Vergi Mevzuatı  
Resmi Gazete: 07.03.1992 Cumartesi  Sayı: 21164 (Asıl) Düstur Tertip:5 Cilt: 31 Sahife:
Maliye Bakanlığından:  
  
Kurumlar Vergisi Kanunu Genel Tebliği 
Seri No:41
     
            Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 8 inci maddesinin 15 numaralı bendi ile aynı Kanun'a 3689 sayılı Kanun'la eklenen geçici 19 uncu madde hakkında aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.

            1. Okul, Kreş, Yurt ve Sağlık Tesislerine İlişkin İstisna : 

            5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 8 inci maddesinin 15 numaralı bent hükmüne göre, okul, kreş ve spor tesisleri ile 50 yatak (kalkınmada öncelikli yörelerde 35 yatak) kapasitesinden az olmamak üzere yurt ve sağlık tesislerinin (huzurevleri dahil) işletilmesinden elde edilen kazançlar, 5 yıl (bu kuruluşların kalkınmada öncelikli yörelerde kurulması halinde ise 10 yıl) süreyle kurumlar vergisinden müstesna tutulmaktadır. Bu istisnanın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, anılan maddenin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan ve 3 Nisan 1986 tarih ve 19067 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 31 seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nin 3/f bölümünde açıklanmıştır.

            Bilindiği üzere, 31 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 8 inci maddesinin 15 numaralı bendindeki istisnadan yararlanacak özel okullarda ücretsiz okutulması gereken öğrenci sayısı, Milli Eğitim Bakanlığının uygulanmasına paralel olarak öğrenci kapasitesinin % 7'si olarak belirlenmiştir. Ancak, kurumlar vergisi istisnasından yararlanan özel okullarda ücretsiz okutulacak öğrenci sayısı, 3/4/1991 tarih ve 20834 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan "Özel Öğretim Kurumlarında Ücretsiz Okuyacak Öğrenciler Hakkında Yönetmelik"in 5 inci maddesindeki yetki çerçevesinde, Milli Eğitim Bakanlığınca 1991-1992 öğretim döneminden itibaren tesisin öğrenci kapasitesinin % 5'i olarak yeniden belirlenmiştir. 

            Bu durumda, 31 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "3/f" bölümünde yer alan söz konusu % 7 oranı, özel okullar için 1991-1992 öğretim döneminden itibaren "% 5" olarak uygulanacaktır. Tesisten ücretsiz yararlanacak öğrencilerin sayısının tesbitinde, 0,05 (yüzde yarım) ve daha aşağı kesirler dikkate alınmayacak, yukarı çıkan kesirli rakamlar tamamlanacaktır. Buna göre, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 8 inci maddesinin 15 numaralı bendindeki istisna hükmünden yararlanmak isteyen kurumların eğitim tesislerinde kullanılan kapasite esas alınarak % 5 oranında kimsesiz veya dar gelirli ve yetenekli öğrenci okutulması gerekmektedir.

            Kreş, yurt ve sağlık tesislerinde ise daha önce olduğu gibi tesisin kapasitesinin en az % 7'sinin muhtaç oldukları ilgili kuruluşlarca belirlenen kimselere ücretsiz olarak yararlanmaları için ayrılması gerekir.

            Spor tesislerini işleten kurumların Devlete ait okul idareleri ile yapacakları protokol çerçevesinde tesisin kapasitesinin en az % 7'sini bu okul öğrencilerine tahsis etmek suretiyle söz konusu şartı yerine getirmeleri mümkündür.

            Öte yandan, okul, kreş, yurt, spor ve sağlık tesislerinde, kantin, büfe, kafeterya, yemekhane gibi tesislerin de bulunduğu ve bu tesislerin bizzat kurum tarafından işletildiği veya kiraya verildiği görülmektedir. Bazı kreş veya eğitim tesislerinde ise tesisi işleten kurum tarafından öğrencilere ayrıca taşıma hizmeti verilmekte ve defter, kitap gibi malzemelerin satışı yapılmaktadır. Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 8 inci maddesinin 15 numaralı bendindeki istisna, münhasıran okul, kreş, sağlık ve spor tesisleri ile yurtların işletilmesinden elde edilen kazançlar için tanınmıştır. Bu nedenle, ne bugüne kadar, ne de bugünden sonra bu tesislerde yer alan kantin, büfe, kafeterya ve yemekhane gibi tesislerin bizzat kurum tarafından işletilmesi veya kiraya verilmesinden ve taşıma hizmetinden sağlanan kazançlara söz konusu istisnanın uygulanması imkanı bulunmamaktadır. Bu tür kazançlar, ilgili yılın kazancı olarak vergilendirilecektir.

            Yukarıda yer alan açıklamalar okul, kreş, yurt, sağlık ile spor tesislerini işleten gelir vergisi mükellefleri için de geçerlidir.

            2. Kalkınmada Öncelikli Yörelerde Faaliyet Gösteren Kurumların Elde Ettikleri Kazançlara Uygulanacak Kurumlar Vergisi Oranı : 

            Kurumlar Vergisi Kanunu'na eklenen geçici 19 uncu madde hükmüyle 1/1/1991- 31.12.2000 tarihleri arasında, münhasıran kalkınmada öncelikli yörelerde faaliyet gösteren ve kanuni ve iş merkezleri bu yörelerde bulunan ayrı tüzel kişiliğe sahip imalatçı kurumların, bu faaliyetlerinden elde edecekleri kazançların, kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde % 20, kalkınmada ikinci derecede öncelikli yörelerde ise % 30 oranında kurumlar vergisine tabi tutulması esası getirilmiştir.

            Kanuni ve iş merkezi, Kurumları Vergisi Kanunu'nun 10 uncu maddesinde tanımlanmıştır. Bu tanıma göre; kanuni merkez, vergiye tabi kurumların esas nizamnameye veya sözleşmelerinde veya kuruluş kanunlarında gösterilen yerdir. İş merkezi ise, iş bakımından muamelelerin fiilen toplandığı ve idare edildiği merkezdir.

            Buna göre, indirimli vergi oranından yararlanacak imalatçı kurumların, kuruluş anasözleşmesi veya kuruluş Kanunununda gösterilen kanuni merkezinin kalkınmada öncelikli yörelede bulunması gerekir. Ayrıca, imalatçı kurumun, iş merkezinin de bu yörelerde bulunması zorunludur. Bu durumda indirimli vergi oranından yararlanacak kurumların kanuni ve iş merkezleri Türkiye'de bulunacağından bu kurumların tam mükellef olması gerekmektedir. Dolayısıyla kalkınmada öncelikli yörelerde faaliyet gösteren dar mükellefiyete tabi kurumlara indirimli vergi oranı uygulanmayacaktır.

            Öte yandan, indirimli vergi oranından yararlanabilmek için, tam mükellef kurumun, imalat faaliyetinin tamamımın kalkınmada öncelikli yörelerde yapılması gerekmektedir. Bu nedenle, imalatçı kurumların, imalat faaliyetinin yapıldığı işyerlerinin kalkınmada öncelikli yörelerde bulunması ve iş bakımından muamelelerin buradan idare edilmesi gerekir. İmalatın belli bir aşamasının kalkınmada öncelikli yörelerde, diğer aşamalarının ise (başlangıcının, sonunun veya herhangi bir aşamasının) normal yörelerde gerçekleştirilmesi halinde indirimli vergi oranı uygulanmayacaktır. Ancak, münhasıran kalkınmada öncelikli yörelerde imalat faaliyetinde bulunan kurumların diğer yörede irtibat bürosu veya sadece kendi ürettiği ürünlerin pazarlanması amacıyla açacağı işyerlerinin bulunması, kurumun indirimli vergi oranından yararlanmasına engel teşkil etmeyecektir.

            Münhasıran kalkınmada öncelikli yörelerde faaliyet gösteren kurumların, imalat faaliyetlerinin yanısıra bu bölgelerde başka faaliyetlerinin de bulunması halinde, indirimli vergi oranından yararlanamayacaklardır. Bu kurumların imalat dahil tüm faaliyetlerinden sağladığı kazançlar normal oranda (% 46) vergilendirilecektir.

            Ancak, münhasıran kalkınmada öncelikli yörelerde imalat faaliyetinde bulunan kurumların, sadece kendi ürettiği ürünlerini bu bölgede veya diğer bölgelerde satmaları halinde, sağlanan kazanca, imalatın yapıldığı bölgede geçerli olan indirimli vergi oranının uygulanacağı tabiidir.

            Tam mükellefiyete tabi kurumların, kalkınmada öncelikli yörelerde gerçekleştirdikleri imalatın yanısıra diğer yörelerde de imalat veya alım- satım faaliyetlerinde bulunmaları halinde elde ettiği kazançlara hiçbir şekilde indirimli vergi oranı uygulanmayacaktır.

            Örnek : Madencilik sektöründe faaliyet gösterip kalkınmada öncelikli yörelerde ve diğer yörelerde birden fazla maden işletmesine sahip bulunan kurumların, kalkınmada öncelikli yörelerdeki maden işletmelerinden sağladığı kazançlar dahil tüm kazancı, normal oranda (% 46) ergilendirilecektir. Bu kurumların kalkınmada öncelikli yörelerde bulunan maden işletmelerinin gelir ve giderleri ayrı defterlerde izlenmiş ve bu işletmeden sağlanan kazanç, ayrıca belirlenmiş olsa dahi bu kazanca, indirimli oran uygulanmayacaktır.

            Kalkınmada birinci ve ikinci derecede öncelikli yörelerden her ikisinde de imalat faaliyetinde bulunulması halinde, elde edilen kurum kazancının tamamına kalkınmada ikinci derecede öncelikli yörelerde geçerli olan % 30 indirimli vergi oranı uygulanacaktır.

            Diğer taraftan, düzenlenen madde ile indirimli vergi oranından yararlanacak kurumların imalatçı olmaları şartı aranmaktadır. Bu konuda 13 Mayıs 1988 tarih ve 19813 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 35 seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde gerekli açıklamalar yapılmış bulunmaktadır. Bu nedenle indirimli vergi oranından yararlanacak imalatçı kurumların, anılan Tebliğde imalatçılar için belirlenen unsurların tamamının taşımaları gerekmektedir.

            İmalatçı kurumlar, 6948 sayılı Kanuna göre tutulmakta olan Sanayi Siciline kaydolunmakta ve kendilerine Sanayi Sicil Belgesi verilmektedir. Bu nedenle, indirimli vergi oranından yararlanacak kurumların, ilgili yılın ilk altı ayı içinde Sanayi Sicil Belgesine sahip olmaları gerekir. Belgenin bu sürede alınmaması halinde o yılda elde edilen kazançlar, normal oranda (% 46) vergilendirilecektir.

            Diğer taraftan, kalkınmada öncelikli yörelerde faaliyet gösteren imalatçı kurumların kendi üretimlerine ilave olarak, sanayi sicil belgesinde yazılı bulunan üretim dalında kalkınmada öncelikli yörelerde faaliyet gösteren kurumlara; imalatla ilgili ham ve yardımcı maddeleri sağlayarak ve işin riskini ve organizasyonunu üstlenmek şartıyla fason imalat yaptırmaları halinde, imal ettirilen bu ürünlerin satışından doğan kazanç için, fason imalatın yapıldığı yörede uygulanan indirimli vergi oranından yararlanabilecektir. Aynı şekilde, kalkınmada öncelikli yörelerde fason ücreti karşılığında imalat yapan imalatçı kurumlar da diğer şartları taşımaları kaydıyla indirimli vergi oranından yararlanacaktır.

            Tebliğ olunur.