmesini
sağlayacak tedbirleri alır.
Resmi arabuluculuk teşkilatının kuruluş ve işleyişine ilişkin esaslar ile
resmi arabuluculuk yapabileceklerin listesinin düzenlenme esasları ve resmi
arabuluculara ödenecek ücretlerin alt ve üst sınırları 65 inci maddeye
göre çıkartılacak tüzükte düzenlenir.
Resmi arabulucunun istediği her türlü bilgiyi gerek taraflar gerek diğer
bütün ilgililer vermeye mecburdurlar.
Resmi arabulucuların ücretleri bu teşkilata bağlı fondan ödenir. Arabulucuyu
tayin eden mahkeme bu esaslar çerçevesinde ve uyuşmazlığın önemini ve arabulucunun
görev süresini dikkate alarak ücreti tespit eder.
Resmi arabuluculuk yapılan her uyuşmazlıkta tarafların fona ödemeleri gereken
ücretlere ait esaslar da bu tüzükte belirtilir.
Resmi arabuluculuk teşkilatı arabulma faaliyetine girişilen her uyuşmazlıkta
vardığı sonuçları en kısa zamanda uygun vasıtalarla kamuoyuna açıklayabilir.
Tarafların anlaşarak tayin edecekleri arabulucunun ücreti kendileri tarafından
serbestçe tespit edilebilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
TOPLU HAK UYUŞMAZLIKLARI
YORUM DAVASI
Madde 60 - Uygulanmakta olan bir toplu iş sözleşmesinin yorumundan
doğan uyuşmazlıkta sözleşmenin taraflarından her biri 15 inci maddeye göre
yetkili iş mahkemesinde yoruma ilişkin bir tespit davası açabilir. Mahkeme
en geç iki ay içinde kararını verir. Kararın temyiz edilmesi halinde Yargıtayın
ilgili dairesi, bozma sözkonusu olan hallerde işin esasına ilişkin kesin
kararını iki ay içinde verir.
Kesinleşen yorum kararına uymayan taraf hakkında 80 inci madde hükmü uygulanır.
Kişilerin, yorum kararına uyulmamasından doğan tazminat hakları saklıdır.
EDA DAVASI
Madde 61 - Toplu iş sözleşmesine dayanan eda davalarında ifaya mahkum
edilen taraf, temerrüt tarihinden itibaren, bankalarca uygulanan en yüksek
işletme kredisi faizi üzerinden temerrüt faizi ödemeye de mahkum edilir.
Ayni taahhüdünü yerine getirmeyen veya eksik yerine getiren taraf derhal
ifaya mahkum edilir. Tarafların tazminat hakları saklıdır.
DÖRDÜNCÜ KISIM
ÇEŞİTLİ HÜKÜMLER
İŞVERENLER
Madde 62 - Aylık ve ücretleri kanunla belirtilmiş olsa bile, işveren
veya işveren vekili durumunda bulunanlar hakkında, bunlara ilişkin olarak
bu Kanunda yer alan hak ve sorumluluk hükümleri uygulanır.
İşyerinde işveren vekili durumunda olan ve temsilci sıfatıyla toplu iş
sözleşmesinde veya toplu görüşmede taraf olarak hareket eden kimse, bu
Kanunun uygulanması bakımından işveren sayılır.
İŞYERİNDE İLAN
Madde 63 - Bir toplu iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesi hükmündeki
özel hakem veya Yüksek Hakem Kurulu kararı ile veya toplu hak uyuşmazlıklarında
verilmiş mahkeme veya özel hakem kararlarıyla bağlı olan işveren bunların
aslını veya veren makamca onaylanmış veya noterlikçe onanmış birer örneğini,
işyerinin işçiler tarafından görülebilecek uygun yerlerine asmaya mecburdur.
DENETLEME
Madde 64 - Toplu iş sözleşmesine veya 63 üncü maddede belirtilen
hakem veya mahkeme kararlarına uyulup uyulmadığı İş Kanunu hükümleri uyarınca
denetlenir.
HAKEME VE ARABULUCUYA BAŞVURMA TÜZÜĞÜ
Madde 65 - Yüksek Hakem Kurulunun çalışma usul ve tarzı ile çalışmasına
ve hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin esaslar; Yüksek Hakem Kurulunun
başkan ve üyeleri ile bu Kurulda görevlendirilecek uzman ve raportörlere
ödenecek tazminatlar; naip, bilirkişi ve tanıklara verilecek ücretler
ve menfaat uyuşmazlıklarında özel hakem incelemesinde uygulanacak usul
hükümleri bir tüzükle düzenlenir.
DİĞER KANUNLARIN UYGULANMASI
Madde 66 - Bu Kanunda hüküm olmayan hallerde Medeni Kanun ve Borçlar
Kanunu ile hizmet akdini düzenleyen diğer kanunların bu Kanuna aykırı olmayan
hükümleri uygulanır. Bu Kanunda aksi öngörülmedikçe tebligatlar Tebligat
Kanunu hükümlerine göre yapılır.
Bu Kanunun uygulanmasından doğan bütün uyuşmazlıklar iş davalarına bakmakla
görevli mahkemelerde çözümlenir.
ÖDENEK
Madde 67 - Bu Kanunun 59 ve 65 inci maddeleri gereğince yapılacak
ödemeleri karşılamak üzere gerekli ödenek Çalışma Bakanlığı bütçesine konulur.
BEŞİNCİ KISIM
MÜEYYİDELER VE SON HÜKÜMLER
BİRİNCİ BÖLÜM
CEZA HÜKÜMLERI
TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİNE YASAK HÜKÜMLER KONULMASI
Madde 68 - 5 inci maddeye aykırı olarak toplu iş sözleşmelerine,
Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, milli egemenliğe, Cumhuriyete,
milli güvenliğe aykırı hükümler ile kanunlarda suç sayılan fiilleri teşvik,
tahrik ve himaye eden hükümler koyanlar hakkında altı aydan bir yıla kadar
hapis cezası hükmolunur.
RESMİ ARABULUCUNUN SORUMLULUĞU
Madde 69 - Bu Kanunun 22 inci maddesi hükümlerine göre mahkemece
tayin edilmiş bulunan arabuluculardan, sırf tarafları ızrar kasdı ile verilen
bu görevi yapmaktan kaçınan veya 23 üncü maddede belirtilen tutanağı sırf
tarafları ızrar kasdı ile süresinde görevli makama tevdi etmeyen arabulucular
onbin liradan yirmibeşbin liraya kadar ağır para cezasına mahkum edilirler.
Resmi arabulucu olarak görevlendirilenler görevlerinin ifası sırasında
veya ifasından dolayı işledikleri veya kendilerine karşı işlenen suçlar
bakımından memur sayılırlar.
KANUN DIŞI GREV VEYA LOKAVT
Madde 70 - Bu Kanunda belirtilen şartlar gerçekleşmeden grev veya
lokavt kararı verenlerle, bunu teşvik edenler, zorlayanlar veya propagandasını
yapanlar bir aydan üç aya kadar hapis ve otuzbin liradan seksenbin liraya
kadar ağır para cezasına mahkum edilirler.
Yukarıdaki fıkrada sözü edilen grev veya lokavt kararının uygulanması halinde;
grev veya lokavta karar verenler, böyle bir grev veya lokavta karar verilmesine
veya uygulanmasına veya bunlara katılmaya veya devama zorlayan veya teşvik
edenler veya bu yolda propaganda yapanlar ile lokavta katılanlar veya devam
edenler üç aydan altı aya kadar hapis ve ellibin liradan yüzbin liraya
kadar para cezasına mahkum edilirler.
Grev veya lokavt kararı alınmasında gerçekleşmeyen şartlar yalnızca süre
veya tebligata ilişkin ise yukardaki fıkralara göre verilecek cezalar üçte
birden yarıya kadar indirilir.
Bu maddede belirtilen kanun dışı greve katılanlar veya devam edenler beşbin
liradan seksenbin liraya kadar ağır para cezasına mahkum edilir.
UYGULANAN GREV VEYA LOKAVTIN KANUNA AYKIRI OLMASI
Madde 71 - Grev veya lokavt kararının bu Kanun hükümlerine uygun
olarak alınmasına rağmen, kanunda yazılı şart ve usuller dışında uygulanması
halinde, bu kararı uygulayanlar, uygulanmasına veya devamına zorlayanlar
veya teşvik edenler veya bu yolda propaganda yapanlar bir aydan üç aya
kadar hapis onbin liradan otuzbin liraya kadar ağır para cezasına mahkum
edilirler.
35 inci madde hükümlerine göre yapılan grev oylamasında, grevin uygulanmamasına
karar verilmesine rağmen grev kararının uygulanması halinde failler
hakkında fiilin niteliğine göre 70 inci maddenin ikinci ve dördüncü fıkraları
hükümleri uygulanır.
YASAK HALLERİNDE GREV VE LOKAVT
Madde 72 - Grev veya lokavtın 29 ve 30 uncu maddelere göre sürekli
olarak, 31 inci maddeye göre de geçici olarak yasaklandığı işlere veya
işyerlerine ilişkin olarak, grev veya lokavt kararı verenler, kararı kaldırmayanlar,
teşvik edenler, zorlayanlar veya propagandasını yapanlar iki aydan altı
aya kadar hapis, ellibin liradan yüzbin liraya kadar ağır para cezasına
mahkum edilirler.
Yukarıdaki fıkrada sözü edilen grev veya lokavt kararının uygulanması halinde;
grev veya lokavt kararı verenler, böyle bir grev veya lokavta karar verilmesine
veya uygulanmasına veya bunlara katılmaya veya devama zorlayanlar veya
teşvik edenler veya bu yolda propaganda yapanlar ile grev veya lokavta
katılanlar veya devam edenler dokuz aydan az olmamak üzere hapis ve yüzbin
liradan ikiyüzbin liraya kadar ağır para cezasına mahkum edilirler.
Bu maddede belirtilen kanun dışı greve katılanlar veya devam edenler altı
aydan az olmamak üzere hapis cezasına mahkum edilirler.
Siyasi amaçlı grev veya lokavt, genel grev veya lokavt, dayanışma grevi
veya lokavtı ile işyeri işgali, işi yavaşlatma, verimi düşürme ve üretimi
aksatacak nitelikteki her türlü direnişler hakkında da yukarıdaki fıkralar
hükümleri uygulanır. Ancak siyasi amaçlı grev veya lokavt, genel grev veya
lokavt, dayanışma grevi veya lokavtı halinde anılan fıkralara göre tayin
edilecek cezalar bir misli arttırılarak hükmolunur.
46 ıncı maddenin ikinci fıkrası uyarınca bir grev veya lokavtın ihtiyati
tedbir yoluyla durdurulmasına dair mahkemece verilen karara uymayanlar
hakkında da fiilin niteliğine göre ikinci veya üçüncü fıkralardaki cezalara
hükmolunur.
KARARLARA TESİR MAKSADIYLA KANUN DIŞI GREV VE LOKAVT
Madde 73 - Yasama, yürütme ve yargı organları ile merkezi veya mahalli
idarelerce bir karar alınmasını veya alınmış bir kararın değiştirilmesini
veya kaldırılmasını sağlamak veya alınmış bir kararı protesto etmek amacıyla
kanun dışı grev veya lokavt kararı verenler, teşvik edenler, zorlayanlar
veya propagandasını yapanlar üç aydan dokuz aya kadar hapis ve yetmişbeşbin
liradan yüzellibin liraya kadar ağır para cezasına mahkum edilirler.
Yukarıdaki fıkrada sözü edilen grev veya lokavt kararının uygulanması
halinde; grev veya lokavta karar verenler, grev veya lokavta karar verilmesine
veya uygulanmasına veya bunlara katılmaya veya devama zorlayan veya teşvik
edenler veya bu yolda propaganda yapanlar ile lokavta katılanlar bir yıldan
az olmamak üzere hapis ve yüzellibin liradan üçyüzbin liraya kadar ağır
para cezasına mahkum edilirler.
Bu maddede belirtilen kanun dışı greve katılanlar altı aydan az olmamak
üzere hapis ve onbin liradan az olmamak üzere ağır para cezasına mahkum
edilirler.
DEVLETİN ŞAHSİYETİNE KARŞI GREV VEYA LOKAVT
Madde 74 - Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, milli
egemenliğe, Cumhuriyetin niteliğine, Devletin güvenliğine aykırı amaçla
grev veya lokavt kararı verilmesi veya uygulanması hallerinde fiilin niteliğine
göre failler hakkında bu eylemler başka bir suç oluştursa bile ayrıca 73
üncü madde hükümleri uygulanır.
GREV VEYA LOKAVTI ERTELEME KARARINA UYULMAMASI
Madde 75 - Bakanlar Kurulunun 33 üncü maddenin birinci fıkrası uyarınca
aldığı erteleme kararından sonra grev veya lokavtı kaldırma kararı almayanlar
veya grev veya lokavta devam edenler veya katılanlar veya devama zorlayan
veya teşvik edenler ve bu yolda propaganda yapanlar altı aydan az olmamak
üzere hapis ve otuzbin liradan az olmamak üzere ağır para cezasına mahkum
edilirler.
GREV OYLAMASINDA HİLE, TEHDİT VE CEBİR
Madde 76 - Bir grev oylamasının sonucuna tesir etmek maksadıyla
hile veya tehdit veya cebir kullananlar üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına
mahkum edilirler.
GREV VEYA LOKAVT HALİNDE İŞYERİNDEN AYRILMAMA, ENGELLEMEDE
BULUNMA
Madde 77 - Greve katılan veya lokavta maruz kaldıkları halde, grev
veya lokavtın uygulandığı işyerlerinden ayrılmayanlar, işyeri önünde veya
ihtara rağmen işyeri civarında topluluk teşkil edenler ile işçileri bu
eylemlere zorlayan, teşvik eden veya bu yolda propaganda yapanlar hakkında
onbin liradan otuzbin liraya kadar ağır para cezasına hükmolunur.
Grev veya lokavt süresince işyerinde çalışmaya mecbur olan işçilerden geçerli
bir özrü olmaksızın işyerinde çalışmayanlar üç aydan bir yıla kadar hapis
ve beşbin liradan onbeşbin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılırlar.
GREV VE LOKAVT KAPSAMINA GİREN İŞÇİLERİN HAKLARINA UYULMAMASI
Madde 78 - Grev ve lokavtın uygulandığı işyerlerinde 39 uncu madde
gereğince çalıştırmak zorunda olduğu işçileri çalıştırmayan işveren üç
aydan bir yıla kadar hapis ve onbeşbin liradan az olmamak üzere ağır para
cezası ile cezalandırılır.
40 ıncı maddenin ikinci fıkrasında belirtilen yazılı izni almadan yeni
işçi alan işveren izinsiz aldığı her işçi başına beşbin liradan onbeşbinliraya
kadar ağır para cezası ile cezalandırılır.
43 üncü madde hükmüne aykırı hareket eden işveren veya işvereni söz konusu
hükme aykırı hareket etmeye zorlayan veya teşvik eden veya bu yolda propagandada
bulunanlar, söz konusu hükme aykırı olarak aldıkları veya alınmasına sebep
oldukları veya grev yapan işçilerin yerine çalıştırdıkları her işçi başına
otuzbin liradan az olmamak üzere ağır para cezasına mahkum edilirler.
44 üncü madde hükmüne aykırı olarak işçileri konutlarından çıkaran veya
bu konutların su, gaz, aydınlatma veya ısıtma hizmetlerini kesen işveren
veya işvereni bu yolda hareket etmeye zorlayan veya teşvik eden veya
bunun için propaganda yapanlar üç aya kadar hapis ve otuzbin liradan az
olmamak üzere ağır para cezası ile cezalandırılırlar.
KANUNA AYKIRI ŞEKİLDE GREV GÖZCÜLÜĞÜ VE DİĞER FİİLLER
Madde 79 - 48 inci maddede gösterilenden fazla sayıda veya işyerinde
grevi ilan etmiş olan işçi sendikasının mensubu olmayan grev gözcüsü koyanlar
veya aynı şekilde fazla sayıda ve bir arada veya işyerinde grevi ilan etmiş
olan işçi sendikasının mensubu olmaksızın grev gözcülüğü yapanlar iki aydan
altı aya kadar; aynı maddenin ikinci fıkrasına aykırı hareket eden grev
gözcüleri de dört aydan bir yıla kadar hapis cezasına mahkum edilirler.
Grev uygulanan işyerinde, "Bu işyerinde grev vardır" lokavt uygulanan işeyerinde
de, "Bu işyerinde lokavt vardır" ibareleri dışında, sözü edilen işyerleri
çevrelerinde afiş, pankart gibi ilan araçlarını asan veya yazı yazanlarla,
işyeri ve çevresinde uygulanan grev sebebiyle kulübe, baraka, çadır gibi
barınma yerleri yapanlar veya yaptıranlar bir aydan altı aya kadar hapis
ve beşbin liradan onbeşbin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır.
İLAN ETMEME, BİLGİ VERMEME VE MAHKEME KARARINA UYMAMA
Madde 80 - 28 inci madde ile 51 inci maddenin birinci fıkrası, 54
üncü maddenin ikinci fıkrası, 59 uncu maddenin üçüncü fıkrası ve 63 üncü
maddede sözü edilen ilan, bildirme ve bilgi verme yükümlülüklerini yerine
getirmeyenlere yirmibin liradan altmışbin liraya kadar ağır para cezasına
hükmolunur.
Uygulanmakta olan bir toplu iş sözleşmesinin yorumu hakkında mahkemenin
kesinleşen kararına uymayan taraf, ilgililerden birinin şikayeti üzerine
otuzbin liradan az olmamak üzere ağır para cezasına mahkum edilir.
TEKERRÜR HALİ VE DAHA AĞIR CEZANIN UYGULANMASI
Madde 81 - Bu Kanunun suç saydığı eylemlerin tekerrürü halinde,
Kanunda belirlenmiş cezalar üçte birden yarıya kadar artırılarak hükmedilir.
Bu Kanunda suç sayılan fiiller diğer kanunlara göre daha ağır bir cezayı
gerektirdiği takdirde daha ağır ceza uygulanır.
İKİNCİ BÖLÜM
SON HÜKÜMLER
YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILAN KANUNLAR
Madde 82 - 15.7.1963 tarih ve 275 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev
ve Lokavt Kanunu, 2364 sayılı Kanunun atıf yaptığı hükümleri hariç, bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte 2364 sayılı Kanunun atıf yaptığı 275
sayılı Kanunun hükümleri ile 2364 sayılı Süresi Sona Eren Toplu İş Sözleşmelerinin
Sosyal Zorunluluk Hallerinde Yeniden Yürürlüğe Konulması Hakkında Kanun
ise, Türkiye Büyük Millet Meclisi göreve başladığında yürürlükten kalkar.
YÜKSEK HAKEM KURULU VE YENİDEN YÜRÜRLÜĞE KONULAN TOPLU İŞ
SÖZLEŞMELERİ
Geçici Madde 1 - Bu Kanunla Yüksek Hakem Kuruluna verilmiş olan
görevler, Türkiye Büyük Millet Meclisi göreve başlayıncaya kadar 2364 sayılı
Kanuna göre kurulmuş olan Yüksek Hakem Kurulunca yerine getirilir.
Bu Kanunun yayımı tarihinden sonra 2364 sayılı Kanuna göre Yüksek Hakem
Kurulunca yeniden yürürlüğe konulacak toplu iş sözleşmelerinin yürürlük
süresi bir yıldan fazla olamaz.
Bu Kanunun yayımı tarihinde 2364 sayılı Kanuna göre yürürlükte bulunan
toplu iş sözleşmeleri, sürelerinin bitimine kadar yürürlükte kalır. Şu
kadar ki, Türkiye Büyük Millet Meclisinin göreve başlamasından sonra bu
Kanuna göre kurulan Yüksek Hakem Kurulu, 2364 sayılı Kanuna göre kendisinden
önce yeniden yürürlüğe konulmuş bulunan toplu iş sözleşmelerine ilişkin
hususları da karara bağlar.
YÜRÜRLÜK
Madde 83 - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
YÜRÜTME
Madde 84 - Bu Kanunu Bakanlar Kurulu yürütür. |