ASKERÎ HÂKİMLER KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

              

MÜTTEFİK VE ORTAK DEVLETLERLE TÜRKİYE ARASINDA

10 AĞUSTOS 1920'DE SEVRES' DE

İMZALANAN BARIŞ ANDLAŞMASI


BÖLÜM  V

KARA89, DENİZ VE HAVA KUVVETLERİNE İLİŞKİN HÜKÜMLER

Türkiye, bütün Ulusların silâhlarının genel bir sınırlanmasına hazırlık yapılma­sına olanak sağlamak için, aşağıda sayılan kara, deniz ve hava kuvvetlerine ilişkin hü­kümleri kesinlikle yerine getirmeyi yükümlenir.

 

85  Fransızca, İngilizce ve İtalyanca metinlerdeki bu tümce, Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde yoktur. Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde vardır: "Meblağ-i mezkûre alâkadar cemaatların resmî mümessilleri­ne tediye olunacaktır".  (Çevirenler)

86  Fransızca ve İngilizce metinde "firmans, hattis, berats", İtalyanca metinde "firmani, hattis, berats". (Çevirenler)

87  Fransızca metinde "Grand Vizir", İngilizce metinde "Grand Vizier", İtalyanca metinde "Gran Vi-sir". 1920 Türkçe çevirilerinde "tezkere-i samiyeler". (Çevirenler)

88  İngilizce metinde "Article", Fransızca metinde "article", İtalyanca metinde "articolo", .1920 çeviri­lerinde "muahede".  Çevirenler)

89  Fransızca metinde "militaires", İngilizce metinde "military", İtalyanca metinde "militari" sözcükleri, 1920 çevirisinde "askeriye" biçiminde çevrilmiştir. "Kara kuvvetleri" biçiminde çevirmenin daha doğru olaca­ğım düşündük.  (Çevirenler)

 

KESİM I

KARA KUVVETLERİNE İLİŞKİN HÜKÜMLER

 

 

ALT-KESİM I

GENEL HÜKÜMLER

 

MADDE 152.

Türkiye'nin bulundurabileceği kara kuvvetleri yalnız şunlar olacaktır:

1.  Padişah'ın90 özel koruma birliği  [Hassa Kıtaatı];

2.  İçeride düzen ve güvenliği sağlamakla ve azınlıkların korunmasını güvence al­tına almakla görevli, jandarma birlikleri;

3.  Önemli karışıklık durumunda, jandarma birliklerini destekleyecek ve gerekti­ğinde sınırların denetlenmesini sağlayacak özel birlikler.

 

MADDE 153.

İşbu Andlaşmanın yürürlüğe girişini izleyecek altı ay91 içinde, 152. Maddede ön­görülenler dışında kara kuvvetleri terhis edilecek ve dağıtılacaktır.

 

ALT-KESİM II.

OSMANLI KARA KUVVETÎNÎN PERSONEL SAYISI, ÖRGÜTÜ VE KADROSU

 

MADDE 154.

Padişah'ın özel koruma birliği bir kurmay kurulu ile, personel sayısı, subay ve er olarak, 700'ü geçmeyecek yaya [piyade] ve atlı [süvari] birliklerinden kurulacaktır. Bu kuvvet, 155. Maddede öngörülen toplam personel sayısının içinde sayılmayacaktır.

Bu koruma birliğinin kuruluşu, bu Bölüme ekli I sayılı çizelgede gösterilmiştir.

 

MADDE 155.

152. Maddenin 2. ve 3. fıkralarında sayılan kuvvetlerin toplam personeli, kurmay kurulları, subaylar, eğitim personeli ve donatım birliklerini de kapsamak üzere, 50,000 kişiyi geçmeyecektir.

 

MADDE 156.

Jandarma birlikleri, Türkiye ülkesi üzerine dağıtılacaktır; Türkiye ülkesi, bu amaç­la, sınırları 200. Maddede öngörüldüğü gibi saptanacak yersel bölgelere bölünecektir.

Her yersel bölgede yaya [piyade] ve atlı [süvari], makineli tüfekle silâhlandırıl­mış, yönetim ve sağlık hizmetleriyle donatılmış birliklerden oluşan bir jandarma bir­liği kurulacaktır; bu jandarma birliği, illerde [vilâyetlerde], sancaklarda ve ilçelerde [kazalarda92], vb., bulunduğu yere bağlı bir güvenlik hizmeti kurulması için gerekli birlikleri sağlayacak ve bölgenin bir ya da birkaç noktasında gezici yedek kuvvetler bulunduracaktır.

Özel görevleri yüzünden, bu jandarma birliklerinin, topçusu da, teknik silâhları93 da olmayacaktır.

Bu jandarma birliklerinin toplam personel sayısı, 155. Maddede öngörülen kara kuvvetinin toplam personelinin içinde sayılmak üzere, 35.000 kişiyi geçmeyecektir.

Tek bir jandarma birliğinin toplam personel sayısı, jandarma birlikleri toplam personelinin dörtte birini aşmayacaktır.

Herhangi bir jandarma birliğinin öğeleri, 200. Maddede öngörülen Müttefikler-Arası Komisyonun özel izni olmadıkça, kendi bölgesinin topraklan dışında kullanılma­yacaktır.

 

MADDE 157.

Özel güçlendirme [takviye] birliklerinde yaya, atlı, dağ topçusu, istihkâm birlik­leriyle, bunların her birine uygun düşen teknik ve genel hizmetler de bulunabilecektir; bunların toplam personeli, 155. Maddede öngörülen toplam personelin içinde sayılmak üzere, 15.000 kişiyi aşmayacaktır.

Tek bir birliğin özel güçlendirme öğeleriyle desteklenmesi, bu öğelerin, 200. Mad­dede öngörülen Müttefikler-Arası Komisyonun özel izni olmadıkça, toplam persone­linin üçte birini aşmayacaktır.

Bu özel güçlendirme öğelerinin kuruluşuna girecek çeşitli silâhlar ve hizmetler oranı, bu Kesime ekli II sayılı çizelgede saptanmıştır.

Bunların [kışlalara] yerleştirilişi, 200. Maddede öngörüldüğü biçimde saptana­caktır.

 

MADDE 158.

156. ve 157. Maddelerde sözü edilen kuruluşlarda, kurmay ve hizmetler personeli de sayılmak koşuluyla, subay oranı, hizmetteki personel toplam sayısının yirmide birini, astsubay oranı da, hizmetteki toplam personel sayısının onikide birini aşmayacaktır.

 

MADDE 159.

Çeşitli Müttefik ya da tarafsız Devletlerin verecekleri subaylar, Osmanlı Hükü­metinin yönetiminde, jandarmanın komutasına, örgütlenmesine ve eğitimine katıla­caktır. Bu subaylar, 158. Maddede öngörülen jandarma subayları sayısı içinde sayıl-

 

 

90  1920 Türkçe çevirilerinde "Zat-ı Şahane". (Çevirenler)

91   Prof. Erim, Konya baskısından aktardığı metinde "üç ay" yazılı iken, Fransızca metne uygun olarak "altı ay" biçiminde düzelttiğini belirtmektedir. Şu var ki, Müttefiklerin değişiklik önerilerinde, Vakit ve Peyam-t Sabah metinlerine göre, şöyle denilmektedir: "153, 164, 171 ve 173 ncü maddelerde mevzu-u bahis müddet üç ay­dan altı aya iblağ edilmiştir". (Çevirenler)

92  Fransızca, İngilizce ve İtalyanca metinlerde "vilayets, sandjaks, cazas". (Çevirenler)

93  Fransızca metinde "armes techniques", İngilizce metinde "technical services", İtalyanca metinde "ar-mi tecniche". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "esliha"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "esliha-i fenniye".  (Çevirenler)

 

mayacaklardır; ancak, bunların sayısı bu personelin yüzde onbeşini geçmeyecektir. 200. Maddede sözü edilen Müttefikler-Arası Komisyonun hazırlayacağı özel anlaş­malar, bu subayların uyrukluk bakımından oranlarını saptayacak ve bu Madde ile kendileri için öngörülmüş olan çeşitli görevlere katılma koşullarını düzenleyecektir.

 

MADDE 160.

Aynı yersel bölgede, 159. Maddede öngörülen koşullar içinde Osmanlı Hükümeti buyruğuna verilen bütün [yabancı] subaylar, ilke olarak, aynı uyruklukta olacaklardır.

 

MADDE 161.

Linini [Lemnos, Lemno], Gökçeada [İmroz, Embros, İmbros, İmbro], Semadirek94 [Se-mendirek, Samothrace, Samotracia], Bozcaada [Tenedos, Tenedos, Tenedo] ve Midilli [Mity lene, Mitvlene, Mitilene] dışında, 178. Maddede öngörülen Boğazlar ve adalar bölgesin­de, Yunan ve Osmanlı jandarma kuvvetleri, bu bölgedeki Müttefikler-Arası İşgal Ko­mutanlığına bağlı bulunacaktır.

 

MADDE 162.

İşbu Alt-kesimde, hangi nitelikte olursa olsun, sözü edilen kuvvetlerin ya da bu kuvvetlerin taşıma araçlarının her çeşit seferberlik önlemleri ya da bunların seferber­liğine ilişkin, ya da güçlendirilmesi yolundaki bütün önlemler yasaktır.

Çeşitli kuruluşların, kurmay kurullarının ve hizmetlerin hiçbir durumda ek kad­roları bulunmayacaktır.

 

MADDE 163.

153. Maddede saptanan süre içinde, şimdi varolan tüm jandarma kuvvetleri, 156. Maddede öngörülen jandarma birlikleri içinde birleştirilecektir.

 

MADDE 164.

İşbu Kesimde öngörülmemiş herhangi bir birliğin kurulması yasaktır.

Padişah'ın özel koruma birliği dışında, izin verilen 50.000 kişilik personel sayısını aşan kuruluşların ortadan kaldırılması, işbu Andlaşmanm imzalanmasından başlaya­rak, 153. Madde hükümlerine uygun olarak, işbu Andlaşmanm yürürlüğe girmesin­den en geç altı ay95 sonra tümüyle gerçekleşecek biçimde, giderek yapılacaktır.

Osmanlı Savaş Bakanlığı [Harbiye Nezareti] ile Genel Kurmayı ve onlara bağlı yönetim birimlerindeki subay ve benzeri personel, aynı süre içinde, 200. Maddede sözü edilen Müttefikler-Arası Komisyonca Osmanlı Silâhlı kuvvetlerinin genel hizmetleri­nin iyi işlemesi için kesin olarak gerektiği saptanacak personel sayısına indirilecek ve bu personel 158. Maddede öngörülen en yüksek sayı içinde olacaktır.

 

ALT-KESİM III

ASKERE ALMA

 

MADDE 165.

Osmanlı kara kuvvetleri [silâhlı kuvvetleri] gelecekte yalnız gönüllü olarak as­kere yazılanlardan kurulacaktır.

Askere yazılma, soy ve din ayrılığı gözetilmeksizin, Osmanlı Devletinin bütün uy­ruklarına eşit olarak açık bulunacaktır.

156. Maddede sözü edilen birliklere gelince, bunların kuruluşu, ilk olarak, böl­gesel olacak ve her bölgedeki halkın Müslüman olan ya da olmayan öğelerinin, olanak ölçüsünde, ilgili her birlik personelinde temsil edilmelerini sağlayacak biçimde düzen­lenecektir.

Yukarıdaki hükümler, hem subaylara hem de erlere uygulanacaktır.

 

MADDE 166.

Assubaylarm ve erlerin hizmet süresi aralıksız oniki ay olacaktır. .  Hizmet süreleri bitmeden, hangi nedenle olursa olsun, hizmetten bağışlanan er­lerin yerine her yıl konulacakların oranı, 155. Maddede saptanan toplam personel sayı­sının yüzde beşini geçmeyecektir.

 

MADDE 167.

Bütün subaylar meslekten [muvazzaf] subay olacaktır.

Şu sırada orduda ve jandarmada hizmet gören ve yeni kara kuvvetinde kalacak olan subaylar en az kırkbeş yaşına kadar hizmette kalmayı yükümleneceklerdir.

Şu sırada orduda ve jandarmada hizmet gören ve yeni kara kuvvetine alınmaya­cak olan subaylar, her çeşit askerî hizmet yükümlülüğünden bağışlanacaklar ve ku­ramsal ya da uygulamalı hiçbir askerlik alıştırmasına [tâlime] katılmayacaklardır.

Yeni atanan subaylar, aralıksız en az yirmi beş yıl eylemsel hizmette bulunmayı yükümleneceklerdir.

Hizmet süreleri bitmeden, hangi nedenle olursa olsun, hizmetten ayrılan subay­ların yerine her yıl konulacakların oranı, 158. Maddede öngörülen toplam subay sayı­sının yüzde beşini geçmeyecektir.

 

ALT-KESİM IV

OKULLAR, EĞÎTİM KURUMLARI, ASKERÎ KURUMLAR96 VE DERNEKLER

 

MADDE 168.

İşbu Andlaşmanm yürürlüğe girişinden97 başlayarak üç aylık bir sürenin geçme­sinden sonra, Türkiye'de, ancak izin verilen birlikler için gerekli subay ve assubaylarm yetiştirilmesi için kesinlikle zorunlu bulunan aşağıda belirtilen okullar kalacaktır:

l subay okulu;

her yersel bölge için l  assubay okulu.

Bu okullarda öğrenim görmesine izin verilecek öğrenci sayısı, subay ve assubay kadrolarındaki doldurulacak boşluklarla kesin orantılı olacaktır.

 

 

94 Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Somatras"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Semen-direk". (Çevirenler)

95 Bakınız:    Not   91.    (Çevirenler)

96  Fransızca metinde "societes et associations militaires", İngilizce metinde "military clubs and   societies", İtalyanca  metinde   "societa e associazioni  militan".  Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "askeri   şi-rekât ve cemiyat"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Cemiyat-ı askeriye". (Çevirenler)

97  Fransızca metinde "â dater de la mise en vigueur", İngilizce metinde "from the coming into force", İtalyanca metinde "dall'entrata in vigore". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "imzasından itibaren"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "mevki-i mer'iyete vaz'ından itibaren". (Çevirenler)

 

MADDE 169.

168. Maddede sözü geçen öğrenim kurumlarının dışında kalanlarla, her çeşit spor kurumlan ya da başka kurumlar, hiçbir askerî konuyla ilgilenmeyeceklerdir.

 

ALT-KESİM V.

GÜMRÜKÇÜLER, YEREL KENT VE KIR POLİSİ, ORMAN BEKÇİLERİ

 

MADDE 170.

III. Bölümün (Siyasal Hükümler) 48. Maddesi hükümlerine dokunulmamak ko­şuluyla, gümrük görevlilerinin, yerel kent ve kır polisi görevlilerinin, orman bekçileri­nin, ya da benzeri görevlilerin sayısı, işbu Andlaşma ile saptanan Türkiye ülkesi sınır­ları içinde, 1913'de, benzer görevlerde çalışanların sayısını geçmeyecektir.

Gelecekte bu gibi görevlilerin sayısı, ancak, görevli bulundukları yerlerdeki ya da belediyelerdeki nüfus artışına uygun bir oranda arttırılabilecektir.

Bu hizmetliler ya da görevlilerle, demiryolu hizmetinde çalışanlar, herhangi bir askerlik alıştırmasına [tâlimine] katılmak için toplanamayacaklardır.

Her yönetim çevresinde, ister kent ister kır polisi olsun, yerel polis ile orman bek­çileri, jandarmaya ilişkin 165. Maddedeki ilkeler uyarınca göreve alınacak ve bu ilke­ler uyarınca komuta ve yönetime bağlı olacaklardır.

Türkiye'nin sivil yönetiminin bir parçası olarak, Osmanlı kara kuvvetinden ayrı kalacak Osmanlı polisinde Müttefik ya da tarafsız Devletlerce verilecek subaylar ya da görevliler, Osmanlı Hükümetinin yönetimi altında, sözü edilen polisin komutasına ve eğitimine katılacaklardır. Bu subayların ve görevlilerin sayısı, benzeri Osmanlı per­sonelinin yüzde onbeşini geçmeyecektir.

 

ALT-KESİM VI

SİLAHLAR, CEPHANE VE GEREÇLER

 

MADDE 171.

İşbu Andlaşmanın yürürlüğe girişini izleyecek altı ayın98 bitiminde, Osmanlı kara [silâhlı] kuvvetlerinin çeşitli kuruluşlarında hizmette ya da yedekte bulundurulan silâh­lar, bu Kesime ekli III sayılı çizelgede bin kişi için saptanmış olan sayıyı geçmeyecektir.

 

MADDE 172.

Türkiye'nin elinde bulundurabileceği cephane, bu Kesime ekli III sayılı çizelge­de saptananları geçmeyecektir.

 

MADDE 173.

İşbu Andlaşmanm yürürlüğe girişini izleyecek altı aylık100 süre içinde, izin verilen sayıyı aşan silâhlar, her çeşit cephane ile savaş araçları ve gereçleri, 200. Maddede ön­görülen Müttefikler-Arası Askerî Denetim Komisyonuna bu Komisyonca gösterilecek yerlerde teslim edilecektir.

Bu araçların ve gereçlerin ne yapılacağına, Başlıca Müttefik Devletler karar vere­ceklerdir.

 

MADDE  174.

Silâhlar, cephane, savaş araçları ve gereçleri ile uçaklar ve her çeşit uçak parçaları yapımı, ancak, 200. Maddede öngörülen Müttefikler-Arası Komisyonun izin vereceği fabrikalarda ve kurumlarda yapılabilecektir.

İşbu Andlaşmanın yürürlüğe girişinden başlayarak altı aylık101 bir süre içinde her çeşit silâhların, cephanenin, savaş araçlarının ve gereçlerinin yapımı, hazırlanması, depolanması ya da incelenmesi ile uğraşan bütün öteki kurumlar ortadan kaldırılacak ya da yalnız ticaret amacıyla kullanılmaya yarar biçime dönüştürülecektir.

İzin verilen cephane stokları için depo olarak kullanılanlar dışındaki bütün silâh depolarına da aynı işlem uygulanacaktır.

İzin verilen yapım gereksinmelerini aşan kurumlardaki ve silâh depolarındaki aygıtlar, 200. Maddede öngörülen Müttefikler-Arası Askerî Denetim Komisyonu ka­rarları uyarınca kullanılamaz duruma getirilecek ya da yalnız ticaret amacıyla kulla­nılır biçime sokulacaktır.

 

MADDE 175.

Türkiye'ye her çeşit silâhlar, cephane ile savaş araçları ve gereçleri, uçaklar ve uçak parçaları getirilmesi, 200. Maddede öngörülen Müttefikler-Arası Komisyonun özel izni olmadıkça, kesinlikle yasaktır102.

Aynı biçimde, yabancı ülkelere gönderilmek üzere, her çeşit silâhlar, cephane, savaş araçları ve gereçleri yapımı ve bunların dışsatımı [ihracatı] da yasaktır.

MADDE 176.

Alev-makinelerinin, boğucu ya da zehirleyici ya da benzeri gazların ve her türlü benzer sıvıların, maddelerin ve hazırlanmış bileşimlerin kullanılması yasak olduğun­dan, bunların Türkiye'de yapımı ya da Türkiye'ye sokulması kesinlikle yasaktır.

Sözü geçen maddelerin ya da bileşimlerin yapımına, saklanmasına ya da kullanıl­masına yarayan özel araçlar ve gereçler de yasaklanmıştır.

Zırhlı taşıtların, tankların ya da savaş amaçları için kullanılan bunlara benzer her türlü araçların Türkiye'de yapımı ya da Türkiye'ye sokulması da yasaktır.

 

98  Bakınız:   not   91.   (Çevirenler)

99  Erim metninde, "cetvelde muharrer miktarı tecavüz etmemelidir" denilmekte, bin kişiden söz edilme­mektedir. Oysa, Matbaa-i Âmire ve Konya metinlerinde "cedvelde beher l .000 nefer için muayyen erkamı tecavüz etmemelidir" denilmektedir; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde de "tabloda muharrer olduğu veçhile bin nefer için tayin edilmiş olan mikdarı tecavüz edemeyecektir" deniliyor. Çevirenler)

100  Prof. Erim, Konya baskısından aktardığı metinde ''üç ay" yazılırken, Fransızca metne göre "altı ay" olarak düzelttiğini belirtmektedir. Oysa bakınız: Not 91. (Çevirenler)

101   Bakınız: Not 91.  (Çevirenler)

102  Matbaa-i Âmire ve Konya metinlerinde, burada şöyle bir fıkra vardır: "Silâh ve mühimmat ve malzeme-i harbiye ile sair her nevi bu gibi malzeme imalatı da kat'iyyen memnudur". Prof. Erim, yabancı dildeki metinler­de bu satırların bulunmadığını haklı olarak belirtmektedir. Bu satırlar, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde de yoktur.  (Çevirenler)

 

 

 

ALT-KESİM VII

BERKİTİLMİŞ YERLER (TAHKİMAT)

 

MADDE 177.

178. Maddede öngörülen Boğazlar ve adalar bölgesinde, sözü geçen Maddede öngörüldüğü üzere, berkitilmiş yerler [tahkimat, istihkâmlar] silâhsızlandırılacak ve yıkılacaktır.

Bu bölge dışında ve 89. Madde hükümleri saklı kalmak koşuluyla, şu sırada varo­lan berkitilmiş yerler [müstahkem mevkiler] şimdiki durumlarıyla olduğu gibi tutu­labilecek, ancak aynı üç aylık süre içinde silâhtan arındırılacaktır.

ALT-KESlM VIII

BOĞAZLARIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN KORUNMASI

 

MADDE 178.

Boğazların özgürlüğünü güvence altına almak üzere, Bağıtlı Yüksek Taraflar, aşağıdaki hükümleri kararlaştırmışlardır:

1. İşbu Andlaşmanın yürürlüğe girişinden başlayarak üç aylık bir süre içinde, aşağıdaki 179. Maddede belirtildiği gibi sınırlandırılan ve Marmara Denizi kıyılan ile adalarını ve Boğazlar'ın kıyılarını içine alan bir bölge ile, Limni [Lemnos, Lemno], Gökçeada [İmroz, Imbros, İmbro), Semadirek103 [Samothrace, Samotracia], Bozcaada [Te-nedos, Tenedo] ve Midilli [Mitylene, Mitylene, Mitilene] adalarında tüm yapıların, ber­kitilmiş yerlerin [tahkimatın] ve bataryaların silahsızlandırılması ve yıkılması gerçek­leştirilecektir.

Sözü geçen bölgede ve adalarda, bu yapıların yeniden yapılması ve benzer yapı­lar yapılması yasaktır104. Fransa, İngiltere ve İtalya, sözü geçen bölgede ve Limni, Gök­çeada [İmroz], Semadirek105 ve Bozcaada'da yerleştirilmesi yasak kalan gezginci batar­yaları hızla getirmekte kullanılabilecek şimdiki yolların ve demiryollarının kullanıl­maz duruma sokulmasını hazırlamak hakkına sahip olacaklardır.

Limni, Gökçeada [İmroz], Semadirek106 ve Bozcaada adalarında107 yeni yollar ve demiryolları yapımına ancak yukarıda sözü edilen üç Devletin izniyle girişilebile­cektir.

2.  Birinci paragrafın ilk fıkrasında öngörülen önlemler, Yunanistan'ca ve Türki­ye'ce, herbiri kendi toprakları bakımından ve giderlerini kendileri ödemek üzere, ve 203. Maddede öngörülen denetim altında, uygulanacaktır.

 

3.  Bölge toprakları ile Limni, Gökçeada [İmroz], Semadirek [Semendirek], Boz­caada ve Midilli adaları108,   askerî amaçlarla, ancak, birlikte  davranan yukarıda adı geçen üç Müttefik Devletçe kullanılabilecektir. Bu hüküm, sözü edilen bölgede ve ada­larda, 161. Madde hükümleri uyarınca Müttefikler-Arası İşgal Kuvvetleri Komutan­lığına bağlı bulunacak Yunan ve Osmanlı jandarma kuvvetlerinin kullanılmasına en­gel olmayacağı gibi, Midilli adasında bir Yunan garnizonunun kalmasına ve,  152. Maddede öngörülen, Padişah'ın özel koruma birliğinin109 varlığına da engel sayılma­yacaktır110.

4. Birlikte davranan111 sözü geçen Devletler, doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak, Boğazlar'ın özgürlüğüne dokunabilecek bir eylemin yapılmasını ya da hazırlanmasını önlemek için gerekli görecekleri kara ve hava kuvvetlerini söz konusu topraklarda ve adalarda bulundurmak hakkına sahip olacaklardır.

Bu denetleme, denizden, adı geçen Müttefik Devletlerden herbirinin birer karakol gemisi112 aracılığıyla yapılacaktır.

Yukarıda sözü edilen işgal kuvvetleri, gerektiğinde, 1907 tarihli La Haye IV. Söz­leşmesine ekli Yönetmelikte ya da bunun yerine geçecek ve sözü edilen bütün Devlet­lerin taraf olacakları başka herhangi bir Sözleşmede öngörülen koşullar altında, kara­da elkoyma113 hakkını kullanabileceklerdir. Bununla birlikte, bu elkoymalar ancak he­men ödemede bulunma karşılığında yapılabilecektir.

 

MADDE 179.

178. Maddede öngörülen bölge, aşağıda belirtildiği gibi sınırlandırılmıştır (l sa­yılı haritaya bakılması):

 

 

103  Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Semendirek", Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Sema­direk".  (Çevirenler)

104  Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde, burada, şöyle bir tümce parçası vardır: "seyyar batarya­ların oralarda sür'atle şevkine hadim yollar v: şömendöferler inşası şerait-i âtiye tahtında..." Vakit ve Peyam-ı Sabah metninde bu tümce parçası şöyledir: "yahut oralara süratle müteharrik bataryalar isaline müsaid yollar ve demiryolları tesisi..." Müttefiklerin sonradan yaptıkları öneriler arasında, Vakit ve Peyam-ı Sabah metnine göre, bu sözcüklerin metinden çıkartıldığı belirtilmektedir. (Çevirenler)

105  Bakınız: Not  103. (Çevirenler)

106  Bakınız: Not  103.  (Çevirenler)

107  Fransızca, İngilizce ve İtalyanca son metinlerde Midilli adası yazısı olmamakla birlikte, 1920 Türkçe çevirilerinde Midilli de gösterilmektedir. Oysa, Müttefiklerin sonradan yaptıkları değişiklik önerilerinde, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerine göre, bu çıkartma belirtilmektedir. (Çevirenler)

108  Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde, Fransızca, İngilizce ve İtalyanca metinlerden değişik ola­rak, yalnız "adalar" denilmekte, adaların adları belirtilmemektedir. Vakit ve Peyam-ı Sabah metinleri de böyledir. Müttefiklerin sonradan yaptıkları değişiklik önerilerinde, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerine göre, adaların adlarıy­la belirtildiği açıklanmaktadır. (Çevirenler)

109  Matbaa-i Amire, Konya ve Erim metinlerinde "maiyet-i seniye hassa muhafaza kıtaatı", Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Zat-ı şahanenin nefs-i hümayunlarına mahsus kuvve-i muhafaza". (Çevirenler)

110  Vakit ve Peyam-ı Sabah'da., Müttefiklerin değişiklik notasında, şöyle bir düzeltme de.vardır: "178 nci maddenin üç numaralı fıkrasının sondan bir evvelki satırında 161 nci madde kelimesinden sonra âtideki cümle ilâve olunacaktır: "Bu Midilli adasında bir Yunan muhafaza kuvvetiyle 152 nci maddede mevzu-u bahis olduğu üzere havali-i mezkûrede asakir-i hassa-i şahane bulundurulmasına mani değildir" cümlesi yazılacaktır". (Çevi­renler)

111   Vakit ve Peyam-ı Sabah'da., Müttefiklerin değişiklik önerileri arasında şöyle bir düzeltme de vardır: "Mez-kür maddenin [madde 178] dördüncü fıkrasının birinci satırındaki "Devletler" kelimesinden mukaddem "mütte-fiken hareket eden" kelimeleri vaz olunacaktır". (Çevirenler)

112  Fransızca metinde "stationnaire", İngilizce metinde "guard-ship", İtalyanca metinde "stazionario". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "istasyon"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde  "karakol sefinesi". (Çevirenler)

113  Fransızca metinde "requisition", İngilizce metinde "requisition", İtalyanca metinde "requisizione". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "vaz-ı yed (istimval)"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Vaz-ı yed ve müsadere". (Çevirenler)

 

1. Avrupa'da:

Saros"4  Körfezi'nde  Karaçalı'dan  kuzey-doğuya  doğru:

yaklaşık olarak kuzey-doğuya yönelen ve Beylik Dere havzasının güney sınırını Kuru Dağ doruğuna kadar izleyen bir çizgi;

oradan, tepeler çizgisini izleyen bir çizgi;

sonra. Emirli'nin kuzeyinden ve Dereler'in güneyinden geçen düz bir çizgi; ku-zey-kuzey-doğuya dönerek Tekirdağ-Malkara yolunu Aynarcık'ın116 3 kilometre ba­tısında kesen ve oradan Ortaköy'ün"7 6 kilometre doğusundan geçen bir çizgi;

sonra, kuzey-doğuya dönen ve Tekirdağ-Hayrabolu yolunu Tekirdağ'ın 18 kilo­metre kuzey-batısmda kesen bir çizgi;

oradan, Muradlı-Tekirdağ yolunun Muradlı'nın yaklaşık l kilometre güneyin­deki bir noktaya kadar:

bir düz çizgi;

oradan, doğu-kuzey-doğuya doğru ve Yeniköy'e kadar:

Çorlu-Çatalca demiryolunun en az 2 kilometre kuzeyinden geçecek biçimde de­ğiştirilmiş bir düz çizgi;

oradan, kuzey-kuzey-doğuya doğru ve 27. Maddenin 1-2. fikrasında tanımlanan Türkiye'nin sınırında, Istranca'nm batısında bir noktaya kadar: Yeniköy'ü bölgede bırakan bir düz çizgi; oradan,   ve   Karadeniz'e   kadar: 27. Maddenin 1-2. fıkrasında tanımlanan Avrupa Türkiye'sinin sınırı.

2. Asya'da:

Başlıca Müttefik Devletlerce, Edremit118 Körfezi'nde, Dahlina Burnu ile Kemer İs­kele arasında saptanacak bir noktadan doğu-kuzey-doğuya doğru:

Kemer iskele ile Kemer'in ve bu iki yeri birbirine bağlayan yolun güneyinden geçen bir çizgi;

sonra, Osmanlar-Orhanlar119 dekovil demiryolunun Değirmendere'yi kestiği nok­tanın hemen güneyindeki bir noktaya kadar: bir   düz   çizgi;

oradan, kuzey-doğuya doğru ve Manyas Gölü'ne kadar: Değirmendere ile Karadere Suyu'nun sağ kıyısını izleyen bir çizgi;

oradan, Bandırma - Susığırlı demiryolunun Karadere yatağını kestiği noktaya kadar:

bu ırmağın ağzına doğru akım yolu;

oradan, doğuya doğru, Atranos Çayı'nın Karaoğlan'a doğru ağzından yaklaşık 3 kilometredeki bir noktaya kadar:

bir düz çizgi;

oradan, kuzey-doğuya doğru, bu ırmağın ağzına doğru akım yolu;

sonra, Apolyont Gölü'nün güney kıyısı;

sonra, Mudanya-Bursa demiryolunun, Bursa'nın yaklaşık olarak 5 kilometre kuzey­batısında Nilüfer120 Çayı'nı kestiği noktaya kadar:

bir düz çizgi;

oradan, kuzey-doğuya doğru ve Bursa'nın yaklaşık olarak 6 kilometre kuzeyinde nehirlerin kesişme yerine kadar:

Nilüfer Çayı'nın ağzına doğru, akım yolu;

oradan, kuzey-doğuya doğru ve İznik Gölü'nün en güney noktasına kadar:

bir düz çizgi;

oradan, îznik'in 2 kilometre kuzeyindeki bir noktaya kadar:

bu gölün güney ve doğu kıyıları;

oradan, kuzey-doğuya doğru, Sapanca Gölü'nün en batı ucuna kadar:

Çırçır Çeşme-Sıradağ-Elmalıdağ-Kalpakdağ-Ayıtepe-Hekimtepe tepeler çizgisini izleyen bir çizgi;

oradan, kuzeye doğru ve İzmit-Armaşa yolunun, Armaşa'nın 8 kilometre güney­batısındaki bir noktaya kadar:

olanak ölçüsünde Şocalı Dere havzasının doğu sınırını izleyen bir çizgi;

oradan, Akabedr'in Karadeniz'e döküldüğü yerin 2 kilometre doğusundaki bir noktaya kadar:

bir düz çizgi.

 

MADDE 180.

İşbu Andlaşmanın yürürlüğe girişinden başlayarak onbeş gün içinde, 178. Mad­dede öngörülen bölgenin sınırlarını, bu sınırların 27. Maddenin 1-2. fıkrasında tanım­lanan sınırla üst üste geldiği kesimler dışında, yerinde saptamak üzere bir Komisyon kurulacaktır. Bu Komisyon, Fransa, İngiltere ve İtalya askerî makamlarından herbi-rince atanacak üçer üye ile, gerekliğinde, bölgenin Yunan egemenliği altına giren ke­simiyle ilgili olarak, Yunan Hükümetince atanacak bir üyeden, ya da bölgenin Osmanlı egemenliği altında kalan kesimiyle ilgili olarak Osmanlı Hükümetince atanacak bir üyeden kurulu olacaktır. Oyçoğunluğuyla karar verecek olan Komisyonun kararları, ilgili taraflar için uyulması zorunlu olacaktır.

Bu Komisyonun giderleri, adı geçen bölgenin işgal giderleri hesabına geçirilecektir.

 

114  Fransızca, İngilizce ve İtalyanca metinlerde "Xeros". Matbaa-iÂmire, Konya ve Erim metinlerinde "Sa­ros"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Ikseros". (Çevirenler)

115  Fransızca, İngilizce ve İtalyanca metinlerde "Rodosto". 1920 Türkçe çevirilerinde "Tekfurdağ". (Çe­virenler)

116  Fransızca, İngilizce ve İtalyanca metinlerde "Ainarjik". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Aynarcık"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Aynacık". (Çevirenler)

117  Fransızca, İngilizce ve İtalyanca metinlerde "Ortaja Keui"; 1920 Türkçe çevirilerinde "Ortaköy". (Çevirenler)

118  Fransızca, İngilizce ve İtalyanca metinlerde "Adramid". (Çevirenler)

119  Fransızca, İngilizce ve İtalyanca metinlerde "Urchanlar". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "Orşanlar"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Orhanlar".  (Çevirenler)

120 Yabancı  dildeki  metinlerde   "Ulfer".  (Çevirenler)

 

ÇİZELGE I.

PADİŞAHIN ÖZEL KORUMA BİRLİĞİNİN (HASSA KITAATININ)

KURULUŞU

BİRLİKLER   

EN YÜKSEK PERSONEL SAYISI

DÜŞÜNCELER

Karargâh           ............                  

Yaya [Piyade]   ........

Atlı  [süvari]      ........ 

Hizmet              ..............

 

 

         TOPLAM  …….

101

425

125

50  

+___

700

1)  Bu personel sayısına şunlar girmektedir

a) Sultan'ın Özel Koruma Birliği karargahı [Kurmay Kurulu];

b) Sultan'ın Özel Koruma Birliği'ne bağlı generaller, her rütbeden ve sınıftan subaylar ile askerî görevliler.

 

 

ÇİZELGE II

ÖZEL   GÜÇLENDİRME   (TAKVİYE)   BİRLİKLERİNİN   KURULUŞUNA   GİREN

ÇEŞİTLİ  SINIFLAR  VE  HİZMETLER  KURULUŞLARININ  PERSONEL

SAYISI

 

BiRLiKLER

EN YÜKSEK PERSONEL SAYISI

Karargâh (Komutanlık: Subaylar ve personel)           .......

Yaya [piyade]   ........................................

Topçu               .......................................

Atlı [süvari]        .......................................

İstihkâm ve teknik birlikler........................

Teknik ve genel hizmetler.........................

TOPLAM:……………….

100

8.200                       Subaylar

2.500                         ve erler.

700

2.000

l .500

+_____

15.000

 

ÇİZELGE III.

İZİN VERİLEN EN YÜKSEK SİLÂH VE CEPHANE MİKTARI

 

 

 

 

 

 

GEREÇLER

MİKTAR

Her 1.000 kişiye1

MİKTAR

Silâh (tüfek ya da top) başına cephane

Sultanın özel koruma birliğii (hassa kıtaatı)

(jandarma) bilrlikleri

Özel güçlendirme (takviye)birlikleri.

Sultanın özel koruma birliği (hassa kıtaatı)

(Jandarma) birlikleri

Özel güçlendirme (takviye)birlikleri.

Tüfekler yada filintalar2.....

1.150

1.150

1.150

1.000

1.000

1.000

Tabancalar ...

Subay başına ve bindirilmiş astsubay başına 1 tabanca

Tabanca başına 100 mermi

Ağır yada hafif makinele tüfekler1

Dağ topları3

15

-

15

-

 

15

54

50.000

50.000

5.000

 

 

 

1)  Yedekler için artışları da kapsamak üzere.

2)   Otomatik tüfekler ve filintalar hafif makineli tüfekler sayılmaktadır.

3)  Hiçbir sahra topuna ya da ağır topa izin verilmemektedir.

4)  Dört toplu bir batarya  bir yedek top: toplam 15 batarya.

 

KESİM II

DENiZ KUVVETLERİNE İLiŞKiN HÜKÜMLER

 

 

MADDE 181.

İşbu Andlaşmanın yürürlüğe girişinden başlayarak, 30 Ekim 1918 Bırakışması [Mütarekesi] uyarınca Osmanlı limanlarında gözaltı121 edilmiş bulunan bütün savaş gemilerinin Başlıca Müttefik Devletlere kesin olarak teslim edilmiş sayıldıkları bildiri­lir.

Bununla birlikte, Türkiye, balıkçılık ve polis hizmeti için kıyıları boyunca, 7 ganbot122,

6 torpidoyu123

geçmeyecek sayıda gemi bulundurmak hakkına sahip olacaktır.     •  y»

Bu gemiler Osmanlı Deniz Kuvvetlerini oluşturacak ve 201. Maddede öngörülen Müttefikler-Arası Deniz Kuvvetleri Denetleme Komisyonunca, aşağıdaki gemiler ara­sından seçilecektir: GANBOTLAR:

Aydın Reis.

Burak Reis.

Sakız.

Preveze.

Hızır Reis.

Kemal Reis.

Isa Reis.  -

TORPİDOLAR:

Sivrihisar.

Sultanhisar.

Dıraç.

Musul.

Akhisar.

Yunus.

Gümrüklerin denetlenmesi için kurulacak yönetim, ilgili hizmetlerin iyi işlemesi için bir artışı zorunlu görürse, daha büyük bir kuvvet sağlamak üzere, 178. Maddede sözü edilen üç Müttefik Devlete başvurmak hakkına sahip olacaktır.

Ganbotlar, 77 milimetreden daha küçük çapta iki top ile, makineli tüfekten olu­şan hafif silâhlar taşıyabilirler. Torpidolar ( ya da devriye gemileri124), çapı 77 mili­metreden küçük bir toptan oluşan hafif silâhlar taşıyabilirler. Bu gemilerde bulunan bütün torpillerle torpil kovanları kaldırılacaktır.

 

MADDE 182.

Türkiye'nin, 181. Maddede öngörülen gemilerin yerine geçecekler dışında, başka savaş gemisi yapması ya da edinmesi yasaktır. Torpidoların yerine devriye [karakol] gemileri konulacaktır.

Bu gemilerin yerini alacak gemilerden:

ganbotlar 600 tonu;

devriye [karakol] gemileri 100 tonu geçmeyecektir.

Bir geminin yitirilmesi durumu dışında, ganbotlar ve torpidolar, denize indiril­melerinden başlayarak, ancak yirmi yıllık bir süre sonunda değiştirilebileceklerdir.

 

 

121 Fransızca metinde "internees", İngilizce metinde "interned", İtalyanca metinde "internate". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "tevkif edilmiş"; Vakit ve Peyam-ı Safa metinlerinde "mevkuf". (Çevirenler)

122  Fransızca metinde "sloops", İngilizce metinde "sloops", İtalyanca metinde "Cannonieri (sloops)". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "ganbot (Sloops)"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Islup". (Çe­virenler)

123  Fransızca metinde "torpilleurs", İngilizce metinde "torpedo-boats", İtalyanca metinde "torpedinieri". 1920 Türkçe çevirilerinde "torpido". (Çevirenler)

124  Fransızca metinde "leş torpilleurs (ou vedettes de patrouilles)", İngilizce metinde "torpedp-boats (or patrol launches)", İtalyanca metinde "le torpedinieri (o navi-vedetta)". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinle­rinde "torpidolar (yahut devriye sefaini)"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "torpidolar (yahut karakol gemi­leri)".  (Çevirenler)

 

 

MADDE 183.

Aşağıda belirtilerek sayılan Osmanlı silâhlı deniz taşıtlarıyla yardımcı silâhlı ge­mileri silâhsızlandırılacaklar ve ticaret gemisi işlemi göreceklerdir:

Reşit Paşa (eski Port Antonio).

Tir-i Müjgân (eski Pembroke Castle).

Giresun (eski Warwick Castle).

Millet (eski Seagull).

Akdeniz.

60, 61, 63 ve 70 sayılı Boğaziçi yük [araba] vapurları125.

 

MADDE 184.

Ticaret amacıyla kullanılmak üzere yapımı bitirilebilecek su üstü gemileri dışın­da, şu sırada Türkiye'de yapılmakta olan -denizaltılarım da içine almak üzere- bütün gemiler yok edilecektir.

Gemileri yok etme işine işbu Andlaşmamn yürürlüğe girişiyle başlanılacaktır.

 

MADDE 185.

Su üstü ya da su altı her çeşit Osmanlı savaş gemilerinin yok edilmesinden elde edi­lecek eşya, makineler ve gereçler ancak yalnız sanayide ve ticarette kullanılabilecektir. Bunlar yabancı ülkelere ne satılabilir ne de verilebilir.

 

MADDE 186.

Türkiye'de, ticarette kullanılmak için bile olsa, denizaltı yapımı ya da edinilmesi yasaktır.

 

MADDE 187.

181. Maddede sayılan Osmanlı deniz kuvvetleri gemilerinde, taşıyacakları ya da yedek bulunduracakları savaş gereçleri ve silâhlar, ancak, 201. Maddede öngörülen Müttefikler-Arası Deniz Kuvvetleri Denetleme Komisyonunca saptanacak miktarda olacaktır. Yukarıdaki miktarların saptanmasını izleyen ay içinde, 30 Ekim 1918 Bı­rakışmasının [Mütarekesinin] imzalanması tarihinde Türkiye'ye ait olan bütün silâh­lar, cephane ya da başka deniz savaş gereçleri ile mayınlar ve torpiller kesin olarak Başlıca Müttefik Devletlere teslim edilmiş olacaktır.

Sözü geçen nesnelerin Osmanlı topraklarında yapımı ya da yabancı ülkelere gön­derilmesi yasaklanacaktır.

Her çeşit deniz savaş silâhları, cephane ve gereçlerin başka her türlü stok edilmesi, depolanması ya da yedekte tutulması yasaktır.

 

MADDE 188.

Müttefikler-Arası Deniz Kuvvetleri Denetleme Komisyonu, 189. Madde hüküm­leri uyarınca Osmanlı Deniz Kuvvetlerine alınacak her rütbeden ve her sınıftan subayların ve erlerin sayısını saptayacaktır. Bu personel içinde, 181. Madde uyarınca Tür­kiye'ye bırakılan gemilerin silâhlı personeli, kolluk [polis] ve balıkçılık hizmetleri yöne­tim personeli, semafor istasyonları personeli bulunacaktır.

Yukarıdaki sayının saptanmasından başlayarak, iki ay içinde, eski Osmanlı De­niz Kuvvetlerinin, yukarıdaki fıkrada öngörülen sayıyı aşan personeli terhis edilecek­tir.

Yukarıda öngörülen personel dışında, Türkiye'de, Deniz Kuvvetlerine bağlı hiz­metler için, hiçbir kara ya da deniz kuvveti birliği, ya da herhangi bir yedek birlik ku­rulamayacaktır.

 

MADDE 189.

Osmanlı Deniz Kuvvetleri personeli, subaylar için aralıksız en az yirmi beş yıllık, deniz assubayları ve erler için aralıksız en az oniki yıllık bir süre için, tüm gönüllü ola­rak sağlanacaktır.

Yükümlenilen sürenin bitiminden başka herhangi bir nedenle hizmetten ayrılan personelin yerini alacak olan yıllık personel sayısı, Müttefikler-Arası Deniz Kuvvetleri Denetleme Komisyonunca saptanan toplam personel sayısının yıllık yüzde beşini geç­meyecektir.

Eski Osmanlı Deniz Kuvvetlerinden terhis edilen personel, ne çeşit olursa olsun, hiçbir askerlik ya da denizcilik eğitimi görmeyecektir.

Eski Osmanlı Deniz Kuvvetlerine bağlı olan ve hizmette tutulan subaylar, haklı nedenlerle terhis edilmemişlerse, kırk beş yaşına kadar hizmet etmeyi yükümlenecek-lerdir.

Osmanlı ticaret filosunda hizmet gören subaylar ve erler, ne biçimde olursa ol­sun, hiçbir askerlik eğitimi görmeyeceklerdir.

MADDE 190.

178. Maddede öngörülen bölgenin telsiz telgraf istasyonları, işbu Andlaşma yü­rürlüğe girer girmez, Başlıca Müttefik Devletlere teslim edilecektir. Yunanistan ve Tür­kiye, sözü edilen bölgede hiçbir telsiz telgraf istasyonu kuramayacaklardır.

 

KESiM III

KARA VE DENİZ HAVACILIĞINA ÎLlŞKÎN HÜKÜMLER126

 

MADDE 191.

Türkiye'nin askerî kuvvetlerinde hiçbir kara ya da deniz hava kuvveti bulunma­yacaktır.

Güdümlü  hiçbir balon elde bulundurulmayacaktır.

 

125 Fransızca metinde "ferry-boats du Bosphore", İngilizce metinde "Bosphorus ferry-boats", İtalyanca metinde "ferry-boats del Bosforo". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "yük vapurları (ferry-boats du Bosphore)"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Boğaziçi vapurları". (Çevirenler)

126 Fransızca başlık "Clauses concernant l'aeronautique militaire et navale", İngilizce başlık "Air Clauses", İtalyanca başlık "Clausole concernenti l'aeronotica militare e navale". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerin­de "Berrî ve bahrî sefain-i havaiyeye müteallik mevad"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "Askerî ve bahri tay­yareciliğe dair ahkâm". (Çevirenler)

 

 

MADDE 192.

İşbu Andlaşmamn yürürlüğe girişinden başlayarak iki ay içinde, şu sırada Türk kara ve deniz kuvvetlerinin kadrosunda görülen bütün havacı personel terhis edilecek­tir.

 

MADDE 193.

Osmanlı ülkesinin Müttefik birliklerinden tüm boşaltılmasına değin, Müttefik Devletlerin uçakları127, Türkiye'nin bütün ülkesi üzerinde havalardan geçiş, transit ve iniş özgürlüğüne sahip olacaklardır.

 

MADDE 194.

İşbu Andlaşmanın yürürlüğe girişini izleyecek altı ay süresince, her çeşit uçakların, uçak parçalarının ve uçak motorlarıyla uçak motoru parçalarının yapımı, ülkeye so­kuluşu ve ülkeden çıkartılışı bütün Türkiye ülkesinde yasaklanacaktır.

 

MADDE 195.

İşbu Andlaşma yürürlüğe girer girmez, kara ve deniz hava kuvvetlerinin bütün gereçlerini, Türkiye, giderlerini kendi yüklenmek üzere, Başlıca Müttefik Devletlere teslim edecektir.

Bu teslim işi altı aylık128 bir süre içinde tamamlanacak ve Müttefikler-Arası De­netleme Komisyonunca gösterilecek yerlerde yapılacaktır. Bu gereçlere ne yapılacağına Başlıca Müttefik Devletler Hükümetleri karar vereceklerdir.

Bu gereçler içinde, özellikle, savaş için kullanılmakta, kullanılmış ya da kullanı­labilecek olan aşağıdaki gereçler de yer alacaktır:

Tamamlanmış, yapım, onarım ya da montaj durumundaki uçaklar ve deniz uçak­ları ;

Uçabilecek durumda, yapım, onarım ya da montaj durumundaki güdümlü ba­lonlar;

İdrojen yapımında kullanılan aygıtlar;

Güdümlü balon hangarları ile her çeşit uçak barınakları;

Güdümlü balonlar, teslim edilinceye kadar, Türkiye, hesabına idrojenle şişirilmiş olarak saklı tutulacaklardır; güdümlü balonlar teslim edilinceye kadar, idrojen yapı­mında kullanılan aygıtlar ile güdümlü balonların barınakları, adı geçen Devletlerce, isterlerse, Türkiye'ye bırakılabilecektir.

Uçak motorları;

Uçak gövdeleri129;

Silâhlar (toplar, makineli tüfekler, bomba-atarlar, torpil-atarlar, zamanlama ve nişan aygıtları);

Cephane (mermiler, obüsler, dolu bombalar, bomba gövdeleri, patlayıcı madde stokları ya da bunlann yapımında kullanılan maddeler);

Uçaklarda kullanılan yönetim aygıtları (güverte aygıtları);

Havacılıkta kullanılan telsiz telgraf, fotoğraf ve sinema aygıtları

Yukarıda sayılan bütün kategorilerden herbirinin yedek parçaları130.

Türkiye'de bulunan, ne çeşit olursa olsun, tüm havacılık gereçleri, savaş gereci sayılacak ve bu nedenle ne yurt dışına çıkartılabilecek, ne başkasına aktarılacak, ne ödünç verilebilecek, ne kullanılabilecek, ne de yok edilebilecektir; bu gereçler, 202. Maddede öngörülen Müttefikler-Arası Havacılık Denetleme Komisyonunca bunlara ilişkin olarak bir karara varılıncaya kadar, bulundukları yerde olduğu gibi tutulacak­tır; bu konuda karar vermeğe tek yetkili, bu Komisyon olacaktır.

 

KESiM IV.

MÜTTEFİKLER-ARASI DENETLEME VE ÖRGÜTLEME KOMİSYONLARI.

 

MADDE 196.

İşbu Bölümün özel hükümleri dışında, işbu Andlaşmadaki kara, deniz ve hava kuv­vetlerine ilişkin hükümler, bu amaçla Başlıca Müttefik Devletlerce atanacak Mütte­fikler-Arası Komisyonların denetimi altında Türkiye'ce ve giderlerini Türkiye yüklen­mek üzere, yerine getirilecektir.

Yukarıda sözü edilen Komisyonlar, kara, deniz ve hava kuvvetleriyle ilgili hü­kümlerin yerine getirilmesine ilişkin her konuda, Başlıca Müttefik Devletleri, Osmanlı Hükümeti katında temsil edeceklerdir. Bunlar, Türkiye makamlarına, Başlıca Müttefik Devletlerin almayı kendi yetkilerinde tuttukları kararlan ya da sözü edilen hüküm­lerin yerine getirilmesinin gerekli kılabileceği kararlan bildireceklerdir.

 

MADDE 197.

Müttefikler-Arası Denetleme ve Örgütleme Komisyonları örgütlerini istanbul'da yerleştirebilecekler ve, gerekli gördükçe, Osmanlı ülkesinin herhangi bir yerine gitmek ya da buralara alt-komisyonlar göndermek, bir ya da birkaç üyelerini buralara gitmek­le görevlendirmek yetkisine sahip olacaklardır.

 

MADDE 198.

Osmanlı Hükümeti, Müttefikler-Arası Denetleme ve Örgütleme Komisyonlarının görevlerini yerine getirebilmek için gerekli görecekleri her çeşit bilgiyi ve belgeyi ken­dilerine verecek ve kara, deniz ve hava kuvvetlerine ilişkin hükümlerin tümüyle yerine getirilmesini sağlamak için, yukanda adı geçen Komisyonların gereksinme duyabile­cekleri bütün olanakları, gerek personel gerek araç olarak, giderleri kendisi yüklenmek üzere, verecektir.

 

127  Fransızca metinde "appareils d'aeronautique", İngilizce metinde "aircraft", İtalyanca metinde "ap-parecchi aeronautici",  1920 çevirilerinde  "tayyare".  (Çevirenler)

128  1920 çevirilerinde "üç ay" denmekteyken, Prof. Erim, yabancı dildeki metinlere uygun olarak "altı ay" biçiminde düzeltmiştir. (Çevirenler)

129  Fransızca metinde "les cellules", İngilizce metinde "nacelles and fuselages", İtalyanca metinde "le na-vicelle e le cellule". Matbaa-i Amire, Konya ve Erim metinlerinde "tayyare muhafazaları"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "selüller". (Çevirenler)

130 Prof. Erim, bu fıkranın Konya metninde bulunmadığını haklı olarak belirtmektedir. Matbaa-i Âmire met­hinde de yoktur. Oysa, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "marıuzzikr cihazlara mahsus ayrı parçalar" denil­mektedir. (Çevirenler)

 

Osmanlı Hükümeti, her Komisyonun yanına, bu Komisyonun Osmanlı Hükü­metine gönderebileceği bildirimleri almak ve isteyebilecekleri her çeşit bilgileri ve bel­geleri vermek ya da sağlamakla görevli, yetkili bir temsilci atayacaktır.

 

MADDE 199.

Müttefikler-Arası Denetleme ve Örgütleme Komisyonlarının yönetim ve giderleri ile işlemlerinden doğan harcamalarını Türkiye karşılayacaktır.

 

MADDE 200.

Müttefikler-Arası Denetleme ve Örgütlenme Komisyonu, bir yandan, Osmanlı kuvvetlerinin izin verilen sınırlar içine indirilmesine olduğu kadar, I. Kesimin VI Alt-Kesiminde öngörülen savaş silâhlarının ve gereçlerinin teslimi ve sözü edilen Kesi­min VII. ve VIII. Alt-Kesimlerinde öngörülen berkitilmiş [müstahkem] bölgelerin silâhsızlandırılmasın a da ilişkin askerî hükümlerin yerine getirilmesi; öte yandan da, yeni Osmanlı [silâhlı] kara kuvvetinin örgütlenmesi ve kullanılışının denetlenmesi ile görevli olacaktır.

1.   Müttefikler-Arası Kara Kuvvetleri Denetleme Komisyonu olarak, görevleri özellikle şunlar olacaktır:

a)   Türkiye'nin, 170. Madde uyarınca elinde bulundurmasına izin verilecek güm­rük polisi, yerel kent ve kır polisi görevlilerinin, orman bekçilerinin ve benzeri görevli­lerinin sayısını saptamak;

b)   Osmanlı Hükümetinden, cephane stoklarının ve depolarının yerlerine, berki­tilmiş [müstahkem] yapıların, kalelerin ve berkitilmiş yerlerin silâhlarına, silâh, cep­hane ve savaş gereçleri fabrikalarının ya da yapımevlerinin yerlerine ve işleyişlerine ilişkin bildirimleri almak;

c)   Silâh, cephane, savaş gereçleri ve bunların yapımına yarayacak aygıtları tes­lim almak, bu teslimin nerelerde yapılacağını saptamak ve işbu Andlaşma ile öngörü­len işe yaramaz duruma getirme ya da biçim değiştirme işlerini denetim altında tutmak.

2.   Müttefikler-Arası  Kara  Kuvvetleri  Örgütleme  Komisyonu  olarak görevleri özellikle şunlar olacaktır:

a)   Osmanlı Hükümeti ile işbirliği ederek, bu Bölümün I. Kesiminin I-IV. Alt-Kesimlerinde öngörülen temeller üzerinde Osmanlı kara kuvvetlerini düzenlemek ve 156. Maddede öngörülen yersel bölgeleri sınırlandırmak ve, son olarak, çeşitli yersel bölgeler arasında jandarma birliklerinin dağıtımını sağlamak;

b)   156. ve 157. Maddelerde öngörüldüğü üzere, bu jandarma birlikleri ile özel birliklerin kullanılışını ve sözü edilen Maddeler uyarınca saptanmış olan bu kuvvetlerin olağan dağıtımında Osmanlı Hükümetinin geçici değişiklikler getirilmesi yönündeki istekleri konusunu karara bağlamak;

c)   159. Maddede öngörülen koşullar altında Osmanlı jandarmasında göreve ka­bul edilecek Müttefik ya da tarafsız Devletler subaylarının uyruklarına göre oranını sap­tamak ve sözü edilen Maddede bunların çeşitli görevlere katılmaları koşullarım düzen­lemek.

 

MADDE 201.

Müttefikler-Arası Deniz Kuvvetlerini Denetleme Komisyonunun görevi, özellik­le, tersanelere giderek gemilerin yıkımını denetlemek, deniz savaşı silâhlarını, cepha­neyi ve gereçlerini teslim almak ve bunların yok edilmesini ve yıkımını denetlemektir.

Osmanlı Hükümeti, Müttefikler-Arası Deniz Kuvvetlerini Denetleme Komisyo­nuna, Komisyonun, deniz kuvvetlerine ilişkin hükümlerin tam yerine getirilmesini sağ­lamak için, gerekli göreceği bütün bilgileri ve belgeleri ve, özellikle, savaş gemilerinin plânlarını, silâhlarının nelerden oluştuğunu, top, cephane, torpil, mayın patlayıcı mad­de, telsiz telgraf aygıtlarının ayrıntılarını ve modellerini ve genellikle deniz savaşı ge­reçlerine ilişkin her şeyle, yasal ya da yönetimsel belgeleri ve yönetmelikleri verecektir.

 

MADDE 202.

Müttefikler-Arası Havacılık Denetleme Komisyonunun görevi, özellikle, şu sıra­da Osmanlı Hükümetinin elinde bulunan havacılık gereçlerinin sayımını.yapmak ve uçak, balon ve uçak motoru fabrikalarını ve uçakların kullanabilecekleri silâhları, cep­haneyi ve patlayıcı maddeleri yapan fabrikaları denetlemek, Osmanlı ülkesi üzerin­deki tüm hava alanlarını, hangarları, iniş alanlarını, parkları ve depoları gezmek ve, gerektiğinde, öngörülen gereçlerin taşınmasını ve teslim alınmasını sağlamaktır.

Osmanlı Hükümeti, Müttefikler-Arası Havacılık Denetleme Komisyonuna, ha­vacılık hükümlerinin tam olarak yerine getirilmesini sağlamak için gerekli göreceği bütün bilgilerle, yasal, yönetimsel ya da başka belgeleri ve, özellikle, Türkiye'deki bü­tün havacılık hizmetlerinde çalışan personelin sayısı ile, varolan, yapılmakta ya da ıs­marlanmış bulunan gereçlerin sayısını ve havacılık için çalışan bütün kurumların yer­lerinin, bütün hangarların ve iniş alanlarının tam bir dizelgesini [listesini] sağlayacak­tır.

 

MADDE 203.

Müttefikler-Arası Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Denetleme Komisyonları, 178. Maddenin 1. ve 2. paragraflarında öngörülen işlemlerin yerine getirilmesini or­taklaşa denetlemekle görevlendirilecek temsilciler atayacaklardır.

 

MADDE 204.

89. Maddede söz konusu olan toprakların siyasal statüsü kesin olarak düzenlenin­ceye değin, Müttefikler-Arası Denetleme ve Örgütleme Komisyonlarının kararları, ancak bu düzenleme yüzünden sözü geçen Komisyonların yapılmasını gerekli görecek­leri değişiklikler göz önünde tutulmak koşuluyla, alınabilecektir.

 

MADDE 205.

Müttefikler-Arası Denizcilik ve Havacılık Denetleme Komisyonları, 201. ve 202. Maddelerde kendileri için öngörülen görevler sona erer ermez, işlerine son verecekler­dir.

200. Maddenin 1. paragrafında öngörülen denetleme işlemleriyle görevli Mütte­fikler-Arası Kara Kuvvetleri Komisyonunun ilgili bölümünün de durumu böyle ola­caktır.

Adı geçen Komisyonun, 200. Maddenin 2. paragrafında öngörüldüğü üzere, yeni Osmanlı kara kuvvetinin örgütlenmesiyle görevli bölümü, işbu Andlaşmanm yürürlüğe girişinden başlayarak, beş yıllık bir süre boyunca çalışacaktır. Başlıca Müttefik Dev­letler, bu sürenin bitiminde, adı geçen Komisyonun bu bölümünün varlığını sürdür­mesinin ya da sona erdirmesinin uygun olup olmayacağım değerlendirmek haklarını saklı tutmaktadırlar.

 

KESİM V

GENEL HÜKÜMLER

 

MADDE 206.

30 Ekim 1918 tarihli Bırakışmanın [Mütarekenin], sırasıyla 7., 10., 12., 13. ve 24. Maddeleri, işbu Andlaşmanın hükümlerine aykırı düşmedikçe, yürürlükte kalmakta­dırlar131.

 

MADDE 207.

Türkiye, işbu Andlaşmanın yürürlüğe girişinden başlayarak, hiçbir yabancı ül­keye, herhangi bir kara, deniz ya da hava kuvvetlerine ilişkin heyeti görevle atamamayı, göndermemeyi ve gidişine izin vermemeyi yükümlenir; ayrıca, Osmanlı uyruklarının, herhangi bir yabancı Devletin ordusuna, donanmasına ya da hava kuvvetlerine katıl­mak ya da eğitimine yardım etmek için ona bağlanmak ya da, genellikle, yabancı bir ülkede kara, deniz ya da hava kuvvetlerinde eğitime katkıda bulunmak için ülkeden ayrılmasını önlemek üzere uygun göreceği önlemleri almayı yükümlenir.

Müttefik Devletler de, kendi bakımlarından, işbu Andlaşmanm yürürlüğe girişin­den başlayarak, kendi ordularına, donanmalarına ya da hava kuvvetlerine hiçbir Os­manlı uyruğu almayacaklarını, ya da askerlik eğitimine yardım için kabul etmeyecek­lerini, ya da, genellikle, bir Osmanlı uyruğunu, kara, deniz ya da hava kuvvetleri eğit­meni olarak kullanmayacaklarını kararlaştırmışlardır.

Bununla birlikte, bu hüküm, Fransa'nın Yabancılar Alayı'na132, Fransız askerlik yasaları ve yönetim kuralları uyarınca asker alma hakkına hiçbir bakımdan aykırı düşmemektedir.