Vergi Mevzuatı  
Resmi Gazete: 08.03.1989 Çarşamba Sayı: 20102 (Asıl)  
Maliye Bakanlığından: 
Gelir Vergisi Genel Tebliği
Seri No:156
  
            10.12.1988 gün ve 20015 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3505 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 32. madde ile hayat standardı uygulaması, 1.1.1988 - 31.12.1997 tarihleri arasında yeni esaslara bağlanmıştır. Ayrıca, 30.12.1988 gün ve 20035 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 28.12.1988 tarih ve 88/13642 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 1988 ve müteakip yıllar gelirlerine uygulanmak üzere temel ve hayat standardı göstergeleri, kalkınmada öncelikli ve diğer yöreler itibariyle yeniden tespit edilmiştir. 

            Gelir Vergisi Kanununun geçici 32. maddesinin son fıkrasının Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak, hayat standardı uygulamasına ilişkin usul ve esaslar tespit edilerek, aşağıda açıklanmıştır. 

            1. HAYAT STANDARDI ESASI : 

            3505 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 32. madde ile 1.1.1988 - 31.12.1997 tarihleri arasında, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 116. maddesinin birinci fıkrasında yer alan temel gösterge ve hayat standardı gösterge tutarları dört kat artırılmış ve aynı maddenin birinci fıkrası (eki tablonun hayat standardı göstergeleri ile ilgili bölümünde yer alan hükümler hariç) ile ikinci, üçüncü, dördüncü ve yedinci fıkraları yerine, geçici madde hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. 

            Buna göre, 1.1.1988 - 31.12.1997 tarihleri arasında, mükerrer 116. maddenin birinci fıkrası (bu fıkrada yer alan hayat standardı göstergeleri ile ilgili hükümler hariç) ile ikinci, üçüncü, dördüncü ve yedinci fıkraları yerine, geçici madde ile getirilen yeni hükümler uygulanacak ve ayrıca bu dönemde de anılan maddenin diğer hükümlerinin uygulanmasına devam edilecektir. 

            2. HAYAT STANDARDI ESASINA TABİ OLAN MÜKELLEFLER : 

            Gelir Vergisi Kanununun geçici 32. maddesinin ikinci fıkrasına göre, 1.1.1988 - 31.12.1997 tarihleri arasında, kazançları gerçek usulde tespit edilen ticari kazanç sahipleri ve serbest meslek erbabı, bu Tebliğde açıklanan esaslara göre, hayat standardı esasına tabi olacaktır. 

            3. HAYAT STANDARDI ESASINA TABİ OLMAYAN MÜKELLEFLER : 

            Kazançları gerçek usulde tespit edilen çiftçiler, daha önce hayat standardı esasına tabi olduklara halde, 1.1.1988 - 31.12.1997 tarihleri arasında, hayat standardı esasına tabi tutulmayacaklardır. 

            Ayrıca, öteden beri uygulanageldiği üzere, ücretliler, menkul ve gayrimenkul sermaye iradı sahipleri, götürü usulde vergiye tabi ticari ve mesleki kazanç sahipleri, götürü gider usulünde vergiye tabi çiftçiler, sair kazanç ve irat elde edenler, hayat standardı esasına tabi olmayacaklardır. 

            4. YENİDEN TESPİT EDİLEN TEMEL VE HAYAT STANDARDI GÖSTERGE TUTARLARI: 

            Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 116. maddesinde, hayat standardı temel gösterge tutarları, gerçek usulde gelir vergisine tabi zirai kazanç sahipleri ile ikinci sınıf tacirler için 450.000 lira, birinci sınıf tacirler ile kazançları gerçek usulde tespit edilen serbest meslek erbabı için 800.000 lira olarak hükme bağlanmıştı. Bu tutarlar, anılan maddenin verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulunca yıllar itibariyle artırılmış ve son olarak 1987 yılına ait olup, 1988 yılı Mart ayında beyan edilen gelirlere; 

            - 450.000 liralık tutar 1.575.000 lira, 

            -800.000 liralık tutar da 2.800.000 lira, 

            olarak uygulanmıştır. Ayrıca; 1987 yılına ait olup 1988 yılı Mart ayında beyan edilen gelirlere uygulanmak üzere ilk defa "1988 Mali Yılı Genel ve Katma Bütçeleri Kanunlaşıncaya Kadar Devlet Harcamalarının Yapılmasına ve Devlet Gelirlerinin Tahsiline Yetki Verilmesine Dair" 3405 sayılı Kanunun 2. maddesinin Bakanlar Kuruluna verdiği yetkiye dayanılarak bu tutarlar, kalkınmada öncelikli yöreler için daha düşük olarak tespit edilmiştir. 

            Gelir Vergisi Kanununa 3505 sayılı Kanunla eklenen geçici 32. madde ile de; 

            - Birinci sınıf tacirler (bilanço esasına göre defter tutanlar) ile gerçek usulde vergilendirilen serbest meslek erbabına ait temel gösterge tutarı 3.200.000 lira olarak, 

            - İkinci sınıf tacirlere (işletme hesabı esasına göre defter tutanlara) ait temel gösterge tutarı 1.800.000 lira olarak, 

            - Hayat standardı gösterge tutarları da bu tutarlara paralel olarak 
artırılmak suretiyle, 

            yeniden tespit edilmiştir. 

            Öte yandan, sözü edilen geçici 32. maddenin dördüncü fıkrası ile Bakanlar Kurulana, yeniden tespit edilen temel ve hayat standardı gösterge tutarlarını 10 katına kadar artırma ve yarısına kadar indirme yetkisi verilmiştir. Ayrıca bu yetkinin, kazanç ve faaliyet konular ile birinci ve ikinci derecede kalkınmada öncelikli yörelerde farklı miktarlar tespit edilmek suretiyle de kullanılabileceği, hükme bağlanmıştır. 

            Bu hükme dayanılarak çıkartılan 28.12.1988 tarih ve 88/13642 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 1988 yılına ait olup, 1989 yılı Mart ayında verilecek gelir vergisi beyannameleri ile beyan olunacak gelirlere uygulanmak üzere, temel ve hayat standardı gösterge tutarları yeniden tespit edilmiştir. Bu tutarlar, birinci ve ikinci derecede kalkınmada öncelikli yöreler ile diğer yöreler için ayrı ayrı hazırlanan ve Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesinin eki olan "Hayat Standardı Esası Bildirimi" föylerinde yer almıştır. 

            88/13642 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile tespit edilen ve 1988 yılına ait olup, 1989 yılı Mart ayında beyan edilen ticari ve mesleki kazançlara uygulanacak temel gösterge tutarları şunlardır : 

                               Kalkınmada        Kalkınmada      Kalkınmada 
                               Öncelikli         İkinci          Birinci 
                               Yöreler           Derecede        Derecede 
                               Dışında Kalan     Öncelikli       Öncelikli 
 Mükellefin Niteliği           Yöreler           Yöreler         Yöreler 
-------------------------     --------------   -------------    ------------- 
- Birinci sınıf tacirler 
  ile serbest meslek 
  erbabı için                 5.000.000.-TL.   3.000.000.-TL.   2.400.000.-TL. 

- İkinci sınıf tacirler 
  için                        2.800.000.-TL.   1.700.000.- TL.  1.350.000.-TL. 

            (Noter bulunmayan yerlerde noterlik görevini ifa ile mükellef olanlar ile dava vekillerinin münhasıran bu işlerden elde ettikleri serbest meslek kazançlarına yöreler itibariyle, sırasıyla aşağıdaki temel gösterge tutarları uygulanacaktır. 

                              2.800.000.-TL.   1.700.000.-TL.   1.600.000.-TL) 

            5. HAYAT STANDARDI ESASINA GÖRE TİCARİ VE MESLEKİ KAZANCIN TESPİTİ : 

            Geçici 32. maddenin ikinci fıkrasında, gerçek usulde gelir vergisine tabi ticari kazanç sahipleri ile serbest meslek erbabının, zarar beyanı da dahil olmak üzere, bu faaliyetlerinin herbiri ile ilgili olarak beyan ettikleri kazançlarının, temel gösterge tutarlarına hayat standardı göstergelerine göre belirlenen ilavelerin yapılması suretiyle bulunacak tutardan düşük olması halinde, hayat standardı esasına göre bulunan tutarın, ilgili kazanç tutarı olarak vergi tarhına esas alınacağı hükme bağlanmıştır. 

            Hayat standardı esasına göre, ticari ve mesleki kazançlar, aşağıda yapılan açıklamalar uyarınca tespit edilecektir. 

            a) Temel Gösterge Tutarlarının Uygulanması : 
            Gerçek usulde gelir vergisine tabi ticari kazanç sahipleri ile serbest meslek erbabının, hayat standardı esasına göre kazançlarının tespitinde, temel gösterge tutarları, ticari ve mesleki kazançları için ayrı ayrı uygulanacaktır. Ancak, bir mükellefin ticari kazanç veya mesleki kazanç kapsamına giren birden fazla faaliyetinin bulunması halinde, temel gösterge tutarı, herbir faaliyet için ayrı ayrı değil, kazancın tamamı için bir defa uygulanacaktır. 

            ÖRNEK : 
            Ticari kazancı gerçek usulde tespit edilen mükellef (A)'nın, lokantacılık, kasaplık ve tuhafiyecilik olmak üzere aynı zamanda yürüttüğü üç ayrı faaliyeti bulumaktadır. Bu mükellefin söz konusu faaliyetlerinden elde  ettiği kazançlar, ticari kazanç sayıldığından üç ayrı nitelikte faaliyette bulunmasına rağmen, hayat standardı temel gösterge tutarı bir defa dikkate alınacaktır. Bu mükellefin ayrıca gerçek usulde tespit edilen serbest meslek kazancının da bulunması halinde, bu kazanç için ayrı bir temel gösterge tutarının uygulanacağı tabiidir. 

            Aile reisi beyanlarında da aile reisi beyanına dahil herbir mükellefin ticari ve mesleki kazançlarının herbiri için, durumuna uyan temel gösterge tutarları ayrı ayrı dikkate alınacaktır. 

            b) Hayat Standardı Gösterge Tutarlarının Uygulanması : 
            Geçici 32. maddenin ikinci fıkrası uyarınca, hayat standardı esasına göre ticari ve mesleki kazancın tespitinde, temel gösterge tutarları herbir kazanç için ayrı ayrı ancak, hayat standardı gösterge tutarları ise sadece bir defa uygulanacaktır. 

            Diğer bir ifade ile herbir kazancın tespitinde, temel gösterge tutarına hayat standardı gösterge tutarı ayrı ayrı ilave edilmeyecek, temel göstergeler toplamına, hayat standardı göstergeleri toplamı bir kez eklenecektir. 

            Ayrıca, eş ve çocukların gerçek usulde tespit edilen ticari ve mesleki kazançlarının olması halinde, bu kazançlar aile reisi tarafından beyan edileceğinden, temel gösterge, beyannameye dahil geliri bulunan herbir mükellefin ticari ve mesleki kazancının herbiri için ayrı ayrı uygulanacaktır. Ancak temel göstergeler toplamına hayat standardı göstergeleri bir defa ilave edilecektir. 

            ÖRNEK 1 : 
            Kalkınmada öncelikli yöreler dışında kalan bir ilde, işletme hesabı esasına göre defter tutmak suretiyle kazancı tespit edilen mükellef (A)'nın, 1988 takvim yılına ilişkin ticari kazancına ait bilgiler aşağıdaki gibidir. 

    Beyan edilen ticari kazancın safi tutarı ............... 1.400.000.- TL. 
    Mükellefin durumuna uyan temel gösterge tutarı ......... 2.800.000.- TL. 

            Bu mükellefin ticari kazanç beyanı, hayat standardı esasına göre tespit edilen tutardan düşük olduğu için, mükellef hakkında, hayat standardı esasına göre bulunan 2.800.000 lira, ilgili kazanç tutarı olarak vergi tarhına esasa alınacaktır. (Mükellefin, hayat standardı göstergeleri bulunmadığından, hayat standardı esasına göre kazancın tespitinde, sadece temel gösterge tutarı 
dikkate alınacaktır.) 

            Buna göre; 

    Temel ve hayat standardı göstergeler toplamı ........... 2.800.000.- TL. 
    Vergiye tabi gelir (matrah) ............................ 2.800.000.- TL. 

            olacaktır. 

            ÖRNEK 2 : 
            Örnek (1)'de yer alan mükellefin ticari kazanç beyanı, 1.400.000 lira değil de, zarar olsa idi, bu mükellef hakkında da yine örnek (1)'de belirtilen şekilde hayat standardı esasına göre tarhiyat yapılacaktı. 

            ÖRNEK 3 : 
            Örnek (1)'de yer alan mükellefin ticari kazanç beyanı, 1.400.000 lira değil de, 3.600.000 lira olsa idi, bu mükellef hakkında, hayat standardı esasına göre değil, kendi beyanına göre vergi tarhiyatı yapılacaktı. 

            ÖRNEK 4 : 
            Kalkınmada öncelikli yöreler dışında kalan bir ilde, ikinci sınıf tacir olarak faaliyet gösteren mükellef (B)'nin, 1988 yılı için beyan ettiği ticari kazancın safi tutarı 1.200.000 liradır. Bu mükellef, ayrıca serbest meslek faaliyeti nedeniyle 2.500.000 lira safi kazanç beyanında bulunmuştur. Mükellefin 1600 cc motor silindir haciminde bir özel binek otomobili bulunmaktadır. 

            Bu mükellefin 1988 yılına ait ticari ve mesleki kazancı, hayat standardı esasına göre aşağıdaki şekilde tespit edilecektir. 

    Beyan edilen ticari ve mesleki kazancın safi tutarı..... 3.700.000.- TL. 
    (1.200.000 + 2.500.000 = ) 
    Ticari kazanca ait temel gösterge tutarı ............... 2.800.000.- TL. 
    Serbest meslek kazancına ait temel gösterge tutarı ..... 5.000.000.- TL. 
    Otomobile ait hayat standardı gösterge tutarı ..........   750.000.- TL. 
    Temel ve hayat standardı göstergeler toplamı ........... 8.550.000.- TL. 
    (2.800.000 + 5.000.000 + 750.000 = ) 
    Vergiye tabi gelir (matrah) ............................ 8.550.000.- TL. 

            Mükellefin ticari ve mesleki faaliyetine ait 3.700.000 lira tutarındaki kazanç beyanı, hayat standardı esasına göre bulunan 8.550.000 lira tutarındaki kazançtan düşük olduğundan, hayat standardı esasına göre bulunan 8.550.000 lira tutarındaki bu kazanç, vergi tarhına esas alınacaktır. Ayrıca, örnekten de görüleceği üzere, temel göstergeleri (2.800.000.- TL. + 5.000.000.- TL.) toplamına hayat standardı göstergeleri (750.000.- TL. tutarındaki otomobile ait hayat standardı göstergesi) bir defa ilave edilecektir. (2.800.000.- TL + 5.000.000.- TL + 750.000.- TL. = 8.550.000.- TL.). 

            6 - HESAP DÖNEMİ İÇİNDE İŞE BAŞLAYAN VEYA İŞİ BIRAKAN MÜKELLEFLERDE HAYAT STANDARDI ESASININ UYGULANMASI :  

            Geçici 32. maddenin üçüncü fıkrasına göre, yıl içinde işe başlayan veya işi bırakan mükelleflerin, hayat standardı esasına göre ticari ve mesleki kazançlarının tespitinde, faaliyette bulunulan süreler gözönünde tutulacaktır. Ayrıca, yıl içinde işe başlayan mükelleflerin hayat standardı esasına göre kazançlarının tespitinde, temel gösterge tutarlarının yarısı uygulanacaktır. 

            Buna göre, yıl içinde işe başlayan mükelleflerin durumlarına uyan hayat standardı temel gösterge tutarının yarısı esasa alınacak ve bu tutara, varsa hayat standardı göstergelerine ait tutarlar, tam olarak eklenmek suretiyle yıllık kazançları tespit edilecektir. 

            Öte yandan, yıl içinde işi bırakan mükelleflerin, durumlarına uyan temel gösterge tutarı tam olarak dikkate alınacak ve bu tutara, hayat standardı gösterge tutarları tam olarak eklenerek, hayat standardı esasına göre yıllık kazançları tespit edilecektir. 

            Ancak, yıl içinde işe başlayan veya işi bırakan mükelleflerin, hayat standardı esasına göre, kazançlarının tespitinde, faaliyette bulunulan süreler dikkate alınacaktır. Bu nedenle, hayat standardı esasına göre yıllık olarak tespit edilen ticari ve mesleki kazanç 12'ye bölünecek ve bu tutar, faaliyette bulunulan tam ay sayısı ile çarpılmak suretiyle, bu esasa göre kıst dönemin kazancı tespit edilecektir. Bu hesaplamada ay kesirleri dikkate alınmayacak, hesaplamaya dahil edilmeyecektir. 

            ÖRNEK :  
            Kalkınmada öncelikli yöreler dışında kalan bir ilde 3.9.1988 tarihinde yeni işe başlayan mükellef (A)'nın, ikinci sınıf defter tutmak suretiyle tespit ederek beyan ettiği ticari kazancının safi tutarı 218.440 liradır. 

            Bu mükellefin 1988 yılına ait ticari kazancı, hayat standardı esasına göre aşağıdaki şekilde tespit edilecektir. (Mükellefin hayat standardı göstergeleri bulunmadığından, hayat standardı esasına göre kazancın tespitinde, sadece temel gösterge tutarı dikkate alınacaktır.) 

    Beyan edilen ticari kazancın safi tutarı ...............   218,440.- TL.  
    Mükellefin durumuna uyan hayat standardı temel  
    gösterge tutarı ........................................ 2.800.000.- TL.  
    Temel gösterge tutarının yarısı ........................ 1.400.000.- TL.  
    (2.800.000 / 2 = )  
    Temel göstergenin yarısının bir aylık tutarı ...........   116.666.- TL.  
    Mükellefin faaliyette bulunduğu tam ay sayısı ..........      3  
    (Ekim, Kasım, Aralık 1988)  
    Mükellefe uygulanacak hayat standardı temel  
    gösterge tutarı ........................................   349.998.- TL.  
    (116.666 x 3 = )  

            Mükellefin beyan ettiği 218. 440 lira tutarındaki ticari kazanç, hayat standardı esasına göre tespit edilen kazanç tutarından düşük olduğundan, hayat standardı esasına göre tespit edilen 349.998 lira, vergi tarhına esas alınacaktır. 

            7. HAYAT STANDARDI ESASINA GÖRE TESPİT EDİLEN KAZANCIN, DİĞER GELİRLERLE İZAHININ KABUL EDİLMEMESİ :  

            a) Beyannameye Dahil Edilmeyen Diğer Gelirlerin Bulunması :  
            Gelir  Vergisi Kanununun mükerrer 116. maddesinde yer alan ve mükelleflerin kendilerine, eşlerine, çocuklarına ve bakmakla yükümlü oldukları diğer kişilere ait olup, yıllık beyannamede toplanmayan vergiye tabi gelirlerinin bulunması halinde, hayat standardı esasına göre yapılan tarhiyatın düzeltilmesini öngören yedinci fıkra hükmü, 3505 sayılı Kanunun 34. maddesinin (b) fıkrası ile 1.1.1989 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca, geçici 32. maddenin birinci fıkrası ile de söz konusu fıkra hükmünün, 1988 yılında da uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır. 

            Bu durumda, mükelleflerin kendilerine, eşlerine ve çocuklarına ait olup, yıllık beyannamede yer almayan gelirleri bulunsa dahi, bu gelirler esas alınarak hayat standardı esasına göre tespit edilen ticari ve mesleki kazançlar üzerinden yapılan gelir vergisi tarhiyatının düzeltilmesi mümkün değildir. 

            ÖRNEK :  
            Kalkınmada 1. derecede öncelikli bir ilde ikinci sınıf tacir olarak faaliyet gösteren mükellef (E)'nin, 1988 yılı için beyan ettiği ticari kazancın safi tutarı 1.150.000 liradır. Bu mükellefin ayrıca, ticari kazancı nedeniyle verdiği yıllık beyannamede toplamak zorunda olmadığı kendisine ait 600.000 liralık mevduat faizi ile 1.700.000 liralık emekli aylığı ve yıllık tutarı 2.300.000 lira olan eşine ait ücret geliri bulunmaktadır. 

            Bu mükellefin 1988 yılına ait ticari kazancı, hayat standardı esasına göre aşağıdaki şekilde tespit edilecektir. 

    Beyan edilen ticari kazancın safi tutarı .............. 1.150.000.- TL.  
    Ticari kazanca ait temel gösterge tutarı .............. 1.350.000.- TL.  
    Vergiye tabi gelir (matrah) ........................... 1.350.000.- TL.  

            Örnekten de görüleceği üzere, mükellefin beyan ettiği 1.150.000 lira tutarındaki ticari kazanç, hayat standardı esasına göre tespit edilen 1.350.000 lira tutarındaki rakamdan düşük olduğundan, hayat standardı esasına göre bulunan kazanç tutarı, vergi tarhına esas alınacaktır. Mükellefin yıllık beyanname ile beyanı gerekmeyen kendisine ve eşine ait söz konusu gelirleri, hayat standardı esasına göre düşük beyan edilen ticari kazanç için, izah nedeni gelirler olarak dikkate alınmayacaktır. 

            b) Beyannameye Dahil Edilen Diğer Gelirler :  
            Gerçek usulde tespit edilen ticari ve mesleki kazancın, hayat standardı esasına göre tespit edilen kazanç tutarından düşük olması halinde, bu düşüklüğün, mükellefin kendisine, eşine ve küçük çocuklarına ait yıllık beyannameye dahil vergiye tabi diğer gelirlerle de izahı mümkün bulunmamaktadır. 

            Buna göre, mükellefin kendisine, eşine ve küçük çocuklarına ait ticari ve mesleki kazancı, hayat standardı esasına göre tespit edilen kazançtan düşük, ancak beyannameye dahil edilen vergiye tabi diğer gelirlerle birlikte toplam gelir beyanı, hayat standardı esasına göre tespit edilen gelirden yüksek olsa dahi, beyan edilen ticari ve mesleki kazanç tutarlarının herbiri yerine, hayat standardı esasına göre tespit edilen kazanç tutarı vergi tarhına esas alınacaktır. Böylece, hayat standardı esasına göre tespit edilen ticari ve mesleki kazanç tutarına, diğer gelirlerin de eklenmesi suretiyle vergiye tabi toplam gelir tespit edilecektir. 

            ÖRNEK :  
            Kalkınmada 2. derecede öncelikli bir ilde defter tutmak suretiyle kazancı tespit edilen serbest meslek erbabı (A)'nın, 1988 yılına ait safi mesleki kazanç beyanı 1.600.000 liradır. Bu mükellefin, aynı yıla ilişkin olup eşine ait beyanı gereken tevkif suretiyle vergilendirilmemiş gayrimenkul sermaye iradının safi tutarı da 3.400.000 liradır. 

            Bu mükellefin, 1600 cc motor silindir hacminde bir özel binek otomobili bulunmaktadır. 

            Hayat standardı esası da dikkate alınarak, bu mükellefin gelir beyanı aşağıdaki şekilde olacaktır. 

    Beyan edilen mesleki kazancın safi tutarı ............... 1.600.000.- TL.  
    Temel ve hayat standardı göstergeler toplamı ............ 3.450.000.- TL.  
    Temel gösterge tutarı ................................... 3.000.000.- TL.  
    Otomobil için hayat standardı gösterge tutarı ...........   450.000.- TL.  
    Hayat standardı esasına göre tespit edilen  
    serbest meslek kazancı .................................. 3.450.000.- TL.  
    Eşine ait gayrimenkul sermaye iradının safi tutarı ...... 3.400.000.- TL.  
    Vergiye tabi gelir ...................................... 6.850.000.- TL.  
    (3.450.000 + 3.400.000 = )  

            Bu örnekte, aile reisi beyanında yer alan gelir toplamı (1.600.000.- TL. serbest meslek kazancı + 3.400.000.- TL. eşe ait gayrimenkul sermaye iradı olmak üzere = ) 5.000.000 liradır. Bu tutar, hayat standardı esasına göre tespit edilen serbest meslek kazancından fazla olmasına rağmen, mükellefin beyan ettiği 1.600.000 lira tutarındaki serbest meslek kazancı, hayat standardı esasına göre tespit edilen 3.450.000 lira tutarındaki kazançtan düşük olduğu için hayat standardı esasına göre tespit edilen 3.450.000 lira tutarındaki kazanç, serbest meslek kazancı olarak vergi tarhına esas alınacaktır. 

            Bu durumda, aile reisi beyanında tarhiyata esas alınacak gelir; hayat standardı esasına göre tespit edilen 3.450.000 lira serbest meslek kazancı ile eşe ait 3.400.000 lira gayrimenkul sermaye iradının toplamından oluşacaktır (3.450.000.- TL. + 3.400.000.- TL. = 6.850.000.- TL.). 

            8. HAYAT STANDARDI ESASINA GÖRE İNDİRİMLER VE ZARAR MAHSUBU :  

            Hayat standardı esası, gelirlerin toplanmasında, gelir kaynaklarının bir kısmından doğan zararların diğer gelir unsurlarından mahsubunu engellemediği gibi, geçmiş yıl zararlarının mahsubu imkanını da ortadan kaldırmamaktadır. 

            Ancak, Gelir Vergisi Kanununun 88. maddesine göre yapılacak zarar mahsubu ile 89. maddesine göre yapılacak indirimler, temel ve hayat standardı göstergeleri toplamını aşan bir kazanç beyan edilmesi halinde mümkün bulunmaktadır. Zira, yapılacak zarar mahsubu ve indirimler, beyan edilecek ticari ve mesleki kazancın, temel ve hayat standardı göstergeler toplamını aşan kısmına inhisar edecektir. 

            Ayrıca, mükelleflerin yıllı beyannameye dahil edilen diğer gelirlerinin de bulunması halinde, bu gelirleri üzerinden zarar mahsubu ve indirimlerin yapılacağı tabiidir. Öte yandan, ödenen sigorta primleri ile yapılan bağış ve yardımların ödendikleri yıla ait gelirden indirilmesi mümkün bulunmaktadır.Bu bakımdan, beyan edilen kazanç ve iratlardan öncelikle bu tür ödemelerin indirilmesi ve kalan miktarın bulunması halinde de bu miktar üzerinden varsa geçmiş beş yıla ait zararların mahsup edilmesi gerekmektedir. 

            ÖRNEK 1 :  
            İşletme hesabı esasına göre defter tutan ve kalkınmada 2. Derecede öncelikli bir ilde mükellefiyeti bulunan tacir (A)'nın, 1988 yılına ilişkin olarak 1989 yılı Mart ayında beyan ettiği ticari kazancın safi tutarı 1.500.000 liradır. Mükellef, hayat standardı bildiriminde motor silindir hacmi 1700 cc olan bir otomobili olduğunu beyan etmiştir. Mükellefin 1987 yılına ait mahsup edilemeyen 800.000 lira tutarında zararı bulunmaktadır. 

    Beyan edilen ticari kazancın safi tutarı ............... 1.500.000.- TL.  
    Temel ve hayat standardı göstergeleri toplamı .......... 2.375.000.- TL.  
        Temel gösterge tutarı ............. 1.700.000.- TL.  
        Otomobil için hayat standardı  
        gösterge tutarı ...................   675.000.- TL.  
    Hayat standardı esasına göre bulunan ticari  
    kazanç tutarı .......................................... 2.375.000.- TL.  
    Ticari kazançtan zarar ve indirimlere esas tutar .......     Yok  
    Geçmiş yıl zararı ......................................   800.000.- TL.  
    Gelecek yıllara devreden zarar .........................   800.000.- TL.  

            Örnekten de görüldüğü gibi, bu mükellef geçmiş yıl zararını; beyan ettiği geliri "hayat standardı esasına göre bulunan ticari kazanç"tan düşük olduğu için, bu seviyeye yükseltilen gelirden mahsup edemeyecek ve bu zararı gelecek yıllara devredecektir. 

            ÖRNEK 2 :  
            Bilanço esasına göre defter tutan ve kalkınmada öncelikli yöreler dışında kalan bir ilde mükellefiyeti bulunan tacir (B)'nin, 1988 yılına ilişkin olarak beyan ettiği ticari kazancı 10.700.000 liradır. Mükellef yıl içinde 200.000 lira bağışta bulunmuştur. Diğer taraftan, mükellef anılan yıla ait hayat standardı bildiriminde motor silindir hacmi 2000 cc. olan bir otomobili ve ikamet ettiği evi dışında kendisinin kullandığı vergi değeri 20.000.000 lira olan bir yazlık evi bulunduğunu ve turistik amaçlı bir yurt dışı seyahat yaptığını beyan etmiştir. Mükellefin 1987 yılından devreden 1.000.000 lira zararı bulunmaktadır. 

            Bu mükellefin hayat standardı esasına göre tespit edilen ticari kazancı ile beyan ettiği kazançtan yapacağı indirim ve mahsup edeceği zarar miktarı aşağıda hesaplanmıştır. 

    Beyan edilen ticari kazanç ............................. 10.700.000.- TL.  
    Temel gösterge tutarı ..................................  5.000.000.- TL.  
    Hayat standardı göstergeler tutarı .....................  4.900.000.- TL.  

        Otomobil için gösterge tutarı ...... 2.200.000.- TL.  
        Emsal kira bedelinin yarısı ........   500.000.- TL.  
        (20.000.000 x % 5/2 = )  
        Yurt dışı seyahat için  
        gösterge tutarı .................... 2.200.000.- TL.  

    Temel ve hayat standardı göstergeler toplamı ...........  9.900.000.- TL.  
    Zarar ve indirimlere esas tutar ........................    800.000.- TL.  
    (10.700.000 - 9.900.000 = )  
    Yapılan bağış ve yardım ................................    200.000.- TL.  
    Mahsup edilebilecek geçmiş yıl zararı ..................    600.000.- TL.  
    (800.000 - 200.000 = )  
    Gelecek yıllara devreden zarar .........................    400.000.- TL.  
    (1.000.000 - 600.000 = )  

            Bu örnekte mükellef, hayat standardı esasına göre tespit edilen tutardan daha yüksek ticari kazanç beyanında bulunduğu için, hayat standardı esasına göre tespit edilen kazanç tutarını aşan kısım kadar, indirim ve zarar mahsubu yapabilecektir. 

            Öte yandan, mükelleflerin ilgili yıllarda indirim konusu yapamadıkları şahıs sigorta primleri ile bağış ve yardımların gelecek yıllara devredilmesi ve bu yıllarda indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır. Zira, Gelir Vergisi Kanununun 89. maddesine göre, şahıs sigorta primleri ile bağış ve yardımların, ödendiği yıla ait gelirden indirilmesi gerekmektedir. Zararların ait olduğu yılda mahsup edilemeyen kısımlarının ise, Gelir Vergisi Kanununun 88. maddesine göre, 5 yılı aşmamak kaydıyla takip eden yıllarda da mahsubu mümkün bulunmaktadır. 

            Bu nedenlerle, yukarıda yer alan örnekte, zarar ve indirimlere esas olan 800.000 liradan, öncelikle bağış ve yardım tutarı olan 200.000 lira indirilmiş ve kalan 600.000 liradan, bu miktarda zarar mahsubu yapılmıştır. 1.000.000 lira tutarındaki zarardan mahsubu yapılamayan 400.000 liralık kısım ise, gelecek yıllara devretmiştir. 

            9. 1.1.1988 - 31.12.1997 DÖNEMİNDE UYGULANMAYACAK HÜKÜMLER :  

            Hayat standardı esasının uygulanmasına ilişkin olarak daha önce 6.2.1983 gün ve 17951 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 140 Seri No.lu ve 18.3.1986 gün ve 19051 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 149 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğlerinin, bu Tebliğe aykırı hükümleri, 1.1.1988 - 31.12.1997 tarihleri arasında uygulanmayacaktır. 

            Tebliğ olunur.