Banka ve Kambiyo Mevzuatı

 

Resmi Gazete Tarihi: 22.06.2002 Cumartesi Sayı: 24793 (1. Mükerrer) Düstur Tertip:5 Cilt: Sahife:

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulundan:

 
MUHASEBE UYGULAMA YÖNETMELİĞİ

   

  

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç ve Kapsam, Hukuki Dayanak, Kısaltmalar

 

             Amaç ve kapsam

             Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı, bankaların; hesap ve kayıt düzeninde şeffaflık ve tekdüzenin sağlanması, işlemlerinin kayıt dışında kalmasının önlenmesi, faaliyetlerinin gerçek mahiyetlerine uygun olarak sağlıklı ve güvenilir bir biçimde muhasebeleştirilmesi, konsolide ve konsolide olmayan bazda mali durumları, mali performansları ile yönetimin etkinliği hakkında bilgileri içeren mali tablolarının zamanında ve doğru bir şekilde hazırlanması, raporlanması ve yayımlanmasına ilişkin esas, usul ve ilkelerin belirlenmesidir.

             Bu Yönetmelikte ve bu Yönetmelik uyarınca muhasebe standartlarına ilişkin olarak yürürlüğe konulacak tebliğlerde açıklık olmayan hallerde, sırasıyla; ulusal ve uluslararası muhasebe standartlarında benimsenen esaslara, Avrupa Birliği düzenlemelerinin getirdiği normlara ve mevzuata aykırı olmamak kaydı ile mali piyasalarda yaygın olarak kullanılan esaslara uyulur.

 

             Hukuki dayanak

             Madde 2- Bu Yönetmelik, 4389 sayılı Bankalar Kanununun 3 üncü maddesinin (11) numaralı fıkrası ile 13 üncü maddesi hükümleri uyarınca düzenlenmiştir.

 

              Kısaltmalar

             Madde 3- Bu Yönetmelikte geçen;

             Kanun; 4389 sayılı Bankalar Kanununu,

             Kurul; Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunu

             Kurum; Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunu,

             Banka; 4389 sayılı Bankalar Kanununun 2 nci maddesinde yer alan tanımı

             ifade eder.

 

İKİNCİ BÖLÜM

Temel Muhasebe İlkeleri

 

             Muhasebe ilkeleri, temel varsayımlar ve muhasebe standartları

             Madde 4- Muhasebe ilkeleri, muhasebe temel kavramlarının muhasebe işlemleri ile mali tablolarda kullanılmasını sağlamak amacıyla uygulanacak esasları ifade eder. Belirli bir işlem için birden fazla seçenek bulunması durumunda, ilkelerden uygun olanı seçilir ve tutarlı olarak kullanılır.

             Muhasebe ilkeleri, genel olarak muhasebe standartları aracılığıyla uygulamaya geçirilir. Muhasebe standartları, muhasebe işlemlerinde ve mali tabloların hazırlanmasında esas alınması zorunlu olan muhasebe ilkeleri ile uygulama alanındaki farklılıkları en aza indiren düzenlemelerdir.

             Süreklilik, dönemsellik, tutarlılık, sosyal sorumluluk, kişilik, parayla ölçülme, maliyet esası, tarafsızlık ve güvenilir belge, ihtiyatlılık, özün önceliği ilkeleri banka muhasebesinin temel ilkeleri olarak kabul edilir. Muhasebe politikalarının seçimi ve uygulanmasında banka muhasebesinin temel ilkelerinin kullanılması zorunludur.

             Süreklilik, dönemsellik ve tutarlılık ilkeleri, aynı zamanda muhasebenin temel varsayımları olarak kabul edilir. Bu varsayımlardan herhangi birinin geçerliliğinin ortadan kalkması durumunda bu husus mali tablo açıklama ve dipnotlarında belirtilir.

             Uygulanan muhasebe politikalarından önemli olanların mali tablolarda, dipnotlar ve ekler aracılığıyla açık ve anlaşılır bir biçimde belirtilmesi şarttır. Muhasebe politikalarıyla ilgili açıklamalar mali tablolarla ayrılmaz bir bütün oluşturur.

             Finansal araçların, maddi ve maddi olmayan duran varlıkların, kiralama işlemlerinin, bankanın dahil olduğu risk grubuyla yaptığı işlemlerin, banka birleşme ve devirleri ile bankalarca iktisap edilen ortaklıkların, varlıklardaki değer azalışının, karşılıklar, şarta bağlı yükümlülükler ve varlıkların, devlet teşvikleri ve yardımlarının, banka çalışanlarının haklarının, kur değişim etkilerinin, dönem net kar/zararı ile temel hatalar ve muhasebe politikalarında yapılan değişikliklerin, bilanço tarihinden sonra ortaya çıkan hususların, bağlı ortaklık, birlikte kontrol edilen ortaklık ve iştiraklerin muhasebeleştirilmesi ile konsolide mali tabloların, kamuya açıklanacak mali tablolar ile bunlara ilişkin açıklama ve dipnotların, yüksek enflasyon dönemlerinde mali tabloların düzenlenmesinde ve gerekli görülen diğer hususlarda uygulanacak muhasebe standartları Kurulca düzenlenir.

             Süreklilik

             Madde 5- Süreklilik ilkesi, faaliyetlerin herhangi bir zaman sınırlamasına tabi olmaksızın sürdürüleceği ve faaliyetlerin sona erdirilmesi veya ölçeğin sınırlandırılması eğilimi ya da gereksiniminin bulunmadığı varsayımını ifade eder.

             Faaliyetlerin sona erdirilmesi veya ölçeğin sınırlandırılması eğilimi veya ihtiyacının ortaya çıkması veya sürekliliği etkileyecek belirsizliklerin tespiti durumlarında, bu hususların mali tablo dipnotlarında açıklanması şarttır. Yapılan tespitlerin muhasebe politikasında değişiklik yapılmasını gerektirmesi halinde, muhasebe politikasında yapılan değişiklikler olası etkileri ile birlikte mali tablo açıklama ve dipnotlarında belirtilir.

             Mali tabloların hazırlandığı dönemlerde, faaliyetlerin sürekliliğine ilişkin olarak, bilanço tarihinden itibaren bir yıldan az olmamak kaydıyla mevcut bütün bilgiler dikkate alınmak suretiyle, nesnel ölçütler ve makul varsayımlar altında geleceğe yönelik değerlendirmede bulunulması gerekir. Geçmiş yıllardan süregelen faaliyet karlılığının ve finansal kaynaklara kolayca ulaşma imkanının varlığı halinde, süreklilik varsayımı ayrıntılı bir değerlendirme yapılmaksızın benimsenir. Diğer durumlarda, mevcut ve beklenen karlılık, likidite, borç ödeme planı ve gücü ile yenileme finansmanının muhtemel kaynakları gibi unsurlar dikkate alınır.

 

             Dönemsellik ilkesi ve tahakkuk esası

             Madde 6- Dönemsellik ilkesi, süreklilik varsayımı altında sınırsız kabul edilen faaliyet ömrünün, belirli dönemlere bölünmesi ve her dönemin faaliyet sonuçlarının diğer dönemlerden bağımsız olarak saptanması gereğini ifade eder.

             Nakit akım tablosu dışındaki mali tablolar, tahakkuk esasına göre hazırlanır. Bu esasa göre, işlemler ve iktisadi olaylar gerçekleştiklerinde, tahsilat veya ödeme yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın bunlardan doğan hak veya yükümlülüğe taraf olunmasıyla birlikte, muhasebe kayıtlarına alınır ve ilgili oldukları dönemin mali tablolarına yansıtılır. Nakit akım tablosu, nakit veya nakit benzeri değerlerin tahsil edilmesi veya ödenmesi esas alınarak hazırlanır.

             Gelir ve giderlerin tahakkuk esasına göre muhasebeleştirilmesi, gelir doğurucu işlemlerin ve karların aynı döneme ait maliyet, gider ve zararlarla doğrudan ilişkilendirilmesi bu ilkenin gereğidir. Ancak, bu eşleştirme, aktif veya pasif tanımını karşılamayan kalemlerin bilanço içerisinde gösterilmesi anlamına gelmez.

             Kredi ve diğer alacakların sınıflandırılması ve bunlara karşılık ayrılmasına ilişkin mevzuat hükümleri çerçevesinde donuk alacak olarak sınıflandırılan kredi ve diğer alacaklardan kaynaklanan ancak nakden tahsil edilmemiş faiz ve gelir tahakkuk ve reeskontlarının iptalinden sonra, bunlara ilişkin olarak nakit esasına göre işlem yapılması gereği tahakkuk esasının istisnasıdır.

 

             Tutarlılık

             Madde 7- Tutarlılık ilkesi, muhasebe uygulamaları için seçilen muhasebe politikalarının, mali durumun, faaliyet sonuçlarının ve bunlara ilişkin yorumların karşılaştırılabilirliğinin sağlanması bakımından, birbirini izleyen dönemlerde değiştirilmeden uygulanması gereğini ifade eder.


             Tutarlılık ilkesi benzer olay ve işlemlerde, kayıt düzenleri ile değerleme ölçülerinin değişmezliğini ve mali tablolarda biçim ve içerik yönünden tekdüzeni öngörür. Geçerli nedenlerin bulunduğu durumlarda, uygulanan muhasebe politikaları değiştirilebilir. Ancak bu değişikliklerin ve bunların parasal etkilerinin mali tablo dipnotlarında açıklanması zorunludur.

             Raporlama sistemi, tutarlı, karşılaştırılabilir, bankanın özelliklerine uygun ve ihtiyaçlarına cevap verebilir nitelikte olmalı ve zorunluluk olmadıkça değiştirilmemelidir.

 

             Sosyal sorumluluk

             Madde 8- Sosyal sorumluluk ilkesi; muhasebe uygulamalarının yürütülmesinde ve mali tabloların düzenlenmesi ile sunulmasında, kamuyu aydınlatma anlamında tüm toplumun çıkarlarının gözetilmesi ve muhasebenin işlevini yerine getirmesi konusunda yöneticilerin görevlerini dürüst, adil ve tarafsız olarak yapmaları gereğini ifade eder

             Kayıt ve açıklama görevinin yerine getirilmesinde, ilgili gruplara karşı olan sorumluluk, hukuki sorumluluktan daha geniş anlamda alınmalı ve sorumluluğun ilk denetleyicisi muhasebe biriminin kendisi olmalıdır. Muhasebe işlemlerinin yürütülmesinde ve mali tabloların hazırlanmasında seçilen muhasebe ilkelerine uygun hareket edilmelidir.

             Muhasebenin ürettiği bilgilere dayanılarak doğru yargılara varılabilmesi ve akılcı karar alınabilmesinin sağlanması, sosyal sorumluluk ilkesinin temel ölçütüdür.

 

             Kişilik

             Madde 9- Kişilik ilkesi; bankanın, ortaklarından, yöneticilerinden, personelinden ve diğer ilgililerden ayrı bir kişiliğe sahip olduğunu ve muhasebe işlemlerinin sadece bu kişilik adına yürütülmesi gerektiğini ifade eder.

             Banka bünyesinde ayrı muhasebesi bulunan her birim, tüzel kişiliği bulunmasa da, bir muhasebe kişiliği olarak değerlendirilir. Dolayısıyla, başta şubeler olmak üzere, bu tür kişiliklere tahsis edilen varlıklarla kaynakların, o muhasebe kişiliğinin varlıkları ve kaynakları olarak dikkate alınması gerekir. Bir muhasebe kişiliğinin, banka içi diğer muhasebe kişilikleri ve genel müdürlükle olan ilişkilerinde, bankanın tüzel kişiliğinden ayrı olarak göz önünde tutulması şarttır.

             Kişilik ilkesinin sonucu olarak her muhasebe kişiliğinin varlıkları, borçları, hak ve yükümlülükleri ayrı ayrı izlenmeli, gelir ve giderleri kendilerine maledilmelidir. Özellikle, şubeler cari faizi ve şubeler arası alınacak komisyon gibi kaynak ve kullanım maliyetlerinin belirlenmesinde, ilgili birimlerin çalışma sonuçlarının doğru şekilde yansıtılmasını sağlayacak bir fiyatlama politikası uygulanmalıdır.

 

             Parayla ölçülme

             Madde 10- Parayla ölçülme ilkesi; parayla ölçülebilen iktisadi olay ve işlemlerin muhasebeye ortak bir ölçü ile yansıtılmasını ifade eder.

             Muhasebe işlemleri, yabancı para işlemleri dışında ulusal para birimine göre kaydedilir. Yabancı para işlemleri ilgili para birimi üzerinden kayıtlara geçirilmekle birlikte raporlama dönemleri itibarıyla ulusal para birimi üzerinden karşılığı dikkate alınarak değerlemeye tabi tutulur.

             Maliyet esası

             Madde 11- Maliyet esası ilkesi; nakit ve alacaklar dışında bir varlığın, bir bedel karşılığında elde edilmesi aşamasında oluşan maliyet değeri üzerinden kaydedilmesi gereğini ifade eder. Bu ilke, değişen piyasa fiyatları karşısında sürekli olarak düzeltme kayıtları yapmak zorunda kalınmamasını ve varlıklara ilişkin hareketlerin güvenilir belgelere dayandırılmasını amaçlar.

             Finansal varlık ve yükümlülüklerin değerlemesine ve yeniden değerlemeye ilişkin hükümler bu ilkenin istisnasıdır.

 

             Tarafsızlık ve güvenilir belge

             Madde 12- Tarafsızlık ve güvenilir belge ilkesi, muhasebe kayıtlarının, gerçek durumu yansıtan ve usulüne uygun olarak düzenlenmiş güvenilir belgelere dayandırılması ve muhasebe kayıtlarına esas alınacak yöntemlerin seçilmesinde yansız ve önyargısız davranılması gereğini ifade eder.

             Muhasebe kayıtlarının güvenilir belgelere dayandırılması esastır. İşleme esas olan hususun, bir tespite dayanması durumunda, sözkonusu tespitin yazılı bir belge olarak muhasebe işleminin dayanağını oluşturmasını teminen muhafazası, işlemin denetlenmesinin ve doğrulanmasının sağlanması bakımından gereklidir.

 

             İhtiyatlılık

             Madde 13- İhtiyatlılık ilkesi; karar alma ve uygulamada, belirsizlik ortamında öngörüde bulunmak için gereken düzeyde temkinli ve tedbirli olmayı ifade eder. Muhasebe politikalarının, karşılaşılabilecek risk ve belirsizlikleri gözönünde bulunduran ve bunların yapılarına ve kapsamlarına göre ihtiyatlılıkla muhasebeleştirilmesini sağlayan bir temele dayandırılması gerekir. Buna göre, muhtemel giderler, zararlar ve borçlar için gerekli karşılık ayrılırken, muhtemel gelir ve karlar için herhangi bir muhasebe kaydı yapılmaz.

             İhtiyatlılık ilkesine dayanarak yapılacak bir değerlendirme ile gizli yedek akçe veya ilave karşılık ayrılması mümkündür. Ancak, bu durum, varlıkların veya gelirlerin olduğundan az, yükümlülüklerin veya giderlerin olduğundan çok görünmesine yol açacağından tarafsızlık ilkesi bakımından ayrıca değerlendirilmelidir. Gerekli karşılık, ilgili mevzuat hükümlerine göre ayrılması gereken asgari miktarı ifade etmekle birlikte, yalnızca ihtiyatlılık ilkesi, gereğinden fazla karşılık ayrılmasının gerekçesini oluşturmaz.

 

             Özün önceliği

             Madde 14- Özün önceliği ilkesi, işlemlerin ve iktisadi olayların muhasebeleştirilmesi ile buna ilişkin değerlendirmelerin yapılmasında, yalnızca hukuki biçimin değil öncelikle ekonomik değer anlamında gerçek içeriğin esas alınması gereğini ifade eder. Genel olarak işlemlerin biçimleri ile özleri uyumlu olmakla birlikte, bunlar arasında farklılık bulunması durumunda özün biçime önceliği esastır.

 İşlemlerin muhasebeleştirilmesinde, hukuki özelliklerinden önce mali yapıları ve banka için ifade ettikleri gerçek gözönünde tutulmalıdır. İşlemin gerçek durumu yansıtacak şekilde kayıtlara geçirilmesinin vergi mevzuatıyla farklılık yaratması durumunda, muhasebeleştirme, işlemin gerçek niteliğine göre yapılır ve farklılık vergi hesaplaması amacıyla düzenlenen mali tablolarda giderilir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Mali Tablo Temel İlkeleri

 

             Genel hükümler

             Madde 15- Mali tablo temel ilkeleri, mali tabloların düzenlenmesinde, muhasebe ilkeleri ile birlikte uygulanması gereken esasları ifade eder.

             Mali tablolar, işlemler ve ekonomik olayların gerçek içeriği ile bankanın mali durumunu ve faaliyet sonuçlarını, finansal bilgi edinme ihtiyacını karşılayabilecek bir şekilde, doğru, tarafsız ve tam olarak açıklar. Mali tablolar, tasarruf sahiplerinin, ortakların, yatırımcıların, yönetimin, denetim ve gözetim birimlerinin, müşterilerin, kredi verenlerin, kamuoyunun ve diğer ilgililerin karar almalarında kullanacakları, geçmiş olay ve işlemlerin mali etkilerini gösteren bilgileri içerecek şekilde düzenlenir.

             Mali tablolar, istisnai durumlarda, sonuçları nesnel gözlemlere dayanılarak tutarlı varsayımlar altında ve makul bir şekilde gerçeğe yakın olarak tahmin edilebilen önemli mali olayları tahmini tutarları üzerinden gösterebilmelidir. Mali tablolarda yer alan sözkonusu tutarlara ilişkin açıklamalar, mali tablo açıklama ve dipnotlarında belirtilir.

             Mali tablolar, mali analize elverişli bilgiler sunmalıdır. Bankaların borç ödeme gücü, likidite durumu, aktif ve pasif kalemler üzerindeki risklerle birlikte bilanço dışındaki kalemler üzerindeki riskler, mali tablolarda gösterilir.

             Mali tabloların, bankanın varlıkları, yükümlülükleri ve özkaynakları ile bunlarda dönem içinde meydana gelen değişiklikleri ve bankanın dönem içindeki performansı hakkında bilgileri içermesi şarttır.

             Mali tabloların, amacına uygun bir şekilde hazırlanmasını ve raporlanmasını teminen mali tablo ilkeleri arasında uygun bir dengenin sağlanması gerekir. İlkelerin farklı durumlardaki göreli önemleri, bu Yönetmelik hükümlerinin yanısıra bankacılık ilke ve teamülleri çerçevesinde bankalarca değerlendirilir.

             Mali tablolarda yer alan bilgilerin, anlaşılabilir, ihtiyaca uygun, güvenilir ve karşılaştırılabilir olması ve bunların  düzenlenmesinde kullanılan muhasebe politikalarının Yönetmeliğe uygun olarak belirlenerek uygulanması şarttır. Dipnot ve açıklamaların, belirli bir olay veya işlemin bankanın mali durumu ve faaliyetleri üzerindeki etkisinin değerlendirilmesinde yetersiz kalması halinde ilave açıklamalara yer verilir.

             Mali tablo temel ilkeleri ile muhasebe ilkeleri ve  değerleme kuralları ihmal edilerek hazırlanan veya kayıt ve değerleme yöntemlerinde yapılan hatalar nedeniyle gerçeği yansıtmadığı saptanan mali tablolar ile bu mali tablolara ve ilgili hesaplara dayanılarak yapılan raporlamalar, banka tarafından zaman geçirmeksizin gerçeği yansıtacak şekilde yeniden düzenlenir ve raporlanır, kamuya açıklananlar üzerlerine düzeltme kaydı konulmak suretiyle yeniden yayımlanır.

             Anlaşılabilirlik

             Madde 16- Mali tablolarda sunulan bilgilerin, açık, anlaşılır ve tam olması ve gerekli bilgilerin dipnot ve eklerde belirtilmesi zorunludur. Mali tabloların hazırlanmasında, ilgililerin belirli düzeyde bankacılık ve ekonomi bilgisine ve açıklanan bilgileri analiz edebilme kabiliyetine sahip oldukları kabul edilir. Ancak, karmaşıklığı nedeniyle kullanıcılara anlaşılmasının zorluğu gerekçe gösterilerek, belirli bilgilerin mali tablolara yansıtılmasından veya açıklanmasından kaçınılamaz.

 

             İhtiyaca uygunluk, önemlilik

             Madde 17- Mali tablolarda sunulan bilgilerin, ilgililerin karar almakta kullanabilecekleri nitelikte ve kullanım amacına uygun olması şarttır. Bilginin ihtiyaca uygunluğu, geçmiş, şimdiki ve gelecekteki olayların değerlendirilmesine, geçmiş değerlendirmelerin doğrulanma ya da düzeltilmelerine olanak sağlayarak, kullanıcıların ekonomik kararlarını etkileyecek nitelikte olması anlamındadır.

             Mali tablolarda yer alan bilgilerin, güncelliğini yitirmeden önce, zamanında ve gelecekteki olaylar ve sonuçları hakkında beklentilerin oluşturulması, doğrulanması veya değiştirilmesine olanak tanıyacak şekilde sunulması gerekir.

             Bir bilginin, mali tablolara dahil edilmemesinin veya mali tablolarda yanlış ifade edilmesinin, kullanıcıların mali tablolardaki bilgilerden yola çıkarak aldıkları ekonomik kararları etkileme düzeyi, o bilginin mali tablolar açısından önemlilik düzeyinin temel göstergesidir. Belirli bir kalemin veya toplulaştırılmış kalemlerin önemli olup olmadığına karar verilirken bunların nitelikleri ve büyüklükleri birlikte değerlendirilir. Koşullara bağlı olarak işlemin tutarının büyüklüğü veya niteliği belirleyici unsur olarak alınabilir. Nitelikleri ve işlevleri aynı olan kalemler, ayrı ayrı büyük tutarlarda olsalar dahi toplulaştırılmış olarak gösterilebilir. Ancak, farklı yapıda olan önemli kalemler ayrı olarak sunulur. Mali tabloların, önemliliği bulunan her hususu ayrı ayrı göstermesi şarttır. Önemsiz tutarlar, aynı nitelikteki veya işlevdeki diğer önemsiz tutarlarla bir arada toplu olarak gösterilebilir. Bunların ayrıca gösterilmeleri zorunlu değildir.

             Mali tablolar, işlemlerin tür ve işlevlerine göre toplulaştırılarak sınıflandırılmasından oluşur. Toplulaştırma ve sınıflandırma sürecinde son aşama, mali tablo üzerinde veya dipnotlarda, mali tablo kalemlerini oluşturan özetlenmiş ve sınıflandırılmış bilgilerin sunumudur. Tek başına önemliliği bulunmayan kalemler, mali tablo içeriğinde veya açıklamalarda aynı tür ve nitelikteki başka kalemlerle birleştirilir. Ancak, mali tablolarda ayrı olarak gösterilecek önemde olmayan bir kalemin, dipnotlarda ayrıca gösterilmeyi gerektirecek önemde olabileceği hususu dikkate alınarak açıklama yapılır.

 

             Güvenilirlik

             Madde 18- Mali tablolarda yer alan bilgilerin güvenilir olması şarttır. İşlem ve olayları doğru olarak gösteren, kanıtlanabilir olan, tarafsızlık gözetilerek sunulan ve tam açıklanan bilgilerin güvenilir olduğu kabul edilir.

             Doğru gösterim, işlem ve olayların mali tablolarda gerçek durumu gösterecek biçimde sunulmasını ifade eder. Mali tablolarda sunulan bilgiler, bankanın varlık ve yükümlülükleriyle özkaynaklarını ve bunları değiştiren işlem ve olayları doğru bir şekilde açıklamalıdır. İşlem ve olayların muhasebeye yansıtılmasında özün önceliği ilkesine uygun hareket edilmesi şarttır.

             Kanıtlanabilirlik, mali tablolardaki bilgilerden, aynı ölçme yöntemlerini kullanan farklı kişilerce büyük ölçüde benzer sonuçlar elde edilebilmesini ifade eder. Kanıtlanabilir bilgi, işlem ve olayların mali tablolarda, tarafsız ve gerçek durumu yansıtacak biçimde, doğru olarak gösterilmelerini sağlar.

             Tarafsızlık, muhasebe bilgilerinin, ekonomik faaliyetleri mümkün olduğu kadar doğru yansıtacak bir biçimde ve karar almayı belirli bir yönde etkilemeyi amaçlamaksızın sunulmasını gerektirir. Tarafsızlık, belirsizlik durumlarında karar alınabilmesini ve uygulanmasını teminen ihtiyatlılık ilkesine uymayı gerekli kılar.

             Muhasebe bilgileri, mali tablolardan yararlanan kişilerden yalnızca bir kısmının ihtiyaçlarına yönelik olarak hazırlanamaz ve sunulamaz. Bilgilerin, seçim ve sunuş şekli bakımından veya içerik olarak, ilgililerin doğru karar vermelerini olumsuz yönde etkileyecek şekilde mali tablolarda yer alması tarafsızlık kavramına aykırıdır.

             Tam açıklama kavramı çerçevesinde, güvenilirlik bakımından, mali tablolarda yer alan bilgilerin önemlilik ve maliyet sınırları içinde yeterli, açık, ve tam olması gerekir. İhmal, bilginin yanlış veya aldatıcı olmasına, güvenilirliğin zedelenmesine ve ihtiyaca uygunluk açısından eksikliğe yol açacağından, tam açıklamanın sağlanması için gerekli bilgiler mümkün olduğu ölçüde muhasebe kayıtlarından üretilip raporlanmalı, bunun mümkün olmadığı durumlarda muhasebe kayıtları dışında belirlenen bilgiler, mali tablo dipnot ve açıklamalarında gösterilmelidir. Mali tablo dipnotlarında, finansal bilgilerin tam olarak açıklanması yanında gelecekte gerçekleşmesi muhtemel olaylara da yer verilmesi bu ilkenin gereğidir.

 

             Karşılaştırılabilirlik

             Madde 19- Mali durum ve faaliyet değerlendirmesine olanak tanımak bakımından, bir bankanın farklı dönemlere ait mali tablolarının ve farklı bankalara ait mali tabloların birbirleriyle karşılaştırılabilir olması şarttır. Mali durum ve faaliyetlerin zaman içindeki değişiminin görülebilmesi amacıyla mali tabloların önceki dönemlere ilişkin bilgileri içermesi ve seçilen muhasebe politikalarının tutarlılık kavramına uygun bir şekilde, birbirini izleyen dönemlerde değiştirilmeden uygulanması gereklidir.

             Karşılaştırılabilirlik ilkesi, mali tabloların hazırlanmasında kullanılan muhasebe politikaları ve bu politikalardaki değişiklikler ile bu değişikliklerin etkileri hakkında bilgi açıklanmasını ve bir bankanın muhasebe politikalarında dönem içerisinde meydana gelen değişiklikler ile değişik bankaların muhasebe politikaları arasındaki farkların tespitinin sağlanmasını öngörür.

             Karşılaştırılabilir olma, mali tabloların temel muhasebe ilke ve standartlarına ve mali tablo ilkelerine uygun olarak hazırlanmasına ve raporlanmasına bağlıdır. Ancak, bu esas, mali tabloların veya muhasebe politikasının mutlak değişmezliğini öngörmez. Benimsenen muhasebe politikasının, ihtiyaca uygunluk ve güvenilirlik ilkeleri bakımından yetersiz kalması veya alternatif muhasebe politikalarının ihtiyaca uygunluk ve güvenilirliğinin daha yüksek olması durumunda, uygulanan muhasebe politikasının değiştirilmesi gerekir.

             Mali tablolar ile bunlara ilişkin açıklama ve dipnotlarda yer alan rakamsal değerler, yıllık karşılaştırmaya imkan verecek şekilde bir önceki yılın aynı dönemine ait değerler ile birlikte tutarlı olarak verilir. Geçmiş dönem mali tablolarında yer alan ve cari dönem mali tabloları üzerindeki etkisi devam eden hususlar, karşılaştırmalı olarak tanımlanarak açıklayıcı bilgilere dahil edilir.  

             Bu Yönetmeliğe ilişkin muhasebe uygulama tebliğlerinde belirlenen mali tabloların biçim ve içeriğine uygun olmak kaydıyla, mali tablolardaki kalemlerin sunum şeklinin veya sınıflandırmasının değiştirilmesi halinde, yapılan değişikliğin içeriği ve nedenleri açıklanmak ve tutar belirtilmek suretiyle, karşılaştırmalı mali tablolar yeniden düzenlenir.

 

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Mali Tablolar ve Raporlar

 

            Mali Tablolar

             Madde 20- Mali tablolar; bilanço (nazım hesaplarla birlikte), gelir tablosu (kar ve zarar cetveli), özkaynak değişim tablosu ve nakit akım tablosu ile kar dağıtım tablosundan oluşur. Mali tablo dipnot ve açıklamaları ile mali tablolarda yer alan bilgilere ilişkin açıklayıcı rapor ve tablolar, mali tabloların ayrılmaz parçalarıdır. Bilanço ve gelir tablosu, dipnot, açıklama ve ekleri ile birlikte temel mali tabloları oluşturur.

 

             Bilanço

             Madde 21- Bilanço, bankanın belirli bir tarihteki iktisadi ve mali durumunu yansıtan, varlıklarını, borçlarını ve özkaynaklarını, aktif ve pasif hesaplar şeklinde gerçeğe uygun ve doğru bir biçimde gösteren tablodur. Bilançonun aktif bölümü paraya dönüşüm çabukluğuna, pasif bölümü ise ödeme çabukluğuna göre düzenlenir.

             Bilanço net değer esasına göre hazırlanır. Bu nedenle, bankanın aktif ve pasif yapısını düzenleyici nitelikteki hesaplar ilgili bulundukları kalemlerin altında birer indirim kalemi olarak gösterilir. Bilançonun aktif ve pasif yapısını yansıtan hesaplar kendi aralarında mahsup edilemez. Borç bakiyesi veren hesapların bilançonun aktif bölümünde, alacak bakiyesi veren hesapların pasif bölümünde yer alması sağlanır.

             Varlıklar gelecekteki iktisadi faydaların kullanma hakkının bankaya ait olması ve güvenilir bir şekilde ölçülebilen değer veya maliyetinin bulunması durumunda bilançoda gösterilir. Tutarları kesin olarak saptanamayan alacaklar için herhangi bir tahakkuk işlemi yapılamaz. Bu tür alacaklar aktif kalemlere ilişkin açıklama ve dipnotlarda gösterilir.

             Yükümlülükler iktisadi faydaları içeren kaynakların banka dışına çıkmasına yol açacak bir edime sahip olunması ve bu edimin yerine getirilmesi için gerekli tutarın güvenilir bir şekilde ölçülebilmesi durumunda bilançoda gösterilir.

             Tutarı kesin olarak saptanamayanlar veya ihtilafa konu olanlar da dahil olmak üzere, bankanın bilinen ve tutarı uygun olarak tahmin edilebilen bütün yabancı kaynakları tespit ve kayıt edilerek bilançoda gösterilmelidir.

             Nazım hesaplar, bankanın aktif ve pasifini birinci derecede ilgilendirmeyen, müşterilere sağlanan gayri nakdi krediler ile ileride borç veya alacak doğuracak hak ve yükümlülükleri, fer'i zilyetlik altındaki değerleri ve muhasebe disiplini altında takip edilmek istenen bilgileri izlemek amacıyla kullanılan bilanço dışı hesapları ifade eder.

             Nazım hesapların bakiyeleri, gerçek aktif ve pasif değer niteliği taşımadığından, bu gruptaki hesaplar bilanço ve gelir tablosu hesapları ile karşılaştırılmaz.

 

             Gelir tablosu (Kar ve zarar cetveli)

             Madde 22- Gelir tablosu, bankanın belirli bir hesap döneminde elde ettiği tüm hasılat ve gelirler ile katlandığı tüm maliyet ve giderleri sınıflandırılmış olarak gösteren ve dönem faaliyet sonuçlarını kar veya zarar olarak özetleyen tablodur.
 

             Bütün gelir ve giderler, tahakkuk tarihleri itibarıyla kayda alınır ve tahakkuk ettikleri hesap dönemine ait gelir tablosunda gösterilir.

             Bütün gelirler ve giderler, kaynakları itibarıyla sınıflandırılır, her gelir grubu ilgili olduğu gider grubu ile karşılaştırılır ve gayrisafi tutarları üzerinden gösterilir. Bir gelir kalemi, tamamen veya kısmen bir gider kalemiyle netleştirilmek suretiyle gelir tablosu kapsamından çıkarılamaz.

             Gelirler, varlıklardaki artışa veya yükümlülüklerdeki azalışa bağlı olarak elde edilebilir iktisadi faydalarda güvenilir bir şekilde ölçülebilir bir artış olduğunda, gelir tablosunda muhasebeleştirilir. Gelirlerin kayda alınması, varlıklardaki artış veya yükümlülüklerdeki azalışlarla eş zamanlı olarak gerçekleştirilir.

             Giderler, varlıklardaki azalış veya yükümlülüklerdeki artışa bağlı olarak elde edilebilir iktisadi faydalarda güvenilir bir şekilde ölçülebilir bir azalış olduğunda, gelir tablosunda muhasebeleştirilir. Giderlerin muhasebeleştirilmesi, yükümlülüklerdeki artış veya varlıklardaki azalışlarla eş zamanlı olarak gerçekleştirilir.

             Gerçekleşmemiş gelir ve karlar, gerçekleşmiş gibi veya gerçekleşenler gerçek tutarından fazla veya az gösterilemez. Belirli bir dönem veya dönemlerin, gerçeğe uygun faaliyet sonuçlarını göstermek için, ilgili dönem veya dönemlerin başında veya sonunda doğru hesap kesimi ve mutabakatı işlemleri yapılmalıdır.

             Gelir, gider, kar ve zarar kayıtları ile ilgili olarak düzeltme kaydı yapılmasının gerekmesi, ancak, bu kayıtların önceki dönemlerin mali tablolarında düzeltme yapılmasını gerektirecek büyüklük ve nitelikte olmaması durumunda, yapılan düzeltmeler dönemin gelir tablosunda gösterilir.

 

             Nakit akım tablosu

             Madde 23- Nakit akım tablosu, belirli bir muhasebe döneminde bankaların nakit ve nakit benzeri varlıklarında meydana gelen değişiklikleri ifade eden nakit akışlarını (nakit tahsilat ve ödemelerini), kaynakları ve kullanım yerleri bakımından bankacılık faaliyetleri, yatırım faaliyetleri ve finansman faaliyetleri itibarıyla sınıflandırarak gösteren tablodur. Nakit akım tablosu, bankanın nakit ve nakde eşdeğer varlık yaratma kabiliyetinin, bunların tutarının, zamanlamasının ve kesinliğinin değerlendirilmesine yönelik finansal bilgileri içerir ve bu tablonun düzenlenmesinde nakit esası benimsenir.

             Bilanço ve gelir tablosuyla tutarlı olarak düzenlenecek nakit akım tablosunun hazırlanmasına ilişkin esas ve usuller ile tablonun şekil ve içeriği, Kurulca yayımlanacak tebliğ ile belirlenir.

 

             Özkaynak değişim tablosu

             Madde 24- Özkaynak değişim tablosu, ana ve katkı sermaye kalemlerinin her birinin dönem başı bakiyesini, dönem içinde söz konusu kalemlerde meydana gelen artışları veya azalışları ve dönem sonu kalanını ayrı ayrı gösterecek biçimde düzenlenir. Karşılaştırılabilirliği sağlamak bakımından, cari dönem hareketlerinin yanısıra önceki dönem hareketleri ayrı bir bölüm şeklinde gösterilir.

             Bilanço ve gelir tablosunda yer alan bilgilerden yararlanılarak düzenlenecek özkaynak değişim tablosunun düzenlenmesine ilişkin hususlar ile tablonun şekil ve içeriği Kurulca belirlenir.

             Mali tablolara ilişkin açıklama ve dipnotlar

             Madde 25- Mali tablolarda yer alan kalemler hakkında ilave ve ayrıntılı bilgi sunulması veya zorunlu görülen hususların açıklanması amacıyla yer verilen açıklama ve dipnotlara ilişkin esas ve usuller Kurulca yayımlanacak tebliğ ile düzenlenir.

             Açıklama ve dipnotlarda, mali tabloların hazırlanması ve sunulmasında esas alınan ilkeleri, usulleri, teamülleri, kuralları ve uygulamaları ifade eden muhasebe politikalarına ayrıntılı olarak yer verilmesi zorunludur.

 

             Yurtdışı şubelere ait mali tabloların konsolide edilmesi

             Madde 26- Türkiye'de kurulu bulunan bankaların yurtdışındaki şubelerine ait mali tabloların bankanın yurtiçindeki faaliyetlerine ilişkin mali tabloları ile konsolide edilmesi şarttır.

             Yurtdışındaki şubelerin mali tabloları, bu Yönetmelikte yer alan esaslara uygun olarak düzenlenmemiş ise, konsolide mali tabloların hazırlanması sırasında gerekli düzeltmeler yapılarak bu Yönetmelikte yer alan muhasebe ilkelerine uygunluk sağlanır.

             Yurtdışındaki şubelerin mali tabloları farklı muhasebe politikaları benimsenerek düzenlenmiş ise, muhasebe politikalarının neden olduğu farklılıklar, bu Yönetmelik'te belirtilen esaslar çerçevesinde ortak muhasebe politikaları uygulanarak, konsolide mali tabloların hazırlanması sırasında giderilir. Muhasebe politikalarının neden olduğu farklılıkların tam olarak hesaplanması imkansız ise, düzeltme işlemi belli varsayım ve tahminlere göre yapılır ve bu varsayım ve tahminler dipnotlarda açıklanır.

             Yurtdışındaki şubelerin mali tabloları, banka merkezinin mali tablolarının düzenlendiği tarih esas alınarak konsolide edilir.

             Yurtdışındaki şubelerin aktif ve pasif kalemleri "tam konsolidasyon" yöntemi uygulanarak konsolide bilançoya alınır. Yurtdışı şubelerin varlık, kaynak, gelir ve giderlerinin, nazım hesaplarının yüzde yüzünün merkezin varlık, kaynak, gelir, giderleri ile ve nazım hesaplarıyla birleştirilmesi sağlanır. Bankanın yurtdışı şubelerinin ve yurtiçi birimlerinin aktif ve pasif hesapları toplanır. Banka merkezi ile yurtdışı şubelerin birbirlerinden olan alacak ve borçları karşılıklı indirilir.

             Yurtdışındaki şubelerin gelir ve giderleri, tümüyle konsolide gelir tablosuna alınır. Konsolidasyona alınan yurtiçi-yurtdışı birimler arasındaki işlemlerden doğan gelir ve giderler karşılıklı olarak silinir.

             Merkez ve yurtdışı birimler arasındaki önemli uygulamalar konsolide mali tablo dipnotlarında belirtilir ve bu uygulamaların varlık, kaynak, finansal durum ve kar/zarara olan önemli etkileri açıklanır. Yurtdışı şubelerin bulundukları ülke ve şehirler, aktif ve mevduat büyüklükleri ve konsolide mali tabloların farklı kalemlerinde kullanılan değerleme yöntemleri, değer düzeltmelerinde kullanılan yöntemler bilanço ve kar ve zarar cetvelinin dipnotlarında açıklanmalıdır.

 

             Yönetimin sorumluluğu

             Madde 27- Hesap ve kayıt düzeninin bu Yönetmelikte belirtilen muhasebe ilkelerine göre oluşturulması, mali tabloların bu Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanması, tasdik edilmesi, denetlenmesi, yetkili mercilere sunulması ve yayımlanması yönetim kurulunun  sorumluluğundadır. Bu sorumluluğa bağlı olarak yönetim kurulu, hesap ve kayıt düzeniyle ilgili olarak; temel politikaların belirlenmesi, iş tanımlarının, görev, yetki ve sorumlulukların iş akış şemasına uygun olarak açık bir şekilde yapılması, iç ve dış bilgi akış sisteminin yeterli hale getirilmesi, yetki ve sorumlulukların açık bir şekilde belirlenmesi ve bununla ilgili uygulamanın gözetilmesi hususlarında gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.

 

             Mali tablolarının ilgili mercilere gönderilmesi, yayımlanması, faaliyet raporu

             Madde 30- Bu Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen mali tablolar 27 Haziran 2001 tarih ve 24445 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bankaların Kuruluş ve Faaliyetleri Hakkında Yönetmeliğin 32 nci maddesinde belirtildiği şekilde ilgili mercilere gönderilir ve yayımlanır.

             Türkiye'de kurulu bankalarca hazırlanan mali tablolar, bankanın iç denetim sisteminden sorumlu yönetim kurulu üyesi, genel müdür, ilgili genel müdür yardımcısı ve muhasebe müdürü tarafından ad, soyad ve ünvan belirtilmek suretiyle, mali tabloların bu Yönetmelik hükümlerine ve banka kayıtlarına uygun olduğu belirtilerek imzalanır.

             Türkiye'de şube açmak suretiyle faaliyette bulunan bankalarca hazırlanan mali tablolar, müdürler kurulu üyeleri tarafından ad, soyad ve ünvan belirtilmek suretiyle, mali tabloların bu Yönetmelik hükümlerine ve banka kayıtlarına uygun olduğu belirtilerek imzalanır.

             Bankalar, bu Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen mali tablolar ile birlikte bağımsız denetim raporunu, bankanın finansal durumunu, finansal performansını oluşturan ana unsurların özelliklerini, yönetimin değerlendirme ve geleceğe yönelik beklentilerini içeren yıllık faaliyet raporu hazırlayabilirler.

 

             Tekdüzen Hesap Planı ve İzahnamesi

             Madde 31- Bankalarca Uygulanacak Tekdüzen Hesap Planı ve İzahnamesi, Kurulca düzenlenir.

 

             Yetkili merci

             Madde 32- Bu Yönetmeliğin uygulanmasına ilişkin esas ve usullerle ilgili olarak açıklamalar yapmaya Kurum, ilave düzenlemeler yapmaya Kurul yetkilidir.

 

             Hükümsüz kalan düzenlemeler

             Madde 33- Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan Mülga 3182 sayılı Bankalar Kanunu'na göre Türkiye Bankalar Birliği tarafından hazırlanan ve Hazine Müsteşarlığı'nın uygun görüşü ile yürürlüğe giren "Bankalarca Uygulanacak Muhasebe Standartları, Tekdüzen Hesap Planı ve İzahnamesi" bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren hükümsüzdür.

             Geçici Madde 1- Bu Yönetmeliğe istinaden çıkarılacak Tebliğler yürürlüğe girinceye kadar bu Yönetmelikle hükümsüz kalan düzenlemelerin uygulanmasına devam olunur.

 

             Yürürlük

             Madde 34- Bu Yönetmelik 1/7/2002 tarihinde yürürlüğe girer.

 

             Yürütme

             Madde 35- Bu Yönetmelik hükümlerini Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu yürütür.