Vatandaşlık Mevzuatı

 

Resmi Gazete: 10.08.2003 Sayı : 25195 (Asıl) Düstur Tertip: 5 Cilt:  Sayfa:

Bakanlar Kurulu' ndan :  

 

TÜRK MEDENİ KANUNUNUN VELAYET, VESAYET VE MİRAS
HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASINA İLİŞKİN TÜZÜK 

Karar Tarihi :21.07.2003
Karar Sayısı: 2003/5960 

 

Ekli "Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin  Uygulanmasına İlişkin Tüzük"ün yürürlüğe konulması; 4721 sayılı Türk Medeni  Kanunu'nun 593, 609 ve 620 nci maddelerine göre, Bakanlar Kurulu'nca 21/7/2003  tarihinde kararlaştırılmıştır.

          

 

TÜRK MEDENİ KANUNUNUN VELAYET, VESAYET VE MİRAS HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASINA İLİŞKİN TÜZÜK


BİRİNCİ KISIM

Amaç ve Kapsam

 

Amaç ve kapsam

Madde 1- Bu Tüzüğün amacı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun velayet,  vesayet ve mirasa ilişkin hükümlerinin uygulanmasını düzenlemektir. 

 

İKİNCİ KISIM

Velayet

BİRİNCİ BÖLÜM

Velayete İlişkin Hükümler

 

Velayet

Madde 2- Ergin olmayan çocuk ana ve babanın velayeti altındadır. Ana ve  baba evli değilse velayet anaya aittir.

 

Yasal sebep olmadıkça velayet ana ve babadan alınamaz.

Velayet hakkında Türk Medeni Kanununun 335-351 inci maddeleri hükümleri  uygulanır. 

 

İKİNCİ BÖLÜM

Çocuğun ve Mallarının Korunması

 

Çocuğun korunması

Madde 3- Türk Medeni Kanununun 346 ve 347 nci maddelerinde belirtilen  durumlarda hakim, çocuğun korunması için onun bir aile yanına veya bir kuruma  yerleştirilmesine karar verebilir. Bu halde, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve  Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununun 22 nci maddesine göre ilgili mahkemeden  korunma kararı alınır.

 

Korunma kararı alınamaması halinde çocuk hakkında 1593 sayılı Umumi  Hıfzıssıhha Kanununun 161 inci maddesi ile 1580 sayılı Belediye Kanununun 15  inci maddesinin ilgili hükümlerine göre gerekli önlemler alınır.

 

 

Çocuk mallarının korunması

Madde 4- Ana ve babadan birinin ölümü halinde nüfus memuru veya evliliğin  mahkeme kararı ile sona ermesi halinde kararı veren mahkeme, sağ kalan veya  velayet kendisine verilen eşin yerleşim yeri aile mahkemesine, yoksa Hakimler  ve Savcılar Yüksek Kurulunun belirlediği mahkemeye durumu derhal bildirir.  Mahkeme, belirleyeceği süre içinde, sağ kalan veya velayet kendisine verilen  eşten çocuğun varsa, mal varlığının dökümünü gösteren bir defter vermesini ve  bu mal varlığında veya yapılan yatırımlarda gerçekleşecek önemli  değişiklikleri de bildirmesini ister.

 

Hakim, ana ve babanın, çocuğun mallarını yönetmekte her ne sebeple olursa  olsun yeterince özen göstermemeleri halinde, Türk Medeni Kanununun 360 ve 361  inci maddelerinde öngörülen önlemleri alır ve gerekli işlemleri yapar.

 

Gelirlerin sarfı

Madde 5- Çocuğun mallarının gelirleri, öncelikle çocuğun bakımına,  yetiştirilmesine ve eğitimine harcanır. Bunu aşan gelirler, ancak ailenin  sosyal ve ekonomik durumu, çocuğun aileye getirdiği ekonomik yükler gibi  hakkaniyetin gerektirdiği sınırlar içinde ailenin ihtiyacına sarfedilebilir.

 

Gelir fazlası, çocuğun mallarına katılır.

 

Çocuk mallarının kısmen sarfı

Madde 6- Çocuğun olağan ihtiyaçlarının gerektirdiği durumlarda ve bu  ihtiyaçların sınırları içinde kalmak üzere çocuğa sermaye olarak yapılan  ödemeler, uğradığı zararların karşılığı olarak ödenen tazminatlar ve  ikramiyeler ile sosyal yardım ve sosyal güvenlik kurumları tarafından yapılan  ödemeler ve benzeri edimler çocuğun bakımı için kısmen kullanılabilir.

 

Çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için zorunluluk varsa, ancak  hakim kararıyla ana ve babaya belirli miktarlarda çocuğun diğer mallarını da  sarfetme yetkisi verilebilir.

 

Velayetin sona ermesi halinde malların devri

Madde 7- Hakim kararıyla velayetleri veya malı yönetme hakları sona eren  ana ve baba, hesap cetveli ile birlikte çocuğun mallarını vasiye veya kayyıma  devrederler. Eksiklikler varsa bunlar ayrı ayrı tespit edilir, vesayet makamı  gerek görürse eksik olan veya zarar verilen mallardan dolayı veli aleyhine  dava açılmasını vasi veya kayyımdan ister.

 

Velayetin, çocuğun ergin olması nedeniyle sona ermesi halinde ana ve baba,  ergin olan çocuğun istemi üzerine bir hesap cetveli de vermek suretiyle  malları kendisine devir ve teslim ederler.

 

 

ÜÇÜNCÜ KISIM

Vesayet

 

BİRİNCİ BÖLÜM

Vesayet ve Denetim Makamları ve Vasi Atanması

 

Vesayet ve denetim makamları

Madde 8- Bu Tüzüğün uygulanmasında Türk Medeni Kanununun 397 nci maddesi  uyarınca vesayet makamı sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı asliye hukuk  mahkemesidir.

 

Ancak, aile hukukundan doğan vesayet işlerinde, 4787 sayılı Aile  Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun vesayet ve  denetim makamlarına ilişkin 7 nci maddesi hükümleri uygulanır.

 

Bildirim

Madde 9- Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre velayet ana ve babanın her  ikisinden kaldırılırsa veya ana ve babadan birinden velayetin kaldırılması  çocuğun vesayet altına alınmasını gerektiriyorsa veya boşanma kararının  verilmesinden sonra velayet kendisine verilen ana veya babanın başkasıyla  evlenmesi, başka bir yere gitmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması halinde  veya velayetin kaldırılmasını gerektiren diğer hallerde, hakim, velayetin  kaldırılmasına karar verdiği takdirde hüküm kesinleştikten sonra vasi atanması  için durumu çocuğun yerleşim yerindeki vesayet makamına bildirir.

 

Ölüm haberini nüfus kütüğüne işleyen nüfus memuru da kütükte vesayet  altına alınması gereken bir kimsenin bulunduğunu görürse, durumu, ölenin aile  kütüğü ile birlikte hemen yetkili vesayet makamına bildirir. Ölen başka bir  yer nüfusuna kayıtlı ise, ölümün vuku bulduğu yer nüfus memuru, durumu ölenin  kayıtlı bulunduğu nüfus idaresine bildirir. Bu bilgiyi alan nüfus memuru da  yetkili vesayet makamına bildirimde bulunur.

 

Görevlerini yaparlarken vesayeti gerektiren velayet altında bulunmayan  küçük ile akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya  korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının  güvenliğini tehlikeye sokan bir erginin varlığını öğrenen idari makamlar,  noterler ve mahkemeler de bu durumu hemen yerleşim yerinin bulunduğu vesayet  makamına bildirmekle yükümlüdür.

 

Esas defterine kayıt

Madde 10- Vasi atanması için mahkemeye yapılan başvuru ve bildirimler,  mahkemenin esas defterine kaydolunur.

 

Başvurana isteği halinde kayıt numarasını da içeren bir belge verilir.

 

Vasiliğe istekli olanların önceden belirlenmesi

Madde 11- Vesayet makamı, ilgili kuruluşlardan ileride vasi atanmasında  gözönünde bulundurulmak üzere mahkemenin yargı çevresinde bulunan ve vasi  olmaya istekli kimselerin bildirilmesini isteyebilir.

 

Vasi atanması

Madde 12- Vesayet makamı, başvuru veya yukarıdaki hükümlere göre yapılan  bildirim üzerine Türk Medeni Kanununun ilgili hükümlerini uygulamak suretiyle  vasi atamasını yapar.

 

Vasi atanmasına ilişkin kararın tarihi ve numarası esas defterine işlenir.

 

Vasinin atanması usulüne ilişkin kurallar, kayyım ve yasal danışmanın  atanmasında da uygulanır.

 

Koruma altına alınan çocuklara vasi atanması

Madde 13- Korunmaya muhtaç çocuk hakkında sosyal hizmet kuruluşlarında  bakılıp yetiştirilmeleri için mahkemece korunma kararı alınmışsa veya derhal  korunma tedbiri alınmasında zorunluluk görülen çocuklar mahalli mülki amirin  onayı ile bakım altına alınmışsa vesayet makamı, çocuk velayet altında  değilse, çocuğun verildiği kimseyi veya ailesinden uygun gördüğü kimseyi ya da  vasilik koşullarını taşıdığı takdirde kurum müdürünü veya başka bir kişiyi  vasi olarak atar.

 

Bu çocuklardan koruyucu aile yanına yerleştirilenlerin bir kuruma  yerleştirilmesine karar verilmesi halinde vesayet makamı, eski vasinin  görevine son vererek ailesinde uygun gördüğü kimseyi veya yerleştirildiği  kurum müdürünü veya başka bir kişiyi vasi olarak atar.

 

Vasi olarak atanan kurum müdürü, çocuğun bakımı ve eğitimi için gereken  önlemleri almakla yükümlüdür. Kuruma yerleştirilen çocuğun malları varsa ve  kurum müdürü malları yönetme görevini kabul etmezse, rızaları alınarak bir  veya birkaç vasi daha atanabilir. 

 

İKİNCİ BÖLÜM

Koruma Amacıyla Özgürlüğün Kısıtlanması

 

Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanması

Madde 14- Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde  bağımlılığı, ağır tehlike arzeden bulaşıcı hastalık veya sadece kendi sosyal  ve ekonomik durumuyla uyumlu olmayan ya da sağlığını tehlikeye sokan bir  yaşantı sürme gibi serserilik sebeplerinden  biriyle toplum için tehlike  oluşturan, kısıtlı olsun veya olmasın her ergin kişi, bu durumdan  kurtarılmasının ve kişisel korunmasının başka şekilde sağlanamaması halinde,  tedavisi, eğitimi veya ıslahı için elverişli bir kuruma yerleştirilir veya bu  kurumlarda alıkonulabilir.

 

Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasında kişinin ailesine, yakınlarına,  komşularına ve çevresine getirdiği külfet de gözönünde tutulur.

 

Hakim, koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasına karar verirken, özgürlüğü  kısıtlanacak olan ya da kısıtlanan kişiyi de dinler.

 

Özgürlüğün kısıtlanmasına neden olan sebeplerin kalkması halinde,  kısıtlanan kişi, durumu uygun hale gelince kurumdan çıkarılır.

 

Koruma amacıyla özgürlüğün kısıtlanmasında Türk Medeni Kanununun 432-437  nci maddeleri hükümleri uygulanır. 

 

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Vasinin Görevleri

 

 

Vasinin genel olarak görevi

Madde 15- Vasi, vesayetine verilen kişinin bakımına, eğitimine, kişilik  haklarının korunmasına ve hukuki işlemlerde temsiline ilişkin olarak gereken  özeni göstermek, mal varlığını iyi bir yönetici gibi özenle yönetmek  zorundadır.

 

Defter tutma

Madde 16- Vasiliğe atanma kararının kesinleşmesi üzerine, vasi ile vesayet  makamının görevlendireceği bir kişi tarafından, hakimin belirleyeceği süre  içinde ve talimatları doğrultusunda yönetilecek malvarlığının defteri tutulur.  Deftere vesayet altındaki kişinin mallarının türü, adedi ve tahmin edilen  rayiç bedelleri sıra numarası altında yazılır. Taşınmazların bulundukları  yerler, sınırları, alanları, özellikleri, tapu kayıtları ve bu malların  kısıtlamalarına ilişkin ayni haklar da ayrıca gösterilir.

 

Vesayet altındaki kişi ayırt etme gücüne sahipse, olanak bulunduğu  takdirde defter tutulurken hazır bulundurulur.

 

Vesayet altındaki kişinin malvarlığı yoksa aynı süre içinde, durum vesayet  makamına yazılı olarak bildirilir. Bu halde defter tutulmaz.

 

Birinci fıkrada belirlenen süre içinde defterin düzenlenmesine engel bir  durum varsa vesayet makamından ek süre istenebilir. Vasinin ek süre istemi  vesayet makamınca uygun görüldüğü taktirde yeterli ek süre verilir. Bu süre  kesindir.

 

Tutulan defter belirlenen süre içinde iki örnek olarak vesayet makamına  verilir. Vesayet makamı, defterde yazılan malların iyi tanımlanmadığını,  değerlerinin takdirinde yanlışlık yapıldığını veya eksik yazıldığını saptarsa,  bunları denetimi altında tamamlattırır veya düzelttirir. Vesayet makamı,  defterin usulüne uygun ve doğru olarak düzenlendiği kanısına varırsa bir  örneğini onaylayarak vasiye verir, diğer örneğini dosyasında saklar.

 

Belirlenen süreler içinde defter tutulmaz veya tamamlanmazsa vasi, Türk  Medeni Kanununun 483 üncü maddesi hükümlerine göre, vesayet makamı tarafından  görevinden alınır.

 

Resmi defter tutma

Madde 17- Koşullar gerektirdiği takdirde denetim makamı, vasi ve vesayet  makamının isteği üzerine vesayet altındaki kişinin malvarlığının resmi  defterinin tutulmasına karar verebilir. Bu defter, mirastaki resmi defterin  alacaklılara karşı doğurduğu sonuçları doğurur ve oradaki usul uyarınca  tutulur.

 

Malvarlığının ihtiyaca yetip yetmediğinin belirlenmesi

Madde 18- Tüzüğün 16 ncı maddesine göre düzenlenen defter vesayet makamına  verildikten sonra hakim, vesayet altındaki kimsenin mallarını, gelirini ve  ihtiyaçlarını takdir eder veya ettirir ve malları ile gelirinin vesayet  altındaki kimsenin ihtiyaçlarına yetip yetmeyeceği konusunda karar verir.

 

Malvarlığının ihtiyaca yetmemesi durumunda yapılacak işlemler

Madde 19- Vesayet altındaki kişinin malının bulunmaması veya düzenlenecek  deftere göre mevcut malları ile gelirinin ihtiyaçlarına yetmeyeceğine vesayet  makamı tarafından karar verilmesi hallerinde, vasinin defter tutma ve hesap  verme yükümlülüğü yoktur. Bu halde, vesayet altındaki kişinin malları paraya  çevrilirse, durum Tüzüğün 16 ncı maddesinde sözü edilen deftere vesayet makamı  tarafından şerh olunur.

 

Malı bulunmayan veya malları ve geliri ihtiyaçlarına yetmeyen vesayet  altındaki kişinin bağışlama ve benzeri yollarla elde ettiği kazanımlar,  kazanıldığı tarihten itibaren bir ay içinde deftere işlenmek üzere vasi  tarafından vesayet makamına bildirir. Vasi bildirimdeki gecikmesinden  sorumludur.

 

Vesayet altındaki kişinin sonradan meydana gelen kazanımlarıyla mal ve  gelir sahibi olması nedeniyle mallarının ve gelirinin ihtiyaçlarına yeter  dereceye ulaşması halinde, vesayet makamı bir kararla defter tutmayan vasiye  defter tutma ve gerekiyorsa hesap verme yükümlülüğünü, defter tutmakta olup  hesap vermeyen vasiye de hesap verme yükümlülüğünü yükler.

 

Malvarlığının ihtiyaca yetmesi durumunda yapılacak işlemler

Madde 20- Vesayet makamınca, vesayet altındaki kişinin malvarlığı ve  gelirinin ihtiyaçlarına yeteceğine karar verilmesi halinde, vasi, vesayet  altındaki kişinin mal varlığını aşağıdaki hükümlere göre yönetir.

 

Hesap raporu

Madde 21- Vesayet makamı başka bir süre belirlememişse vasi, her yıl  aralık ayının son günündeki durumu gösterir bir hesap raporunu, en geç ocak  ayının son gününe kadar vesayet makamına verir. Raporun bir yıldan kısa  sürelerle düzenlenmesine karar verilmesi halinde, vesayet makamı hesabın hangi  güne kadar olan durumu göstereceğini ve raporun en geç hangi tarihte  verileceğini de kararında belirtir.

 

Raporda hesap devresi içinde malvarlığında meydana gelen değişiklikler ile  yapılan masraflar ve elde edilen gelirler ayrıntıları ile gösterilir ve  belgeleri rapora eklenir. Vesayet makamının bir kararının yerine getirilmesi  için yapılan işlemler varsa, bunlara ait kararların tarihleri de raporda  gösterilir.

 

Rapora, vesayet altındaki kişinin mallarına ait hesapların yanısıra, yaşam  tarzına, yerleşim yerine ve mesleki eğitimine ilişkin ayrıntılı bilgi de  yazılır.

 

Hesap raporunun incelenmesi ve onaylanması

Madde 22- Vesayet makamı, hesap raporunu, verildiği tarihten itibaren en  geç bir ay içinde, iyi bir yönetimden beklenen özenin gösterilip  gösterilmediğini de dikkate alarak inceler ve hesap raporunda eksiklik ya da  yanlışlık gördüğü takdirde vasiye, hesapların tamamlanması veya düzeltilmesi  için uygun bir süre verir.

 

Vesayet altındaki kişi görüşlerini oluşturma ve açıklama yeteneğine sahip  ise, hesabın hakim tarafından incelenmesi sırasında olanak ölçüsünde hazır  bulundurulur.

 

Vesayet makamı, incelemesinin sonunda rapor ve hesapları kabul veya  reddeder, gerektiğinde vesayet altındaki kişinin menfaatini korumak için uygun  önlemleri alır.

 

Vasi, görevini yerine getirirken kusurlu davranışıyla vesayet altındaki  kişiye verdiği zarardan sorumludur.

 

Değerli şeylerin saklanması

Madde 23- Vesayet altındaki kişiye ait kıymetli evrak, değerli eşya,  önemli belge ve benzerleri, malvarlığının yönetimi bakımından bir engel yoksa,  vesayet makamının gözetimi altında güvenli bir yere konulur.

 

Bunların saklanmasında ve yönetiminde bir engel varsa, gerektiğinde  güvence alınarak vasiye de teslim edilebilir. Bu eşyanın teslimine ilişkin  tutanakta adetleri, nitelikleri ve değerleri ayrı ayrı gösterilir.

 

Para ve menkul kıymetler

Madde 24- Vesayet altındaki kişiye ait paralar, faiz getirmek üzere milli  bir bankada bu kişi adına açılan bir hesaba yatırılır veya Hazine tarafından  çıkarılan menkul kıymetlere çevrilir.

 

Vesayet makamı bu hesaptan kime ve ne şekilde ödeme yapılabileceğini  bankaya bildirir.

 

Malların satışı

Madde 25- Vesayet altındaki kişiye ait malların satışında açık artırma  esastır.

 

Ancak, satışa çıkarılacak malların özel durumları, nitelikleri veya  değerlerinin azlığı gözönüne alınarak taşınırlarda vesayet makamı,  taşınmazlarda ise vesayet makamı satışa karar verdikten sonra denetim makamı  pazarlıkla satışa karar verebilir.

 

Vesayet altındaki kişinin kendisi veya ailesi için özel bir değer taşıyan  şeyler zorunluluk olmadıkça satılamaz.

 

Açık artırmada usul

Madde 26- Açık artırma, vesayet makamının gözetimi altında ve bu işle  görevlendirdiği memur tarafından, vasi de hazır olduğu halde yapılır.

 

Hakim, açık artırmayla satışta, vesayet altında bulunanın menfaatlerine  uygun olmak üzere, satış şartları ile satış ilanlarının nerede ve ne şekilde  yapılacağını belirler. Satış ilanında, ihalenin hakim onayı ile tamamlanacağı  hususu da belirtilir. Artırma şartnamesinin hazırlanmasında ve ilanında 2004  sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümleri de gözönünde bulundurulur.

 

Taşınır ve taşınmazların açık artırmada en çok artırana devir ve teslim  edilebilmesi için vesayet makamının ihaleyi on gün içinde onaylaması gerekir.

 

Alıcının, satış bedelini, ihalenin onaylanması koşuluyla ihale tarihinden  itibaren on gün içinde ödemesi gerekir.

 

Satış bedeli, vesayet makamı tarafından belirlenen milli bir bankaya  yatırılır.

 

Satış bedeli tamamen ödendikten sonra taşınır mallar alıcısına teslim  edilir. Taşınmazların alıcı adına tescili için hakim tarafından tapuya, ihale  tutanağının onaylı bir örneği de eklenmek suretiyle tezkere yazılır. Bu  tezkere, tapu siciline yapılacak tescilin hukuki sebebini oluşturur.

 

Pazarlıkla satışta usul

Madde 27- Pazarlıkla satış, vesayet makamının gözetimi altında ve bu işle  görevlendirdiği memur tarafından vasi de hazır olduğu halde yapılır.

 

Hakim, pazarlıkla satışta, vesayet altında bulunanın menfaatlerine uygun  olmak üzere, satış şartları ile satış ilanının yapılıp yapılmayacağını,  yapılacaksa nerede ve ne şekilde yapılacağını belirler. Satış ilanında,  ihalenin hakim onayı ile tamamlanacağı hususu da belirtilir.

 

Pazarlıkla yapılacak ihaleye en az üç istekli davet edilir. İsteklilerle  yapılan pazarlık sonucu ihale en yüksek bedeli verene yapılır.

 

Taşınır ve taşınmazların pazarlık sonucu en yüksek bedeli verene devir ve  teslim edilebilmesi için vesayet makamının ihaleyi on gün içinde onaylaması  gerekir.

 

Alıcının, satış bedelini, ihalenin onaylanması koşuluyla ihale tarihinden  itibaren on gün içinde ödemesi gerekir.

 

Satış bedeli, vesayet makamı tarafından belirlenen milli bir bankaya  yatırılır.

 

Satış bedeli tamamen ödendikten sonra taşınır mallar alıcısına teslim  edilir. Taşınmazların alıcı adına tescili için hakim tarafından tapuya, ihale  tutanağının onaylı bir örneği de eklenmek suretiyle tezkere yazılır. Bu  tezkere, tapu siciline yapılacak tescilin hukuki sebebini oluşturur.

 

Şikayet ve itiraz

Madde 28- Vesayet makamı, vasinin Tüzüğün 15 inci maddesinde belirtilen  görevlerini yerine getirirken vesayet altındaki kişinin menfaatlerini  gerektiği kadar gözetmediğini, haklarına zarar verecek eylem ve işlemlerde  bulunduğunu, şikayet veya yaptığı incelemeler sonucu öğrendiğinde, vasinin  görevine son verme dahil uygun önlemleri alır.

 

Vesayet makamının bu kararlarına karşı tebliğ gününden başlayarak on gün  içinde denetim makamına itiraz edilebilir. Denetim makamı, gerektiğinde  duruşma da yaparak bu itirazı kesin karara bağlar.

 

Vasinin ücreti

Madde 29- Vasi, vesayet altındaki kişinin mal varlığından, olanak  bulunmadığı takdirde Hazineden karşılanmak üzere kendisine bir ücret  verilmesini isteyebilir. Ödenecek ücret, yönetimin gerektirdiği emek ve  yönetilen mal varlığının geliri gözönünde tutulmak suretiyle her hesap dönemi  için vesayet makamı tarafından belirlenir.

 

Kayyımın sorumluluğu

Madde 30- Belli bir iş için görevlendirilmiş olan kayyım, vesayet  makamının talimatına aynen uymak zorundadır. Vesayet makamı süreli işlerin  zamanında yapılması için kayyımı uyarır. 

 

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Vasilik Görevinin Sona Ermesi

 

Vasilik görevinin sona ermesi ve yapılacak işlemler

Madde 31- Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre herhangi bir nedenle görevi  sona eren vasi, görevinin sona ermesinden itibaren onbeş gün içinde vesayet  makamına vesayet altındaki kişinin malvarlığının yönetimiyle ilgili son  raporunu ve kesin hesabını verir.

 

Son raporda, mal varlığı ile gelir ve giderin her kalemi, niteliği ayrı  ayrı gösterilerek yazılır. Önceden verilmiş ve onaylanmış rapor varsa, o  rapordan sonraki gelir ve giderlerin rapora yazılması ile yetinilir. Son  rapora gelir ve giderlere ilişkin olarak hakimin verilmesini istediği belgeler  de eklenir. Yol, yiyecek, giyecek gibi giderlerin vesayet altındaki kişinin  durumuna uygun olanlarından belge istenmez.

 

Kesin hesapta, son rapora ek olarak vasinin atandığı ve görevinin sona  erdiği tarihler itibariyle mal varlığının gelir ve gider toplamı ile gelir ve  gider farkı ayrı ayrı gösterilir.

 

Vesayet makamı onbeş gün içinde son raporu ve kesin hesabı inceler, uygun  bulursa onaylar, eksiklikler varsa, bunların tamamlanması için vasiye bir süre  verir. Eksiklikler verilen sürede tamamlandıktan sonra rapor ve kesin hesap  vesayet makamınca onaylanır. Son rapor ve kesin hesap onaylandıktan sonra  malvarlığı vesayet altındaki kişiye, mirasçılarına veya yeni vasiye teslim  edilir.

 

Verilen süreye rağmen vasi tarafından son rapor ve kesin hesaptaki  eksiklikler tamamlanmaz veya birinci fıkrada yazılı süre içinde vasi raporunu  vermezse ya da vesayet makamı rapora göre vasinin sorumlu olması gerektiği  kanısına varırsa, son rapor ve kesin hesabın reddi konusundaki kararını vasiye  tebliğ eder. Bu karar ayrıca ehliyetini kazanmış ergin kişiye veya  mirasçılarına ya da yeni vasiye tazminat davası açma hakları bulunduğu da  belirtilmek suretiyle tebliğ olunur. Bu tebliğde vasinin görevine son  verildiği de belirtilir. Yeni vasi bu tebligat üzerine eski vasi hakkında  tazminat davası açar. Bu halde de malvarlığı mevcut durumuyla ehliyetini  kazanmış ergin kişiye, mirasçılarına ya da yeni vasiye teslim edilir. 

 

DÖRDÜNCÜ KISIM

Miras

 

BİRİNCİ BÖLÜM

Koruma Önlemleri

 

Genel olarak

Madde 32- Miras, mirasbırakanın ölümüyle malvarlığının tamamı için  mirasbırakanın yerleşim yerinde açılır.

 

Mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hakimi, istem üzerine veya re'sen tereke  mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere Türk Medeni  Kanununun 589 uncu maddesinde öngörülen gerekli bütün önlemleri alır.

 

Önlemi gerektiren durumların ortadan kalkması üzerine, sulh hakimi,  önlemlere son vererek terekeyi hak sahiplerine teslim eder.

 

Defter tutma ve mühürleme

Madde 33- Türk Medeni Kanununun 590 ıncı maddesinde belirtilen sebeplerden  birinin gerçekleşmesi halinde, sulh hakimi, tereke mal ve haklarının yazımı  için terekenin defterinin tutulmasına karar verir.

 

Yazımı yapılan tereke mallarından gerekenler Türk Medeni Kanununun 591  inci maddesine göre mühürlenerek koruma altına alınır. Mühür altına alma  yazımdan önce de yapılabilir. Mühürlenmeyen mallar için de uygun koruma önlemi  alınır. Mirasbırakanla birlikte oturanların ikametleri için zorunlu olan  taşınmaz bölümleri ile ihtiyaçları için gerekli eşya mühürlemenin dışında  tutulur.

 

Kütüphane veya pul koleksiyonu gibi tespiti uzun zamana ihtiyaç gösteren  taşınırlardan oluşan mallar, mühürlenmek veya kasa gibi güvenilir bir yere  konulmak suretiyle muhafaza altına alınır.

 

Defterin hemen tutulmasının mümkün olmadığı hallerde, deftere geçirilecek  tereke mallarının korunmasını sağlamak için tamamının veya bir kısmının,  ölümün hemen sonrasında ve en geç on gün içinde mühürlenmesine karar  verilebilir. Bu şekilde mühürlenen malların da defteri tutulur.

 

Alacaklıların istemi üzerine yapılan mühürleme, alacak miktarıyla  sınırlıdır. Alacaklıya güvence gösterildiği takdirde mühürleme yapılmaz,  yapılmışsa kaldırılır.

 

Terekenin resmen yönetilmesi

Madde 34- Türk Medeni Kanununun 592 nci maddesinde yazılı hallerde sulh  hakimi mirasın resmen yönetilmesine karar verir.

 

Terekeyi resmen yöneten sulh hakimi veya onun yönetimle görevlendirdiği  kimse terekeyi iyi bir yönetici gibi özenle yönetmek ve Türk Medeni Kanununun  593 üncü maddesinde öngörülen işleri görmekle yükümlüdür.

 

Terekeye ait paralar faiz getirmek üzere milli bir bankada tereke adına  açılan bir hesaba yatırılır veya Hazine tarafından çıkarılan menkul kıymetlere  çevrilir.

 

Terekeyi resmen yönetene ödenecek ücret, yönetimin gerektirdiği emek ve  yönetilen malvarlığı gözönünde tutulmak suretiyle sulh hakimi tarafından  belirlenir.

 

Terekenin resmen yönetilmesinin sona ermesi

Madde 35- Terekenin resmen yönetilmesi kararı, sebep ortadan kalkınca sulh  hakimi tarafından kaldırılır. Bu durumda, terekeyi yönetmekle görevlendirilen  kimse, sulh hakimine en geç bir hafta içinde yönetme süresinde yapılan bütün  işlemleri gösteren bir rapor verir. Raporun birer örneği mahkemece ilgililere  gönderilir.

 

Vasiyetnamenin açılmasında usul

Madde 36- Mirasbırakanın ölümünden sonra ele geçen vasiyetnamesinin,  geçerli olup olmadığına bakılmaksızın, yerleşim yeri sulh hakimine tesliminden  itibaren bir ay içinde açılması ve ilgililere okunması gerekir. Ancak,  vasiyetçinin öldüğüne dair kesin delil olmadan vasiyetname verilmişse, bu  delilin sağlanmasına kadar, vasiyetnamenin açılması geri bırakılır.

 

Vasiyetnamenin açılma gününü sulh hakimi tespit eder. Adresi bilinen  mirasçılar, mahkemece uygun görülecek usul ile vasiyetnamenin açılacağı gün ve  saat belirtilerek davet olunur.

 

Sulh hakimi, davet edilen günde gelen mirasçılar huzurunda vasiyetnameyi  açar. Davete rağmen hiçbir mirasçı gelmemiş olsa dahi vasiyetname açılır.

 

Açılan vasiyetname okunur ve bu durumu tespit eden bir tutanak düzenlenir.  Bu tutanak hakim, zabıt katibi ve hazır bulunan ilgililerce imzalanır.

 

Vasiyetname resmi şekilde düzenlenmemişse, vasiyetnamenin metnine,  imzasına ve tarihine dokunulmadan boş bir yerine, vasiyetnamenin okunduğu  tarih yazılıp, hakim, zabıt katibi ve hazır bulunan ilgililerce imzalanarak,  okunaklı mahkeme mührü ile mühürlenir. Vasiyetnamenin kağıdında elverişli yer  yoksa altına bir kağıt yapıştırılır ve bu işlem yapıştırılan kağıtta  tekrarlanır. Ayrıca, kağıtların yapıştırılma yeri, hakim tarafından imzalanır  ve gerekli sayıda okunaklı mahkeme mührü ile mühürlenir.

 

Açılan vasiyetname hakim tarafından güvenilir bir yerde saklanır.

 

Mirasbırakanın sonradan ortaya çıkan vasiyetnameleri için de aynı işlemler  yapılır.

 

Vasiyetname örneği, Türk Medeni Kanununun 597 nci maddesi uyarınca  ilgililere tebliğ olunur. Gerekirse, Türk Medeni Kanununun 598 inci maddesine  göre mirasçılık belgesi verilir.

 

Sözlü vasiyet

Madde 37- Türk Medeni Kanununun 539 ve 540 ıncı maddelerine göre yapılmış  bir sözlü vasiyetin bulunduğunu öğrenen mirasbırakanın yerleşim yeri sulh  hukuk mahkemesi, mirasbırakanın öldüğünü tespit edince Tüzüğün 36 ncı maddesi  gereğince işlem yapar.

 

Sözlü vasiyetin bulunduğu kendisine bildirilen mahkeme, mirasbırakanın  yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesi değilse, bu mahkeme sözlü vasiyetnameyi  hemen mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine gönderir.

 

Türk Medeni Kanununun 540 ıncı maddesinin son fıkrasının uygulanmasında,  sözlü vasiyet yoluna başvuran kimse, askerlik hizmetinde bulunuyorsa teğmen  veya daha yüksek rütbeli bir subay; sağlık kurumlarında tedavi edilmekteyse,  baştabip, baştabip yoksa yardımcısı, onlarda yoksa nöbetçi tabip, bunlardan  hiçbiri yoksa hastahane müdürü; sözlü vasiyet yoluna başvuran kimse ülke  sınırları dışında seyreden bir ulaşım aracında bulunuyorsa, otobüste kaptan  şoför, uçakta pilot, gemide kaptan, trende kondüktör veya şeftren veya  bunların yardımcıları hakim yerine geçer.

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

Mirasın Reddi

 

Mirası ret

Madde 38- Yasal ve atanmış mirasçılar, mirasbırakanın ölüm tarihinden  itibaren üç ay içinde mirası reddedebilirler.

 

Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri  ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri, vasiyetname ile atanmış  mirasçılar için mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği  tarihten itibaren işlemeye başlar.

 

Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen  tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.

 

Reddin şekli

Madde 39- Mirasın reddi, mirasçılar tarafından sulh hukuk mahkemesine  sözlü veya yazılı beyanla yapılır. Reddin kayıtsız ve şartsız olması gerekir.

 

Mirasçının mirası reddetmesi halinde, sulh hakimince düzenlenecek bir  tutanakla reddeden mirasçının açık kimliği belirlenir ve ret beyanı mirası  reddedene veya istem, bu konuda yetkisi olan vekil tarafından yapılmış ise  vekiline imza ettirilip, hakim ve zabıt katibince imzalanır. Vekilin  vekaletnamesi bu tutanağa eklenir.

 

Süresi içinde yapılan ret beyanı mahkemece tutulan özel kütüğe işlenir. Bu  kütükte mirasbırakanın adı ve soyadı ile ölüm tarihi, mirasın ret tarihi ve  reddedenin adı ve soyadı, ret beyanını içeren tutanağın tarihi ve numarası ile  mirasçılık belgesini veren mahkemenin esas ve karar numarası gibi hususlara  yer verilir. Süresi içinde yapılmayan ret beyanları bu kütüğe yazılmaz.

 

Reddeden mirasçıya isterse, mahkemenin özel kütüğünün kayıt numarasını  içeren, mahkeme mührü ile mühürlenmiş ve zabıt katibi tarafından onaylanmış  mirası reddettiğine ilişkin bir belge verilir.

 

Resmi defter tutma istemi

Madde 40- Mirası reddetmeye hakkı olan mirasçılar, mirasbırakanın yerleşim  yeri sulh hakimine Türk Medeni Kanununun 606 ncı maddesinde öngörülen  sürelerin işlemeye başladığı tarihten itibaren bir ay içinde yapacakları sözlü  veya yazılı beyanla terekenin resmi defterinin tutulmasını isteyebilirler.  Sözlü beyan tutanağa geçirilerek, beyanda bulunana imza ettirilir.

 

Terekenin resmi defterinin tutulması başvurusu üzerine istem esas  defterine kaydedilerek bir dosya açılır.

 

İlan yoluyla çağrı

Madde 41- Terekenin resmi defteri tutulmaya başlanınca hakim; ilanın  nerede ve ne şekilde yapılacağını belirlemek suretiyle mirasbırakanın alacaklı  ve borçlularını, gösterdiği süre içinde, alacaklarını ve borçlarını  bildirmeleri için bir ay arayla iki defa yapılacak ilan yoluyla çağırır.  Hakimin göstereceği bildirim süresinin ikinci ilandan başlayarak en az bir ay  olması gerekir.

 

İlanda;

 

1- Mirasbırakanın adı, soyadı, meslek ve sanatı, yerleşim yeri gösterilir.

 

2- Mirasbırakanın kefalet sebebiyle alacaklı ve borçlu olanları da dahil  bütün alacaklıları ve borçlularının, gösterilen süre içinde varsa belgeleriyle  birlikte alacak ve borçlarını bildirmeleri gerektiği, verecekleri evrak ve  belgeler karşılığında makbuz isteyebilecekleri belirtilir.

 

3- Alacaklılar, süresi içinde alacaklarını bildirmemelerinin Türk Medeni  Kanununun 629 uncu maddesinde öngörülen sonuçları yönünden uyarılır.

 

Resmi defter tutulması

Madde 42- Terekenin resmi defteri hakimin gözetimi altında bu işle  görevlendirilecek katibe tutturulur.

 

Tutulacak resmi defterde mirasbırakanın taşınır ve taşınmazları ile alacak  ve borçları gösterilir. Resmi kayıtlardan veya mirasbırakanın belgelerinden  varlığı anlaşılan alacaklar, borçlar ve mevcutlar aynen yazılır. Resmi deftere  geçirilenler alacaklılara ve borçlulara bildirilir.

 

Taşınırlar sıra numarası altında cinsi, türü, adedi ve takdir edilen  değeri gösterilmek ve her malın nerede bulunduğu belirtilmek suretiyle resmi  deftere kaydedilir. Koleksiyon halindeki eşya bir kalemde ve aynı numara  altında gösterilir. Aynı türden veya birbirine benzer eşya mümkün olduğu  takdirde birlikte tasnif olunur.

 

Taşınmazlar ile varsa bu taşınmazları kısıtlayan ayni haklar tapu  kayıtlarıyla beraber yazılır. Taşınmazlar, adi veya hasılat kirası suretiyle  kiraya veya işletmeye verilmiş ise kiracıların kimlikleri ve yerleşim yerleri  ile sözleşmenin süresi ve kira bedeli gösterilir.

 

Bir mal üçüncü kişinin elinde bulunup da istihkak iddiası ileri  sürülmüşse, bunların isimleri ve iddianın ilişkin bulunduğu malın sıra  numarası ve belge ibraz edilmişse mahiyeti, tarihi ve numarası gösterilir.

 

İlan üzerine başvuran alacaklı ve borçluların alacak ve borçları bu  deftere kayıt edilir. İbraz edilen belgeler, hakimin belirleyeceği güvenilir  bir yerde saklanır. İlgisinin isteği üzerine, belgelerin onaylı birer örneği  masrafları kendilerinden alınmak suretiyle verilir.

 

Resmi defter tutma giderleri terekeden ödenir. Giderler terekeden  karşılanamazsa defter tutulmasını istemiş olan mirasçılardan alınır.

 

Resmi defter tutma süresince yapılacak zorunlu işler

Madde 43- Resmi defter tutma süresince, yapılmaması terekenin zararına  sebep olacak acele tamirat, ekilenleri çapalamak, olgunlaşmış ürünü toplamak  ve muhafaza etmek. muhafazası halinde değerinde azalma meydana gelecek malları  satmak gibi zorunlu yönetim işleri yapılabilir.

 

Resmi defter tutmanın sona ermesi

Madde 44- Alacak ve borçların bildirilmesi için ilanda belirtilen sürenin  dolmasıyla resmi defterin tutulması sona erer. Resmi defter tutma işlemi sona  erince, defterin her sayfası mühürlenerek hakim ve bu işle görevlendirilen  katip tarafından imzalanır.

 

Resmi defter bir aydan az olmamak üzere hakim tarafından belirlenen süre  içinde ilgililerin incelemeleri için açık bulundurulur.

 

Resmi defter tutulmasının sonuçları hakkında Türk Medeni Kanununun 626-630  uncu maddeleri hükümleri uygulanır. 

 

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Resmi Tasfiye

 

Resmi tasfiye isteminde bulunma

Madde 45- Terekenin resmi tasfiyesini Türk Medeni Kanununun 632 ve 633  üncü maddelerine göre mirasçılar ile mirasbırakanın alacaklıları isteyebilir.

 

Mirasçılar veya mirasbırakanın alacaklılarının resmi tasfiye istemi,  mirasbırakanın yerleşim yerindeki sulh hakimine yazılı veya sözlü beyanla  olur. Sözlü beyan tutanağa geçirilerek beyanda bulunana imza ettirilir.

 

Resmi tasfiyenin kapsamı ve usul

Madde 46- Resmi tasfiyede Türk Medeni Kanununun 634 ve 635 inci  maddelerinin hükümleri uygulanır.

 

Resmi tasfiye, mirasbırakanın yürüyen işlerinin tamamlanmasını,  borçlarının ifasını, alacaklarının tahsilini, vasiyet borçlarının terekenin  olanağı ölçüsünde yerine getirilmesini, zorunlu olduğu takdirde mirasbırakanın  haklarının ve borçlarının mahkemece tespitini ve gerektiğinde mallarının  paraya çevrilmesini kapsar.

 

Resmi tasfiyede defter tutma sonunda terekenin mevcudunun borçları  karşılayacağı anlaşılırsa, mirasbırakanın işyeri tasfiye, borçları ifa,  alacakları tahsil edilir ve belirli mal bırakma konusundaki kazandırma,  mevcuda göre yerine getirilir.

 

Tasfiye memuru, borçları ödemek için ihtiyaç duyduğu oranda malları paraya  çevirir. olanak bulunduğu taktirde, malların olduğu gibi kalmasını ve  mirasçıların eline bu şekilde geçmesini sağlamaya çalışır.

 

Tasfiye için gerek duyulmayan mallar tasfiye tamamlanmadan da mirasçılara  teslim edilebilir.

 

Resmi tasfiyede malların paraya çevrilmesi

Madde 47- Resmi tasfiyede taşınır ve taşınmazlar açık artırma veya bütün  mirasçıların kabulü halinde pazarlık yoluyla satılır. Ancak, bütün mirasçılar  pazarlıkla satış yoluyla paraya çevirme usulünde anlaşırlarsa, durum, tasfiye  memuru tarafından sulh hakimine bildirilir. Sulh hakimi, bu takdirde terekenin  borcunun tamamen karşılanmayacağı ve açık artırma ile satılması halinde malın  daha fazla edeceği sonucuna varırsa, açık artırma usulünü tercih edebilir.  Artırma şartnamesinin hazırlanmasında ve ilanında 2004 sayılı İcra ve İflas  Kanunu hükümleri de gözönünde bulundurulur.

 

Sulh hakimi mirasçıların tamamının istemi ile yapılacak satışta terekenin  borcunun tamamen ödenebileceği kanaatine varırsa, yalnız mirasçılar arasında  yapılacak özel ihtiyari artırmayla satışa karar verir.

 

Resmi tasfiyede özel ihtiyari artırma usulü

Madde 48- Sulh hakiminin, bütün mirasçıların istemi üzerine taşınır ve  taşınmazların yalnız mirasçılar arasında özel ihtiyari artırmayla satışına  karar vermesi durumunda, 818 sayılı Borçlar Kanununun 225 inci maddesindeki  özel ihtiyari artırma usulü uygulanır. Bu halde ihtiyari artırma sonucunda  taşınmaz kendisine ihale edilen mirasçı ihale bedelini en geç on gün içinde  ödemekle yükümlüdür. Bu süre sulh hakimi tarafından uzatılamaz. İhale  kendisinde kalan mirasçı süresi içinde ihale bedelini ödemezse, ikinci bir  ihale yapılır. İki ihale arasındaki bedel farkını ilk ihale kendisinde kalan  mirasçı öder. İkinci ihalenin de neticesiz kalması halinde, sulh hakimi malın  açık artırma ile satılmasına karar verir.

 

Resmi tasfiyede açık artırmayla satış

Madde 49- Resmi tasfiyede açık artırma, sulh hakiminin gözetimi altında  tasfiye memuru tarafından yapılır.

 

Hakim, açık artırma yoluyla satışta mirasbırakanın yürüyen işlerinin  tamamlanmasını, borçlarının ifasını, vasiyet borçlarının ise terekenin olanağı  ölçüsünde yerine getirilmesini sağlayacak biçimde, satış şartları ile satış  ilanlarının nerede ve ne şekilde yapılacağını tespit eder.

 

Yapılan açık artırma sonucunda taşınır ve taşınmaz kendisine ihale edilen  kimse ihale bedelini en geç on gün içinde ödemekle yükümlüdür. Bu süre  uzatılamaz. İhale kendisinde kalan, süresi içinde ihale bedelini ödemezse,  ikinci ihale yapılır. İki ihale arasındaki bedel farkını ilk ihale kendisinde  kalan öder.

 

Satış bedeli, sulh hukuk hakimi tarafından belirlenen milli bir bankada  tereke adına açılacak hesaba yatırılır.

 

Satış bedeli tamamen ödendikten sonra taşınır mallar alıcısına teslim  edilir. Taşınmazların alıcı adına tescili için hakim tarafından tapuya, ihale  tutanağının onaylı bir örneği de eklenmek suretiyle tezkere yazılır. Bu  tezkere, tapu siciline yapılacak tescilin hukuki sebebini oluşturur.

 

Bu madde de aksine hüküm bulunmayan hallerde 2004 sayılı İcra ve İflas  Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.

 

Resmi tasfiyede pazarlıkla satış

Madde 50- Resmi tasfiyede pazarlıkla satış, bütün mirasçıların kabulü  halinde, sulh hakiminin gözetimi altında, görevlendireceği tasfiye memuru  tarafından yapılır.

 

Hakim, pazarlıkla satışta mirasbırakanın yürüyen işlerinin tamamlanmasını,  borçlarının ifasını, vasiyet borçlarının ise terekenin olanağı ölçüsünde  yerine getirilmesini sağlayacak biçimde, satış şartları ile satış ilanının  yapılıp yapılmayacağını, yapılacaksa nerede ve ne şekilde yapılacağını tespit  eder.

 

Pazarlıkla yapılacak ihaleye en az üç istekli davet edilir. İsteklilerle  yapılan pazarlık sonucu en yüksek bedeli verene ihale yapılır.

 

Alıcının, satış bedelini, ihale tarihinden itibaren on gün içinde ödemesi  gerekir.

 

Satış bedeli, sulh hakimi tarafından belirlenen milli bir bankada tereke  adına açılacak hesaba yatırılır.

 

Satış bedeli tamamen ödendikten sonra taşınır mallar alıcısına teslim  edilir. Taşınmazların alıcı adına tescili için hakim tarafından tapuya, ihale  tutanağının onaylı bir örneği de eklenmek suretiyle tezkere yazılır. Bu  tezkere, tapu siciline yapılacak tescilin hukuki sebebini oluşturur.

 

Resmi tasfiyenin sona ermesi

Madde 51- Tasfiye memuru resmi tasfiye sonunda Tüzüğün 42 nci maddesi  gereğince düzenlenen resmi deftere ek olarak, tasfiye sırasında yaptığı  ödemeyi, aldığı parayı, kime ödediğini veya kimden aldığını, konusunu, miktar  ve tarihlerini de kaydetmek suretiyle tamamlayıcı bir defter düzenleyerek sulh  hakimine verir.

 

Hakim, incelemelerini yaparak tasfiye memurundan gereken bilgiyi alır ve  işlemlerde gördüğü eksiklikleri vereceği süre içinde tamamlattırır.

 

Tasfiye memurunun görevi, tasfiye sonucunda kalan mal ve alacakları  mirasçılara devre hazır hale getirmekle sona erer.

 

Terekenin tasfiyeden artan kısmının taksimi tasfiye memurunun görevi  dışındadır.

 

Tasfiye memurunun ücreti, sarfettiği emeğe ve terekenin geliri ile işin  niteliğine göre sulh hakimi tarafından tespit edilir.

 

Tutulan resmi deftere göre iflas usulü ile tasfiye

Madde 52- Resmi deftere göre terekenin mevcudunun borçlarını ödemeye  yetmediği anlaşılır veya başlangıçta mevcudun borcu karşılayacağı kanaatı ile  olağan usulle tasfiyeye başlanıp sonradan mevcudun borçları ödemeye yetmediği  sonucuna varılırsa, sulh hakimi durumu derhal alacaklılara bildirir ve iflas  usulü ile tasfiyeye karar vererek bu tasfiyeyi yapmak için bir veya birkaç  memur atar.

 

Bu tasfiye, İcra ve İflas Kanununun iflasa ilişkin hükümlerine göre  yapılır.

 

Hüküm bulunmayan haller

Madde 53- Resmi tasfiyede bu bölümde hüküm bulunmayan hallerde, 6762  Sayılı Türk Ticaret Kanununun 211 inci ve devamı maddelerinde yer alan  iflastan başka hallerde bir kollektif şirketin tasfiyesindeki tasfiye  memurunun görev, yetki ve sorumlulukları ile tasfiyeye ilişkin hükümleri  uygulanır. 

 

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Miras Ortaklığı

 

Miras ortaklığı ve temsilcisi

Madde 54- Birden çok mirasçı bulunması halinde, mirasın geçmesiyle  birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve  borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir.

 

Türk Medeni Kanununun 640 ıncı maddesinin uygulanmasında miras ortaklığına  temsilci atanması istemi, mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hakimine sözlü  veya yazılı beyanla olur. Sözlü beyan tutanağa geçirilerek beyanda bulunana  imzalattırılır.

 

Miras ortaklığında defter düzenlenmesi ve itiraz

Madde 55- Terekedeki mallar, alacaklar ve borçlar, miras ortaklığı  temsilcisi tarafından tutulan deftere göre belirlenerek temsilcinin yönetimine  verilir.

 

Tutulan defterin aslı sulh hakimine verilir. Sulh hakimi defterin onaylı  bir örneğini mirasçılara tebliğ ettirir.

 

Mirasçılar, defterdeki tespite, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde  sulh hukuk mahkemesine yazılı olarak itiraz edebilirler.

 

Miras ortaklığında temsilcinin hesap vermesi ve giderler

Madde 56- Temsilci, yönetimine verilen malların belgelere dayanan hesabını  her üç ayda bir mirasçılara ve bu hesabın bir örneğini de sulh hakimine verir.  Şikayet halinde hesap, bilirkişiye incelettirilerek, belirlenen duruma göre,  vasi hakkındaki hükümler uyarınca temsilci hakkında işlem yapılır.

 

Miras ortaklığı temsilcisinin terekenin yönetimi ile ilgili yapacağı  harcamalar terekeden ödenir. Harcamalar terekeden karşılanamazsa istemde  bulunan mirasçıdan alınır. 

 

BEŞİNCİ KISIM

Çeşitli Hükümler

 

Yönetmelikle düzenlenecek konular

Madde 57- a) Bu Tüzük kapsamında tutulacak defterler, özel kütük,  dosyalar, tutanaklar ve diğer evraka ilişkin hususları düzenleyen yönetmelik,  Adalet Bakanlığınca,

 

b) Koruma amacıyla özgürlüğü kısıtlanan ergin kişinin tedavisi, eğitimi  veya ıslahı için elverişli bir kuruma yerleştirilmesi veya alıkonulmasına  ilişkin esas ve usulleri düzenleyen yönetmelik, Başbakanlığın  koordinatörlüğünde Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel  Müdürlüğünün bağlı bulunduğu Bakanlık ile Adalet, İçişleri, Milli Eğitim ve  Sağlık Bakanlıklarınca birlikte,

 

c) Türk Medeni Kanununun 659 uncu maddesinde öngörülen hususları  düzenleyen yönetmelik, Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca,

 

en geç bir yıl içerisinde çıkarılır.

 

Yürürlükten kaldırılan hükümler

Madde 58- 24/7/1965 tarihli ve 6/5100 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile  yürürlüğe konulan "Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras  Hükümlerinin Uygulanmasına Dair Tüzük" yürürlükten kaldırılmıştır.

 

Geçici Madde 1- Bu Tüzüğün yürürlüğe girmesinden önce ölmüş olan  mirasbırakanlar hakkında 24/7/1965 tarihli ve 6/5100 sayılı Bakanlar Kurulu  Kararıyla yürürlüğe konulan Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras  Hükümlerinin Uygulanmasına Dair Tüzüğün mirasla ilgili hükümlerinin  uygulanmasına devam olunur.

 

Yürürlük

Madde 59- 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 593, 609 ve 620 nci  maddelerine dayanılarak velayet, vesayet ve miras hükümlerinin uygulanmasına  ilişkin olarak hazırlanan ve Danıştay'ca incelenmiş olan bu Tüzük yayımı  tarihinde yürürlüğe girer.

 

Yürütme

Madde 60- Bu Tüzük hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.