Vergi Mevzuatı  
Resmi Gazete: 19.02.1994 Cumartesi Sayı: 21854 (Asıl) 
Maliye Bakanlığından: 
Gelir Vergisi Genel Tebliği
Seri No:173
  
            Bilindiği üzere, 3689 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 35 inci madde ile hayat standardı uygulaması 01.01.1990 - 31.12.1999 tarihleri arasında yeni esaslara bağlanmıştır. Ayrıca, 30.12.1993 gün ve 21804 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3946 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununun geçici 35 inci maddesinin 2 numaralı fıkrasının (f) bendi değiştirilmiş ve maddeye hayat standardı esasında izah uygulaması ile ilgili 7 numaralı yeni bir fıkra eklenmiştir. 

            Öte yandan, yine 3946 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120 nci maddesine eklenen bir fıkra ile dileyen mükelleflerin üçer aylık dönemler itibariyle hesaplayacakları gerçek kazançları üzerinden geçici vergi ödemeleri esası getirilmiştir. Ayrıca, 31.12.1993 gün ve 20805 mükerrer  sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 93/5143 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de önceki yıla ait kazanç beyanı üzerinden hesaplanan gelir vergisine uygulanacak geçici verginin oranı da % 30'dan % 50'ye yükseltilmiştir. 

            Diğer taraftan, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120 nci maddesinde geçici vergiye, geçici 35 inci maddesinde de hayat standardı esasına ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca tayin ve tespit edileceği hükme bağlanmıştır. 

            Bu hükümler de dikkatle alınarak hayat standardı esası ve geçici vergi uygulaması ile ilgili olarak, aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür. 

            A) HAYAT STANDARDI TEMEL VE İLAVE GÖSTERGE TUTARLARI: 

            1) 1993 Yılına İlişkin Olup, 1994 Yılında Beyan Edilecek Kazançlara uygulanacak Olan Hayat Standardı Temel ve İlave Gösterge Tutarları: 

            Gelir Vergisi Kanununun geçici 35 inci maddesinin 2 nci fıkrasının (a)bendinde, "Hayat standardı temel gösterge tutarı; faaliyetin yapıldığı takvim yılı sonunda geçerli olan ve 16 yaşından büyük sanayi kesiminde çalışan işçiler için uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarının, birinci sınıf tacirler için 3,1 katı, ikinci sınıf tacirler için 1,8 katı, serbest meslek erbabı için de 2,8 katıdır." denilmiş, aynı fıkranın (d) bendinde de "Bu fıkranın (a) ve (c) bentlerinde yer alan gösterge tutarları; 3030 sayılı Kanun uyarınca büyükşehir belediyesi olan illerin, büyükşehir belediye sınırları içinde faaliyette bulunan mükellefler için % 25 oranında artırılarak, kalkınmada öncelikli yörelerde faaliyette bulunan mükelleflerde ise, birinci derecede öncelikli yörelerde % 50 oranında, ikinci derecede öncelikli yörelerde % 40 oranında indirilerek dikkate alınır." hükmü yer almıştır. 

            Ayrıca, aynı fıkranın (e) bendinde ise, bu fıkranın (a), (c) ve (d) mentlerinde yer alan temel gösterge tutarlarının, faaliyetin ifa edildiği yöreler itibariyle altın imalatı ve altın ticareti ile uğraşanlar için % 50 oranında artırılarak uygulanacağı belirtilmiştir. 

            Diğer taraftan, Asgari Ücret Tespit Komisyonunun 30.07.1993 tarih ve 21653 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 23.07.1993 gün ve 1993/1 sayılı Kararı ile 01.08.1993 tarihinden geçerli olmak üzere, 16 yaşından büyük olan ve sanayi kesiminde çalışan işçiler için asgari ücret, günlük 83.250 lira, aylık 2.497.500.- lira olarak yeniden tespit edilmiştir. 

            31.12.1993 tarihinde yürürlükte bulunan bu asgari ücretin yıllık brüt tutarı (2.497.500 x 12 =) 29.970.000.- liradır. Asgari ücrete, 1993 yılı içinde yapılan artış oranı (2.497.500 - 1.449.000 = 1.048.500/1.449.000 =) % 72.36'dır. 1993 yılı için yeniden değerleme oranı ise Bakanlığımızca, 223Seri No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile % 58.4 olarak ilan edilmiştir.Gelir Vergisi Kanununun Geçici 35 inci maddesinin 5 numaralı fıkrasına göreasgari ücretteki artış oranı, yeniden değerleme oranına göre daha yüksek olduğu için hayat standardı temel ve ilave gösterge tutarları, 31.12.1993 tarihinde geçerli olan asgari ücrete göre hesaplanmıştır. 

            Buna göre, 1993 yılına ait olup 1994 yılı Mart ayında beyan edilecek ticari ve mesleki kazançlara uygulanacak olan hayat standardı temel ve ilave gösterge tutarları, Gelir Vergisi Kanununun geçici 35 inci maddesinin 5 numaralı fıkrasının son bendinde yer alan, 100.000.- liraya kadar olan tutarların nazara alınmayacağı hükmü de dikkate alınarak aşağıda belirtilmiştir. 

            a) Temel Gösterge Tutarları: 

                    Kalkınmada      Kalkınmada 
                    Birinci         İkinci                      Büyükşehir 
                    Derecede        Derecede                    Belediye 
                    Öncelikli       Öncelikli    Diğer          Sınırları 
                    Yörelerde       Yörelerde    Yörelerde      İçinde 
Mükellef Grupları     (TL.)            (TL.)       (TL.)          (TL.) 
----------------  -------------   ------------  -----------  -------------- 
Altın İmalatı ve/ 
veya altın 
ticareti ile 
uğraşanlardan; 

1 inci sınıf 
tacirler için     69.600.000      83.600.000   139.300.000    174.200.000 

2 nci sınıf 
tacirler için     40.400.000      48.500.000   80.900.000     101.100.000 

Yukarıdakiler dışında 
kalan; 

1 inci sınıf 
tacirler için     46.400.000      55.700.000   92.900.000     116.100.000 

Serbest meslek 
erbabı için       41.900.000      50.300.000   83.900.000     104.800.000 
2 nci sınıf 
tacirler için     26.900.000      32.300.000   53.900.000     67.400.000 

   b) Hayat Standardı İlave Gösterge Tutarları: 

                           Kalkınmada      Kalkınmada 
                           Birinci         İkinci 
                           Derecede        Derecede 
                           Öncelikli       Öncelikli    Diğer 
                           Yörelerde       Yörelerde    Yörelerde 
                           Uygulanacak     Uygulanacak  Uygulanacak 
Hayat Standardı            Tutarlar        Tutarlar     Tutarlar 
İlave Göstergeleri           (TL.)            (TL.)       (TL.) 
----------------          -------------   ------------  ----------- 
Mükellef kendisine, eşine, 
çocuklarına ve bakmakla 
yükümlü olduğu diğer 
kişilere ait özel binek 
otomobillerinin her biri 
için (işletmelerinde 
kayıtlı olanlar dahil) 
silindir hacmi; 

1600 (dahil) cc'ye 
kadar olanlarda               5.800.000      7.000.000       11.700.000 

1601 (dahil) cc'den 
1900 cc'ye kadar 
olanlarda                    8.900.000     10.700.000        17.900.000 

1901 (dahil) cc'den 
fazla olanlarda             14.900.000     17.800.000        29.800.000 

Mükellefin kendisi, eşi, 
çocukları ve bakmakla 
yükümlü olduğu diğer 
kişiler tarafından bizzat 
kullanılan birden fazla 
binalardan kiralanmış 
olanların (Bağımsız 
bölümler, katlar, sayfiye 
ve dinlenme evleri ile 
tatil amacıyla gidilen 
otel, motel ve benzerleri 
dahil) herbiri için          5.800.000      7.000.000        11.700.000 

Mükellefin kendisine, 
eşine, çocuklarına ve 
bakmakla yükümlü olduğu 
diğer kişilere ait 
(İşletmeye kayıtlı 
olanlar dahil) her bir; 

Hava taşıtı, yat, kotra, 
sürat teknesi için          60.100.000     72.100.000        120.300.000 

On beygir gücü üstünde 
motorlu diğer özel 
tekneler için               11.900.000     14.300.000         23.900.000 

Özel hizmetlerde devamlı 
ve ücret karşılığı 
çalıştırılan; 

Şoför, mürebbiye, aşçı, 
hizmetçi, bahçıvan ve 
benzerlerinin her biri 
için                        11.900.000     14.300.000         23.900.000 

Kaptan, Pilot ve 
benzerlerinin her biri 
için                        60.100.000     72.100.000         120.300.000 

Yarış atı yetiştirenlerde 
her bir yarış atı için 
(Taylar dahil)              11.900.000     14.300.000         23.900.000 

Turistik amaçlı yurt dışı 
seyahatlerde, sehayate 
katılan mükellefin kendisi 
eşi, çocukları ve bakmakla 
yükümlü olduğu diğer kişi- 
lerden her birinin her 
seyahati için               14.900.000     17.800.000         29.800.000 

            2) Antalya, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, İzmit, Mersin ve Samsun Büyükşehir Belediye Sınırları İçinde Faaliyette Bulunan Mükelleflerin 1993 Yılına ait Olup 1994 Yılında Beyan Edilecek Kazançlarına Uygulanacak Olan Hayat Standardı Temel ve İlave Gösterge Tutarları: 
            09.09.1993 gün ve 21693 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 504 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile daha önce kalkınmada birinci derecede öncelikli yöreler kapsamında bulunan Diyarbakır, kalkınmada ikinci derecede öncelikli yöreler kapsamında bulunan Erzurum, diğer yöreler kapsamında bulunan Antalya, Eskişehir, İzmit, Mersin ve Samsun belediyeleri, 3030 sayılı Kanun hükümlerine göre büyükşehir belediyeleri kapsamına alınmıştır. 

            Buna göre, sözü edilen büyükşehir belediye sınırları içinde faaliyette bulunan mükelleflere uygulanacak hayat standardı temel ve ilave gösterge tutarları aşağıda açıklanmıştır. 

            a) Antalya, Eskişehir, İzmit, Mersin ve Samsun Büyükşehir Belediye Sınırları İçinde Uygulanacak Temel ve İlave Gösterge Tutarları: 

            Büyükşehir belediye sınırları içinde ve diğer yörelerde faaliyette bulunan mükellefler için uygulanacak temel ve ilave gösterge tutarları yukarıda belirtilmiştir. 

            Antalya, Eskişehir, İzmit, Mersin ve Samsun belediyeleri, 504 sayılı Kanun 

Hükmünde Kararname ile 09.09.1993 tarihinden itibaren büyükşehir belediyeleriolduğundan, bu büyükşehir belediye sınırları içinde faaliyette bulunan mükelleflere, 1993 takvim yılının ilk dokuz aylık dönemi için diğer yörelere ait temel gösterge tutarları, 1993 yılının geri kalan üç aylık dönemi için de büyükşehir belediyeleri için tesbit edilen temel gösterge tutarları kıst dönem esasına göre uygulanacaktır. 

            Buna göre, Antalya, Eskişehir, İzmit, Mersin ve Samsun büyükşehir belediye sınırları içinde faaliyette bulunan mükelleflere uygulanacak temel gösterge tutarları aşağıda belirtilmiştir. 

                             Antalya, Eskişehir, İzmit, Mersin ve 
                             Samsun Büyükşehir Belediye Sınırları 
                             İçinde Uygulanacak Temel Gösterge Tutarları 
                             ------------------------------------------- 
Mükellef Grupları            İlk 9 aylık       Son 3 aylık       Toplam 
-----------------            -----------       ------------    ---------- 
Altın İmalatı ve/ 
veya altın ticareti 
ile uğraşanlardan; 

1 inci sınıf 
tacirler için               104.500.000        43.500.000      148.000.000 

2 nci sınıf 
tacirler için                60.600.000        25.200.000       85.800.000 

Yukarıdakiler dışında 
kalan; 

1 inci sınıf 
tacirler için                69.600.000        29.000.000       98.600.000 

Serbest meslek 
erbabı için                  62.900.000        26.200.000       89.100.000 

2 nci sınıf 
tacirler için                40.400.000        16.800.000       57.200.000 

            Büyükşehir belediye sınırları ile diğer yörelerin ilave gösterge tutarları aynı olduğundan, bu büyükşehir belediye sınırları içinde faaliyette bulunan mükelleflere ilave gösterge tutarlarının uygulanmasında, kıst dönem esasına gidilmeyeceği tabiidir. 

            b) Diyarbakır ve Erzurum Büyükşehir Belediye Sınırları İçinde Uygulanacak Temel ve İlave Gösterge Tutarları: 
            ba) Temel Gösterge Tutarları: 
            Gelir Vergisi Kanununun geçici 35 inci maddesinin 2 numaralı fıkrasının (d) bendi hükmüne göre, büyükşehir belediye sınırları içerisinde faaliyette bulunan mükellefler için tespit edilen temel gösterge tutarlarının, kalkınmada ikinci derecede öncelikli yörelerden olan Erzurum için % 40, kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerden olan Diyarbakır içinde % 50 oranında indirilerek uygulanması gerekmektedir. 

            Öte yandan, bu belediyeler, 09.09.1993 tarihinden itibaren büyükşehir belediyeleri olduğundan, bu belediye sınırları içinde faaliyette bulunan mükelleflere, 1993 yılının ilk dokuz aylık dönemi için kalkınmada öncelikli yörelere ait temel gösterge tutarları, son üç aylık dönemi için de bu büyükşehir belediyeleri için tespit edilen tutarlar, kıst dönem esasına göre uygulanacaktır. 

            Buna göre, Erzurum ve Diyarbakır İllerinin büyükşehir belediye sınırları içinde faaliyette bulunan mükelleflere uygulanacak temel gösterge tutarları aşağıda belirtilmiştir. 

                        Erzurum İli Büyükşehir Belediye 
                         Sınırları İçinde Uygulanacak 
                           Temel Gösterge Tutarları 

Mükellef Grupları     İlk 9 aylık      Son 3 aylık     Toplam 
-----------------     -----------      -----------    -------- 
Altın İmalatı ve/ 
veya altın ticareti 
ile uğraşanlardan; 

1 inci sınıf 
tacirler için         62.700.000        26.100.000    88.800.000 

2 nci sınıf 
tacirler için         36.400.000        15.100.000    51.500.000 

Yukarıdakiler 
dışında kalan; 

1 inci sınıf 
tacirler için         41.800.000        17.400.000     59.200.000 

Serbest meslek 
erbabı için           37.700.000        15.700.000     53.400.000 

2 nci sınıf 
tacirler için         24.200.000        10.100.000     34.300.000 

                        Diyarbakır İli Büyükşehir Belediye 
                           Sınırları İçinde Uygulanacak 
                             Temel Gösterge Tutarları 
                         ------------------------------- 

Mükellef Grupları     İlk 9 aylık      Son 3 aylık     Toplam 
-----------------     -----------      -----------    -------- 
Altın İmalatı ve/ 
veya altın ticareti 
ile uğraşanlardan; 

1 inci sınıf 
tacirler için         52.200.000        21.700.000    73.900.000 

2 nci sınıf 
tacirler için         30.300.000        12.600.000    42.900.000 

Yukarıdakiler 
dışında kalan; 

1 inci sınıf 
tacirler için         34.800.000        14.500.000     49.300.000 

Serbest meslek 
erbabı için           31.400.000        13.100.000     44.500.000 

2 nci sınıf 
tacirler için         20.200.000         8.400.000     28.600.000 

            Öte yandan, Erzurum ve Diyarbakır illerinin büyükşehir belediye sınırlarıdışında kalan yerlerinde faaliyette bulunan mükelleflere, kalkınmada öncelikli yörelere ait temel gösterge tutarlarının uygulanacağı tabiidir. 

            bb) İlave Gösterge Tutarları: 
            Erzurum ve Diyarbakır illerinin merkez belediyeleri büyükşehir belediyeleri kapsamına alınmakla birlikte, bu iller kalkınmada öncelikli yörelerden olduğundan, bu illerin büyükşehir belediye sınırları içinde faaliyette bulunan mükelleflere de kalkınmada öncelikli yöreler için tespit edilen ilave gösterge tutarları uygulanacaktır. 

            B) HAYAT STANDARDI ESASINDA 3946 SAYILI KANUNLA YAPILAN DÜZENLEMELER: 

            3946 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununun geçici 35 inci maddesinin 2 numaralı fıkrasının (f) bendi değiştirilmiş ve aynı maddeye hayat standardı esasında izah uygulaması ile ilgili 7 numaralı fıkra eklenmiştir. 

            Kanunda yapılan bu değişiklikler aşağıda açıklanmıştır. 1) İlk Defa İşe Başlayan Mükelleflerde Hayat Standardı Temel Gösterge Tutarının Yarısının Uygulanması:  

           1) İlk Defa İşe Başlayan Mükelleflerde Hayat Standardı Temel Gösterge Tutarının Yarısının Uygulanması: 
            Gelir Vergisi Kanununun geçici 35 inci maddesinin 2 numaralı fıkrasının (f) bendinde yapılan değişikliğe göre, hayat standardı temel gösterge tutarının indirimli uygulamasından, ilk defa gerçek usulde işe başlayan mükellefler, sadece işe başladıkları yılda yararlanacaklardır. 

            Daha önce her hangi bir şekilde gerçek usulde mükellef olanlardan yeniden gerçek usulde işe başlayanlar ile gerek aynı il içinde veya Türkiye genelinde adres dreğişikliği yapanlar, bu uygulamadan yararlanamayacaklardır. 

            ÖRNEK 1:  
            Kırşehir İlinde avukatlık yapan mükellef (A), faaliyetini Ankara İli Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde sürdürmeye başlamıştır. Bu mükellefe,adres değişikliği nedeniyle hayat standardı temel gösterge tutarının yarısı değil, tamamı uygulanacaktır. 

            ÖRNEK 2:  
            Niğde İlinde daha önce gerçek usulde kazancı tespit edilmek suretiyle lokantacılık yapan mükellef (B), bu işini 1992 takvim yılı içinde bırakmıştır. 

            Bu mükellef daha sonra 1994 yılı içinde işletme hesabı esasına göre defter tutmak suretiyle tuhafiyecilik faaliyetine başlamıştır. Sözü edilen mükellefe, ilk defa işe başlamadığı için, hayat standardı temel gösterge tutarlarının yarısı değil, tamamı uygulanacaktır. 

            2) Götürü Usulden Kendi İsteği ile Gerçek Usule Geçen Mükelleflere Üç Yıl Süre İle Temel Gösterge Tutarının Yarısının Uygulanması:  
            Götürü usulde vergilendirilmekte iken kendi isteği ile gerçek usulde vergilendirmeyi seçen mükelleflere, gerçek usulde vergilendirilmeye başlanıldığı yıldan itibaren 3 yıl süre ile faaliyette bulunduğu yörede uygulanan temel gösterge tutarının yarısı uygulanacaktır. 

            Öte yandan, Gelir Vergisi Kanununun 47 nci maddesinde, ticari kazanç sahipleri için götürü usule tabi olmanın genel şartları belirtilmiş ve aynı Kanunun 69 uncu maddesinin 3946 sayılı Kanunla değişik son fıkrasında da bu şartların götürü usule tabi olacak serbest meslek erbabına da uygulanacağı hükme bağlanmıştır. İlk defa işe başlayan mükelleflerde, götürü usule tabi olmaya ilişkin genel şartlar işe başlama tarihi itibariyle aranılmakta, yıllık alış, satış ve hasılat hadleri ise aranılmamaktadır. 

            Bu nedenle, götürü usule tabi olmaya ilişkin genel şartları taşıyan ve kendiliğinden gerçek usulde mükellefiyetini tescil ettiren mükelleflere 3 yıl süre ile temel gösterge tutarının yarısı uygulanacaktır. 

            ÖRNEK 1:  
            Eskişehir ilinde bakkallık yapan mükellef (B), ötedenberi götürü usulde vergilendirilmektedir. Götürü usulde vergilendirmeye ilişkin şartları topluca taşıyan bu mükellef, 14.02.1994 tarihinde bağlı olduğu vergi dairesine müracaat ederek 01.03.1994 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilmeyi talep etmiştir. 

            Mükellef (B)'nin 01.03.1994 tarihinden itibaren gerçek usulde mükellefyeti tescil edilecek ve bu mükellefe 1994, 1995 ve 1996 takvim yıllarında temel gösterge tutarlarının yarısı uygulanacaktır. 

            ÖRNEK 2:  
            Aksaray ilinde lokantacılık yapmak üzere ilk defa 13.03.1994 tarihinde işe başlayacak olan mükellef (C), götürü usule tabi olmaya ilişkin genel şartları topluca taşımaktadır. 

            Bu mükellef vergi dairesine müracaat ederek, götürü usul yerine gerçek usulde vergilendirilmeyi seçtiğini beyan etmiştir. 

            Bu mükellefin işe başladığı tarihten itibaren gerçek usulde mükellefiyeti tescil edilecek ve 1994, 1995 ve 1996 yıllarına ilişkin olarak hayat standardı temel gösterge tutarının yarısı uygulanacaktır. 

            2) Hayat Standardı Esasında İzah Uygulaması:  
            3946 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununun geçici 35 inci maddesine   eklenen 7 numaralı fıkrada, "Mükellefler; kendilerine, eşlerine ve çocuklarına ait ve üzerinden gelir vergisi ödenen gelirleri (hamiline yazılı mevduat ve hamiline yazılı menkul kıymetlerden elde edilen gelirler hariç) ile kendilerine ve eşlerine ait emekli, maluliyet, dul ve yetim aylığı bulunduğunu belgelendirdikleri takdirde, bu gelirler, hayat standardı esasına göre kazancın tespitinde izah nedeni gelir olarak kabul edilir." denilmiştir.  Aynı Kanunun 39 uncu maddesinde de bu hükmün, 1993 yılı gelirlerine de uygulanmak üzere Kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. 

            Buna göre, hayat standardı esasında izah uygulaması aşağıda açıklanmıştır. 

            a) İzah Nedeni Olan Gelirler: 

            aa) Emekli, Maluliyet, Dul ve Yetim Aylığı: 

            Mükelleflerin kendilerine ve eşlerine ait emekli, maluliyet, dul ve yetim aylıkları izah nedeni gelir olarak kabul edilecektir. 

            Emekli, maluliyet, dul ve yetim aylıklarından 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine göre kurulan emekli sandıkları, T.C. Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bağ-Kur tarafından ödenen emekli, maluliyet, dul ve yetim aylığı gibi ödemelerin yanısıra yurt içinden veya yurt dışından diğer herhangi bir suretle elde edilen benzeri aylıkların anlaşılması gerekir. 

            ab) Yıllık Beyannameye Dahil Edilmeyen Gelir Vergisine Tabi Gelirler: 

            Mükelleflerin kendilerine, eş ve çocuklarına ait yıllık beyannameye dahil edilmeyen ve üzerinden gelir vergisi ödenen vergiye tabi gelirler izah nedeni gelir olarak kabul edilecektir. Bunlara örnek olarak vergisi tevkif suretiyle ödenen ücretler ile gayrimenkul sermaye iratları ve nama yazılı mevduat hesapları ile nama yazılı menkul kıyetlerden sağlanan menkul sermaye iratları gösterilebilir. 

            ac) Beyannameye Dahil Edilen Gelir Vergisine Tabi Gelirler: 

            Mükelleflerin kendilerine, eş ve çocuklarına ait gerçek usulde vergilendirilen ticari ve mesleki kazançlar dışında kalan ve yıllık beyannameye dahil edilen diğer gelirler, izah nedeni gelir sayılacaktır. 

            Mükelleflerin kendilerinin, eş ve çocuklarının gerçek usulde vergilendirilen ticari ve mesleki kazançlarının temel gösterge tutarının üzerinde beyan edilen kısımları diğer aile fertlerinin hayat standardı temel ve ilave gösterge tutarlarının izahında, izah nedeni gelir olarak kabul edilecektir. 

            b) İzah Uygulaması: 

            Mükelleflerin, beyan ettikleri ticari ve mesleki kazançlarının temel ve ilave göstergeler tutarından düşük olması halinde, beyan edilen ticari ve mesleki kazancın hayat standardı esasına (temel ve ilave göstergeler toplamına) göre düşüklüğü, yukarıda sayılan izah nedeni gelirlerle izah edilebilecektir. 

            ÖRNEK 1:  
            Ankara Büyükşehir Belediye sınırları içinde avukatlık faaliyetinde bulunan mükellef (D)'nin, 1993 takvim yılına ilişkin gelir beyanı ile izah nedeni olan gelirleri aşağıdaki gibidir. 

   - Serbest meslek kazancının safi tutarı...........  90.000.000 TL.  
   - Ücretlerinin safi tutarı .......................+ 36.000.000 TL.  
                                                     ----------------  
     Toplam gelir ...................................  126.000.000 TL.  

   - Hayat standardı temel gösterge tutarı...........   104.800.000 TL.  
   - 1600 cc otomobil için ilave gösterge tutarı ....  + 11.700.000 TL.  
                                                       ----------------  
     Hayat standardı temel ve ilave göstergeleri toplamı 116.500.000 TL.  

   Vergiye tabi gelir (matrah) ........................ 126.000.000 TL.  

            Bu örnekte mükellefin izah nedeni gelir sayılan ücret geliri ile birlikte serbest meslek kazanç beyanı, hayat standardı esasına göre bulunan kazançtan daha yüksek olduğu için, kendi gelir beyanına göre vergilendirilecektir. Zira, mükellefin hayat standardı esasına göre tespit edilen kazanç tutarı olan 116.500.000 liradan, (116.500.000 - 90.000.000 =) 26.500.000 lira daha düşük kazanç beyan etmesine rağmen, bu düşüklüğü beyannameye dahil olan ücret geliri ile izah etmektedir. 

            ÖRNEK 2:  
            Kırıkkale İlinde tuhafiyecilik yapan ve işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellef (E)'nin, 1993 yılına ilişkin ticari kazanç beyanı ile hayat standardı verileri aşağıdaki gibidir. 

   Ticari kazancın safi tutarı .......................... 23.000.000 TL.  
   Hayat standardı temel gösterge tutarı ................ 53.900.000 TL.  
   1700 cc otomobil için ilave gösterge tutarı .........+ 17.900.000 TL.  
                                                        ----------------  
   Hayat Standardı temel ve ilave göstergeleri toplamı... 71.800.000 TL.  

   Beyannameye dahil edilmeyen izah nedeni gelirler toplamı... 34.000.000 TL.  
   Nama yazılı mevduat faizi .............. 10.000.000 TL.  
   Kendisine ait emekli aylığı............. 24.000.000 TL.  -  
                                                            -----------------  
   Hayat standardı esasına göre tespit edilen kazanç tutarı  37.800.000 TL.  
   Vergiye tabi gelir (matrah) ............................  37.800.000 TL.  

            Bu mükellefin kazanç beyanı, hayat standardı temel ve ilave göstergeler tutarından daha düşüktür. Bu düşüklüğün 34.000.000 liralık ısmı, beyanmameye dahil olmayan nama yazılı mevduat faizi ve kendisine ait emekli aylığı ile izah edilmektedir. Buna rağmen kazanç beyanı hayat standardı esasına göre tespit edilen kazançtan düşük olduğu için mükellefe, kendi kazanç beyanına göre değil, hayat standardı esasına göre bulunan kazanç tutarı üzerinden tarhiyat yapılacaktır. 

            c) İzah Nedeni Kabul Edilmeyecek Olan Gelirler: 
            Temel ve hayat standardı ilave gösterge tutarları, hiçbir zaman hamiline yazılı mevduat ile hamiline yazılı menkul kıymetlerden sağlanan gelirler ile izah edilemeyecektir. 

            İzah nedeni gelir olarak dikkate alınmayacak hamiline yazılı mevduatlar ve hamiline yazılı menkul kıymet gelirlerinden, hamiline yazılı olan döviz tevdiat hesapları, mevduat sertifikaları, mevduat hesapları, hisse senetleri ve tahviller ile bu nitelikteki mevduat ve menkul kıymet gelirlerinin anlaşılması gerekmektedir. 

            C) GEÇİCİ VERGİ ESASINDA YAPILAN DÜZENLEMELER:  

            Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120 nci maddesine 3946 sayılı Kanunla iki fıkra eklenmiş ve  31.12.1993 gün ve 21805 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 93/5143 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de yıllık beyanname üzerinden tahakkuk ettirilecek geçici verginin oranı % 30'dan % 50'ye 
yükseltilmiştir. 

            Geçici vergi konusunda yapılan bu düzenlemeler aşağıda açıklanmıştır. 

            1) Gelir Vergisi Beyannamesi Üzerinden Tahakkuk Ettirilecek Geçici Vergi Oranı ile İlgili Olarak Yapılan Düzenleme:  
            Yıllık gelir vergisi beyannamesi üzerinden tahakkuk ettirilecek geçici verginin oranı, 01.03.1994 tarihinden itibaren verilecek beyannameler üzerinden hesaplanacak geçici vergi için % 30'dan % 50'ye yükseltilmiştir. 

            Bu nedenle, 1 Mart 1994 tarihinden itibaren verilecek yıllık gelir vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan gelir vergisinin ticari ve mesleki kazanca isabet eden kısmına, % 50 oranı uygulanmak suretiyle mükelleflerin geçici vergileri hesaplanacaktır. 

            Öte yandan, üçer aylık bilanço ve gelir tablolarına göre hesaplanan kazançlar üzerinden geçici vergi ödeme esasını seçen mükellefler hakkında, yıllık beyanname üzerinden geçici vergi tarhiyatı yapılmayacaktır.  

            2) Üçer Aylık Bilanço ve gelir Tablolarına Göre Hesaplanan Kazançlar Üzerinden Ödenecek Geçici Vergi: 
            Mükellefler dilerlerse geçmiş yıla ilişkin olarak verdikleri beyanname  üzerinden geçici vergi ödeme esası yerine, cari yılın üçer aylık dönemleri itibariyle çıkartacakları bilanço ve gelir tablolarına göre hesaplanan kazançları üzerinden geçici vergi ödeme yöntemini seçebilirler. 

            Bu usulde ödenecek vergi, üçer aylık dönemler itibariyle hesaplanan kazancın % 25'i olacaktır. 

            Bu usulü seçen mükelleflerin üçer aylık dönemler itibariyle kazançlarının ne şekilde tespit edileceği, kazancın ve geçici verginin beyanına ilişkin usul ve esaslar aşağıda açıklanmıştır. 

            a) Üçer Aylık Dönemlerde Kazancın Tespiti 
            Mükellefler üçer aylık dönemlerde de kazançlarını, dönem sonlarındaki kazanç tespitine ilişkin usul ve esaslara göre yapacaklardır. 

            Ancak mükellefler, yıl sonu işlemlerinden olan amortisman ayırma, yeniden değerleme, alacak ve borç senetleri için reeskont hesaplama gibi mali kar/zararın tespitine yönelik işlemleri ihmal ederek üçer aylık dönemlere ait kazançlarını tespit edebileceklerdir. Dövize dayalı borç ve alacakların bulunması halinde ise,mükellefler üçer aylık dönemlerde işlemlerin yapıldığı ticari bankaların alış kurlarına göre bu alacak ve borçları değerleyebilirler. 

            b) Üçer Aylık Dönemlere İlişkin Geçici Verginin Beyanı ve Ödenmesi 
            Mükellefler, 1994 yılı Mart ayında yıllık gelir vergisi beyannamesinin ilgili bölümündeki yeri işaretlemek uretiyle, üçer aylık dönemler itibariyle geçici vergi ödeme uslünü seçtiklerini bildirmek zorundarırlar. Bu usulü seçen mükellefler, yıllık gelir vergisi beyannamesinin geçici verginin hesaplanması ile ilgili satırlarını doldurmayacaklardır. 

            Bu usulü seçen mükellefler, 01.01.1994 - 31.03.1994 dönemine ilişkin ilk geçici vergi beyannamesini, 1994 yılı 20 Nisan akşamına kadar bağlı oldukları vergi dairesine vereceklerdir. Mükellefler, bu beyannamede belirtilen kazanç üzerinden % 25 oranında hesaplayacakları geçici vergiyi yanı süre içinde 
ödeyeceklerdir. 

            1994 yılının müteakip Nisan, Mayıs ve Haziran ayları 2. dönem; Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları 3. dönem; Ekim, Kasım ve Aralık ayları da 4. Dönem olacaktır. Bu dönemlere ilişkin geçici vergi beyanları da dönemleri takip eden ayların 20. günü akşamına kadar yapılacak ve hesaplanan geçici vergi aynı süre içinde ödenecektir. 

            1994 yılı içinde işe başlayan mükelleflerden dileyenler, bu usulde geçici vergi ödeme yöntemini seçebilirler. Bu mükellefler de yukarıda belirtilen dönemler itibariyle kazançlarını tespit ve beyan edeceklerdir. 

            1995 ve müteakip yıllarda da aynı esaslara uyulacaktır. 

            Bu usulü seçen mükellefler, 2 yıl geçmedikçe bu usulden dönemeyeceklerdir. 

            Üçer aylık dönemler itibariyle hesaplanan kazançlar üzerinden geçici vergi ödeme esasını seçtiğini, yıllık gelir vergisi beyannamesinin ilgili yerini işaretlemek suretiyle vergi dairesine bildirmeyenler hakkında, yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisine göre geçici vergi hesaplanması esası uygulanacaktır. 

            ÖRNEK:  
            Ötedenberi Ankara Büyükşehir Belediye sınırları içinde bilanço esasına göre defter tutmak suretiyle kırtasiyecilik faaliyetinde bulunan mükellef (A), 1993 yılına ilişkin olarak yıllık gelir vergisi beyannamesi ile üçer aylık dönemler itibariyle geçici vergi ödeme esasını seçtiğini bildirmiştir. 

            Mükellef, bu nedenle de 1994 yılına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesinin geçici vergiye ait bölümünü doldurmamıştır. 

            Bu mükellef, 01.01.1994 - 31.03.1994 arasındaki ilk üç aylık döneme it çıkardığı bilanço ve gelir tablosu üzerinden hesaplanan dönem kazancını, 20.04.1994 tarihi akşamına kadar beyan edecektir. 

            Bu kazanç üzerinden hesaplanan geçici vergi, 20.04.1994 tarihine kadar ödenecektir. 

            Bu mükellef iki yıl süre ile bu usulden dönemeyeceği için, 1995 takvim yılında da aynı usulle geçici vergi ödeyecektir. Ancak, 1996 takvim yılından itibaren bu usulden dönebilecektir. 

            Bu esaslar, kurumlar vergisi mükellefleri için de uygulanacaktır. 

            3) Geçici Verginin Eksik Beyan Edilmesi Halinde Uygulanacak Gecikme Faizi ve Ceza  
            3946 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120 nci maddesine eklenen fıkrada, "Yapılan incelemeler sonucunda, geçmiş dönemlere ait geçici verginin eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için re'sen veya ikmalen geçici vergi tarh edilir. Ancak, yıllık beyanname verme süresi geçtikten sonra geçici verginin aslı aranmaz, bu vergiye gecikme faizi ve ceza uygulanır." denilmiştir.  

            Bu hükme göre, eksik beyan edilen geçici vergiye ait uygulanacak gecikme faizi ve ceza aşağıda açıklanmıştır. 

            a) Cari Vergilendirme Dönemi İçinde İkmalen veya Re'sen Yapılacak Geçici Vergi Tarhiyatı 

            Bilindiği üzere geçici vergi, cari yıl içinde mükelleflerden peşin olarak alınmakta ve bu yıla ilişkin olarak ertesi yılın Mart ayında verilen yıllık beyanname üzerinden hesaplanan nihai gelir vergisinden mahsup edilmektedir. 

            Mahsup dönemi geçmeden vergi incelemeleri ile geçici vergiye ilişkin ikmalen veya re'sen yapılacak tarhiyatlarda, tarhiyat geçici vergi aslı için de yapılacaktır. Ayrıca, vergi aslına bağlı olarak ceza ve gecikme faizinin de uygulanacağı tabiidir. 

            ÖRNEK:  
            Mükellef (B), 1993 takvim yılına ilişkin olarak yıllık gelir vergisi beyannamesini 1994 yılı Mart ayında vermiş ve bu beyanname üzerinden de adına 1994 yılına ilişkin olan geçici vergi tahakkuk etmiştir.  

            Mükellefin 1993 yılına ilişkin hesapları 1994 yılı Ekim ayında incelenmiş ve eksik kazanç beyan ettiği tespit edilmiştir. Mükellefe bu incelemeye dayanarak 1994 yılı Kasım ayında ikmalen yapılacak geçici vergi tarhiyatında, tarhiyat vergi aslı için de yapılacaktır. Bu vergiye bağlı olarak gerekli ceza da uygulanacaktır. 

            Ayrıca, tarhiyatın yapıldığı 1994 yılı Ekim ayına kadar, geçmiş taksit farkları için gecikme faizi de aranılacaktır. 

            b) Geçmiş Dönemlere İlişkin Olarak Yapılacak Geçici Vergi Tarhiyatında Gecikme Faizi ve Ceza Uygulaması 
            Geçici verginin mahsup dönemi geçtikten sonra, mükelleflere bu vergiye ilişkin ikmalen ve re'sen tarhiyat yapılması halinde, bu tarhiyatlarda vergi aslı yönünden tarhiyat yapılmayacak, ancak vergi cezası kesilecektir. Geçici verginin mahsup edileceği dönem olan Mart ayına kadarki taksit tutarları için ayrıca gecikme faizi uygulanacaktır. 

            ÖRNEK:  
            Mükellef (B)'nin 1991 takvim yılı hesapları, 1994 yılı Haziran ayında incelenmiş ve 1992 yılına ilişkin olarak ödenen geçici vergi ile ilgili fark bulunmuştur. 

            1992 takvim yılına ilişkin geçici vergi, bu yıla ait olarak 1993 yılı Mart ayında verilen yıllık beyanname üzerinden mahsup edilmiştir. 1992 yılına  ilişkin geçici verginin mahsup dönemi geçtiği için, yapılacak ikmalen 
tarhiyatta geçici vergi aslı aranılmayacak, ancak ceza ve gecikme faizi aranılacaktır. 

            01.01.1994 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak, sürekli hale gelen yargı kararlarına göre, kesinleşmemiş geçici vergi aslı yönünden ikmalen veya re'sen yapılan tarhiyatlar ile buna bağlı olarak kesilen ceza ve gecikme faizleri terkin edilecektir. Bu konuda yargıya intikal etmiş olan uyuşmazlıklardan da vazgeçilecektir. 

            Tebliğ olunur.