| İş Kanunu, Sendikalar Kanunu ile
Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin
Tanzimi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun
Madde 1.- 25.8.1971 tarihli
ve 1475 sayılı İş Kanununun 6 ncı maddesinin başlığı ile (III) numaralı
bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki bent
eklenmiştir.
Sanayi,
ticaret ve tarım işleri:
III.
Bu Kanunun uygulanması bakımından tarımdan sayılacak işler şunlardır:
a) Her
çeşit meyveli ve meyvesiz bitkiler; çay, pamuk, tütün, elyaflı bitkiler;
turunçgiller; pirinç, baklagiller; ağaç, ağaççık, omca, tohum, fide,
fidan; sebze ve tarla ürünleri; yem ve süs bitkilerinin yetiştirilmesi,
üretimi, ıslahı, araştırılması, bunlarla ilgili her türlü toprak işleri,
ekim, dikim, aşı, budama, sulama, gübreleme, hasat, harman, devşirme,
temizleme, hazırlama ve ayırma işleri, hastalık ve zararlılarla mücadele,
toprak ıslahı, çayır, mera, toprak ve su korunması işleri,
b) Fidanlık
ve ağaçlandırma, tabii ve suni tensil, orman koruma ve bakımı (yangın
dahil), orman imar ve ıslahı, tohum toplama, ormancılık araştırma
(sulama, dikim, yetiştirme, bakım), tali orman yolu yapımı ve onarımı,
amenajman, silvikültür, orman ürünleri istihsali, ana depolara nakil,
son depolarda istif ve tasnif, milli parkların yapım, bakım ve geliştirilmesi
işleri,
c) Her
türlü iş ve gelir hayvanlarının (arı, ipek böceği ve benzerleri dahil)
yetiştirilmesi, üretimi, ıslahı ve bunlarla ilgili bakım, güdüm, terbiye,
kırkım, sağım ve ürünlerinin elde edilmesi, toplanması, saklanması
işleri ile bu hayvanların hastalık ve asalaklarıyla mücadele işleri,
ç) 854
sayılı Deniz İş Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla, kara ve su
avcılığı ve bu yoldan elde edilen ürünlerin saklanması, taşınması
ve üretilmesi işleri.
IV.
Yukarıda sayılan işler dışında kalan bir işin bu Kanunun uygulanması
bakımından sanayi, ticaret veya tarım işlerinden sayılıp sayılmadığını
belirlemeye, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığının
görüşleri alınarak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkilidir.
Madde 2.- 1475 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiş ve bu maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki maddeler
eklenmiştir.
Madde
13.- Süresi belirli olmayan sürekli hizmet akitlerinin feshinden önce
durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir.
Hizmet
akdi;
a) İşi
altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından
başlayarak iki hafta sonra,
b) İşi
altı aydan bir buçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin
diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra,
c) İşi
bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer
tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra,
d) İşi
üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından
başlayarak sekiz hafta sonra,
Feshedilmiş
sayılır.
Bu süreler
asgari olup sözleşmeler ile artırılabilir.
Bildirim
şartına uymayan taraf bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat
ödemek zorundadır.
İşveren
bildirim süresine ait ücreti peşin vermek suretiyle hizmet akdini
feshedebilir. İşverenin bildirim şartına uymaması veya bildirim süresine
ait ücreti peşin ödeyerek akdi feshetmesi, 13/A, 13/B, 13/C, 13/D
ve 13/E maddelerinin uygulanmasına engel olmaz.
13/A
maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13/B, 13/C, 13/D ve 13/E maddelerinin
uygulanma alanı dışında kalan işçilerin hizmet akdinin, fesih hakkının
kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işçiye bildirim sürelerine
ait ücretin üç katı tutarında tazminat ödenir. Fesih için bildirim
şartına da uyulmaması ayrıca dördüncü fıkra uyarınca tazminat ödenmesini
gerektirir.
Feshin
geçerli sebebe dayandırılması:
Madde
13/A.- On veya daha fazla işçi çalıştırılan işyerlerinde en az altı
aylık kıdemi olan ve işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren
vekili niteliğinde olmayan bir işçinin belirsiz süreli hizmet akdini
fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya
da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli
bir sebebe dayanmak zorundadır.
Aşağıdaki
hususlar fesih için geçerli bir sebep oluşturmaz:
a) Sendika
üyeliği veya çalışma saatleri dışında ya da işverenin rızası ile çalışma
saatleri içinde sendikal faaliyetlere katılmak,
b) İşyeri
sendika temsilciliği veya işçi temsilciliği yapmış olmak, yapmak veya
temsilciliğe aday olmak,
c) Mevzuattan
veya sözleşmeden doğan haklarını takip için işveren aleyhine idari
veya adli makamlara başvurmak veya bu hususta başlatılmış sürece katılmak,
d)ırk,
renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, din, siyasi
görüş, etnik veya sosyal köken,
e) 70
inci madde uyarınca kadın işçilerin çalıştırılmalarının yasak olduğu
sürelerde işe gelmemek,
f) Hastalık
veya kaza nedeniyle 17 nci maddenin (I) numaralı bendinin (b) fıkrasında
öngörülen bekleme süresinde işe geçici olarak devam etmemek.
İşçinin
altı aylık kıdemi, aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen
süreler birleştirilerek hesap edilir.
Akdin
feshinde usul:
Madde
13/B.- İşveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini
açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır.
İşveren
bakımından beklenemeyecek haller hariç olmak üzere, hakkındaki iddialara
karşı savunması alınmadan bir işçinin belirsiz süreli hizmet akdi,
o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez.
Ancak, işverenin 17 nci maddenin (II) numaralı bendinde gösterilen
sebeplerle fesih hakkı saklıdır.
Fesih
bildirimine itiraz ve usul:
Madde
13/C.- Hizmet akdi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği
veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin
tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir.
Toplu iş sözleşmesinde hüküm varsa veya taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık
aynı sürede özel hakeme götürülür.
Feshin
geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir.
Dava
seri muhakeme usulüne göre iki ay içinde sonuçlandırılır. Mahkemece
verilen kararın temyizi halinde, Yargıtay bir ay içinde kesin olarak
karar verir.
Geçersiz
sebeple yapılan feshin sonuçları:
Madde
13/D.- İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin
geçerli olmadığı mahkemece tespit edilerek feshin geçersizliğine karar
verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır.
İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise,
işçiye en az altı ay en çok bir yıllık ücreti tutarında tazminat ödemekle
yükümlü olur. Mahkeme feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin
işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirler.
İşçinin
mahkeme kararının kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre içinde
en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları kendisine
ödenir.
Bildirim
süresine ait ücret işçiye peşin ödenmişse, bu tutar yukarıdaki hükümlere
göre yapılacak ödemeden mahsup edilir. İşçiye bildirim süresi verilmemiş
veya bildirim süresine ait ücret peşin olarak ödenmemişse, bu sürelere
ait ücret tutarı ayrıca ödenir.
İşçi,
kesinleşen mahkeme kararının tebliğinden itibaren altı iş günü içinde
işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu
süre içinde başvuruda bulunmazsa, işverence yapılmış olan fesih geçerli
bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu
olur.
Birinci,
ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri sözleşmeler ile hiçbir suretle değiştirilemez;
aksi yönde sözleşme hükümleri geçersizdir.
Yeni
işe girme:
Madde
13/E.- Hizmet akdi feshedilen işçi yeni bir işe girer ve mahkemece
feshin geçersizliğine karar verilirse, önceki işine dönmek istemeyen
işçi durumu altı iş günü içinde önceki işverenine bildirir. Yazılı
olarak yapılacak bu bildirim üzerine belirsiz süreli hizmet akdi işverence
geçerli bir sebeple feshedilmiş gibi sayılır ve buna ilişkin hukuki
sonuçlar doğar.
Madde 3.- 1475 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki
"13" ibaresi, "13, 13/A, 13/B, 13/C, 13/D, 13/E"
şeklinde, aynı Kanunun 14 üncü maddesinin onbirinci fıkrasında yer
alan "13 üncü maddenin (C) bendinde" ibaresi "13 üncü
maddesinde" şeklinde değiştirilmiştir.
Madde 4.- 1475 sayılı Kanunun 17 nci maddesine aşağıdaki bent
eklenmiştir. IV.- İşçi, feshin (I), (II) ve (III) numaralı bentlerde
öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile 13, 13/A, 13/B, 13/C,
13/D, 13/E madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir.
Madde 5.- 1475 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi başlığı ile birlikte
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Toplu
işçi çıkarma:
Madde
24.- İşveren; ekonomik, teknolojik, yapısal ve benzeri işletme, işyeri
ve işin gerekleri sonucu topluca veya bir ay içinde toplam en az on
işçinin iş akdini feshetmek istediğinde, bunu en az otuz gün önceden
bir yazı ile işyeri sendika temsilcilerine veya işçi temsilcilerine,
ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirir.
Bu bildirimde
işçi çıkarmalarının sebepleri, çıkarılacak işçi sayısı ve grupları
ve işe son verme işlemlerinin ne kadarlık bir zaman diliminde gerçekleşeceğine
ilişkin bilgilerin bulunması zorunludur.
Bildirimden
sonra temsilcilerle işveren arasında yapılacak görüşmelerde, toplu
işçi çıkarmanın önlenmesi ya da çıkarılacak işçi sayısının azaltılması
yahut çıkarmanın işçiler açısından olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi
konuları ele alınır. Görüşmelerin sonunda toplantının yapıldığını
gösteren bir belge düzenlenir.
Fesih
bildirimleri, işverenin toplu işçi çıkarma isteğini bölge müdürlüğüne
bildirmesinden otuz gün sonra hüküm doğurur.
İşyerinin
bütünüyle kapatılarak kesin ve devamlı suretle faaliyete son verilmesi
halinde, işveren sadece durumu en az otuz gün önceden ilgili bölge
müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirmek ve işyerinde ilan etmekle
yükümlüdür.
Mevsim
ve kampanya işlerinde çalışan işçilerin işten çıkarılmaları hakkında,
işten çıkarma bu işlerin niteliğine bağlı olarak yapılıyorsa, toplu
işçi çıkarmaya ilişkin hükümler uygulanmaz.
İşveren,
toplu işçi çıkarılmasına ilişkin hükümleri 13/A, 13/B, 13/C, 13/D
ve 13/E maddeleri hükümlerinin uygulanmasını engellemek amacıyla kullanamaz;
aksi halde işçi sözü edilen maddelere göre dava açabilir.
Madde 6.- 1475 sayılı Kanunun 98 inci maddesinin (A) bendinin
(3) numaralı alt bendinde yer alan "13 üncü maddenin (A) bendinde"
ibaresi, "13 üncü maddede" şeklinde, aynı maddenin (B) bendinde
yer alan "24 üncü maddesindeki hükümlere aykırı olarak işçi çıkaran
veya işyerine yeni işçi alan işveren veya vekiline işten çıkardığı
veya işe aldığı her işçi için" ibaresi "24 üncü maddesindeki
hükümlere aykırı hareket eden işveren veya vekiline" şeklinde
değiştirilmiştir.
Madde 7.- 1475 sayılı Kanuna aşağıdaki madde eklenmiştir.
EK MADDE
4.- Tarımdan sayılan işlerde çalışanların, çalışma koşullarına ilişkin
hükümleri, hizmet akdi, ücret, işin düzenlenmesi ile ilgili hususlar
altı ay içinde çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.
Madde 8.- 1475 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
GEÇİCİ
MADDE 13.- İşyeri temsilcileri ile ilgili olarak yeni bir düzenleme
getirilinceye kadar, işyerinde sendika temsilcilerinin bulunmadığı
hallerde, o işyerinde çalışan işçiler tarafından 2821 sayılı Sendikalar
Kanununun 34 üncü maddesinde belirlenen sayıda seçilecek işçi temsilcileri
görev yaparlar.
Madde 9.- 5.5.1983 tarihli ve 2821 sayılı Sendikalar Kanununun
30 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Madde
30.- İşyeri sendika temsilcisinin belirsiz süreli hizmet akdinin işveren
tarafından feshinde 1475 sayılı İş Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.
Temsilcinin
hizmet akdinin sadece temsilcilik faaliyetlerinden dolayı feshedilmesi
halinde, 1475 sayılı Kanunun 13/D maddesinin birinci fıkrası uyarınca
en az bir yıllık ücreti tutarında tazminata hükmedilir.
İşveren,
yazılı rızası olmadıkça işyeri temsilcisinin çalıştığı işyerini değiştiremez
veya işinde esaslı bir tarzda değişiklik yapamaz. Aksi halde değişiklik
geçersiz sayılır.
Madde 10.- 2821 sayılı Kanunun 31 inci maddesinin altıncı fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddenin sonuna aşağıdaki fıkralar
eklenmiştir. İşverenin, hizmet akdinin feshi dışında, üçüncü ve
beşinci fıkra hükümlerine aykırı hareket etmesi halinde, işçinin bir
yıllık ücret tutarından az olmamak üzere tazminata hükmedilir. Sendika
üyeliği veya sendikal faaliyetlerden dolayı hizmet akdinin feshi halinde
ise, 1475 sayılı Kanunun 13/A, 13/B, 13/C, 13/D ve 13/E madde hükümleri
uygulanır. Ancak, 1475 sayılı Kanunun 13/D maddesinin birinci fıkrası
uyarınca ödenecek tazminat işçinin bir yıllık ücret tutarından az
olamaz.
854
sayılı Deniz İş Kanunu, 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla
Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun ile
818 sayılı Borçlar Kanununa tabi olan işçiler ve tarımdan sayılan
işlerde çalışanlar ile 1475 sayılı Kanunun 13/A maddesinin birinci
fıkrası uyarınca, aynı Kanunun 13/A, 13/B, 13/C, 13/D ve 13/E maddelerinin
uygulanma alanı dışında kalan işçinin sendika üyeliği veya sendikal
faaliyetlerden dolayı hizmet akdinin feshi iddiası ile açacağı davada,
ispat yükümlülüğü işverende olmak üzere 5521 sayılı İş Mahkemeleri
Kanununun genel hükümleri uygulanır. İşçiye ödenecek tazminat miktarı
için, altıncı fıkra hükmü esas alınır.
İşçinin
iş kanunları ve diğer kanunlara göre haiz olduğu bütün hakları saklıdır.
Madde 11.- 25.8.1971 tarihli
ve 1475 sayılı İş Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (2)
numaralı bendi "50'den az işçi çalıştırılan (50 dahil) tarım
işlerinin yapıldığı iş yerlerinde" şeklinde değiştirilmiştir.
Madde 12.- 13.6.1952 tarihli
ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki
Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunun değişik 6 ncı maddesine aşağıdaki
fıkra eklenmiştir.
1475
sayılı Kanunun 13/A, 13/B, 13/C, 13/D, 13/E ile 24 üncü maddeleri
hükümleri kıyas yoluyla uygulanır.
Madde 13.- Bu Kanun 15
Mart 2003 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe
girer.
Madde 14.- Bu Kanun hükümlerini
Bakanlar Kurulu yürütür. |