ASKERÎ HÂKİMLER KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

              

MÜTTEFİK VE ORTAK DEVLETLERLE TÜRKİYE ARASINDA

10 AĞUSTOS 1920'DE SEVRES' DE

İMZALANAN BARIŞ ANDLAŞMASI


 BÖLÜM   VI

SAVAŞ TUTSAKLARI VE MEZARLIKLAR.

 

KESİM I.

SAVAŞ TUTSAKLARI

 

MADDE 208.

Henüz yurtlarına geri gönderilmemiş olan Osmanlı savaş tutsaklarıyla, gözaltı [enterne] edilmiş sivillerin geri gönderilmesi, işbu Andlaşmanm yürürlüğe girişinden sonra, olabildiğince hızla sürdürülecektir.

 

MADDE 209.

Osmanlı makamlarına teslim edilir edilmez, savaş tutsakları ile gözaltı edilmiş siviller, bu makamlarca vakit yitirilmeden yurtlarına133 gönderileceklerdir.

Savaş öncesi konulları [ikâmetgâhları] Müttefik Devletler birliklerinin işgalin­deki topraklarda olanlar da, Müttefik işgal orduları askerî makamlarının kabul etmesi ve denetlemesi koşuluyla, yerlerine gönderileceklerdir.

 

MADDE 210.

30 Ekim 1918 tarihinden başlayarak, bütün geri gönderme giderleri Osmanlı Hü­kümetince karşılanacaktır.

 

MADDE 211.

Disipline aykırı kabahatlar yüzünden hüküm giyebilecek ya da hüküm giymiş olan savaş tutsakları ve gözaltı edilmiş siviller, cezalarının ya da kendilerine karşı baş­latılmış kovuşturmanın sona ermesini beklemeksizin, yurtlarına geri verileceklerdir.

Bu hüküm, 15 Haziran 1920'den134 sonraki eylemlerinden dolayı ceza gören savaş tutsaklarıyla gözaltı edilmiş sivillere uygulanmaz.

Yurda geri dönünceye kadar bütün savaş tutsaklarıyla gözaltı edilmiş siviller, özellikle çalışma ve disiplin açısından, yürürlükteki yönetim kurallarına bağlı kala­caklardır.

 

MADDE 212.

Disiplin suçlarından başka olaylar yüzünden hüküm giyebilecek ya da hüküm giy­miş olan savaş tutsaklarıyla gözaltı edilmiş siviller tutuklu olarak kalabileceklerdir135.

 

MADDE 213.

Osmanlı Hükümeti, yurda dönebilecek durumda olan herkesi, ayırım gözetmek­sizin, ülkesine kabul etmeyi yükümlenir.

Yurda dönmeyi istemeyecek olan Osmanlı savaş tutsakları ya da uyrukları, bu geri gönderme işlemi dışında tutulabilirler; ancak, Müttefik Hükümetler, bunları ya geri göndermek, ya bir tarafsız ülkeye yollamak, ya da kendi ülkelerinde oturmalarına izin vermek hakkını saklı tutarlar.

Osmanlı Hükümeti, bu kimselere ya da ailelerine karşı kuraldışı hiçbir önlem al­mamayı ve bu yüzden kendilerine, ne biçim olursa olsun, hiçbir baskıda ya da rahatsız edici işlemde bulunmamayı yükümlenir.

 

131   Prof. Erim, Sevres andlaşması metninden önce, Mondros Mütarekenamesi metnini de vermektedir (ss. 519-524). Bu metnin, Âli Türkgeldi'nin (Moudrot ve Mudanya Mütarekelerinin Tarihi, Ankara 1948) adlı yapıtında aynen alındığını (s.69) belirtmektedir. Burada sözü geçen Mondros Bırakışmasının (Mütarekesinin) ilgili madde­leri,   bu   metne   göre,   şöyledir:

"Madde 7. — Müttefikler emniyetlerini tehdit edecek vaziyet zuhurunda herhangi sevkulceyşî noktasını işgal hakkını haiz olacaklardır.

Madde   10.—Toros  tünellerinin  Müttefikler  tarafından işgali.

Madde 12. — Hükümet muhaberatı müstesna olmak üzere telsiz ve telgraf ve kabloların itilâf memurları tarafından murakabesi.

Madde 13. — Bahrî, askerî ve ticarî mevad ve malzemenin men-i tahribi.

Madde 24. — Vilâyat-ı sittede iğtişaş zuhurunda mezkûr vilâyetlerin herhangi bir kısmının işgali hakkını itilâf devletleri muhafaza ederler."

Ayrıca bu maddelerin, bugünkü dile çevirileri için bu kitabın 2,3 ve 4ncü sayfalarına bak. (Çevirenler)

132  Fransızca metinde "Legion etrangere", İngilizce metinde "Foreign Legion", İtalyanca metinde "legi-one straniera". Matbaa-iÂmire, Konya ve Erim metinlerinde "lejyon etranjer (ecnebi alayı)"; Vakit ve  Peyam-ı Sa­bah  metinlerinde   "lejyon  etranjer".   (Çevirenler)

133  Fransızca metinde "foyers", İngilizce metinde "homes", İtalyanca metinde "proprie case". Matbaa-i Amin, Konya ve Erim metinlerinde "memleketlerine"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "yurtlarına". (Çeviren-ler)

134  Konya metninden aktarmada bulunan Prof. Erim, bu metinde "l kânunu sâni" yazılı olduğunu, yaban­cı dillerdeki metinlere uygun olarak düzelttiğini belirtmektedir. Gerçekten, Matbaa-i Âmire, Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde de "l kânunu sani" yazılıdır. Ancak, Müttefiklerin sonradan sundukları değişiklik önerilerinde, Va­kit ve Peyam-ı Sabah metinlerine göre, şöyle denilmektedir: "211 nci maddesinde ikinci fıkradaki "l kânunu sani 920 tarihi", 15 Haziran 920 suretinde tâdil olunmuştur". Andlaşmanm kesin metnine (yabancı dillerde) bu son tarih alınmıştır.  (Çevirenler)

135  Fransızca metinde "pourront etre maintenus en detention", İngilizce metinde "may be detained", İtalyanca metinde "potranno essere mantenuti in detenzione". Matbaa-i Âmire, Konya. ve Erim metinlerinde "mev­kuf kalacaklardır"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "mevkuf tutulabileceklerdir". (Çevirenler)

 

 

MADDE 214.

Müttefik Hükümetler, ellerinde bulunan Osmanlı savaş tutsaklarıyla uyruklarının geri gönderilmelerini, Osmanlı Hükümetince, isteklerine aykırı olarak, Türkiye'de tutulmaları süregiden Müttefik Devletlerin bütün savaş tutsaklarıyla başka uyrukları­nın hemen bildirilmesine ve bunların özgürlüklerine kavuşturulmalarına bağlamak hakkını saklı tutarlar.

 

MADDE 215.

Osmanlı Hükümeti şunları yükümlenir:

1.  Müttefik Devletlerce yitiklerin aranması ya da Osmanlı ülkesinde kalmak is­teğini belirtmiş Müttefik uyruklarının kimliğinin saptanmasıyla görevlendirilmiş Ko­misyonlara her türlü kolaylığı göstermek; bu Komisyonlara yarayacak taşıtları sağla­mak; bunların kamplara, cezaevlerine, hastanelere ve başka her yere girmelerine izin vermek; araştırmalarında kendilerine yardımcı olabilecek bütün kamusal ya da özel nitelikteki belgeleri bu Komisyonlara vermek;

2.  Müttefik Devletlerden birinin uyrukluğunda olan bir kimsenin varlığını gizle­yen ya da öğrendikten sonra bunu bildirmeyi savsaklayan Osmanlı görevlilerine ya da özel  kişilere  cezalar  düzenlemek;

3.  İşbu Andlaşmanın VII. Bölümünde (Yaptırımlar) öngörülen cezaları gerekti­ren ve Türklerin, savaş sırasında, Müttefik savaş tutsaklarının ya da uyruklarının kişi­liğine karşı işledikleri suç sayılacak eylemlerin saptanmasını kolaylaştırmak.

 

MADDE 216.

Osmanlı Hükümeti, Müttefik Devletlerin subaylarına, erlerine ve denizcileriyle başka uyruklarına ait olan ve Osmanlı makamlarınca alıkonmuş bulunan her türlü eşyanın, donatımın, silâhların, paranın, değerli kâğıtların, belgelerin ya da kişisel eşya­nın, işbu Andlaşma yürürlüğe girer girmez, vakit geçirmeksizin geri verilmesini yü­kümlenir.

 

MADDE 217.

Bağıtlı Yüksek Taraflar, herbirinin kendi ülkelerinde savaş tutsaklarının bakımı için harcanan paraların ödenmesinden karşılıklı olarak vazgeçtiklerini bildirirler.

 

KESİM II

MEZARLAR.

 

MADDE 218.

Osmanlı Hükümeti, işbu Andlaşma ile saptanan Türkiye sınırları içinde olan ve savaş alanında can vermiş, ya da aldıkları yaralar, kaza ya da hastalık sonucu ölmüş askerlerin ya da denizcilerin mezarlarının bulunduğu toprak parçalarıyla, bu asker­lere ve denizcilere mezarlık ya da anıt yapılması için gerekecek toprak parçalarının ol­duğu kadar, bu mezarlıklara ya da anıtlara gidecek yolların tüm ve tekelci mülkiyetim İngiliz, Fransız ve İtalyan Hükümetlerinin herbirine aktaracaktır.

Yunan Hükümeti, Boğazlar bölgesinin ve adaların kendi egemenliği altına konul­muş olan kesimi bakımından aynı yükümlülüğü yerine getirmeyi kabul eder.

 

MADDE 219.

İşbu Andlaşmanın yürürlüğe girişinden başlayarak, altı aylık bir süre içinde, İngiliz, Fransız ve İtalyan Hükümetlerinden herbiri, Osmanlı Hükümeti ile Yunan Hü­kümetine, 218. Madde uyarınca mülkiyeti kendilerine aktarılması gereken toprak par­çalarını bildireceklerdir136. İngiliz, Fransız ve İtalyan Hükümetlerinden herbiri, ölü­lerin gömüldüğü ya da gömülmüş olabileceği bölgeleri araştırmak ve mezarların bir araya getirilmesini ve, gerektiğinde, mezarlıklar kurulacak yerlerin önerilmesi bakı­mından tek yetkili olacak bir Komisyon atamak hakkına sahip olacaktır. Osmanlı Hü­kümetiyle Yunan Hükümeti, kendilerini bu Komisyonlarda temsil ettirebilecekler ve bunlara, görevlerini yerine getirebilmeleri için, tüm yardımlarını sağlayacaklardır.

Sözü edilen toprak parçaları arasında özellikle 3 sayılı haritada gösterilen Geli­bolu Yarımadası'ndaki toprak parçalan da yer alacaktır; bu toprak parçalarının sınır­ları, önceki fıkrada da öngörüldüğü gibi, Yunan Hükümetine bildirilecektir. Bu top­rak parçalarının kendisine geçirilmiş olduğu Hükümet, bunları veriliş amaçlan dışında başka herhangi bir amaçla kullanmamayı ve kullandırmamayı yükümlenir. Bunların kıyısı da, hiçbir askerlik, denizcilik ya da ticaret amacıyla kullanılamaz.

 

MADDE 220.

219. Madde gereğince belirtilecek olan toprak parçalarının tüm ve tekelci mül­kiyetinin İngiliz, Fransız ve İtalyan Hükümetlerine aktarılması için gerekli yasal ve yönetimsel önlemler, bu belirtmenin yapılmasını izleyecek altı ay içinde, Osmanlı ve Yunan Hükümetlerinden herbirince alınacaktır. Kamulaştırma gerektiğinde, duruma göre, Osmanlı Hükümeti ya da Yunan Hükümeti, giderleri bu Hükümetlerce karşı­lanmak üzere, kamulaştırmayı gerçekleştireceklerdir.

 

MADDE 221.

218. Maddede sözü edilen toprak parçalarında bulunan mezarlıkların, anıtların ya da mezarların kurulmasını, düzenlenmesini, bakımını ve korunmasını, herbirinin uygun göreceği bir Komisyona ya da örgüte bırakmak, İngiliz, Fransız ve İtalyan Hü­kümetlerinin yetkisi içinde olacaktır.

Bu Komisyonları ya da örgütleri hem Osmanlı Hükümeti hem de Yunan Hükü­meti resmen tanıyacaklardır. Bu Komisyonların, mezarların bir araya toplanmasını ve mezarlıklar kurulmasını sağlamak için gerekli gördükleri mezardan çıkarma137 ve ölü­leri başka yere taşıma işlemlerini yapmaya hakları olacaktır; ilgili Hükümetin Komis­yonunun ya da örgütünün izni olmadıkça, hangi bahaneyle olursa olsun, erlerin ve denizcilerin cesetleri mezardan çıkartılmayacaktır.

 

 

136  1920 çevirisinde Matbaa-iÂmire, Konya ve Erim metinlerinde, bu fıkra biraz değişik olarak şöyledir: "İngiltere, Fransa ve İtalya Hükümetleri 218. madde mucibince hakk-ı tasarrufu kendilerine ita olunan arazinin bu muahedenin mevki-i meriyete vazından itibaren altı ay müddet zarfında kendilerine devir ve ferağ edilmesi lâzım geldiğini Hükümet-i Osmaniye ile Yunan Hükümetine bildireceklerdir." (Çevirenler)

137  Fransızca ve İngilizce metinlerde "exhumation", İtalyanca metinde "esumazione". Matbaa-i Âmire, Konya ve Erim metinlerinde "emvatı dem"; Vakit ve Peyam-ı Sabah metinlerinde "feth-i makber".   Çevirenler)

 

MADDE 222.

İşbu Kesimde söz konusu olan toprak parçalan için, Türkiye ya da Osmanlı ma­kamları138, ya da duruma göre, Yunanistan ya da Yunan makamları hiçbir çeşit vergi ya da harç almayacaklardır. Buralara gidiş geliş her zaman, İngiliz, Fransız ve İtalyan Hükümetlerinin Temsilcileri ile mezarlıkları, anıtları ve mezarları gezmek isteyenlere açık bulundurulacaktır. Osmanlı Hükümeti ve Yunan Hükümeti, bu toprak parçala­rına giden yolları sürekli olarak bakım altında tutmayı yükümlenirler.

Osmanlı ve Yunan Hükümetlerinden herbiri, sözü edilen mezarlıkların ya da anıt­ların bakımı ya da korunmasıyla görevli personelin gereksinmeleri ve toprakların su­lanması için yeterli miktarda su sağlamak üzere gereken kolaylıkları İngiliz, Fransız ve İtalyan Hükümetlerine sağlamayı yükümlenirler.

 

MADDE 223.

İşbu Kesimdeki hükümler, mülkiyeti aktarılmış olan bu toprak parçaları üzerin­deki, duruma göre, Osmanlı ya da Yunan egemenliğini sarsmaz. Osmanlı ve Yunan Hükümetlerinden herbiri, Müttefik Hükümetlere verilen hakka bir aykırılıkta, ya da mezarlıklara, anıtlara ya da mezarlara karşı bir saygısızlıkta bulunmak suçunu işle­miş, kendi yargı yetkileri altındaki kişilerin cezalandırılmasını sağlamak için gereken bütün önlemleri alacaklardır.

 

MADDE 224.

İşbu Kesimin öteki hükümlerine dokunulmamak koşuluyla, Müttefik Hükümet­ler ile Osmanlı Hükümeti, Milletler CEMİYETİ Misakı gereğince üzerinde mandat kura­cakları toprakları da kapsamak üzere, kendi topraklarında gömülü askerlerin ve de­nizcilerin mezarlarına saygı gösterilmesini ve bunların bakımını sağlayacaklardır.

 

MADDE 225.

Savaşan çeşitli Devletlerin uyruklarından, tutuklu iken ölmüş savaş tutsakları ile gözaltı edilmiş sivillerin mezarları, 224. Maddede öngörülen koşullar altında, ge­rektiği gibi bakım görecektir139.

Bir yandan Müttefik Hükümetler', öte yandan Osmanlı Hükümeti, karşılıklı ola­rak, birbirlerine şunları vermeği yükümlenirler:

1.  Ölenlerin kimliklerinin saptanmasına yarayacak bütün bilgilerle, bunların ek­siksiz  bir dizelgesini   [listesini];