Milli Emlak Vergisi

 

Resmi Gazete: 26.08.2003 Salı Sayı: 25211(Asıl) 

Maliye Bakanlığından:

Milli Emlak Genel Tebliği
Sıra No: 268

 

16.02.1995 tarihli ve 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun, 19 Şubat 1995 tarihli ve 22207 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. 29.06.2001 tarihli ve 4707 sayılı, 03.07.2003 tarihli ve 4916 sayılı Kanunlar ile anılan Kanunun bazı maddelerinin değiştirilmesi nedeniyle, 4070 sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar aşağıda açıklanmıştır.

 

1- KANUNUN AMACI

 

4070 sayılı Kanun, Hazineye ait tarım arazilerinin bunları kullananlara, kiralayanlara, hissedarlarına ve taşınmazın bulunduğu köy veya belde ile sosyo­ekonomik ilişkisini kesmemiş olanlara, satışına ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir.

 

2- KANUNUN UYGULANACAĞI TAŞINMAZLAR

 

Kanun kapsamına sadece Hazineye ait tarım arazileri girmektedir. Ancak, tapu kütüğündeki cinsi tarım arazisi olmamakla birlikte, imar ve ihya edilerek tarımsal nitelik kazandırılan ve tarımsal amaçla kullanılan taşlık, kayalık, çalılık vb. yerlerin de cins değişikliği yapılmak suretiyle Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

 

Tarım arazisi olarak kullanılan taşınmazın bir kısmında konut, ahır ve kümes vb. yapıların bulunması halinde, burada esaslı unsur tarım arazisinin kullanılması olacağından, herhangi bir ifraz işlemi yapılmaksızın taşınmazın tümünün bu Kanun kapsamında değerlendirilmesi, tarım arazisi olarak kullanılan taşınmazın bir kısmında fabrika, işyeri, ticarethane, atölye, imalathane, depo, mandıra, besi çiftliği vb. bulunması halinde ise bu kısımların hak sahipleri tarafından ifraz ettirilmesinden sonra, tarımsal amaçla kullanılan kısmının bu Kanun kapsamında değerlendirilmesi, ifraz edilen kısımlarının ise Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre satışlarının yapılması sağlanmalıdır.

 

3- KANUNUN UYGULANMAYACAĞI TAŞINMAZLAR

 

4070 sayılı Kanunun 11 inci maddesi uyarınca, Hazineye ait tarım arazilerinden bu Kanuna göre satışı yapılmayacak olanlar aşağıda belirtilmiştir;

 

3.1- Kadastrosu yapılmamış olan yerler

 

Kadastrosu yapılmamış olan yerler ile anlatılmak istenen; 3402 sayılı Kadastro Kanunu ya da bu Kanundan önceki mevzuat gereğince hiç çalışma yapılmamış olan köy ya da mahalle çalışma alam içindeki yerler ile kadastro çalışmaları halen devam eden, tespit ve tahdit işlemleri tamamlanmadığı için askı ilanları yapılmamış olan yerler anlaşılmalıdır.

 

Kadastro Kanunu çerçevesinde tespit ve tahdit işlemleri tamamlanarak, askıya çıkmış olan yerler, iki yıllık başvuru süresi içinde askıya çıkma işleminin yapılmış olması şartıyla, 4070 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilir. Askı süresinin başvuru süresinden sonra bitmiş olması, Kanunun uygulanmasına engel teşkil etmez, ancak uygulama askı ilanının kesinleşmesinden sonra yapılır.

 

Kadastro gören yerlerden iken tescil harici bırakılan yerler ile Hazine veya şahıslar tarafından kadastro tespitine yapılan itiraz ve açılan davalar sonucu Hazine adına tescil edilecek taşınmazlar da bu Kanun kapsamında değerlendirilecektir.

 

3.2- Kamu hizmetine tahsis edilmiş veya fiilen bu amaçla kullanılan taşınmazlar.

 

3.3-    Belediye   imar   planları   sınırları   içinde   kalan   alanlar   ile büyükşelıir belediyelerinin bulunduğu illerin, bu belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunan yerler. Burada "belediye imar planları sınırlan içinde kalan yerler..." ile anlatılmak istenen 1/5000 ölçekli nazım imar planları sınırları içinde kalan yerlerdir. Büyükşehir belediyelerinin bulunduğu yerlerde ise büyükşehir belediyelerinin belediye ve mücavir alan sınırları esas alınacaktır.

 

3.4-  Kamu kurum ve kuruluşlarının hazırladıkları planlarda tarım dışı kullanıma ayrılmış alanlar.

 

3.5-  Bir veya birbirine bitişik parsellerde yüzölçümü, asgarî sulu arazide 600, kuru arazide 2.000 dönüm olan ve ilgili kamu kuruluşlarınca ihtiyaç duyulan yerler.

 

3.6-  Deniz kıyı kenar çizgisine 2.000 metre, tabiî ve sun'î göl kenar çizgisine 500 metreden az mesafede bulunan alanlar.

 

3.7-  6831 sayılı Orman Kanununa göre orman sayılan alanlar ile 17.10.1983 tarih ve 2924 sayılı Kanun gereğince Çevre ve Orman Bakanlığı emrinde bulunan taşınmazlar.

 

3.8-   2565  sayılı   Askerî  Yasak   Bölgeler  ve   Güvenlik   Bölgeleri Kanununa göre l inci derecede askerî yasak bölge kapsamına giren yerler.

 

3.9-  2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında olan alanlar.

 

3.10-  2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını  Koruma  Kanunu kapsamında olup da Kültür Bakanlığınca satılmasına izin verilmeyenler.

 

3.11-  3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanununa göre uygulama alanı ilan edilen yerler.

 

3.12-    1164  sayılı   Arsa   Ofisi   Kanunu   amaçlarında   kullanılacak taşınmazlar.

 

3.13-  Maliye Bakanlığınca belirlenecek bölge, il ve ilçelerde bulunan taşınmazlar. Çeşitli  kamu kurum  ve kuruluşlarının  faaliyetlerinden doğan ihtiyaçlar  ve  zorunluluklar  nedeniyle  kapsam  dışı  tutulacak  il  ve  ilçeler 05.06.1996 tarihli ve 216 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği ile duyurulmuştur.

 

3.14-   3202  sayılı   Köy   Hizmetleri  Genel   Müdürlüğü  Teşkilat  ve Görevleri   Hakkında   Kanunun   12   nci  maddesi   uyarınca   toplulaştırma yapılan yerlerde bulunan taşınmazlar.

 

4-DOĞRUDAN SATIŞ

 

Doğrudan satış yöntemi, Hazineye ait tarım arazilerinin hissedarlarına, topraksız ya da yeterli toprağı olmayan kiracılara veya kullanıcılarına satışında uygulanır. Hazineye ait tarım arazileri, Kanunun 5 ve 7 nci maddelerine göre kiracılar ile kullanıcıların kanuni mirasçılarına doğrudan satılamaz, kanuni mirasçılar sadece bu Kanunun 8 inci maddesinde belirtilen öncelikli alım hakkından yararlanırlar.

 

Hak sahibi kişinin 19.07.2003 tarihinden itibaren iki yıllık başvuru süresi içinde, ilgili defterdarlık veya malmüdürlüğüne örneği EK: l de yer alan dilekçe ile başvurması gerekir.

 

4916 sayılı Kanun ile 4070 sayılı Kanunda belirtilen sulu arazide 40, kuru arazide 100 dönüm sınırlaması kaldırıldığından, daha önce bu miktar sınırlaması nedeniyle kullandıkları arazinin tamamını doğrudan veya ihale ile satın

 

alamayan kişilerin başvuruda bulunmaları halinde, taleplerinin bu Kanuna göre değerlendirilmesi gerekir,

 

4.1- Öngörülen Koşul:

 

Hazineye ait tarım arazilerinin Kanunun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kiracılara, hissedarlara ve tarımsal amaçla kullananlara doğrudan satılabilmesi için; bu kişilerin birikmiş kira ve ecrimisil borçlarının asıllarını % 20 fazlası ile ödemeleri gerekmektedir. Bu şekilde ödeme yapıldığı takdirde ayrıca gecikme zammı ve faiz tahsil edilmeyecektir.

 

4.2- Doğrudan Satış Yapılabilecek Kişiler:

 

a) Kiracılara satış: 4070 sayılı Kanunun 5 inci maddesine göre, topraksız ve yeterli toprağı olmaması nedeni ile 31.12.2002 tarihinden önce 06.10.1994 tarihli ve 198 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği uyarınca kendilerine Hazineye ait tarım arazisi kiraya verilen ve 31.12.2002 tarihi itibariyle kiracılık sıfatı devam eden kiracılara, başvurmaları durumunda rayiç bedel üzerinden doğrudan satış yapılabilir. Topraksız ve yeterli toprağı olmaması nedeni ile kiracı olanlara doğrudan satışta, bu taşınmazların 31.12.2002 tarihinden önce beş yıl süre ile kullanım şartı aranmaz.

 

b)  Hissedarlara satış: Kanunun 6 ncı maddesine göre, Hazinenin tarım arazilerindeki  hissesi,  diğer  hissedarlara  rayiç  bedel  üzerinden  doğrudan satılabilir.

 

Hisseli taşınmazın, hissedarların dışında kiracı veya başka bir şahıs tarafından kullanılması halinde, öncelik hissedarlara tanınacaktır. Hissedarlar tarafından satın alınmaması halinde, taşınmaz hak sahibi kiracıya veya kullanan şahsa satılacaktır.

 

Taşınmazın paylan eşit olan ya da olmayan birden fazla hissedarı olması halinde, başvuruda bulunana hissesi oranında satış yapılacaktır. Kalan Hazine hissesinin satışı, hissedarlar arasında eşitsizlik yaratmamak bakımından Kanunun öngördüğü başvuru süresi bittikten sonra başvuruda bulunan hissedarlara hisseleri oranında yapılmalıdır. Ancak, diğer hissedarlar kendisine düşen Hazine hissesini almak istemediklerini noter onaylı belge ile bildirmeleri halinde, bu süre beklenmeksizin Hazine hissesi yine hisseleri oranında diğer hissedarlara satılacaktır.

 

c) Tarımsal amaçla kullananlara satış: Hazineye ait tarım arazilerinin kullanıcılarına   doğrudan   satılabilmesi   için   bu   taşınmazların   31.12.2002 tarihinden önce beş yıl süre ile fiilen tarımsal amaçla kullanıldığının Hazinece belirlenmiş olması gerekmektedir.

 

06.10.1994 tarihli ve 198 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği dışında kendilerine Hazineye ait tarım arazisi kiraya verilen ve 31.12.2002 tarihi itibariyle kiracılık sıfatı devam eden kiracıların talepleri, kullanıcı olarak değerlendirilerek, sonuçlandırılacaktır.

 

Taşınmazların 31.12.2002 tarihinden önce beş yıl süre ile fiilen tarımsal amaçla kullanıldığının belirlenmesi, millî emlâk veya muhakemat kayıtlarındaki birbirini doğrulayan bilgi veya belgeler (taşınmazın dosyasındaki tespit tutanağı, ecrimisil ihbarnamesi, mahkeme kayıtlan, idari yoldan tahliye kayıtlan, muhtar ve bilirkişi yazılı beyanları, ecrimisil tahsilat makbuzları, taşınmazın dosyasındaki kadastro veya tapulama tutanağı, tapu kütüğündeki şerhler gibi) üzerinden yapılır.

 

Hazineye ait bir parselin tamamının birden fazla şahıs tarafından kullanılması halinde, parsel fiilî kullanım durumuna göre ifraz edildikten sonra satılacaktır. Ancak, kullananlar kendi aralarında anlaştıkları takdirde parselin tamamının hisseli olarak satılması da mümkündür. Hazineye ait parselin kısmen kullanılması halinde, kullanılmayan kısım ifraz edilerek genel hükümlere göre değerlendirilecektir.

 

d) Mülga 766 sayılı Kanunun 37 nci maddesi gereğince tapuda adına şerh bulunanlara satış: 4070 sayılı Kanunun 7 nci maddesine eklenen üçüncü fıkra gereğince, Hazineye ait taşınmazlardan, mülga 28.6.1966 tarih, 766 sayılı Kanunun 37 nci maddesi gereğince üzerine şerh konulmuş ve 21.6.1987 tarihli ve 3402 sayılı Kanunun 46 nci maddesi gereğince ilgililerince talep ve dava edilmemiş olanlar, tapuda adına şerh bulunanlara veya bunların yasal mirasçılarına, 31.12.2002 tarihinden önce 5 yıl süre ile fiilen tarımsal amaçla kullanılması ve bu hususun Hazinece belirlenmesi şartına bağlı olmaksızın, doğrudan satılabilecektir. Şerhlere ilişkin olarak 11.02.1989 tarihli ve 151 sıra numaralı Milli Emlak Genel Tebliğinin II/C-a bölümünde yer alan açıklamalar dikkate alınacaktır.

 

Bu taşınmazlar üzerindeki şerhler, taşınmazın hak sahipleri tarafından 03.07.2003 tarihli ve 4916 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 19.07.2003 tarihinden itibaren iki yıllık hak düşürücü süre içerisinde satın alınmak üzere talep edilmemesi halinde, tapu idarelerince resen kaldırılır.

 

5- İHALE YOLU İLE SATIŞ

 

ihale yolu ile satış, Hazineye ait tarım arazilerini kullananlardan, doğrudan satış yönteminden yararlanamayacak durumda olup da, Kanunda belirtilen diğer şartları taşıyanlara yapılan satışlarda uygulanır.

 

Bu satış, 2886 sayılı Devlet İhale Kanununda öngörülen satıştan, ihaleye katılım ve ilan yönünden farklıdır, ihale yöntemi ile satılacak tarım arazilerinin, doğrudan satıştan farklı olarak, köy veya belde sınırları içinde olması gerekmektedir. Bu nedenle il veya ilçe belediye sınırlan içinde kalan tarım arazilerinin satışında 8 inci madde hükümleri uygulanmayacaktır.

 

5.1-   İhalelere  katılabilecek  kişiler:  4070 sayılı  Kanunun  3  üncü maddesine göre tarım arazilerinin satışı ile ilgili ihalelere;

 

a) Taşınmazın bulunduğu köy veya belde nüfusuna kayıtlı ve o köy veya beldede oturmakta olan,

 

b) Taşınmazın bulunduğu köy veya belde nüfusuna kayıtlı ve 31.12.2002 tarihinden önce o köy veya beldede bir taşınmazı malik veya zilyed olarak tasarruf eden,

 

gerçek kişiler katılabilirler.

 

5.2- İhale yolu ile yapılan satışlarda ilan: Tarım arazilerinin satışına ait ilan, köy veya belde muhtarlıklarına bildirilerek, köyde alışılmış usullere göre duyurularak yapılır. Gerekli görülen durumlarda, bunlara ek olarak belirlenecek başka yollarla da ilan yapılabilir.

 

5.3-  Geçici teminat: 4706 sayılı Kanunun 7/A maddesi genel hüküm niteliğinde olduğundan, 4070 sayılı Kanuna göre ihale yoluyla yapılacak satışlarda, ita amirinin onayı ile tahmin edilen bedelin yüzde 3 ünden az olmamak üzere yüzde 30 una kadar geçici teminat alınabilir. Alınan geçici teminatın peşin satışlarda ihale bedelinin ödenmesinden, taksitli satışlarda ise peşinat tutarının ödenmesinden sonra iade edilmesi gerekmektedir.

 

5.4-  Öncelikli alım hakkı: Kanunun 8 inci maddesi hükmüne göre; 31.12.2002 tarihinden önce Hazineye ait tarım arazilerini kullananlardan, doğrudan  satış  hakkından  yararlanamamış  olanlar  veya  bunların  kanuni mirasçıları taşınmazı fiilen kullanmaları ve bu hususun Hazinece belirlenmiş olması koşuluyla, ihale yoluyla satışa çıkarılan tarım arazilerini öncelikli alım hakkına sahiptirler.

 

4070 sayılı Kanunun 9 ve Geçici 2 nci maddeleri uyarınca tarım arazilerinin satışı sırasında öncelikli alım hakkının kullanılabilmesi için, hak sahibi kişinin 19.07.2003 tarihinden itibaren iki yıllık başvuru süresi içinde, ilgili defterdarlık veya malmüdürlüğüne örneği EK: l de yer alan dilekçe ile başvurması gerekir.

 

Öncelikli alım hakkı olan kişiler ihaleye katılsın veya katılmasın, ihale ita amirince onaylanmadan önce kendilerine 7 gün içinde yapılacak tebligat üzerine, 15 gün içinde ihale bedelinin tamamını veya en az 1/4 ünü yatırmaları, kalan tutarı ise peşinatın ödenmesini izleyen en çok 2 yıl içinde taksitle ödeyeceklerini örneği EK: 2 de yer alan sözleşme ile taahhüt etmeleri halinde, ihale öncelikli alım hakkı sahibine yapılır ve bu durum üzerinde ihale kalan müşteriye bildirilir.

 

Öncelikli alım hakkı sahibi, bu süre içinde üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmez ise üzerinde ihale kalan müşteriye 2886 sayılı Devlet ihale Kanunu hükümlerine göre tebligat yapılarak işlemler tamamlanır.

 

Tarım arazisinin satışının ilk ihalesinde istekli bulunmadığı takdirde, ikinci ve izleyen ihalelerde öncelikli alım hakkı kullanılamaz.

 

Kanuni mirasçılardan birinin öncelikli alım hakkından faydalanmak üzere başvurusu, taşınmazın satışa çıkarılması için yeterli olup, ihaleye çıkılmadan önce taşınmazın hangi kanuni mirasçılar tarafından fiilen kullanıldığı idarece tespit edilerek, öncelikli alım hakkına sahip kanuni mirasçılar belirlenir, ihaleye ilişkin bilgiler, ihale yapılmadan önce öncelikli alım hakkına sahip kanuni mirasçılara yazı ile bildirilerek, ihaleye iştirak etmeleri istenir.

 

Yapılan ihale sonucu, öncelikli alım hakkı sahibi kanuni mirasçılara, ihaleye katılıp katılmadıklarına bakılmaksızın, bu hakkın kullanılabilmesi bakımından 15 gün içinde idareye başvurmaları, aksi halde haklarından feragat etmiş sayılacakları tebliğ edilir.

 

Talepte bulunan öncelikli alım hakkına sahip kanuni mirasçılara, 15 gün içinde ihale bedelinin tamamını veya en az 1/4 ünü yatırmaları, kalan tutarı ise peşinatın ödenmesini izleyen en çok 2 yıl içinde taksitle ödeyeceklerini örneği EK: 2 de yer alan sözleşme ile taahhüt etmelerine ilişkin ikinci bir tebligat yapılır. Birden fazla talipli olması halinde, satış veraset ilamında gösterilen hisseleri oranında yapılır.

 

Örneğin, 10.000 m2 Hazineye ait taşınmazı 25.09.1999 tarihinden itibaren kullanan şahıs, 31.12.2002 tarihinden sonra vefat etmiştir. Şahsın 4 kanuni mirasçısı olup, her birinin hisse oranı eşittir. Kanuni mirasçılardan biri 05.08.2003 tarihinde Kanundan faydalanmak üzere başvurmuştur. Taşınmazı 3 mirasçı fiilen kullanmaktadır.

 

İdare öncelikle, veraset ilamında gösterilen öncelikli alım hakkına sahip kanuni mirasçılardan hangisinin o taşınmazı fiilen kullandığını tespit eder. idarece yapılan tespitte, taşınmazın 3 mirasçı tarafından fiilen kullanıldığı anlaşılmıştır. İdare, ihale işlemlerini tamamlayarak, ihale gün ve saatini öncelikli

 

alım hakkına sahip 3 mirasçıya bildirir ve yapılacak ihaleye iştirak etmelerini ister.

 

İhale yapılmış ve ihaleye 2 mirasçı katıldığı halde, ihale başka bir şahıs üzerinde kalmıştır. Bu durumda idarece, ihaleye katılıp katılmadıklarına bakılmaksızın öncelikli alım hakkı sahibi kanuni mirasçıların üçüne, bu hakkın kullanılabilmesi bakımından 15 gün içinde idareye başvurmaları, aksi halde haklarından feragat etmiş sayılacakları tebliğ edilir. Yapılan tebligata 2 mirasçı icabet etmiştir.

 

Talepte bulunan öncelikli alım hakkına sahip kanuni mirasçılara, 15 gün içinde ihale bedelinin tamamını veya en az 1/4 ünü yatırmaları, kalan tutarı ise peşinatın ödenmesini izleyen en çok 2 yıl içinde taksitle ödeyeceklerini örneği EK: 2 de yer alan sözleşme ile taahhüt etmelerine ilişkin ikinci bir tebligat yapılır. 2 mirasçıya veraset ilamında gösterilen hisselerine, diğer mirasçıların hisseleri de eklenmek suretiyle bulunacak hisseleri oranında satış yapılır. Örneğimizde, taşınmaz 10.000 m2 ve hisse oranları eşit olduğundan her bir mirasçı, 5.000 m2 satın alabilecektir.

 

6- SATIŞ BEDELİNİN TAHSİLİ, TESCİL VE TAKSİTLE ÖDEME

 

4706 sayılı Kanunun genel hüküm niteliğindeki 5 inci maddesine göre, satılan taşınmazın satış bedelleri peşin veya taksitle ödenebilir. 4070 sayılı Kanuna göre yapılacak taksitli satışlarda satış bedeli, herhangi bir parasal sınıra tabi olmaksızın, en az 1/4'ü peşin ödenmek şartıyla, en fazla 2 yıl içinde faizsiz olarak eşit taksitlerle ödenebilir. İlk taksit, peşinatın alınmasından itibaren 6 ay içinde, kalan taksitler ise ilk taksidi takip eden en fazla 3'er aylık dönemler halinde tahsil edilebilir. Satış bedelinin taksitle ödenmesi halinde, müşteri ile idare arasında örneği EK: 2 de yer alan sözleşme düzenlenir. Sözleşme düzenlenmesinde noter tasdikine gerek yoktur. Düzenlenen sözleşmenin bir örneği müşteriye verilir.

 

Taşınmazın bedelinin tamamı ödenmeden tapuda ferağ verilmez, Ancak, taksitli satışlarda, taksit tutarlarını karşılayacak miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu verilmesi halinde, defterdarlık veya malmüdürlüğünün örneği EK: 3/A da, taşınmazın üzerinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca Hazine lehine birinci derecede ve birinci sırada ipotek tesis edilmesi halinde örneği EK: 3/B de, yer alan yazılı istemi üzerine devralanlar adına tapu sicil müdürlüğünce resen tescil işlemi yapılır. 4916 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 19.07.2003 tarihinden önce tarım arazisi satın alanlar da bu hükümden yararlanabileceklerdir.

 

4916 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 19.07.2003 tarihinden itibaren yapılacak taksitli satışlarda faiz alınmaz. Ancak, 19.07.2003 tarihinden' önce

 

yapılmış taksitli satışlarda, bu tarihe kadar kanuni faiz uygulanmasına devam edilir. 19.07.2003 tarihinden sonra vadesi gelen taksitler için ise sadece bu tarihe kadar faiz hesaplanır; ödenecek taksitlerin bu tarihten sonraki kısmı için faiz alınmaz.

 

4916 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi ile 4070 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi değiştirilerek yeniden düzenlenmiştir. 4070 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin değişmeden önceki halinde, taksitlerin sonuncusunun vadesi geçtiği halde, henüz ödenmemiş borç ve kanuni faizi varsa, idarece verilecek 30 günlük ek süre içinde de yine toplam borçlar ödenmez ise, alınan bedellerin kanuni faizleri ile ilgilisine iade edileceği ve taşınmazın genel hükümlere göre satılacağı hükmü yer almaktadır. 4916 sayılı Kanunla yapılan düzenleme ile bu hüküm madde metninden çıkarılmıştır. Ancak, Kanunun yürürlüğe girdiği 19.07.2003 tarihinden önce tarım arazilerini satın alanların haklarının korunması bakımından; bu tarihten önce satışı yapılan ve taksitlerin sonuncusunun vadesi geçtiği halde ödenmemiş borç varsa, bunların ödenmesi için idarece 30 günlük ek süre verilir. Bu süre içerisinde de borç ve faizler ödenmez ise tahsil edilen bedeller, varsa ödediği faizleri ile birlikte ilgilisine iade edilerek, taşınmaz genel hükümlere göre satılır.

 

4916 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 19.07.2003 tarihinden sonraki taksitle satışlarda, üst üste iki taksitin vadesinde ödenmemesi halinde, idarece, müşteriye borcunu 15 gün içerisinde ödemesi, ödenmeyen taksitlerin vade tarihleri ile tahsil tarihine kadar geçen süre için kanuni faiz uygulanacağı, borcunu bu süre içinde hesaplanacak faizi ile birlikte ödememesi durumunda sözleşmenin feshedileceği bildirilir. Yapılan tebligata rağmen borcun ödenmemesi durumunda, taşınmaz Hazine mülkiyetinde ise sözleşme feshedilerek, yapılan tahsilat faizsiz olarak müşteriye aynen iade edilir. Taşınmaz, banka teminat mektubu verilmek veya ipotek tesis edilmek suretiyle müşteri adına tescil edilmiş ise teminat mektubu veya ipotek paraya çevrilerek, kalan borcun tamamı tahsil edilir.

 

7- İFRAZ İŞLEMLERİ VE KURUMLARDAN BİLGİ BELGE İSTENİLMESİ

 

4070 sayılı Kanunun 12 nci maddesinde, ifraz işlemlerinin Tescile Konu Olan Harita ve Planlar Yönetmeliğine uygun olarak yapılacak haritalara göre yapılacağı ve bu Kanuna göre yapılacak ifrazlarda, 3194 sayılı İmar Kanunu ve Uygulama Yönetmelikleri hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir.

 

Ayrıca, 4706 sayılı Kanunun genel hüküm niteliğindeki 7 nci maddesine göre,    kamu    kurum    ve    kuruluşlarınca,    Hazineye    ait    taşınmazların değerlendirilmesi ile ilgili işlemlerde Bakanlık tarafından istenilen bilgi ve belgeler  öncelikle  gönderilecek  ve  görüş  yazıları  en  geç  iki  ay içinde

 

cevaplandırılacak, görüş yazıları bu süre içerisinde cevaplandırılmadığı takdirde, uygun görüş verilmiş sayılacaktır. Hazineye ait taşınmazların ifraz, tevhit, tescil ve tespit işlemleri imar mevzuatındaki kısıtlamalara tabi olmaksızın ve herhangi bir ücret, bedel ve gider karşılığı talep edilmeksizin, ilgili kuruluşlarca, talebi izleyen iki ay içinde yerine getirilecektir.

 

8- TARIM DIŞI KULLANIMIN YASAKLANMASI

 

4070 sayılı Kanuna göre gerek doğrudan, gerekse ihale ile satılan tarım arazileri, on yıl süre ile tarım dışı amaçlarla kullanılamaz bu husus tapu kütüğünün beyanlar hanesine yazılır. Bu süre sonunda tarım dışı amaçla kullanım Tarım ve Köyişleri Bakanlığından alınacak izne tabidir.

 

Satış işleminin tamamlanmasından sonra tapu sicil müdürlüğüne örneği EK: 3/A-B de yer alan yazı yazılarak, taşınmazın müşteri adına tescili ile belirtilen şerhin konulması istenir. Buradaki şerh taşınmazın tarım dışı amaçla kullanılmamasına yönelik olup, tarımsal amaçlarla kullanılmak üzere mülkiyetin devrine engel teşkil etmemektedir.

 

9- DEVLET İHALE KANUNUNUN UYGULANACAĞI HALLER

 

4070 sayılı Kanun kapsamına giren arazilerin gerek doğrudan, gerekse ihale yolu ile satışında öncelikle bu Kanunda yer alan hükümler uygulanacak, hüküm bulunmayan hallerde ise Devlet İhale Kanunu hükümleri uygulanacaktır.

 

Rayiç bedel tespitinde, emsal satış değerleri göz önünde bulundurulacak, bu bedel Emlâk Vergisi Kanununa göre belirlenmiş olan değerin altında olamayacaktır.

 

10-YETKİ DEVRİ

 

4070 sayılı Kanuna göre hak sahiplerine doğrudan veya ihale yoluyla yapılacak satışlarda, 28.02.2001 tarih ve 251 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği ile verilen genel yetkiye istinaden satışa çıkarmaya izin vermeye defterdarlar yetkilidir. Bu yetki milli emlak dairesi başkanlığı kurulan illerde, milli emlak dairesi başkanına devredilebilir.

 

Verilen yetki sadece satışa çıkarmaya ilişkin olup, ihale onaylan daha önceden olduğu gibi 2886 sayılı Devlet İhale Kanunundaki parasal sınırlara bağlı olarak yapılacaktır.

 

4070 sayılı Kanuna göre Bakanlığımıza gönderilecek satış izni veya ihale onay taleplerine ilişkin yazılara; örneği EK: 4 de yer alan bilgi formu, kıymet takdir kararı ile hak sahipliğinin tespitine yönelik her türlü bilgi ve belgelerin (tespit tutanağı, ecrimisil ihbarnamesi, mahkeme kayıtları, idari yoldan tahliye kayıtları, muhtar ve bilirkişi yazılı beyanları, ecrimisil tahsilat makbuzları taşınmazın kadastro veya tapulama tutanağı, tapu kütüğündeki şerhler gibi) eklenmesi gerekmektedir.

 

11-SONUÇLARIN BİLDİRİLMESİ

 

4070 sayılı Kanuna göre yapılan satış işlemlerinin Bakanlığımızca izlenebilmesi bakımından her taşınmaz için peşinat tahsil edildiğinde, örneği EK: 5 de yer alan form bir defaya özgü olmak üzere işlenerek gönderilecektir. Daha sonra tahsil edilecek taksit bedelleri millî emlâk servisindeki dosyasında bulunan forma işlenecektir.

 

12- YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILAN TEBLİĞLER

 

04.07.1995 tarihli ve 208, 24.05.1996 tarihli ve 218 sıra numaralı Milli Emlak Genel Tebliğleri ile 20.07.2001 tarihli ve 254 sıra numaralı Milli Emlak Genel Tebliğinin II ve III üncü bölümleri yürürlükten kaldırılmıştır.

 

Tebliğ olunur.