Banka ve Kambiyo Mevzuatı  
Resmi Gazete: 31.03.2000 Cuma Sayı: 24006 (Mük.) 
Devlet Bakanlığından:

Bankalarca Karşılık Ayrılacak Kredilerin ve Diğer Alacakların Niteliklerinin Belirlenmesi ve Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Karara İlişkin 1 Sayılı Tebliğ


            Amaç ve Hukuki Dayanak
            Madde 1- Bu Tebliğ, 4389 sayılı Bankalar Kanununun 11 inci maddesinin 12 nci fıkrası hükmüne istinaden yayımlanan 99/13761 sayılı Kararname eki "Bankalarca Karşılık Ayrılacak Kredilerin ve Diğer Alacakların Niteliklerinin Belirlenmesi ve Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Karar"ın uygulanmasına ilişkin temel esasları belirlemek, uygulamaya açıklık kazandırmak ve ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermek amacıyla, söz konusu Karar'ın 10 uncu maddesi hükmüne dayanılarak çıkarılmıştır.

            Tanımlar
            Madde 2- Bu Tebliğin uygulanmasında,

            Karar: 99/13761 sayılı Kararname eki "Bankalarca Karşılık Ayrılacak Kredilerin ve Diğer Alacakların Niteliklerinin Belirlenmesi ve Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Karar"ı,

            Karşılıklar: Kredi riskine maruz olunması nedeniyle meydana gelen veya meydana gelmesi beklenen fakat miktarı kesin olarak tahmin edilemeyen bazı zararların karşılanması maksadıyla mali tablolarda hesaben ayrılarak gider yazılan meblağları,

            Teminat: Borcun geri ödenememesi riskine karşılık banka alacağının tamamen veya kısmen güvence altına alınmasını sağlayan her türlü varlıklar ile garanti ve kefaletleri, ifade eder.

            Kredilerin ve Diğer Alacakların Tasnifine İlişkin Usul ve Esaslar
            Madde 3-1) 4491 sayılı Kanun ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 11 inci maddesinin 1 inci fıkrasına istinaden bir bankanın,

            a) Vereceği nakdi krediler, teminat mektupları, kefaletler, aval, ciro ve kabuller gibi gayrinakdi krediler,

            b) Satın alacağı tahvil ve benzeri sermaye piyasası araçları,

            c) Tevdiatta bulunmak suretiyle ya da herhangi bir şekil ve surette vereceği ödünçler,

            d) Varlıkların vadeli satışından doğan alacaklar,

            e) Vadesi geçmiş nakdi krediler ve gayrinakdi kredilerin nakde tahvil olan bedelleri,

            f) Ortaklık payları,

            izlendikleri hesaba bakılmaksızın Bankalar Kanunu'nun uygulanmasında kredi sayılacaktır. Bu itibarla, Karar'ın 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen tasnif yöntemine göre gruplanan krediler ve diğer alacaklar, bankalarca kullandırılan ve mali tabloların aktifinde kredi hesapları altında izlenen nakdi kredileri, aktifte izlendikleri hesaba bakılmaksızın bankacılıkla ilgili mevzuat çerçevesinde nakdi kredi sayılan alacakları, tazmin edilen veya nakde dönüşmüş gayrinakdi kredi bedellerini, bunlar dışında kalan diğer tüm alacakları ve nazım hesaplarda izlenen gayrinakdi kredileri kapsayacaktır.

            Bu nedenle, bahsi geçen kalem veya işlemlerden herhangi birinin III üncü, IV üncü veya V inci Grup krediler ve diğer alacaklar altında tasnif edilmesiyle, sözkonusu kalem veya işlem niteliğine göre o ana kadar izlendiği muhasebe hesabından derhal çıkarılarak "Tasfiye Olunacak Alacaklar Hesabı"na veya "Tahsili Şüpheli Ücret, Komisyon ve Diğer Alacaklar Hesabı"na veya "Zarar Niteliğindeki Krediler ve Diğer Alacaklar Hesabı"na aktarılacaktır.

            Bankanın sahip olduğu tahvil ve benzeri sermaye piyasası araçlarının ve ortaklık paylarının değerlemeye tabi tutulan tutarları, bunların elde etme maliyetlerinin altına düştüğünde, muhasebe kuralları gereği sözkonusu varlıklar için bunların nitelikleri dikkate alınarak, "Menkul Değerler Değer Azalma Karşılığı" ile "İştirakler, Bağlı Ortaklıklar ve Bağlı Menkul Değerler Değer Azalma Karşılığı" ayrılması zorunludur.

            III üncü, IV üncü veya V inci Grup krediler ve diğer alacaklar içinde tasnif edilmiş olmamaları kaydıyla, sözkonusu Karar kapsamında kredi olarak kabul edilen tahvil ve benzeri sermaye piyasası araçları ile ortaklık payları için muhasebe kuralları gereği değer azalma karşılığı ayrılması uygulamasına devam edilecektir. Bununla beraber, çıkaranların kredi değerliliklerine ve bunların kullandıkları kredilerin durumuna bağlı olarak, sözkonusu varlıklar, niteliklerindeki, kredi değerliliklerindeki ve risk özelliklerindeki değişme nedeniyle Karar'ın ve bu Tebliğin krediler ve diğer alacakların tasnifine ilişkin hükümleri gereğince yeniden değerlendirilerek III üncü, IV üncü veya V inci Grup krediler ve diğer alacaklar içinde tasnif edilmeleri halinde, Karar'da belirtilen özel karşılık yükümlülüğüne tabi olacaklardır.

            Eğer, ortaklık payını çıkaran kuruluşun, bu ortaklık payını aktifinde bulunduran bankadan kullanmış olduğu herhangi bir kredi yok ise bu Tebliğin 3 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasının (a) bendinde belirtilen kriterler tasnife konu edilecek ortaklık paylarının niteliklerinin belirlenmesinde esas alınır.

            Bu varlıkların ilgili menkul kıymet hesaplarında izlendikleri sürece ayrılmış bulunan değer düşüş karşılıkları, sözkonusu varlıkların III üncü, IV üncü veya V inci Grup krediler ve diğer alacaklar içinde tasnif edilmelerinden sonra ayrılması gereken özel karşılıklara ilişkin hesaplara aktarılır. Menkul kıymet değer düşüş karşılıklarının tutarı ayrılması gerekli özel karşılık tutarından az ise ilave özel karşılık ayrılır. Eğer menkul kıymet değer düşüş karşılıklarının tutarı ayrılması gerekli özel karşılık tutarından fazla ise bu karşılık tutarı özel karşılık olarak korunur. İzlendiği hesaplara bakılmaksızın, anılan menkul kıymetlerin değerlemeye tabi tutulması sonucu ayrılması gereken değer düşüş karşılığı, ayrılması gereken özel karşılık tutarından daha fazla ise özel karşılık daha yüksek olan tutar üzerinden ayrılır.

            Bankanın iktisap ettiği tahvil ve benzeri sermaye piyasası araçları ile ortaklık paylarının fiyatlarında, bu varlıkları ihraç edenin kredi değerliliğine bağlı olmadan, makro-ekonomik nedenlerle ve münhasıran sermaye piyasalarındaki arz ve talebine bağlı olarak düşme görülmesi ve bu varlıkların fiyatlarının elde etme maliyetlerinin altında teşekkül etmesi durumunda, sözkonusu varlıkların Karar'da saptanan şekilde yeniden tasnifi bakımından bu maddenin 3 üncü fıkrasının (c) bendinde belirtilen ölçüm yöntemleri uygulanmaz.

            III üncü, IV üncü veya V inci Grup krediler ve diğer alacaklar altında tasnif edilen gayrinakdi krediler tazmin edilmeden ya da nakde dönüştürülmeden "Tasfiye Olunacak Alacaklar Hesabı"nda izlenilmeyecektir.

            III üncü, IV üncü veya V inci Grup krediler ve diğer alacaklar altında tasnif edilmekle birlikte henüz tazmin edilmeyen ya da nakde dönüştürülmeyen gayrinakdi krediler için ayrılacak özel karşılıkların banka bilançolarının pasifinde muhasebeleştirilmesine ilişkin işlemler "Bankalarca Uygulanacak Muhasebe Standartları, Tek Düzen Hesap Planı ve İzahnamesi"nde yer alan usul ve esaslara göre yapılır.

            2) Bankaların kredi ve kredi takip servisleri ile risk kontrol ve izleme merkezleri yukarıda bahsi geçen kredileri ve diğer alacakları, Karar'ın 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen tasnif şekline uygun olarak servis kayıtlarına almak, gruplandırmak, izlemek ve değerlendirmek zorundadır. Bu izleme birim bazında muhasebe servisinin faaliyetlerinden bağımsız olmakla birlikte, muhasebe kayıtlarının tesisi aşamasında muhasebe servisi ile koordineli olarak gerçekleştirilir. "I inci Grup - Standart Nitelikli Krediler ve Diğer Alacaklar" ile "II nci Grup – Yakın İzlemedeki Krediler ve Diğer Alacaklar"ın hangi hesaplarda izlenileceği, Bankalar Kanunu'na göre yürürlüğe konulan "Bankalarca Uygulanacak Muhasebe Standartları, Tek Düzen Hesap Planı ve İzahnamesi"nde yer alan usul ve esaslara göre bankanın muhasebe servisi tarafından belirlenir.

            Bankaların kredi ve kredi takip servisleri ile risk kontrol ve izleme merkezleri tarafından sözkonusu ilk iki grup altında izlenilecek krediler ve diğer alacakların, ana muhasebe hesapları ile uyumunun sağlanabilmesi için muhasebe servislerinde ayrıca formatı bu Tebliğin ekinde (Ek: 1) verilen yardımcı defter bazında izlenmesi gereklidir.

            Bankalar, yurtdışı şubeleri tarafından kullandırılan krediler ile diğer alacaklarını, şubelerin faaliyette bulundukları ülkelerde uygulanmakta olan sınıflandırma ve karşılık ayırma ilkelerini dikkate almaksızın Karar ve bu Tebliğ'de belirtilen usul ve esaslara uygun olarak sınıflandırmak ve gerekli karşılıkları ayırmak zorundadır. Şubelerin faaliyette bulundukları ülke mevzuatı ve uygulamalarına göre ayrılan karşılık miktarı, Karar ve bu Tebliğde belirtilen usul ve esaslara göre ayrılması gereken karşılık miktarından daha az ise aradaki fark ilave karşılık ayrılması suretiyle tamamlanır.

            3) Bankaların, yurtdışı şubeleri dahil, kredilerini ve diğer alacaklarını geri ödenebilirliklerine ve borçluların kredi değerliliklerine göre tasnif edebilmelerini teminen, Karar'ın 10 uncu maddesine istinaden belirlenen ilave tanım ve açıklamalar aşağıda belirtilmiştir.

            a. Kredi Değerliliğinin Önemli Ölçüde Zayıflaması: Bu Tebliğin uygulanmasında kredi değerliliğinin önemli ölçüde zayıflamış olması,

            1- Borçlunun varlıklarının, yükümlülüklerini vadesinde ve tam olarak ödenmesini karşılamada yetersiz bulunmasını ve/veya;

            2- Borçlunun finansal kaldıraç oranının, bankaca kredi değerlendirilmesinde kullanılan standart kriterlere göre kabul edilebilir seviyede olmamasını ve/veya;

            3- Borçlunun borç ödeme gücünden önemli ölçüde yoksun olmasını ve/veya;

            4- Borçlunun işletme sermayesinin ve/veya özkaynaklarının kredinin geri ödenebilirliğini zaafa uğratacak ölçüde yetersiz kalmasını, ifade eder.

            Bankaların, kredilerinin niteliklerini değerlendirerek bu konuda kesin kanıya varabilmeleri hususunda kullanmaları gereken temel araçlar ve kriterler, banka yönetimlerinin mevzuata, bankacılık ilke ve teamüllerine ve banka yapılarına uygun olarak belirlediği kredilendirme politikaları ve kurallarında, kredi izleme süreçlerinde yer alan yazılı ve yazılı olmayan araç ve kriterlerdir. Bu çerçevede, kredi kullananların ve kullanacak olanların, diğer alacaklarla ilgili olarak bankaya borçlu olanların kredi değerlilikleri hususunda bankalarca değerlendirme yapılırken ya da bu değerlendirmelerde dikkate alınacak kriterler belirlenirken, sadece bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla, kredi kullanan veya kullanacak olan kişinin/teşebbüsün;

            1- Faaliyet riskleri ve zararları,

            2- İşletme sermayesi yetersizliği,

            3- Nakit akımı düzensizliği ve yetersizliği, nakit açığının niteliği,

            4- İş düzeninin bozulması, kesintiye uğraması,

            5- Kredi teminatlarının henüz pazarlanabilir veya satılabilir nitelik taşımaması,

            6- Kredi teminatlarının niteliğinin ve bu çerçevede belirlenen rayiç değerinin bir değer azalışına karşı hassas bulunması,

            7- Ülkesindeki veya faaliyette bulunduğu endüstrideki ekonomik istikrarsızlık,

            8- Yetersiz kredi dökümantasyonu ve kredi şartlarına uyumsuzluk raporu,

            9- Kendisinin ve kefillerinin finansal bilgilerinin yetersiz ve eksik olması,

            10- Kefillerinin ya da garantörlerinin mali ve ekonomik gücünün yeterli olmaması, dikkate alınır.

            Bu Tebliğin uygulanmasında kredi kullananların ve kullanacak olanların, diğer alacaklarla ilgili olarak bankaya borçlu durumda olanların kredi değerliliğinin önemli ölçüde zayıflamış olup olmadığının belirlenmesi, kredi riskini etkileyen tüm şahsi, finansal ve ekonomik faktörlerin bankalarca,  finansal analizleri, endüstri analizlerini, firma değerine ve ölçeğine ilişkin analizleri ve firma yönetiminin niteliğine ilişkin analizleri ihtiva eden araçların kullanılması ve sürekli değerlendirilmesi suretiyle yapılır.

            b. Kredinin Zafiyete Uğraması: Yapılan değerlendirmelerde cari şartlar ve hadiselerin esas alınması kaydıyla, kredi anlaşmasında yer alan bağlayıcı şartlar çerçevesinde vadesi gelen ve geri ödenmesi gereken kredi tutarının banka tarafından tahsilinin sağlanamayacağının kuvvetle muhtemel olması durumunda, "kredinin zafiyete uğramış olduğu" kabul edilir.

            Bu Tebliğin uygulanmasında krediler ve diğer alacaklar bakımından kuvvetle muhtemel olan bir durumunun belirlenmesi, bankanın yapacağı en iyi tahmine, dolayısıyla makul ve desteklenebilir varsayımlara ve hesaplamalara, diğer bir deyişle, banka içi bir derecelendirme ile desteklenen ölçüme dayandırılmalıdır.

            c. Kredinin Zafiyete Uğramış Olduğunun Ölçülmesi: Bir kredinin zafiyete uğrama düzeyinin ölçülmesi, bankanın yukarıda belirtildiği şekilde tahminde bulunmasını ve durumu bir bütün olarak değerlendirerek karar vermesini gerektirir. Bankalar kredilerinin ve diğer alacaklarının niteliklerinin belirlenmesinde ve bunların tasnif edilmesi hususunda yapılacak çalışmalarda belirlenen diğer kriterlere ilave olarak, içinde bulundukları şartları da dikkate almak suretiyle aşağıda belirtilen ölçüm yöntemlerini kullanırlar.

            1. Yöntem: Geleceğe ilişkin tahmini nakit akımlarının bugünkü değerinin, faizin fer'ileri dikkate alınarak ayarlanan ve kredinin içsel getirisini ifade eden, kredinin fiili faiz haddi ile iskonto edilerek ölçülmesi yöntemi.

            2. Yöntem: Kredinin zafiyete uğramış olup olmadığının banka tarafından kredinin gözlenebilir piyasa fiyatına/rayicine göre ölçülmesi yöntemi.

            3. Yöntem: Teminata dayalı kredilendirmelerde veya kredinin geri ödemesinin ya da tasfiyesinin tamamen teminatın paraya çevrilmesine bağlı olduğu durumlarda, paraya çevrilme kuvvetle muhtemel ise kredinin zafiyete uğramış olup olmadığının banka tarafından teminatın rayiç değerine göre ölçülmesi yöntemi.

            Verilen krediyle ilgili olarak geleceğe ilişkin tahmini nakit akımlarının bugünkü değeri veya kredinin gözlenebilir piyasa fiyatı/rayici veya kredinin teminatının rayiç değeri, sözkonusu kredinin kayıtlı değerinin altında ise banka, ödenmesi gereken kredi tutarının, banka tarafından tahsilinin sağlanamayacağının kuvvetle muhtemel olması nedeniyle kredinin zafiyete uğramış bir kredi olduğuna kanaat getirerek, diğer faktörleri de dikkate almak suretiyle anılan krediyi ilgili grup altında tasnif eder.

            Kredinin kayıtlı değeri, kredinin, bankanın muhasebe defterlerinde görünen ve özel karşılık düşülmeden önceki hesap değeridir. Kredinin zafiyete uğrama düzeyinin ölçülmesi amacıyla kredinin kayıtlı değerine, tahakkuku ve reeskontu yapılan faizler, ertelenen komisyonlar, diğer yükler ile kredinin tutarını etkileyen tüm gelir ve gider unsurları dahil edilir.

            Nakit akımlarına ilişkin bankanın elde ettiği fiili sonuçlar sözkonusu ölçümlemede esas alınan tahminlerden farklı olabilir. Eğer geleceğe ilişkin tahmini nakit akımı ile gerçekleşen fiili nakit akımı arasında önemli farklar gözlenirse, ölçüm işlemi yeniden yapılır. Banka tahmini nakit akımının miktarını ve zamanlamasını, münferit krediler bazında en iyi bir şekilde ortaya koyacak bir değerlendirme yapmalıdır. Bu değerlendirmede temel alınacak veriler, bankanın kredi borçlusunun kredi değerliliğinin saptanmasında ve derecelendirilmesinde kullanacağı verilerdir. Bununla beraber, küçük bakiyeli ve aynı ortak özelliğe sahip büyük gruplar oluşturan tüketici kredileri, kredi kartları alacakları, ipotekli ev kredileri gibi zafiyete uğramış bazı bireysel kredilerin risk özelliklerinin, zafiyete uğramış diğer kredilerin risk özellikleri ile benzerlik taşıması durumunda, banka zafiyete uğrama durumunu ölçmek için ortalama tahsil süresi, ortalama tahsil miktarı ve fiili faiz oranları gibi istatistikleri kullanabilir ve bu kredileri birlikte ve bir bütün olarak değerlendirebilir.

            d. Krediler ve Diğer Alacaklara İlişkin Grupların Temel Özellikleri: Kararın 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen tasnif sistemi kapsamında izlenen krediler ve diğer alacakların temel özellikleri aşağıda detaylı olarak açıklanmıştır.

            Kararın 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen tasnif sistemi kapsamında izlenen krediler ve diğer alacaklar bakımından fiilen gerçekleştiği kabul edilen temel kriter, krediler ve diğer alacakların tahsillerinin anılan maddede yer alan gruplara ilişkin tanım ve açıklamalarda belirtilen süreler kadar gecikmesidir. Bunlarla beraber, sözkonusu gruplara ilişkin tanım ve açıklamalarda belirtilen kriter niteliğindeki temel hususlar ile bunlara ilave diğer hususların vukuu bulduğunun kabulü ve kredinin özelliklerine uygun olarak belirtilen şekilde tasnifi için bankanın,

            1- Verdiği kredinin zafiyete uğramış olduğunu veya tahsil edilemeyeceğinin kuvvetle muhtemel olduğunu,

            2- Borçlunun kredi değerliliğinin önemli ölçüde zayıfladığını,

            3- Krediler ve diğer alacaklara ilişkin sözkonusu grupların açıklamalarında belirtilen diğer hususların gerçekleştiğini ya da gerçekleşmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu, belirlemesi ve bu konuda kesin bir kanaata sahip olması gereklidir.

            I inci Grup - Standart Nitelikli Krediler ve Diğer Alacaklar: Bu grupta tasnif edilecek krediler ve diğer alacaklar;

            1- Bankacılık ilke ve teamüllerine ve finansman prensiplerine uygun şekilde açılıp kullandırılan,

            2- Yeterince güvence altına alınmış,

            3- Anapara ve faiz ödemelerinin borçlunun ödeme gücüne ve nakit akımına göre yapılandırıldığı,

            4- Ödemelerin süresinde yapıldığı ve yapılacağının tahmin edildiği,

            5- Mevcut koşullar altında, halihazırda ve gelecekte geri ödeme problemleri beklenmeyen ve tamamen tahsil edilebilecek, krediler ve diğer alacaklardır.

            Bu grup altında tasnif edilecek krediler ve diğer alacaklara ilişkin olarak, borçluların kredi değerliliğinde hiç bir zayıflama tespit edilmemiş olmalı ve bu krediler ve diğer alacaklarda hiç bir zafiyet belirtisi bulunmamalıdır. Bu krediler bankacılıktaki emniyet, seyyaliyet ve verimlilik prensiplerine uygun bir şekilde kredilendirilebilir finansman yapısına sahip kişilere ve teşebbüslere açılıp, kullandırılan kredilerdir.

            II nci Grup - Yakın İzlemedeki Krediler ve Diğer Alacaklar: Bu grupta tasnif edilecek krediler ve diğer alacaklar;

            1- Mevcut koşullarda, borçlunun ödeme gücünde ve nakit akımında gözlenen ya da tahmin edilen olumsuz gelişmeler nedeniyle anapara ve faiz ödemelerinin kredi sözleşmesinde yer alan şartlara uygun olarak zamanında yapılmasında sorunların doğabileceğinin tahmin edildiği ve bu hususta tereddütlerin hasıl olduğu,

            2- Sorunların giderilmemesi durumunda borcun tamamının geri ödenmesinin tehlike arz edeceği, krediler ve diğer alacaklardır.

            Bu grup altında tasnif edilecek krediler ve diğer alacaklar, vadesi gelen ve ödenmesi gereken kredi tutarlarının tamamının tahsilinin sağlanacağının kuvvetle muhtemel olması nedeniyle zafiyete uğramamış olduğuna ve kredi borçlularının kredi değerliliğinin önemli ölçüde zayıflamamış olduğuna kanaat getirilmekle beraber, borçlunun ödeme gücünde ve nakit akımında bankaca gözlenen ya da tahmin edilen bazı olumsuz gelişmeler nedeniyle, düzensiz ve kontrolü güç bir nakit akımı yapısına sahip, bu olumsuz gelişmeleri yaratan sorunların giderilememesi durumunda zaafiyete uğrama ihtimali yüksek olan krediler ve diğer alacaklardır.

            Bu grup altında tasnif edilecek krediler ve diğer alacaklar, geri ödenmeleri kuvvetle muhtemel bulunmakla beraber, mazur görülecek çeşitli sebeplerle tahsillerinin gecikmesi, vadelerinden veya ödenmesi gereken tarihlerden itibaren 90 günü geçmeyen kredileri ve diğer alacakları da kapsar. Kredileri ve diğer alacakları bu süreyi geçirmemiş dahi olsa, bankalar, ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin bir hata veya mazur görülecek bir nedene dayanması hususunu ve diğer kriterleri de dikkate almak suretiyle sözkonusu kredilerini ve diğer alacaklarını III üncü, IV üncü veya V inci Grup krediler ve diğer alacaklar içinde tasnif edebilirler.

            Bu krediler, bankacılıktaki emniyet, seyyaliyet ve verimlilik prensiplerine uygun bir şekilde açılmış bulunmakla birlikte, yapılan finansal analizler bakımından, önemli bir ölçüde finansal risk içeren ve yakından izlenilmesi gereken finansman yapısına sahip kişilere ve teşebbüslere açılıp, kullandırılan kredilerdir.

            III üncü Grup - Tahsil İmkanı Sınırlı Krediler ve Diğer Alacaklar: Bu grupta tasnif edilecek krediler ve diğer alacaklar;

            1- Borçlunun özkaynaklarının ve verdiği teminatların borcun vadesinde ödenmesini karşılamada yetersiz bulunması nedeniyle borcun tamamının tahsil imkanının sınırlı olduğu ve/veya;

            2- Ana paranın veya faizin veya her ikisinin tahsilinin vadesinden veya ödenmesi gereken tarihten itibaren 90 günden fazla geciktiği, gözlenen sorunların düzeltilmemesi durumunda bir zarara yol açabilmesi muhtemel olan, krediler ve diğer alacaklardır.

            Bu çerçevede, vadelerinden veya ödenmesi gereken tarihlerden itibaren tahsillerinin gecikmesi 90 günü geçen ancak 180 günü geçmeyen krediler ve diğer alacaklar bu grupta izlenir.

            Borçlunun özkaynaklarının ve verdiği teminatların borcun vadesinde ödenmesini karşılamada yetersiz bulunması nedeniyle borcun tamamının tahsil imkanının sınırlı olarak kabul edilmesi, bankanın yapmış olduğu tahmin ve hesaplamalara dayalı değerlendirmede, teminatların ve özkaynak gücünün ilave likidite yaratmaya yetmeyecek bir mahiyet taşıması, bu çerçevede işletme sermayesi finansmanında sıkıntılar yaşanması nedeniyle ana paranın veya faizin veya her ikisinin bankaca tahsilinin vadesinden veya ödenmesi gereken tarihten itibaren 90 günden fazla gecikeceği kuvvetle muhtemel olan ve banka tarafından buna kanaat getirilen bir durumu gösterir.

            Bu grup altında tasnif edilecek krediler ve diğer alacaklar, zafiyete uğramış olduklarına kanaat getirilen krediler ve alacaklardır. Diğer taraftan, bu grup altında tasnif edilecek krediler ve diğer alacaklarla ilgili olarak, bu kapsamda izlenecek borçluların kredi değerliliğinin önemli ölçüde zayıflamış olduğu kabul edilmiştir.

            Kredi değerliliğine ve kredinin zafiyetine ilişkin olarak yukarıda belirtilen özellik, ana paranın veya faizin veya her ikisinin de vadesinden veya ödenmesi gereken tarihten itibaren tahsilinin 90 günden fazla gecikmiş  olması durumundan ayrı bir durumu veya beraber bir durumu da gösterebilir.

            Vadesinde ödenmemesi suretiyle ödeme yükümlülüğü yerine getirilmeyen bir kredinin borçlusuna, Karar'ın 4 üncü maddesinin 2 nci fıkrası hükmüne uygun olmayan bir şekilde bir başka kredi açılarak ya da açılmış olan bir krediden ilave kullandırım yapılarak, tahsili gecikmiş olan faizlerin ve/veya ana paranın finanse edilmesi durumunda, sözkonusu kredi de yukarıda bahsi geçen 90 günlük sürenin sonunda bu grup altında tasnif edilir.

            IV üncü Grup - Tahsili Şüpheli Krediler ve Diğer Alacaklar: Bu grupta tasnif edilecek krediler ve diğer alacaklar;

            1- Mevcut koşullarda geri ödenmesi veya tasfiyesi muhtemel görülmeyen ve/veya;

            2- Ana paranın veya faizin ya da her ikisinin vadesinden veya ödenmesi gereken tarihten itibaren tahsilinin 180 günden fazla geciktiği, belirli bir zafiyet taşımakla beraber, firmaların birleşme veya yeni finansman bulma imkanı, sermaye arttırımı veya enjeksiyonu gibi bazı faktörlerin kredinin sıhhatini olumlu yönde etkilemesinin beklenmesi nedeniyle tam anlamıyla zarar niteliği taşımadığı düşünülen, krediler ve diğer alacaklardır.

            Bu itibarla, vadelerinden veya ödenmesi gereken tarihlerden itibaren tahsillerinin gecikmesi 180 günü geçen ancak 1 yılı geçmeyen alacaklar bu grupta izlenir.

            Bu grup altında tasnif edilecek krediler ve diğer alacaklar, mevcut şartlarda, vadesi gelen ve ödenmesi gereken kredi tutarlarının tamamının kredi anlaşmasında yer alan hususlar çerçevesinde banka tarafından tahsilinin sağlanamayacağının kuvvetle muhtemel olması nedeniyle zafiyete uğramış olduğu ve borçlularının kredi değerliliğinin önemli ölçüde zayıflamış olduğu kabul edilmekle beraber, birleşme veya yeni finansman bulma imkanı, sermaye arttırımı veya enjeksiyonu gibi bazı faktörlerin kredinin sıhhatini, kredi değerliliğini olumlu yönde etkilemesinin beklenmesi nedeniyle, tam anlamıyla zarar niteliği taşımadığı düşünülen krediler ve diğer alacaklardır. Bu özellik, ana paranın veya faizin veya her ikisinin de vadesinden veya ödenmesi gereken tarihten itibaren tahsilinin 180 günden fazla gecikmiş olması durumundan ayrı bir durumu veya beraber bir durumu da gösterebilir.

            V inci Grup - Zarar Niteliğindeki Krediler ve Diğer Alacaklar: Bu grupta tasnif edilecek krediler ve diğer alacaklar;

            1- Tahsilinin mümkün olmadığına kanaat getirilen ve/veya;

            2- Ana paranın veya faizin veya her ikisinin de vadesinden veya ödenmesi gereken tarihten itibaren tahsilinin 1 yıldan fazla gecikmiş olduğu, krediler ve diğer alacaklardır.

            Bu grup altında tasnif edilecek krediler ve diğer alacaklar, III ve IV üncü gruplarda belirtilen özellikleri ihtiva edebilmelerinin yanında, esasen, vadesi gelen ve ödenmesi gereken kredi tutarlarının tamamının 1 yılı aşacak bir sürede tahsilinin sağlanamayacağının kuvvetle muhtemel olması nedeniyle zafiyete uğramış olduğuna ve kredi borçlularının kredi değerliliğinin tam anlamıyla yitirildiğine banka tarafından kanaat getirilen krediler ve diğer alacaklardır. Bu özellik, ana paranın veya faizin veya her ikisinin de vadesinden veya ödenmesi gereken tarihten itibaren tahsilinin 1 yıldan fazla gecikmiş olması durumundan ayrı bir durumu veya beraber bir durumu da gösterebilir.

            e. Krediler ve Diğer Alacaklara İlişkin Banka Kanaatinin Belirlenmesi: Bankalar, Karar'ın 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen tasnif sistemi kapsamında, bu maddede belirlenen kriterlere ve ilave tanımlara göre yapacakları ölçüm ve değerlendirme işleminin sonunda, gerekli görülecek tasnife başlamadan önce, tutarı 10 milyar TL.'nı aşan kredileri ve diğer alacakları ile her halde tutar olarak en büyük ilk 100 kredi veya diğer alacağa ilişkin ulaştıkları kanaatleri gerekçeleri ile beraber tek tek rapora bağlamak ve sözkonusu raporları iç ve dış denetim incelemeleri için hazır bulundurmak zorundadırlar.

            4) Bankalar verilen ve verilecek olan kredileri ile diğer alacakları için, kredi verilmeden ve alacak oluşmadan önce yapılacak kredi ve risk analizinden ayrı olarak, 3 aylık devrelerde veya bunlara bağlı kalmadan risk doğuran gelişmelerin ortaya çıktığından haberdar olunduğunda, kredi müşterilerinin veya borçluların niteliklerini Kararın 4 üncü maddesinde 5 grup altında belirtilen hususlar ve kredi değerliliği bakımından inceleyecek, krediler ve diğer alacakların tamamen veya kısmen yeniden tasnif edilip edilmeyeceğine karar vereceklerdir. 3 aylık devrelerde yapılacak değerlendirme sözkonusu 5 grup altında izlenilen krediler ve diğer alacaklar toplamı tutarının en az 4/5'ini ve her halde tutar olarak en büyük ilk 100 kredinin tamamını kapsamalıdır.

            Donuk Krediler ve Diğer Alacaklar
            Madde 4-1) III üncü, IV üncü veya V inci Grup krediler ve diğer alacaklar tasnifi altında izlenilen ve ana paranın ve faizin vadesinden veya ödenmesi gereken tarihten itibaren tahsilinin 90 günden fazla gecikmiş olduğu tüm alacaklar 99/13761 sayılı Karar ve bu Tebliğin uygulanmasında donuk alacak kabul edilirler. Bu itibarla, "Donuk Alacak" kavramının içine III üncü Grup veya IV üncü Grup veya V inci Grup krediler ve diğer alacaklar tasnifi altında izlenilen tüm krediler ve alacaklar dahildir.

            Ana paraya ilave edilsin veya edilmesin, yeniden finanse edilsin veya edilmesin, tahakkuk ettirilen faizlerin ve borçlu üzerindeki faiz benzeri yüklerin Karar'ın 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen sürelere uygun olarak borçlu tarafından ödenmemesi veya tahsilinin gecikmesi durumunda kredinin tamamı donuk alacak haline girer. Bir kredi müşterisinin bir banka tarafından verilmiş birden çok kredisinin mevcut bulunması ve bu kredilerden birinin dahi yapılan tasnif gereği donuk alacak olarak kabul edilmesi durumunda, sözkonusu kredi müşterisinin bankaya olan tüm borçları donuk alacak olarak aynı grupta tasnif edilir.

            Birden çok kredisi bulunan bir kredi müşterisinin bir kredisinin donuk alacak haline gelmesi nedeniyle donuk alacak olarak kabul edilen ve vadeleri henüz gelmemiş olan diğer kredileri, donuk alacak haline gelen ilk kredinin tamamen geri ödenmesi durumunda Kararın 4 üncü maddesi çerçevesinde değerlendirilerek yeniden tasnif edilir. Vadesi gelmeyen sözkonusu kredilerin donuk alacak olarak nitelendirilmesini gerektiren bir durum mevcut değil ise bu krediler donuk alacak statüsünden çıkarılarak I inci veya II nci grup krediler ve diğer alacaklar arasında tasnif edilebilir.

            2) Borçlu cari hesap şeklinde kullandırılan ve herhangi bir vade kaydı bulunmayan nakdi kredilerde,

            a) Dönem faizleri ile fer'ilerinin 90 günden daha fazla sürede ödenmeyerek ana paraya ilave edilmesi,

            b) Borcun, hesabın katedilmesini izleyen 90 günden fazla sürede ödenmemesi,

            c) Karar'ın 4 üncü maddesinin 2 nci fıkrası hükmüne uygun olmayan bir şekilde kredi borçlusuna bir başka kredi açılarak, tahsili gecikmiş olan faizlerin ve ana paranın finanse edilmesi,

            d) Hesap limitinin 90 günden daha fazla, sürekli olarak aşılması,

            durumunda alacak, donuk alacak kabul edilerek ilgili grupta tasnif edilir.

            3) Karar'ın 6 ncı maddesine göre, III üncü, IV üncü ve V inci Grup krediler ve diğer alacaklar altında tasnif edilerek donuk alacak haline gelen tutarlar için döneme ilişkin faiz tahakkuku ve reeskontu yapılmaz. Donuk alacak haline dönüşen tutar için daha önce yapılmış bulunan ve tahsil edilmediği halde gelir yazılan faiz tahakkukları ve reeskontları muhasebe kayıtları üzerinde iptal edilir. Donuk alacaklara ilişkin olarak sadece nakden tahsil edilen faizler gelir yazılır.

            Donuk alacak haline dönüşen tutarlar için daha önce yapılmış bulunan ve tahsil edilmediği halde gelir yazılan faiz tahakkukları ve reeskontları muhasebe kayıtları üzerinde ters kayıtla, diğer bir deyişle, ilgili faiz geliri hesabı aynı tutarda borçlandırılarak düzeltilir veya iptal edilmesi suretiyle kapatılır. Eğer tahakkuk ettirilen faizler borçludan nakden tahsil edilmişler ise bu tutarlar iptal edilmez. Eğer yapılan faiz tahakkuk ve reeskontları dahil olmak üzere kayıtlı donuk kredi tutarı tamamen I inci grup teminatlar ile karşılanabilmekte ise ve donuk alacak haline dönüşen tutar için nakden tahsil edilmediği halde gelir yazılan faiz tahakkukları ve reeskontları mevcut ise, bankalar bu gelir tutarını gelir hesaplarından çıkararak doğrudan diğer pasifler altında izlenecek "Kredi ve Diğer Alacaklar Değerleme Fonu" hesabına aktarmak zorundadırlar. Anılan Fona aktarılarak gelir yazılmayan sözkonusu meblağlara ilişkin faiz tahakkukları ve reeskontları iptal edilmez. Bahsi geçen fon hesabının muhasebeleştirilmesi "Bankalarca Uygulanacak Muhasebe Standartları, Tek Düzen Hesap Planı ve İzahnamesi"nde belirtilen usul ve esaslara göre yapılır.

            Bu uygulamaya bankalarca 1 Ocak 2000 tarihinden itibaren başlanılacağından, 31 Aralık 1999 tarihli mali tabloların bu uygulamaya göre yeniden düzenlenmesine gidilmez.

            Kredilerin ve Diğer Alacakların Yenilenmesi, Yeniden Finanse Edilerek Yapılandırılması ve Yeni Bir İtfa Planına Bağlanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
            Madde 5- Bankaya olan ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin geçici likidite sıkıntısından kaynaklanmış olması halinde, borçluya likidite gücü kazandırmak ve banka alacağının tahsilini sağlamak amacıyla alacağın, gerektiğinde ilave kredi de açılarak bir defaya mahsus olmak üzere, aşağıda belirlenen esas ve usullere uyulmak kaydıyla yenilenmesi, yeniden finanse edilerek yapılandırılması ya da yeni bir itfa planına bağlanması mümkündür.

            Bu Tebliğin uygulanmasında, geçici likidite sıkıntısı, yükümlülüklerini zamanında ve eksiksiz olarak ödeyebilecek bir solvabiliteye sahip olan bir kredi borçlusunun normal faaliyetlerden kaynaklanan fon giriş ve çıkışlarının, satış gelirlerinin veya faaliyet gelirlerinin beklenmedik ve geçici bir nedene bağlı olarak dalgalanmasından ve harcamaların içinde bulunulan ortama göre iyi bir şekilde planlanmamış ve yapılandırılmamış olmasından dolayı düzensiz hale gelmesinden kaynaklanan yönetilebilir bir nakit açığını ifade eder.

            Solvabil olmayan bir kredi borçlusu ile bir itfa planı veya yeniden ödeme anlaşması yapılması durumunda, bu anlaşma kapsamındaki krediler Kararın 4 üncü maddesinin 2 nci fıkrası hükmünden yararlandırılmaz.

            Kredilerin ve diğer alacakların geri ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin geçici likidite sıkıntısından kaynaklanmış olması halinde, borçluya likidite gücü kazandırmak ve banka alacağının tahsilini sağlamak amacıyla sözkonusu alacak, gerektiğinde bu alacağın %25'ine kadar ilave kredi de açılmak suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere yenilenebilir, yeniden finanse edilerek yapılandırılabilir ya da yeni bir itfa planına bağlanabilir. Kredinin ve alacağın bu madde hükmünden yararlandırılabilmesi için, yenilemeye, yapılandırmaya ya da itfaya konu alacağın, bu Karar'ın 8 inci maddesinin 1 inci fıkrasında 4 grup halinde belirtilen teminatlarla teçhiz edilmesi ve değerlenmiş teminat tutarının bu alacağın tamamını karşılayacak düzeyde olması gereklidir.

            Kredinin yapılandırılması çerçevesinde hazırlanan yeniden ödeme planı ya da yeni İtfa planının 90 günü geçmeyecek eşit taksitlerle ya da bu şekilde belirlenen taksit tutarının %50'sinden az ya da fazla olmamak üzere artan veya azalan oranlı ve azami 3 yıl vadeli olarak yapılması zorunludur. Bankaya olan borcu yenilenen, yeniden yapılandırılarak ödeme planına ya da İtfa planına bağlanan bir kişinin bankaya vermiş olduğu kredi teminatlarının değerlenmiş tutarı, sözkonusu alacağın defterde kayıtlı değerinin altında olamaz. Teminatların alacağın tamamını karşılayacak düzeyde olup olmadığı belirlenirken, öncelikle teminatların bu Tebliğin 6 ncı maddesinde belirtilen usul ve esaslara göre değerlenmiş tutarı dikkate alınır. Sözkonusu teminatların değerlenmiş tutarları alacağın tamamını karşılayacak düzeyde olmasına rağmen kısa bir süre içerisinde bu teminatların değerlerini düşürecek bir gelişme olmuş ise banka tarafından ilave teminat alınmasını teminen kredi borçlusundan ilave teminat talep edilir.

            Yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak yenilenen veya yeniden yapılandırılarak ödeme planına ya da yeni bir itfa planına bağlanan krediler, o zamana kadar tasnif edilerek izlendikleri III üncü, IV üncü ve V inci grup krediler ve diğer alacaklar içinde 6 aylık bir süreyle takip edilmeye devam  olunurlar. Bu süre içinde sözkonusu alacaklara hangi grupta izleniyorlar ise o gruba uygulanan özel karşılık oranları uygulanmaya devam edilir. Borçlu tarafından şartlara uyulması ve ödemelerin aksatılmaması kaydıyla, söz konusu alacak tutarı 6 aylık sürenin sonunda "Yenilenen ve İtfa Planına Bağlanan Krediler Hesabı"na aktarılır. Bankalar, anılan hesaba intikal eden alacakları, Kararın 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen gruplandırma çerçevesinde niteliklerinin yeniden değerlendirilmesi suretiyle I inci Grup - Standart Nitelikli Krediler ve Diğer Alacaklar veya II nci Grup – Yakın İzlemedeki Krediler ve Diğer Alacaklar altında yeniden tasnif edebilirler.

            Yeniden ödeme planına ya da yeni bir itfa planına konu edilen alacak tutarına ilişkin taksidin 6 aylık süre içinde ödenmemesi durumunda, sözkonusu kredinin veya diğer alacağın yenilenmeden önceki vadesinden itibaren geçen  süre dikkate alınarak bir alt gruba aktarılır ve karşılık ayırılır.

            Teminatların Değerlemesine İlişkin Usul ve Esaslar
            Madde 6- Özel karşılıkların hesaplanmasında teminatlara ilişkin değerlenmiş tutarlar, III üncü, IV üncü ve V inci Grupta izlenebilen donuk alacak tutarından, Kararın 8 inci maddesinin 2 nci fıkrasında belirtilen dikkate alınma oranları vasıtasıyla tespit edilen miktarda indirilerek, özel karşılığa tabi alacak tutarı belirlenecektir. Özel karşılığa tabi olacak alacak tutarının belirlenmesi işlemi, her bir borçlu için bankanın münferit alacağı ve o borçlunun teminatlarının değerlenmiş tutarları esas alınarak Kararın 8 inci maddesinin 2 nci fıkrasında belirtilen usule uygun olarak ayrı ayrı yapılacaktır.

            Teminatların değerlemesinde öncelikle teminatların borsa veya organize piyasa fiyatları esas alınır. Böyle bir fiyat oluşmamış ise teminatların rayiç değerleri ile değerlemesi yapılır. Rayiç değer, teminat olarak gösterilen varlıkların değerleme günündeki normal alım-satım değeridir. Rayiç değer belirlenirken, teminatı veren kredi borçlusu firmanın tasfiyeye gidip gitmeyeceğine ve yeniden organize veya rehabilite olup olmayacağına göre bir kriterin dikkate alınması daha gerçekci olacağından, tasfiyeye gidebilecek bir teşebbüsün teminatlarının rayiç değeri olarak tasfiye değeri esas alınır. Yeniden organize olacak teşebbüslerde ise teminatların yeniden yapılanma/rehabilitasyon planı içindeki değeri rayiç değerin belirlenmesinde dikkate alınabilir. Bunlarla beraber, hızlı bir tasfiye süreci dikkate alınarak yapılan değerlemede, genelde teminatın ekspertiz değerinden veya emsal değerinden küçük olanı rayiç değer olarak dikkate alınmalıdır. Teminatın değerlenmiş tutarı belirlendikten sonra bu tutar üzerinde bankanın tamamen tasarrufunda olan, diğer bir deyişle, banka tarafından paraya dönüştürülebilecek kısım, özel karşılığa tabi olan alacak tutarının belirlenmesinde dikkate alınır. Teminat üzerinde banka dışında bir başka tarafın hakkı veya tasarrufu mevcut ise bankanın tasarrufunda bulunmayan tutar özel karşılığa tabi olan alacak tutarının belirlenmesinde dikkate alınmaz.

            III üncü grup teminatlar arasında yer alan kredibilitesi yüksek gerçek ve tüzel kişilerin kefaletlerinin teminat olarak değerlenmesi, sözkonusu kefillerin ya da garantörlerin mali ve ekonomik gücünün parasal olarak ölçülmesi suretiyle, diğer bir deyişle, bunların malvarlığının üstlenmiş oldukları yükümlülüğü karşılayabilir düzeyde olup, olmadığı saptanarak yapılır. Bu tür bir teminatın değerlemesinde kişilerin vermiş oldukları kefaletlerin tutarı ya da yükümlü oldukları meblağlar değil, bu kişilerin yükümlülüklerini ödeme güçleri dikkate alınır.

            Teminat olarak verilen senetlerin değerlemesi yapılırken senet borçlularının kredi değerlilikleri ve ödeme güçleri de bunların rayiç değerlerinin belirlenmesinde dikkate alınır.

            Bir donuk alacak tutarı birden fazla grupta izlenen türde teminatla teminatlandırılmış ise özel karşılığa tabi olan alacak tutarının belirlenmesinde dikkate alınacak teminatların hesaplanmasına grup sıralamasına göre en likit kabul edilen I inci gruptan başlanır.

            Birden fazla türde teminata sahip, donuk alacak niteliğini haiz bir kredi için ayrılacak özel karşılığın hesaplanmasında öncelikle her bir teminat türünün ayrı ayrı değerlenmiş tutarlarının, donuk alacak tutarını aşıp aşmadığı kontrol edilir. Hesaplamada birinci olarak ele alınan teminat türünün değerlenmiş tutarının, en fazla, donuk alacak tutarına eşit olan kısmı, bu teminata ait dikkate alınma oranı ile çarpılarak donuk alacak için özel karşılığın uygulanmayacağı kısım bulunur. İkinci teminat türü ve varsa üçüncü teminat türü için de aynı işlem ayrı ayrı ve sırasıyla tekrarlanır. Eğer bu işlemlerin sonucunda anılan donuk alacağa ilişkin olarak özel karşılık uygulanacak bir tutar kalırsa, bu artan tutar üzerinden özel karşılık ayrılır.

            Özel ve Genel Karşılıkların Hesaplanması
            Madde 7- Özel karşılıkların hesaplanmasında dikkate alınacak değerlenmiş teminat tutarı donuk alacak miktarını aşmamalıdır. Değerlenmiş teminat tutarının alacak tutarını aşması durumunda, bunun sadece alacak tutarına tekabül eden kısmına Kararda belirtilen dikkate alınma oranlarının uygulanması sonucu bulunacak tutar, indirilecek tutar olarak dikkate alınır.

            Banka tarafından, gösterilen teminat tutarı dikkate alınmaksızın donuk alacağın tasnif edildiği grup için geçerli olan özel karşılık oranlarından az olmamak kaydıyla, sözkonusu donuk alacak tutarının tamamına kadar özel karşılık ayrılabilir.

            Bankalar, Karar'ın 7 nci maddesinin 2 nci fıkrasına istinaden standart nitelikli nakdi kredileri ve yakın izlemedeki nakdi kredileri toplamının %0,5'i ve III üncü, IV üncü ve V inci grup krediler ve diğer alacaklar içinde tasnif edilmeyen teminat mektupları, aval ve kefaletleri ile diğer gayrinakdi kredileri toplamının %0,1'i oranında genel karşılık ayırmak zorundadırlar. Bu hükmün uygulanmasında standart nitelikli nakdi krediler ve yakın izlemedeki nakdi krediler, "Tasfiye Olunacak Alacaklar Hesabı", "Tahsili Şüpheli Ücret, Komisyon ve Diğer Alacaklar Hesabı" ve "Zarar Niteliğindeki Krediler ve Diğer Alacaklar Hesabı" dışındaki kredi hesaplarında izlenilen nakdi kredileri ve aktifte izlendikleri hesaba bakılmaksızın bankacılıkla ilgili mevzuat çerçevesinde nakdi kredi sayılan alacakları kapsar.

            Ancak, nakdi kredi kabul edilmekle beraber, Karar'ın 8 inci maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan I inci grup teminatlar arasında da sayılan;

            - Hazine ve Kamu Ortaklığı İdaresi'nce veya bunların kefaletiyle çıkarılan bono ve tahviller,

            - OECD ülkeleri merkezi yönetimleri ile merkez bankalarınca ya da bunların kefaletiyle ihraç edilen menkul kıymetler,

            genel karşılık hesaplanmasında dikkate alınmaz. Bu itibarla, sözkonusu varlıkları aktiflerinde bulunduran bankalar, bu aktifleri Karar'da öngörülen şekilde tasnife tabi tutacaklar ancak genel karşılıkların hesaplanmasında dikkate almayacaklardır.

            Karar'ın Yürürlük Tarihi İtibariyle Mevcut Hesaplarla İlgili İşlemler
            Madde 8- 1) Karar hükümlerine uygun olarak "Bankalarca Uygulanacak Muhasebe Standartları, Tek Düzen Hesap Planı ve İzahnamesi"nde yapılan değişikliklerin uygulamaya geçirilmesi çalışmalarının sonuçlandırılabilmesi amacıyla ve Karar'ın 10 uncu maddesinde verilen yetki çerçevesinde, 31.12.1999 tarihi itibariyle bankaların hesaplarında kayıtlı bulunan tüm krediler ve diğer alacaklar, 31 Mart 2000 tarihine kadar bankalarca Karar'ın 4 üncü maddesi ile bu Tebliğin 3 üncü maddesinde belirtilen gruplandırmaya uygun şekilde tasnif edilerek gerekli karşılık ayrılır.

            2) Karar'ın geçici maddesine göre 1 Ocak 2000 tarihinden önce kullandırılan krediler için yürürlükten kaldırılan 30/12/1997 tarih ve 97/10497 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı hükümleri uyarınca karşılık ayrılmaya devam olunur. 1 Ocak 2000 tarihinden önce kullandırılan kredilerle ilgili olarak sözkonusu hükmün uygulanması,

            - Vadeli kredilerde, vadeleri sonunda,

            - Vadesiz krediler ile borçlu cari hesap şeklinde kullandırılan kredilerde, yeni ya da ilave bir kullandırımın yapılması durumunda,

            - Kredi ya da diğer alacağın Kararın 4 üncü maddesinin 2 nci fıkrası hükmüne uygun olarak yenilenmesi veya yeniden finanse edilerek yapılandırılması veya yeni bir İtfa planına bağlanması durumunda,

            - 30/12/1997 tarih ve 97/10497 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı hükümleri uyarınca yenilenen ve itfa planına bağlanan kredilerin donuk alacak haline dönüşerek III üncü, IV üncü ve V inci grup krediler ve diğer alacaklar içinde tasnif edilmesi durumunda,

            son bulacaktır. Bu durumda sözkonusu krediler için Kararda öngörülen karşılık oranları uygulanacaktır.

            Geçici Madde- Bu Tebliğin 3 üncü maddesinin 3/c bendinde belirtilen ölçüm yöntemlerinin bankalarca uygulanmasına en geç 30 Eylül 2000 tarihi itibariyle başlanır. Bankaların sözkonusu ölçüm yöntemlerini bu tarihten önce de uygulamaları mümkün bulunmaktadır.

            Yürürlükten Kaldırılan Hükümler
            Madde 9- 17.2.1998 tarih ve 23261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, "97/10497 sayılı Kararname Eki Banka Kredilerinin Niteliklerine Uygun Olarak Muhasebeleştirilmesi, Değerlendirilmesi ve Kredi Karşılıkları Hakkında Karar'a İlişkin 1 Sayılı Tebliğ" yürürlükten kaldırılmıştır.

            Yürürlük
            Madde 10- Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

            Yürütme
            Madde 11- Bu Tebliğ hükümlerini Hazine Müsteşarlığı'nın bağlı bulunduğu Bakan yürütür.

İLGİLİ TABLO 31/03/2000 TARİHLİ VE 24006 MÜKERRER SAYILI RESMİ GAZETEDEDİR.