milletlerarası Antlaşmalar  
Resmi Gazete: 20.06.1926 Sayı : 403 (Asıl) Düstur Tertip:3 Cilt:7 Sahife:1376
     
Milletlerarası Antlaşma
 
 Türkiye Cumhuriyeti ile Bulgaristan Kırallığı arasında münakit 18 teşrinievvel 1925 tarihinde Ankara’da tanzim ve imza edilmiş olan muhadenet muahedenamesi 
 
      
            Bir taraftan 
                Türkiye, 
            Diğer taraftan 
                Bulgaristan, 

            Türkiye Cumhuriyeti ile Bulgaristan Kraliyeti arasındaki samimi muhadenet rabıtalarının tesis ve takviye etmek hususunda aynı derecede samimi arzu perverde ettikleri ve iki devlet beyninde münasebat tesis olununca işbu münasebatın kendi milletlerinin refa ve saadetine hadim olacağı kanaatiyle mütehassis bulundukları cihetle bir muhadenet muahedesi aktine karar vermişler ve bu hususta marrahhasları olmak üzere, 

            Türkiye Reisicumhuru: 
            Hariciye Vekâleti Müsteşarı Tevfik Kâmil Beyi, 
            Ve Haşmetlû Bulgarlar Kralı: 

            Bulgaristan’ın Vaşington Fevkalâde Murahhas ve Orta Elçisi Mösyö (Simeon Radeff)i tâyin eylemişlerdir. 

            Müşarünileyhima usulüne muvafık görülen selâhiyetleri badettibliğ ahkâmı âtiyeyi kararlaştırmışlardır: 
  
            Madde 1- Türkiye Cumhuriyeti ile Bulgar Kraliyeti arasında gayri kabili ihlâl sulh ve samimi ve daimi muhadenet cari olacaktır. 

            Madde 2- Tarafeyni âliyeyni âkideyn, iki Devlet arasındaki siyasi münasebatı hukuku düvel esaslarına tevfikan tesis hususunda ittifak etmişledir. 

            Tarafeyn her birinin siyasi mümessillerinin, mütekabiliyet şartiyle diğerinin arazisinde hukuku umumiyei düvel esasatına müstenit muameleye mazhar olmalarını kabul etmişlerdir. 

            Madde 3- Tarafeyni âliyeyni âkideyn bir ticaret mukavelenamesi ve bir ikamet mukavelesi ve bir hakem muahedesi aktetmek hususunda mutabık kalmışlardır. 
  
            Madde 4-  İşbu muahedename tasdik olunacak ve tasdiknameler Ankara’da sürati mümkine ile teati edilecektir. İşbu muahedename tasdiknamelerin teatisinden itibaren on beş gün sonra iktisabı meriyet edecektir. 

            Madde 5- İşbu muahedenameye merbut protokol anın mütemmim bir cüzünü teşkil eder. Tasdikan lilmakal tarafeyn murahhasları işbu muahedenameyi imza ve mühürleri ile tahtim eylemişlerdir. 

            1925 senesi 18 teşrinievvelinde iki nüsha olarak Ankara’da tanzim olunmuştur. 
                                                                                                İmza                                        İmza 
                                                                                                Tevfik Kamil                            Ş. Radeff 

 
Türkiye ile Bulgaristan arasında münakit muhadenet muahedenamesine merbut protokol
A.

            Akalliyetlerin himayesine dair (Noyyi) muahedenamesinde münderiç bulunan ahkâmın kâffesinden Bulgaristanda mütemekkin müslüman akalliyetlerini ve (Lozan) muahedenamesinde münderiç bulunan ahkâmın kâffesindende Türkiye’de mütemekkin Bulgar akalliyetlerini istifade ettirmeği iki hükümet birbirine karşı taahhüt eder. 

            (Noyyi) ve (Lozan) muahedenamelerinden her birine vazıülimza devletlerin akalliyetlere müteallik olarak haiz oldukları bilcümle hukuku mütekabilen Bulgaristan Türkiye’ye ve Türkiye’de Bulgaristan’a karşı tanır. 

            Haşiye: Lisanı mâderzadı Bulgarca olan gayrı müslim Türk tebaası Bulgar akalliyetine mensup addolunacaktır. 

B.

            1912 Türkiyesi arazisinde tevellüt edipte işbu protokolün tarihi imzasına kadar Bulgaristana hicret ile kıraliyette mer’i kavanini dâhiliye mucibince Bulgar tâbiiyetini iktisap eylemiş bulunan bilcümle Bulgarları, Türk Hükümeti Bulgar tebaası olarak tanır. 

            Bulgaristan’ın 1912.deki hududu dâhilinde tevellüt edip te işbu protokolün tarihi imzasına kadar Türkiye’ye hicret ile cumhuriyette mer’i kavanini dâhiliye mucibince Türk tâbiiyetini iktisap eylemiş bulunan bilcümle müslümanları Bulgar Hükümeti, Türk tebaası olarak tanır. 

            Zatüzzevç kadınlar zevçlerinin ve on sekiz yaşından dûn olan çocuklar ebeveyinlerinin şeraitine tabi olacaklardır. 

            Şurası mukarrerdirki yukarda mevzuubahis olan Türk ve Bulgar tebaası. (C) maddesinde mezkûr aksam müstesna olmak üzere, Bulgaristan ve Türkiye arazilerinde mütekabilen malik oldukları emval üzerindeki hakkı mülkiyetlerini muhafaza eder. İstanbul şehri müstesna olmak üzere, Türkiye’nin Avrupa kıtasında kâin arazisinde tevellüt edipte Bulgaristan’a hicret etmiş olan Bulgarlar, mezkûr arazide yeniden temekkün etmek isterler ise Türkiye Hükümeti her hukuki madde hakkında muvafakat edip etmemek hususunda serbestii tammını muhafaza eder. 1913 senesinde Bulgaristan’a ilhak olunan kazalarda tevellüt edipte Türkiye’ye hicret etmiş olan müslümanlar mezkûr arazide yeniden temekkün etmek istedikleri takdirde Bulgar Hükümeti aynı hakkı muhafaza eder. 

            Haşiye: İşbu protokol ahkâmı mucibince İstanbul bu namda olan Şehremanetinin 1912 kanuniyle tahdit olunan menatıktan ibarettir. 

C.

            İstanbul şehri müstesna olmak üzere Türkiye Cumhuriyetinin Avrupa kıtasındaki arazisi ahalii asliyeden olupta 5-18 teşrinievvel 1912 tarihinden sonra işbu protokolün imzası tarihine kadar Bulgaristan’a hicret etmiş olan Bulgarlara ve balkan harbine müteaakıp Osmanlı İmparatorluğundan ayrılan arazi ahalii asliyesinden olupta 5-18 teşrinievvel 1912 tarihinden işbu protokolün imzası tarihine kadar Türkiye’ye hicret etmiş olan müslümanlara ait her nevi emvali gayrimenkule, arazisinde bulundukları devletler tarafından mütekabilen iktisap edilmiş olacaktır. 

D.

            Bulgaristan’da kâin ve Türkiye tebaasına ait yahut Türkiye’de kâin ve Bulgaristan tebaasına ait olupta maddei sabıkanın sahai tatbikı haricinde kalan her nevi emvali gayrimenkule, halen meşru sahiplerinin tahti tasarruflarında değil ise, bunlara, hukukan makamlarına kaim olanlara yahut vekillerine iade edilecektir. İşbu emval hakkında her ne sebeple olursa olsun, tatbik olunan istisnai tedabir ve ahkâmın kâffesi işbu protokol mevkii meriyete vazolunur olunmaz refolunacaktır. Haciz olunan emvalin varidatı tamamiyle ashabına tediye edilecektir. 

            Muhacır veya yerliler tarafından işgal olunan emval için, alâkadar sahiplerine adilâne bir bedeli icar takdir ve ita olunacaktır. 

            Alâkadaran 5-18 teşrinievvel 1912.den evvel memleketi asliyelerini terk eylediklerini mütekabilen hre iki memleket mahakimi huzurunda kanuni esbabı sübutiye ile ispat etmeğe mecburdurlar. 

            Şurası mukarrerdir ki yukarda zikrolunan bilûmum ahkâm, her biri taallûk ettiği hale tatbik olunmak üzere B bendinin iki birinci fıkralarında istihdaf olunan eşhasın emvali hakkında da tatbik edilir. 

E.

            Yeni Bulgar arazisinin ilhakından evvel iktisap olunan hukuk ve Osmanlı İmparatorluğunun salâhiyettan devairinden sadır olan evrakı adliye ve senedatı resmiye, aksi halin kanunen sübutuna değin, muteben ve ayrı kabili ihlâldir. 

F.

            Tarafeyni âkideyn, İstanbul muahedesiyle lâhikalarının ahkâmnı, iki Devlet arasında hududu tesbit ve tâyin eden kısmı müstesna olmak üzere, mevcudiyeti hitama ermiş ve hükmü kalmamış addetmekte müttefiktirler. 

G.

            Mesai hukuku tasarrufiyesine mütâallik kanunun Bulgaristan’da bulunan Türk tabaasına tarzı tatbikı hakkında Bulgar murahhası tarafından Türk murahhasına tevdi olunan mektup işbu protokolün mütemmim bir cüzünü teşkil edecek ve anınla birlikte mevkii meriyete vazolunacaktır. 

H.

            İşbu protokolün tatbikı hususunda zuhur edebilecek olan müşkülat, hükümeteyn beyninde siyasi müzakerata mevzu teşkil edecektir. 

            18 teşrinievvel 1925 tarihinde Ankara’da iki nüsha olarak tanzim kılındı. 
                                                                                                İmza                                        İmza 
                                                                                                Tevfik Kamil                            Ş. Radeff 
  

ZABITNAME

            Zirde vaziulimza Türk ve Bulgar murahhasları iki hükümet beyninde müzakere olunan ukudu, yani bir muhadenet muahedesi ve anın mütemmim cüzünü teşkil eden merbutu protokolü bir ikamet mukavelenamesi imza etmek üzere Ankara’da Hariciye Vekâletinde 18 teşrinievvel 1925 tarihine müsadif günde içtima etmişlerdir. Müşarünileyhima merbut protokolün “D” maddesinin mealini daha iyi tâyin etmek ve Hükümetlerinin mütekabil hüsnü niyetleri hususunda hiç şüpheye mahal bırakmamaktaki faydayı takdir ile bu fıkra ahkâmının istihdaf ettiği emvalin iadesi ne bir taraftan ve ne diğer taraftan hiç bir itiraz serdedilmeksizin icra olunacağını, Hükümetleri namına beyan eylerler. 

            İşbu zabıtname iki nüsha olarak tanzim olunmuştur. 
                                                                                                İmza                                        İmza 
                                                                                                Tevfik Kamil                            Ş. Radeff 

  
                                                                                    Ankara, 18 teşrinievvel 1925 

            Ankara’da Hariciye Vekâleti Müsteşarı Tevfik Kâmil Beye 
            Murahhas Efendi, 

            Müzakeratımız esnasında izhar buyurduğunuz arzuya tebean, Hükümeti matbuanın Bulgaristan’da bulunan Türk tebaasının mesai hukuku tasarrufiye kanunu mucibince istimlâk edilen emvali hakkında bu kanunun tatbikına müteallik olarak Sırp, Hırvat ve Sloven Kırallığı ile aktettiği itilâfı tamamiyle tatbik etmeği taahhüt eylediğini zatı âlilerine teyit eylemekle müftehirim. İhtiramatı faikamın lütfen kabul buyurulmasını rica eylerim murahhas efendi. 

                                                                                                                                İmza 
                                                                                                                                Ş. Radeff 
  

Türkiye ile Bulgaristan beyninde münakit ikamet mukavelenamesi

            Bir taraftan 
                Türkiye, 
            Diğer taraftan 
                Bulgaristan, 

            Bulgaristan’da Türk ve Türkiye’de Bulgar tebaasının ikameti şeratini tespit eylemek arzusunda bulunduklarından bu hususta bir mukavele akdine karar vermişler ve murahhasları olmak üzere: 

            Türkiye Reisicumhuru: 
            Ankara’da Hariciye Vekâleti Müsteşarı Tevfik Kâmil Beyi, 
            Ve Haşmetlû Bulgarlar Kıralı, 

            Bulgaristan’ın Vaşington Fevkalâde Murahhası ve Orta Elçisi Mösyü (Simon Radeff)i tâyin eylemişlerdir. 

            Müşarünileyhin usulüne muvafık ve muteber görülen selâhiyetnamelerini badetteati ahkâmı âtiyeyi kararlaştırmışlardır: 

            Madde 1- Tarafeyni âkideynden her birinin tebaası diğer tarafın arazisinde ikamet ve mekseylemek hakkını haiz olacaklar ve binaenaleyh memlekette mer’i kavanin ve nizamata tevfikan serbestçe gidip gelebilecekler ve seyrüsefer edebileceklerdir. 

            Madde 2- Tarafeyni âkideyn Bulgaristan Türklerinin ve Türkiye Bulgarlarının ihtiyari hicretlerine bir gûna mania ika edilmemesini kabul eylerler. 

            Muhacirler beraberlerinde emvali menkulelerini ve hayvanlarını götürmek ve emvali gayri menkullerini serbestçe tasfiye eylemek hakkını haiz olacaklardır, emvali gayri menkulelerini katî azimetlerinden evvel tasfiye etmek istememiş olanlar tarihi hicretlerinden itibaren iki sene mühlet zarfında bu tasfiyeyi yapmağa mecburdurlar. 

            Emvalin tasfiyesinden mütehassil mebaliği alâkadarların tarzı ihracı hakkında iki Hükümet beyninde bir itilâf akdolunacaktır. 

            Madde 3- tarafeyni âkideynden her birinin tebaası diğerinin arazisinde kavanin ve nizamat mucibince ve Türkiye’de medit bir teamül neticesi olarak (deniz ameleliği, mavnacılık ve saire gibi) tebaayi mahalliyeye hasrolunanlar müstesna olmak üzere, tebaai mahalliye ile mütesaviyen her türlü sınaat ve ticareti icra ve lâlettâyin kâffei hıref ve mesalike sülûk etmek hakkını haiz olacaklardır. Tarafeyni âkideynden her birinin tebaası diğerinin arazisinde meksü ikamet için ve kezalik işbu arazide her nevi ticaret, sanat, hırfet icra veya mesleki sülûk için her ne nam ile olursa olsun, tebaai mahalliyeden istifa olunanlardan başka veya daha yüksek bir vergi, resim veya mükellefiyete tabi olmıyacaklardır. 

            Tarafeyni Âkideynden her birinin tebaası diğerinin arazisinde şahısları, malları, hukuk ve menafilerince ve emvali mezkûrenin iktisabı, tasarrufu ve intifaı ve kezalik ferağ ve intikal veya tevarüs tarikiyle ahara devri dolayısiyle tebaai mahalliyeye tahmil olunabilenlerden başka veya daha yüksek hiçbir mükellefiyete, bilavasıta veya bilvasıta hiçbir resim veya vergiye tabi tutulmıyacaklardır. 
  
            Madde 4- Tarafeyni Âkideynden biri, gerek bir hükmü kanuni üzerine, gerek zabıtai ahlâkıye, zabıtai sıhhiye veya teseül hakkındaki kavanin ve nizamata tevfikan ve gerek devletin emniyeti dâhiliye veya hariciyesine müteallik esbaptan dolayı ferden tatbik olunacak tedabir ile tarafı Âkit diğerin tebaasını tardettiği takdirde işbu diğer taraf anları kabul etmeği taahhüt eyler. Eşhası matrudenin hududa kadar nakilleri masarifi tardeden tarafa ait olacaktır. 

            Madde 5- Tarafeyni Âkideynden her birinin tebaası, diğerinin arazisinde, şehir ve kasabalar haricindeki emvali gayri menkule müstesna olmak üzere, her nevi emvali menkule veya gayri menkuleyi memleketin kavanin ve nizamatına tevfikan iktisap, tasarruf ve ferağ etmek hakkına -mütekabiliyet şartiyle- malik olacaklardır. Tebeai mezkûre, beyi, mübadele, hibe, vasiyet veyahut diğer her suretle emvali mezburede tasarruf edebilecekleri gibi bermucibi kanun veraset tarikiyle veya hibe veya vasıyet suretiyle emvali mezkûreye malik olabileceklerdir. 

            Tebaayi mezkûre, anifüzzikir ahvalin hiç birinde her ne nam ile olursa olsun, tebeai mahalliye için tarh olunanlardan başka veya daha yüksek mükellefiyet, rüsum veya vergilere tâbi tutulmıyacaklardır. 

            Madde 6- Tarafeyni Âkideynden her birinin tebaası, diğerinin arazisinde gerek kuvayi berriye ve bahriyede ve gerek milli veya milis alaylarında hiç bir hizmeti askeriyeye veya hizmeti askeriye yerine kaim olan hiç bir mecburiyet veya mükellefiyete tabi olmıyacaklardır. 

            Tebai mezkûre her gûna istikrazı mecburiden muaf olacaklardır. Bunlar, makasiti harbiye için matruh olup kanunen tebeai mahalliyeye tahmil edilmeyen diğer bilcümle mükellefiyatı nakdiyeden dahi muaf tutulacaklardır. 

            Madde 7- Merkezleri Tarafeyni Âkideynden birinin arazisinde bulunan ve işbu tarafın kanunlarına tevfikan teşekkül eden ticari ve sınai anonim veya diğer şirketler diğer tarafın arazisinde usulen teşekkül etmiş gibi tanınacak ve ehliyetleri ve ikamei dâva hakkı menşeleri olan memleketin kanunlariyle tâyin olunacaktır. Mezkûr şirketler mütekabiliyet şartiyle ve kavanini memlekete tebaiyet etmek üzere diğer tarafın arazisinde teessüs etmek, her nevi sanat ve ticaret icra eylemek ve her gûna emvali menkuleyi ve ifayı muamele edebilmeleri için lâzım olan emvalı gayri menkuleyi iktisap eylemek hakkına malik olacaklardır. Bu halde, emvali gayrimenkule iktisabı keyfiyeti şirketin hedefi mahsusunu teşkil etmiş olmamak mukarrerdir. Şurası mukarrerdir ki Bulgaristan, menafii âmmeye müteallik bir mahiyeti haiz olmaları itibariyle, bilcümle memleketler hakkında kabili tatbik bazı tahdidatı mahsusaya tabi olan veya olacak olan bazı nevi sanat ve ticareti icra eden şirketlerin teessüsünü men etmek hakkına malik olacaktır. Bu takdirde Türkiye bâlâda beyan olunan mütekabiliyet şartına binaen aynı nevi sanat ve ticareti icra eden Bulgar şirktlerini memleketine kabul etmemek hakkını haiz olacaktır. 

            Tarafeyni Âkideynden her birinin ticari ve sınai anonim veya diğer şirketleri diğer tarafın arazisinde ticaret ve sanat icrasi hususunda her ne nam ile olursa olsun millî şirketlerden talep olunan veya olunacak olanlardan başka veya daha yüksek harçlara, resimlere, vergilere veya mükellefiyetlere hiç bir halde tâbi tutulmıyacaklardır. 
  
            Madde 8- Menfaatı ammeye müstenit olduğu kanunen mütehakık sebep bulunmadıkça ve evvelce muhik tazminat verilmedikçe tarafeyni âkideynden birinin tebaasının diğer tarafın arazisinde emvali istimlâk edilemeyecek veya velev muvakkaten olsun, bunlar mallarındaki hakkı intifalarından mahrum edilemiyeceklerdir. Evvelce ilân edilmedikçe hiç bir istimlâk muamlesi icra olunamayacaktır. 

            Madde 9- Tarafeyni Âkideynden her birinin tebaası diğer tarafın arazisinde şahıs ve mallarının himayei kanuniye ve adliyeyi hususunda tebaai mahalliyenin mazhar olduğu himayenin aynından istifade edeceklerdir. binaenaleyh mahakime serbestçe ve kolayca müracaat ve tebeai mahalliyenin tabi olduğu şerait dairesinde ikamet ve defi dâva edebileceklerdir. Kefalet akçesi ve meccanen müzaharetli adliye hakkındaki ahkâm bundan müstesna olup tarafeyn beyninde akdolunacak bir mukavelei mahsusa ile tanzim olununcaya kadar işbu mesail kavanini mahalliye ile hallolunacaktır. 

            Madde 10- Tarafeyni âkideyn tebaasının ahkâmı şahsiyesine müteallik mevadda, yani izdivaç, iştiraki emvali zevceyn, talak, tefriki ebdan, cihaz, übüvvet, bünüvvet, tebenni, ehliyeti şahsiye, rüştü vesayet, kayyımlık, hacir, emvali menkuleye müteallik vasiyet ile veya bilâ vasiyet tevarüs veyahut taksim ve tasfiye ve umumiyetle hukuku aile mesailinde tebaai mezkûrenin mensup oldukları memlekette müteşekkil mahakimi milliye veya diğer devairi milliye hasren salâhiyattar olacaktır. 

            İşbu hüküm hukuku beyneddüvele veya akdolunabilecek mukavelâtı hususiyeye nazaran konsolosların nüfus vukuatına müteallik mevadda haiz oldukları vazaifi mahsusayı haleldar etmediği gibi tarafeyni Âkideyn mahakiminin esnayi muhakemede tarafeyn davanın mahakimi milliye veya diğer devairi milliyelerin dairei salâhiyetlerine dâhil olduğu berveçhi bâlâ takarrür eden mesaile ait delâil ve biyyinatı talep ve istima etmek hususundaki haklarına da halel vermez. 

            Madde 11- İşbu mukavelename, tasdiknamelerin teatisinden bir ay sonra iktisabı meriyet edecek ve müddeti dört sene olacaktır. Şayet mukavelename, tarafeyni âkideynden biri tarafından mezkûr dört sene müddetin inkızasından laakal altı ay evvel fesholunmazsa, fesholununcaya kadar mevkii meriyette kalacak ve işbu fesih ancak altı aylık bir mühletin hitamından sonra haizi hüküm ve tesir olacaktır. 

            Madde 12- İşbu mukavelename tasdik olunacak ve tasdiknameler sürati mümküne ile Ankara’da teati kılınacaktır. 

            Tasdikan lilmakal tarafeyn murahhasları işbu mukavelenameyi imza ve mühürleriyle tahtim etmişlerdir. 

            18 teşrinievvel 1925 tarihinde Ankara’da iki nüsha olarak tanzim olunmuştur. 

                                                                                                İmza                                        İmza 
                                                                                                Tevfik Kamil                            Ş. Radeff