vergi mevzuatı  
Resmi Gazete: 21.01.1961  Sayı:  (Asıl) 
Maliye Bakanlığı'ndan: 

VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
Seri No:48

 


            213 sayılı Vergi Usul Kanununun bazı maddelerinin tatbik şekli hakkında:

            5432 sayılı Kanunun ilgası suretiyle yeniden ihzar ve tedvin edilen 4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu Resmi Gazetenin 10 - 12/1/1961 tarih ve 10703 - 10705 sayılı nüshalarında yayınlanmıştır.

            Geçici 9 uncu madde mucibince belediyelere ait vergi, resim ve harçlar hakkında vazedilen hüküm dışında bütün hükümleri 1/Ocak/1961 tarihinde yürürlüğe giren işbu kanunun bir çok maddeleri mülga 5432 sayılı Kanundan aynen alınmış olup bu maddeler hükümlerinin gerek evvelce Bakanlıkça yayınlanan İzahnameler gerekse muhtelif tarihlerde yapılan genel tebliğlerde açıklanan esaslar dairesinde tatbikine devam edilmesi tabiidir. Metinlerinde değişiklik yapılan maddelerle yeniden konulan hükümlerin tadil ve tedvin sebepleriyle bunların ne suretle uygulanacağı hakkında bir genel tebliğ hazırlanmakta ise de, bu hükümlerden bazılarının tatbiki müstaceliyet arzettiğinden, bunlara münhasır olmak üzere aşağıdaki izahatın verilmesi
hüzumlu görülmüştür.

            1 - (Kanun madde 40) götürü matrahların ne suretle tesbit edileceğini tayin eden bu maddede 5432 sayılı mülga kanuna nazaran yapılan tadilat, Esnaf Vergisi Kanunun ilgası sebebiyle gündelik kazanç esası üzerinden vergi tarhına mahal kalmaması, buna mukabil 1/Ocak/1961 tarihinde yürürlüğe giren 193 sayılı Gelir Vergisi Kanuniyle ticari kazançları üzerinden vergiye tabi bir kısmı mükelleflerin götürü matrah üzerinden teklifi gerekmesi dolayısıyle götürü matrah nevilerinin değiştirilmesinden ve takdir komisyonunca götürü matrahların tesbiti sırasında mütalaa istenilecek daire, kurum teşeküllerle komisyonca kararların tebliğ edileceği makam ve mercilerin tayininden ibaret bulunmaktadır.

            Yeni Vergi Usul Kanununun geçici 1 inci maddesiyle, 5432 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesi mucibince tesbit edilip bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte vergi tarhına esas tutulmakta olan götürü matrahların 1961 yılı vergileri için de uygulanması kabul edildiğinden götürü ücretler ve götürü meslek kazançları için evvelce tesbit edilen ve 1960 yılı vergilerinin tarhına esas tutulmuş olan matrahlar 1961 yılı vergilerine de uygulanacaktır.

            Ancak evvelce ticari kazançlar için götürü usulde mükellefiyet mevcut olmadığından 193 sayılı Kanuna göre bu usulde teklif edilecek mükelleflerin vergi matrahlarıyle bunlar yanında çalışıp da şimdiye kadar vergiden muaf bulunan ve 193 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinin 1 ve 108 inci maddesinin 2 numaralı bentlerine göre 1961 bütçe yılından itibaren esaslar dairesinde teşekkül edecek takdir komisyonunca takdir ve tesbiti icabetmektedir.

            193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 46 maddesinde bu gibi kazançların Maliye Bakanlığınca tanzim edilecek iş cetvellerinde bildirilen iş nevilerine göre ve Vergi Usul Kanunundaki esaslar dairesinde götürü olarak tesbit olunacağı tasrih edilmesine binaen bu hususta Bakanlıkça bir iş cetvelinin hazırlanmasına başlanılmıştır. Teşkilata ayrıca gönderilecek olan mezkur iş cetvelinin alınmasını müteakip merkez ve bağlı ilçeler sayısına göre bu cetvelin yeter miktarının il merkezindeki takdir komisyonuna tevdii ile gerekli takdir işleminin yapılması temin edilmelidir.

            2 - (Kanun madde 72, 73, 80, 81) bu maddelerde yapılan değişiklik, takdir komisyonuna iştirak edecek olan asıl ve yedek seçilmiş üye sayısının üçten ikiye indirilmesinden ve tadilat komisyonları asıl ve yedek üyelerini seçecek teşekküllerde bu üyelerin görev yerleri itibariyle bazı değişiklik yapılmasından ibarettir.

            Yapılan bu değişiklik dolayısiyle mezk–r komisyonlar üyelerinin yeniden seçilmesi icap eylediğinden işbu genel tebliğin alınmasını müteakip takdir komisyonu başkanlğınca 73 üncü maddede adları geçen teşekküllere yoksa belediyelere yazı ile müracaat edilmek ve 81 inci madde mucibince de mahallin en büyük mülkiye memuru tarafından belediyelere ve belediye teşkilatı bulunmayan köy ihtiyar meclislerine gerekli tebliğat yapılmak suretiyle komisyonlara iştirak edecek asıl ve yedek üyeleri seçilmelerinin talep ve temin edilmesi ve 1/Ocak/1961 tarihinden sonra yapılacak takdirlerle tadilat muamelelerinin yeniden seçilmiş üyelerin iştirakiyle kurulacak komisyonlar tarafından tetkik ve karara bağlanması lazım gelir.

            3 - (Kanun madde 221, 247, 248, 254) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesiyle esnaf muaflığı şartlarında mülga 5421 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan değişiklik sebebiyle evvelce gelir vergisinden muaf olan bir kısım esnaf 1/Ocak/1961 tarihinden itibaren vergiye tabi tutulmuştur. Ancak bu suretle gelir vergisine tabi bulunan mükelleflerden kanunun 47 ve 48 inci maddelerinde yazılı şartları topluca haiz olanlar götürü usulde vergilendirileceklerinden bunların Yeni Vergi Usul Kanununun 247 ve 248 inci maddeleri mucibince Ocak 1961 ayı içinde vergi dairesine müracaatla karne almaları ve 254 üncü madde mucibince de almağa mecbur oldukları fatura, gider pusulası ve müstahsil makbuzlarını tanzim tarihlerini takip eden takvim yılından başlayarak beş yıl süre ile muhafaza etmeleri mecburi bulunmaktadır.

            Yukarıda zikredilen şartları topluca haiz olmayanlar ise gerçek kazançları üzerinden vergilendirilecekleri cihetle bu gibilerin Vergi Usul Kanununun 178 inci maddesi mucibince yıllık iş hacimlerine göre sınıflandırılıncaya kadar 1/Ocak/1961 tarihinden itibaren işletme hesabı esasına göre bir defter tutmaları ve bu defteri 221 inci madde mucibince Ocak 1961 ayı sonuna kadar notere tasdik ettirmeleri iktiza etmektedir.

            4 - (Kanun madde 232) fatura kullanma mecburiyetine mütedair olan bu madde ile tesis edilen hükümlerde de 5432 sayılı Kanunun aynı mevzudaki 221 inci maddesinde münderiç hükümlere nazaran bazı değişiklikler mevcut olup bu değişiklikler, bilhassa Yeni Gelir Vergisi Kanuniyle zirai kazançların vergi mevzuuna alınması ve esnaf muaflığı şartlarının değiştirilmesi neticesinde bir kısım mükelleflerin ticari kazançlarının götürü usulde vergiye tabi tutulması sebebiyle evvelce yalnız birinci ve ikinci sınıf tüccarlar hakkında kabul edilmiş olan fatura verme ve alma mecburiyetinin defter tutacak çiftçilere ve fatura istemek ve almak mecburiyetinin ise kazançları götürü usulde tesbit edilen tüccarlarla vergiden muaf esnafa ve serbest meslek erbabına teşmilinin uygun görülmesi dolayısiyle yapılmıştır.

            Bundan başka yapılan bu tadilatla yukarıda zikredilenler dışında kalanların birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla deftere tabi çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin bin lirayı geçmesi ve bin liradan az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburiyeti vazolunmuştur.

            5 - (Kanun madde 234, 235) Gider pusulası ve müstahsil makbuzunun tanzimine taall–k eden bu maddelerde evvelce mülga Vergi Usul Kanununda mevcut aynı mevzudaki hükümlere nazaran yapılan değişiklikler de yukarıki maddede zikredilen mucip sebeplere istinaden yapılmış olup gerek gider pusulası gerek müstahsil makbuzunun ne gibi ve kimler tarafından yapılacak alım ve satım için ne suretle tanzim edileceği ve bunlarda ne gibi bilgilerin bulunacağı madde metinlerinde tasrih edildikten sonra bu hususta izahat verilmesini gerektiren bir cihet görülmemiştir.

            Ancak 5432 sayılı mülga Kanunun 224 üncü maddesinin son iki fıkrasında münderiç aynı müstahsilden bir defada satın alınan ve bedeli 250 liraya kadar olan mahsuller için makbuz tanzimi yerine satın alınan malların bir el defterine kaydiyle iktifa edilebileceği hakkındaki hükümler metne alınmamış olduğundan bundan sonra böyle bir defterin tutulması mevzuubahis değildir. Binaenaleyh bu suretle satın alınan mallar için de müstahsil tanzimi icabeder.

            6 - (Kanun madde 240) Kanunun bu maddesiyle yeni bir hüküm olarak nakliyat irsaliyeleri adiyle bir vesika daha ihdas ve bazı mükellefler için bu irsaliyeleri kullanma mecburiyeti vazedilmiştir.

            Bu madde hükmüne göre, ücret karşılığında eşya nakil eden bütün gerçek ve tüzel kişiler ve nakliye komisyoncuları ile acenteler (götürü usule tabi olanlar dahil, gelir ve kurumlar vergilerinden muaf olanlar hariç) nakil ettikleri eşya için kanunun 209 uncu maddesinde yazılı bilgileri ihtiva eden dip koçanlı bir irsaliye kullanmaya mecburdurlar. Bu irsaliyenin birinci nüshası eşyayı nakil ettirene verilecek ve kopya kağıdı ile doldurulacak dip koçanı nakil eden nezdinde saklanacaktır.

            209 uncu madde mucibince anbar defteri veya kendi işlerinin icabı olarak mezkur maddede yazılı mal–matı ihtiva edecek şekilde defter tutan depo (ardiyeler dahil) işletenlerle nakliye anbarları ayrıca nakliyat irsaliyesi kullanmaya mecbur değildirler.

            7 - (Kanun madde 376) Kanunun bu maddesiyle yine yeni bir hüküm olarak vergi cezalarında bazı kayıt ve şartlarla belirli nisbetlerle bir indirme yapılması kabul edilmiştir.

            Madde metnine göre re'sen veya ikmalen tarh edilen vergi veya vergi farkı ile indirmeden arta kalan kaçakçılık, kusur ve usulsüzlük cezalarını itiraz süresi içinde ilgili vergi dairesine müracaatla vadesinde veya 6183 sayılı Kanunda zikredilen neviden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini bildiren mükellef veya vergi sorumluları için kaçakçılık veya kusur dolayısıyle kesilen cezanın birinci defada üçte ikisi, müteakiben kesilen aynı nevideki cezaların üçte biri ve usulsüzlük cezasının üçte biri indirilecektir.

            Maddenin 2 numaralı bendindeki hükmün mutlakiyeti dolayısiyle bir defadan fazla kesilen kaçakçılık veya kusur cezalarından yukarıda yazılı şartları yerine getirmek suretiyle indirim yapılmasını isteyen mükellef veya sorumlu hakkında üçte bir indirim nisbetinin uygulanması için bu cezaların kesilmesini gerektiren fiilin birinci defa işlenen ve üçte iki nisbetinde indirim yapılan cezaların kesilmesine sebep olan fiilin benzeri olması veya aynı neviden vergiye taalluk edip etmemesi keyfiyetinin tetkiki mevzubahis olmayıp bir mükellef veya sorumlu hakkında bir kere üçte iki nisbetinde indirim yapıldıktan sonra aynı mükellef veya sorumlunun re'sen veya ikmalen tarh edilen vergilerle ilgili olarak adına kesilen kaçakçılık veya kusur cezaları için vaki olacak indirim taleplerinde daima bu üçte bir nisbet uygulanacaktır.

            8 - (Kanun madde 406) 5432 sayılı Mülga Kanununun 383 ncü maddesindeki hükme tenazur eden bu madde ile mevzu hükümlerde yapılan değişiklik şunlardır:

            a) Kanunun 1 nci maddesinde yazılı vergi, resim ve harçlarda mükelleflik, muaflık ve istisna, mükellefiyet şekli ve vergi cezalarının uygulanması bakımlarından doğan ihtilaflar hakkında İtiraz ve Temyiz Komisyonlarına müracaat olunmadan Danıştay'a gidilemiyeceğine mütedair Mülga 383 üncü maddenin birinci fıkrasında münderiç hüküm esas itibariyle muhafaza edilmekle beraber İtiraz ve Temyiz Komisyonlarına dermeyan edilmeyen iddia ve hususların Danıştay'da ileri sürülemiyeceği yolunda yeni bir hüküm vazedilmiştir.

            Danıştay'a başvurma ve mahiyeti hakkında Mülga Vergi Usul Kanununa ait 4 numaralı izahnamenin 577 nci ve müteakip sahifelerinde gerekli izahat mevcuttur. Yeni hükümle ise, İtiraz ve Temyiz Komisyonlarına yapılan müracaat neticesinde ittihaz edilen ve Danıştay Kanununa göre dava mevzuu olabilecek mahiyette olan Vergiler Temyiz Komisyonunun kesin kararları üzerine açılmış olan davalarda İtiraz ve Temyiz Komisyonlarına dermeyan edilmemiş iddia ve hususların ileri sürülemiyeceği zikredilmek suretiyle dava konusunun tevsiine ve hadisenin vergi ihtilaflarında en üst kaza mercii olan Danıştay'da yeni bir tetkik mevzuu ihdasına imkan bırakılmamıştır.

            b) Maddenin ikinci fıkrasıyle yukarıda bahsedilen hususlar hariç olmak üzere miktarı otuz bin lirayı (İl Özel İdare Vergilerinde üçbin lirayı) aşmayan matrahlar üzerinden tarh olunan vergi, resim ve harçlar ile üçbin lirayı aşmayan belediye gelirleri hakkında Temyiz Komusyonunca verilen kararlara kesin olup aleyhine Danıştay'da Temyiz davası açılamıyacağı yolunda yeni bir hüküm tesis edilmiş ve Danıştay'da dava açma keyfiyeti yalnız mevzu ve mahiyet bakımından değil dava konusu olacak vergi, resim ve harçların miktarları bakımından da bir takyide tabi tutulmuştur.

            Bu fıkra hükmünün uygulunmasında göz önüne alınacak husus madde metnindeki ifade tarzına göre, vergi ihtilaflarında dava açabilmek için kıstas olarak alınan otuz ve üçbin lirayı aşmak keyfiyetinde, genel bütçeye giren vergilerle İl Özel İdare Vergilerinde bu vergilerin matrahlarının nazara alınması icap eylediği halde belediye gelirlerinde ihtilaflı verginin miktarının esas alınması gerektiği cihetidir.

            Bu miktarların tayininde ise İtiraz ve Temyiz Komisyonları kararlarına göre hesaplanan verginin değil itiraz mevzuu olan vergi matrah ve miktarının nazara alınması lazım gelir.

            Bu fıkrada vergi cezaları zikredilmemiş olduğundan dava açma keyfiyetinde vergilerin matrah ve miktarları bakımından yapılan bu takyidin cezalara teşmil edilmemesi tabiidir.

            c) Maddenin 3 üncü fıkrasiyle Vergi Dairesinin Maliye Bakanlığının muvafakatını almadan Temyiz Komisyonunun kesin kararları aleyhine Danıştay'da Temyiz talebinde bulunamıyacağına dair olan hüküm de esas bakımından ipka edilmekle beraber fıkra metnine parantez içinde ilave edilen bir hükümle İl Özel İdareleriyle Belediyeler Vergi Dairelerinin bu muvafakatı Valilerden almaları esas kabul edilmiştir. Binaenaleyh Kanunun yürürlüğe girdiği 1/Ocak/1961 tarihinden sonra mezk–r Vergi Dairelerince açılmak istenen davalar için bağlı oldukları Valiliklerden muvafakat almaları icabeder.

            d) Maddenin 4 üncü fıkrasıyle tesis edilen hüküm ise Danıştay bozma kararı üzerine Temyiz Komisyonu, kararında ısrar ederse ihtilafın Danıştay Dava Daireleri Genel Kurulunca incelenip karara bağlanacağına ve bu karar gerek Danıştay Dairelerinin gerekse Temyiz Komisyonunun uymaya mecbur olduğuna mütedair olup bu mevzuda açıklanması gereken bir husus mevcut değildir.

            9 - (Kanun geçici madde 7) Bu madde ile re'sen ve ikmalen tarh edilen vergilerle ilgili vergi cezalarında 376 ncı madde mucibince yapılması kabul edilen indirimin Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte itiraz süresi geçmiş veya henüz son bulmamış vergi cezalarına ne suretle uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

            Bu madde hükmüne göre 1/Ocak/1961 tarihinden evvel re'sen veya ikmalen tarh edilmiş vergilerle ilgili olarak adlarına kaçakçılık, kusur veya usulsüzlük cezaları kesilen mükellef veya vergi sorumluları mezkur tarihten itibaren iki ay içinde Vergi Darisesine müracaatla itiraz süresi geçmiş veya henüz son bulmamış vergi ve cezaları için Kanunun 376 ncı maddesinde şartları yerine getirdikleri taktirde mezk–r madde hükmünden faydalanabileceklerdir.

            376 ncı madde hükmünün ne suretle uygulanacağı yukarıda 7 nci maddede açıklanmış olduğundan bu hususta ayrıca açıklamada bulunulmasına lüzum görülmemiştir. Ancak bu madde metninde indirim yapılacak vergi cezalarının Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte itiraz süresi geçmiş veya henüz son bulmamış vergilere taall–k ettiği zikredilmekte ise de evvelce böyle bir hüküm mevcut olmadığı için tarh edilen vergi ve kesilen cezaya itirazda bulunmuş ve fakat İtiraz Komisyonunca henüz haklarında bir karar ittihaz edilmemiş olan mükellef veya vergi sorumluları bu maddede yazılı  iki aylık süre içinde Kanunun 387 inci maddesi mucibince İtiraz komisyonuna verecekleri dilekçe ile veya dinlenilme veya izahat verme sırasında keyfiyetin tutanağa geçirilmesi suretiyle itirazdan vaz geçtikleri taktirde bunların da itiraz süresini geçirmiş mükellef durumuna girmeleri dolayısıyle indirimden faydalandırılmalarına kanuni bir engel bulunmamaktadır.

            Bilgi edinilmesi ve gereğinin ona göre ifasiyle beraber yukarıda 1, 3, 4, 5, 6, 7 ve 9 uncu maddelerde açıklanan hükümler dolayısıyle bilinmesi veya yapılması gereken işlemler hakkında mutad usul ve vasıtalarla ilanlarda  bulunulmak suretiyle mükelleflere de bilgi verilmesi ve İl Özel İdareleriyle Belediyelere bağlı Vergi Dairelerini ilgilendiren 8 madde hakkında bilgi edinlmeleri için işbu Genel Tebliğin kafi miktarının merkez ve bağlı ilçeler maliye, il özel idare ve belediye teşkilatına tevdii ve irsali rica olunur.

                                                                  Maliye Bakanı Y.
CAVİT KİNAY                                          ZİYA KAYLA