ASKERÎ HÂKİMLER KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

              

MÜTTEFİK VE ORTAK DEVLETLERLE TÜRKİYE ARASINDA

10 AĞUSTOS 1920'DE SEVRES' DE

İMZALANAN BARIŞ ANDLAŞMASI


 BÖLÜM  XI

LİMANLAR, SU YOLLARI VE DEMİRYOLLARI.

 

MADDE 328.

Türkiye, kendisi ile sınırdaş olsun ya da olmasın, Müttefik Devletlerden herhangi birinin ülkesinden gelen ya da oraya giden kişilere, mallara, gemilere202, arabalara, vagonlara ve posta hizmetlerine, kendi ülkesi üzerinden uluslararası transite en elve­rişli yollardan, demiryolundan, ulaşıma elverişli su yollarından ya da kanallardan tran­sit özgürlüğü tanımayı yükümlenir; bu amaçla, karasularından geçişe izin verilecek­tir203. Kişilerden, mallardan, gemilerden204, arabalardan, vagonlardan ve posta hizmet­lerinden hiçbir transit vergisi istenmeyeceği gibi, bunlar gereksiz gecikmelere ve en­gellemelere uğratılmayacak, Türkiye'de vergiler ve kolaylıklar bakımından ve başka her bakımdan ulusal işlem göreceklerdir.

Transit malları, her çeşit gümrük vergilerinden ya da benzeri vergilerden bağışık olacaktır.

Transit taşınmasına uygulanan bütün vergiler ya da harçlar, trafik koşullan göz önünde tutularak akla uygun bir düzeyde olacaktır. Hiçbir borçlandırma, kolaylık ya da kısıtlama, doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak, bütün yolun herhangi bir ke­simi üzerinde kullanılan ya da kullanılması gereken geminin ya da başka bir taşıt aracının uyrukluğuna ya da sahibinin niteliğine bağlı bulunmayacaktır.

 

MADDE 329.

Türkiye, yolcuların gerçekten transit geçip geçmediklerini saptamak için gereken önlemler dışında, ülkesinden geçen göçmenlerin gidiş ve gelişlerinde, taşıma işletme­leri üzerinde herhangi bir denetleme zorunluğunu koymamağı ya da böyle bir denet­lemeyi sürdürmemeği yükümlenir; ayrıca, bu amaçla düzenlenecek yönetim hizmet­lerine hiçbir biçimde hiçbir gemicilik ortaklığının ya da taşıma işiyle ilgili hiçbir başka örgütün, ortaklığın ya da özel kişinin karışmasına ya da bu alanda doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak etkide bulunmasına izin vermeyecektir.

 

MADDE 330.

Türkiye205, ülkesinde yapılacak dışalıma [ithalata] ya da dışsatıma [ihracata] ilişkin olarak vergilerde, harçlarda ve yasaklamalarda ve, işbu Andlaşmanın içerdiği özel hükümler saklı kalmak koşuluyla, ülkesine giren ya da ülkesinden çıkan malların ve kişilerin taşınma koşullarında ve ücretlerinde, gerek giriş ya da çıkış sınırı nedeniyle, gerek kullanılan -uçakları da içine almak üzere- taşıtın niteliği, mülkiyeti ya da bay­rağı, gerek geminin, vagonun, uçağın ya da başka taşıt aracının ilk çıkış noktası ya da sınırdan önceki çıkış noktası, son gideceği ya da arada uğrayacağı yer, izleyeceği yol ya da mal boşaltacağı yerler, gerek malların dış ülkelerden getirildiği ya da dış ülke­lere gönderildiği limanın bir Osmanlı limanı ya da başka herhangi bir yabancı limanı olması yüzünden, gerekse malların denizden, karadan ya da havadan dış ülkelerden getirilmesi ya da dış ülkelere gönderilmesi nedeniyle doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak bir ayırım ya da yeğleme gözetmemeyi yükümlenir.

Türkiye, özellikle Müttefik Devletlerden herhangi birinin limanları, gemileri za­rarına, Osmanlı limanlarına, gemilerine ya da başka Devletinkilere yapılacak dışsa­tımda ya da dışalımda, özellikle bileşik tarife uygulaması yoluyla hiçbir ek vergi, hiçbir doğrudan ya da dolaylı prim koymamayı ve Müttefik Devletlerden herhangi birinin li­manlarından geçen ya da gemiyi kullanan kişi ve bu kişinin malları, bir Osmanlı li­manından ya da başka Devlet limanından geçseydi, ya da bir Osmanlı ya da başka bir Devlet gemisini kullansaydı, kendilerine uygulanmayacak işlemlere ya da gecikmelere uğratmamayı yükümlenir.

 

MADDE 331.

Yönetimsel ve teknik bakımdan, malların Türkiye sınırlarından206 olabildiğince kısa bir sürede geçmesini ve sözü edilen sınırlardan başlayarak, bu malların, Müttefik Devletler ülkelerinden gelip o ülkelere gitmesine, ya da bu ülkelerden, ya da bu ül­kelere transit geçip geçmemesine bakılmaksızın, özellikle hız ve yolda gösterilen özen

 

201  Bakınız: Not 200. (Çevirenler)

202  Fransızca metinde "navires, bateaux", İngilizce metinde "vessels", İtalyanca metinde "navi e gallegi-anti" denilmektedir. Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "vapurlar, gemiler"; Vakit ve Peyam-ı Sabah me­tinlerinde "sefain, gemiler". (Çevirenler)

203  Karasuları ile ilgili bu tümce Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde yoktur; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde, yabancı dillerdeki asıllarına uygun olarak, bu tümce de çevrilmiştir. (Çevirenler)

204  Bakınız: Not 202. (Çevirenler)

205  Aîatbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Hükümet-i seniye"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde, •yabancı dillerdeki metinlere uygun olarak "Türkiye". (Çevirenler)

206  Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "hudud-u Osmaniye"; ayrıca bu metinlerde, neyin karşılığı olduğu anlaşılmayan, yabancı dillerdeki metinlerde karşılığı bulunmayan bir de "hudud-u Hakanî" deyimi vardır. Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde, yabancı dillerdeki metinlere uygun olarak, yalnız "Türkiye hududu" de­nilmektedir. (Çevirenler)

 

bakımından, benzer taşıma koşulları altında Osmanlı toprakları üzerinde taşınan aynı nitelikte malların yararlandığı nesnel koşullar altında gönderilip taşınmasını sağlamak için yararlı bütün önlemler alınacaktır.

Özellikle bozulmaya elverişli malların taşınması vakit yitirmeden ve düzenli ola­rak yapılacak ve gümrük işlemleri, eşya taşınmasının aktarmalı katarlarda aralıksız sürdürülmesini sağlayacak biçimde yapılacaktır.

 

MADDE 332.

Ayrıcalıktan yararlanan ortaklıkların haklan zarar görmemek koşuluyla, Mütte­fik Devletlerin deniz limanlan, Türkiye'nin demiryollarında ya da ulaşıma elverişli su yollarında Osmanlı limanlarına ya da başka bir Devletin herhangi bir limanına ta­nınan tüm kayırmalardan ve indirimli tarifelerden yararlanacaklardır.

 

MADDE 333.

Ayrıcalıktan yararlanan ortaklıkların haklan saklı kalmak koşuluyla, amacı Müt­tefik Devletlerden birinin limanlarına, kendi limanlarına ya da bir başka Devletin li­manlarına tanıdığı benzer kolaylıkları tanımakta olan, tarifelere ya da tarife birleştir­melerine katılmaya Türkiye yanaşmazlık etmeyecektir.

 

KESiM II

DENiZ ULAŞIMI

 

ALT-KESlM I

DENİZ ULAŞIMI ÖZGÜRLÜĞÜ.

 

MADDE 334.

Müttefik Devletler uyrukları ile bunların malları, gemileri, Türkiye'nin bütün li­manlarında ve iç su yollarında207 Osmanlı uyruklarına, mallarına, gemilerine yapılana hiç olmazsa eşit olacak işlemlerden yararlanacaklardır.

Özellikle Müttefik Devletlerden herhangi birinin gemileri, Türkiye ülkesinde, Osmanlı gemilerinin gidebildiği bütün limanlardan ve yerlerden gelen ya da oralara giden her çeşit malları ve yolcuları, ulusal gemilerinden daha ağır olmayan koşullarla, taşımak hakkına sahip olacaklardır; bunlar, durma, yükleme ve boşaltma kolaylık­ları, tonilâto, rıhtım, kılavuzluk, fener, karantina ve benzeri nitelikte, Hükümet, kamu görevlileri, özel kişiler ya da ne çeşit olursa olsun ortaklıklar ve esnaf dernekleri208 adına ve yararına alınan her türlü vergileri ve harçları da içeren, her çeşit rıhtım ve liman ko­laylıkları ve yükümlülükleri bakımından, ulusal gemilerle eşit işlem göreceklerdir.

Türkiye209, Müttefik Devletlerden herhangi birine ya da herhangi bir yabancı Dev­lete, ayırım gözetici bir işlem yapacak olursa, bu rejim hemen, hiçbir koşula bağlanmaksızın, bütün Müttefik Devletlere de tanınacaktır.

 

Kişilerin ve gemilerin dolaşımına, gümrüğe, polise, sağlık hükümlerine, iç ve dış göç ile, yasak malların yurda sokulmasına ve yurt dışına gönderilmesine ilişkin hüküm­lerden doğanlar dışında, hiçbir engel konmayacaktır. Akla yatkın ve birörnek biçimde uygulanacak olan bu hükümler gidiş-gelişi (ulaşımı) gereksiz olarak engellemeyecek­tir.                                                                                                             *

ALT-KESlM II

ULUSLARARASI ÖNEMi OLAN LİMANLAR.

 

 

MADDE 335.

Adları aşağıda gösterilen Doğu limanlarının uluslararası önemde oldukları bildi­rilir ve işbu Kesimin aşağıdaki maddelerinde öngörülen rejime bağlı olacakları açık­lanır :

istanbul, Yeşilköy'den [Ayastafanos'dan] Dolmabahçe'ye kadar;

Haydarpaşa;

izmir;

iskenderun;

Hayfa;

Basra;

Trabzon (352. Maddede öngörülen koşullar içinde);

Batum, ileride belirtilecek hükümler saklı kalmak üzere.

Bu limanlarda serbest bölgeler bulunacaktır.

İşbu Andlaşmadaki tersine hükümler dışında, yukarıda sayılan limanlar için ön­görülen rejim, ulusal egemenliğe aykırı düşmemektedir.

 

1. Deniz ulaşımı.

 

MADDE 336.

Uluslararası önem taşıdıkları bildirilen limanlarda, Milletler CEMİYETİ'ne üye olan bütün Devletlerin uyrukları, malları' ve bayrakları [gemileri] limanı kullanmakta tüm özgürlükten yararlanacaklardır. Bunlar, bu açıdan ve her bakımdan -özellikle durma, yükleme ve boşaltma kolaylıkları, tonilato, rıhtım, kılavuzluk, fener, karantina ve benzeri konularda- Hükümet, kamu görevlileri, özel kişiler ya da ne çeşit olursa olsun ortaklıklar ve esnaf dernekleri adına ve yararına alman her türden vergileri ve harçları da içeren, tüm liman ve rıhtım kolaylıkları ve yükümlülükleri bakımından tam eşit işlem görecekler ve limanın egemenliği ya da yetkesi [otoritesi] altında bu­lunduğu Devletinkilerle, çeşitli Devletlerin uyrukları, mallan ve bayraklan [gemileri] arasında hiçbir aynım gözetilmeyecektir.

Kişilerin ve gemilerin dolaşımına, gümrük, polise, sağlık hükümlerine, iç ve dış göç ile yasak malların yurda sokulmasına ve yurt dışına gönderilmene ilişkin hüküm­lerden doğanlar dışında, hiçbir engel konmayacaktır. Akla yatkın ve birörnek biçimde uygulanacak olan bu hükümler, dolaşımı haklı bir neden olmadıkça engellemeyecektir.

 

207  Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "karasularındaki seyir ve sefer yollarında" denilmektedir; oysa, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde, Fransızca, İngilizce ve İtalyanca metinlere uygun olarak, "dahili tu-ruk-u seyrüsefer" biçiminde çevrilmiştir. Fransızca metinde "voies de navigation interieure", İngilizce metinde "inland navigation routes", İtalyanca metinde "vie di navigazione interno" denilmektedir. (Çevirenler)

208  Fransızca ve İngilizce metinlerde "corporation", İtalyanca metinde "corporazioni"; Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "esnaf cemiyetleri"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "cemiyat ve müessesat" denilmektedir. (Çevirenler)

209  Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Hükümet-i-seniye"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Türkiye".  (Çevirenler)

2. Vergiler ve parasal yükümlülükler.

 

 MADDE 337.

Limandan ya da limana girişlerinden, ya da limanda gösterilen kolaylıklardan yararlanma karşılığı tüm vergiler ve parasal yükümlülükler, 336. Maddede öngörü­len eşitlik koşulları içinde ödettirilecek ve gerek bunların oranlan, gerek alınma bi­çimleri bakımından, liman makamlarınca, liman ve girişlerinin yönetimi, bakımı ve iyileştirilmesi, ya da deniz ulaşımının yararları için yapılan harcamalara uygun ola­caktır.

İşbu Andlaşmanın III. Bölümünün (Siyasal Hükümler) 54. Maddesi hükümleri saklı kalmak koşuluyla, bu maddede ve 338., 342. ve 343. Maddelerde belirtilenler dı­şındaki bütün vergiler ve parasal yükümlülükler yasaklanmıştır.

 

MADDE 338.

Uluslararası rejime bağlı bir limanda, dıştan satın alınan ya da dışa satılan mal­lardan, kurallara uygun olarak izin verilmiş olup da alınan her çeşit gümrük vergisi, yerel giriş vergisi [duhul resmi, octroi] ya da tüketim vergileri, taşımayı yapan ya da yapacak olan geminin bayrağı ister liman üzerinde egemenlik ya da yetke [otorite] kullanan Devletin olsun, isterse bambaşka bir bayrak olsun, aynı olacaktır. Ekono­mik zorunluluklar yüzünden bir kuraldışılığı haklı gösterecek koşullar dışında, bu ver­giler, ilgili Devletin öteki gümrük sınırlarında alınan benzer vergilerle aynı temellere ve aynı oranlara göre hesaplanacaktır. Bu Devletçe, başka kara ya da su yolları üze­rinde, ya da başka limanlardan yapılan dışalımda ya da dışsatımda gösterilen kolay­lıklar, uluslararası rejime bağlı limandaki dışalım ya da dışsatım işlemlerinde de gös­terilecektir.

 

3. Yapı işleri.

 

MADDE 339.

Limanın bakımı ve iyileştirilmesi işlerinin yapılması konusunda özel bir örgütün yokluğunda, limanı egemenliği ya da yetkesi [otoritesi] altında bulunduran Devlet, her çeşit engelleri, deniz ulaşımına karşı bütün tehlikeleri kaldırmak ve liman içinde gemilerin hareketlerine kolaylığı sağlamakla yükümlüdür.

 

MADDE 340.

Limanı egemenliği ya da yetkesi [otoritesi] altında bulunduran Devlet, hiçbir zaman limanın ya da liman girişlerinin kullanılma kolaylıklarını tehlikeye düşürecek nitelikte hiçbir yapım işine girişmeyecektir.

 

4. Serbest bölgeler.

 

MADDE 341.

Serbest bir bölgede ambarların yapımı ya da kullanılması ve malların denklenmesi ya da denklerin çözülmesi için sağlanan kolaylıklar, o sıradaki ticaretin gereksin­melerini karşılamalıdır. Serbest bölgede tüketimine izin verilen her çeşit nesne, 342. Maddede öngörülen istatistik vergisi dışında, gümrük, tüketim vergileriyle başka her türlü vergiden bağışık olacaktır. İşbu Andlaşmada tersine hükümler yoksa, liman ege­menliğini ya da yetkesini [otoritesini] elinde bulunduran Devlet, serbest bölgede yapım izni tanımak ya da yasağı koymak yetkisine sahip olacaktır, İşbu Madde hükümlerin­den herhangi birisi için, çeşitli uyrukluklardan olan kişiler arasında olduğu gibi, çıktığı ya da gideceği yerleri değişik olan ürünler arasında da hiçbir ayırım gözetilmeyecektir.

 

MADDE 342.

Geldikleri ya da gidecekleri yabancı ülke hangisi olursa olsun, serbest bölgeye gi­ren ya da bu bölgeden çıkan mallardan, 336. Maddede öngörülenlerden başka, değer üzerinden [advalorem] binde biri geçmeyecek bir istatistik vergisi dışında, hiçbir vergi ya da harç alınmayacaktır. Bu istatistik vergisinden elde edilen gelirin tutarı, yalnız ticaret ve deniz ulaşımı hareketlerinin hesaplarını tutmakla görevli hizmetin sürdürül­mesi için kullanılacaktır.

 

MADDE 343.

344. Madde hükümleri saklı kalmak üzere, 338. Maddede öngörülen vergiler, sözü geçen bu Maddede saptanan koşullar altında, serbest bölgeden gelen ya da oraya giden mallar üzerinden, liman egemenliğini ya da yetkesini [otoritesini] elinde bulun­duran Devlet210 ülkesi topraklarına girişte ya da bu topraklardan çıkışta alınabilecektir.

 

MADDE 344.

Geliş ya da gidiş yerleri serbest bölge olan ve limanı egemenliği ya da yetkesi al­tında bulunduran Devletin ülkesinden geçen kişiler, mallar, posta hizmetleri, gemiler, arabalar, vagonlar ve başka taşıt araçları, bir başka Devletten gelmekteyseler, ya da bir başka Devlete gitmekteyseler, liman Devletinin ülkesinden transit geçmekte sayılacaklardır.

 

5. Anlaşmazlıkların çözülmesi.

 

MADDE 345.

III. Bölümün (Siyasal Hükümler) 61. Maddesi hükümleri saklı kalmak üzere, 335. Maddeden 344. Maddeye kadar olan Maddelerin yorumu ya da uygulanması konusunda ilgili Devletler arasında çıkabilecek anlaşmazlıklarla, limanın kullanılması­na ilişkin olarak ilgili Devletler, arasında genellikle çıkabilecek her çeşit anlaşmazlık, Milletler CEMİYETİ'nce saptanacak koşullar içinde çözülecektir.

Limanın ya da liman girişlerin in kullanılma kolaylıklarını tehlikeye düşürebilecek yapım işlerinin gerçekleştirilmesine ilişkin anlaşmazlıklar özel bir hızlı usule bağlana­cak ve, anlaşmazlığın özü konusundaki son ve kesin öğütlemeyi [tavsiyeyi] ya da ka­ran etkilememek koşuluyla, sözü edilen işlerin hemen durdurulmasını ya da kaldırıl­masını gerektiren geçici bir öğütlemeye ya da karara konu olabileceklerdir.

 

210 Fransızca metinde "l'Etat", İngilizce metinde "the State", İtalyanca metinde "dello Stato"; Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Hükümet"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Devlet". (Çevirenler)

 

ALT-KESİM III

MERİÇ E VE TUNA'YA İLİŞKiN HÜKÜMLER.

 

MADDE 346.

Kıyıdaş Devletlerden birinin Milletler CEMİYETİ Konseyine başvurması üzerine211", Meriç, uluslararası ırmak ilân edilecek ve Almanya ile 28 Haziran 1919'da imzalanan Barış Andlaşmasımn 332. Maddesinden 338. Maddesine kadar olan Maddelerinde ön­görülen uluslararası ırmaklar rejimine bağlı olacaktır.

 

MADDE 347.

Kıyıdaş Devletlerden birinin Milletler CEMİYETİ Konseyine başvurması üzerine, Meriç, kıyıdaş Devletlerden herbirinin birer temsilcisi ile, İngiltere'nin bir temsilci­sinden, Fransa'nın bir temsilcisinden ve İtalya'nın bir temsilcisinden oluşacak bir Ulus­lararası Komisyonun yönetimi altına konulacaktır.

 

MADDE 348.

III. Bölümün (Siyasal Hükümler) 133. Maddesindeki hüküm saklı kalmak üzere, Almanya, Avusturya, Macaristan ve Bulgaristan ile imzalanan Barış Andlaşmalarındaki Tuna'ya ilişkin tüm hükümlerle, bu ırmak için bu hükümlerden doğan rejimi tanı­dığını, Türkiye212 bildirir.

 

ALT-KESlM IV

KÎMÎ DEVLETLERE BİRTAKIM LiMANLARI KULLANMA HAKKINI TANIYAN HÜKÜMLER.

 

MADDE 349.

Türkiye'ye213, Akdeniz'e ve Ege Denizi'ne özgürce çıkışı sağlamak için, Türkiye'­den ayrılan topraklardan ve limanlardan transit özgürlüğü tanınır.

Transit özgürlüğü, bu konuda genel bir Sözleşme yapılıncaya kadar, 328. Mad­dede tanımlanan özgürlüktür; bu Sözleşme yapıldıktan sonra, bu Sözleşmenin hüküm­leri bu tanımın yerini alacaktır.

Yukarıda tanınan hakkın kullanılması koşullarını, ilgili Devletler ya da yönetimler, Türkiye söz konusu olduğunda Maliye Komisyonunun da izniyle, aralarında özel söz­leşmelerle saptayacaklardır; özellikle limanlarla, bu limanlardaki serbest bölgelerin kullanılma biçimini, aktarmasız bilet ve yük belgelerini de içeren (ortaklaşa) uluslararası hizmetlerin ve tarifelerin kurulmasını ve, yeni bir Sözleşme ile değiştirilinceye kadar, 14 Ekim 1890 tarihli Bern Sözleşmesi hükümleri ile ek hükümlerin uygulanmasını düzenleyeceklerdir.

Transit özgürlüğü, posta, telgraf ve telefon hizmetlerine de genişletilecektir.

 

MADDE 350.

İzmir limanında, 341. Maddeden 344. Maddeye kadar olan Maddelerde öngörü­len serbest bölge genel rejimi altında olacak ve Türkiye'ye giden ya da Türkiye'den gelen malların doğrudan doğruya transitinde kullanılacak bir alan, Türkiye'ye -Mil­letler CEMİYETİ'nce bir süre saptanmaz ise- süresiz olarak kiralanacaktır.

Yukarıdaki fıkrada sözü edilen alanın sınırları, bu alanın varolan demiryollarıy­la bağlantıları, düzenlenmesi, işletilme biçimi ve genellikle bütün kullanılma koşul­ları ile kira tutarı, Türkiye'nin bir temsilcisinden, Yunanistan'ın bir temsilcisinden ve Milletler CEMİYETİ'nin atayacağı bir temsilciden kurulacak, bir Komisyonca saptana­caktır. Bu koşullar, her on yılda bir, aynı biçim içinde gözden geçirilebilecektir.

 

MADDE 351.

Batum limanından Karadeniz'e özgürce geçiş, Gürcistan'a, Azerbaycan' a, İran'a olduğu gibi, Ermenistan'a da tanınacaktır. Bu geçiş hakkı, 349. Maddede öngörülen koşullar altında kullanılacaktır.

 

MADDE 352.

III. Bölümün (Siyasal Hükümler) 89. Maddesinde öngörülen karar saklı kalmak koşuluyla, Ermenistan'a, Karadeniz'e özgürce çıkış Trabzon limanı üzerinden tanın­mıştır; bu çıkış hakkı, 349. Maddede öngörülen koşullar altında kullanılacaktır.

Bu durumda, Trabzon limanında, 341. Maddeden 344. Maddeye kadar olan Mad­delerde öngörülen serbest bölge genel rejimi altında olacak ve Ermenistan'a giden ya da bu Devletten gelen malların doğrudan doğruya transitinde kullanılacak bir alan, Ermenistan'a -Milletler CEMİYETİ'nce bir süre saptanmazsa- süresiz olarak kiralana­caktır.

Yukarıdaki fıkrada sözü edilen alanın sınırları, bu alanın varolan demiryollarıy­la bağlantıları, düzenlenmesi, işletilme biçimi ve genellikle bütün kullanılma koşulları ile kira tutarı, Ermenistan'ın bir temsilcisiyle, Türkiye'nin bir temsilcisinden ve Mil­letler CEMİYETİ'nin atayacağı bir temsilciden kurulacak bir Komisyonca saptanacak­tır. Bu koşullar her on yılda bir, aynı biçim içinde gözden geçirilebilecektir.

 

KESİM III

DEMİRYOLLARI.

 

ALT-KESlM I

ULUSLARARASI TAŞIMAYA iLiŞKiN HÜKÜMLER.

 

MADDE 353.

Ayrıcalıklı [imtiyazlı] ortaklıkların haklan saklı kalmak üzere, Müttefik Devletler ülkelerinden Türkiye'ye gelen ve Türkiye'den bu Devletler ülkelerine giden mallarla,

 

211   Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Mücavir bulunan hükûmattan biri Cemiyet-i Akvam Heyet-i idaresinden talep eylediği..." denilmektedir; oysa, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde, Fransızca, İngilizce ve İtalyanca metinlere uygun olarak, "Düvel-i sahiliyeden biri tarafından Milletler CEMİYETİ Meclisine bilisti-da..." denilmektedir.  (Çevirenler)

212  Bakınız:   Not  209.   (Çevirenler)                                                                          

213  Bakınız: Not  209.   (Çevirenler)

 

 

Müttefik Devletler ülkelerine gitmekte ya da bu ülkelerden gelmekte olup da Türkiye'den transit geçen mallar, Osmanlı demiryollarında (risturnlar ve primler hesaba katı­larak) alınacak vergiler, kolaylıklar bakımından olduğu kadar her bakımdan da -eşit taşıma koşullan altında, özellikle yolun uzunluğu bakımından- aynı nitelikteki mallara, herhangi bir Osmanlı demiryolunda, gerek iç taşımada, gerekse dışsatımda, dışalım­da [ihracatta, ithalatta], ya da transitte uygulanan en elverişli rejimden tam hakla ya­rarlanacaktır.

Yukarıdaki fıkrada öngörülen oranlara göre saptanacak ve doğrudan göndermeyi sağlayan yük belgelerini de içeren uluslararası tarifeleri, Türkiye, Müttefik Devletler­den birince istendiğinde, düzenleyecektir.

 

MADDE 354.

İşbu Andlaşmanın yürürlüğe konmasından başlayarak, Türkiye, bu Maddenin ikinci fıkrasında belirtilen çekincelerle, malların demiryollarında taşınmasına ilişkin ve Bern'de imzalanan, 14 Ekim 1890, 20 Eylül 1893, 16 Temmuz 1895, 16 Haziran 1898 ve 19 Eylül 1906 tarihli Sözleşmeleri ve Düzenlemeleri kabul etmeyi üstlenir.

İşbu Andlaşmanın yürürlüğe konmasından başlayarak beş yıllık bir süre içinde, yukarıda sözü edilen 14 Ekim 1890 tarihli Bern Sözleşmesi ile bu Sözleşmeye sonradan getirilen eklemelerin yerine geçmek üzere, demiryolları ile yolcu, yolcu eşyası ve mal taşınması için yeni bir sözleşme imzalanacak olursa, bu yeni sözleşme ve buna dayanı­larak demiryoluyla uluslararası taşımanın düzenlenmesi konusunda. konulabilecek ek hükümler, Türkiye bu Sözleşmenin hazırlanmasına ya da Sözleşmenin kendisine ka­tılmayı reddetmiş olsa bile, Türkiye'yi bağlayacaktır. Yeni bir Sözleşme yapılıncaya ka­dar, Türkiye, Bern Sözleşmesi ile yukarıda sözü edilen sonradan yapılmış eklemelerin hükümlerine ve tamamlayıcı hükümlere uygun davranacaktır.

 

MADDE 355.

Ayrıcalıklı ortaklıkların hakları saklı kalmak üzere, bir ya da birkaç Müttefik Devletin isteği üzerine, bu Devletlerin kendi aralarındaki ya da başka bütün ülkelerle bağ­lantılarını, Osmanlı toprakları üzerinden transit geçerek demiryolu ile sağlamak için, Türkiye, yolcular ve bunların eşyası için doğrudan biletli seferler kurulmasında işbir­liği yapmak zorunluğundadır; Türkiye, özellikle, bu amaçla, Müttefik Devletler top­raklarından gelen katarları ve arabaları kabul etmek ve bunları en az aynı hatlar üze­rindeki kendi uzun seferlerinin en iyi katarlarındakine eşit bir hızla yola çıkarmak zo­rundadır. Bu doğru [aktarmasız] yolculuklarda uygulanacak ücretler, aynı hız ve ra­hatlık koşulları altında, Osmanlı yurtiçi yolculuklarında aynı yol için alınan ücretten, hiçbir zaman, yüksek olmayacaktır.

Müttefik Devletler limanlarına gidecek ya da bu limanlardan gelecek olan göç­menlerin Osmanlı demiryollarında aynı hız ve rahatlık koşullan altında taşınmasında uygulanacak tarife, başka herhangi bir limana gidecek ya da oradan gelecek göçmen­lerin, sözü edilen demiryollarında, tüm primler ya da risturnlar hesaba katılarak, yarar­lanacakları en elverişli tarifedekinden daha yüksek bir kilometre harcı (vergisi) tuta­rında olmayacaktır.

 

MADDE 356.

Türkiye, 355. Maddede öngörülen doğrudan [aktarmasız] yolculuklara özgü ya da Müttefik Devletler limanlarına, ya da limanlarından göçmen taşınmasında, bu yolculukları engelleme ya da geciktirme sonucunu doğuracak, gümrük denetimi, genel polis, sağlık ya da denetleme polisi önlemleri gibi, hiçbir teknik, akçalı ya da yönetim önlemi almamayı yükümlenir.

 

MADDE 357.

Doğru [aktarmasız] yük belgeleriyle olsun ya da olmasın, bir bölümü demiryolu, bir bölümü de yurtiçi gemilerle yapılan taşımalarda, yukarıdaki hükümler, demiryo­luyla yapılan taşıma bölümüne uygulanır.

 

ALT-KESİM II

VAGONLAR VE YÜK VAGONLARI214.

 

MADDE 358.

Türkiye, uluslararası yolculuklarda kullanılacak Osmanlı vagonlarının:

1.  18 Mayıs 1907'de değiştirilen, 15 Mayıs 1886 tarihli Bern Sözleşmesine taraf olan Müttefik Devletlerin demiryollarında işleyen yük katarlarının içine, işbu Andlaşmanın yürürlüğe konmasından başlayarak on yıl içinde, bu ülkelerde kabul edilebile­cek olan sürekli fren aygıtının işlemesine engel olmayacak biçimde sokulmalarını;

2.  Bu Devletlerin vagonlarının Osmanlı demiryollarında işleyen bütün yük katarlarına katılmalarını sağlayacak aygıtlarla donatılmasını yükümlenir.

Müttefik Devletlerin vagonları ve yük vagonları, Osmanlı demiryollarında, gidiş-geliş bakımı ve onarım konularında Osmanlı vagonları ve yük vagonlarıyla eşit işlem­den yararlanacaktır.

 

ALT-KESİM III

DEMİRYOLU HATLARININ BAŞKASINA GEÇİRlLMESÎ.

 

MADDE 359.

İşbu Andlaşma uyarınca Türkiye'den ayrılan topraklar üzerinde bulunan, ge­rek Osmanlı Hükümetine215, gerek özel ortaklıklara ait limanlarla demiryollarının baş­kasına geçirilmesine ilişkin özel hükümlerle, ayrıcalık sahiplerini ilgilendiren ve per­sonelin emekliliğine ilişkin akçalı hükümler saklı kalmak üzere, demiryollarının baş­kasına geçirilmesi aşağıdaki koşullar içinde yapılacaktır:

1.  Bütün demiryollarının yapıları ve döşemleri [tesisatı] eksiksiz ve olabildiğince iyi durumda bırakılacaktır.

2.  Kendine özgü vagonları ve yük vagonları bulunan bir şebeke tümüyle başkasına geçirilmiş topraklar üzerindeyse, bu taşıtlar, 30 Ekim 1914 tarihli son sayıma uy-

 

 

214  Fransızca metinde "Materiel roulant", İngilizce metinde "Rolling-stock", İtalyanca metinde "Mate-riale rotabile". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Edevat-ı müteharrike"; Vakit ve Peyam-ı Sabah me­tinlerinde "Şömendöfer". (Çevirenler)

215  Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde yalnız "Hükümet" denilmektedir; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde, yabancı dillerdeki metinlere de uygun olarak, Osmanlı Hükümeti" denilmektedir. (Çevirenler)

 

gün olarak eksiksiz ve olağan bakım durumunda bırakılacak ve kendi denetimi altın­daki nedenlerden doğabilecek yitiklerden Türkiye sorumlu tutulacaktır.

3.  İşbu Andlaşma uyarınca, yönetimi bölünmüş olan hatlarda, vagonların ve yük vagonların bölüşülmesi, çeşitli bölümler paylarına düşen yönetimler arasında an­laşma ile kararlaştırılacaktır. Bu anlaşma, 30 Ekim 1918'deki son sayıma göre bu hat­larda kütüğe yazılı taşıtların önemini, manevra yolları da sayılmak üzere, hatların uzun­luğunu, trafiğin niteliğini ve önemini göz önünde tutacaktır. Anlaşmazlık durumun­da, uyuşmazlıklar Milletler CEMİYETİ'nin atayacağı bir hakemce çözüme bağlanacaktır; bu hakem, gerektiğinde, her bir bölüme bırakılması gereken lokomotifleri, araba­ları ve vagonları belirtecek, bunların kabul koşullarım saptayacak ve belirli bir süre içinde, varolan işliklere [atelyelere] aktarılan taşıtların bakımı için gereken düzenin alınmasını sağlayacaktır.

4.  Araç ve gereçler, mobilya ve avadanlıklar da, vagonlar ve yük vagonlarıyla aynı durumda bırakılacaktır.

 

MADDE 360.

Osmanlı Hükümeti, Hicaz demiryolunda sahip olduğu tüm haklardan vazgeç­tiğini ve ilgili Hükümetlerce bunun işletilmesi ve bu demiryoluna bağlı ve bu demiryo­lu için kullanılan malların bölüştürülmesi için yapılan bütün düzenlemeleri kabul et­tiğini bildirir. Bu düzenlemelerde, demiryolunun dinsel bakımdan özel durumu tam olarak tanınacak ve korunacaktır.

 

ALT-KESİM V

DEMİRYOLLARININ İŞLETİLMESİNE iLiŞKiN DÜZENLEMELER.

 

MADDE 361

İşbu Andlaşmadaki özel hükümler saklı kalmak üzere, yeni sınırların çizilmesi sonucu, bir ülkenin iki kesimini birbirine bağlayan bir demiryolu başka bir ülkeden geçecek olursa, ya da bir ülkede başlayan bir demiryolu kolu başka bir ülkede bitecek olursa, işletme koşulları, ilgili demiryolu yönetimleri arasında bir anlaşmayla düzenle­necektir. Bu yönetimler, bu anlaşma koşulları üzerinde anlaşamazlarsa, uyuşmazlık­lar, 359. Maddede gösterildiği biçimde atanacak bir hakemce çözüme bağlanacaktır.

Türkiye ile Müttefik Devletler, ya da sınırdaş olan yeni Devletler arasında kuru­lacak bütün yeni sınır istasyonları ve bu istasyonlar arasındaki demiryollarının işletil­mesi, aynı koşullarda yapılacak anlaşmalarla düzenlenecektir.

 

MADDE 362.

Birçok ülke arasındaki gidiş-geliş, vagon değiş-tokuşları, birçok ülke üzerinden geçişleri öngören tarifeler ve l Ağustos 1914'de Osmanlı imparatorluğu içinde olan topraklardaki demiryollarına ilişkin benzer bütün sorunlar konusunda ortak anlaşma­lara varmak yetkisiyle, ilgili Hükümetlerce atanacak teknik temsilcilerden oluşan sü­rekli bir konferans kurulacaktır.

 

KESİM IV

ÇEŞiTLi KONULAR.

 

ALT-KESlM I.

SULAR REJiMİ.

 

MADDE 363.

Tersine hükümler yoksa, yeni bir sınır çizilmesi sonucunda, bir Devletteki sular rejimi (kanalizasyon, su baskını, sulama, akaçlama [drenaj] ya da benzer konular), başka bir Devlet topraklarında yapılan işlere bağlı ise, ya da bir Devletin toprakları üzerinde, savaş öncesinden kalma yapılagelişler [teamüller] gereğince, başka bir Dev­let topraklarından gelen sular ya da su gücü kullanılmaktaysa, ilgili Devletler arasın­da, her birinin çıkarlarını ve kazanılmış haklarını koruyacak nitelikte bir anlaşma ya­pılması gerekir.

Anlaşmaya varılamazsa, Milletler CEMİYETİ Konseyince atanacak bir hakem so­runu karara bağlayacaktır.

 

ALT-KESİM II

TELGRAFLAR VE TELEFONLAR.

 

MADDE 364.

Müttefik Devletlerden herhangi birinin isteği üzerine, Türkiye, Osmanlı toprak­larından geçen başlıca telgraf ya da telefon hatlarının yapımı ve bakımı için gereken kolaylıkları göstermeyi yükümlenir.

Söz konusu kolaylıklar arasında, Müttefik Devletlerden birinin göstereceği her­hangi bir telgraf ya da telefon ortaklığına şu hakların tanınması da bulunacaktır:

1.  Osmanlı toprakları üzerinde demiryolları ya da başka ulaşım yollan boyunca yeni telgraf ya da telefon direkleri ve telleri hatlarının kurulması;

2.  Sözü edilen telgraf ya da telefon direkleri ve telleri hatlarıyla, anlaşma üzeri­ne, varolan direklere bağlanmış tellere her an yaklaşabilmek ve bunları iyi işler durum­da tutmak için gereken önlemleri almak;

3.  Sözü edilen telgraf ya da telefon hatlarının kullanılmasında kendi görevlileri­nin hizmetinden yararlanmak.

Sözü edilen hatların kuruluşuyla, özellikle özel kişilere ödün ya da ödence [tazminat] verilmesiyle ilgili bütün sorunlar, Osmanlı Hükümetinin kendisinin kurmuş olduğu bir telgraf ya da telefon hattı konusundaki aynı koşullar içinde çözüme bağla­nacaktır.

 

MADDE 365.

Varolan sözleşmelerdeki karşıt hükümlere bakılmaksızın, Türkiye, sınırdaş ol­sun ya da olmasın, Müttefik Devletlerden herhangi birinden gelen, ya da oraya giden telgraf yazışmalarına ve telefon görüşmelerine, uluslararası transite en elverişli hatlar

 

üzerinden ve yürürlükteki tarifeler uyarınca, transit özgürlüğü tanımayı yükümlenir. Bu yazışmalar ve görüşmeler gereksiz hiçbir gecikmeye ve engellemeye uğratılmayacaktır; bu yazışmalar ve görüşmeler, Türkiye'de kolaylıklar ve özellikle bağlantıların hızı bakımından ulusal işlemden yararlanacaktır. Hiçbir, ödeme, kolaylık ya da kısıt­lama, ne doğrudan doğruya ne de dolaylı olarak, gönderenin ya da alıcının uyrukluğu yüzünden etkilenmeyecektir216.

İşbu Andlaşma hükümleri nedeniyle, önceleri tümü Osmanlı toprakları üzerinde olan hatlar, birçok Devletin topraklarından geçmekteyse, telgraf tarifelerinin yeni bir uluslararası sözleşmede gözden geçirilmesine değin, birçok ülkede eklenen harçların tutarı, geçilen toprakların tümü Osmanlı egemenliği altında kalsaydı, varmış olacağı tutarı aşmayacak ve harç tutarının geçilen Devletler arasında bölüştürülmesi, ilgili çe­şitli yönetimler arasında anlaşmalarla düzenlenecektir.

 

ALT-KESİM III

DENİZALTI KABLOLARI.

 

MADDE 366.

Türkiye217, istanbul218 - Köstence kablosunun istanbul'da219 karaya bağlanması haklarını Müttefik Devletlerce gösterilecek yönetime ya da ortaklığa aktarmayı kabul eder.

 

MADDE 367.

Türkiye, Cidde -Suakin [Zuakkin] ve Kıbrıs- Lazkiye kablolarının tümü ya da bir bölümü üzerindeki bütün haklarından, yetkilerinden ve her çeşit ayrıcalıklarından, gerek kendi adına gerek uyrukları adına, Başlıca Müttefik Devletler yararına vazgeçer.

Bir önceki fıkra gereğince aktarılan kablolar ya da kablo kesimleri özel mülkiyet­te iseler, bunların ilk mal oldukları para tutarından amortisman için pay düşüldükten sonra hesaplanacak değer Türkiye'nin alacağına geçirilecektir.

 

ALT-KESlM IV

BİRTAKIM YÜRÜTME ÖNLEMLERİNE iLiŞKiN HÜKÜMLER.

 

MADDE 368.

Türkiye, taşıma konularında Müttefik Devletler adına davranan bir makamın:

1. işbu Andlaşmanın yürütülmesi çerçevesinde yapılan asker taşınması ile,ordu­ların kullanacağı araçlar ve gereçler, cephane ve yiyecek taşınması;

2. geçici olarak da, kimi bölgelere ikmal maddelerinin taşınması, taşıt işlerinin olağan koşullara olabildiğince çabuk dönebilmesi ve posta ve telgraf hizmetlerinin ör­gütlenmesi için,

kendisine vereceği yönergeleri  [talimatı] yerine getirecektir.    

 

KESiM V

ANLAŞMAZLIKLARIN ÇÖZÜMÜ VE SÜREKLi

HÜKÜMLERİN YENiDEN GÖZDEN GEÇİRİLMESİ.

 

MADDE 369.

İşbu Andlaşmada tersine hüküm bulunmadıkça, işbu Andlaşmanın bu Bölümünü oluşturan hükümlerin yorumu ve uygulanması konusunda ilgili Devletler arasında çıkabilecek anlaşmazlıklar Milletler CEMİYETİ'nce öngörülen biçimde çözüme bağlana­caktır.

 

MADDE 370.

Milletler CEMİYETİ, herhangi bir zamanda, yukarıdaki maddelerden sürekli bir yönetim rejimine ilişkin olanların gözden geçirilmesini önerebilecektir.

 

MADDE 371.

İşbu Andlaşmanın yürürlüğe konulmasından başlayarak üç yıllık bir sürenin biti­minde, 328. Maddeden 334. Maddeye kadar olan Maddelerle, 353. Maddenin, ve 355. Maddeden 357. Maddeye kadar olan Maddelerin hükümleri, Milletler CEMİYETİ Kon­seyince herhangi bir zamanda yeniden gözden geçirilebilecektir.

373. Madde hükümleri saklı kalmak koşuluyla, karşılıklı olma tanınmadıkça, bu topraklardan herhangi bir bölümü yararına, yukarıda sayılan Maddelerdeki hüküm­lerin hiçbirinden yararlanmayı Müttefik Devletlerden biri isteyemez.

 

KESiM VI

ÖZEL HÜKÜMLER.

.    

MADDE 372.

Müttefik Devletler yararına işbu Andlaşma ile kendisine yüklenen özel yüküm­lülüklere dokunmamak koşuluyla, Türkiye, işbu Andlaşmanın yürürlüğe konulmasın­dan başlayarak beş yıllık bir süre içinde, Milletler CEMİYETİ'nin onaylamasıyla, ulus­lararası transit, ulaşıma elverişli su yolları, limanlar ve demiryolları rejimlerine ilişkin olarak yapılabilecek herhangi bir genel sözleşmeye katılmayı yükümlenir.

 

MADDE 373.

İşbu Andlaşmanın tersine özel hükümleri bulunmadıkça, bu Bölümün hüküm­leri, Müttefik Devletler uyruklarının, kapitülasyonlar rejimi ya da adı geçen kapitü­lasyonların yerini alacak her çeşit düzenlemeler gereğince yararlanabilecekleri daha geniş haklan kullanmalarına engel olmayacaktır.

 

 

216  Prof. Erim, bir dipnotta, Konya -dolayısıyla Matbaa-i Âmire— metinlerinde bu tümcenin iyi çevrilmediğini belirtmekte ve tümcenin Fransızcasını vermektedir. Öte yandan, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerindeki çeviri şöyledir: "Aidat, teshilat veya tahdidat hiçbir veçhile gerek bilvasıta gerek bilavasıta olsun mürsilin, yahud mürsilünleyhin   tâbiiyetine   merbut  olmayacaktır".   (Çevirenler)

217  Fransızca metinde "Turquie", İngilizce metinde "Turkey", İtalyanca metinde "Turchia"; 1920 Türk­çe çevirilerinde  "Hükümet-i Osmaniye".  (Çevirenler)

218  Fransızca ve İngilizce metinlerde "Constantinople", İtalyanca metinde "Constantinopoli"; Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Dersaadet"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "istanbul". (Çevirenler)

219  1920  Türkçe   çevirilerinde   "istanbul".   (Çevirenler)