Vergi Mevzuatı  
Resmi Gazete: 24.05.1990 perşembe Sayı: 20527 (Asıl) 
Maliye Bakanlığından: 
Gelir Vergisi Genel Tebliği
Seri No:163
  
            Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre, yıllık beyanname ile beyan edilen gelir veya kurum kazancı üzerinden hesaplanan gelir ve kurumlar vergisinden mahsup edilip, mahsuplar sonunda arta kalan tevkif yoluyla kesilen vergilerin ve geçici verginin iadesine ilişkin usul ve esaslar ile zirai ürünler üzerinden yapılacak vergi tevkifatı ile ilgili bazı hususlar aşağıda açıklanmıştır. 

            A) TEVKİF YOLUYLA KESİLEN VERGİLERİN İADESİ: 

            Bilindiği üzere; "Devlet Harcama Belgeleri Yönetmeliği"nin geri verilecek paralarla ilgili 77 nci maddesinin bazı bölümleri, 24/08/1989 tarih ve 20262 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değiştirilmiştir.Diğer taraftan, anılan Yönetmeliğe eklenen bir fıkra ile mükellefler tarafından talep edilmesi halinde, Maliye ve Gümrük Bakanlığı'nca belirlenen miktarın iadesinden arta kalan tutarın yarısının inceleme raporu beklenmeksizin süresiz ve şartsız banka teminat mektubu karşılığında, diğer yarısının ise inceleme raporuna dayanılarak iade edileceği belirtilmiştir. 

            Bu değişiklik gözönüne alınarak, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre, tevkif suretiyle kesilen vergilerin nakten ve/veya mahsuben iadesi işlemleri aşağıda açıklanan şekilde yürütülecektir. 

            1- TEVKİF YOLUYLA KESİLEN VERGİLERİN MAHSUPLAR SONUNDA KALAN KISMININ NAKTEN VE/VEYA MAHSUBEN İADE EDİLEBİLMESİ İÇİN ARANILACAK BELGE: 
            Tevkif yoluyla kesilen vergilerin mahsuplar sonunda kalan kısmının nakten ve/veya mahsuben iade edilebilmesi için, tevkif yoluyla kesilen verginin, vergi sorumlusu tarafından ilgili vergi dairesine yatırılmış olması şarttır. 

            Mükellefler, sözü edilen vergilerin ilgili vergi dairesine sorumlusu tarafından yatırılmış olduğunu gösterir bir belgeyi ilgili vergi dairesinden alarak, iade ve/veya mahsup talep dilekçelerine ekleyeceklerdir. 

            İade ve/veya mahsup taleplerine sözü edilen belgeyi eklemeyen mükelleflerin iade ve/veya mahsup talepleri, aşağıdaki şartlara uygun olsa dahi yerine getirilmeyecektir. 

            Bu belgeyi ibraz eden mükelleflerin iade ve/veya mahsup talepleri aşağıda belirtilen esaslar çerçevesinde yerine getirilecektir. 

            2- BİRDEN FAZLA TAKVİM YILINA SİRAYET EDEN İNŞAAT VE ONARMA İŞLERİNE AİT İSTİHKAKLARDAN TEVKİF YOLUYLA ÖDENEN VERGİLERİN NAKTEN VE/VEYA MAHSUBEN İADESİ: 
            Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesine göre, birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işlerinde kar veya zarar, işin bittiği yıl kati olarak tespit edilmekte ve tamamı o yılın geliri sayılarak vergilendirilmektedir. 

            Biten işlerle ilgili olarak bu şekilde yapılacak vergilendirmede, söz konusu işler nedeniyle anılan istihkaklardan tevkif yolu ile kesilen vergilerin, beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsubu sonucu arta kalan bir tutarın bulunması halinde; bu tutarın, Gelir Vergisi Kanununun 121 ve Kurumlar Vergisi Kanununun 44 üncü maddesi hükümlerine göre mükelleflere red ve iadesi gerekmektedir. 

            Gelir Vergisi Kanununun 42 nci maddesi kapsamına giren birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işleri dolayısıyla alınan istihkak bedellerinden tevkif edilmiş bulunan vergilerin, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinde gösterilen gelire dahil kazançlar üzerinden hesaplanan gelir veya kurumlar vergisinden mahsubu neticesinde, mükellefe iadesi gereken bir verginin kalması halinde, bu vergi aşağıda açıklanan esaslara göre nakten ve/veya diğer vergi borçlarına mahsup edilmek suretiyle iade edilecektir. 

            a) Mahsuplar sonunda kalan ve tutarı 10.000.000 lira ve daha az olanların tamamı, teminat aranmaksızın ve inceleme yapılmaksızın iade edilecektir. 

            b) 10.000.000 lirayı aşan vergilerin ise 10.000.000 lirasının tamamı ile fazlasının % 30'u, teminat aranmaksızın ve inceleme raporu beklenmeksizin red ve iade edilecektir. Arta kalan tutarın yarısının mükellefin talebi üzerine "süresiz ve şartsız banka teminat mektubu" karşılığında red ve iade edilmesi; diğer yarısının iadesinin ise inceleme raporu sonucuna göre yapılması gerekmektedir. 

            Bu bölümde sözü edilen teminat mektuplarının, paraya çevrilmeleri ile ilgili olarak hiçbir sınırlayıcı şart taşımamaları gerekmektedir. 

            ÖRNEK: 
            Münhasıran yıllara sari inşaat ve onarma işi ile iştigal eden mükellef (A)'nın, 1989 yılına ilişkin olarak 1990 yılı Mart ayında verdiği yıllık gelir vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan gelir vergisinden, % 5 vergi tevkifatları toplamının mahsubundan sonra, arta kalan 50.000.000 liralık iade alacağı bulunmaktadır. 

            Bu mükellef, 50.000.000 liralık alacağının nakten iade edilmesini talep etmiştir. 

            Adı geçen mükellefin bu talebi ile ilgili olarak yapılacak işlemler aşağıdaki gibidir. 

            - İade olunacak alacağın 10.000.000 liralık kısmı ve 10.000.000 lirayı aşan (50.000.000-10.000.000=) 40.000.000 liralık kısmının % 30'u olan (40.000.000 x % 30=)12.000.000 liralık kısmı olmak üzere toplam olarak (10.000.000 + 12.000.000=) 22.000.000 lirası, banka teminat mektubu ve inceleme raporu aranmaksızın nakten iade edilecektir. 

            - Alacağın 22.000.000 liralık kısımdan arta kalan (50.000.000-22.000.000=) 28.000.000 liralık kısmın yarısı olan (28.000.000/2=) 14.000.000 liralık kısım da, bu tutarda verilecek banka teminat mektubu karşılığı ve inceleme raporu beklenmeksizin nakten iade edilecektir. 

            - Yukarıda belirtilen iade kısımlarından arta kalan 14.000.000 liralık kısmın iadesi ise, vergi inceleme raporuna dayanılarak yapılacaktır. Bu kısmın iadesini sağlamak amacıyla banka teminat mektubu verilmiş olsa dahi, iade isteği, inceleme sonuçlanmadan yerine getirilmeyecektir. 

            Yıllık beyanname ile beyan edilen gelir veya kurum kazancı üzerinden hesaplanan gelir ve kurumlar vergisinden mahsup edilen ve mahsuplar sonunda arta kalan tevkif yoluyla kesilen vergilerin, mükelleflerin kendilerinin diğer vergi borçlarına mahsup edilmek suretiyle iadesi de yapılacaktır. 

            Mahsuben iadelerde, nakten iadelerde olduğu gibi işlem yapılacaktır. 

            Öteyandan, mükelleflerin, mahsup taleplerinin hüküm ifade edebilmesi için, bu konuya ilişkin olan dilekçelerine; tevkif yoluyla kesilen vergilerin ilgili vergi dairesine yatırılmış olduğuna dair belge ile yukarıda belirtilen hadleri aşan kısımlar için banka teminat mektubunu eklemeleri gerekmektedir. Bu belgelerle birlikte yapılan mahsup talepleri, dilekçenin vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarihten itibaren hüküm ifade edecek ve mahsup bu tarih itibariyle yapılmış sayılacaktır. Bu tarihten itibaren mükelleflerin iade olunacak alacaklarından mahsubunu talep ettikleri vergi borçları için gecikme zammı uygulanmayacaktır. 

            3- TEVKİF YOLUYLA ÖDENEN DİĞER GELİR VE KURUMLAR VERGİLERİNİN NAKTEN VE/VEYA  MAHSUBEN İADESİ: 
            Gelir vergisi Kanununun 121 ve Kurumlar Vergisi Kanununun 44 üncü maddesine göre yapılacak iadelerden yukarıda belirtilenler dışında kalan iade işlemlerinde, 10.000.000 liraya kadar olanlarda teminat mektubu ve inceleme raporu aranmayacaktır. Bu miktarın üzerindeki red ve iade işlemlerinde ise, 10.000.000 liranın tamamı ile fazlasının yarısı "süresiz ve şartsız banka teminat mektubu" karşılığında inceleme raporu beklenmeksizin red ve iade edilecektir. Diğer yarısının iadesi ise inceleme raporuna dayanarak yapılacaktır. 

            Bu konudaki mahsuben iadelerde de aynı şekilde işlem yapılacaktır. 

            10.000.000 liranın üzerindeki tutarın yarısının iadesinde kullanılmak üzere bankalarca verilecek teminat mektuplarının paraya çevrilmeleri ile ilgili olarak da bu mektuplara hiçbir sınırlayıcı şartın konulmaması gerekmektedir. 

            4- VERGİ İADESİNDE KULLANILMAK ÜZERE BANKALARCA VERİLECEK TEMİNAT MEKTUPLARININ ŞEKİL VE MUHTEVASI: 
            Gelir Vergisi Kanununun 121 inci maddesine ve Kurumlar Vergisi Kanununun 44 üncü maddesine göre yapılacak iadelere ilişkin olan banka teminat mektuplarının, paraya çevrilmeleri konusunda sınırlayıcı hiçbir şartı taşımamaları ve 01/08/1988 tarih ve 19886 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 28 seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği ekinde yer alan "Kesin Teminat Mektubu" niteliğinde olmaları gerekmektedir. Söz konusu Tebliğ ekinde yer alan banka teminat mektubu niteliğinde olmayan ve paraya çevrilmesi konusunda şart ihtiva eden banka teminat mektupları kabul edilmeyecektir. 

            5- TEMİNAT MEKTUPLARININ İADESİ VE PARAYA ÇEVRİLMESİ : 
            Teminat mektubuna dayanılarak nakten ve/veya mahsuben yapılan iadelerle ilgili vergi incelemesi yapılması esastır. Banka teminat mektupları ancak, vergi inceleme raporlarına dayanılarak mükelleflere iade edilecektir. 

            Öteyandan, teminat mektubu alınmak suretiyle yapılan nakten ve/veya mahsuben iadelerle ilgili tarh zaman aşımı süresi dolmuş bulunanların, teminat mektupları inceleme raporuna dayanmaksızın iade edilecektir. 

            6- VERGİ İADESİNDE DİKKATE ALINACAK DİĞER HUSUSLAR : 
            Bu bölümde yer alan iadelerle ilgili olarak yapılan başvurularda, vergi iadesine ilişkin konunun incelemeye sevk edilip edilmediğine bakılmaksızın, bu Tebliğde yapılan açıklamalara göre işlem yapılacaktır. 

            Buna göre, birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işlerine ait istihkaklardan tevkif yoluyla kesilen vergilerin 10.000.000 lirası ile fazlasının % 30'undan, gelir ve kurumlar vergisi ile ilgili diğer iadelerde ise 10.000.000 liradan arta kalan tutarın yarısı, mükelleflerin talebi halinde yukarıda açıklandığı üzere "süresiz ve şartsız teminat mektubu" karşılığında nakten iade edilecektir. 

            Diğer taraftan, mahsuben iadeler konusunda da yine yukarıda yapılan açıklamalara göre işlem tesis edilecektir. 

            Öteyandan, haklarında vergi incelemesi yapılanlar hakkında ise inceleme raporları gereğince işlem yapılacağı tabiidir. 

            79 seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği, bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır. 

            B) YILLIK BEYANNAME ÜZERİNDEN HESAPLANAN VERGİDEN MAHSUP EDİLECEK GEÇİCİ VERGİ TUTARI İLE MAHSUPLAR SONUNDA KALAN GEÇİCİ VERGİ TUTARININ İADESİ : 

            Bilindiği üzere, 157 seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde, yıl içinde tevkif suretiyle ödenen vergilerin, geçici vergi tahakkuk tutarından terkin edilmek suretiyle mahsup edileceği açıklanmıştır. 

            Ancak, Bakanlığımıza intikal eden olaylardan; geçici vergi tahakkuk tutarının, tevkif suretiyle kesilen vergilerin terkin edilmek suretiyle düzeltilmesine rağmen, yıllık beyanname üzerinden hesaplanan nihai vergiden, geçici verginin düzeltilmeden önceki tahakkuk tutarının mapsup edildiği anlaşılmıştır. 

            Geçici verginin ait olduğu yıla ilişkin olarak verilen beyanname üzerinden hesaplanan nihai gelir vergisinden, geçici verginin mahsubunda; geçici vergi tahakkuk tutarı, yıl içinde tevkif suretiyle kesilen vergilerin (terkin yoluyla) mahsup edilmesi suretiyle düzeltilmiş ise, düzeltme sonunda kalan tutar esas alınacaktır. 

            ÖRNEK : 
            Serbest meslek erbabı (A)'nın 1990 yılına ilişkin olarak tahakkuk eden geçici vergi tutarı 15.000.000 liradır. Bu mükellef, serbest meslek kazancı ile ilgili olarak yıl içinde kendisinden 5.000.000 lira tevkif suretiyle vergi kesildiğini tevsik etmiştir. 

            Mükellefin tevkif suretiyle ödediği 5.000.000 lira tutarındaki verginin 4.000.000 liralık kısmı, yıl içinde geçici vergi tahakkuk tutarından terkin edilmek suretiyle mahsup edilmiştir. 

            Bu mükellefin 1991 yılı Mart ayında vereceği yıllık beyanname üzerinden mahsup edebileceği geçici vergi tutarı (15.000.000-4.000.000=) 11.000.000 lira, mahsup edilecek, tevkif suretiyle ödenen vergi ise 5.000.000 lira olacaktır. 

            Öteyandan, geçici verginin mahsubu ve iadesine ilişkin hususlar, 157 seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 38 seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde açıklanmıştır. 

            Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince cari vergilendirme döneminin gelir veya kurumlar vergisine mahsup edilmek üzere tahakkuk ettirilen geçici vergi tutarı, söz konusu Tebliğlerde yapılan açıklamalar çerçevesinde mahsup edilecek ve bu mahsuba rağmen arta kalan bir tutarın bulunması ve bu tutarın ödenmiş olması halinde kalan miktar, mükelleflerin o yılın sonuna kadar yazılı olarak başvurmaları kaydıyla, kendilerine nakten veya mahsuben iade edilecektir. Söz konusu geçici verginin iadesinde, inceleme raporu ve teminat aranmayacak, diğer iadelerde aranan 10.000.000 liralık sınır da uygulanmayacaktır. 

            ÖRNEK : 
            İki ortaklı (B) Limited Şirketinin 1989 yılına ilişkin olarak tahakkuk eden geçici vergi tutarı 50.000.000 lira olup, bu tutarın tamamı ödenmiştir. 

            Bu kurumun, 1989 yılına ilişkin olarak 1990 yılı Nisan ayında verdiği kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan kurumlar vergisi de 25.000.000 liradır. Bu mükellefin, 1990 yılı Nisan ayında verdiği kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden ayrıca, (25.000.000 X % 50=) 12.500.000 lira geçici vergi hesaplanmıştır. 

            Bu mükellefin, 1989 yılına ilişkin olarak ödediği geçici vergi tutarından 1990 yılı Nisan ayında verdiği yıllık beyanname üzerinden 1989 yılı kazancına ilişkin olarak hesaplanan 25.000.000 lira tutarındaki kurumlar vergisi ile 1990 yılına ait olarak hesaplanan 12.500.000 lira tutarındaki geçici vergi indirilecek, mahsuplar sonunda kalan [50.000.000 - (25.000.000 + 12.500.000)] 12.500.000 lira tutarındaki geçici vergi, ödenmiş olması kaydıyla mükellefin diğer vergi borçlarına mahsup veya 1990 yılı sonuna kadar yazılı olarak müracaat etmesi kaydıyla kendisine nakten iade edilecektir. 

            Mükellefin diğer vergi borcunun bulunmaması ve 1990 yılı sonuna kadar da yazılı olarak müracaat etmesi kaydıyla, 1989 yılına ilişkin olarak ödediği geçici verginin mahsuplar sonunda arta kalan 12.500.000 liralık kısmı, inceleme raporu ve teminat aranmaksızın mükellefe nakten iade edilecektir. 

            C) İHRACATÇILAR TARAFINDAN SATIN ALINAN ZİRAİ ÜRÜN BEDELLERİ ÜZERİNDEN YAPILACAK VERGİ TEVKİFATI VE MÜTESELSİL SORUMLULUK : 

            Bilindiği üzere; 14/4/1990 gün ve 20492 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 162 seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde; ihracatçıların gerek çiftçi, gerekse çiftçi dışındaki kişi, kurum ve kuruluşlardan (destekleme alımı yapan kamu kurum ve kuruluşları ile zirai ürün alımında bulunan kamu kurum ve kuruluşlarından satın alınanlar hariç) satın aldıkları zirai ürünler için (işlenmiş olanlar dahil) gelir vergisi tevkifatı yapmak zorunda oldukları açıklanmıştı. 

            Tarımsal ürün ihraç eden ihracatçıların, 5590 sayılı Kanuna göre kurulmuş olan ticaret borsalarında tescil ettirerek, çiftçi dışında kalan kişi ve kuruluşlardan satın aldıkları zirai ürünler için, vergi tevkifatı yapmaları zorunlu bulunmamaktadır. 

            Buna göre, tarımsal ürün ihraç eden ihracatçılar, 5590 sayılı Kanuna göre kurulmuş olan ticaret borsalarında tescil ettirerek, çiftçi dışında kalan kişi ve kuruluşlardan satın aldıkları zirai ürünler için (işlenmiş olanlar dahil), gelir vergisi tevkifatı yapmayabileceklerdir. 

            İhracatçılar, satın aldıkları zirai ürünleri borsalarda tescil ettirdiklerini,ticaret borsalarınca o ürünün alımı ile ilgili düzenlenen alım- satım beyannamesi ile tevsik edeceklerdir. Bu beyanname, o zirai ürüne ait fatura ile birlikte Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre muhafaza edilecektir. 

            Ancak ihracatçıların vergi tevkifatı yapmaksızın satın aldıkları zirai ürün bedelleri üzerinden tevkif edilmesi gereken vergi ile buna bağlı ceza ve gecikme faizinden müteselsilen sorumlu olacaklardır. 

            Öteyandan, ihraçatcıların ticaret borsasında tescil edilmiş olsa dahi çiftçilerden satın aldıkları zirai ürün bedelleri üzerinden, vergi tevkifatı yapacakları tabiidir. 

            Bu bölümde belirtilen hususlar dışında kalan konularda, 153, 155 ve 162 seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğlerinin hükümleri aynen yürürlektedir. 

            Bu bölüm hükümleri, 162 seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere, yayımı tarihinde yürürlüğe girer. 

            Tebliğ olunur.