Vergi Mevzuatı  
Resmi Gazete: 27.10.1964  Sayı: 
Maliye Bakanlığından:  
Gelir Vergisi Genel Tebliği
Seri No:73
  
            KANUN: 193, 484; MADDE: 111, GEÇİCİ 4 ÜNCÜ MADDE (484 SAYILI KANUN) HAKKINDA : 
            Ortalama Kar Haddi Esasının 1963 Yılı Uygulanması İle İlgili Tamamlayıcı Açıklamalar : 
            Çeşitli genel tebliğlerde açıklandığı gibi, ortalama kar haddi esasına tabi mükelleflerin 1963 takvim yılından mütevellit kazançlarına 1963 yılı için takdir edilmiş bulunan ortalama kar hadleri uygulanacaktır. Bu haddin tatbiki suretiyle bulunan gayrisafi kazanç, mükelleflerin beyannamelerinde göstermiş oldukları gayrisafi kazançla karşılaştırılacak; arada 1.000 liradan fazla bir fark görüldüğü takdirde bunun neden ileri geldiği mükelleflerden sorularak; verilen izahat yeterli ve tatmin edici görülmezse mezkur fark üzerinden ikmalen ve cezasız vergi tarhedilecek; aradaki fark 1.000 liradan aşağı olur veya 1.000 liradan fazla olmakla beraber, mükelleflerin izahları kabule şayan bulunursa vergi tarhı cihetine gidilmeyecektir. 

            Bakanlığa vaki müracaatlardan, ortalama kar haddi esasının uygulanmasında, özellikle, mükelleflerden izahat talebi ve bu talebi müteakip yapılması gerekli işlemlerde tereddüde düşüldüğü anlaşıldığından, bu hususların daha etraflı şekilde açıklanmasına lüzum hasıl olmuştur. 

            1 - Mükelleflerden izahat istenilmesi : 
            Haklarında ortalama kar haddi esası uygulanacak olan mükelleflerden, şekli Bakanlıkça tespit edilmiş bulunan formül dahilinde lüzumlu bilgiler istenilir. 

            Bu bilgiler arasında, mükelleflerin beyannamelerinde gösterdikleri gayrisafi ortalama kar haddi esasına göre bulunan gayrisafi kazançların tutarları, bunlar arasındaki fark, bu fazlalığın uygun olup olmadığı, uygun değilse, beyandaki düşüklüğün neden ileri geldiği hususları mevcuttur.  

            Cevap Süresi : 
            Mükellefler, kendilerinden istenilen hususları en az 15 gün içinde izah edeceklerdir.Alınan haberlerden, vergi dairelerince mehlin genellikle 15 gün olarak tayin edildiği öğrenildiğinden, bunun 2 aya çıkarılması 19.10.1964 gün ve 2157-20/36956 sayılı yazı ile tamim olunmuştur.Bu süre zarfında cevap verenler kendilerinden istenilen izahları zamanında yapmış sayılacaklar; süreyi geçirenler ise ortalama kar haddi esasının uygulanmasına geçilecektir. 

            İzahın Şekli : 
            Mükellefler, kazançlarındaki düşüklüğün nedenlerini yazılı olarak vergi dairelerine bildirecekler ve dilerlerse, lüzumlu gördükleri belgeleri yazılarına ekliyeceklerdir. 

            İzahatın İncelenmesi : 
            Vergi dairelerine gelmiş olan izahlar ve belgeler, mükelleflerin dosyalarına konulacak  ve bu dosyalar, onları incelemeye yetkili komisyonlara tevdi olunacaktır. 

            Komisyon, illerde vergi dairesi müdürü, yoksa gelir müdür, ilçelerde varsa müstakil vergi dairesi müdürü, vergi dairesi olmayan yerlerde mal müdürü, bunların mazaretleri halinde tevkil edecekleri zatın başkanlığı altında vergi dairesinin ilgili memuru ve mahalli ticaret odalarınca, olmayan yerlerde belediyelerce 3 yıl için seçilmiş bir üyeden terekküp eder. 

            Komisyonlar, mükelleflerin izahlarını ve bu izahları sağlamak maksadıyla ibraz edilen belgeleri inceledikten sonra bunların tamamen ve kısmen kabul veya reddedebilirler.Her iki halde inceleme sonuçları komisyonca karara bağlanır ve bu karar üyeler tarafından imzalanarak bir nüshası mükellef dosyasına konulur. 

            İzahların Özel Komisyonlarca Kabule Şayan Görülmesi : 
            Mükelleflerin gösterdikleri gayrisafi kazanç ile ortalama kar haddi esasının uygulanması suretiyle bulunan gayrisafi kazanç arasındaki fazlalığın neden ileri geldiği hakkında verilmiş olan izahlar yeterli ve tatmin edici görülürse, mükelleflerin beyana dayanan vergileri üzerinde bir düzeltme ve değişiklik yapılmaz; sadece izahın aynen kabul edildiği mükelleflere duyurulmakla yetinilir. 

            Komisyonlarca Kabule Şayan Görülebilecek Düşüklük Sebepleri : 
            Mükelleflerce, beyanlarındaki düşüklüğün izahı maksadiyle verilen cevapların ve ibraz olunan belgelerin hangi halde kabul edilip hangi halde reddedileceği hususunun kesin olarak, önceden tayini güçtür. Red veya kabulün, düşüklüğü doğuran hadisenin mahiyetine, faaliyetin yapılış tarzına ve mükelleflerin iş ve çalışma imkan ve durumlarına göre incelenip değerlendirilmesi lazımdır. 

            Bununla beraber, düşüklük sebeplerinin açık ve seçik olarak bilindiği hallerde mükelleflerden tamamlayıcı izahat istenilmesine lüzum görülmeyeceği gibi izahın muteber belgelere dayandırıldığı hallerde de başkaca tetkik ve tahkikata ihtiyaç gösterilmeden beyanın olduğu gibi kabul edilmesi gerekir. 

            Konunun iyice anlaşılabilmesi için aşağıda bazı misaller verilmiştir : 
            - Tekele tabi maddeler (ispirto, ispirtolu içkiler, tütün, çay) ile damga pulu, milli piyango bileti, akaryakıt (motorin, gazyağı, benzin) şeker, kibrit, kahve gibi maddelerin kar hadleri ilgili resmi makam ve mercilerce; beldenin bir kısım zaruri ihtiyaçlarına (ekmek, et gibi) ait azami satış fiatları da belediyelerce tayin ve tahdit olunmaktadır. 

            Bu türlü malların satışı ile uğraşanlar için ortalama kar haddi cetvellerinde daha üstün kar nispeti tanınmış olsa dahi, özel komisyonun kar ve fiat sınırlandırılmalarını gözönünde bulundurarak, sözü edilen maddelerin satış hasılatına ortalama kar hadlerini değil, kendilerine mahsus kar hadlerini uygulamaları; şayet bu kar hadleri ortalama kar haddinden daha yüksek ise bu takdirde de ortalama kar haddinin tatbiki yoluna gitmeleri gerekir. 

            - Kamu idare ve müesseselerine ve bunlara bağlı teşekküllere karşı mal teslimini taahhüt etmiş olan mükelleflerin bu işlerden sağladıkları kazanç, ortalama kar hadlerine göre tespit edilen gayrisafi kazancın altında ise düşüklük sebebi izah edilmiş sayılmalıdır. 

            Rekabetin etkisi ile ticari emtiada veya taşıma işlerinde mal ve hizmetin benzerlerinden daha düşük fiatla satıldığı veya ifa edildiği iddia olunduğu hallerde bu iddialar, fatura ve diğer belgelerle tevsik olunduğu takdirde, kabul edilmelidir. 

            - Ticari faaliyetlerin çeşitli sebeplerle bir takvim yılından az bir süreye inhisar ettiği ve bu yüzden kazançta düşüklük husule geldiğinin iddia olunması halinde, bu iddia, tevsik edilmek kaydiyle, nazara alınmak lazım gelir. 

            Taşıma işlerinde faaliyetin bir takvim yılından daha az bir müddetle devam etmesi halinde işletme giderleri arasında yer alan amortismanın çalışılan süreye göre hesaplanarak, giderler arasına sadece bu suretle bulunan miktarın katılması icabeder. 

            Emtia üzerine iş yapanlarda kazanç tespit edilirken fire ve malın miattan düşmesi, gibi hususlara müteveccih olarak mükelleflerce yapılan izahların gözden uzak tutulmaması lazımdır. 

            - Öz sermayesinden ziyade milli bankaların kendisine açtığı krediler ile iş gören ve bu sebeple faiz ödeyen ve borçlarını zamanında tediye maksadiyle mallarını benzerlerine nazaran daha düşük fiatla satan ve bu halleri özel komisyonca bilinen veya izahat sırasında dermeyan ve tevsik olunan mükelleflerin bu durumları nazara alınmalıdır. 

            - İstirahat ve eğlence yerleri işletenlerde “Ortalama Kar Hadlerinin Tespiti Hakkındaki Yönetmelik” hükümlerine göre işletme giderlerinden sayılan işyeri kirası, hizmet erbabı ücretleri, amortismanlar ve saire gibi işin hacmı ile doğrudan doğruya ilgili bulunmayan sabit masraflar vardır. Böyle bir işletmenin mütehavvil masraflarını teşkil eden işletme giderlerinde (lokantalarda emtia ve malzeme bedeli gibi) işin iyi gitmemesi sebebiyle düşüklük husule geldiğinde, sabit masraflar aynen kalacağından, ortalama kar hadlerine göre hesaplanacak gayrisafi kazanç mükellefin gerçek durumuna uymayan sonuçlar verebilir. Bu gibi hallerde mükellefin cari yıldaki mütehavvil masrafları evvelki yıllara ait aynı mahiyetteki masraflariyle mukayese edilmeli ve masraflardaki azalışın işletme durumunun iyiye gitmemesinden ileri geldiğinden kanaat getirilmesi halinde beyan olunan kazançtaki düşüklük kısmen veya tamamen izah edilmiş sayılmalıdır. 

            - Taşıtlarını tamir, bozulma ve sair sebeplerle çalıştıramıyarak garajlarında muhafaza etmiş olan mükellefler bu durumu usulü dairesinde tevsik eyledikleri takdirde, hasılatlarındaki düşüklük işin icabına göre kısmen veya tamamen izah edilmiş sayılabilir. 

            - Rekabet dolayısiyle yılın belli bir süresinde normal tarifenin altında taşıma işleri yapanlar, bu hususu isbat ve tevsik kaydiye, hasılatlardaki düşüklüğü kısmen veya tamamen izah etmiş sayılabilirler. 

            Mükellef İzahlarının Kabule Şayan Görülmemesi : 
            Mükelleflerin kazançlarındaki düşüklüğün edenleri hakkında verdikleri izahlar, yetkili özel komisyonca kabule şayan görülmeyerek reddolunmuş ise, ortalama kar haddi esasının tatbiki suretiyle bulunmuş olan farkın tamamı; izahat kısmen kabul veya reddedilmiş ise, bu kısma ait fark vergi tarhına esas tutulur. 

            Özel Komisyonun inceleme sonuçlarına göre mükelleflerin ortalama kar haddi açısından durumlarını ve adlarına vergi tarhı gerekip gerekmiyeceğini belirtmek üzere bir kaç misal aşağıda gösterilmiştir. 

            Ortalama Kar Haddi Esasının Uygulanmasına Ait Misaller : 
            A) Emtia Üzerine Perakende Satış Yapılması : 
            Misal 1 - A adındaki bir mükellefin perakende olarak manifatura ticareti yaptığını, işletme defteri tuttuğunu, manifaturacılık için bu yerde tespit  olunan ortalama kar nispetinin % 10 olduğunu farzedelim. 

            Bu şahsın 27/1 numaralı beyanname yaprağında gösterdiği bilgilere göre ticari durumu şöyledir : 
                               Lira                                     Lira 
Hesap dönemi başındaki                        Hesap dönemi zarfında 
emtia mevcudunun                              elde edilen hasılat      140.000 
maliyet değeri                10.000 
Hesap dönemi zarfında 
satın alınan emtianın 
maliyet değeri                13.000          Hesap dönemi sonundaki 
Hesap dönemi zarfında                         emtia mevcudunun 
yapılan bil–mum giderler       9.000          maliyet değeri            12.000 
                             -------                                   ------- 
                    Toplam   149.000                          Toplam   152.000 
                Fark (Kar)     3.000                    Fark (Zarar) 
               Genel Toplam  152.000                    Genel Toplam   152.000 

    Maliyet Bedelinin Hesabı : 
         Lira 
     ---------- 
       10.000      Senebaşı mevcudu 
      130.000      Sene içindeki alışlar 
     ---------- 
      140.000      Toplam 
       12.000      Sene sonu mevcudu 
     ---------- 
      128.000      Satılan malın maliyet bedeli 

    Ortalama Kar Haddinin Uygulanması Suretiyle Gayrisafi Kazancın Tespiti : 
      128.000 x 10 
     -------------- = 12.800 lira (gayrisafi kazanç) 
         100 

    Mükellefin Gösterdiği Gayrisafi Kazanç : 
    Kar     Genel giderler 
    3.000 + 9.000 = 12.000 lira (gayrisafi kazanç) 
    Ortalama kar haddine göre hesaplanan gayrisafi kazanç ile mükellefin 
beyanına göre hesaplanan gayrisafi kazanç arasındaki fark : 
    12.800 - 12.000 = 800 liradır. 
    800 lira, 1.000 liradan aşağı olduğundan mükellef hakkında ortalama kar 
haddi yoluyla bir vergi tarh olunmayacaktır. 

            Misal 2 - B adındaki bir şahsın bakkallık yaptığını, bu iş için o yerde % 10 ortalama kar haddi tespit edildiğini düşünelim. 

            Bu mükellef beyannamesinde, sene içinde satın aldığı mal bedeli olarak 130.000 lira, genel gider olarak 5.000 lira, safi kar olarak da 3.000 lira göstermiştir. 

            Misalde, sene başı ve sene sonu mal mevcudu olmadığından maliyet bedeli yıl içinde satın alınan emtia bedeli olan 130.000 liradır 

            130.000 lira maliyet bedeline % 10 ortalama kar haddi uygulanarak, gayrisafi kazanç bulunur : 

   130.000 x 10 
   -------------- = 13.000 lira 
        100 
    Mükellefin gösterdiği gayrisafi kazanç: 
    Kar      Genel giderler 
    3.000 + 5.000 = 8.000 liradır. 
    Gayrisafi kazançlar arasındaki fark: 
    13.000 - 8.000 = 5.000 liradır. 

            Bu fark 1.000 liradan fazla olduğundan mükellef izaha davet olunur. Mükellef, yukarıki kısımlarda izah edilen şekilde düşüklük sebeplerini izah edemediği takdirde fark üzerinden adına ikmalen vergi tarh olunur. 

            Mükellef adına yapılacak ikmal tarhiyatı, ödevlinin beyannamesinde bildirdiği 3.000 lira karın ortalama kar haddi yoliyle tesbit olunan 5.000 lira ile toplanmasını ve toplam (8.000) lira üzerinden vergi tarholunmasını, tarholunan vergiden evvelce mükellefin beyanına dayanılarak hesaplanan verginin indirilmesini ve kalanın kendisinden aranmasını ifade eder. 

            B) Emtia Üzerine Kısmen Perakende Ve Kısmen Toptan Satış Yapılması : 
            Misal - Halıcılık yapan bir şahsın ; 

       Lira 
     -------- 
     100.000    takvim yılı başındaki emtia mevcudu 
     300.000    takvim yılı içindeki alışları 
      20.000    genel giderleri 
     350.000    yıl içindeki satışı 
     100.000    yıl sonu emtia mevcudu 

            olsun. Bu mükellefin yıl içindeki 350.000 liralık satışlarının 50.000 lirasını perakende, 300.000 liralık kısmının toptan satış olduğunu ve halıcılıkta perakende satışlar için bu yerde tespit olunan ortalama kar  

        haddinin % 10 olduğunu farzedelim. 

            Mükellefin izahatı sırasında perakende sattığını bildirdiği halıların maliyet bedelinin 48.000 lira olarak açıklandığını ve bunun kabul edildiğini farzedelim. 

            Bu durumda, misaldeki şahsın perakende suretiyle sattığı halılardan elde ettiği gayrisafi kazanç : 

    50.000 
    48.000 
   -------- 
     2.000 liradır. 

    Ortalama kar haddine göre hesaplanacak gayrisafi kazanç : 
     48.000 x 10 
    ------------- = 4.800 liradır. 
         100 

            Aradaki 4.800 - 2.000 = 2.800 lira fark mükellef adına ikmalen tarhedilecek kazanç kısmını ifade eder. Düşüklük sebebi izah edildiği takdirde böyle bir verginin aranmayacağı tabiidir. 

            Misal - 3  İmalat işi ile uğraşan bir mükellefin durumu şöyledir : 

            (Bu zümreye giren mükelleflerde satılan malın maliyet bedeli Vergi Usul Kanununun 275 inci maddesine göre tespit olunur. Aşağıdaki misal bu madde hükmü de gözönünde bulundurulmak suretiyle tertip edilmiştir. 

    Mamül devri            15.000            Perakende satış         235.000 
    İptidai madde devri    18.000            Mamul devri              21.000 
    İptidai madde alışı   120.000 
    Ücretler               50.000 
    İşletme giderleri      30.000 
    Genel giderler          7.000 
    Safi kar               16.000 
                -----------------                                    -------- 
                Toplam    256.000                                     256.000 

    Satılan malların maliyet bedelinin hesaplanması : 
    Mamul devri                         15.000 
    İptidai madde devri                 18.000 
    İptidai madde alışı                120.000 
    Ücretler                            50.000 
    İşletme giderleri                   30.000 
                             ----------------- 
                             Toplam    233.000 
    Ertesi yıla mamul devri             21.000 
    Satılan malın maliyeti             212.000 

            Bu maddeye ait imalatçı ortalama kar haddi nispetinin % 13 olduğu kabul edilirse, bu nispetin satılan malın maliyetine uygulanması halinde, ortalama gayrisafi kazanç, (212.000 x 0,13 = 27.560) olarak belirmektedir. 

            Mükellefin bildirdiği gayrisafi kazanç miktarı ise, 23.000 liradan ibaret bulunmaktadır. 

    Safi kar          16.000 
    Genel gider        7.000 
                     ------- 
                      23.000 

            Bu duruma göre, mükellefin bildirdiği gayrisafi kazanç, ortalama kar haddinin perakende satışlarına uygulanması sonunda bulunan gayrisafi kazanca nazaran, (27.560 - 23.000 = 4.560) lira düşüklük göstermektedir. 

            Tabiatiyle Vergi Dairesi, mükellefi, bu düşüklüğün sebebini izaha davet edecektir. 

            Farzedelim ki mükellef, defterlerinde ücret olarak gösterdiği 50.000 liradan ayda 300 lira, yılda 3.600 lira genel giderler arasında yer alması gereken muhasiplik ücretini yanlışlıkla ücretlere dahil ettiğini bildirir ve ispat ederse, gayrisafi kazancındaki düşüklüğü ispat etmiş sayılır ve hakkında herhangi bir tarhiyat yapılmaz. 

            Bu durumda sözü edilen 3.600 lira genel gider olup dolayısıyle beyan olunan gayrisafi kazanca gireceğinden satılan malın maliyeti 209.400 ve buna ortalama kar nispeti uygulanmasiyle bulunan gayrisafi kazanç 27.222 lira, mükellefin beyan ettiği gayrisafi kazanç ise 26.600 lira olacaktır. 

            Ortalama kar haddi uygulanmasiyle bulunan 27.222 lira gayrisafi kazançla, mükellefin bildirdiği gayrisafi kazanç 26.600 lira arasındaki fark bin liranın altında bulunduğundan, mükellefe bu esasa göre herhangi bir muamele yapılmıyacağı tabiidir. 
  
            C) İstirahat Ve Eğlence Yeri İşletilmesi : 
            Misal : N. adındaki bir şahıs içkili gazino işletmektedir. Beyanına göre 1963 yılındaki işletme ve gider genel giderleri toplamı 174.800 lira; hasılat toplamı 189.450 lira ve müessesesinin safi karı 189.450-174.800 = 14.650 liradır. Bu iş nev'i için tesbit olunan ortalama kar haddi % 30 farzedilmiştir. 

            Mükellefin beyannamesinde işletme giderlerini tefrik etmemiş olduğunu düşünelim. Bu gibi hallerde toplam giderin % 10 nun işletme giderleri dışında kalan giderler, kalanın işletme gideri olarak nazara alınması 66 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliği ile uygun görülmüş olduğundan, misaldeki işletme ve genel giderlerin bu esasa göre ayrılması lazımdır. 

    Genel giderler  :  174.800 x 10 
                      -------------- = 17.480 liradır. 
                            100 

    İşletme giderleri :  174.800 x 90 
                        -------------- = 157.320 liradır. 
                             100 

    Mükellefin Gösterdiği Gayrisafi Kazanç : 
    Kar       Genel giderler     Gayrisafi kazanç 
    14.650  +  17.480        =     32.130 liradır. 

    Ortalama Kar Haddine Göre Gayrisafi Kazanç : 
    157.320 x 30 
   -------------- = 47.196 liradır. 
        100 

            İki kazanç arasında, 47.196 - 32.130 = 15.066 lira fark 1.000 liradan fazla olduğu için mükellefin izaha davet edilmesi lazım gelir. Fazlalık izah edilmediği takdirde 15.066 lira üzerinden ikmalen .......... vergi tarholunur. 

            D) Taşıma İşleriyle Uğraşılması : 
            Misal : Şehirlerarası taşıma işleriyle uğraşan bir şahsın, yıl içindeki genel giderleri (kırtasiye, matbua, posta, ilan, reklam giderleri ile vergi, resim harçlar ve saire gibi) 5.000 lira, işletme giderleri (vasıtanın yakıt 
yağ, tamir, bakım giderleriyle amortismanları, şöför, şöför muavini, hostes ........ ücretleri, motorlu kara taşıtları vergisi, trafik sigortası ve nakil vasıtasına ait diğer sigorta primleri, yazıhane, servis istasyonu, garaj, terminal binalarına ait kira, amortisman, sigorta ve saire gibi masraflar....) 65.00 lira olarak tesbit olunmuştur. Yıl içinde elde olunan hasılat 72.000 lira, safi kar 2.000 lira; o yer için takdir olunan ortalama kar haddi nispeti % 20 farz edilmiştir. 

    Mükellefin Beyyannamesinde Gösterdiği Gayrisafi Kazanç : 
    Kar          Genel giderler       Kazanç 
    2.000   +       5.000        =    7.000 liradır. 

    Ortalama Kar Haddine Göre Hesaplanan Gayrisafi Kazanç : 
    65.000 x 20 
    ----------- = 13.000 liradır. 
        100 

            Mükellefin gösterdiği gayrisafi kazanç ile ortalama kar haddi esasına göre bulunan gayrisafi kazanç arasındaki fark : 13.000 - 7.000 = 6.000 liradır. 

            6.000 lira üzerinde mükellef adına ikmalen ve cezasız vergi tarhı gerekir. Şu kadar ki mükellef, hasılatındaki düşüklüğü izah etmiş olursa kendisinden böyle bir verginin aranmasına lüzum yoktur. 

            Gereğinin bu esaslara göre ifasını rica ederim. 

                                                                     Maliye Bakanı Y. 
            MESUT EREZ                                MUHSİN ÖZBAY 
       Gelirler Genel Müdürü                         Bakanlık Müşaviri